"yahu iyi ki bir kitap verdik, vermez olaydık" denecek insan. dayağı hak ediyor bak bunlar.
devamını gör...

aynen güzelim sözlükte inanılmaz popülerim ya manitalar darlıyo sürekli çok beğeniyolarmış yazdıklarımı beni de biliyosun fazla yüz vermiyorum kimseye..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

açıklayayım da belki artık kız zannedilmem :d 2015-16 yıllarında bir hevesle başladığım fantastik kitap yazma isteği ile kahramanıma isim ararken aklıma gelen "berserk" ismi ve onun kartalının ismi olan "gloria" nın birleşimiyle kullanmaya başladığım nicktir. senelerdir her platformda aynı nicki kullanırım ve artık adım gibi bir şey oldu. daha senelerce de kullanırım.

-sonradan öğrendim ki berserk diye bir anime ve iskandinav mitinde berserker diye savaşçılar varmış. ben ismi kullanırken bunlardan haberim yoktu.
devamını gör...

sağlığının yerinde olması.
devamını gör...

boş işler kulübü olsaydı başkan adayı olacaktım, tek hedefim.
devamını gör...

evet arkadaşlar, bu haftanın konseptine uygun şarkımı da seçtim ve aşağıda paylaşıyorum.

kent şarkıları denilince akla ilk gelen parça tabii ki:
ankaralı ibocan’dan karamanın koyunu*
devamını gör...

geçtiğimiz hafta izleme fırsatı bulduğum film olur kendileri. oldum olası tek mekân filmlerine hastayım. birde bu durum bilim kurgu ile birleşince tabiri caizse tadından yenmez olmuş. tabi ki bunda yönetmen alexandra aja 'nın büyük katkısı olmuştur. ama bilim kurguyu tek mekâna sıkıştıracak senaryoyu yazan adamı da gözlerinden öpmek lazım. christie leblanc 'in senaryosunu yazdığı bir filmi ilk kez izledim. biraz bakınayım başka neler yapmış bu adam dedim ve biraz bakındım. meğer adamın ilk uzun metrajlı filmiymiş bunu öğrenmiş oldum. bundan sonra merakla diğer senaryolarını bekleyeceğim artık. film gerilim ögelerini bilim kurgu ile çok güzel harmanlamış eyvallah. şu oksijen sayacı cidden insan da gerginlik yaratıyor. o hissi gayet başarılı vermişler. yalnız tek mekân derken biraz ipin ucunu kaçırmışlar. bildiğin tabut abi orası. hem de geri sayım sayacı olan bir tabut ve o sayede heyecan tepe noktalarda geziniyor.

hanım ablamızın oyunculuğu da fena değil. izlettirdi o kadar dakika kendisini. ama benim için filmin kahramanı milo. bugüne kadar yığınla bilim kurgu filmi izlemiş biri olarak şunu söyleyebilirim ki; milo kadar dürüst bir sanal zekâ ile karşılaşmadım. resmen adamın dibi. malumunuz olduğu üzere, bu sanal zekâ karakterlerin çoğunda manipülasyon hastalığı var. bunun da müsebbibi arthur c. clarke ile stanley kubrick! işte milo, bu ikilinin yarattığı, güvenilmez, orası burası oynayan, sürekli zihin oyunlarıyla karakterlerin psikolojisini bozan, sanal zekâ alışkınlığına bir tepki olarak ortaya çıkmış gibi duruyor. resmen bir isyan ateşi yakmış. bu yüzden, filmin kilometre taşı beni için milo. milo bir yana diğerleri bir yana!

tek mekânda bilim kurgu ve gerilim ögelerini başarılıyla birleştirmiş olan bu filmi izlemezseniz çok şey kaçırırsınız kanımca. hele ki, milo ile tanışmazsanız, hayatınızın hatasını yaparsınız, benden söylemesi. *
devamını gör...

yav kardeşim iyiki karl marx "din afyondur" demiş, döndürüp duruyorsunuz. duyanda sanacak çok dindar bir halkımız var. madem birileri din yüzünden isyan etmiyor diyorsunuz, dindar olmayanlar niye isyan etmiyor. korkaklığınızın suçunu dine atıp kendinizi rahatlatmayın.
devamını gör...

roger waters ın bas gitarının sapıyla ıslatıp ıslatıp dövülmesi gereken yazar zannı.
devamını gör...

rezalettir. böyle ekonomiye şöyle koyayım böyle koyayım.

dalga geçmeyin. canım çekti aldım. 7 lira nedir. dondurma ulan bu dondurma. 7 lira nedir. ayıptır.
bu ülkede dondurma yalamak bile lüks olabilir mi deliricem.
dondurma deyip geçmeyin lütfen. rezalet.

edit: öyle tanımlar giriyorlar ki 7 lira gayet ucuzmuş.
devamını gör...

nickaltına yazdığım olumsuz girdiyi silmiştim ama geri yükledim. o yazdığım olumsuz girdi o zaman ki düşüncemi yansıtıyordu, bu girdim de şimdi için düşüncemi yansıtıyor. her ne kadar çoğu zaman trollüğün cılkını çıkarmış olsan da aralarda trol olmayan şeyler de yazıyorsun ve bence o yazdıkların boş şeyler değil. entrylerine genel olarak baktığımda akıllı birinin yazdığı entryler görüyorum ( istisnaları hariç tutuyorum.). trollük yaptığın girdilerinde bile bence iyi bir gözlem yeteneği ve akıl gerekli. ve sende bunlar var. herkesin nasıl ki parmak izi farklıysa, bu mecrada kendini yansıtma şekli de aynı şekilde farklı. sen de kendini bu şekilde yansıtıyorsun. alıştım sanırım. trollüğün akıllıca olanını yaptığın ve saygı sınırını aşmadığın sürece yazılarına denk geldikçe okumaya devam edeceğim. ha bu arada bence gönlünden geçenle kalemi bir olan yazarlardan birisin bence :)
e: mesaj attı şimdi. diyor ki: ''benim içim dışım bir değil. ben çok içten pazarlıklı sinsinin tekiyim. herkes ayık olsun.'' afahaja
devamını gör...

yüce twitter kolluk kuvvetleri ve yargı merci sayesinde bir şerefsiz daha hak ettiğini buluyor. alihan adlı alçak insan müsveddesi gözaltına alınmış.
buradan
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

içlik giymemekle övünülecek bir durum yok. bilakis içlik giymek garip bence. o içliği gün sonunda çıkarınca o kadar iğrenç kokuyor ki. sakın ola sevgilinizin evine içlik falan giyip gitmeyin ha, bak valla biter o ilişki.
devamını gör...

ismet özelin celladıma gülümserken şiirinde bahsettiği salyangozdur.

ayrıca güzel bir mahlas olabilecek cümledir.

evi nepal'de kalmış
slovakyalı salyangozdur ruhum
der şair.

haytanın biriyim ben, bunu bilsin insanlar
ruhumun peşindedir zaptiyeler ve maliye
kara ruhlu der bana görevini aksatmayan kim varsa
laboratuvarda çalışanlara sorarsanız
ruhum sahte
evi nepal'de kalmış
slovakyalı salyangozdur ruhum
sınıfları doğrudan geçip
gerçekleri gören gençlerin gözünde.
acaba kim bilen doğrusunu? hatta ben
kıyı bucak kaçıran ben ruhumu
sanki ne anlıyorum?
devamını gör...

çok bilinen bir hamlet repliği. 'to be or not to be, that is the question' diye devam eder. ve hamlet bu sorunun cevabını bulamaz. hangimiz bulduk ki?
devamını gör...

merhaba karalama defteri,

biraz saçmalamaya geldim. anonim olmanın verdiği rahatlıkla saçmalama özgürlüğüm var diye düşünüyorum. zaten buraya geliş amacım da bu. içimi dökmek.

eskiden çok düzenli bir hayatım vardı. 12 oldu mu yatar 06.50 de uyanırdım. rahatça uyuyabilmek için haftasonunu beklerdim. şimdiyse savrulan bir yaprak gibi istediğim saatte uyuyup istediğim saatte kalkabiliyorum. kulağa hoş geldiğinin farkındayım ama değil. hele ki 2 yıldır bu şekildeyse. artık bir amacım olsun istiyorum. bir şeylere tutunmak. tamamen amaçsız değilim şuan. ama yetmiyor işte.

şu pandemi de bitsin artık allah aşkına! koronası bitmeden mutasyonlusu çıktı başımıza bir de. hayat normale dönebilir misin, bir şey deneyeceğim de?
devamını gör...

borcuyla övünen insan diye okudum güne iyi bir başlangıç yaptım yine.
devamını gör...

zenginler savaş başlatınca, ölen yoksullar olur.

jean paul sartre
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim