feridun düzağaç şarkıları
başta elbette ki alev alev olmak üzere hepsine bayıldığım şarkılardır. gerçekten hissettiren şarkılardır.
devamını gör...
rüyalar ve karabasanlar
evvela intikamın soğuk yenen bir yemek olduğunu aklımızın bir köşesine yazıyoruz. o yüzden, ''dolan’ın cadillac arabası'' öyküsünden bahsedeceğim biraz. abi o nasıl bir sabır allah aşkına? tamam eşin öldürülmüş. dolan denen adam beş para etmez zengin züppenin teki; malum bunlar her şeyi kendilerine hak görürler. yeni yüzyılın tanrısı para. bu inancın bir ruhban sınıfı ve aristokrat zümresi var. başka inançlara göndermeler yaparak yeni tanrılarının siluetini gizliyorlar sadece. ahlak dediğiniz nanenin esamesi dahi okunmuyor bu zevatta...
neyse konu dağılmasın. onca acıyı içinde tutup, biriktirip aynı zamanda nasıl bu kadar soğukkanlı ve planlamacı olabiliyorsun be robinson abim? cidden kabuk çıkarılacak bir karaktersin. adam resmen bütün değişkenleri hesaplıyor. son noktayı da çölde koymaya karar veriyor. nasıl oluyor? nasıl gelişiyor? orası hikâye de saklı, alır okursunuz kitabı... ''gece pilotu''nu da fena bulmamıştım zira orada fantastik ögeler de var. ''ithaf'' adlı hikâye ise kanımca bu kitabın en zayıf halkası. olmasa da olurmuş. * meraklanarak, başlayıp, eğlenerek bitireceğiniz bir kitaptır. ''oynayan parmak'' cidden gülümseten ve geren bir hikâye. bu sebeple başlangıç ve bitişi çok doğru yapılmış diyebilirim. okurken çok büyük beklentilere girmezseniz, stephen king adını kafanızda çok büyütmezseniz, gayet keyifli bir okuma yapabilirsiniz. aksi takdirde sıkıntı çıkabilir. ama ilk hikâye ve son hikâye her türlü okunur. tanrıların da bazen kusurlu işlere imza atabileceğini unutmamak lazım. örnek mi? insan... *
neyse konu dağılmasın. onca acıyı içinde tutup, biriktirip aynı zamanda nasıl bu kadar soğukkanlı ve planlamacı olabiliyorsun be robinson abim? cidden kabuk çıkarılacak bir karaktersin. adam resmen bütün değişkenleri hesaplıyor. son noktayı da çölde koymaya karar veriyor. nasıl oluyor? nasıl gelişiyor? orası hikâye de saklı, alır okursunuz kitabı... ''gece pilotu''nu da fena bulmamıştım zira orada fantastik ögeler de var. ''ithaf'' adlı hikâye ise kanımca bu kitabın en zayıf halkası. olmasa da olurmuş. * meraklanarak, başlayıp, eğlenerek bitireceğiniz bir kitaptır. ''oynayan parmak'' cidden gülümseten ve geren bir hikâye. bu sebeple başlangıç ve bitişi çok doğru yapılmış diyebilirim. okurken çok büyük beklentilere girmezseniz, stephen king adını kafanızda çok büyütmezseniz, gayet keyifli bir okuma yapabilirsiniz. aksi takdirde sıkıntı çıkabilir. ama ilk hikâye ve son hikâye her türlü okunur. tanrıların da bazen kusurlu işlere imza atabileceğini unutmamak lazım. örnek mi? insan... *
devamını gör...
değeri bilinmeyen anlar
"bazen bir anın değerini, bir anı haline gelene kadar asla bilemezsiniz." dr. seuss.
tanım: anı olana kadar fark edilemeyen anlardır.
tanım: anı olana kadar fark edilemeyen anlardır.
devamını gör...
leyla erbil
hakkında bu kadar az şey yazılmasına şaşırdığım yazardır.
oysa, sadece içerik olarak değil, yazım teknikleri ve duygusunu okuyucuya aktarma yeteneğiyle de efsane bir yazar olduğuna karar vermiştim. hem de tek kitabıyla.
mesela stefan zweig'ın korku, knut hamson'un açlık, jean-paul sartre'ın bulantı kitapları gibi, leyla erbil de bu kitabında kitabın adının hakkını veriyor.
youtube gibi, aynı kitaba binlerce youtuber'ın yorum yaptığı bir mecrada; leyla erbil için çoğunluğun bildiği ve papağan gibi tekrarladığı şey, ahmed arif ile mektupları.
yahu kadın devrim yaratmış tarzıyla.
tuhaf bir kadın diye mi görmezden gelindi acaba anlamadım.
kitaba ve hikayeye hayran oldum da körü körüne savunuyorum sanmayın.
sadece anlatmak istediğini anlatma becerisinden bahsetmek istedim.
ben yaşarken ölmüş. hiç görmediğim için ve o zamanlar sadece ismini duymuş olduğum için üzüldüm.
oysa, sadece içerik olarak değil, yazım teknikleri ve duygusunu okuyucuya aktarma yeteneğiyle de efsane bir yazar olduğuna karar vermiştim. hem de tek kitabıyla.
mesela stefan zweig'ın korku, knut hamson'un açlık, jean-paul sartre'ın bulantı kitapları gibi, leyla erbil de bu kitabında kitabın adının hakkını veriyor.
youtube gibi, aynı kitaba binlerce youtuber'ın yorum yaptığı bir mecrada; leyla erbil için çoğunluğun bildiği ve papağan gibi tekrarladığı şey, ahmed arif ile mektupları.
yahu kadın devrim yaratmış tarzıyla.
tuhaf bir kadın diye mi görmezden gelindi acaba anlamadım.
kitaba ve hikayeye hayran oldum da körü körüne savunuyorum sanmayın.
sadece anlatmak istediğini anlatma becerisinden bahsetmek istedim.
ben yaşarken ölmüş. hiç görmediğim için ve o zamanlar sadece ismini duymuş olduğum için üzüldüm.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
benim asıl servetim
senin tarafından sevilişim
yitirsem de sevgini bir gün
ben zaten bir kez sevilmişim her gün
o devlet bana yeter.
senin tarafından sevilişim
yitirsem de sevgini bir gün
ben zaten bir kez sevilmişim her gün
o devlet bana yeter.
devamını gör...
çocukken okunan ilk kitap
80 günde devri alem -jules verne
devamını gör...
normal sözlük tanıtım videosu
insanın gidip kafa sözlük’te yazası geliyo gerçekten elim ayağım titredi muhteşem valla şehitler ölmez vatan bölünmez..
(bkz: allah bu sözlüğe bi daha tanıtım videosu yaptırmasın)
(bkz: allah bu sözlüğe bi daha tanıtım videosu yaptırmasın)
devamını gör...
küçükken yanağımızı sıkıp seni kızıma alacağım diyen teyzeler
ne çabuk unuttular. kızları büyüdü, haliyle bizde büyüdük. arayacaklar diye bekliyoruz, buradan sesleniyorum: saygı değer teyzelerim, sözünüzü tutun, ben verdiğiniz sözü unutmadım ve hâlâ evlenmedim. hepiniz değil biriniz tutsa yeter. tutmayacağınızı sözü niye veriyorsunuz, esefle kınıyorum.
devamını gör...
normal sözlük'te kendi halinde yazan yazarlar
ben daha çok kendi halinde okuyan yazar oluyorum.
pek yazdığım söylenemez, günde 1 tanım giriyorsam minimum 150 tanım da okuyorumdur.
başlıklarda yazar keşfine çıkarım genelde. güzel düşünceli, esprili yazarlara denk geldim mi okuyabildiğim tüm tanımlarını okuyup oylarım.
sözlüğe katkı konusunda ise, girdiğim 70 civarı tanım ile açtığım 15, 20 tane başlıkla pek bir katkım olduğunu sanmıyorum ama minnacıkta olsa bir katkım olduysa ne mutlu.
pek yazdığım söylenemez, günde 1 tanım giriyorsam minimum 150 tanım da okuyorumdur.
başlıklarda yazar keşfine çıkarım genelde. güzel düşünceli, esprili yazarlara denk geldim mi okuyabildiğim tüm tanımlarını okuyup oylarım.
sözlüğe katkı konusunda ise, girdiğim 70 civarı tanım ile açtığım 15, 20 tane başlıkla pek bir katkım olduğunu sanmıyorum ama minnacıkta olsa bir katkım olduysa ne mutlu.
devamını gör...
hidano
hidano havaya parıltılar saçan parlak ilkbahar güneşi yazarımız. hayal dünyası bambaşka evrenlere gebe, tanımları ve sohbeti ile hic kımıldamadan bambaşka yerler ve hayatları yaşatabilir.
kendisi şimdilik elma kurdu, aynı daldan komşum olur. kader bir şekilde aynı yerde buluşturuyor bizi... ikimiz de kelebek oluncaya dek bu dalda takılacağız...
ben ona elma kurdu oluncaya kadar geçen hayatımı anlatacağım. o da şen kahkahalarla bana eşlik edecek; ki bence hikayelerimin hepsini bir şekilde sakarlıkla sonlandırmamın sebebi sadece onu güldürme arzusu.
ıyi ki varsın güzel komşum, günümü güzelleştiren ilkbahar güneşi...
kendisi şimdilik elma kurdu, aynı daldan komşum olur. kader bir şekilde aynı yerde buluşturuyor bizi... ikimiz de kelebek oluncaya dek bu dalda takılacağız...
ben ona elma kurdu oluncaya kadar geçen hayatımı anlatacağım. o da şen kahkahalarla bana eşlik edecek; ki bence hikayelerimin hepsini bir şekilde sakarlıkla sonlandırmamın sebebi sadece onu güldürme arzusu.
ıyi ki varsın güzel komşum, günümü güzelleştiren ilkbahar güneşi...
devamını gör...
türk erkeklerinin çirkin olması
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
haluk levent-ankara.
devamını gör...
korona'ya bir cümle kur
allah belânı versin
allah seni kahretsin
bana gelen, sana gelsin ya
hayatımı sen mahvettin
acımadın neler çektim
kader seni de kör etsin... *
allah seni kahretsin
bana gelen, sana gelsin ya
hayatımı sen mahvettin
acımadın neler çektim
kader seni de kör etsin... *
devamını gör...
klibi kısa film tadında olan şarkılar
devamını gör...
eski sevgiliden öğrenilen bir şey
o olmayınca ben yarım kalmıyormuşum.
devamını gör...
yazarların gittiği en güzel şehir
antalya.
devamını gör...
amerikan iç savaşı
shenandoah isimli filme konu olmuş savaş. amerikan iç savaşı yıllarında geçen film hem dönemi oldukça güzel aktarıyor hem de savaş karşıtı bir duruş sergiliyor. yine aynı dönemde geçen 1959 yapımı the horse soldiers filmi de dönemi oldukça iyi anlamanızı sağlayan bir film.
devamını gör...
yazarların gittiği ilk konser
(bkz: moğollar)
moğollar'ı ilk kez 2008 senesinde karaburun'da izlemiştim. üstüne üstlük, kaldıkları otelde konaklıyorduk ve cahit berkay'la bizzat tanışma fırsatını elde ettim. gruba sonradan dahil olan, (cem karaca'nın oğlu) emrah karaca'yla da aynı şekilde tanıştık.
moğollar anadolu rock demektir. türk rock müziğinin babaları demektir.
moğollar'ı ilk kez 2008 senesinde karaburun'da izlemiştim. üstüne üstlük, kaldıkları otelde konaklıyorduk ve cahit berkay'la bizzat tanışma fırsatını elde ettim. gruba sonradan dahil olan, (cem karaca'nın oğlu) emrah karaca'yla da aynı şekilde tanıştık.
moğollar anadolu rock demektir. türk rock müziğinin babaları demektir.
devamını gör...


