mesajınız var turuncusu
birkaç fire dışında bu zamana kadar hep güzel yandı, bundan sonra da güzel yansın dediğim turuncudur. *
devamını gör...
ailenin en büyük çocuğu
iki tarafın da en büyük torunuyum annem de babam da en büyük çocuk çünkü, gerçi baba tarafında bi kuzenim benden 4 ay büyük ama ona abla demezler bana derler nedense.
hiç abi abla diyebileceğim biri yok, küçükken birinin de beni oynatıp eğlendirmesine çok özenirdim.
kaç yaşında olursanız olun hep bi olgunluk beklenir sizden*
bırakın kendi kardeşlerimi kuzen bakma görevi, çocuk eğlendirme görevi hep bana düşer, çoğu kuzenimi ayağımda sallaya sallaya uyutmuşumdur kaç defa.
bi keresinde birinin karne alma gününe ben gitmiştim veli olarak hatta *
küçük kuzenleriniz yaşınızı sorar sürekli çünkü çok büyüksünüzdür gözlerinde, bir tanesi olayı o kadar abarttı ki abla halam mı daha büyük sen mi demişti*
ama ailenin en saygı duyulan çocuğu da siz olursunuz, herkes çok sever sizi çünkü ilkler hep sizle yaşanır, ilk göz ağrısı sizsinizdir, yeğen, çocuk, torun sevgisini ilk sizle tatmıştır ailenizdekiler. fotoğrafınız çoktur, fotoğraflarda eciş bücüş bebeklik halinize bile tüm aile heyecanla sevgiyle bakar.
velhasıl zorluğu olsa da güzel şeydir*
hiç abi abla diyebileceğim biri yok, küçükken birinin de beni oynatıp eğlendirmesine çok özenirdim.
kaç yaşında olursanız olun hep bi olgunluk beklenir sizden*
bırakın kendi kardeşlerimi kuzen bakma görevi, çocuk eğlendirme görevi hep bana düşer, çoğu kuzenimi ayağımda sallaya sallaya uyutmuşumdur kaç defa.
bi keresinde birinin karne alma gününe ben gitmiştim veli olarak hatta *
küçük kuzenleriniz yaşınızı sorar sürekli çünkü çok büyüksünüzdür gözlerinde, bir tanesi olayı o kadar abarttı ki abla halam mı daha büyük sen mi demişti*
ama ailenin en saygı duyulan çocuğu da siz olursunuz, herkes çok sever sizi çünkü ilkler hep sizle yaşanır, ilk göz ağrısı sizsinizdir, yeğen, çocuk, torun sevgisini ilk sizle tatmıştır ailenizdekiler. fotoğrafınız çoktur, fotoğraflarda eciş bücüş bebeklik halinize bile tüm aile heyecanla sevgiyle bakar.
velhasıl zorluğu olsa da güzel şeydir*
devamını gör...
pilav yapmanın incelikleri
pirinç pilavı yapmak öyle zordur ki amazon ormanlarında bir kelebek kanat çırpsa pilavınız tutmaz. her seferinde farklı sonuç veren nadir yemeklerden biridir.
devamını gör...
saniye
dakikanın yavrusu.
devamını gör...
arandığı zaman bulunmayan şeyler
kimlik kartı.
kaybettigim hafta boyunca aradım bulamadım, sonra aramayınca kesin bir şekilde gözüme takılır diye aramayı bıraktım, yine bulamadım. yeni kimlik kartı çıkarttım dedim ki kesin bu sefer yürüyerek odama gelecek, bekledim ve yine ortaya çıkmadı. yani bazı şeyler sadece arandıgında degil aranmadıgında da bulunmuyor.
gerçekten kaybettiginiz şeyleri aramayın. mesela aşk, dostluk gibi.
kaybettigim hafta boyunca aradım bulamadım, sonra aramayınca kesin bir şekilde gözüme takılır diye aramayı bıraktım, yine bulamadım. yeni kimlik kartı çıkarttım dedim ki kesin bu sefer yürüyerek odama gelecek, bekledim ve yine ortaya çıkmadı. yani bazı şeyler sadece arandıgında degil aranmadıgında da bulunmuyor.
gerçekten kaybettiginiz şeyleri aramayın. mesela aşk, dostluk gibi.
devamını gör...
gece gece sözlüğün karışması sorunsalı
muhtemelen herhangi bir şey olmadığı halde dikkat çekme amaçlı olarak açılmış başlık.
ismi lazım olmayan bir yerde çok sık olurdu bu...
ismi lazım olmayan bir yerde çok sık olurdu bu...
devamını gör...
iyi omlet yapmanın püf noktası
ince bir tava kullanın.
tereyağına çok az ayçiçek yağı koyarsanız tereyağı yanmaz.
yumurtaları oda sıcaklığındayken kullanın.
eğer çırpacaksanız çırptıktan sonra bir süre bekletin, içindeki hava kabarcıkları azalsın.
tereyağına çok az ayçiçek yağı koyarsanız tereyağı yanmaz.
yumurtaları oda sıcaklığındayken kullanın.
eğer çırpacaksanız çırptıktan sonra bir süre bekletin, içindeki hava kabarcıkları azalsın.
devamını gör...
korkma ben varım
mükemmel bir murat menteş kitabıdır. mizah, polisiye, aksiyon, veciz sözler, felsefe... hepsi bu kapağın altındadır.
(bkz: müntekim gıcırbey)
(bkz: şebnem şibumi)
(bkz: hayati tehlike)
(bkz: müntekim gıcırbey)
(bkz: şebnem şibumi)
(bkz: hayati tehlike)
devamını gör...
haydarpaşa garı
öğrenciyken trenle eskişehir'e gitmek sebebiyle uğradığım gar. treni beklerken gar lokantasına girip bir şeyler atıştırır, bir iki bira atardım. bu lokantada bulunan lcd televizyonu çıkarsanız anında ambiyans 30 sene öncesine giderdi, öyle nostaljik ve keyifliydi. üç sene kadar önce kadıköy belediyesi'nin burada yapılan kitap fuarı sayesinde anılarım canlanmıştı ve en mükemmel kitap fuarı deneyimimi yaşamama vesile olmuştu. ayrıca tuvaletteki pisuar manzarası açık ara en kral tuvalettir.(bkz: swh)
devamını gör...
kafa kafaya radyo yayını
21oz'u keşfetmemizi sağlayan yayın.
muhtemelen katılamayacağım, bunun için yayın yapacak olan ve de gönlümde yeri olan yazarımız zippodan çıkan çınn sesi'ne özürlerimi sunuyorum. eğlenceli bir yayın olacağından hiç şüphem yok. başarılar dilerim, sesinize zeval gelmesin. *
muhtemelen katılamayacağım, bunun için yayın yapacak olan ve de gönlümde yeri olan yazarımız zippodan çıkan çınn sesi'ne özürlerimi sunuyorum. eğlenceli bir yayın olacağından hiç şüphem yok. başarılar dilerim, sesinize zeval gelmesin. *
devamını gör...
iş başvurularında dış görünüşün önemi
girdiği tüm görüşmelerde teklif aşamasına gelen ve yakışıklı olmayan bir çalışan olarak önemli olmadığını düşünüyorum. ancak bu tanım gerçek anlamda kurumsal firmalar için geçerlidir.
devamını gör...
nazım hikmet ran
1902 yılında doğan türk yazar. türk edebiyatındaki yeri tartışılamaz. kıymetli yerini her daim korur.
hiroşima felaketine sessiz kalmayıp kız çocuğu ve abd'nin bikini atolü'nde yaptığı nükleer denemelerden etkilenen japon balıkçıları unutmayıp japon balıkçısı şiirlerini yazıp güncel olaylara sessiz kalmayan, japonların gönlünde taht kuran yazardır. kız çocuğu şiirinden sonra japon çocukları bu düşünceli hareketi cevaplamak ister ve kendi elleriyle efsanedeki gibi bin turna kuşu yapmaya çalışırlar. ancak 15 günde tamamlarlar fakat nazım hikmet'in ölüm haberini alırlar. bin turna kuşunu ve nazım hikmet'e yazılan mektupları vera hikmet alır.
yazılan mektup ''nâzım hikmet; artık sürekli bir rüyaya girdiniz ve artık bir daha kalemi elinize alamayacaksınız ve insanlara başka çağrılar gönderemeyeceksiniz. daldığınız bu sonsuz rüya içindeyken de biz hiroşimalı genç kızların sizin şiirlerinizden ne büyük bir coşku duyduğumuzu öğrenmek isteyeceğinizi sanıyoruz.'' cümleleriyle başlar.
bu kadar çok yönlü bir şairken ne yazık ki ''yazılarım otuz kırk dilde basılır, türkiye’mde türkçemle yasak!'' sözünün de sahibidir.
kendisi ne yazık ki sabahattin ali'nin de zamanında düşünmüş olduğu gibi öldürüleceğini düşünüp sovyetler birliği'ne kaçmıştır. zaten sonrasında türk vatandaşlığından çıkarılmış (1951).
birini tanımadan sevmek ya da nefret etmek biraz saçma geliyor bana. nazım hikmet'in nasıl bir çevrede yetiştiğini ya da tam olarak nasıl biri olduğunu ayrıntılı bilmiyorum fakat ülkesi için yazdıklarını görüyorum ve asla okumadan onu vatan haini olarak etiketlememek gerektiğini düşünüyorum. vatan haini dediğiniz kişi ''memleketim''den başka bir şey demiyor çünkü. okuyun, okuyalım.
hiroşima felaketine sessiz kalmayıp kız çocuğu ve abd'nin bikini atolü'nde yaptığı nükleer denemelerden etkilenen japon balıkçıları unutmayıp japon balıkçısı şiirlerini yazıp güncel olaylara sessiz kalmayan, japonların gönlünde taht kuran yazardır. kız çocuğu şiirinden sonra japon çocukları bu düşünceli hareketi cevaplamak ister ve kendi elleriyle efsanedeki gibi bin turna kuşu yapmaya çalışırlar. ancak 15 günde tamamlarlar fakat nazım hikmet'in ölüm haberini alırlar. bin turna kuşunu ve nazım hikmet'e yazılan mektupları vera hikmet alır.
yazılan mektup ''nâzım hikmet; artık sürekli bir rüyaya girdiniz ve artık bir daha kalemi elinize alamayacaksınız ve insanlara başka çağrılar gönderemeyeceksiniz. daldığınız bu sonsuz rüya içindeyken de biz hiroşimalı genç kızların sizin şiirlerinizden ne büyük bir coşku duyduğumuzu öğrenmek isteyeceğinizi sanıyoruz.'' cümleleriyle başlar.
bu kadar çok yönlü bir şairken ne yazık ki ''yazılarım otuz kırk dilde basılır, türkiye’mde türkçemle yasak!'' sözünün de sahibidir.
kendisi ne yazık ki sabahattin ali'nin de zamanında düşünmüş olduğu gibi öldürüleceğini düşünüp sovyetler birliği'ne kaçmıştır. zaten sonrasında türk vatandaşlığından çıkarılmış (1951).
birini tanımadan sevmek ya da nefret etmek biraz saçma geliyor bana. nazım hikmet'in nasıl bir çevrede yetiştiğini ya da tam olarak nasıl biri olduğunu ayrıntılı bilmiyorum fakat ülkesi için yazdıklarını görüyorum ve asla okumadan onu vatan haini olarak etiketlememek gerektiğini düşünüyorum. vatan haini dediğiniz kişi ''memleketim''den başka bir şey demiyor çünkü. okuyun, okuyalım.
devamını gör...
fiyatının hakkını veren yiyecekler
balık.
devamını gör...
görünmezlik özelliğine sahip olunsa yapılacaklar
ben tek tek tanıdıklarıma uğrarım, ben yokken arkamdan ne konuşuyolar diye. herkes birbirinin arkasından iş çevirir oldu.
kime güveneceğimizi bilelim.
kime güveneceğimizi bilelim.
devamını gör...
okuduğun bir kitabı pudra şekerine uyarla
insan pudra şekeri ile yaşar
insan ne ile yaşar- tolstoy
insan ne ile yaşar- tolstoy
devamını gör...
konuşmadan anlaşabildiğin insan
benim için çok değerli olan insandır. her duyguyu veya düşünceyi kelimelerle ifade edemeyiz. gözler konuşur, yüz ifaden anlatır her şeyi kimi zaman. seni bu durumda anlayan kişi candır. ama dostumu görmeden, sesini duymadan iki mesajla ne hissettiğini anlayabiliyorum. o da aynı şekilde beni anlar. işte böylesi candan da ötedir.
devamını gör...
red kit
finaldeki jenerik müziği ve günbatımı manzarası şahane olan çizgi film.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının meslekleri
hemşireyim.
devamını gör...
