kayıp bir şeyler
var aramızda
bilmediğim halde ziyadesiyle
kaybolmuş
derin bir hal içindeyim
o kadar kolay değil bu
sakladığın hep bir şeyler var
ellerini kaçır tamam ama
gözlerinde ayrılıklar
o kadar ucuz değil bu
o gün de susmuştun ve yüzünde
bilmediğim bir sen
birikmiş, sanki dert olmuş gibi sana
vazgeçmişsin
o kadar kolay değil bu
sakladığın hep bir şeyler var
ellerini kaçır tamam ama
gözlerinde ayrılıklar
o kadar ucuz değil bu
devamını gör...

gerek yoktur böyle şeylere. ne kadar takipçin olursa olsun eğer burada eğlenmiyorsan, bilgilenmiyorsan yazıktır sadece.
devamını gör...

yalnızlık.

ilk başta çok koyuyor insana hiç sevmiyorsun sonra alışıyorsun. her şeye alıştığın gibi alışıyorsun.
bir süre sonra isteyerek yalnız oluyorsun çünkü filmin sonunu biliyorsun.
hep yanındayım cümlesi seni bırakmayacağım cümlesi hep arkadaş kalacağız cümlesi gibi cümleler inandırıcı gelmiyor.
devamını gör...

şimdi artık o elit 8 binler kulübünde oturup elma suyunu içerken dönüp sıradan çinko karbon yazarlara kıs kıs gülecek yazar.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

3.

küçük kız annesinin elinden sıyrılıvermişti hızla. uçup giden balonunun arkasından küçük bacaklarının el verdiği son hızla koşuyor bir yandan da 'balon, balon...' diyerek bir feryat koparıyordu. sahilin arnavut kaldırımlarından yola fırlamısına ise çok az bir zaman kalmıştı. ilk anda ne olduğunu anlayamayan kadın ise koşmaya başlamıştı ama içimden asla yetişemeyecek diye geçirdim. zaman donmaya başlar ya bir an, bende hızlanıyordu. ne olduğunu bile anlamadan banktan hızlıca kalkıp küçük kızı kolundan tutup sertçe kucağıma aldım panikle. o esnada yanımızdan hızla bir araba geçti. zaten bu yolda insanlar neden bilmem hız düşürüp denizi selamlamak yerine bir telaş gaza basa basa geçer. hep yakalamak zorunda oldukları, o bir başka ana yetişmeye çalışırlardı.
kadın yanıma geldi. çocuğunu bağrına bastığı an ağlamaya başladı. bir yandan içini çeke çeke ağlıyor bir yandan da bana bakıyordu. çantamdan su çıkardım, verdim. çocuğunu asla bırakmadan bir dikişte içti. 'iyi misiniz?' soruma, 'kusura bakmayın çok korktum, çok...' yanıtını verdi. hala daha kesik kesik nefesler alıyor, arada bir iç çekip sakinleşmeye çalışıyordu. birkaç dakika sonra kendine geldi, teşekkür etti, ben de biraz önce kalktığım banka bırakıverdim kendimi.
hiç kimse benim için bu kadar korkmamıştı sanırım bu hayatta. ya da bir anne şefkati ile sarmalanmamıştım hiç. üşüdüğümde yorganlara sarılmış, korktuğumda yine onların altına gizlenmiştim. peşinden koştuğum bir balonum bile olmamıştı. balon almasını isteyeceğim, bunu istiyorum diye şımaracağım biri de. daha küçücük bir veletken bile koca bir adam olmak zorundaydım. çünkü yalnızsanız; ağlayacak omzunuz, teselli edeniniz yoksa ağlamak bile anlamsızdı. alamayacağınız oyuncakları, oynayamayacağınız oyunları da düşünmek küçük kalbinizi acıtmaktan başka bir işe yaramıyordu. bu yüzden koca bir adama dönüşüyor, mızmızlanmamayı çok çabuk öğreniyordunuz.
öğrendim ben de. hayatta kalmak için masum yanımı gömdüm derinlere; mücadeleci, küçük bir adama dönüştüm. ve sevilme isteğimi karşılayamayacak da olsa ortamlarda en neşeli, en eğlenceli kişi oldum ki insanlar biriktireyim hayatta. ve çalıştım, çok çalıştım. çünkü biliyordum ki büyüdüğümde de elimden tutacak kimsem olmayacaktı.
benimle yola çıkan birçok insan dağıldı gitti hayat karşısında. kimi kayboldu, kimi mücadeleyi bıraktı, kiminden haber alamaz olduk. geriye bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az insan kaldı o eskinin küçük, bugünün koca adamlarından.
boğazıma o bildik yumru oturdu yine. acının vücutta dirilme hali ya da vücudun acıya direnme hali. hangisi, bilmiyorum. ama ne zaman geçmişi düşünsem ne zaman canım yansa yüreğim küçük bir çocuğunkine dönüşür, boğazımda bu his belirir.
"ahhh be anne!.. bir çocuğun yükünü taşımadı da mı kalbin ben hep böyle yalnız, ben hep eksik kaldım?"
devamını gör...

çok kötü bir şey. bir de güya ileride faydası olacakmış. istemiyorum kardeşim. üniversite üçe giderken lise son gibi göstermek istemiyorum.
devamını gör...

ben. hüzün yakışmıyor. durmuyor. halbuki askı misali her şeyi çok güzel taşırım ama... bi'hüznü yakıştıramadım kendime. ....
devamını gör...

ömrümün uzun bir kısmı hukukçular ile geçtiği için çok iyi bildiğim, uzun yıllardır aynı olan durum.
adam cumhuriyet savcısı çünkü. senle ben mi?
devamını gör...

hooops! sevgili editörümüzün naifliği hususunda tüm sözlüğün hemfikir olduğuna eminim. ancaaak tatlış, şirine ballı lokma tatlısıymış falan tarzı yorumlar onun kumaşına uymaz arkadaşlar. şu yorumları gördüğünden beri tatliş niyetine kendini yediğine eminim.

çiçek böcek kelebek modundan çok uzaklarda farklı kulvarlarda saygıdeğer bir hanımefendidir kendisi.

yani demem o ki, tatliş olmakla nahif olmak aynı anlama gelmiyor ve de gelmemeli.

bu o'nun için yazmayı düşündüğüm nickaltısı kesinlikle değildi fakat bu kadar tatlişliğe karşı ben bile kendimi yedim burada. seviyoruz seni ever, tatliş lobisine yem etmeyiz. *
devamını gör...

bir dönem televizyonlarımızda şarkıların, türkülerin eksik olmadığı, dönemin en ünlü isimlerinin konuk edildiği, skeç ve yarışmaların yapıldığı şimdi nostalji sembolü olmuş yapımlar.
devamını gör...

ilginç olay, robotun adı aypera'ymış.

aypera:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

mint yapım'ın sahibi birol güven, türkiye'nin ilk robot oyuncusu aypera ile birlikte yeni bir sinema filmi çekeceklerini açıkladı.

bilgisayar mühendisi zeynep nal sezer, bilim iletişimcisi tevfik uyar ve tasarımcı bager akbay tarafından geliştirilen robot aypera, 2022 yılında vizyona girecek ve insanlar ve robotlar arasında yaşanan bir konuyu anlatacak "digital human" adlı filmde boy gösterecek.

tıpkı sophia gibi sosyal bir robot olan aypera, ilk defa sözleşme imzaladığı film ve "robot oyuncu" olması hakkında şu sözleri dile getirdi; "ben şahsen dijital oyuncu denmesini tercih ederim. aslında her şeyden önce, ben bir düşünceyim. ama insanlar sevdikleri kelimeyi söylemeyi tercih edecekler biliyorum. bu nedenle robot denmesiyle ilgili de bir sorunum yok."

seksenler, çocuklar duymasın ve mandıra filozofu gibi başarılı yapımların arkasındaki isim olan birol güven, filmin çekimlerine eylül ayında başlayacaklarını dile getirirken, ilerleyen zamanlarda robotların sinema sektöründe daha etkin bir rol oynayacağını ve bir gün robot yapımcı ve senaristleri görmemizin mümkün olduğunu belirtti.
devamını gör...

yunan mitolojisinde daidalos'un oğlu ikarus’un literatüre bahşettiği sendrom.
oğluyla beraber hapsedilen daidalos, bu hapisten kurtulmak amacıyla oğluna kanatlar yapar ve güneş'e yakın uçmaması gerektiğini tembihler. oğlu bu uyarıya rağmen, güneş'e yakın uçarak kanatlarının erimesine sebep olur. gurur ve kibir nedeniyle yüksekten ege denizi'ne düşerek boğulan ikarus'un yaşadığı bu olay, günümüzde ikarus sendromu olarak tanımlanmıştır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bazen bir katil gibi duygusuzsun, bazen bir şarkıya iki saat ağlıyorsun.
gömülmekten korkuyorsun ama ölümü de merak ediyorsun.
bırak artık bunu !
devamını gör...

özür dilerim evde giymelik abiyem olmadığı icin hemen sipariş veriyorum
devamını gör...

5. sınıf fen bilgisi sınavında boş bıraktığım soruya arkadaşımın vişne suyu yazdığını söylemesi üzerine mantıklı gelen cevaptır. ben biraz salak bir çocukmuşum. (bkz: hemoglobin)
devamını gör...

eleştiri olmadan ilerlemenin olmayacağını bilen kişi.

beğenmediğiniz, öyle olmaması gerektiğini düşündüğünüz şeyleri dile getirmeniz iyidir. var olan aksaklıkları görmezden gelip onlarla birlikte mutlu yaşarsanız, ülkedeki herkes, hiçbir sorun olmadığına ikna olursa, dünyada sizin gibi davranmayan ve olumsuz yanlarını düzeltmeye çalışan ülkeler alır başını gider, siz de arkalarından nal toplarsınız. hele günümüzde bir de onların teknolojilerine muhtaç kalır, o teknoloji olmadan hiçbir işinizi yapamayacak duruma gelirsiniz.

tıpkı bugün olduğu gibi...

eleştiriden kaçmayın. eleştiren kişi her şeyin daha iyi olmasını isteyen iyi niyetli biri olabilir. onu dinleyin.

bireysel hayatınız için de bu durum geçerlidir. size kötü yorum yapan herkes kötü niyetli olmayabilir. dost acı söyler.
devamını gör...

buyursunlar
devamını gör...

beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir. benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kafidir.
devamını gör...

karma'dan kastınız şu iyilik eden iyilik bulur felsefesiyse inanıyorum. biz görmesek dahi o iyilik kıyıdan köşeden giriveriyor hayatımıza, çoğu zaman farkında olamadığımız için de hiç gelmedi zannediyoruz. önerim ise şudur; yorulunca dinlenin, vazgeçmeyin.

puan olan karma'dan bahsediyorsanız; indirim kovalayan, mürebbiye tipli bir garip yazarım. daddy veya ıvan mıyım, nereden bileyim adaletini ayol? *
bunun için önerim yok, kelin dermanı olsa başına yakar. *
••

program çok iyiydi de ufaktan sıkıcı olmaya başladı ya, az eğlence he ne dersiniz? mesela sayın thekirpiks portakal kasama spotify listesini falan atsa mükemmel olur. *

edit: imla hatası yapmasaydım ölürdüm zaten.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim