domestic hıyar
dikkat dikkat! bu bir nickaltı yalakalığıdır* bu gece @bengaripsengüzeldünyaumutlu 'nun sunduğu güzide programda karşı kıyının güzel şarkısını bana da armağan eden güzel kalpli insan. hep beraber güzeliz. teşekkür ederim.
devamını gör...
her düşünceye saygı duyulur mu sorunsalı
“fikirlere saygı duyulmaz, saygı kişiye duyulur. fikirler tartışılmak içindir. fikirler eleştirmek içindir. bu tartışmada en önemli husus, bilgidir.” diye devam eden bir ioanna kuçuradi sözü vardır. bence bazı şeyleri de açıklar niteliktedir.
devamını gör...
2 haziran 2021 dolar kuru
yazar kasa fırlatacak adam nerede diye ağlamanın faydası yok, devir değişti.
hangi bankanın pos cihazı fırlatılacak? hangi banka dış mihrak suçlaması lincine uğrayacak? beklemedeyiz......
hangi bankanın pos cihazı fırlatılacak? hangi banka dış mihrak suçlaması lincine uğrayacak? beklemedeyiz......
devamını gör...
iş hayatının ilk kuralı
çalıştığınız yere, ortamdaki konumunuza göre değişir. işletme sahibi misin, şef misin, müdür musun çalışan mısın vs. aynı zamanda çalıştığınız yerdeki insanlara göre de değişir. lakin ilk kural eğer sıcak kanlı biriyseniz dâhi insanları tanımadan analiz etmeden onlardan biri olduğumu göstereyim cart curt diye ilk allah'tan gereksiz bir samimiyete girerseniz ağırlığınızı düşürür ve sonrasında işin içinden çıkamayacaginiz döngüye girersiniz. o yüzden ağırlığınızı koruyun özellikle özel sektör de işin insan olduğu yerde çabuk su i istimal edilirsiniz. ota sapa gülmeyin çok sakalasmayin çok konuşmayın en azından bir süre.
devamını gör...
tanımcı vs başlıkçı
tanımcıyım arkadaş, çünkü şimdi başlık açarım tutmaz, durduk yere üzmeyelim minik kalbimizi.
devamını gör...
yakın arkadaşının sözlükte hangi yazar olduğunu bulmak
kendisi bana yanlış ipuçları vererek beni şaşırtmaya çalıştı baya. ama oturup online listesine baktığım zaman direkt buldum onu. bu mahlas tam onluk demiştim sonra tanımları da okuyunca emin oldum.**
devamını gör...
yıldırım çarpması sonucu piyaniste dönüşen cerrah
(bkz: tony cicoria)
ayrıca (bkz: savant sendromu)
olay 1994 yılında gerçekleşti. cerrah olarak görev yapan tony cicoria adlı adam, yağmurlu bir günde bir telefon görüşmesi yapmak üzere telefon kabinine girdi ancak kısa süre sonra kabine yıldırım düştü. yıldırım cicoria'nın başına isabet ettiğinden adam yere yığıldı. bir süre sonra kalbi duran adam, güçlükle hayata döndürüldü.
hastanede yatarken, o güne dek hiç olmayan bir şey oldu ve cicoria fark etti ki, kafasında sürekli olarak piyano çalma isteği dolanıyor, gözünün önünde çılgın gibi uçuşan notalar görüyor. kafaya bunu koymuş şekilde yanık bir yüz ve sol tarafı felçli bir vücutla taburcu olan cicoria, mümkün olan ilk anda, piyano çalmak için çalışmalara başladı.
o güne dek piyano ile ilgili herhangi bir hevesi olmayan adam, 3 ay sonra beste yapmaya başladı. son geldiği nokta ise şu:
ayrıca (bkz: savant sendromu)
olay 1994 yılında gerçekleşti. cerrah olarak görev yapan tony cicoria adlı adam, yağmurlu bir günde bir telefon görüşmesi yapmak üzere telefon kabinine girdi ancak kısa süre sonra kabine yıldırım düştü. yıldırım cicoria'nın başına isabet ettiğinden adam yere yığıldı. bir süre sonra kalbi duran adam, güçlükle hayata döndürüldü.
hastanede yatarken, o güne dek hiç olmayan bir şey oldu ve cicoria fark etti ki, kafasında sürekli olarak piyano çalma isteği dolanıyor, gözünün önünde çılgın gibi uçuşan notalar görüyor. kafaya bunu koymuş şekilde yanık bir yüz ve sol tarafı felçli bir vücutla taburcu olan cicoria, mümkün olan ilk anda, piyano çalmak için çalışmalara başladı.
o güne dek piyano ile ilgili herhangi bir hevesi olmayan adam, 3 ay sonra beste yapmaya başladı. son geldiği nokta ise şu:
devamını gör...
kadın ürologlardan hemcinslerine çağrı
2020 yılı itibariyle türkiye’de sadece 8 kadın ürolog bulunmakta. üroloji anabilim dalı başkanları “kadın ürologlara ihtiyaç var. üroloji onlar için muhteşem bir okyanus niteliğinde bir alan” açıklamalarını son zamanlarda sıkça yapıyorlar.
şimdiye kadar kadın ürologların çok az olmasının nedeni olarak kadın doktorların cesaretsizliğini gösteriyorlar.
tanınmış iki kadın doktorun bu konudaki görüşleri…
dr. hatice arıkan: “üroloji yalnızca erkek bölümü gibi olmuş. o yüzden hastaların çoğu da erkek. prostat, sertleşme sorunları gibi problemlerle geliyorlar. üroloji böbrekten, idrar çıkışına kadar olan kısmı inceler. erkekte ve kadında da var ama çıkış organları farklı. erkek cinsel organı yüzünden kadın doktorlar bu branştan uzaklaşmış. erkek hasta kapıyı açıyor, beni görüyor, çekiniyor. anlıyorum, ‘sertleşme probleminiz mi var? diye soruyorum. utanıyor, konuşamıyor. üroloji ayıp bir şeyin yapıldığı yer değil.”
dr. nurten atasoy üroloji bölümü genelde erkek cinsel sağlığıyla ilgilendiği için, kadın doktor adayları tarafından üniversite yıllarından itibaren tercih edilmediğini söyledi. “kimi erkek muayene sırasında utanıp kaçıyor. bir keresinde cinsel sorunları olan bir hasta karşısında beni görünce 'böbrek taşım var' deyip dışarı çıktı. buradan tıp fakültesinde okuyan kadın öğrencilere çağrıda bulunuyorum üroloji alanını tercih etsinler”.
kadın ürologlar erkeklerin genelde eş veya sevgilileri ile geldiğini belirtti. erkeklerin iktidarsızlık, kısırlık problemlerinin çözümü sayesinde birçok çiftin ilişkisini de kurtardıklarını belirten kadın doktorlar hemcinslerinin bu bölüme yönlendirilmesini istedi.
avrupa’daki erkeklerin özellikle prostat muayenesi için senelerden beri ince parmaklı nazik kadın ürologları seçtiği de bilinmekte. erkek jinekologlara muayene olan kadınlar ne kadar normalse, kadın ürologlara muayene olan erkekler de o kadar normal olmalı.
dünya bankası’nın kadınlara fırsat eşitliğini sağlama kıstasında türkiye 85’inci sırada yer almıştı. yurdumuzdaki kadın hakları savunucuların kadın ürologların artması konusunda sus pus olmaları kalın ve iri parmaklı erkek doktorlar tarafından prostat kontrolü yapılan türk erkekleri tarafından çok eleştirilmekte.
doktorların cinsiyet ayrımı yapmadan hastaları muayene ettiğinin bilinmesi gerekir.
şimdiye kadar kadın ürologların çok az olmasının nedeni olarak kadın doktorların cesaretsizliğini gösteriyorlar.
tanınmış iki kadın doktorun bu konudaki görüşleri…
dr. hatice arıkan: “üroloji yalnızca erkek bölümü gibi olmuş. o yüzden hastaların çoğu da erkek. prostat, sertleşme sorunları gibi problemlerle geliyorlar. üroloji böbrekten, idrar çıkışına kadar olan kısmı inceler. erkekte ve kadında da var ama çıkış organları farklı. erkek cinsel organı yüzünden kadın doktorlar bu branştan uzaklaşmış. erkek hasta kapıyı açıyor, beni görüyor, çekiniyor. anlıyorum, ‘sertleşme probleminiz mi var? diye soruyorum. utanıyor, konuşamıyor. üroloji ayıp bir şeyin yapıldığı yer değil.”
dr. nurten atasoy üroloji bölümü genelde erkek cinsel sağlığıyla ilgilendiği için, kadın doktor adayları tarafından üniversite yıllarından itibaren tercih edilmediğini söyledi. “kimi erkek muayene sırasında utanıp kaçıyor. bir keresinde cinsel sorunları olan bir hasta karşısında beni görünce 'böbrek taşım var' deyip dışarı çıktı. buradan tıp fakültesinde okuyan kadın öğrencilere çağrıda bulunuyorum üroloji alanını tercih etsinler”.
kadın ürologlar erkeklerin genelde eş veya sevgilileri ile geldiğini belirtti. erkeklerin iktidarsızlık, kısırlık problemlerinin çözümü sayesinde birçok çiftin ilişkisini de kurtardıklarını belirten kadın doktorlar hemcinslerinin bu bölüme yönlendirilmesini istedi.
avrupa’daki erkeklerin özellikle prostat muayenesi için senelerden beri ince parmaklı nazik kadın ürologları seçtiği de bilinmekte. erkek jinekologlara muayene olan kadınlar ne kadar normalse, kadın ürologlara muayene olan erkekler de o kadar normal olmalı.
dünya bankası’nın kadınlara fırsat eşitliğini sağlama kıstasında türkiye 85’inci sırada yer almıştı. yurdumuzdaki kadın hakları savunucuların kadın ürologların artması konusunda sus pus olmaları kalın ve iri parmaklı erkek doktorlar tarafından prostat kontrolü yapılan türk erkekleri tarafından çok eleştirilmekte.
doktorların cinsiyet ayrımı yapmadan hastaları muayene ettiğinin bilinmesi gerekir.
devamını gör...
bir filmin tamamını anlatan tek repliği
‘run forest run’- forest gump.
‘freedom’- braveheart.
‘i see dead people’- the sixth sense.
t: bir filmle özdeşleşen ve filmin ana fikri olan replikler.
‘freedom’- braveheart.
‘i see dead people’- the sixth sense.
t: bir filmle özdeşleşen ve filmin ana fikri olan replikler.
devamını gör...
sarılmak
araştırmalara göre insan vücuduna hem fizyolojik hem de psikolojik faydası olduğu ispatlanmış eylem. candan bir sarılma bağlanmayı, sevgiyi arttırır, kötü düşünceleri engeller ve güven sağlar. *
devamını gör...
yazarları bugün mutlu eden olaylar
yalova'da kızkardeşlerle buluşma.
yıldızların altında lak lak.
çay artı mısır.
yaşasın kızkardeşlik
yıldızların altında lak lak.
çay artı mısır.
yaşasın kızkardeşlik
devamını gör...
40 yaş üstü yazarlar mafyası
yolun yarısına en az 5 fark atmış yazarlardır. ben de sizden sayılırım arkadaşlar, 3'ün 5'in hesabını yapmayalım. *
devamını gör...
normal sözlük 1. ankara zirvesi
foto yok, anonimlik devam arkadaşlar. çekirdek bir zirve buluşması oldu, ben kendi adıma çok keyif aldım. sayın gomercan'ın getirdiği lokumdan yedik, hoş sohbetler ettik. ankara'nın soğuğunda içimiz ısındı. yine olursa, bu sefer daha çok katılım olmasını dilerim ve fırsatım olursa mutlaka gelirim. yalan haberlere itibar etmeyiniz, burda yazanların çoğu gelmedi. herkese iyi geceler..
devamını gör...
oblomovreis
cumartesi 20.30 da beni radyoya bağlayan kafamıza göre radyo yayını nın trakyalı abisi aynı zamanda munzur çocuğu. mizah yeteneği kuvvetli e biraz atarlı giderli *ama has 90 lar ruhunu taşıyan biri. boş vakitlerinde kitap okur üstüne abe kaynana dinler.her bi işi karıştırır sonra düzeltir. teşekkür ve özürleri boldur. yoldan geçenlere laf atması yoktur.*
devamını gör...
tanrı’ya verdikleri adlar
bir anjali sachdeva kitabıdır.
görkemli, korkutucu, can yakan, iç acıtan; bir yandan umut verirken bir yandan da umudun ne kadar kötü bir hediye olduğunu anlatan, bilimkurgu gibi davranıp ara ara gotik edebiyata kayan, gerçeküstü öğelerle dolu ama çok sahici bir kitap.
coğrafyaya kafa tutan bir kitap. kendini sadece bir bölgeye hapsetmeyen dünyayı dört dönen, mısır’a kadar uzanıp afrika’da bir ülkeye uğrayıp amerika’ya doğru yol alan bir kitap. yerinde duramayan bir kitap, ele avuca sığmayan. acıyı hep diri tutan, umudu diriltip tekrar öldüren bir kitap.
ciğerindeydi cam parçaları ile ölmeyi bekleyen bir işçinin hikayesinden john milton’ın meleklerle hasbihaline atlayan sonra beden parçalarının başka bedenlerde süzülmesini anlatan bir kitap.
bu kitap bittiğinde keşke okumasaydım dedim, keşke hiç başlamasaydım bu kitaba. o zaman ilk kez okumak için bir şansım daha olurdu. kitabı o kadar çok beğendim ki okuyup bitirdiğim için çok pişmanım. belki bir gün kitabı unutup aklımda silersem yeniden okuyacağım ve bu sefer çok daha büyük bir zevkle okuyacağım.
görkemli, korkutucu, can yakan, iç acıtan; bir yandan umut verirken bir yandan da umudun ne kadar kötü bir hediye olduğunu anlatan, bilimkurgu gibi davranıp ara ara gotik edebiyata kayan, gerçeküstü öğelerle dolu ama çok sahici bir kitap.
coğrafyaya kafa tutan bir kitap. kendini sadece bir bölgeye hapsetmeyen dünyayı dört dönen, mısır’a kadar uzanıp afrika’da bir ülkeye uğrayıp amerika’ya doğru yol alan bir kitap. yerinde duramayan bir kitap, ele avuca sığmayan. acıyı hep diri tutan, umudu diriltip tekrar öldüren bir kitap.
ciğerindeydi cam parçaları ile ölmeyi bekleyen bir işçinin hikayesinden john milton’ın meleklerle hasbihaline atlayan sonra beden parçalarının başka bedenlerde süzülmesini anlatan bir kitap.
bu kitap bittiğinde keşke okumasaydım dedim, keşke hiç başlamasaydım bu kitaba. o zaman ilk kez okumak için bir şansım daha olurdu. kitabı o kadar çok beğendim ki okuyup bitirdiğim için çok pişmanım. belki bir gün kitabı unutup aklımda silersem yeniden okuyacağım ve bu sefer çok daha büyük bir zevkle okuyacağım.
devamını gör...
akıl ve nasihat almıyorum varsa huzur verin
rahatsız ukdesidir.
faydası olmayıp zararı olan insanlara yapılan bir sitemdir kanımca. bazen akıl almak gerekir yalan yok ama bu kişinin kendi isteği doğrultusunda olmalıdır. diğer türlü hakikaten çekilmez.
az insan çok huzur azizim, her zaman derim.
faydası olmayıp zararı olan insanlara yapılan bir sitemdir kanımca. bazen akıl almak gerekir yalan yok ama bu kişinin kendi isteği doğrultusunda olmalıdır. diğer türlü hakikaten çekilmez.
az insan çok huzur azizim, her zaman derim.
devamını gör...
avrupa'da olup türkiye'de olmayan şeyler
bireysel düşünce yapısı. kendi fikrimizi oluşturmak yerine çoğunluğu takip etme eğilimindeyiz.
devamını gör...
savaş sanatı
müthiş detaylar müthiş taktikler içeren ince kitaptır. ince olduğu kadar kalındır aslında. şov yapmıyorum bence öyle.
yazarı sun zı (sun tzu) denen bir amcadır.
sadece savaşla ilgili değil aslında kriz çözümü ile ilgili bilgiler veren bir eserdir.
o yüzden iş hayatında çalışan insanların okuması gerektiğini düşünüyorum.
rivayete göre liderlik yeteneği olan insanlar veya liderler bu kitabı çok severlermiş.
ayrıca savaş denen olayda hilenin olabileceğini de anlatmıştır.
kendisi bütün savaşlar hileye dayanır diyor. kazanmak için her yol mübahtır gibi.
ayrıca savaşmadan kazanmayı öğütleyen bir kişidir yazarımız.
ilginçtir bu kitabın ne zaman yazıldığı bilinmiyor.
hatta böyle bir insanın olmadığı falan düşünülüyor.
mutlaka yazımı okuyup kitapa ilgisi olmayacak yazarlar olacaktır. savaş konusu ilgi çekici olmayabilir ama bu kitap sadece savaşla alakalı demek bir tık haksızlık olur.
hayattaki mücadeleler için çok önemli bir rehber olduğunu düşünüyorum.
hayatta bazen kendimizle bile savaşa giriyoruz.
ayrıca bu kitapla ilgili bir başka rivayet ise yıllarca saklandığıdır. bana pek mantıklı geldi.
adam çok güzel taktikler vermiş. saklamak ele geçmemesini istemek son derece normal geliyor.
sadece generaller ulaşabiliyormuş. tabi bunlar rivayet bilemiyoruz.
bu kitapla ilk tanıştığımda baya heyecanlanmıştım. offf savaş severim hadi okuyayım falan diye düşünmüştüm.
adı savaş sanatı olan bir kitabın ilk öğütlerinden birisi savaştan kaçılması gerektiğiydi. şaşırdım ve daha çok sevdim.
bu kitabın bir diğer özelliği ise ince ve sürekli okunabilecek bir şekilde olması. arada sırada açıyorum göz gezdiriyorum. güzel oluyor. yine başka bir rivayete göre şirketler bu kitabı yol haritası olarak görüyormuş.
okumayanlar varsa mutlaka tavsiye ederim.
düşmanı kuşatınca mutlaka kaçacağı bir tarafı boş bırakın ki düşman askerinin aklında daima kaçma seçeceğiz olsun. yoksa asker ölümüne savaşır.
yazarı sun zı (sun tzu) denen bir amcadır.
sadece savaşla ilgili değil aslında kriz çözümü ile ilgili bilgiler veren bir eserdir.
o yüzden iş hayatında çalışan insanların okuması gerektiğini düşünüyorum.
rivayete göre liderlik yeteneği olan insanlar veya liderler bu kitabı çok severlermiş.
ayrıca savaş denen olayda hilenin olabileceğini de anlatmıştır.
kendisi bütün savaşlar hileye dayanır diyor. kazanmak için her yol mübahtır gibi.
ayrıca savaşmadan kazanmayı öğütleyen bir kişidir yazarımız.
ilginçtir bu kitabın ne zaman yazıldığı bilinmiyor.
hatta böyle bir insanın olmadığı falan düşünülüyor.
mutlaka yazımı okuyup kitapa ilgisi olmayacak yazarlar olacaktır. savaş konusu ilgi çekici olmayabilir ama bu kitap sadece savaşla alakalı demek bir tık haksızlık olur.
hayattaki mücadeleler için çok önemli bir rehber olduğunu düşünüyorum.
hayatta bazen kendimizle bile savaşa giriyoruz.
ayrıca bu kitapla ilgili bir başka rivayet ise yıllarca saklandığıdır. bana pek mantıklı geldi.
adam çok güzel taktikler vermiş. saklamak ele geçmemesini istemek son derece normal geliyor.
sadece generaller ulaşabiliyormuş. tabi bunlar rivayet bilemiyoruz.
bu kitapla ilk tanıştığımda baya heyecanlanmıştım. offf savaş severim hadi okuyayım falan diye düşünmüştüm.
adı savaş sanatı olan bir kitabın ilk öğütlerinden birisi savaştan kaçılması gerektiğiydi. şaşırdım ve daha çok sevdim.
bu kitabın bir diğer özelliği ise ince ve sürekli okunabilecek bir şekilde olması. arada sırada açıyorum göz gezdiriyorum. güzel oluyor. yine başka bir rivayete göre şirketler bu kitabı yol haritası olarak görüyormuş.
okumayanlar varsa mutlaka tavsiye ederim.
düşmanı kuşatınca mutlaka kaçacağı bir tarafı boş bırakın ki düşman askerinin aklında daima kaçma seçeceğiz olsun. yoksa asker ölümüne savaşır.
devamını gör...

