az işim var ben sana 10 dakika sonra dönsem olur mu?
dönmedi.
devamını gör...

önceleri saçma bulduğum bir süredir gerceklestirdigim eylem.hem uyku halini alıyor hem de bir süre tok tutuyor.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

nazım hikmet şiiridir.
yarısı burdaysa kalbimin
yarısı çin'dedir, doktor
sarınehre doğru akan
ordunun içindedir
sonra, her şafak vakti, doktor
her şafak vakti kalbim
yunanistan'da kurşuna diziliyor
sonra, bizim burda mahkûmlar uykuya varıp revirden el ayak çekilince
kalbim çamlıca'da harap bir konaktadır
her gece, doktor
sonra, şu on yıldan bu yana
benim fakir milletime ikrâm edebildiğim
bir tek elmam var elimde, doktor
bir kırmızı elma
kalbim
ne arteryo skleroz, ne nikotin, ne hapis
ışte bu yüzden, doktorcuğum, bu yüzden
bende bu angina pektoris
bakıyorum geceye demirlerden
ve iman tahtamın üstündeki baskıya rağmen
kalbim en uzak yıldızla birlikte çarpıyor
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir içgüdü. (ilkel alt beyin)
fonksiyonel mr cihazında bile farkedilen bir durum. beyin'in orta kısmında dopamin'in yoğun olmasından kaynaklı cihazlardan bile farkediliyor. o an'a kadar aşık değilseniz eğer sizinle ilgilenen hemşireye oldunuz demektir. aşık olduğunuz kişinin aşkından emin değil misiniz? doğru mr cihazına! demek ki asıl iş beyin'de bitiyor. kalp falan hep hikaye. aşıksanız sevdiğinize kalp değil beyin resmi yollayın. hem daha yaratıcı hem daha mantıklı.

olmak ve olmamak bu bir tercih. beyin ile gerçekleştirdiğiniz bir aktiviteden bahsediyoruz. bu bilimsel değil ama benim yorumum. hemen bu ne saçmalıyor demeyin.*

gelelim tepkilerine;
terleme, göz büyümesi, iştah kapanması, ağız kuruluğu, mide ve bağırsakların az çalışması..
hepsini beyin ile yaptın aferin.

bütün zevklerimiz, mutluluğumuz, kahkahalarımız ve jestlerimiz ve acılarımız, kederlerimiz, ümitsizliklerimiz ve gözyaşlarımız beyinden ve yalnızca beyinden kaynaklanır.
hipokrat

olması 1,5 saniye, beyin görüntülerine göre ömrü 2,5 yıl.

olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu!
devamını gör...

ilk radyocu olarak tanıdım kendisini ama sonra "sevdiğim ikinci kadınsın sen" kitabını kışın ve hayatımda ilk defa giitiğim konya'da kitapçılar çarşısında gezerken almıştım. ben beğendim bir çok şiirini, bilmeyenler için paylaşıyım..

sevdiğim ikinci kadınsın sen
ilkini sevmeye mecburdum çok iyiliği oldu bana
ve hayatımda hiçbir mecburiyeti onun kadar sevmedim

sevdiğim ikinci kadınsın sen
ilkinin yerini alman mümkün değil
o öğretti bana sevmeyi
o öğretmese sevemezdim seni bile, inan

o tuttuğu için ellerimden yürümeyi öğrendim, koşabildim sana
onun gözlerine benzediği için gözlerin, alamadım gözlerimi senden
sana aşığım, seni seviyorum
sevdiğim ikinci kadınsın sen

hayatım boyunca omzumda taşıyorum onu
ve sen her sabahımdasın
kıskanma
alfabede bile senin adının baş harfi ondan sonra gelir
kalbim şimdi senin
onun kadar sev beni, kâfi
o doğurdu sen öldürme.

ceyhun yılmaz
devamını gör...

felsefi bir kavramdır.

düşüncelere konu olan durum, nesne veya olayların varlığını belirtir.

yine felsefeye göre iki çeşit gerçeklik vardır:

birincisi insan bilincinden bağımsız olan, somut ve nesnel olandır. bu gerçeklik çeşidi; reel gerçeklik olarak da bilinen kavramdır.

ikincisi ise düşünce dünyasında var olan ideal gerçekliktir.
devamını gör...

-kim o?
+ben
devamını gör...

bir cümle.

hiç eğip bükmeye gerek yok; bazı insanlara "sen" diye hitap edilmez. bu bir görgü kuralıdır. bir kişi sizinle, kendisine sen demenize izin verecek samimiyet kurmayı istemiyor olabilir. buna hakkı da vardır. tanımadığınız bir insana "saygı duymak zorunda değilim sana" diyemezsiniz.

okulda hocalarınıza genel olarak nasıl hitap ediyorsunuz? mesela 70 yaşındaki bir hocanızla senli benli oluyor musunuz? iş yerinde, çalışma saatleri içinde patronunuza, başkalarının yanında senli benli konuşuyor musunuz? müşterilerinizle peki? eğer bunları yapmıyorsanız, tanımadığınız herhangi biriyle de o şekilde konuşmamanız gerekir çünkü kabul etmeseniz de bu bir saygı belirtisidir.

saygıyı zorla kazanmak farklı bir konu. kişi sizden büyüktür mesela ama sizinle saygısızca konuşuyordur, o zaman evet, ona saygı duymak gibi bir mecburiyetiniz olmaz. fakat mesela burada, yani sözlükte, ilk kez mesaj attığınız birine "sen" diye hitap etmenizden herkes hoşlanmayabilir.

sonuçta iki kelime de 3 harfli. parmaklarınız yorulmaz, değil mi? *
devamını gör...

(bkz: berrak yurdakul) un okuduğum ilk kitabı. meditasyon, farkında nefes alma, mindfulness gibi konular ve kadim doğu felsefesi, budizm gibi konulara ilgi duyan herkes için mükemmel bir başlangıç kitabı. çok kıymetli bir kitap. kendinizde büyük bir farkındalık sağlıyor. kafanızın içinde zihninizde dolaşan o vesvese siz değilsiniz. düşünceleriniz siz değil. korkmayın kapatın gözlerinizi ve izleyin bakın neler söylüyor. kendinizi keşfetmek için güzel bir başlangıç. kitap evlerinde kişisel gelişim raflarında bulabileceğiniz bir kitap, lütfen ön yargılı yaklaşmayın. zihninizden sürekli düşünceler geçiyor. ve siz bu düşünceleri zihninize isteyerek getirmiyorsunuz. bu kitap size zihninize ve düşüncelerinize nasıl hükmedebileceğinizi öğretecek. ve bunu yapınca da daha keyifli bir yaşamınız olacak. eminim kitabı okurken bir çok satırının altını çizecek ve uygulamaları antreman edeceksiniz. zira eyleme geçmeden hiç bir değişiklik olmasını bekleyemezsiniz. yazar kitapta tam da bundan bahsediyor. örneğin bir böbrek rahatsızlığı için doktora gittiniz. doktor bir reçete verdi. reçeteyi vermesi hastalığı çözer mi? hayır reçete bir kağıt parçası şimdilerde bir şifre. önemli olan o reçeteyi alıp eczaneye gitmek ve o ilaçları kullanmak. burada da aynı şekilde öğretileri uygulamak ve devam ettirmek çok önemli. ben uyguluyorum ve çok işime yarıyor sizlere de tavsiye ederim.
devamını gör...

bazen söze gerek kalmaz... *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

-“sana sözsüz büyülere çalıştığımızı söylediğimi hatırlıyor musun, potter?”
-"evet," dedi harry kaskatı kesilmiş bir sesle.
-"evet, efendim."
-"bana 'efendim' demenize gerek yok, profesör."
devamını gör...

hayatın en yüce mutluluğu kişinin sevildiğine, kendisi olduğu için hatta kendine rağmen sevildiğine inanmasıdır.
(bkz: sefiller)
(bkz: victor hugo)
devamını gör...

an itibariyle açtığım başlık.
günü hoş eden, keyif veren, iyi eden şeydir.
bir öğrencimin hediyesi olan limon kolonyası*, benim bu günümü hoş etti.
mis gibi limon kokusu fıslattım, gelmiş olması lazım. soluyun bakim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yönetmenliğini david fincher'ın yaptığı senaryo koltuğunda ise jack fincher'in oturduğu 2020 yapımı filmdir.

film genel olarak sinema tarihinin dönüm noktası kabul edilen citizen kane filminin ilginç senaryo yazım sürecine ve filmin unutulmaz senaristi herman mankiewicz’in hayatına odaklanıyor.
özellikle o dönemin havasını çok iyi koklayan bir yapım olmuş. hem dönemin politik duruşunu hem de sinema dünyasında olanları çok güzel bir şekilde anlatıyor.
2020 yılında siyah beyaz bir film izlemek benim çok hoşuma gitti. filmde kullanılan müzikler , malzemeler , kostümler son derece yerindeydi.

filmin ilginç bir hikayesi var filmin senaryosunu david fincher'ın rahmetli babası zamanında yazıyor ama film çekilmiyor. yıllar sonra oğlu david fincher bu senaryoyu çekiyor ve ölümsüzleştiriyor. tabi sonrasında film büyük bir ses getirip oscar ödülleri aldı en iyi sinematografi ödülü ve en iyi prodüksiyon tasarımı ödülü aldı.

filmin oyuncu kadrosunda ise gary oldman , amanda seyfried , lily collins gibi başarılı isimler var.
en dikkat çekici isim tabi ki gary oldman olmuş. bence muhteşem bir oyunculuk performansı sergilemiş. özellikle son 15 dakika hayran bırakıyor.
tek eksik bulduğum kısım bu bir eksiklik mi bilmiyorum ama filmi izlerken filmin dönemine hakim olmak gerekiyor. nasıl bir dönemde olduğunu anlamayan seyirci filmden pek keyif alamaz gibime geliyor.
özellikle sesli sinemaya geçiş döneminde filmlerin olmazsa olmazının senaristler olması ve bunun bilinmesi filmi daha keyifli yapıyor.
kesinlikle severek keyif alarak izlediğim bir film olmuş mank tavsiye ederim.


mank karakterinin sarhoşken sergilediği tirat performansı filmi çok ayrı bir yere taşımış en beğendiğim sahne oldu.
don quıjote ve bahsettikleri masanın etrafında dolaşması ve son olarak içinde bulunan her şeyi yere kusması acayip güzeldi.
david fincher'ın mank karakterine biraz duygusal yaklaştığını düşünüyorum. herif çok kusursuz ve çok zeki yaratılmış. o kısımları pek beğenmedim o yüzden.
hitler göndermeleri ve mank karakterinin zekice gözlemleri tebessüm ettirdi. komunizm sosyalizm olayları güzel anlatılmış.
ve yukarıda bahsettiğim gibi dönemin olaylarına hakim olmasaydım bu filmden zevk alamazdım.
devamını gör...

yeğenim kedim için neler hazırlamış. ismini de kezban koymuş.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

zaman kavramını bulan da, yaşantısıyla süresini uzatıp kısaltan da insan dedirten başlık.

neyi neye yetirebildik de tüm insanlığın yaşanmışlığını bir ömre sığdırabileceğiz ? elimizdekini verimli kullanmaya bakalım, bizden başka kimseye kalacağı yok zaten.
devamını gör...

(bkz: lanet)
devamını gör...

yeryüzünün istisnasız en ama en itici insanı. ne kadar güzel, ne kadar bilgili ve kültürlü, ne kadar yetenekli olursa olsun bu tipleri görünce bi' mide bulantısı olmuyor değil. bunlara şööyle en okkalısından küfürler savurmak gerekir, ortam müsait değilse içinizden olanı da makbuldür, dümdüz gidin, gidin ki bu gerzeklerle yaşamanın zorluğunu bir nebze de olsa hafifletin. ulu tengri bizleri bu gereksiz ego parçalarından korusun, sözlüğümüzü de, amin.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim