ilk olarak cnn türk'te buket aydın'ın sunumuyla yayın hayatına başlayan program. şu an blutv'de cansu canan özgen'in sunumuyla devam ediyor. ilk konuk acun ılıcalı olunca izleyeyim dedim, zaten bi acun bir de erdal beşikçioğlu gözümde kurtarıyor bu programı. yoksa nasıl çekilir oturup izlemek bilmem. format hangi dahiyane akıldan çıkmış onu da bilmiyorum ama dışarıdan "bir bakalım bu iş nasıl gözüküyor." denilmediği çok belli.

acun bir çocukluk anısından bahsediyor -annesinin babasının da geçtiği- belli yani adam özlemle karmaşık heyecan duyuyor. kim kendi çocukluğuna karşı heyecan duymaz ki? şevke gelmiş, çocuk gibi kaptırmış, kendini anlatıyor da anlatıyor. arka tarafta ise sürenin bittiğini belirten ilginç bir fon sesi, sunucu kadın "30 saniye daha veriyorum." diyerek talimat iletiyor bir yerlere. acun heyecanlı, anlatmak istiyor. 30 saniye daha geliyor ama gergin süre müziği tekrar başlıyor. acun bitirmem diye diretiyor bir 30 saniye daha, fon müziği canhıraş biçimde bir daha başlıyor. stüdyoda sanki gergin anlar, bir apokalips anı yaşanıyor. acun bitiremezse anısını dünyanın ekseni yarım milim kayarak depremlere ve volkanik patlamalara yol açacak, gökten meteorlar düşecek, salgın hastalıklar dünyayı etkisi altına alacak. yer yarılacak içinden hull city taraftarları yecüc ve mecüc gibi çıkıp ortalığı kasıp kavuracak falan yani. öyle gereksiz bir biçimde gergin gergin izletiyor kendini program. tüyler diken... velhasılıkelam acun zamanı doğru kullanıyor da kendisi ve bu olaya tanıklık eden biz mutlu mesut dağılıyoruz olaysız. *
devamını gör...

günün birinde orgazmın içine girecektir, eğer beynine izin verirse. zira her şey beyinde bitiyor...
kısa süreli ve yüzeysel klitoral orgazm yerine -partnerinin de emeği ile- vajinali keşfederse hayata bakış açısı bile değişir.

sabır her şeyin ilacıdır, tavuk döner ise düşmanı.
devamını gör...

umarım diyorum ve kalbim kırık bir şekilde bu başlıktan uzaklaşıyorum.
devamını gör...

başkasının hayatı sorun değil de insan kendi hayatında yan karakter gibi hissediyorsa işte o zaman sıkıntıdır.
devamını gör...

algı, bellek , duyum, öğrenme, motivasyon ve duygular gibi farklı konuları anlamak ve öğrenmek için denekleri test ederler.deneysel psikologlar şu anda gözlemlenemeyen olayları gözlemlere ve muhakemeye bağlayarak tanımlamaya çalışmaktadır.
devamını gör...

başlığı “macaristan halk cumhuriyeti” olarak açmamın nedeni o yıllarda macaristan’ın sscb destekli sosyalist bir devlet olması ve bu ismi kullanmasıdır. bu ayaklanma ise sscb karşıtı ilk ayaklanmalardan biridir.

23 ekim günü üniversite öğrencileri şair petöfi anıtının önünde toplanıyorlar. bu şair macarların ulusal şairidir. 1848 macar devriminin önderlerindendir ve yazdığı bir şiir o zamanlar ulusal şarkılarıdır. toplanan öğrenciler 16 maddelik bir talep metni okuyor. bu maddeleri buraya eklemeyeceğim. dileyen rahatlıkla bulabilir. maddelerden biri “sovyet birliklerinin macaristan’dan çıkarılması” . ulusal şarkılarını söylüyor ve yürüyüş yapıyorlar. işçi ve halktan da destek görülünce olaylar büyüyor.

hatta askerlerin bir kısmı da isyancılar tarafına geçiyor ve taleplerinden birini elde ederek eski başbakan ımre nagy’i tekrar başbakanlık koltuğuna oturtuyorlar. bu ımre nagy yaklaşık iki sene sonra idam edilecek. çok yıllar sonra ise itibarı iade edilecek. kendisi de sosyalist bu arada. zaten bu ayaklanma sosyalizm karşıtlığından ziyade stalinist yönetime karşı bir isyan.

sovyet askerleri şehri(şimdiki budapeşte) çevirmiş fakat bir karşılık vermiş değil o anlarda. hatta çekilmeye başladıkları bile söyleniyor. fakat nagy askerlerin tam çekilmediği gerekçesiyle varşova paktı’ndan çekildiğini açıklıyor ve diğer ülkelerden yardım talep ediyor. işte ne olduysa ondan sonra oluyor. başka ülkeler yardım etmediği gibi sovyet birlikleri takviye ediliyor ve şehir işgal ediliyor. binaların ön cepheleri bombalanıyor. şehir darmaduman ediliyor. görüntülerin olduğu bir videoyu entry sonuna ekleyeceğim.

çok kısa sürede isyan bastırılıyor. 10 kasımda ise bitiyor. tabii toparlanma süreci çok zaman alıyor. uzun süre olağanüstü hal ilan edilecek ve şehir dış dünyaya kapanacak.

3 bin civarı ölüm olmuş. belki bir o kadar yurt dışına kaçan olmuş. isyanın öncüleri idam edilmiş. time dergisi 1956 yılının adamı olarak macar halkını seçmiş. bu şaşırtıcı değil zaten. sonuçta adamlar sovyet karşıtı. bizim ülke de uzaktan çok desteklemiş macar halkını. destek derken manevi destek. o dönemin gazetelerine bakarsanız göreceksiniz bunu. nihayetinde türkiye’de bir nato ülkesi ve komünizm karşıtı. bu arada bu olaylarla ilgili türkiye’de çıkan eski gazetelere bakarken “futbolcu puskas çatışmalarda öldürüldü” haberiyle karşılaştım. aslında adam 2006 da öldü. macarların efsane futbolcusu. gazeteler o zaman da bol keseden atıyor tabii.

olayların iki sembolü var diyebiliriz. biri yıkılan stalin heykeli. diğeri ise o dönemki macaristan bayrağının ortasının delinip kullanılması. ortasındaki komünizm yıldızı kesilmiş olarak.
işte stalin, işte bayrak;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
komünizm yıkıldıktan sonra bu olaylar “macar devrimi” diye anılıyor.

etkileyici görüntüler içeren video
devamını gör...

altı üstü 7 saat geç cevap vermiş. ben bunda abartılacak bir şey göremiyorum. dilerseniz siz de ona 18.000 saniye sonra cevap yazarsanız kendinizce ödeşmiş olursunuz.
devamını gör...

psikanalitik çocuk psikolojisinin kurucusu ve babasının kızıdır. sigmund ve martha çiftinin son ve istenmeyen çocuğu olarak bilinir. babası bilinç dışıyla ilgilenirken kızı da bilinç dünyası ve güdülerin kontrol edilebileceği fikri ile çalışmalar yürütmüştür. bununla ilgi bir merkez de kurmuştur.

torinoatı ukdesidir.
devamını gör...

kuzguncuktaki filozof vişne.
bence 'filozof manav' yapalım. daha iyi bütün meyveleri kapsıyor. bir yere ait değil yer bildirmiyor. güzel oldu.

kendi başıma monte ettim. hiç zorlanmadım, yardım almadım. meyvelerin ve felsefelerin gücü adına...
devamını gör...

herkes onu ürettiği spor arabalar ve markasıyla tanır ancak kendisi bir tank üreticisidir. herkes onu alman sanır oysa çekya doğumlu bir avusturyalıdır. herkes onu mühendis diye tanır evet bu doğru.

ikinci dünya savaşında hitler’in en gözde mühendislerinden biridir. tiger ve elefant tankları onun eseridir. üçüncü reich alman ulusal madalyasını hitler’in elinden almış, ödüllü bir nazidir. savaş sonrası kurduğu porsche fabrikasının başında uzun süre kalamaz. karaciğer kanserine yenik düşer.

hitler onu halk arabası olarak bilinen volkswagen’in sorumlusu yapar. bir süre burada çalışan bay porş daha sonra kendi şirketi olan porsche’yi kurar. mühendislik alanında otomotiv sektörüne getirdiği yenilikleri say say bitmez. ayrıca ünvanını da say say bitmez. prof.dr.ing.h.c diye gider de gider.

hani o herkesin sevdiği ve “vosvos” ya da “tosbağa” diye bilinen aracı tasarlayan kişidir. aracın ilk ismini kdf-wagen koyar bay porş.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

tanklarda kullandığı elektrik üniteli dizel motor nereden bakarsanız bakın bir devrimdir.

çok zeki adamdı vesselam ama zekasını hitler için kullanmış, savaş makineleri üretmiş biridir.

gay-gay-gaynak: gavurca gaynaga gider 3g
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

*
devamını gör...

uçmağa varan yazarı inatla paçasından çekiştirmek.

ilk günlerim bir yazarımızın bir tanımını beğendim. huyumdur başlıklarda bir tanımı beğendiysem bir de profiline bakarım. bir baktım 'kalbimiz seninle' ay nasıl üzüldüm. takibe aldım son tanımlarını okumaya başladım falan. ama boğazım düğüm düğüm...

ben zannediyorum yazar ölmüş meğer yazar gömçürülmüş.*
lütfen yalnız olmayayım bu konuda lütfen.
devamını gör...

"yanyana toplanan milyonlarca sıfır bir etmez. her şey bireyin kalitesine bağlıdır." der carl gustav jung. keşfedilmemiş benlik eserinde.

peki sayın jung?

0! sıfır faktöriyel kaç eder?
ya da 3 üzeri sıfır
128 milyar üzeri sıfır

kaç eder?
cevap veriyorum bir eder.
4! yani 4x3x2x1 = 24
3! yani 3x2x1 = 6
2! yani 2x1 =2
1! =1
0!=1

çok saçma değil mi?
cevap veriyorum değil.

3x0 = 0 iken
0! neden bir etsin?

ya da

5x0 = 0 iken
5 üzeri 0 neden?
bir

5 üzeri 3 demek beşi 3 defa kendisi ile çarpmak demek

5x5x5 = 125
5x0=0
ama 5 üzeri 0 eşittir 1
128 milyar üzeri sıfır da 1
3 üzeri sıfır da 1

kafalar karıştı farkındayım. ama ilginç bir mesele. ve gayet mantıklı bir açıklaması var.

açıklama:

matematikte ikili bir işlem yapıyorsak yaptığımız işlemin bir etkisiz elamanı varsa hiç tane sayıyı o işleme sokmak etkisiz elamanı verir.

5 üzeri 0 bu yüzden bire eşit
5 sayısını hiç kere işleme sokuyoruz. sonucu da tanıma uygun olarak etkisiz eleman olmalı

çarpmanın etkisiz elamanı nedir?
1
o yüzden 5 üzeri 0 birdir.

7x0 sıfır iken
hiç tane 7'nin hiç tane7 ile çarpımı birdir.

bu kulağa hala saçma geliyor ise

0+0= 0 işlemine bakalım.

hiç tane sayıyı hiç tane sayı ile topluyoruz.
sonuç doğal olarak toplamanın etkisiz elamanı olan sıfırı verir.

sözelciler için etkisiz eleman ne demek onu da açıklayım.
etkisiz eleman işlemde hiç birşeyi değiştirmeyen demek.

5 +0 = 5 dir.
bu işlemde sıfır tamda olması gerektiği gibi varlığı ile yokluğu birdir. yani etkisiz eleman

çarpma da ise işler biraz değişik

5x1 = 5 iken
5x0 = 0 dır.

bu yüzden çarpmada varlığı ve yokluğu bir olan hiç olan sıfır değil birdir.

0! = 0 değil 0! = 1 olması işte tam bu yüzden.

3 üzeri sıfır = sıfır değil bir olması da aynı sebepten.
çarpmanın etkisiz elemanı 0 değil de 1 olduğu için.

rollo may
sevginin karşıtı nefret değil kayıtsızlıktır der

bende şunu söyleyim

varlığın karşıtı yokluk değil
etkisizliktir.

yok olun ama etkisiz olmayın.
0! = birdir çünkü
devamını gör...

katiyen gerçekleştirmeyeceğim eylem.

evde bütün gün 473737 saat göt büyüten aile bireyini postalarım o gitsin alüminyum.
devamını gör...

sözlüğe kayıt olalı 24 saat olmadı. bununla birlikte 167.tanıma merhaba dediğim için ben de oy vermeye destek olmak amacıyla şahsım adına bir kampanya yaparak 800 tanımı geçen ilk 100 yazar arasına girmem durumunda kazanacağım promosyonu kampanyaya katılmamış ve sözlük yönetiminden olmayan en çok + oy vermiş yazara devredeceğimi beyan ve ilan ediyorum. herkese hayırlı uğurlu olsun.

(bkz: başkasının cinsel organı ile gerdeğe girmek)
devamını gör...

kitap ve rütbe pılis.
devamını gör...

tanımlarını okurken çok neşeli biri olduğu izlenimine katıldığım, mahlasını çok beğendiğim güzel yazar.
devamını gör...

yine kim troll olmaya karar verdi diye tıkladığım başlık. hemen sonrasında düşündüğüm senaryo ise şu;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu çocuktan pamuk şeker falan olur troll olmaz, sıradaki lütfen!
devamını gör...

kişinin gerçekte herhangi bir problemi olmamasına rağmen hastaymış gibi davranarak etrafındakileri kandırması, aldatmasıdır. kısacası ilgi görmek için hastalanmaktır.
devamını gör...

sanırım @gomercan ile farklı bir maç izledik * ben sahada özellikle ikinci yarıda yokları oynayan bir fenerbahçe gördüm. artı fenerbahçe gerçekten kadere kısmete futbol oynuyor. taraftarın stadı tepeleme doldurmuş istediğin erken golü de bulmuşsun ama nafile. kafası kopuk tavuk gibi oynuyorsun. kaldı ki, bu maçta beşiktaşlı futbolculara karşı yapılan sertliğin haddi hesabı yok. yığınla es geçilen kart var. beşiktaş ikiyi bulduktan sonra bu sertliğe karşılık verdi. verir vermezde kartlar çatır çatır geldi. son dakika da, batman o golü yazsa fenerbahçe için daha hayırlı olurdu. cılız istifa sesleri yerine daha sert bir tepki gelirdi ve taraftar rüyadan uyanırdı. bir de ben bu kimi çözemedim. yahu arkadaş bu adam anadolu takımları ile oynanan maçlarda bana stoper görüntüsü vermemişti ki bunu daha öncede söyledim. galatasaray maçında bir baktım adam taş gibi stoper, sonra hoop yine yerlerde. bugünse gayet iyi top oynadı. muamma bir adam. bir defans oyuncusu için olmaması gereken bir özellik, günü gününü tutmuyor bu koreli kardeşimizin.

artı bu maçta necip sakatlandıktan sonra serdar oyuna girdi ve beşiktaş altyapısından 3 oyuncu ile derbide mücadele etti. bu çocuklar 2 sene önce as takım idmanlarına göz ucuyla imrenerek bakıyorlardı. bu beşiktaş için öyle ya da böyle kazanımdır. ersin'i de aslında iyi analiz edememişsiniz. çocuk bir kaç pozisyonda bildiğiniz heyecanlandı, stres oldu, topu oyuna sokamadı. tabiri caizse topu oyuna sokmaya paçası yemedi * baskıyı kaldıramadı bugün. ondan sonra da saçmaladı resmen. ama komik olan şu ki, maçın ağırlığını kaldıramayan bu çocuğun kalesine adam gibi top gelmedi. pancu bile zamanında daha çok yorulmuştu. maçın ikinci yarısında böyle bir beşiktaş karşısında hiç bir varlık gösteremeyen fenerbahçe'den bu saatten sonra hiç bir cacık olmaz. beşiktaş ise en azında önder hoca ile bir şablon oynamaya çalıştı. ayağı yere daha sağlam basan takımdı. kişisel hatalar olmasa -ki biri vidalarını iyice gevşeten vidanın hatası- fenerbahçe beşiktaş karşısında neredeyse pozisyon üretemeyecekti.

uzun lafın kısası gomercan'ın totemini görmüştüm ama cevap yazacak imkan hasıl olmamıştı. zamanında kadıköy'de kalecisiz kazanan beşiktaş, bugün de teknik direktörsüz kaybetmez diyecektim öyle de oldu * gazozuna oynansa da derbi derbidir. fena maç olmadı. umarım yönetim önder hoca ile sezonu tamamlar ve gelecek sene getireceği hocayı şimdiden belirleyip, takımı dışarıdan izlemesi noktasında bir karar alır. çünkü bu genç çocuklar bize lazım. hele şu ekonomik ortamda her takıma bu tarz gençler lazım. onların dilinden en iyi anlayacak adam da önder hoca. bırakalım, bu sene hepsini güzelce bir pişirsin de önümüzdeki senenin planlaması ona göre yapılsın.

fenerbahçeli kardeşlerimiz bu seri işlerini severler, 2 senedir evinizde beşiktaş'ı yenemiyorsunuz, yoksa yeni bir seri yapmaya mı karar verdiniz? * böyle iyi umarım bu seriye devam edersiniz *
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim