tanıştığınız dakika hayat hikayesini anlatan erkek
hayatını anlatan erkek karşısındakini değerli gören erkektir. kendinden, olduğu gibi, yalansız bir şekilde bahseden erkek tanıştığı kadınla bir şeyleri paylaşmak istediğini belli ediyordur. samimi davranmak, içinden geldiği gibi konuşmak yanlış olmamalı.
tabi kişi kendisinde bu değeri görmek istemiyorsa başka tabi.
tabi kişi kendisinde bu değeri görmek istemiyorsa başka tabi.
devamını gör...
rimbaud
uzun zamandır takip ettiğim kaliteli bir yazar. tanımlarını severek okuyorum. nickaltında bu kadar az tanım olmasına da şaşırmadım değil. umarım hep böyle güzel yazar, ben de okumaya devam ederim.
devamını gör...
yazarların şu an merak ettikleri bir şey
moderatör olunur mu?
moderatör doğulur mu?
moderatör doğulur mu?
devamını gör...
uzak mesafe ilişkisi
ilk başlarda bir sorun olmadığını düşündüğün ama ilerleyen zamanlarda eziyetten başka hiçbir şey olmayan denenmemesi gerek bir durum
devamını gör...
sinir bozan şeyler
yatağa uzandıktan sonra ışığı kapatmayı unuttuğunu fark etmek
devamını gör...
meyveleri kabuğuyla yemek
sağlıklı bulmadığım durumdur. vitamini kabuğundan ziyade, meyvenin kendisindedir. mesela elmayı soyarak yemek daha hoş ve faydalıdır. hem elmanın kabuğu ile güzel bir kış çayı kaynatabilirsiniz.
devamını gör...
sigarayı bırakmak
7 yıllık sigara alışkanlığımı (her gün yaklaşık 1 paket) 17 gün önce sonlandırmaya karar vermiş olmam durumudur. iradeli ve istikrarlı gidiyorum. artık canım sigara falan istemiyor. ilk üç dört gün çok zordu, yalan yok.
hayatımın kalanında sigara içenlere karşı baskı kuracak veya onları küçümseyecek insanlardan olmayacağım. en azından herkes yakınındaki insan rahatsız olur mu diye düşünse ne hoş olur.
sigara içtiğim bu vakitlerde, eğer topluluk içinde/yakınında sigara yakacak isem önce müsaade istiyor ya da topluluktan uzaklaşıp yakıyordum. bu övünülecek bir incelik değildir, adaptır.
adap, insanı hayvandan ayıran en önemli özelliktir.
hayatımın kalanında sigara içenlere karşı baskı kuracak veya onları küçümseyecek insanlardan olmayacağım. en azından herkes yakınındaki insan rahatsız olur mu diye düşünse ne hoş olur.
sigara içtiğim bu vakitlerde, eğer topluluk içinde/yakınında sigara yakacak isem önce müsaade istiyor ya da topluluktan uzaklaşıp yakıyordum. bu övünülecek bir incelik değildir, adaptır.
adap, insanı hayvandan ayıran en önemli özelliktir.
devamını gör...
the green mile
yeşil yol olarak izlediğimiz efsane film. beni ağlatan nadir filmlerden biridir.
devamını gör...
sihirli annem
keyifle izlediğim çocukluk dizilerimden birisi, aynı zamanda eda karakteri sayesinde eminem'in türk olduğunu düşünmemi sağlayan dizi, anıları mahvetmemek için acun versiyonuna yan gözle bile bakmayacağım.
devamını gör...
felsefe temalı youtube kanalları
türkçe:
1-pandora-felsefe
buradan
2-dilozof
buradan
3- ümit gurbanov
buradan
4-filozofun yolu podcast
buradan
ingilizce
1- school of life - philosophy (tr altyazı mevcut)
buradan
2- crash course - philosophy (çoğu videoda tr altyazı)
buradan
3- ted- ed felsefe videoları (ilgili aramanın linkini bıraktım)
buradan
1-pandora-felsefe
buradan
2-dilozof
buradan
3- ümit gurbanov
buradan
4-filozofun yolu podcast
buradan
ingilizce
1- school of life - philosophy (tr altyazı mevcut)
buradan
2- crash course - philosophy (çoğu videoda tr altyazı)
buradan
3- ted- ed felsefe videoları (ilgili aramanın linkini bıraktım)
buradan
devamını gör...
kolay gibi görünen ama çok zor olan şeyler
atanmak
devamını gör...
maat yasası
maat antik mısır’ın adalet tanrıçasıdır. güneş tanrısı ra'nın kızıdır. başında bir tavus kuşu tüyü vardır. ölüleri yargılayan kurulun başkanıdır.
maat yasasına göre evrende bir denge söz konusudur. iyilik ve kötülük ilahi adaletin terazisini dengeleyen ölçülerdendir. maat adaleti simgeler.
bu nedenle firavunlar, adaleti sağlama konusunda oldukça dikkatli davranmaya çalışırlardı.
“maat” uyguladığı yasa ile yaratılan varlıklar arasında dengeyi sağlayan, her türlü etkiye bir tepki oluşturan bilinçli ve akıcı bir sistemdi. çünkü evrende yaratılmış bulunan her şey ruhsal düzeyde birbiriyle ilişkiliydi.
maat yasasısın koruyucu horus'tur. şahin başlı horus gök tanrısıdır. gözleri 24 saat açıktır ki, insanların hiçbir davranışını kaçırmayasın.
maat yasasına göre evrende bir denge söz konusudur. iyilik ve kötülük ilahi adaletin terazisini dengeleyen ölçülerdendir. maat adaleti simgeler.
bu nedenle firavunlar, adaleti sağlama konusunda oldukça dikkatli davranmaya çalışırlardı.
“maat” uyguladığı yasa ile yaratılan varlıklar arasında dengeyi sağlayan, her türlü etkiye bir tepki oluşturan bilinçli ve akıcı bir sistemdi. çünkü evrende yaratılmış bulunan her şey ruhsal düzeyde birbiriyle ilişkiliydi.
maat yasasısın koruyucu horus'tur. şahin başlı horus gök tanrısıdır. gözleri 24 saat açıktır ki, insanların hiçbir davranışını kaçırmayasın.
devamını gör...
mhp'nin okul projesine azerbaycan'dan ret cevabı gelmesi
doğru karardır. mhp gideceği yeride kurutur. türkiye'ye verdiği zararlar yetmiyormuş bir de başka yerlere sarıyorlar.
devamını gör...
goodbye lenin
kesinlikle izlenmesi gerekenler arasında. sosyalizme inanmış anne, oğlunun sokakta çatışmada olduğunu gördüğünde kalp krizi geçirir ve komaya girer. doktor ufacık bi şokun annesini öldüreceğini söyler ve alex için çabalama süreci başlar. oldukça basit ve soğuk bir apartman dairesinde geçmesinden ötürü fenalık gelebilir ancak politik sistem eleştirisi açısından mükemmel filmdir.
devamını gör...
tapınak şövalyeleri
ıv. philippe tarafından fransa'daki varlıkları büyük ölçüde sonlandırıldıktan sonra yer altına inen ve daha sonra tekrar güçlenerek yeniden piyasaya çıkan, sözde hristiyanlığın koruyucusu olan örgüt.
bu yazı biraz "arkası yarın" kuşağı gibi oldu aslında. dün epey uzun yazdığımdan hepsini aynı tanım içerisinde daha da uzatmak istemedim. devamını bu tanımla anlatacağım.
***
fransa'da haklarında tutuklama kararı çıktıktan ve liderleri ile birlikte çok sayıda üyeleri öldürüldükten sonra tapınakçılar için farklı bir süreç başladı. avrupa'nın diğer ülkelerinde varlıklarına pek büyük bir darbe indirilmemişti. her ne kadar ıv. philippe bunun için çabalamışsa da, tüm ülkelerin fransa ile dostça ilişkilerinin olmaması, kiliseler arası çekişmeler, tapınakçılarla kurulmuş olan ticari ilişkiler gibi nedenler, birçok ülkenin bu örgütün yakasına yapışmasına engel olmuştu. hatta bazı ülkelerde yargılanmış ve suçsuz bulunmuşlardı.
tapınakçılar yine de bir süre yer altına inerek faaliyetlerini gizli şekilde sürdürdüler. bir yandan faaliyet gösterdikleri ülkelerde krallara ve yine papa'ya bağlı kalmaya özen gösterdiler, bir yandan da fikirlerini ve yaşam tarzlarını yaymak için yeni bir aracı buldular: masonluk, gül ve haç tarikatı gibi cemiyetler...
***
yukarıda bir yazar arkadaşın da dediği gibi, kendi devletlerini kurma arzusu sonunda, isviçre'yi tapınakçılar'ın kurduğu söylenir. ancak örgütün esas yönetim merkezi portekiz'di. bu ülkeyi de tapınakçıların kurduğu söylenebilir. hatta portekiz'in denizcilikte gelişme nedeni de, örgütün zamanında denizcilerle geçirdiği zaman ve onlardan öğrendiklerini uygulamalarıydı.
devlet kurmak, aşırı derecede zenginleşmek uğruna her türlü illegal işe bulaşmak, bankacılığın temellerini atmak gibi birçok marifetlerini bir araya getirip baktığınızda, aslında tapınakçıların, kapitalizmin temelini attığını söyleyebiliriz.
devlet kuracak kıvama gelmiş olsalar da, avrupa genelinde haklarındaki olumsuz tutum devam ediyordu. bu nedenle bir plan kurdular. buna göre portekiz'de örgüt sözde kapatılacak ama başka bir isimle yeniden açılıp sadece portekiz kralına bağlı olacaktı.
bu planın avantajları vardı tapınakçılar için; malları kilise'nin eline geçmemiş olacaktı (ki bu yüzden daha da zenginleştiler) ve papa ile bir bağlantıları kalmadığından dinle bağlantılı bir hayat sürme zorunluluğundan da kurtulacaklardı. zira örgüt sadece görünürde hristiyandı. oysa bağlı oldukları inancın onunla pek alakası yoktu. daha çok büyülerle, kabala ile, hristiyanlığın yasakladığı işlerle uğraşıyorlardı.
***
birkaç ülkede yeniden palazlanmaya başladıklarında, yeni papa tapınakçılarla tekrar anlaşarak bu durumun nimetlerinden yararlanmak istedi ve böylece portekiz'de "isa tarikatı" adıyla yeniden açılan versiyonunu onayladı örgütün. bunun sonucunda da tapınakçıların yeniden birçok ülkede serbestçe gezmesinin önü açılmış oldu.
reform hareketleri sonrasında kilise güç kaybedince, tapınakçılar yeni bir dayanak noktası aradılar. akıllarına, örgütlerinin dinle alakası olmayan bir benzerini kurmak geldi. böylece devreye mason loncaları girmiş oldu. o zamanlar meslek örgütleri olan loncalara sızan tapınakçılar, bu loncaların koruması altında yükselmeye devam ettiler. birçok lonca içerisinden masonları, yani duvarcı ustalarını seçmelerinin nedeni, hemen hemen benzer mistik inançlara ve sembolizme sahip olmalarıydı.
zamanla tapınakçılar, masonları da kendilerine benzetmişlerdi. loncalar meslek birlikleri olmaktan çıkıp, siyasi tuzaklar kurmak için kullanılan yerler haline gelmiş, loncadan locaya evrilmişlerdi. üstelik bu topluluklar iyice iç içe geçmiş, tapınakçıların büyük üstatları aynı zamanda masonların da büyük üstadı olmaya başlamıştı. örgüt merkezi olarak aynı mekânları kullanıyorlardı. masonluğa kabul törenlerini duymuşsunuzdur. bunlar bile hemen hemen aynı ritüelleri içeriyordu tapınakçılarla.
masonluğa baskın çıkan tapınakçılar, locaların yapısını bir bir değiştirmeye ve onları da gizli örgüt biçimine sokmaya başlamıştı. ünlü iskoç riti tapınakçılar tarafından kurulmuştu ve "masonik rit" adı altında, tapınakçıların sapkın ayinlerini yapmak ve bu tür inançlarını yaymak için kullanılmıştı. tapınakçılar bu arada din karşıtı olan tüm örgütleri de gaza getirip kilise ve hristiyanlığa karşı doldurmayı ihmal etmiyordu.
***
zamanla kilise güç kaybetmeye başladı. tapınakçılar, gelişen dünyaya ayak uydurarak, zenginlik elde etmek için simya, astroloji gibi bilim dışı işleri bırakıp, dönemin gelişmekte olan bilim ve teknolojisine yönelmişlerdi. artık temel bilimlerde kontrolü ele geçirmek için kendilerini eğitiyorlardı.
protestanlık, kilise'ye karşı çıkma araçlarından biri olarak biçilmiş kaftandı. tam da tapınakçıların elinden çıkma gibi görünüyordu. mason localarında toplanan, önemli mevki ve meslek sahibi kişiler, kendilerini iyice siyasi entrikalara vermişti. bu ortam, fransız devrimi'nin de tapınakçıların elinden çıkması için son derece uygundu.
***
gerisi yakın tarih olduğundan çok da fazla izaha ihtiyaç yok. mason locaları günümüzde hâlâ faaliyetlerini sürdürüyor. osmanlı'da bile birçok mason paşa ve devlet adamı olduğunu biliyoruz. aslında bu insanların çoğu, mason localarını bir statü göstergesi olması nedeniyle üye olmaya değer görüyordu. oysa perde arkasında dönenlerden, çoğunun haberi bile yoktu.
1935 yılında localar atatürk tarafından kapatıldıysa da (ki atatürk'ün ölümünün masonların elinden olduğu iddiaları bulunmaktadır. nasıl öldüğüne dair 1-2 kitap okursanız, ölümünün çok da doğal olmadığını görürsünüz) 13 sene boyunca gizlice faaliyetlerini sürdürdüler. 1964'te ise türkiye'deki mason cemiyetleri süleyman demirel'in mason olup olmaması ile ilgili anlaşmazlığa düşerek ikiye bölündü.
günümüzde mason cemiyetlerinin tam olarak nasıl bir yapı içerisinde bulunduğunu doğrusu ben de bilemiyorum. tabii ki kendi sitelerinde, kendileriyle ve misyonlarıyla ilgili birtakım açıklamalar var. fakat bir yandan bu kurumları ve üyelerini töhmet altında bırakmak istemiyorum. bir yandan da geçmişi böylesine karanlık iddialarla dolu cemiyetlerin, bu geçmişten tamamen arınıp "iyilik, güzellik, çiçek, böcek..." şeklinde amaçlarla faaliyetlerine devam ediyor olması ihtimali nedir, onun yorumunu size bırakıyorum.
bu bilgilerin çoğu ve daha fazlası serdar adalı'nın tapınak şövalyeleri adlı kitabında mevcut. okumak isteyen olursa, kutsal kase ile olan ilişkileri dahil oldukça fazla ayrıntıya yer veren bir kitap olduğunu söylemiş olayım, yazıyı bitirmeden.
bu yazı biraz "arkası yarın" kuşağı gibi oldu aslında. dün epey uzun yazdığımdan hepsini aynı tanım içerisinde daha da uzatmak istemedim. devamını bu tanımla anlatacağım.
***
fransa'da haklarında tutuklama kararı çıktıktan ve liderleri ile birlikte çok sayıda üyeleri öldürüldükten sonra tapınakçılar için farklı bir süreç başladı. avrupa'nın diğer ülkelerinde varlıklarına pek büyük bir darbe indirilmemişti. her ne kadar ıv. philippe bunun için çabalamışsa da, tüm ülkelerin fransa ile dostça ilişkilerinin olmaması, kiliseler arası çekişmeler, tapınakçılarla kurulmuş olan ticari ilişkiler gibi nedenler, birçok ülkenin bu örgütün yakasına yapışmasına engel olmuştu. hatta bazı ülkelerde yargılanmış ve suçsuz bulunmuşlardı.
tapınakçılar yine de bir süre yer altına inerek faaliyetlerini gizli şekilde sürdürdüler. bir yandan faaliyet gösterdikleri ülkelerde krallara ve yine papa'ya bağlı kalmaya özen gösterdiler, bir yandan da fikirlerini ve yaşam tarzlarını yaymak için yeni bir aracı buldular: masonluk, gül ve haç tarikatı gibi cemiyetler...
***
yukarıda bir yazar arkadaşın da dediği gibi, kendi devletlerini kurma arzusu sonunda, isviçre'yi tapınakçılar'ın kurduğu söylenir. ancak örgütün esas yönetim merkezi portekiz'di. bu ülkeyi de tapınakçıların kurduğu söylenebilir. hatta portekiz'in denizcilikte gelişme nedeni de, örgütün zamanında denizcilerle geçirdiği zaman ve onlardan öğrendiklerini uygulamalarıydı.
devlet kurmak, aşırı derecede zenginleşmek uğruna her türlü illegal işe bulaşmak, bankacılığın temellerini atmak gibi birçok marifetlerini bir araya getirip baktığınızda, aslında tapınakçıların, kapitalizmin temelini attığını söyleyebiliriz.
devlet kuracak kıvama gelmiş olsalar da, avrupa genelinde haklarındaki olumsuz tutum devam ediyordu. bu nedenle bir plan kurdular. buna göre portekiz'de örgüt sözde kapatılacak ama başka bir isimle yeniden açılıp sadece portekiz kralına bağlı olacaktı.
bu planın avantajları vardı tapınakçılar için; malları kilise'nin eline geçmemiş olacaktı (ki bu yüzden daha da zenginleştiler) ve papa ile bir bağlantıları kalmadığından dinle bağlantılı bir hayat sürme zorunluluğundan da kurtulacaklardı. zira örgüt sadece görünürde hristiyandı. oysa bağlı oldukları inancın onunla pek alakası yoktu. daha çok büyülerle, kabala ile, hristiyanlığın yasakladığı işlerle uğraşıyorlardı.
***
birkaç ülkede yeniden palazlanmaya başladıklarında, yeni papa tapınakçılarla tekrar anlaşarak bu durumun nimetlerinden yararlanmak istedi ve böylece portekiz'de "isa tarikatı" adıyla yeniden açılan versiyonunu onayladı örgütün. bunun sonucunda da tapınakçıların yeniden birçok ülkede serbestçe gezmesinin önü açılmış oldu.
reform hareketleri sonrasında kilise güç kaybedince, tapınakçılar yeni bir dayanak noktası aradılar. akıllarına, örgütlerinin dinle alakası olmayan bir benzerini kurmak geldi. böylece devreye mason loncaları girmiş oldu. o zamanlar meslek örgütleri olan loncalara sızan tapınakçılar, bu loncaların koruması altında yükselmeye devam ettiler. birçok lonca içerisinden masonları, yani duvarcı ustalarını seçmelerinin nedeni, hemen hemen benzer mistik inançlara ve sembolizme sahip olmalarıydı.
zamanla tapınakçılar, masonları da kendilerine benzetmişlerdi. loncalar meslek birlikleri olmaktan çıkıp, siyasi tuzaklar kurmak için kullanılan yerler haline gelmiş, loncadan locaya evrilmişlerdi. üstelik bu topluluklar iyice iç içe geçmiş, tapınakçıların büyük üstatları aynı zamanda masonların da büyük üstadı olmaya başlamıştı. örgüt merkezi olarak aynı mekânları kullanıyorlardı. masonluğa kabul törenlerini duymuşsunuzdur. bunlar bile hemen hemen aynı ritüelleri içeriyordu tapınakçılarla.
masonluğa baskın çıkan tapınakçılar, locaların yapısını bir bir değiştirmeye ve onları da gizli örgüt biçimine sokmaya başlamıştı. ünlü iskoç riti tapınakçılar tarafından kurulmuştu ve "masonik rit" adı altında, tapınakçıların sapkın ayinlerini yapmak ve bu tür inançlarını yaymak için kullanılmıştı. tapınakçılar bu arada din karşıtı olan tüm örgütleri de gaza getirip kilise ve hristiyanlığa karşı doldurmayı ihmal etmiyordu.
***
zamanla kilise güç kaybetmeye başladı. tapınakçılar, gelişen dünyaya ayak uydurarak, zenginlik elde etmek için simya, astroloji gibi bilim dışı işleri bırakıp, dönemin gelişmekte olan bilim ve teknolojisine yönelmişlerdi. artık temel bilimlerde kontrolü ele geçirmek için kendilerini eğitiyorlardı.
protestanlık, kilise'ye karşı çıkma araçlarından biri olarak biçilmiş kaftandı. tam da tapınakçıların elinden çıkma gibi görünüyordu. mason localarında toplanan, önemli mevki ve meslek sahibi kişiler, kendilerini iyice siyasi entrikalara vermişti. bu ortam, fransız devrimi'nin de tapınakçıların elinden çıkması için son derece uygundu.
***
gerisi yakın tarih olduğundan çok da fazla izaha ihtiyaç yok. mason locaları günümüzde hâlâ faaliyetlerini sürdürüyor. osmanlı'da bile birçok mason paşa ve devlet adamı olduğunu biliyoruz. aslında bu insanların çoğu, mason localarını bir statü göstergesi olması nedeniyle üye olmaya değer görüyordu. oysa perde arkasında dönenlerden, çoğunun haberi bile yoktu.
1935 yılında localar atatürk tarafından kapatıldıysa da (ki atatürk'ün ölümünün masonların elinden olduğu iddiaları bulunmaktadır. nasıl öldüğüne dair 1-2 kitap okursanız, ölümünün çok da doğal olmadığını görürsünüz) 13 sene boyunca gizlice faaliyetlerini sürdürdüler. 1964'te ise türkiye'deki mason cemiyetleri süleyman demirel'in mason olup olmaması ile ilgili anlaşmazlığa düşerek ikiye bölündü.
günümüzde mason cemiyetlerinin tam olarak nasıl bir yapı içerisinde bulunduğunu doğrusu ben de bilemiyorum. tabii ki kendi sitelerinde, kendileriyle ve misyonlarıyla ilgili birtakım açıklamalar var. fakat bir yandan bu kurumları ve üyelerini töhmet altında bırakmak istemiyorum. bir yandan da geçmişi böylesine karanlık iddialarla dolu cemiyetlerin, bu geçmişten tamamen arınıp "iyilik, güzellik, çiçek, böcek..." şeklinde amaçlarla faaliyetlerine devam ediyor olması ihtimali nedir, onun yorumunu size bırakıyorum.
bu bilgilerin çoğu ve daha fazlası serdar adalı'nın tapınak şövalyeleri adlı kitabında mevcut. okumak isteyen olursa, kutsal kase ile olan ilişkileri dahil oldukça fazla ayrıntıya yer veren bir kitap olduğunu söylemiş olayım, yazıyı bitirmeden.
devamını gör...
profil fotoğrafı kedi olan yazarlar
kediden izin alıp almadığı merak konusu olan yazardır:))).
devamını gör...
çaylak entry'lerini gizlemek
vicdansız insanların yaptığı eylem. biz insan değil miyiz? neden görmezden geliyorsunuz ey insanoğlu.
devamını gör...
sevgilisini döverken kayda aldıran çocuk
kizimi daha guzel sartlarda buyutmek icin sahip oldugumuz herseyi birakip ulkeyi terketme kararimin ne kadar dogru oldugunu gosteren bir organizma. bunu bu sekilde yetirstiren anasina babasina sovmek lazim da, su kizin babasi olsam bu cocugu once guzel bi dover sonra da bu kista komple soyup ciril ciplak sokak ortasinda tasma takip gezdirirdim.
devamını gör...
uyurken yastığa sarılmak
yapmazsam uyuyamam, adeta bir anne şefkati gibi, kendimi huzurlu ve güvende hissetmemi sağlıyor , bu sayade şıpdadanak uykuya huzur içinde dalabiliyorum.
çift yastık , kalp kalp kalp.
çift yastık , kalp kalp kalp.
devamını gör...
telefonla konuşurken yapılan saçmalıklar
telefondaki kişiyi anladığımda ya da onayladığımda kafa sallamak.
devamını gör...