sevdiğin birini kaybettiğinde. alışana kadar hayat dünyanın en anlamsız şeyi olarak görülür, sadece diğer sevdiklerin üzülmesin diye yaşıyor numarası yaparsın.
devamını gör...

üzücü bir durum. kepenk kapatmasa da çoğu işletmenin çok zor günler geçirdiğini biliyoruz. kepenk kapatmayanların da hali çok iç açıcı değil yani.

yalnız bunları savunurken parti mensubunuz, eski milletvekiliniz çıkıp erdoğan gitsin diye canımı veririm diye açıklamalar yapıyor. siz bu ülkenin ana muhalefet partisinin başkan yardımcısı olarak keşke rakam vermek yerine ya da bu rakamları verdikten sonra bunun olmaması için neler yapacağınızı anlatsanız. hoş anlatmak yetmiyor. bir icraat görsek, örgütlenseniz, sesinizi yükseltseniz hoş olmaz mı?
devamını gör...

levent yüksel'in tuana şarkısında geçen ümit verici söz. pandemi zamanında da ihtiyaç duyulan bir ümit sözü olabilmektedir.
'ne de olsa kışın sonu bahardır' dersin ama "eğer kış, 'bahar yüreğimdedir' deseydi, ona kim inanırdı." diyen halil cibran ortalığı karıştırıp son noktayı koyar bir şekilde...
devamını gör...

elazığ bölgesinin lokomotif üzümlerindendir. iri taneli, iri salkımlı, gri puslu, siyah renkli, etli ve geç olgunlaşan bir üzüm. üzümden düşük tanenli, yüksek asitli ve dengeli şaraplar üretiliyor.
devamını gör...

sinirden kriz geçirmenize sebep olacak açıklamalardır.
içinde keşke bizim de evimiz yansaydı diyecekler gibi bir cümle geçiyor.

twitter.com/bulendecevit/st...


yüzsüzler. şeref yoksunları. iş bilmez adiler.
devamını gör...

günaydın! umarım bugün kesinlikle, harika bir gün geçirirsin! çünkü bunu hakediyorsun. kimsenin veya hiçbir şeyin seni üzmesine izin verme, sen çok güçlüsün!!
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

milli savunma bakanlığı, fırat kalkanı bölgesindeki bir kirpi aracına teröristler tarafından düzenlenen saldırıda 2 askerin şehit olduğunu, 2 askerin de yaralandığını açıkladı. şehitlerimiz için allah’tan rahmet diliyor, mekanları cennet olsun diyorum.
ateş yine düştüğü yeri yakacak…

şehidin helvası sizin ocakta kavrulmadığı sürece size hep tatlı gelecek

şimdi bülent serttaş beyin açıklamasına dönebilirsiniz vatan evlatları yaşamını yitirmiş ne gam, iki kelam etmeyin tabiki…
buradan
devamını gör...

bugün hala, katılımcıları tarafından çok iyi korunduğu için hakkında çok az şey bildiğimiz, eleusis gizemleri'nin doğuşunun konu edildiği mitosun da kahramanıdır. diğer ismi olan kore "bakire, genç kız" anlamına gelir. yer altı tanrısı hades, persephone'u yer altına kaçırmıştır. hades üzerine anlatılan tek hikaye persephone ile arasında geçen bu olayı konu edinir.

homeros şöyle aktarıyor:

"demeter'in de yatagina girdi zeus,
canlıları doyuran, tarlalar tanrıçasının.
ak kollu persephone'yi dogurdu demeter,
yer altı tanrısı aidoneus
kaçırdı onu anasının koynundan
ve bilge zeus bıraktı kızını ona"


ayrıca, azra erhat - (bkz: mitoloji sözlüğü (kitap)) .
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sonu hiç hayra alamet olmayan ve insanı ayar eden cümle.
şahsın gelmeyeceğine delalettir.
devamını gör...

tinki winki, dipsi, lala ve po adlı dört kahramanı ve gülen bir güneş bebeği vardır.
devamını gör...

uyumadan önce dinlemekten büyük keyif aldığım oyunlardır . trt dinle uygulamasını tavsiye ederim ben oradan dinliyorum. "bir aşk şarkısı" oyununu dinlemelisiniz.
devamını gör...

doğmadan önce ne olduysa o olacaktır , yani koskoca bir hiçlik.
devamını gör...

elde dokunan, yüzde yüz koyun yününden yapılan, kullandıkça değeri artan bir yörük halısı. balıkesir sındırgı ile özdeşleşmiş halılar desen motifleri ile orta asya'dan göç eden yörüklerin kültür ve hikayelerini yansıtıyor.
devamını gör...

mr.gee-elektro.
devamını gör...

'64 doğumlu fransız oyuncu. sanatçı bir aileden geliyor. heykeltıraş ve yönetmen bir baba, yönetmen ve oyuncu bir anne. paris'te oyunculuk eğitimini tamamladıktan sonra henüz 23 yaşındayken philip kaufman yönetmenliğinde the unbearable lightness of being gibi kült olmuş bir filmde başrolü oynayabildi. evet oynayabilmek bu. kitabı okuduysanız ya da en azından filmi izlediyseniz anlıyorsunuz beni eminim. hikaye de karakterler de öyle zorlayıcı ki oyuncunun tek filmi bu olsaydı bile, altından hakkıyla kalktığı için adını sinemaseverler hiçbir zaman unutmazlardı. evet iddialıyım.
milan kundera'nın ünlü romanı varolmanın dayanılmaz hafifliği'nden uyarlanan ve otoritelerce iyi kitap uyarlamalarından biri olarak kabul edilen bu filmde daniel day lewis ile birlikte oynadıktan sonra kariyer basamaklarını tırmanmaya devam etti juliette binoche. üç renk üçlemesi'nin ilk filmi olan trois couleurs bleu'da psikanalitik bir kadın hikayesi ile karşımıza çıktı ve performansı ile öyle gözler doldurdu ki film gösterime girdikten çok kısa bir süre sonra kendisine alınabilecek tüm ödülleri kazandıracak the english patient filminin başrolü hanna teklif edildi. oscar, bafta, altın ayı ve daha birçok uluslararası ödülü kaptığı bu rolüyle tüm dünyada tanındıktan sonra da durmadı. juliette binoche en çok kazanan fransız oyunculardan biri olarak güzelliğinin ve kariyerinin zirvesinde olduğu dönemde bir mükemmel filmde daha oynayarak filmografisini taçlandırdı; chocolat.

ben bir de clouds of sils maria'daki performansından söz etmek istiyorum yalnız. filmi zaten çok severim ancak maria o kadar katmanlı bir karakter ki bu filmin kastında juliette binoche gibi çok yönlü bir oyuncunun tercih edilmiş olmasının asla rastlantı olmadığına inanıyorum.
böyle oyuncuları çok görmüyoruz. aslında çok da lazım değil. iyi oyuncu demek belli bir kalıba sahip olmamak, her filminde başka biri olabilmek veya "çok juliette olmamak" demek değil. ancak işte bazıları böyle. her bir hikayede, canlandırdığı her karakterde vücut dili, enerjisi, mimikleri bile farklı. seviyorum. başlığın ilk entrysini yazmış olmanın ve bu entrynin kadının güzelliği ile alakalı olmamasının haklı gururunu yaşıyorum. yalan yok benim de bahsedesim geldi bundan bir ara ama çaktırmayın.
devamını gör...

20. yüzyılın başlarında waterbury saat fabrikası'nda çalışan ve karanlıkta parlayan boyalarla saatleri boyayan ama o parlayan şeyin ne olduğunu anladıklarında iş işten geçtiği için canlarından olan işçi kızlar.

1. dünya savaşı'nda askerler cephede düşman tarafından görülmeden saati öğrenmek için bu fosforlu saatleri kullanıyordu. bu güzel saatler savaştan sonra moda olmuştu. bu nedenle fabrika, birçok genç kızı bu saatleri bu parlak madde ile boyamaları için işe almıştı.

kızlar işten artan boyaları, gece karanlığında ışıl ışıl görünmek için her taraflarına sürüyor, dişlerini bununla parlatıyor, dudaklarına bu boyayı sürüyordu. zaten boya yaptıkları fırçayı da sivriltmek için zaman zaman dudaklarından yardım aldıkları oluyordu.

ancak bir süre sonra kızların dişlerinde dökülmeler, çene kemiklerinde erimeler, kapanmayan yaralar görülmeye başlandı. ölüm vakaları da manzaraya dahil oldu.

maalesef kızların neredeyse içinde yüzdüğü bu parlak boya, radyumdu. bu son derece radyoaktif bir maddeydi.

curie ailesi bu elementi keşfettikten sonra, ne yazık ki büyük bir yanılgı ile kansere iyi geleceğini düşünmüşlerdi ve ortalığı bir radyum çılgınlığı sarmıştı. radyum içeren ürünler eczanelerde bile satılmaya başlanmıştı.

kızlar hastalık ve ölümlerle boğuşmaya başlayıp vakalar da tavan yapınca bu işin peşine düşüldü. görüldü ki vücutlarında yoğun miktarda radyum var, hatta nefes verdiklerinde ağızlarından radon gazı çıkıyor. üstelik ölen kızların kemikleri bile radyasyon yaymaya devam ediyordu.

***

tabi gerçek ortaya çıkınca eski çalışanlar fabrikaya karşı dava açtılar.

--- alıntı ---

kısa bir süre sonra davaya hastalanmış başka eski çalışanlar da katıldı. davacılar, kişi başına 250.000 dolar tazminat talep ediyorlardı. ancak fabrikanın arkasındaki politik ve maddi destek çok güçlü idi ve dava uzadıkça uzuyordu. dava sürerken quinta’nın iki kalça kemiği de kırıldı, albina tamamen yatalak hale geldi. edna artık neredeyse yürüyemez hale gelmişti ve fabrikada çalışmayı bırakalı yıllar olmasına rağmen geceleri hala saçları parıldıyordu. çene kemiği kopmuş olan katherine, avukatına “eğer 250.000 doları kazanırsam cenazeme bir sürü gül alabilirim değil mi?” diye soruyordu.

dava, çekişmeli bir şekilde üç yıl sürdü, bu sırada davalı genç kızlardan 13 tanesi radyum zehirlemesine bağlı çeşitli nedenlerle hayatını kaybetti. 1928 sonbaharında, dava nihayet sonuca bağlandı ve jüri us radium firmasının her bir davalıya 10.000 dolar tazminat ödemesine, ölene kadar da 600 dolar aylık bağlamasına ve tüm tıbbi bakım ücretlerini de üstlenmesine karar verdi. ilaveten, radyum boyası kullanımına ilişkin ciddi düzenlemeler getirildi.

(acikbilim. com'dan alıntıdır.)

--- alıntı ---

ne yazık ki birçok kimyacının da genç yaşta ölme nedeni, o zamanlar ne olduğu iyi bilinmeyen radyoaktivitedir.

çenesinde tümör çıkan radyum kızlarından biri:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim