bu yazara yakın zamanda çok fazla beğeni yaptığınız için oyunuz kaydedilmedi
okuyarak(!) üst üste beğenen ya da favorileyen beni üzmüştür.
geçenlerde favorilerde başıma gelmişti, bugün de beğenilerde. sevdiğim, takip ettiğim yazarların profiline girip okuyup beğenip ya da favorileyip çıkıyordum. her girdisini beğendiğim yazar da çok nadir zaten, beğenmeden geçtiklerim de oluyor. sonuçta seri gibi görünse de, her yazılanı da beğenmiyoruz. kime ne zararım vardı?*
bu arada uzun entry’leri okuyup beğenirken bu uyarı çıkmadı. sanırım uzun yazın diyorlar ya da çok fazla entry girmeyin, insanları üst üste beğenmeye itmeyin.*
geçenlerde favorilerde başıma gelmişti, bugün de beğenilerde. sevdiğim, takip ettiğim yazarların profiline girip okuyup beğenip ya da favorileyip çıkıyordum. her girdisini beğendiğim yazar da çok nadir zaten, beğenmeden geçtiklerim de oluyor. sonuçta seri gibi görünse de, her yazılanı da beğenmiyoruz. kime ne zararım vardı?*
bu arada uzun entry’leri okuyup beğenirken bu uyarı çıkmadı. sanırım uzun yazın diyorlar ya da çok fazla entry girmeyin, insanları üst üste beğenmeye itmeyin.*
devamını gör...
dış görünüşün her şey olduğu gerçeği
farklı değerlendirmelere konu olabilecek subjektif bir yargı içermektedir. iç güzellik, dıştaki çirkinliği bir nebze tolere edebilir. ancak yine de toplumsal hayatta, görünür çirkinliğe mesâfe konulur. insan, güzelliğin meftûnu ve vurgunudur, dışı güzel olanın içindeki çirkinliğe tahammül eder ve kahrını çeker de erdemli çirkinden bunu esirger, ona karşı gösterdiği güleryüz ile bile bir lütûf bahşettiğini vehmeder. istisnâları varsa da hükmümün kâidesi zarar görmez.
devamını gör...
kadınların birbirine boydan fotoğraf atıp erkeklere atmaması
universite zamanı 6 kızdan oluşan whatsapp grubumuzda kendi aramizda sıklıkla yaptığımız eylemdi.
kombin yapan mi dersin, manitasıyla buluşmaya gidenin seçtiği kıyafet defilesi mi dersin her türden fotoğraf vardı. önce amacına göre kullanıldı grup. ustürupluydu her şey. sonra kızlarımız kendini aştı. yarış haline geldi bu olay. baktım ki topluluk içinde telefonumu açamayacak duruma geldim *, galerim ankara' da yerlere atılan kağıttaki hatunların pozlarıyla dolmuş grubu sessize aldım. kisa bir süre sessizleşti grup. kimseden ses çıkmıyor. ben bu grubu hortlatayım dedim boydan bir fotoğraf atıp çıktım. grup hala sessizde tabii.
aradan 1 saat geçti gruptaki kızlardan biri beni arıyor. "whis çabuk attığın fotoğrafı kaldır, ecem'in abisi senin fotoğrafı" gördü. grupta herkes yönetici. ecem'de dahil. baktık gruba değişik değişik numaralar ekleniyor. ecem'in abisi ve arkadaşları bizim hareme sızmış *. galerim daha da şahlanıyor.
ertesi gün olağanüstü hal ilan ettik ve kızlarla bir toplantı yaptık. ecem'in yöneticilik görevini elinden aldık. gorevini kötüye kullandı çünkü. herkes tüm galerisini temizledi. delil melil bırakılmadı. bir daha boydan'mış, anlık'mış,nude'muş hiç o işlere girmedik.
kombin yapan mi dersin, manitasıyla buluşmaya gidenin seçtiği kıyafet defilesi mi dersin her türden fotoğraf vardı. önce amacına göre kullanıldı grup. ustürupluydu her şey. sonra kızlarımız kendini aştı. yarış haline geldi bu olay. baktım ki topluluk içinde telefonumu açamayacak duruma geldim *, galerim ankara' da yerlere atılan kağıttaki hatunların pozlarıyla dolmuş grubu sessize aldım. kisa bir süre sessizleşti grup. kimseden ses çıkmıyor. ben bu grubu hortlatayım dedim boydan bir fotoğraf atıp çıktım. grup hala sessizde tabii.
aradan 1 saat geçti gruptaki kızlardan biri beni arıyor. "whis çabuk attığın fotoğrafı kaldır, ecem'in abisi senin fotoğrafı" gördü. grupta herkes yönetici. ecem'de dahil. baktık gruba değişik değişik numaralar ekleniyor. ecem'in abisi ve arkadaşları bizim hareme sızmış *. galerim daha da şahlanıyor.
ertesi gün olağanüstü hal ilan ettik ve kızlarla bir toplantı yaptık. ecem'in yöneticilik görevini elinden aldık. gorevini kötüye kullandı çünkü. herkes tüm galerisini temizledi. delil melil bırakılmadı. bir daha boydan'mış, anlık'mış,nude'muş hiç o işlere girmedik.
devamını gör...
en son ağlanan şey
o'ndan gelmeyen, belki de hiç gelmeyecek habere.
devamını gör...
turkish cowboys
az önce kızımın bana bahsettiği, kpop fanlarının kullandığı, 1996 yılında çıkan lise yıllarımın neşeli şarkısı.
kaç yıllık şarkıyı kızımdan duyması, duygulandırdı.
en son, yıllar önce oğlum, ahmet kaya'yı keşfettiğinde böyle duygulanmıştım.*
kaç yıllık şarkıyı kızımdan duyması, duygulandırdı.
en son, yıllar önce oğlum, ahmet kaya'yı keşfettiğinde böyle duygulanmıştım.*
devamını gör...
kafa sözlük
yol aynı yoldur, sadece araç değiştiriliyor.
devamını gör...
gönlü boş yazarlar veri tabanı
devamını gör...
normal sözlük’te tanımlarını sevdiğiniz yazarlar
(bkz: zülal_kalender1) severek okuyorum.
devamını gör...
yumurtalı ekmek
bugün detoks kafasıyla uyanamayacağımı biliyordum da, yumurtalı ekmek de denmez be sözlük. çok açım çok. çok aç uyandım yapcaz mecbur*
devamını gör...
güçlü insanların ortak özellikleri
alfa ve ağır başlı olmaları.
devamını gör...
uluslararası ilişkiler
uluslararası ilişkiler , “uluslararası sistem” içindeki aktörlerin , devletlerin, diğer devletlerle, uluslararası, bölgesel, hükümetler arası örgütler, çok uluslu şirketler, uluslararası normlar ve uluslararası toplumla olan ilişkilerini inceleyen disiplinler arası bir disiplindir. disiplinler arası olması sebebiyle (bkz: hukuk), (bkz: iktisat), (bkz: sosyoloji), (bkz: tarih), (bkz: felsefe), (bkz: coğrafya)gibi bir çok disiplinden faydalanır.
devamını gör...
geceye bir hayat dersi bırak
bu yaşıma gelene kadar öğrendiğim en muazzam şey tepkisiz kalabilmek.
ınanılmaz kırılmış, şaşırmış yada üzülmüş olsam bile herşeyin olabilirliğini,
herkesin herşeyi yapabileceğini kabullenmek.!
ınanılmaz kırılmış, şaşırmış yada üzülmüş olsam bile herşeyin olabilirliğini,
herkesin herşeyi yapabileceğini kabullenmek.!
devamını gör...
fonograf
edison'un, telgraf üzerinden gelen mesajların kaybolmasını önlemek amacıyla geliştirdiği bir tür ses kayıt cihazıdır. ve bu cihaz, iletişim amacıyla da kullanılmış.
açıkçası, çin'de bir çinlinin başına gelenler kitabını okurken adını duyduğum -ya da adı daha çok dikkatimi çeken- bu cihazın, gerçekten de bir dönem için iletişim aracı olarak kullanılan bir cihaz olduğunu hiç düşünmemiştim. verne'nin hayal gücünden çıkmış bir cihaz olduğunu düşünmüştüm sadece. adını bir telgraf vs. kadar çok duymamamız şaşırtıcı geldi. ya da belki de sadece ben duymamış da olabilirim.
anladığım kadarıyla, önce bir fonograftan sesini kaydediyorsun. sesini kaydettiğin şeye kitapta* kağıt denmiş. kafamda, film şeridi gibi bir şey canlandı daha çok. sonra bu kaydı, zarfla karşı tarafa gönderiyorsun. alıcı da bu kağıdı kendi fonografına yerleştirip dinliyor.
zarfın içinde fonografa yerleştirildiğinde insan sesini taklit eden eğik çizgilerin bulunduğu o kağıtlardan biri vardı. kağıt, bir mekanizmanın çevirmeye başladığı fonografın rulosuna takıldı ve le-u kulağını yaklaştırarak bilindik sesi işitti.
le-u, nişanlısından aldığı bu fonograf kayıtlarını baya şiirsel anlatıp ''bu alet sanki o yanımdaymış gibi bana konuşuyordu!'' falan diye düşününce, hayalimde baya günümüz whatsapp ses kayıtları falan gibi canlandı olay şahsen. sonra edison'un deneme kaydını dinleyince hayalime güldüm baya. kız kardeşim le-u'nunki de aşk işte.
edison'nun fonograf denemesi:
açıkçası, çin'de bir çinlinin başına gelenler kitabını okurken adını duyduğum -ya da adı daha çok dikkatimi çeken- bu cihazın, gerçekten de bir dönem için iletişim aracı olarak kullanılan bir cihaz olduğunu hiç düşünmemiştim. verne'nin hayal gücünden çıkmış bir cihaz olduğunu düşünmüştüm sadece. adını bir telgraf vs. kadar çok duymamamız şaşırtıcı geldi. ya da belki de sadece ben duymamış da olabilirim.
anladığım kadarıyla, önce bir fonograftan sesini kaydediyorsun. sesini kaydettiğin şeye kitapta* kağıt denmiş. kafamda, film şeridi gibi bir şey canlandı daha çok. sonra bu kaydı, zarfla karşı tarafa gönderiyorsun. alıcı da bu kağıdı kendi fonografına yerleştirip dinliyor.
zarfın içinde fonografa yerleştirildiğinde insan sesini taklit eden eğik çizgilerin bulunduğu o kağıtlardan biri vardı. kağıt, bir mekanizmanın çevirmeye başladığı fonografın rulosuna takıldı ve le-u kulağını yaklaştırarak bilindik sesi işitti.
le-u, nişanlısından aldığı bu fonograf kayıtlarını baya şiirsel anlatıp ''bu alet sanki o yanımdaymış gibi bana konuşuyordu!'' falan diye düşününce, hayalimde baya günümüz whatsapp ses kayıtları falan gibi canlandı olay şahsen. sonra edison'un deneme kaydını dinleyince hayalime güldüm baya. kız kardeşim le-u'nunki de aşk işte.
edison'nun fonograf denemesi:
devamını gör...
akromegali
akromegalinin en sık nedeni hipofiz adenomundan aşırı büyüme hormonu salınımıdır.
klinikte tablo geç oturduğu için makreadenoma bağlı baş ağrısı ile başvururlar.
en sık görülen bulgu ise eller,ayaklar,çenelerdeki(akral) büyümedir.
bilinen kişiler arasında abraham lincoln örnek olarak verilebilir.
bu hastalarda maloklüzyon(diş aralığında genişleme görülür)
kemikler büyüyerek eklem aralığını daralttığı için artrit görülebilir.
hipertansiyon, büyüme hormonu artışına bağlı sekonder diyabet gelişir.
hipertrofik kardiyomyopati de yaygın olarak görülen bir durumdur.
tanıda en güvenilir test 75 gram ogtt(oral glukoz tolerans testi)'dir.
ilk tedavi yöntemi cerrahidir.
cerrahi başarı sağlanamazsa somatostatin analoğu okreotid medikal tedavide ilk tercihtir
en son büyüme hormonu reseptör antagonisti pegvisomant kullanılabilir.
klinikte tablo geç oturduğu için makreadenoma bağlı baş ağrısı ile başvururlar.
en sık görülen bulgu ise eller,ayaklar,çenelerdeki(akral) büyümedir.
bilinen kişiler arasında abraham lincoln örnek olarak verilebilir.
bu hastalarda maloklüzyon(diş aralığında genişleme görülür)
kemikler büyüyerek eklem aralığını daralttığı için artrit görülebilir.
hipertansiyon, büyüme hormonu artışına bağlı sekonder diyabet gelişir.
hipertrofik kardiyomyopati de yaygın olarak görülen bir durumdur.
tanıda en güvenilir test 75 gram ogtt(oral glukoz tolerans testi)'dir.
ilk tedavi yöntemi cerrahidir.
cerrahi başarı sağlanamazsa somatostatin analoğu okreotid medikal tedavide ilk tercihtir
en son büyüme hormonu reseptör antagonisti pegvisomant kullanılabilir.
devamını gör...
bizim niye sözlüğümüz yok
kafa sözlüğün çıkış noktasıdır.
annem ve babam da bu şekilde beni yapmışlar.
bizim niye erkek çocuğumuz yok demişler.
ta daaa.
annem ve babam da bu şekilde beni yapmışlar.
bizim niye erkek çocuğumuz yok demişler.
ta daaa.
devamını gör...
30 yaş üstü alkolik bekar erkek yazar tayfası
az kaldı, tüm kriterleri karşılayacağım*
devamını gör...


