william shakespeare
devamını gör...
kız almak vermek kalıbını kullanan insan
midemi bulandıran, zihniyetinden tiksindiğim insandır.
bir kadın hakkında "almak/vermek" tabirini kullanmak ona "eşya" muamelesi yapmaktır.
kadınların bu yüzyılda bile aşağılanması.. gerçekten çok acı...
bir kadın hakkında "almak/vermek" tabirini kullanmak ona "eşya" muamelesi yapmaktır.
kadınların bu yüzyılda bile aşağılanması.. gerçekten çok acı...
devamını gör...
yazarların en türk özelliği
yabancı dil bildiğini iddia eden kişilere ‘konuş bakayım nasıl konuşuyorsun’ şeklinde ısrarlarda bulunurum.
devamını gör...
güven
zor kazanılan, ama kolay kaybedilen yegane şey. lakin bunu başardığınız zaman, müthiş bir huzur kaplıyor içinizi. tabi bir de bunun karşılıklı olduğunu düşünün...
tabi şöyle de bir durum var ki, karşınızdakine güven duyamıyor oluşunuz: onun güvenilmez bir insan olduğunu da göstermez. sorun tamamen kuruntularınız da olabilir.
tabi şöyle de bir durum var ki, karşınızdakine güven duyamıyor oluşunuz: onun güvenilmez bir insan olduğunu da göstermez. sorun tamamen kuruntularınız da olabilir.
devamını gör...
yazarların en köylü özelliği
hala köy hayatı ile iç içe yaşıyorum.
bir ayağım köyde sonuçta.
gerisi köy hayatı, içinde onlarca şey var.
hayvan bakarım,köpek beslerim, köydeki tüm işleri kendi başıma yaparım, tamirat için tamirci felan çağırmam, traktör kullanırım, sebze yetiştiririm, bahçe sularım, meyva ağaçlarını budarım, bağdaş kurup yer minderinde otururum, çayı öksüz doyuran bardakta içerim, komşularımla yardımlaşırım, yaralı veya muhtaç bir hayvan görünce yardım ederim, civcivleri yırtıcılardan korurum, avlanırım, köy kahvesinde otururum, doğayı seyrederim, geceleri yıldızları seyrederim, köye gidince şivemi değiştiririm, şehirdeyken köyü özlerim.
bir ayağım köyde sonuçta.
gerisi köy hayatı, içinde onlarca şey var.
hayvan bakarım,köpek beslerim, köydeki tüm işleri kendi başıma yaparım, tamirat için tamirci felan çağırmam, traktör kullanırım, sebze yetiştiririm, bahçe sularım, meyva ağaçlarını budarım, bağdaş kurup yer minderinde otururum, çayı öksüz doyuran bardakta içerim, komşularımla yardımlaşırım, yaralı veya muhtaç bir hayvan görünce yardım ederim, civcivleri yırtıcılardan korurum, avlanırım, köy kahvesinde otururum, doğayı seyrederim, geceleri yıldızları seyrederim, köye gidince şivemi değiştiririm, şehirdeyken köyü özlerim.
devamını gör...
29 nisan 17 mayıs arası tam kapanma
lebaleb kongrelerin faturasını kesiyorlar. turizm sezonuna mı hazırlık bu? turizm için eve kapanan insanlar başka yerlerden gelen turistlerden hastalık kapmayacak mı? el insaf!
pandemi var, iş yok. maddi yardım da yapmıyor nasıl geçinecek bu insanlar?
geçinemeyen insan topluma isyan etse kim, ne diyebilir?
pandemi var, iş yok. maddi yardım da yapmıyor nasıl geçinecek bu insanlar?
geçinemeyen insan topluma isyan etse kim, ne diyebilir?
devamını gör...
hayatında hiç avrupa'ya seyahat etmemiş kültürsüz insan
seyahat yazamayan işlevsiz insanlara dert olmuşlardır.
devamını gör...
şükrü erbaş sözü
ayrılık ne biliyor musun?
ne araya yolların girmesi
ne kapanan kapılar
ne yıldız kayması gecede, ne güz
ne ceplerde tren tarifesi
ne de turna katarı gökte
insanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık!
ne araya yolların girmesi
ne kapanan kapılar
ne yıldız kayması gecede, ne güz
ne ceplerde tren tarifesi
ne de turna katarı gökte
insanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık!
devamını gör...
9 bin liralık ayakkabı giyen kaş kaymakamı
"cumhurbaşkanı da gelse ben görevimi yerine getirmekten imtina etmem" diyen memuru görevden alan kaş ilçemizin az muhterem sn. kaymakamı olur kendileri. *
devamını gör...
kendine ait bir oda
sorgulamalarını çok hoş benzetmelerle anlaşılır kılan, varlıklı bir ailenin kızının, 20.yüzyılın aslında her iki cinsede acımasız olduğu dönemde, fakir olanların anlayamayacağı mağduriyetlere karşı bir oda sahibi olmanın bireye katabileceklerini anlatan, türünün ilki olan kitap. yazarı virinıa wolf aslında çoğu evde, rahatın battığı şeklinde nitelenen, hassas kalpli bir karaktere sahip biri.
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
sütünü iç, git yat bugünlük yeter
san marino her ligde küme düşer
vişneyle yarışma eder seni beter
yazdıklarından belli burada seni ezerler.
san marino her ligde küme düşer
vişneyle yarışma eder seni beter
yazdıklarından belli burada seni ezerler.
devamını gör...
narsist kişilerle baş etme yolları
yoktur.* kendi istediği ölçüde kendini kullandırır. gün gelir sizi en değerli insan hissettirir. gün gelir yerin dibine de sokar. karşınızda stabil ve düzgün psikolojide bir insan olmadığını bilin. ancak çok zeki ve duygu kontrollü biri olmanız lazım narsist biriyle başa çıkabilmek için.
devamını gör...
emile zola
naturalizmin babası, fransız yazardır. dünya edebiyatinin en ünlü yazarlarindan olur kendisi.
19. yüzyılda yaşamıştır. 1898 yılında dreyfussun suçsuzluğunu savunan yazısı sebebiyle 1 yıl hapis cezasına mahkum edildi.
bir söylentiye göre bir delinin hikayesini anlatabilmek için bir müddet tımarhane de delilerle birlikte kaldığı söylenir. *
eserlerinde çok güzel betimlemeler yapar. betimlemelerle paris'te yaşamış birisi kadar bilgi sahibi olabilirsiniz. mesela meyhane kitabı en güzel örneğidir. alkol yüzünden bitip giden hayatları konu alır. germinal kitabıysa fransız devrimini daha iyi kavrayabilmek için okunması gereken çok çok önemli bir eserdir. emek isimli kitabında hayali düşüncelerini mutlu bir sonla aktarmıştır. nana ise okuduğunda insanda psikolojik çöküşler yaratacak bir eserdir. öncelerinde tiyatro oyuncu olan nananin fahişeliğe doğru itilen hayat hikayesini konu alır. ününü therese raquin eseriyle yakalamıştır. çöküş romanında savaşta fransa hükümetinin izlediği politikaları eleştirmiştir.
bir sonbahar zamanı bir otel odasında duman zehirlenmesinden hayatını kaybetmiştir. ve geriye okunmaya değer eserler bırakmıştır. dolu dolu hayatına dolu dolu eserler sığdırmıştır. bazı kişilerse emile zola'nın suikasta kurban gittiğini düşünmüşlerdir. *
19. yüzyılda yaşamıştır. 1898 yılında dreyfussun suçsuzluğunu savunan yazısı sebebiyle 1 yıl hapis cezasına mahkum edildi.
bir söylentiye göre bir delinin hikayesini anlatabilmek için bir müddet tımarhane de delilerle birlikte kaldığı söylenir. *
eserlerinde çok güzel betimlemeler yapar. betimlemelerle paris'te yaşamış birisi kadar bilgi sahibi olabilirsiniz. mesela meyhane kitabı en güzel örneğidir. alkol yüzünden bitip giden hayatları konu alır. germinal kitabıysa fransız devrimini daha iyi kavrayabilmek için okunması gereken çok çok önemli bir eserdir. emek isimli kitabında hayali düşüncelerini mutlu bir sonla aktarmıştır. nana ise okuduğunda insanda psikolojik çöküşler yaratacak bir eserdir. öncelerinde tiyatro oyuncu olan nananin fahişeliğe doğru itilen hayat hikayesini konu alır. ününü therese raquin eseriyle yakalamıştır. çöküş romanında savaşta fransa hükümetinin izlediği politikaları eleştirmiştir.
bir sonbahar zamanı bir otel odasında duman zehirlenmesinden hayatını kaybetmiştir. ve geriye okunmaya değer eserler bırakmıştır. dolu dolu hayatına dolu dolu eserler sığdırmıştır. bazı kişilerse emile zola'nın suikasta kurban gittiğini düşünmüşlerdir. *
devamını gör...
üzgün güzel bir kız gören erkeklerin psikolog kesilmesi
şahit olduğum olaylardan biridir.
sınıftan güzel bir kız ağlıyordu, baktım bizim kabo ibo kızın yanına gelmiş aysu nie ağlıysun kii, ama aysu kendni üzyosun, aysu yannış düşünüysunkiii diye kıza olta at.. pardon moral vermeye çalışıyor.
yani şöyle izah ediyim ibo ki öz abisini ablasını ağlarken görse umuruna bile getirmez o kadar diyim..
sınıftan güzel bir kız ağlıyordu, baktım bizim kabo ibo kızın yanına gelmiş aysu nie ağlıysun kii, ama aysu kendni üzyosun, aysu yannış düşünüysunkiii diye kıza olta at.. pardon moral vermeye çalışıyor.
yani şöyle izah ediyim ibo ki öz abisini ablasını ağlarken görse umuruna bile getirmez o kadar diyim..
devamını gör...
özenilen evli çiftler
bir zamanlar özendiğim çift; brangelina.
brad pitt ve angelina jolie çifti.
3 evlatlık, 3 biyolojik olmak üzere 6 çocukları var. inanılmaz yakıştırdığım, mükemmel bir aileye sahip çiftimiz ne yazık ki yıllar önce ayrıldı.
www.google.com/search?q=bra...
brad pitt ve angelina jolie çifti.
3 evlatlık, 3 biyolojik olmak üzere 6 çocukları var. inanılmaz yakıştırdığım, mükemmel bir aileye sahip çiftimiz ne yazık ki yıllar önce ayrıldı.
www.google.com/search?q=bra...
devamını gör...
osmanlı döneminde olası normal sözlük başlıkları
devamını gör...
şalvar bank
1986 yılında yayınlanan yönetmenliğini ve senaristliğini hulki saner’in yaptığı bir filmdir. filmin başrol oyuncusu şakayla karışık sadri alışık ustadır. film 1965 yapımı olan ve senaryosunu safa önal’ın yaptığı ve aram gülyüz’ün yönettiği pantolon bankası filminin yeniden çekimidir. bu filmde de başrolde yine sadri alışık vardır.

filmin konusu oldukça orijinaldir aslında. elini cebine her attığında para çıkartan bir adamın hikayesidir bu. zaman içinde anlaşılır ki çıkan bu paraların kerameti şalvardan gelmektedir. ve elbette kahramanımız bu özellik sayesinde zengin olur ama zenginleştikçe insanların açgözlülüğünün ve doyumsuzluğunun da hedefi olarak insanların gerçek yüzünü görmeye başlar.

bu filmi izlediğimde 7-8 yaşlarında idim. olur mu olmaz mı diye denemeye karar verdim. annemin ipten yeni aldığı şortumu giyip okulun bahçesine top oynamaya giderken elimi cebime attım büyük bir inançla. ve mucize. cebimden 5 milyon lira çıktı. yaşlı olduğum için 5 milyon, aslında 5 lira şu anki parayla.
muhtemelen bakkalla gönderildiğim bir günün arta kalanı idi o para. yumuşamış, rengi biraz solmuş ve buruşmuştu ama zengindim. hemen bakkala koşup top aldım. hayatımda ilk kez okul bahçesindeki topun sahibi olan çocuktum. o para o gün bitti. ve bir daha da cebimden öyle bir para çıkmadı.
ama hala satın aldığım bazı kitapların içine para saklarım. unutup daha sonra bulunca mutlu olmak için. çünkü o paranın bana hissettirdiği şeyi bir kez daha hissetmeye değer. hayatımda ilk defa proletarya değil burjuva idim.

filmin konusu oldukça orijinaldir aslında. elini cebine her attığında para çıkartan bir adamın hikayesidir bu. zaman içinde anlaşılır ki çıkan bu paraların kerameti şalvardan gelmektedir. ve elbette kahramanımız bu özellik sayesinde zengin olur ama zenginleştikçe insanların açgözlülüğünün ve doyumsuzluğunun da hedefi olarak insanların gerçek yüzünü görmeye başlar.

bu filmi izlediğimde 7-8 yaşlarında idim. olur mu olmaz mı diye denemeye karar verdim. annemin ipten yeni aldığı şortumu giyip okulun bahçesine top oynamaya giderken elimi cebime attım büyük bir inançla. ve mucize. cebimden 5 milyon lira çıktı. yaşlı olduğum için 5 milyon, aslında 5 lira şu anki parayla.
muhtemelen bakkalla gönderildiğim bir günün arta kalanı idi o para. yumuşamış, rengi biraz solmuş ve buruşmuştu ama zengindim. hemen bakkala koşup top aldım. hayatımda ilk kez okul bahçesindeki topun sahibi olan çocuktum. o para o gün bitti. ve bir daha da cebimden öyle bir para çıkmadı.
ama hala satın aldığım bazı kitapların içine para saklarım. unutup daha sonra bulunca mutlu olmak için. çünkü o paranın bana hissettirdiği şeyi bir kez daha hissetmeye değer. hayatımda ilk defa proletarya değil burjuva idim.
devamını gör...
huri
cennette erkeklere verileceği iddia edilen memeleri henüz tomurcuklanmış genç ve bakire kızlarmış.
1 - müslümanım ama böyle bir cinsi ayrışmaya inanmıyorum. onlar da varsa olsa olsa hizmetkâr olur da diyemem çünkü varsa neden erkeklere kadınlar hizmet ediyor bu haksızlık. erkek olarak kadınların cennette bile köleleştirilmesine karşıyım.
2 - tıbben bakirelik diye bir şey yokken, bu halk arasında uydurulmuş bir durumken dinsel açıdan bu terim nasıl kullanılabilir?
3 - her türlü ilizyon ve sihrin var olduğuna inanılan öte alemde ol deyip oldurmak varken ne amaçla bu gereksiz gösteri yapılıyor?
1 - müslümanım ama böyle bir cinsi ayrışmaya inanmıyorum. onlar da varsa olsa olsa hizmetkâr olur da diyemem çünkü varsa neden erkeklere kadınlar hizmet ediyor bu haksızlık. erkek olarak kadınların cennette bile köleleştirilmesine karşıyım.
2 - tıbben bakirelik diye bir şey yokken, bu halk arasında uydurulmuş bir durumken dinsel açıdan bu terim nasıl kullanılabilir?
3 - her türlü ilizyon ve sihrin var olduğuna inanılan öte alemde ol deyip oldurmak varken ne amaçla bu gereksiz gösteri yapılıyor?
devamını gör...



