kafa sözlük'ün 200 günü tamamlaması
genelde çabuk sıkılan biri olarak bu kadar süre burada kalmış olmam beni gerçekten duygulandırdı.kafa iznine çıkmadan herhangi bir veda'ya karışmadan geçirdik bu kadar zamanı. kafa dağıtmalık bir yer oldu benim için.seneyi devriyesini bekliyorum şimdi havai fişek patlatıcam.
devamını gör...
sözlük yazarlarının başına gelen garip olaylar
markette süt reyonun önünde duran adamı kocam sanıp elinden tutup çekiştirmem sonra niye gelmiyosun diye kızmam , adamın karım burda demesi (baya alışıksa demek ki bu duruma) , kocamın kötü bakışları adamı itip kocama doğru koşmam ve kapanış..
devamını gör...
12 angry men
sosyo-psikolojik 1957 yapımlı siyah beyaz über film.
devamını gör...
2 şubat 2021 hatayspor fenerbahçe maçı
saat 16:00 da başlayacak olan spor toto süper lig maçı. her iki takıma da başarılar.
devamını gör...
brothers düğüm salonu radyo yayını
devamını gör...
33 metrelik dev vajina heykeli
kutsal ve mahrem gördüğüm yok. vajina da penis gibi basit bir organdır. bu organlara abartı anlam yükleyenlerin gelişmemiş ilkel insan olduklarını düşünüyorum, başka bir şey değil.
devamını gör...
normal sözlük vs ekşi sözlük
birisi egzoz dumanı, kalabalık şehir hayatı, vıcıklık, ter, stres
diğeri sakin sahil kasabası.
diğeri sakin sahil kasabası.
devamını gör...
normal sözlük'te tüm yazarların evli olması
(bkz: ağam bizimle eğleniy)
edit: hani bir söz vardı ya; bu dahil bütün genellemeler yanlıştır. hala niye genelleme yapıyorsunuz ki!
edit: hani bir söz vardı ya; bu dahil bütün genellemeler yanlıştır. hala niye genelleme yapıyorsunuz ki!
devamını gör...
hastası olunan sözler
nasipse gelir çinden, yemenden
nasip değilse ne gelir elden.
nasip değilse ne gelir elden.
devamını gör...
yabancı dil öğrenmede etkili yöntemler
yabancı dil öğrenmek için film veya dizi izlemeye başlarsanız ulaşabileceğiniz en yüksek nokta whatsapp durum kısmına o dilde cümle yazabilmek olacaktır.
hiç öyle duolingoyla filan kendinizi de kandırmayın. dili gerçekten öğrenmek istiyorsanız bi dil kursunua kayıt olun. orada grammar bilgilerini sistematik bir şekilde öğrendikten sonra kelime haznenizi genişletmek için podcast dinleyin ya da o dilde gazetleri okuyun. nedeni ise gazetlerin grammar'e tam uygun olarak yazılmasıdır. aaa bu kelime neymiş filan derken baya öğrenmeye başlıyorsunuz. tabi bu süre içerisinde yeni öğrendiğiniz kelimeleri gerçek hayatta kullanmanız gerekiyor. bu da demek oluyor ki pratik yapacağınız bir arkadaşa ihtiyacınız var. ben ingilizce öğrenirken hem yaşadığım yerdeki ingiliz aileyle sohbet ediyordum hem de turistlere yardım ediyordum. tabi ilk zamanlar böyle birilerini bulamadığım için evde telefonumdan ses kaydedicisini açıp o gün ne yaptığımı veya herhangi bir konu hakkında kendi kendime konuşmaya başladım. yaklaşık 30-45 dakika sonra kaydı durdurup o ses kaydını kendim dinlemeye başlıyordum. dinlerken de yaptığım hataları fark etmeye başladım. sonra bir dahaki sefere konuştuğumda hatalarımı tekrar etmemeye çalıştım.
ve dil öğrenirken size önereceğim en önemli şey şu
bazı arkadaşlarımla dil kursunda sohbet ederken onlar ilk başta cümleyi türkçe düşünüp sonra o cümleyi ingilizceye çeviriyorlardı sakın böyle birşey yapmayın. eğer böyle bir şey yaparsanız ve buna alışırsanız ilerde işiniz çok zorlaşır haberiniz olsun. kafanızdaki kendi düşüncelerinizi tamamen o dile çevirmeye çalışın. ingilizce, almanca, fransızca, çince... hangi dili öğreniyorsanız kafanızdaki kendi düşüncelerinizi de o dilde oluşturmaya çalışın. ilk önce zorlansanızda sonradan buna alışacaksınız ve yabancı dilde konuşmak hem daha kolay hem de daha keyifli hale gelecektir.
birde hata yapmaktan korkmayın ama yaptığınız hatalardan ders çıkarın.
hiç öyle duolingoyla filan kendinizi de kandırmayın. dili gerçekten öğrenmek istiyorsanız bi dil kursunua kayıt olun. orada grammar bilgilerini sistematik bir şekilde öğrendikten sonra kelime haznenizi genişletmek için podcast dinleyin ya da o dilde gazetleri okuyun. nedeni ise gazetlerin grammar'e tam uygun olarak yazılmasıdır. aaa bu kelime neymiş filan derken baya öğrenmeye başlıyorsunuz. tabi bu süre içerisinde yeni öğrendiğiniz kelimeleri gerçek hayatta kullanmanız gerekiyor. bu da demek oluyor ki pratik yapacağınız bir arkadaşa ihtiyacınız var. ben ingilizce öğrenirken hem yaşadığım yerdeki ingiliz aileyle sohbet ediyordum hem de turistlere yardım ediyordum. tabi ilk zamanlar böyle birilerini bulamadığım için evde telefonumdan ses kaydedicisini açıp o gün ne yaptığımı veya herhangi bir konu hakkında kendi kendime konuşmaya başladım. yaklaşık 30-45 dakika sonra kaydı durdurup o ses kaydını kendim dinlemeye başlıyordum. dinlerken de yaptığım hataları fark etmeye başladım. sonra bir dahaki sefere konuştuğumda hatalarımı tekrar etmemeye çalıştım.
ve dil öğrenirken size önereceğim en önemli şey şu
bazı arkadaşlarımla dil kursunda sohbet ederken onlar ilk başta cümleyi türkçe düşünüp sonra o cümleyi ingilizceye çeviriyorlardı sakın böyle birşey yapmayın. eğer böyle bir şey yaparsanız ve buna alışırsanız ilerde işiniz çok zorlaşır haberiniz olsun. kafanızdaki kendi düşüncelerinizi tamamen o dile çevirmeye çalışın. ingilizce, almanca, fransızca, çince... hangi dili öğreniyorsanız kafanızdaki kendi düşüncelerinizi de o dilde oluşturmaya çalışın. ilk önce zorlansanızda sonradan buna alışacaksınız ve yabancı dilde konuşmak hem daha kolay hem de daha keyifli hale gelecektir.
birde hata yapmaktan korkmayın ama yaptığınız hatalardan ders çıkarın.
devamını gör...
taksici terör örgütünün imamoğlu'nu istifaya çağırması
bu gün taksici terör örgütü mensupları ibb' nin mevcut mevzuatı uygulayacağını söyleyeceğini söyleyince imamoğlunu istifaya çağırmışlar;
medyablok video
sonra da baş terörist eyüp aksu taksiciler ile halkı karşı karşıya getirdiler diye isyan etmiş.
buradan sputnik
şahsi fikrime gelecek olursak taksicilerin yaptığı buradan marsa yol olur zaten hayat kadını çocuğu taksici deyimi koskoca dünyada bir tek bizim ülkemizde mevcut. ulan siz değil misiniz uber şoförlerini sokak ortasında döven? ulan sizin başkanınız değil mi über yüzünden yakıp yıkmak istemiyoruz diye koskoca devleti tehdit eden?, siz değil misiniz hava alanında bomba patlayınca 100 usd ye götüren fırsatçı şerefsizler? , siz değil misiniz turist veya o bölgeye yabancı insanları dolandıranlar? sırf plaka rantınız bitmesin diye istanbul halkına çektirmediğiniz kalmadı lan yeter!... kimse size düşman etmedi siz kendi yaptıklarınızla düşman ettiniz yeter lan sizden çektiğimiz!....
medyablok video
sonra da baş terörist eyüp aksu taksiciler ile halkı karşı karşıya getirdiler diye isyan etmiş.
buradan sputnik
şahsi fikrime gelecek olursak taksicilerin yaptığı buradan marsa yol olur zaten hayat kadını çocuğu taksici deyimi koskoca dünyada bir tek bizim ülkemizde mevcut. ulan siz değil misiniz uber şoförlerini sokak ortasında döven? ulan sizin başkanınız değil mi über yüzünden yakıp yıkmak istemiyoruz diye koskoca devleti tehdit eden?, siz değil misiniz hava alanında bomba patlayınca 100 usd ye götüren fırsatçı şerefsizler? , siz değil misiniz turist veya o bölgeye yabancı insanları dolandıranlar? sırf plaka rantınız bitmesin diye istanbul halkına çektirmediğiniz kalmadı lan yeter!... kimse size düşman etmedi siz kendi yaptıklarınızla düşman ettiniz yeter lan sizden çektiğimiz!....
devamını gör...
virginia woolf
virginia woolf (1882-1941)
ingiltere’de yaşamış bir kadın yazardır. romanlarında kullandığı farklı üslupla gerek dönemine gerekse günümüze damgasını vuran önemli kadın romancılardandır. gece ve gündüz adını taşıyan romanından sonra yöneldiği bilinç akışı tekniği ile roman kahramanlarının duygu, düşünce, his ve dünyayı algılayış biçimleri üzerine yoğunlaşmıştır. dünyevi benlikler ve sonsuz bilinçler gibi farklı kavramları yaratarak romanlarında, düalist bakış açısını sentezlemiştir. felsefe, psikoloji ve feminizm başta olmak üzere farklı disiplinlerden de etkilenerek yarattığı kahramanları başarılı, çok yönlü ve sınıfsal kimliklerdir. yaşamı boyunca edindiği tecrübeler ile gençlik dönemi ve olgunluk dönemine ait eserler vermiştir. önemli romanları: kendine ait bir oda, mrs. dalloway, gece ve gündüz, dalgalar, deniz feneri.
“resmi kaynaklara göre bir yazar, eleştirmen, romancı, feminist olan virginia woolf, aynı andan tüm bu sıfatlara nasıl sahip olabildi? bir konuda bir şeyler yazarken bir gün, araştırma nesnesi olarak onu anabileceğimizi, hayatını merek edebileceğimizi tahmin etmiş miydi? ingiltere’nin belki de en katı düşüncelerinin yeşerdiği bir zamanda kadın olarak ‘güvenli odasında’ otururken, yarattığı eserlerinde kendinden parçaları bularak benliğini anlayabileceğimizi tahmin etmiş miydi? kim bu virginia woolf? bölünmüş, dışlanmış benliklere tanınma fırsatını yaratan bir kâşif mi? yoksa cüretkâr, deli dolu fanteziler yaratmayı amaçlamış ergen bir deha mı? ruh hastası? … belki de öyle. ya da hiçbiri. bildiğim tek şey bir var. bir tane virginia ama binlerce mrs. dalloway, mrs. ve mr. ramsey, orlando, flush… olduğu.”
ingiltere’de yaşamış bir kadın yazardır. romanlarında kullandığı farklı üslupla gerek dönemine gerekse günümüze damgasını vuran önemli kadın romancılardandır. gece ve gündüz adını taşıyan romanından sonra yöneldiği bilinç akışı tekniği ile roman kahramanlarının duygu, düşünce, his ve dünyayı algılayış biçimleri üzerine yoğunlaşmıştır. dünyevi benlikler ve sonsuz bilinçler gibi farklı kavramları yaratarak romanlarında, düalist bakış açısını sentezlemiştir. felsefe, psikoloji ve feminizm başta olmak üzere farklı disiplinlerden de etkilenerek yarattığı kahramanları başarılı, çok yönlü ve sınıfsal kimliklerdir. yaşamı boyunca edindiği tecrübeler ile gençlik dönemi ve olgunluk dönemine ait eserler vermiştir. önemli romanları: kendine ait bir oda, mrs. dalloway, gece ve gündüz, dalgalar, deniz feneri.
“resmi kaynaklara göre bir yazar, eleştirmen, romancı, feminist olan virginia woolf, aynı andan tüm bu sıfatlara nasıl sahip olabildi? bir konuda bir şeyler yazarken bir gün, araştırma nesnesi olarak onu anabileceğimizi, hayatını merek edebileceğimizi tahmin etmiş miydi? ingiltere’nin belki de en katı düşüncelerinin yeşerdiği bir zamanda kadın olarak ‘güvenli odasında’ otururken, yarattığı eserlerinde kendinden parçaları bularak benliğini anlayabileceğimizi tahmin etmiş miydi? kim bu virginia woolf? bölünmüş, dışlanmış benliklere tanınma fırsatını yaratan bir kâşif mi? yoksa cüretkâr, deli dolu fanteziler yaratmayı amaçlamış ergen bir deha mı? ruh hastası? … belki de öyle. ya da hiçbiri. bildiğim tek şey bir var. bir tane virginia ama binlerce mrs. dalloway, mrs. ve mr. ramsey, orlando, flush… olduğu.”
devamını gör...
bir şehir bir kütüphane
(bkz: admont abbey library)
avusturya'da bulunan admont abbey kütüphanesi dünyanın en büyük manastır kütüphanelerinden biri olma özelliğine sahiptir. admond manastırı da avusturya'da ayakta kalan en eski manastırlardan biri olup enns nehri üzerindeki admond kasabasında bulunur.
manastırın yapımına 1074 yılında benedik'ten gelen rahipler tarafından başlanmış, yaklaşık yetmiş yıl sonra 1776 yılında yapımı tamamlanabilmiştir.
kütüphane tarz olarak barok stilindedir. yapı olarak üç bölüm halindedir, genel mimari özellikleri şu şekildedir: 70 metre boyunda, 14 metre genişliğinde ve 11 metre yüksekliğindedir. toplamda 48 tane penceresi olan kütüphane çok fazla ışık aldığı için doğal bir aydınlatmaya sahiptir.

kütüphanenin tavanları bartolomeo altomonte tarafından fresklerle süslenerek yapılmıştır. burada yer alan heykeller ise barok heykeltıraş josef stammel tarafından tasarlanmıştır.

kütüphanenin arşivinde yüzbinlerce kitap mevcuttur, bunların arasında en eskisinin tarihi 8. yüzyıla dayanan 1.400 el yazması ve 530 kadar 15. yüzyıldan önce yazılmış nadir eser yer almaktadır.
kütüphaneyi diğerlerinden ayrı kılan bir diğer özellik de 19 yüz yıldan itibaren dünyanın sekizinci harikası olarak anılmasıdır.
bilgi ve görsel kaynağının bir kısmı: admont abbey
avusturya'da bulunan admont abbey kütüphanesi dünyanın en büyük manastır kütüphanelerinden biri olma özelliğine sahiptir. admond manastırı da avusturya'da ayakta kalan en eski manastırlardan biri olup enns nehri üzerindeki admond kasabasında bulunur.
manastırın yapımına 1074 yılında benedik'ten gelen rahipler tarafından başlanmış, yaklaşık yetmiş yıl sonra 1776 yılında yapımı tamamlanabilmiştir.
kütüphane tarz olarak barok stilindedir. yapı olarak üç bölüm halindedir, genel mimari özellikleri şu şekildedir: 70 metre boyunda, 14 metre genişliğinde ve 11 metre yüksekliğindedir. toplamda 48 tane penceresi olan kütüphane çok fazla ışık aldığı için doğal bir aydınlatmaya sahiptir.

kütüphanenin tavanları bartolomeo altomonte tarafından fresklerle süslenerek yapılmıştır. burada yer alan heykeller ise barok heykeltıraş josef stammel tarafından tasarlanmıştır.

kütüphanenin arşivinde yüzbinlerce kitap mevcuttur, bunların arasında en eskisinin tarihi 8. yüzyıla dayanan 1.400 el yazması ve 530 kadar 15. yüzyıldan önce yazılmış nadir eser yer almaktadır.
kütüphaneyi diğerlerinden ayrı kılan bir diğer özellik de 19 yüz yıldan itibaren dünyanın sekizinci harikası olarak anılmasıdır.
bilgi ve görsel kaynağının bir kısmı: admont abbey
devamını gör...
cinselliği sadece gece konuşulacak bir konu sanmak
şuna bir açıklık getirelim. sizi leylekler getirmedi. cinsel birleşme sonucunda dünyaya geldiniz. en ufak cinsellik içeren bir başlık açıldığında 'reöröerörörö arkadaş galiba geceyi bekleyememiş hehehe!' tarzı tepkiler vermenize gerek yok. hepimiz sevişken varlıklarız.
devamını gör...
ağzının ortasına kürekle vurulası insan
her soruyu herkese sorma hakkını kendinde bulan insandır?
-ne zaman evleneceksin?
-okul bitti mi?
-çalışıyor musun?
-çocuğun olmuyor mu?
-ne kadar maaş alıyorsun?
-hastalığın ne ?
-ne zaman evleneceksin?
-okul bitti mi?
-çalışıyor musun?
-çocuğun olmuyor mu?
-ne kadar maaş alıyorsun?
-hastalığın ne ?
devamını gör...
ikiz kardeşlerin aynı adamla nişanlanması
napacan iki tane aynı kadını manyak.
devamını gör...
tarja turunen
nightwish ile koca bir türün doğmasını sağlayan lirik soprano. turunen, sibelius academy ve hochschule für musik karlsruhe'de şan eğitimi aldı. senfonik metal grubu nightwish onun sesi ile parladı. dramatik, "opera" vokal ve sert, hızlı gitar riffleri grubun en güzel özeti. kısa süre sonra "opera metal" olarak adlandırılan senfonik metal tarzları, diğer birçok metal gruba ve sanatçıya ilham verdi. turunen, 21 ekim 2005'te (grubun end of an era konserinin performansından hemen sonra ) kişisel nedenlerden dolayı gruptan çıkarıldı.
solo albümleri;
henkäys ıkuisuudesta (2006)
my winter storm (2007)
the seer ep (2008)
what lies beneath (2010)
colours in the dark (2013)
ave maria – en plein air (2015)
the shadow self (2016)
ın the raw (2019)
solo albümleri;
henkäys ıkuisuudesta (2006)
my winter storm (2007)
the seer ep (2008)
what lies beneath (2010)
colours in the dark (2013)
ave maria – en plein air (2015)
the shadow self (2016)
ın the raw (2019)
devamını gör...
akp'den önceki sağlık sistemi
akıllara geldikçe akp'ye oy verme sebebidir.
ambülans olmadığı için rahmetli dedemi köyden sapanla şehirdeki hastaneye fırlatmıştık.
bu da böyle bir anımdı. z kuşağı nimet bilsin agıllı olsun.
ambülans olmadığı için rahmetli dedemi köyden sapanla şehirdeki hastaneye fırlatmıştık.
bu da böyle bir anımdı. z kuşağı nimet bilsin agıllı olsun.
devamını gör...
z kuşağının siyasi tercihinin ak parti olması
pek mümkün görünmeyen durum.
anketi yapanların z kuşağı dedikleri isminin ilk harfi z olan amcalar olabilir mi? çok da şaşırmam yani bu özgüvenli cehalete alıştık çünkü.
anketi yapanların z kuşağı dedikleri isminin ilk harfi z olan amcalar olabilir mi? çok da şaşırmam yani bu özgüvenli cehalete alıştık çünkü.
devamını gör...
ölmenin en kötü yanı
genelde insanların aklında hep tamamlayamadıkları bitiremedikleri işler, yeteri kadar zaman geçiremediği insanlar, geride kalan aile kalıyor ölme fiiline odaklandıkları zaman. .
bu bağlamda da ölmeyi yarım kalmakla özdeşleştiriyor büyük bir çoğunluk..
konuya daha geniş bir perspektiften bakabilirsek dünyaya geliş amacımız ne mal mülk biriktirmek, ne geniş aileler ile sonsuza dek bu maddesel dünya üzerinde vur patlasın çal oynasın yaşamak, buradaki esas amacımız ruh varlığının öğrenmesi gerekenleri öğrenebilmesi için deneyimlemesi gereken olay döngüleri silsilesinden geçerek tekamül edebilmek derslerimizi alabilmek. bu noktada siz hayatınızı madde ve bu dünya ile eş tutmuyorsanız ölmenin kötü bir yanı yoktur, tabi ki fiziksel acı çekmek ve öte dünya ile ilgili bilinmezlik hepimiz için korkutucu ve ürkütücü gelir ve de geliyor ama ölüm alınan derslerin genel değerlendirmesini yaparak hazırlanma sürecine giriş bölgesidir, bu bağlamda ölüm - ölüm sonrası - doğuma hazırlanış ve de doğum esasında hep beraber toplu olarak incelenmesi gereken konulardır. bilgilendikçe ve de araştırdıkça insan ölmenin değil ilerlemeden yaşamanın daha vahim sonuçlara sahip olduğunu fark edebilir.
sonuç olarak sevgili sözlük , kapalı bilincimiz için gri görünüyor olsa da "her canlı ölümü tadacaktır.."
bu bağlamda da ölmeyi yarım kalmakla özdeşleştiriyor büyük bir çoğunluk..
konuya daha geniş bir perspektiften bakabilirsek dünyaya geliş amacımız ne mal mülk biriktirmek, ne geniş aileler ile sonsuza dek bu maddesel dünya üzerinde vur patlasın çal oynasın yaşamak, buradaki esas amacımız ruh varlığının öğrenmesi gerekenleri öğrenebilmesi için deneyimlemesi gereken olay döngüleri silsilesinden geçerek tekamül edebilmek derslerimizi alabilmek. bu noktada siz hayatınızı madde ve bu dünya ile eş tutmuyorsanız ölmenin kötü bir yanı yoktur, tabi ki fiziksel acı çekmek ve öte dünya ile ilgili bilinmezlik hepimiz için korkutucu ve ürkütücü gelir ve de geliyor ama ölüm alınan derslerin genel değerlendirmesini yaparak hazırlanma sürecine giriş bölgesidir, bu bağlamda ölüm - ölüm sonrası - doğuma hazırlanış ve de doğum esasında hep beraber toplu olarak incelenmesi gereken konulardır. bilgilendikçe ve de araştırdıkça insan ölmenin değil ilerlemeden yaşamanın daha vahim sonuçlara sahip olduğunu fark edebilir.
sonuç olarak sevgili sözlük , kapalı bilincimiz için gri görünüyor olsa da "her canlı ölümü tadacaktır.."
devamını gör...
