ben şahsen yaptıkları hiçbir şeyi unutmadım. unutacağımı da sanmam. siz de unutmayın, unutturmayın.
devamını gör...

anlamanın bir yolu yoktur.
sevgi ne kadar gizlemeye çalışsan da dışarı fışkıran bir şeydir. her hücrene kadar hissedersin zaten.
sevgi anlaşılır değil hissedilebilir bişeydir dostlar.
devamını gör...

tanımlarını severek ve ilgiyle okuduğum, sözlüğün kalitesini yükselten bir yazar. tabii ki takipteyim.
devamını gör...

bulunduğum şehre bağlı olan bir köyün vatandaşlarına aşırı benzettiğim aktör. her an: "bu sene mısır para bırakmadı dayıoğlu, seneye tarlayı nadasa bırakıp sonraki sene fasulye ekecem" diyecekmiş gibi hssediyorum izlerken.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

eric cartman'ın şu arkadaşa yapmış olduğu plan kadar şeytani bir planı ne gördüm ne de duydum:


bu arkadaş eric cartman'a sataşarak hayatının hatasını yapmıştı.
devamını gör...

elektrik enerjisi aslında bir kinetik enerjidir.
devamını gör...

kelime olarak ilk defa john stuart mill tarafından kullanılan distopya, çoğunlukla ütopik bir toplum anlayışının anti-tezini tanımlamak için kullanılır; gelecekte olabilecek olumsuz toplumları tanımlar.

olumsuz bir geleceği, kötü bir hayatı ifade etmek için kullanılan bu kelime yunanca kökenlidir. distopik toplumlar özellikle konusu gelecek zamanlarda geçen hikâyelerde yer alır. bunlardan en ünlü olanları george orwell'ın bin dokuz yüz seksen dört ve aldous huxley'in cesur yeni dünya adlı romanlarıdır.
devamını gör...

podcast veya masal açıp dinlerken uyuya kalmak..
devamını gör...

özlediğini söylesen bile bir şeyin değişmeyeceğini bilmek.
devamını gör...

gökhan kırdar-serseri mayın.
devamını gör...

ifşa olmadan artı oy basmak istiyorum seri artı bastığımda geri dönüşler yanlış anlaşılabiliyor yanlıyorum sanıyorlar yada fikirlerimizin uyuşmadığı bir yazarın bir tanımını artıladım diye onunla aynı zihniyete sahibim sanılıyor. bu karışıklıklardan dolayı artı oy piyasası düşüyor. gizli olursa gönül rahatlığıyla seri artıya devam.
devamını gör...

(bkz: sen gemi mustafa sandal)
devamını gör...

biyomimetik, insanın günlük yaşamında karşılaştığı sorunları doğayı örnek alarak ya da taklit ederek çözme çabasıdır. isviçreli mühendis george, 1940'larda köpeği ile birlikte yürüyüşe çıktığında bir bitki, köpeğine ve kendi pantolonuna yapışıyor. bu bitki pantolunundan ve köpeğinden zor bir şekilde ayrılıyor. bunu fark eden george' nin aklına bir fikir geliyor ve dulavrat otundan aldığı ilham ile giyim sektüründe kullanılan yerel dilde cırt cırt diye bilinen velcro bandını keşfediyor.
devamını gör...

üzüm kelimesi eski türkçede "üz" yani "koparmak" anlamına gelir. bu nedenle birine "beni çok üzdün" dediğinizde aslında "dalımdan kopardın" gibi mecazi bir anlatım kullanmış olursunuz.
devamını gör...

simitçilerin, simit yaptığı un çeşidi. fırıncıların aksine simitçilerin simidi, simit unundan yapılıyor. fırıncıların simidi ise ekmeklik undan yapılıyor.
devamını gör...

her seferinde değişebilmekle birlikte, mesela biraz önce youtube'dan hareketli bir şeyler açayım da bugünü de atlatayım dedim. güzel fikirdi bence. her şey de güzel başlamıştı. hareketin sınırını bir hayli aşmış olacağım ki, ondan ona derken, en son ankara pavyon videolarına kadar gitmişim. işte hareketli şarkı dediğin onlarmış bir kez daha anladım.(videoları ilk kez görmedim tabi) insanın içinde gam, tasa kalmıyor. kızların hepsi değil ama birkaçı (isim vermeyim, gerek yok şimdi) hipnoz ediyor oynarken. tarla tapan satan amcalara hak verdim gibi. o kapıdan girmeyeceksin. yoksa hipnoz garanti. zor attım kendimi. bir 2 hafta ağlamam artık.
devamını gör...

insanı yiyip bitiren bir his. kişinin kendisine dair inancıyla ilgili bir şey.

kendini değersiz gören insanlar herkesten aşağıda görür kendisini. sürekli eksik olduğuna inanır. olumlu taraflarını göremez. hep olumsuzluklara odaklanır. olumlu tarafları görebilse bile onun değerini düşürmeye çalışır. [bir şeyi iyi yapsa bile bunu yapamayan da ne bileyim yani gibi sözleri dilinden düşürmez]. kendisine karşı acımasız bir dil kullanır. başkasından ilgi görmek için küçüldükçe küçülür.

bu hisse sahip insanlarda iki tip davranış biçimi gözlenir. birincisi başkasının onayını almak için kendinden taviz vermeye başlar. hayır diyemez. kendi düşüncelerini rahatça ifade edemez. karşı tarafın düşüncelerine göre hareket eder. her kalıba girer. ama bunları yaparken de içinde birikir birikir ve karşısındakine karşı bilinçaltında bir düşmanlık/nefret besler. *

ikinci tipte ise aşırı özgüvenli görünerek altta yatan değersizlik hissini kapatmaya çalışır. bir yerden sonra artık kendini o kadar değersiz bulur ki kendi değersizliğini kapatmak adına başkasını değersizleştirmeye başlar.
devamını gör...

benimdir. gün sonunda ağlayarak günlüğüme yazarım. eşşek kadar oldum bu huyumu bir türlü değiştiremiyorum.
tanım: her şeyin üstesinden tek başına gelmeye çalışan insan.
devamını gör...

beni yine herkes unutmuş, yine kimsenin favori yazarı olamamışız..
devamını gör...

insanda ıssız bucaksız çöllerde gün batımında, sırtında rüzgarla süzülen bir şalla kendini rüzgara kaptırmış bir vaziyette yürüme isteği uyandıran sting parçası.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim