pornonun tarihini araştırırken karşıma çıkan ve beni hayretler içine düşüren porno.


insanoğlunun avrupa kıtasındaki en eski yerleşimlerinden olduğu düşünülen abri castanet ve abri blanchard bölgelerindeki bir mağarada, şaşırtan bir keşif gerçekleştirildi.antropologların bir mağarada keşfettiği, günümüzden 37 bin yıl öncesinde, 1.5 tonluk kalker taşı üzerine kazılmış resimler, tarihin en eski mağara sanatı örnekleri olabilir.taşın üzerindeki çizimlerden birinin, kadın cinsel organlarına benzerliğine dikkat çekilirken, bu çizimin günümüzden 37 bin yıl kadar önce yapıldığı tahmin ediliyor.



bi de şu var ki düşman ..tüne*
devamını gör...

nicki "yaz kraliçesi" manasına gelen bir yazar. evet ingliççem apırandırmedıyıt.
devamını gör...

kafa store ilk defa geliyor diye biraz indirim uygulanabilir zannımca fiyatlar çok pahalı.
devamını gör...

hatalardan ders alabiliyorsan, geçen sefer de böyle yaptım olmadı başka bir yol bulmalıyım, diyebiliyorsan evet bu kazanımdır, tecrübedir. benim yaşım, aşağıdan biri merdiveni tutsa 40 a doğru çıkmalık, tecrübenin önemini çok iyi kavradım. bir yaştan sonra edindiği tecrübeler çok yardımcı oluyor inansa
devamını gör...

düğün.
devamını gör...

şaşırmıyorum ama bunalıyorum gittikçe bütün bunları duydukça. ülkenin hali, kendi özel hayatım, dünyanın hali derken ruh sağlığı falan kalmadı artık son 2 senedir. sonu hayrolsun diyeceğim ama artık umudum yok.
devamını gör...

intikam başlıkları serisinin devamıdır. empati kuramayanlar yüzünden kadınların her şeyine karışan kitleler yüzünden ortaya çıkan başlıklardan yine bir tanesidir
devamını gör...

abi siz hangi ülkede yaşıyorsunuz allah aşkına. hangi öğretmenin 3 ay tatil yaptığını gördünüz. bunun seminer haftaları var, planı programı, milli eğitimde evrak işleri var. üstüne pandemi döneminde öğretmenler evde yatıyor diye çıkan söylentiler yüzünden filyasyon ekibinde görevlendirilip virüs kapma riski alan bir sürü öğretmen bir yandan da uzaktan eğitimde öğrenci peşinde koşup derslerini sürdürmeye uğraşıyor. her şeyden evvel ülkede okulunun eksiklerini kendi maaşıyla karşılamak durumunda kalan, eba videolarının yediği internet parasını cebinden ödeyen kaç öğretmen var bunları biliyor musunuz? konuşun anasını satayım 3 ay tatilmiş. öyleyse git eğitim fakültesi oku sen de öğretmen ol kardeşim!.
devamını gör...

nuri bilge ceylan'a cannes'ın kapılarını bir daha kapanmamak üzere açan filmdir. nbc'nin taşra üçlemesi diye adlandırılan; (kasaba, mayıs sıkıntısı, uzak) serisinin son filmi. grand prix ödülünü sting takdim etmiştir.
taşralı - kentli çatışması çok etkili işlenmiştir.
filmin kamera arkasında zeki demirkubuz'u da sıkça görürüz. o aralar dostane ilişkileri devam etmekteydi.
devamını gör...

meselenin kökü, başlık parasıdır efem.
başlık parası: evlilik için kızın ailesine ödenen para, mal veya eşya olarak tanımlanır.
toplumsal gelenekler öyle korkunç ki; değer eğer düşük olursa, ortada bir ''kusur'' var demektir. bu sebeple meblağ yüksek tutulmaya çalışılır.
bir ailenin kızları için istediği başlık parası ''onur meselesi'' dir. toplumda statü göstergesidir. bu sebeple az istenmesi mümkün olamaz.
başlık parası sadece belli durumlarda görmezden gelinebilir. bu durumlardan biride berdeldir. böylece toplumun ürettiği bir sorun, yine aynı toplum tarafından çözülmüş olur.
berdel: evlendirilen kadının, genellikle ağabeyi için kurban edilmesi yoluyla, karşılıklı dünür olma olayıdır. kız alırsan, kız verirsin...

tabiki bazı kuralları vardır.
kazançlar;
- başlık parasından kurtulursun.
-güçlü sosyal bağlar. karşılıklı dünür olunca; aşiret gelişir. bağlar sıkılaşır. inanmayacaksınız ama amca kızını isteme hakkı diye bir şey vardır. emmoğlu seni istemez ise; bir başkasıyla evlenebilirsin.
- her iki çiftin her şeyi eşit olmalıdır. oturacakları evden, giyilen gelinliklere kadar her şey nizami ölçüde eşit olmalıdır. düğünler bile aynı anda olmalıdır.
çok vahşi ama eğer kadınlardan birine haksızlık yapılırsa; örneğin kocası döverse, diğeri de dövülebilir. birini aile evine yollarsanız, karşı atak gelir diğeri de geri yollanabilir.

peki ya kayıplar;

mardin bilge köy'de yaşanan olayda 44 kişinin öldürülme olayı berdelle direkt alakalıdır. katiam abip ve sevgi ile halil ve emine berdel nişanı gerçekleştirilir. olayın sevdiği kızın başkasına verilmesine dellenenlerin yaptığı söylenmektedir.
ayrıca katliamdan sonra berdel yoluyla evlenen herkes boşanmıştır. www.haberler.com/bilge-koyu...

berdel konusunun işlendiği yönetmenliğini atıf yılmazın yaptığı, 1990 yılı yapımı bir film vardır. adı berdel olan bu filmde tarık akan ve türkan şoray başrolleri paylaşmaktadır.
filmde; berdel, erkek çocuk kıymeti, çocuk gelin, kuma gibi toplumsal sorunlar anlatılmaktadır.


''hanım'' 5 kez doğum yapmasına rağmen, çok sevdiği kocasına bir erkek veremez. köyün diline düşen koca ''ömer'' karısını çok sevmesine rağmen baskılara dayanamaz. ve kuma getirmeye karar verir. ancak; kuma getirmek için başlık lazımdır. hal böyleyken 15 yaşındaki kızını, kuma getirdiği kadının babasına ''karı'' olarak vererek berdel yaparlar. filmin sonunda ne oluyordu 15 yaşındaki kız'a hatırlamıyorum ...
güzel bir filmdir. tavsiye ederim.



''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''
devamını gör...

amiyane tabiriyle sidik yarışıdır. her neslin efsaneliği farklıdır yahu. bunu kabullenmek niye bu kadar zor olmuşta nesiller arası savaş başlamış acaba. (yine de en efsane nesil bizim nesildir efenim. bizim nesil efsanelerin efsanesidir. en büyük bizim nesildir ona göre.)
devamını gör...

at hırsızıyım.
devamını gör...

"lotoyu kazanmak istiyorsan öncelikle bilet almak zorundasın" mottosunu hayatıma sokan filmdir.
jake gyllenhaal bu film için özellikle bu kiloya düşüyor amacı bir çakal gibi görünmektir. filmde göreceğiniz üzere zayıflığından dolayı dikkatimizi hep gözleri çekmektedir.çakal gibi bakabilmek içinde bir süre çakal belgeselleri izlemiş. çok büyük adam çoook. "billy hope"
devamını gör...

"o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de,
kalp,göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer…düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman
meydan savaşlarında korkular aşkı ağır yaralamasaydı eğer…
rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer…
uykusuzluklar yıkıp geçmezdi kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer…
gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden de onlar payını almasaydı eğer…
ıssızlığa teslim olmazdı sahiller,
kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer…sen gittikten sonra yalnız kalacağım
yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini tutmak isterse?evet sevgili,
kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer…"
şiiriyle tanıdığım ve sevdiğim bir şairdir.
devamını gör...

-spoiler içerir-

yönetmeni luc besson olan, romantik/dram tarzında 2005 yapımı bir film. başrollerinde rie rasmussen ve jamel debbouze var. paris'te geçen bu film, andre moussah adında bir adamın etrafında dönüyor. intihar etmek üzereyken rastgele tanıştığı, angela adındaki bir kadınla harap olmuş hayatına bir göz atmaya başlıyor. angela ona adeta bir rehber oluyor, fakat bunu yaparken "ben senin yansımanım." demekten geri durmuyor. bu da bana şunu çağrıştıryor: andre'nin içinde zaten angela'nın söylediği sözleri söyleyen birisi var. fakat angela gelene kadar bunu duymakta zorlanan birisi andre. onun gelişi sadece kulaklarının açılmasını sağlıyor. bu noktada büyük yol katetmeye başlıyor.

ve kimlikler... belki de filmin en güzel noktasıydı benim için. andre'nin kadın kimliğinin ortaya çıkması. hep yanında taşıdığı sağlıksız erkek kimliğinin ise farkına varması. kendisinin içinde bastırdığı kadın kimliğiyle birlikte, sağlıklı erkek kimliğini de gömüyordu. oysa yansıması olan angela, hem kadın kimliğini hem de erkek kimliğini içinde yaşatabilen bir karakterdi. andre de içindeki kadının farkına vardıktan sonra, yanlışları ve yalanları olan angela'nın da farkına varıyordu. evet, bir insanı sevmek gerçekten böyle olsa gerek: kendi yansımanı görmek. bu çiftse sevgiyi tamamıyla böyle betimliyor ve yaşıyorlardı. güzel, kişinin yolculuğunu farklı bir yerden yakalayıp anlatan bir filmdir, tavsiye edilir.

-spoiler içerir-
devamını gör...

çok spesifik konularda oldukça bilgili bir yazar. cidden bir insan bu kadar bilgili olabilir mi diye düşünüyorum. felsefe profesörü mü acaba? ayrıca zannediyorum kendileri hannibal hayranı. gelecek tanımlarını ilgiyle beklediğim yazardır. teşekkürler.*
devamını gör...

ülkemizde parayla satılıyor gibi davranılan tabir.
devamını gör...

çoğu savaş aleti ya da silahı bambaşka amaçlar için geliştirilmiş ancak insanın muhteşem zalimliği sonuncunda insan öldürme, başkaları üzerinde tahakküm kurma, haksız kazanç elde etme aracına dönüşmüştür. mertliğin bozulması sadece tüfeğin icadına indirgenmemeli bence.

aslında hayırlı bir iş için olmasa da; mızrak,avcılık yapmak için bulunmuş bir silah. yani bizden daha ilkel olmayan atalarımız karnını doyurmak, hayatını devam ettirmek için kullanmış bu aleti ama daha sonra “ ben bunla insan da öldürürüm” diye düşünmüş ve olay buralara kadar gelmiş.

dinamit mesela. alfred nobel abimiz hayırlara vesile olsun diye bir patlayıcı icat etmiş ama insanlar “ ben bununla daha çok insan öldürürüm” diye düşünmüş. ve olay buralara kadar gelmiş. belki nobel de çok günahsız değildir. artık günahı boynuna.

sonra atom parçalanmış ve enerji üretmek için muazzam bir yol bulunmuş. sonra insanlar yine demişler ki “ ben bununla herkesten çok insan öldürürüm” ve olay iyice büyümüş. siz hiroşima’da hiçbir şey görmediniz!

ama kılıç diğerleri gibi değil işte. o sadece insan öldürmek, savaşmak için icat edilmiş. tek amacı savaşta üstünlük sağlamak ve insanın insana zulmünü kolaylaştırmak. o yüzden bugüne kadar icat edilmiş en tehlikeli silah kılıçtır. çünkü altında çok gaddar bir amaç yatmakta.

bir kılıcın izini sürerek bir roman okuyorsanız mutlaka cinayetlere tanık olacaksınız, mutlaka gaddarlık göreceksiniz demektir. çünkü kılıç icat oldu mertlik bozuldu.
devamını gör...

bir olayı olmadan önce kafamda canlandırıp, o olayın yüzlerce olasılıklarını hesaplayıp o olay başıma geldiğinde düşündüğüm şeyi hayata geçirmek.
evet biraz karmaşık yazmış olabilirim, ama nasıl ifade edeceğimi tam olarak bilemedim.*
devamını gör...

edemem çünkü hala körüm. 1500 karma puan yapınca göz nakli yaptırıcam.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim