üçüncü cümleyi editledim yanlış anlasilma olmuş.

cinsel yönetim ile cinsiyetin karıştırılmasından başka bir şey değildir.

bir çocukta genetik bir bozukluk yoksa herhangi bir şekilde cinsiyet değişimi yapamazsınız!

cinsel yönelim ise kişinin reşit olduktan sonra yaşayabileceği kararlarını kendi verebilecegi bir şey.

bu sjw ler bu işin iyice cilkini çıkarttı! çocuğunuzu nasıl ki vegan besleyemiyorsaniz kafanıza göre cinsiyet rolü de bicemezsiniz!

edit: şimdi öğrendim genetik bozukluk olsa bile reşit olmasını beklemek zorundasınız yani yok öyle bir yağma. kaldı ki cinsel yönelim de öyle çocukken ortaya çıkan bir şey değil. bu sjw kafasi iyice manipülasyon yapmaya başladı.
devamını gör...

fallen albümündeki bring me to life şarkısı hayatımda büyük yer edinmiş hard rock grubu. sene 2005 daha metrobüsün m'si yok ortalıkta. beylikdüzü'nden 30 km gidiş 30 km dönüş ile profesyonel toplu taşıma yolculuğu yaparak her gün eve dönüyorum. kulağımda amy çok güzel söylüyor.

"how can you see into my eyes like open doors?"

devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yapılmışı var dediğim teklif.

(bkz: normal sözlük 1. ankara zirvesi)
(bkz: normal sözlük 1. istanbul zirvesi)
(bkz: normal sözlük 1. izmir zirvesi)

ve daha niceleri...
devamını gör...

babala tv de katıldığı bir program esnasında, ahmet davutoğlu beyin, terör örgütü elebaşı gülen için "hocaefendi demedim, ne konuştuğumu bilirim" demesi ve bu sözünde ısrarcı olması sonrası izleyicilerden birinin ahmet davutoğlu'nun türkçe olimpiyatları'ndaki konuşmasını salonda açarak kendisine dinletmesi bu sözleri söylemiş olduğunu ispatlaması ve herkesin önünde davutoğlu’nun rezil olması hadisesidir.
şimdi işte bunlar altılı masayı bozmak için tezgahlanan oyundurcular, bundan ne çıkar yahucular, siyasette olur böyle şeyciler doluşmadan önce hatırlatırım ki, ülkemizin parlementer sisteme dönebilmesi adına iktidarın el değiştirmesini ve bunlara emanet edilmesini beklemek pek de sağlıklı bir çözüm gibi durmamaktadır.
buradan
devamını gör...

yanlış anlamayın dilenci değilim sadece yeşil almak için 3 000 eksiğim var, artık gönlümüzden ne koparsa. az çok demeyelim boş geçmeyelim.
devamını gör...

judas priest grubunun 1976 yılında çıkardığı sad wings of destiny albümündeki şarkılardır. albümün üçüncü şarkısı dreamer deceiver, bir sonraki parçada deceiver olup, ilk şarkı biterken deceiver'a bağlanır. bu yüzden iki ayrı şarkı olmasına rağmen çoğu yerde dreamer deceiver & deceiver olarak geçer.

albümün kadrosu şöyle:
rob halford – vokal,
k. k. downing – gitar,
glenn tipton – gitar,
ian hill – bas gitar,
alan moore – bateri.

özellikle ilk şarkı olan dreamer deceiver çok sevdiğim bir şarkıdır. loop'a alıp peşpeşe dinlediğim çok olmuştur. şarkıyı altı bölüme ayırabilirim:

- ilk bölüm: 2:58 ya kadar süren sakin kısım,
- ikinci bölüm: 2:58-3:33 arası rob halford'un eşşiz screaming vokali ve alan moore'un bateride zile araklı olarak sürekli vurması,
- üçüncü bölüm: 3:33 dan sonra glenn tipton'un solosu ve her zamanki gibi k. k. downing'in ikinci gitar olarak ona eşlik etmesi, gene alan moore'un insanı hipnotize eden zil sesi,
- dördüncü bölüm: 5:20 de rob halford gene vokalle döner, gene alan moore ve zil sesi devam eder.
- beşinci bölüm: 5:50 den sonra artık dreamer deceiver şarkısı bitecek gibi olurken hemen deceiver isimli şarkıya bağlanır.
- altıncı bölüm: 8:15 den sonrası, sakin bir şekilde parça yavaş yavaş biter.

devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

eğer troll bir başlık değilse, attığım her mesajın karşılığını bazen geçte olsa(tabi ki işi olabilir) aldığım. gelen cevaplardan sanki ceketinin düğmelerini ilikliyormuş gibi yazdığını hissettiren. şimdilik şahsen bir saygısızlıklarını görmediğim kafa sözlük moderasyon oluşumu.
devamını gör...

tanıdığım kişiler ya da tanıştığım arkadaşlarım bazen der ki: çok iyisin, safsın, seni üzerler vs.
sanıyorlar ki ben kötülük nedir bilmiyorum. yanlış işte. ben kötü olmak istesem pek ala olurum, hatta çok da güzel kötü olurum ama şu var hiç aklımdan çıkarmıyorum, herkes kendine yakışanı yapar. ben seçimi iyi olmak da yaptım ama fark ettim ki bu beni üzüyor adil olmaya çalışıyorum. ne hissettirdiyse kişiler iyi ya da kötü söylüyorum. hatta iyi olursa söylemem mutlu olduğumu hissettirmeye çalışırım. kötü hissettiysem onu hissettirene diyorum yoksa yara oluyor. söylüyorum kurtuluyorum.
devamını gör...

yıllardır hakkında gözlemlerim doğrultusunda öğrendiğim iki şey var. birincisi; eğer altında odun kesme kütüğü gibi sağlam bir destek varsa sıfır eğimle ve tek hamlede kıracak şekilde vurmak. eğer altındaki destekle tam temas etmiyorsa, biraz bile boşluk varsa uyguladığınız tüm kuvveti avuç içinize geri yolluyor. o da biraz can acıtıyor. ikincisi; eğer altına bir destek koymayacaksanız, yani bir elinizle odunu tutuyorsanız tahrayı 45 derecelik bir eğimle 2 defada kıracak şekilde vurmak.

bunlar hep altın bilgi olum. bunlar hep hayat dersi. zamanında facebook'ta eğitim bilgileri kısmına yazmadık ama hayat okulu okuduk biz.. peh.
devamını gör...

"ak meleğim göç eylemiş yurdundan
havalanmış minnet etsem iner mi?
can çıkmazsa o kurtulmaz bu demden
alev almış ateş dağı söner mi?

dertli olanlara elbet zar gelir
geniş dünya tek başına dar gelir
ellere yaz bahar bana kış gelir
ben yanarım eller beni kınar mı?

metini'yem daha giymem alları
viran olsun çamşıhı'nın elleri
sele verem dağı, taşı, çölleri
aklı olan bu dünya'ya kanar mı?"
aşık ali metin sivas-divriği

anadolu sahasında 16. yüzyılda ortaya çıkan ve günümüzde de etkinliğini hala devam ettiren âşıklık geleneği: anadolu insanının aşk, tabiat, ayrılık, ölüm, gurbet, özlem, siyaset, yiğitlik vb. pek çok konuyu işlediği ve kültüre hizmet eden en önemli yapı taşlarından bir tanesidir. islamiyet öncesi dönemde "ozan-baksı" olarak karşımıza çıkan âşıklık geleneği şüphesiz ki sözlü kültür ürünlerinin günümüze ulaşmasında milli folklore büyük ölçüde katkıda bulunan son derece önemli kaynaklardır. aradan geçen onca zamana rağmen şu an etkinliğini sürdürüyor olması da bizlerin, onları yaşatma ve aktarım noktasındaki hassasiyetimize bağlıdır. şu an pek çok aşığımız yaşayan insan hazinesi olarak unesco tarafından somut olmayan kültürel miras listesi'nde yerini almıştır. selam olsun köroğlu'na, karacaoğlan'a, öksüz dede'ye. nefes olalım sümmani'ye, nesimi'ye. gelin dostlar, bir olalım pir sultan'ın, mahzuni şerif'in, aşık veysel'in, şeref taşlıova'nın, neşet ertaş'ın dergâh-ı izzeti'nde...

adres belli. her hafta salı olduğu gibi bu hafta da girift şahane bir yayınla bizlerle.* aşık ali metin'e ait olan ak meleğim adlı deyişi bir de kıymetli dost zeynep çınar'dan dinleyin bakalım.* akşam bizi kimlerle buluşturacak zeyno'm heyecanla bekliyorum. şimdiden herkese iyi dinlemeler.*
devamını gör...

yok ederek yaşamaktan iyidir. yok olmuş hayaller, beklentiler kişiyi bulunamayacak yerlere sürükler.
devamını gör...

gözümüzün önünde sözlüğün işçi yazarları teker teker ayrılıyor şu günlerde. kimisi kişisel sebeplerden kimisi buradaki sorunlardan. hatta en iyileri zaman zaman sözlük tarafından uçuruluyor. önerim böylesi iyi yazarları kendi hallerine bırakmamak. bir ikna timi kurup kendilerine biraz ilgi gösterilirse bu şekilde sancıları sanki daha az yaşayacak gibiyiz. ha kişinin kendi takdiridir kafa iznine gider, orası ayrı elbette. ancak kimisine bir el uzatılsa, sebepler sorgulansa hemen döneceklermiş gibi. haydi be sözlük. bir yazar kolay olunmuyor.
edit: buradan yapılan yorumlara bakılınca çoğu kişinin pek de umursamadığıdır. adamlar haklılarmış demek ki.
devamını gör...

renklerin anlamlarını öğrendim ben, hepsinin bir iyi bir de kötü anlamları olurmuş; bana onları okumayı öğretti. artık gördüğüm bir resmi daha iyi yorumlayabiliyorum.
bana verilen sözlerin her zaman tutulamayacağını da öğretti. benim hem sevgilim, hem babam, hem ağabeyim, hem de arkadaşım olacağını söylemişti; tıpkı cemal süreya'nın dediği gibi... sevgi gidince hepsi gitti.
o da renkler gibiymiş. hem iyi hem de kötü anlamları oldu benim için.
devamını gör...

moderasyona dönme kararı alan, başımızın tatlı belası.

tanım : çaylaklardan sorumlu, çay dağıtan kimse.
devamını gör...

küfürler 250 puan sayılıyor deli misin?
arkadaşlar şaka yaptım niye küfrediyorsunuz? *
devamını gör...

unutma ki dünya fani.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

türkiye'de yayınlanan en iyi edebiyat dergilerinden biri olan notos'un üçüncü sayısı için hazırlanan dosya konusu olan listedir. liste hazırlanırken 74 katılımcıdan okunması gereken onar kitap istenir ve toplamda 405 kitap arasından en çok yazılan kırk kitap seçilir ve liste hazırdır.

1. don kişot: dünya romanının zirvesi olan kitaptır. benim için sadece cervantes'in değil dünya edebiyatının da en büyük eseridir. bir kere okunması asla yeterli değildir.

2. suç ve ceza: fyodor mihayloviç dotoyevski'nin benim için en iyi romanı olmasa da büyüklüğü tartışılmaz bir romandır. kime sorsan okumuştur ama çoğu insanın kitap hakkında bir fikri yoktur.

3. memleketimden insan manzaraları: nazım hikmet'in epik eseridir ve bu kitap ara ara açılarak okunabilecek ve keyif alınacak bir eserdir. ülkenin aynası gibidir.

4. alemdağ'da var bir yılan: sait faik abasıyanık'ın nefis öykülerinin olduğu kitaptır ve her şeyin öyküsü yazılabilir.

5. tutunamayanlar: türkiyede kalın kitap denilince akla ilk gelen kitaptır. çokça mizahı yapılmıştır. ama aslında romanda bir dönüm noktasıdır. selim ışık kalbimizdedir ve oğuz atay'ın bize armağanıdır.

6. hamlet: shakespeare'in en bilinen eseridir ve bizi olup olmamak konusunda bir ikilemde bırakır.

7. yüzyıllık yalnızlık: gabo'nun muhteşem romanıdır ve her okunduğunda başka şeyler hissettirir okura. gabriel garcia marquez'in eline sağlıktır.

8.huzur: edebi anlamda manevi babam saydığım ahmet hamdi tanpınar'ın muhteşem romanıdır. aradığımız şeydir.

9. anna karenina: lev tolstoy'un tefrika halinde yayımladığı ve muhteşem sözcüğünü kifayetsiz bırakan romandır.

10. karamazov kardeşler: bence fyodor mihayloviç dotoyevski'nin en iyi romanıdır. insanın içine içine bakan bir romandır.

11. kara kitap: ülkede bir kesimin sürekli aşağı çekmeye çalıştığı ama nobel edebiyat ödülü sahibi tek türk yazar olan orhan pamuk'un anlaşılması güç ama muazzam kitabıdır. üzerine kitaplar yazılmıştır.

12. ilyada ve 13. odysseia: homeros tarafından yazılmış eserlerdir ve bir savaşın ve aşkın epik öyküsüdür.

14. savaş ve barış: yine bir lev tolstoy eseridir. üzerinde uzun uzun açıklama yazmaya gerek yoktur. büyüleyicidir.

15. ilahi komedya: dante alighieri'nin hayranlık veren eseridir. her okuyuşumda ilk sefer okuyormuş gibi büyük bir keyif alırım.

16. binbir gece masalları: herkesin malumu olan masallardır ve okunmaya değerdir.

17. madam bovary: gustave flabuert'in mutlaka okunması gereken kitabıdır ve okuduğumda verdiği edebi keyif hala aklımdadır.

18. dönüşüm: hayatımı değiştiren franz kafka kitabıdır. korkulu düşlerden uyanmama neden olur.

19. ecinniler ya da cinler: fyodor mihayloviç dotoyevski'nin tek siyasi romanıdır ve zihnimize neçayev'i kazımıştır. bitirir bitirmez tekrar okuduğum tek kitaptır.

20. bütün öyküler: anton çehov'un dünyayı her şeyiyle anlatmaya niyet ettiği muhteşem öykülerdir.

21. küçük prens: göklerin hakimi antoine de saint exupery'nin popüler kültürün ne yaparsa yapsın kirletemediği inanılmaz eseridir.

22. ince memed: yaşar kemal'in bir başka destanıdır. ve türk edebiyatının en görkemli eserlerinden biridir.

23. denemeler: montaigne'nin herkesin malumu olan başucu kitabıdır.

24. ulysses: james joyce'un dev eseridir. bir araştırmaya göre dünya üzerinde en çok yarım bırakılan romandır. ve bu insanlar çok şey kaybetmiştir.

25. yunus emre divanı: insanın içine işleyen ve yaşadığımız bu toprakların en güzel anlatımı sayılacak eserlerden biridir.

26. mesnevi: mevlana celaleddin rumi'nin okumadığım ama gücünü teslim etmem gereken eseridir.

27. dava: yol göstericim franz kafka'nın aslında bir nişan atma öyküsünden hareketle yazdığı muhteşem romanıdır.

28. budala: listedeki bir diğer fyodor mihayloviç dotoyevski romanıdır ve en az diğerleri kadar etkileyicidir.

29. miss. dalloway: virginia woolfe'un bilinç akışının dibine vurduğu eserlerinden biri olduğu için okurken çok zorlandığım ama yine de keyif aldığım kitabıdır.

30. son şiirleri: nazım hikmet'tir ve üzerinde konuşmaya gerek yoktur.

31. macbeth: william shakespeare'in üç cadılı, kısa ama vurucu oyunudur.

32. kızıl ile kara: bize dünyadaki julien sorel'leri tanıtan bir stendhal şaheseridir.

33. malte laurids brigge'nin notları: listedeki kitaplar arasında okumadılarımdan biridir ve okuyacaklarım arasında listeye girmiştir. rainer maria rilke kitabıdır.

34. kayıp zamanın izinde: bahsetmeye bile gerek olmayan dört dörtlük bir nehir romandır. peşine düşülen zaman bir yerde sizi kovalamaya başlar. marcel proust'un başyapıtıdır.

35. ses ve öfke: dünya okurları tarafından gelmiş geçmiş en büyük romancı seçilen william faulkner'ın en öneli eseridir. okunması oldukça zordur.

36. gönülçelen: türkçeye çavdar tarlasında çocuklar adıyla da çevrilen zamanlar üstü enfes bir romandır. j.d. salinger'ın bütün kitapları kadar inanılmazdır.

37. şeyh bedrettin destanı: bir başka nazım hikmet destanıdır. hem okuduğum zaman hem de tiyatro oyununu izlediğim zaman derinden etkilenmiştim.

38. bir düğün gecesi: maalesef okumadığım bir adalet ağaoğlu romanıdır.

39. evliya çelebi seyahatnamesi: herkesin bildiği az kişinin okuduğu seyahatnamedir.

40. kötülük çiçekleri: charles baudelaire'nin insanı bunalımdan bunalıma sürükleyen eseridir. bu kitabı hakkıyla okumak için sağlam bir psikoloji gerekir.

bu listeye göre birkaç kitap sonra iç huzuru ile ölebilirim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
eser: malcolm liepke
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim