özdemir erdoğan'ın zeki müren'le ilgili açıklamaları
cahilliğinde bu kadarı artık dedirten açıklamalardır. adam öldükten sonra arkasından konuşulması da ne kadar büyük bir sanatçı olduğunu gösterir zeki müren'in. zamanında gölgesinde kalmıştır ondandır bu nefreti.
aynı fikirde olan yazarlar da cahilliğin devir meselesi değil zihin meselesi olduğunu çok güzel göstermişlerdir.
aynı fikirde olan yazarlar da cahilliğin devir meselesi değil zihin meselesi olduğunu çok güzel göstermişlerdir.
devamını gör...
mutlu olmayı beceremeyen insanların ortak özellikleri
beklentilerinin hep yuksek olmasi. ne kadar yuksek beklenti, o kadar cok hayal kirikligi ihtimali ve akabinde buna bagli mutsuzluk. kabullenmek gerek bazen. bu boyle, fazla zorlamaya gerek yok diyerek.
devamını gör...
yazarların yaşama motivasyonu
daha kötü günleri merak ediyorum.
devamını gör...
ünlü olmak için yapılanlar
yıllar yıllar önce twitter isimli leş mecrada, paylaşımına beğeni alıp tanınmak ve takipçi elde etmek için, tenasül uzvuna dev bir salatalık sokanı görmüştüm. o gün bıraktım twitter kullanmayı. o gün nefret ettim insanoğlundan.
devamını gör...
libidosu yüksek kadın
cinsiyetçi beyinler tarafından kötü gözle bakılan sıradan insanlar
devamını gör...
kemal sunal filmleri
her izlediğinde tebessüm ettiren garip bir büyüsü olan filmlerdir.
hiç birini açıp internetten izlemedim hep denk geldim televizyonda.
hiç birini açıp internetten izlemedim hep denk geldim televizyonda.
devamını gör...
hiç swh kullanmayan yazar
bilmediğim ve haliyle ihtiyaç duymadığım için kullanmadığım için, içinde olduğum durum.
ne ki o, kötü bir şey değil inşallah.
edit: aydınlatıldım,elhamdülillah.
ne ki o, kötü bir şey değil inşallah.
edit: aydınlatıldım,elhamdülillah.
devamını gör...
uygur türkü omer faruh
uluslararası, sosyal medyaya taşınması gereken başlık, kimin elinden ne geliyorsa yapması , bu çığlığı her yere duyurulması gereken başlık.
çin devleti kadar acımasız, ırkçı , zalım bir devlet daha yoktur.
moğollar ve japonlar,az bile yapmış onlara.
çin devleti kadar acımasız, ırkçı , zalım bir devlet daha yoktur.
moğollar ve japonlar,az bile yapmış onlara.
devamını gör...
yunanlar medeniyet inşa ederken türkler ne yapıyordu
yoğurdu buluyordu, yunan çalıp adını 'yunan yoğurdu' koysun diye...*
devamını gör...
heath ledger
1979 yılında doğan ve 2008 yılında intihar ederek aramızdan ayrılan avustralyalı aktör.bazıları intihar değil reçeteli ilaçları yanlış kullandığından vefat ettiğini belirtmektedir.joker rolünü oynayarak efsane olmuştur kendileri.oyunculuğa henüz 10 yaşında okulda peter pan oynayarak başlamıştır.büyük bir satranç tutkunudur,batı avustralyanın küçükler satranç şampiyonluğu kazanmıştır.eğer yaşasaydı queens gambitin sinema uyarlamasını yapmak istediği biliniyordu.toprağı bol olsun.
devamını gör...
atatürk'ün dinsiz olduğu iddiası
orasını hiç birimiz bilemeyiz, inanç bireysel bir olgudur çünkü. fakat; inançlıyız çok şükür diye gezenlerin, neler neler yaptığını biliyoruz bence birazcık da bu gerçekliği düşünün, sorgulayın.
devamını gör...
normal sözlük ocak devrimi
bu nasıl bir devrlm kl dün yazar iken bugün çaylak oldum. 23 nlsan müsameresl glbl koltuğa blr günlüğüne mi devrettiniz.
üzgünüm.
üzgünüm.
devamını gör...
the gift (kısa film)
bir julio pot kısa animasyon filmidir.
julio pot filmin hem senaryosunu yazmış, hem filmi yönetmiş, hem müziklerini yapmış, yetmemiş müziklerde kullanılan piyanoyu da çalmıştır. sırf bunun için bile ayakta alkışlamaya değer bir filmdir.

yunan mitolojisine göre sanki kendisi çok matah bir varlıkmış gibi kendine tapınmakta ihmalkarlık yapan insanlara bir ceza vermek isteyen zeus paşamız aslında dört kollu, dört bacaklı yarattığı insanları nicer dicer’ın en iyi parçalarından biri olan keskin bıçağı ile ikiye bölüp onları farklı yerlere atmış. o yüzden insanoğlu öteki yarısını aramaya yazgılı kılınmış.
zeus’un terbiyesizliği olsa da bu hikaye aslında bize insan ilişkileri hakkında, özellikle de romantik ilişkiler hakkında bir yol gösterici olabilir. tıpkı bu kısa film gibi.
benim kendi hayatımdan yola çıkarak aldığım bazı dersler var ve bu filmi çeken yönetmen de sanırım benimle aynı fikirde. ilki, birine ait olmak ya da sahip olmak gibi kavramların çok saçma, çok yanlış olması. bir insana sahip olamazsınız. eğer sabahları mağaranızdan çıkıp aslan avlayıp taş yontmuyorsanız. birine ait de olamazsınız. eğer kendinizi son model bir yapay zeka robot olarak görmüyorsanız.
ikincisi ise; birini etkilemek, onunla birlikte olmak için üst üste fedakarlıklar yapmanıza gerek yok. çünkü bu sizi hiç istemediğiniz bir yöne doğru götürür. aslında doğru bir örnek olmayabilir ama transfer döneminde yıldız bir oyuncu transfer etmek için hak ettiğinden daha fazla transfer ücreti, imza parası, tonla maç başı primi, başarı primleri, gol primi, şampiyonluk primi ve başka bilmem ne primleri vermek gibi bir şey bu. sonra da futbolcunun merhametine kalmak gibi. *
peki ne yapmak gerekir? onu da filmin sonunda göreceksiniz.
the gift
julio pot filmin hem senaryosunu yazmış, hem filmi yönetmiş, hem müziklerini yapmış, yetmemiş müziklerde kullanılan piyanoyu da çalmıştır. sırf bunun için bile ayakta alkışlamaya değer bir filmdir.

yunan mitolojisine göre sanki kendisi çok matah bir varlıkmış gibi kendine tapınmakta ihmalkarlık yapan insanlara bir ceza vermek isteyen zeus paşamız aslında dört kollu, dört bacaklı yarattığı insanları nicer dicer’ın en iyi parçalarından biri olan keskin bıçağı ile ikiye bölüp onları farklı yerlere atmış. o yüzden insanoğlu öteki yarısını aramaya yazgılı kılınmış.
zeus’un terbiyesizliği olsa da bu hikaye aslında bize insan ilişkileri hakkında, özellikle de romantik ilişkiler hakkında bir yol gösterici olabilir. tıpkı bu kısa film gibi.
benim kendi hayatımdan yola çıkarak aldığım bazı dersler var ve bu filmi çeken yönetmen de sanırım benimle aynı fikirde. ilki, birine ait olmak ya da sahip olmak gibi kavramların çok saçma, çok yanlış olması. bir insana sahip olamazsınız. eğer sabahları mağaranızdan çıkıp aslan avlayıp taş yontmuyorsanız. birine ait de olamazsınız. eğer kendinizi son model bir yapay zeka robot olarak görmüyorsanız.
ikincisi ise; birini etkilemek, onunla birlikte olmak için üst üste fedakarlıklar yapmanıza gerek yok. çünkü bu sizi hiç istemediğiniz bir yöne doğru götürür. aslında doğru bir örnek olmayabilir ama transfer döneminde yıldız bir oyuncu transfer etmek için hak ettiğinden daha fazla transfer ücreti, imza parası, tonla maç başı primi, başarı primleri, gol primi, şampiyonluk primi ve başka bilmem ne primleri vermek gibi bir şey bu. sonra da futbolcunun merhametine kalmak gibi. *
peki ne yapmak gerekir? onu da filmin sonunda göreceksiniz.
the gift
devamını gör...
habitus
bireyin önceden öğrendiği şeyleri
kendi kültürü kendi alışkanlığı haline getirmesi anlamına gelen aristotales'in eserlerinde geçen kelime.
kendi kültürü kendi alışkanlığı haline getirmesi anlamına gelen aristotales'in eserlerinde geçen kelime.
devamını gör...
yazarların cep telefonu duvar kağıtları
muzei uygulaması her gün yeni bir sanat eserini telefonuma duvar kağıdı yaptığı için hiç uğraşmadığım hede. bugün modigliani var.
amedeo modigliani - young girl seated (1918)
kaynak:wikiart
amedeo modigliani - young girl seated (1918) kaynak:wikiart
devamını gör...
geceye bir kedi bırak
devamını gör...
yabancı damat
sözde antep'te çekiyoruz diye beykoz'da çekiyorlardı çoğu sahneyi.
devamını gör...



