farsça kökenli bir kelime. oğul anlamına gelir. örnek olarak: şehzade.
şehzade de aslında şahzadedir dilimize alıntılanırken şehzade olmuş.
şehzade de farsça kökenli bir kelimedir. şeh yani şah, hükümdar demektir. şeh-zade de hükümdarın oğlu oluyor.

bir dakika... hâlâ isminizi bilmiyorum?
“raif.”
“raif mi? bu kadarcık mı?”
“hatip zade raif!”
“aa, imkânı yok... ne aklımda tutabilirim, ne de söyleyebilirim! sadece raif desem olmaz mı?”
“daha memnun olurum!”
- kürk mantolu madonna, sabahattin ali
devamını gör...

yazsanıza olum açık açık kürt destekli partiye karkeren kurdistan yaptı diye. ilk defa mı yapıyorlar, yılların numarası bu. sonra ağzımızı açınca ırkçı oluyoruz.

ya sizin ananızı atanızı s****im. ormanda masum hayvanlar var o****u evlatları. bir hayvanı nasıl yakmayı kabul edersiniz kanı, mayası bozuk p** kuruları. komple* kanınız bozuk sizin kanınız. çıkart ak-47'ni de savaş saygımızı kazan bari. annesini iki biraya elletecek tiplerlerle ne uğraştık be yıllardır. ne bitmez derdimiz varmış *mk.
devamını gör...

(bkz: tutankamonun laneti)
devamını gör...

küçük prens’te çok sevdiğim bir cümle var:
“insanların arasında da yalnızdır insan.”
devamını gör...

'sen yanmazsan ben yanmazsam biz yanmazsak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa ' demiş nazım.

haa, kimse yanmasın, insanlık olması gerektiği gibi kardeşce yaşasın, ama bu çoğu kez mümkün olmuyor maalesef.

birileri düşünmeli ve konuşmalı arkadaşlar, ama bu birileri hep başkaları oluyor nedense.
peki normal mi bu durum , o konuşan, haksızlık karşısında, yanlış karşısında cesurca fikrini söyleyen kişinin hayatı, sorumlulukları, geleceği, sizinkinden daha mı değersiz ?

ya da şöyle bakarsak yanlış mı olur ,
bana göre herşeyi göze alıp, iyilik güzellik eşitlik özgürlük için fikrini açıkça söyleyen kişi, 'silivri soğuktur ' esprisini şiar edinmiş kişiye 10 basar.
ınandığı doğrunun peşinde mücadele eden kişidir o, diğeri gibi oturup ne ayranım dökülsün muhabbetini gütmeyen kişidir.
sizce hangisi daha anlamlı ve kıymetli ?
hakaret etmeden, yalan yanlış bilgi vermeden, önemli haber ve gelişmelerde kaynak vererek yazmak konuşmak çok da zor değil, hatta toplumsal bir gelişim, daha iyi, daha güzel, daha özgür, daha insanca yaşama sahip olmak için, demokratik rejimlerde durum değerlendirmesi yapıp , bunu seni yönetme görevine talip olmuş siyasi erge göstermek, duyurmak, hissettirmek de bana göre sadece benim senin değil, bu topraklarda insanca yaşam isteyen her vatandaşın görevi.
sen konuşmaz, ben konuşmazsam, değerli yöneticilerimiz nasıl görecek anlayacak yanlışlarını ?

haa, burada bilerek bir silah verdim okuyana , 'demokratik rejimlerde' dedim yukarıda,

bunu okuyan bazı yazarlar,
' ülkede demokrasi mi kaldı ' diye düşünüyor olabilirler,

demokrasi, kağıt üzerinde dökümü yapılmış bir yönetim anlayışıdır.
ancak önemli olan kâğıtta ne yazdığı değil, bireyin gerçekte ne yaşadığıdır.
bunun da sağlanması bazen ve genellikle toplumun gösterdiği tepkide gizlidir. yönetimler bu tepkilere göre izledikleri yolu dizayn ederler.
bu açıdan konuşmak, fikrini uygun zemin ve şekilde ortaya koymak aslında her vatandaşın bir görevidir.
devamını gör...

bu tarz olaylara karışmayı hiç istemiyorum ve doğru bulmuyorum. bu konuda fikrimi söyleyip söylememe konusunda ikilemde kalmış olsam da sanırım söyleyeceğim. açıkçası ben bu durumdan gerçekten rahatsızlık duyuyorum. aranıza yeni katılmış bir yazarım, kimseyi tanımıyorum ve buraya adapte olmaya çalışıyorum. daha ilk haftada sol tarafta saçma sapan birbirine laf sokmalı başlıklar görmek beni hayal kırıklığına uğrattı gerçekten. insanların sizin aranızda geçen olayı bilmesi neden bu kadar önemli? bilmesi diyorum ama o benim nezaketimden, yaptığınız şey bir olayı açıklamak ya da ortaya çıkarmak da değil, sadece bizlere ilkokul esintisi yaşatacak şekilde birbirinize başlıklar altında laf sokmak. öte yandan bugün çokça başlıklar altında şahit olduğum bir durum var; olayla en ufak bağlantısı olmayan tanım girdiğimiz başlıkların altına sırf sorun yaşanılan yazar yazdığı için tanım girmek. üstelik o tanımın başlıkla uzaktan yakından alakası yok, amaç sadece üstteki yazara laf sokmak. bu yaptığınız şey o başlığı açana, başlık altına tanım giren bizlere ve tüm sözlük halkına terbiyesizliktir. sizin aranızda geçen muhabbetlere şahit olmak zorunda değiliz, bize ne? ya da sadece kendi fikrimi belirteyim, bana ne? avukat değilim ki birilerini savunayım, hakim değilim ki birilerini yargılayayım. keyif kaçırıyorsunuz burada saatlerini harcayan emek veren insanlara haksızlık etmeyin, lütfen.
devamını gör...

alışkanlık. gece kaçta yatarsam yatayım sabah erkenden kalkıyorum. sınav dönemi bile bu kadar düzenli uykum yoktu.*
devamını gör...

iktidar, yapması gerekeni yapıp pandemide öyle ya da böyle, az ya da çok; esnafa, çalışmayana, mecburi olarak izne ayrılana maddi yardımda bulununca, bunu bir lütufmuş gibi anlatıp erdoğan sanki kendi cebinden para yardımı yapıyormuş gibi konuşarak "şükredin" diyen bu halka müstahak olan zamlar.

akp seçmeninin kıçındaki donu da alacakları günü bekliyorum.
devamını gör...

çok önemli bir özelliğini yitiren ev bölümü.

eskiden hatırlar mısınız bir bekleme yeriydi bu balkonlar* . ebeveynlerin akşam üzeri çocuklarını beklediği yerdi. akşam karanlıkta okuldan dönerken yarı oranında insanlar balkonda eşini, çocuğunu bekliyor olurdu. bildiğin night watch gibi lan*

eve birisi geç kaldığında balkona çıkıp sokağın başına bakmak vardı. lan bu nasıl bir acizlikti ya. gelen kişi nerede, bir şey mi oldu, bir yere mi takıldı bilmiyorsun. sıfır bilgi ile balkonda tahmin yürütüyorsun. hele karamsar bir manyak isen haftada bir kaç kez bu ızdırabı yaşıyordun. bu telefonlar, internet ağları falan çok büyük olay. buzdolabından sonra en iyi icatlar bence telekomünikasyon sektöründe oldu. ben şimdi şimdi eve gelecek kişiye canlı konum attırıyorum eve tam girme saatini bileyim diye* sağındaki markete gir oradan şunu al diyorum. bütün bilgileri emiyorum. düşünmüyorum nerede bu diye. bu yoktu daha on beş yıl önce. balkonunun ne kadar çevreyi görüyorsa iletişim ağın ondan ibaretti. şaka gibi *mk.

eve geç kaldıysan da sorun. tam hoşuna giden bir ortam geliyor kalamıyorsun evdekilerin haberi yok diye. şimdi akıllarına kötü şeyler gelir endişesi çocuk yaşında içinde. balkonda seni bekleyeni düşünüyorsun. s**eyim böyle bir dert olamaz. o sokağa girdiğinde anneyi görüyorsun genelde balkonda. durduk yere can sıkıcı bir durum. niye beklettin bakışları balkondan. benim suçum yok dosti telefon geç bulunmuş olabilir en fazla.

birde balkondan seslenme var yakın mesafeye. eve çağırma. anneler bağırırken kelimeyi uzatıp sesin yönünü dağıtıyordu kafalarını çevirerek. kapsama alanını artıyor.* bildiğin bildirim gibi düşüyordu hayatına yemek hazır diye. ilkel iletişim aracıydı balkon. binlerce yıldır bağırarak iletişim kuruluyordu. son 15 yılda değişmesi ve her iki döneme de şahit olmamız nereden baksan şans.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

uğruna kavgalar dönen kadınları tanımlamaya yarayan tabir.

hadi hayal edelim. filmlerde gördüğünüz patlama sahneleri var ya, hani karakterin biri arkasında yangın kıyamet patlayan binaya aldırmadan kameraya doğru yürür. hah işte o yürüyen karakteri güzel ve seksi bir kadın yapın, arkadaki patlamayı da bu kadın için birbirlerini gırtlaklayan bir tomar erkek yapın. şöyle bir şey gibi
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel ama değil de aynı zamanda.

bir de bunun çok benzeri bir terim olan vixen vardır. o da çok benzer anlamlara geliyor. gibi gibi.
devamını gör...

takip edilesi kaliteli yazar.
devamını gör...

tek başına dans ederken
mutsuzluktan sarhoşmuş...
devamını gör...

ilkokulun ilk günü fermuara sıkışan pipiyi sınıfın ortasında cerrah edasıyla kurtaran ilkokul öğretmenim, ellerinden öpüyorum.
devamını gör...

yıl 2010. o zaman bankacıyım, en alt pozisyonda bireysel pazarlamada çalışıyorum. hali vakti yerinde bir müşterim geldi. işlemleri devam ederken sohbet ettik. başladı bana avrupa’da daha önce hiç duymadığım yerleri söylemeye. hadi paris,londra,milano falan biliyoruz da onları hiç duymamıştım. dedi ki x yerini biliyor musun? hayır… peki y yerini? hayır. eee niye yaşıyorsun o zaman? tabi asgari ücretle tek başıma yaşayıp,o paranın çoğunu kiradır,faturadır falan verip, ailem de orta halli olduğundan tek bu maaşla geçinip, avrupa’da saydığı o yerleri gezmediğim için öleydim evet. sonrasında gittim ,gördüm o ayrı. ama bu anımı da hiç unutmam. sanırım bu başlığa da cuk diye oturdu.
devamını gör...

yükseköğretim kurulu (yök) başkanı prof. dr. yekta saraç, "üniversiteler, milletin kızlarını emanet ettiği, hocalarına 'annelik, babalık yap, rehberlik yap' diye emanet ettiği kurumlar. öğrencilerimize herhangi bir şekilde yan gözle bakılmasına bile tahammül edemeyiz" dedi.

twitter.com/AnekdotHaber/st...

üniversite öğrencileri minimum 18-19 yaşlarında yetişkin bireyler. bu yüzden üniversite'de veli kavramı yok. bu insanlar oy kullanabilir , ehliyet alabilir , sevişebilirler. ama (bkz: siyasal islam) kendi ahlak anlayışları üzerinden yine toplum mühendisliği yaparak öğrencileri şekillendirmeye çalışıyorlar. ayrıca minimum 18 yaşında olan yetişkin bir kadının kimseye emanet edilmesine ihtiyacı yok. bu açıklamadan bile kadına bakış açıları belli oluyor. gel böyle bir ortamda üniversitelerden bilim bekle gerçekten çok yazık.
devamını gör...

21.00'de müsait olamayacağım için kaçırmamın olası olduğu yayındır. sistem biraz daha geliştirilse ve yayınlar kaydedilip tekrarı dinlenebilse ne kadar güzel olur değil mi?
devamını gör...

bildiğimiz sıcak su torbasının afili ismidir efenim. ilk duyduğumda bende şaşırmıştım.
devamını gör...

yazarların ekşi sözlük travmalarından kurtulamadıklarını gösteren bir başlık daha. yahu unutun artık orayı. bitti gitti. evet canınız çok yandı ve evet fazlasıyla aşağılandınız fakat artık burada benjamin'in kanatları altındasınız. şşş tamam!
devamını gör...

kulağa ilginç gelecek ama et obur bir bitkidir, bazı böcekleri ve küçük hayvanları yiyerek beslenen bir çiçektir.

küçük kıllar ile kaplı yapraklarına düşen sineklerin, kurbağaların ve küçük yaratıkların kaçmaması için hemen ağzını kapatıp ve sindirim suları ile sindirdigini öğrendiğimde acayip etkilemişti beni.

görmeyenler için bir video bırakayım.

devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim