mırra var mı yenge
paralel evrende bir daha dünyaya gelmesi durumunda üniversite tercih işini arkadaşına bırakmaması gereken yazar.
devamını gör...
hobaaa3434
artılanan entrymde ismini gördüğümde, sanki efsane bir ayar vermişim de, bir anda arkamda spawn olan kalabalık "hobaaa", "üüüf" gibi şeyler diyormuş gibi hissettiren, dolu mu dolu, kafadar yazarımız.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
meh!
mod silmesin diye tanım: her hafta müdavimi olduğumuz program. ailecek dinliyoruz severektene!!
mod silmesin diye tanım: her hafta müdavimi olduğumuz program. ailecek dinliyoruz severektene!!
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ilk bisikletleri
"hayat bisiklete binmek gibidir. dengede kalmak için, hareket etmeye devam etmen gerekir." demiştir einstein. bisiklet, hepimizin hayatında büyük önem arz etmekle birlikte çok farklı duygular oluşturmuştur. özellikle çocukken sahip olduğumuz ilk bisiklet, ilk pedallar, ilk yokuş, ilk fren, annenin-babanın bisikletinden elini çektiği ve özgürce sürdüğün ilk an... tarifi imkansız duygular uyandırıyor hala. bu başlığı açma nedenim de yazarların ilk bisikletlerine dair duygu ve düşüncelerini merak etmekle birlikte, ilk bisikletlerini hatırlıyorlar mı? nasıl bir şeydi? merak ediyorum.
benim ilk bisikletim bianchi markaydı, arkasında 2 tane destek tekeri olmakla birlikte, halk arasında "4 tekerli" diye adlandırılan modeldi. babam o dönem kız kardeşime altın almıştı, bana da bu bisikleti getirmişti. ikisinin fiyatı o dönem eş değerdi. hiç unutmam, babam omzunda o bisikletle kapıda göründüğü an, o bisikletin benim olduğunu bilmiş ve heyecandan ne yapacağımı bilmemiştim. e sonuçta ben de büyüyor, bisiklet sahibi oluyordum. belki de babam ve annem bir gün bisikletimden ellerini çekerdi ve ben de özgürce sürebilirdim...
benim ilk bisikletim bianchi markaydı, arkasında 2 tane destek tekeri olmakla birlikte, halk arasında "4 tekerli" diye adlandırılan modeldi. babam o dönem kız kardeşime altın almıştı, bana da bu bisikleti getirmişti. ikisinin fiyatı o dönem eş değerdi. hiç unutmam, babam omzunda o bisikletle kapıda göründüğü an, o bisikletin benim olduğunu bilmiş ve heyecandan ne yapacağımı bilmemiştim. e sonuçta ben de büyüyor, bisiklet sahibi oluyordum. belki de babam ve annem bir gün bisikletimden ellerini çekerdi ve ben de özgürce sürebilirdim...
devamını gör...
geceye ilginç bir bilgi bırak
aranılan kişinin telefonu kapalıysa, anons hemen devreye girer.
eğer, kapalı değil çekmiyorsa bu anons 3-4 saniye sonra devreye girer.
eğer, kapalı değil çekmiyorsa bu anons 3-4 saniye sonra devreye girer.
devamını gör...
varlığı yokluğunda anlaşılan şeyler
sahip olmak için çabalamadığımız her şeydir. zaten hep sahip olduğumuz için, yokluğu ne demek bilmediğimiz için varlığının da kıymeti kalmaz. taaa ki kaybedene kadar.
devamını gör...
annelerin en güçlü silahı
tabiki de terlik.
devamını gör...
argus
her şeyi gördüğünden bahsedilen mitolojik yaratık.
hera kendisini hafiye olarak tutunca ve altın boynuzlu inek io'yu takip etmesi istenince baltayı taşa vurmuştur. zira hermes kendisini öldürmüş, yüz adet göz boşa çıkmıştır.
sonrasında hera'nın boşa çıkan bu gözleri bir tavus kuşunun kanadına yerleştirdiğine inanılır. o kadar gözü, kanatlara nasıl yerleştirdi o kısım muamma, tanrıça netice de yapmış falan ama yine de zor iş. takdir edilesi.
özetle zeus'un hovardalığı yüzünden hakkın rahmetine kavuşmuş bir başka görev adamı diyerek tanımı sonlandıralım.
hovardalık hikayesinin ayrıntıları için (bkz: altın boynuz)
hera kendisini hafiye olarak tutunca ve altın boynuzlu inek io'yu takip etmesi istenince baltayı taşa vurmuştur. zira hermes kendisini öldürmüş, yüz adet göz boşa çıkmıştır.
sonrasında hera'nın boşa çıkan bu gözleri bir tavus kuşunun kanadına yerleştirdiğine inanılır. o kadar gözü, kanatlara nasıl yerleştirdi o kısım muamma, tanrıça netice de yapmış falan ama yine de zor iş. takdir edilesi.
özetle zeus'un hovardalığı yüzünden hakkın rahmetine kavuşmuş bir başka görev adamı diyerek tanımı sonlandıralım.
hovardalık hikayesinin ayrıntıları için (bkz: altın boynuz)
devamını gör...
ismail türküsev
haftasının nasıl geçtiğini öğrenmek istediğimiz nadide o tarz mı şeflerindendir. lanet olsun böyle kurumsallığa da metin yazarlığına da diyerek komedyen olmuştur.
ps: umarım haftaları iyi geçiyordur.*
ps: umarım haftaları iyi geçiyordur.*
devamını gör...
tefrika roman
gazeteler aracılığıyla yapılan roman yayıncılığı türü. daha önce basılmış veya ilk defa okurun karşısına çıkacak olan romanların bir bölümü her gün gazete sayfasında yayımlanırdı. gazeteyi alan, haberi okumasa bile, her gün o romanı takip ederdi. bu gelenek, türk edebiyatı için önemli eserlerin ve yazarların kazanılmasına yol açmıştır. sonra bu geleneğe devam edilmemiş ve sonlandırılmıştı.
devamını gör...
kontrabas
istanbul devlet tiyatrosunda metin belgin'in, ankara devlet tiyatrosunda ise olcay akın kavuzlu'nun uzun yıllar başarıyla oynadıkları patrick süskind eseri.
devamını gör...
çanlar kimin için çalıyor
üst düzey mekan betimlemeleri, savaş hakkındaki çıkarımları ve insan psikolojisinin tasviri zor hâllerini muazzam bir biçimde okuyucuya aktarması sebebiyle sanıyorum ki hemingway'in başyapıtı olmaya adaydır. ortada barış rüzgarları eserken savaşın anlamsızlığı hakkında konuşmak kolay olmayabilir ama bir iç savaşın izlerini en derinine kadar aktaran bir kitapta savaşın anlamsızlığını ifade edebilmek tartışmasız bir şekilde saygıyı hak eder.
--- alıntı ---
"never think that war, no matter how necessary nor how justified, is not a crime. ask the infantry and ask the dead."
--- alıntı ---
--- alıntı ---
"never think that war, no matter how necessary nor how justified, is not a crime. ask the infantry and ask the dead."
--- alıntı ---
devamını gör...
türkiye’de eksikliği en çok hissedilen şey
farkındalık.
devamını gör...
kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası (yazar)
gayet de kibar, hoş sohbeti olan kardeşimdir. 5 aydır ara ara mesajlaşıyoruz. her şeyi iyi hoş da biraz da içtiğine dikkat ederse daha da güzel olacaktır. y kuşağı kolay kolay bulunmuyor.*
devamını gör...
güne bir söz bırak
"jeder von uns ist sein eigener teufel, und wir machen uns diese welt zur hölle."
-oscar wilde
meali; "biz birbirimizin şeytanıyız ve bu dünyayı cehenneme çeviriyoruz."
-oscar wilde
meali; "biz birbirimizin şeytanıyız ve bu dünyayı cehenneme çeviriyoruz."
devamını gör...
alt yazılı film vs dublaj film
efsane dublajlar var bunları dublajlı izlemek daha keyifli ama genel olarak altyazı. efsane dublajlar derken
devamını gör...
sigarayı bırakınca zengin olacaksın saçmalığı
önceden 20 lirayı şu sigara parası diye bir kenara ayırıyordum. şimdi sigarayı bıraktım o 20 lirayı bir kenara bırakmayıda.
kısacası alım gücüm düştü.*.
kısacası alım gücüm düştü.*.
devamını gör...
vincent van gogh
hollandalı, post empresyonist ressam.
en ünlü tablosu olan yıldızlı gece'nin hikayesi ise şöyledir:
van gogh çeşitli zihinsel rahatsızlıkları sebebiyle akıl hastahanesinde tedavi görmektedir. odasında, önünde parmaklık bulunan ufacık bir penceresi vardır. van gogh her gün o parmaklıklara yapışarak gördüğü manzarayı izlemektedir. işte o manzara yıldızlı gece'yi yaratacak olan saint remy de provence manzarasıdır. van gogh, daracık penceresinde gördüğü bu kendinden çerçeveli tabloyu tuvaline aktarır, elbette van gogh farkıyla.. işte yıldızlı gece ortaya çıkmıştır: saint remy de provence şehrinin düşsel bir yorumu.
uzun araştırmalar sonunda, tablonun 25 mayıs 1889, saat 04:40’taki gökyüzünü gösterdiği tespit edilmiştir. ay’ın henüz ilk hilal biçiminde olması ve venüs gezegeninin ufukta görüntülenmiş olmasından yola çıkılarak tablodaki yıldız ve gezegenlerin gün doğarken resmedildiği anlaşılmıştır. van gogh, kardeşi theo'ya yazdığı mektupta bu resimle alakalı şöyle diyor:
"demir parmaklıklı penceremde adeta bir buğday tarlası görüyorum. sabahları ise gün doğumunu tüm ihtişamıyla izliyorum."
"yıldızlara bakmak beni daima hayal dünyasına daldırır. kendime sorarım, fransa haritasındaki noktalar arasında seyahat edip belli bir noktaya ulaşıyoruz da neden gökyüzündeki bu parlak noktalara ulaşamıyoruz? nasıl trene atlayıp tarascon’a ya da rouen’e gidiyorsak yıldızlara ulaşmak için de ölebiliriz."
van gogh'un yıldızlara olan bu hayranlığı sadece yıldızlı gece olarak bilinen o tabloda ortaya çıkmış değildir. pek bilinmese de van gogh, birden fazla yıldızlı gece tasviri çizmiştir.
kuşkusuz ki yıldızlı gece sanat tarihine adını altın harflerle yazdırmıştır. insanoğlunda da, sadece tanrının sahip olduğu yaratım yeteneğinin kırıntılarının olduğunu bize göstermiştir.
en ünlü tablosu olan yıldızlı gece'nin hikayesi ise şöyledir:
van gogh çeşitli zihinsel rahatsızlıkları sebebiyle akıl hastahanesinde tedavi görmektedir. odasında, önünde parmaklık bulunan ufacık bir penceresi vardır. van gogh her gün o parmaklıklara yapışarak gördüğü manzarayı izlemektedir. işte o manzara yıldızlı gece'yi yaratacak olan saint remy de provence manzarasıdır. van gogh, daracık penceresinde gördüğü bu kendinden çerçeveli tabloyu tuvaline aktarır, elbette van gogh farkıyla.. işte yıldızlı gece ortaya çıkmıştır: saint remy de provence şehrinin düşsel bir yorumu.
uzun araştırmalar sonunda, tablonun 25 mayıs 1889, saat 04:40’taki gökyüzünü gösterdiği tespit edilmiştir. ay’ın henüz ilk hilal biçiminde olması ve venüs gezegeninin ufukta görüntülenmiş olmasından yola çıkılarak tablodaki yıldız ve gezegenlerin gün doğarken resmedildiği anlaşılmıştır. van gogh, kardeşi theo'ya yazdığı mektupta bu resimle alakalı şöyle diyor:
"demir parmaklıklı penceremde adeta bir buğday tarlası görüyorum. sabahları ise gün doğumunu tüm ihtişamıyla izliyorum."
"yıldızlara bakmak beni daima hayal dünyasına daldırır. kendime sorarım, fransa haritasındaki noktalar arasında seyahat edip belli bir noktaya ulaşıyoruz da neden gökyüzündeki bu parlak noktalara ulaşamıyoruz? nasıl trene atlayıp tarascon’a ya da rouen’e gidiyorsak yıldızlara ulaşmak için de ölebiliriz."
van gogh'un yıldızlara olan bu hayranlığı sadece yıldızlı gece olarak bilinen o tabloda ortaya çıkmış değildir. pek bilinmese de van gogh, birden fazla yıldızlı gece tasviri çizmiştir.
kuşkusuz ki yıldızlı gece sanat tarihine adını altın harflerle yazdırmıştır. insanoğlunda da, sadece tanrının sahip olduğu yaratım yeteneğinin kırıntılarının olduğunu bize göstermiştir.
devamını gör...
normal sözlük'ün 35 yaş istilasına uğramış olması
artık yaşın karşılığı görülen standartlar değişti.önceden 35 yaşındaysan evleneceksin şu kadar çocuğun olacak bıyık bırakacaksın gibi kalıplar varmış.artık öyle değil ki 40 yaşında adam 25 yaşındakinin yaptığı her şeyi yapabiliyor kimse de yargılamıyor.tecrübe iyidir parayla bile alamazsınız
devamını gör...
