tanım girecek başlık bulamamak
benim de yasadigimdir.
bu ne abi hiç düzgün başlık yok. boş boş ekrana bakıyorum kaç saattir.
bu ne abi hiç düzgün başlık yok. boş boş ekrana bakıyorum kaç saattir.
devamını gör...
geceye acı ama gerçek bir cümle bırak
“sanırım ben dahil, bu başlığa yazan tüm yazarlar kanserden öleceğiz.”
-ozgur1ey
not: bu kadar abartmayın. aşk acısından ölen yok.
-ozgur1ey
not: bu kadar abartmayın. aşk acısından ölen yok.
devamını gör...
caner kara
--- alıntı ---
caner kara 1aralık 1983 yılında kars’ın arpaçay ilçesinin göldalı köyü’nde dünyaya gelmiştir. ailesi 1987 tarihinde bursa’nın osmangazi ilçesine taşınmışlardır. 1995 yılında ilkokulu bitirmiştir. 1998 yılında ise ortaokulu bitirmiştir. ardından 2002 yılında demirtaşpaşa anadolu teknik lisesi’nden mezun olmuştur.(kidega'da yer alan özgeçmişinden alıntıdır.)
--- alıntı ---
türkçü turancı yazar caner kara altınordu cemiyeti ile çalışmalar yürütür.genç atsızlar teşkilatının kurucusudur.bu teşkilat ile türkçü-turancı dernekleri bir çatıya toplamıştır.yazdıkları ile ezber bozar.
twitterdan takip edebilirsiniz.hayvanseverdir.evinde kedi besler.oymacılık ile uğraşır.güzel çalışmaları vardır.
kitapları;
demedi demeyin(2 cilt)
karın ağrısı
kanrevan
sentez ihaneti
kara beçkem'dir.
caner kara 1aralık 1983 yılında kars’ın arpaçay ilçesinin göldalı köyü’nde dünyaya gelmiştir. ailesi 1987 tarihinde bursa’nın osmangazi ilçesine taşınmışlardır. 1995 yılında ilkokulu bitirmiştir. 1998 yılında ise ortaokulu bitirmiştir. ardından 2002 yılında demirtaşpaşa anadolu teknik lisesi’nden mezun olmuştur.(kidega'da yer alan özgeçmişinden alıntıdır.)
--- alıntı ---
türkçü turancı yazar caner kara altınordu cemiyeti ile çalışmalar yürütür.genç atsızlar teşkilatının kurucusudur.bu teşkilat ile türkçü-turancı dernekleri bir çatıya toplamıştır.yazdıkları ile ezber bozar.
twitterdan takip edebilirsiniz.hayvanseverdir.evinde kedi besler.oymacılık ile uğraşır.güzel çalışmaları vardır.
kitapları;
demedi demeyin(2 cilt)
karın ağrısı
kanrevan
sentez ihaneti
kara beçkem'dir.
devamını gör...
bişkek
orta asya'da bulunan kırgızistan devletinin başkentidir.
devamını gör...
evden çalışmak
beyaz yakalı için artık kabusa dönüştü.
kurum ve kuruluşların azalan maliyetlerini, çalışanların artan maliyetlerine adilane bir sistemle pay etmiyor oluşları, çalışanların evdeyken yeterince çalışmıyor şeklinde algılanmaları iki büyük başlıca sorun. yalnız yaşayan bir insan olarak normal ofis düzeninde çalıştığım döneme kıyasla ev masraflarım en az %50 oranında arttı. elektrik, su, ısınma, mutfak masrafı derken aylardır alıştığım, bildiğim düzenin çok üstünde harcama yapmak zorunda kalıyorum. çalıştığım kurumun bu konuda aksiyon almayarak kafasını kuma gömmesi kurumsal bağımı, güvenimi zedeliyor. bana bağlı çalışan personeli ben, benim bağlı olduğum yöneticilerse beni motive etmekte güçlük çekiyor. insanların ortak sistemlerde mesai saatleri içinde online olup valla billa çalışıyorum, yeminle işimin başındayım stresini yaşamalarıysa cabası.
yani ülkede tonla problem var. ama çalışan açısından evden çalışma ile ilgili yönetmelik, yönerge eksikliği, usul ve esaslardaki belirsizlik ve düzensizlik de üzerinde konuşulması gereken bir diğer sorun, şımarıklık değil.
kurum ve kuruluşların azalan maliyetlerini, çalışanların artan maliyetlerine adilane bir sistemle pay etmiyor oluşları, çalışanların evdeyken yeterince çalışmıyor şeklinde algılanmaları iki büyük başlıca sorun. yalnız yaşayan bir insan olarak normal ofis düzeninde çalıştığım döneme kıyasla ev masraflarım en az %50 oranında arttı. elektrik, su, ısınma, mutfak masrafı derken aylardır alıştığım, bildiğim düzenin çok üstünde harcama yapmak zorunda kalıyorum. çalıştığım kurumun bu konuda aksiyon almayarak kafasını kuma gömmesi kurumsal bağımı, güvenimi zedeliyor. bana bağlı çalışan personeli ben, benim bağlı olduğum yöneticilerse beni motive etmekte güçlük çekiyor. insanların ortak sistemlerde mesai saatleri içinde online olup valla billa çalışıyorum, yeminle işimin başındayım stresini yaşamalarıysa cabası.
yani ülkede tonla problem var. ama çalışan açısından evden çalışma ile ilgili yönetmelik, yönerge eksikliği, usul ve esaslardaki belirsizlik ve düzensizlik de üzerinde konuşulması gereken bir diğer sorun, şımarıklık değil.
devamını gör...
asla anneme uçan tekme atmayacağım gerçeği
karnında iken annesine tekme attığını bilmeyen yazar beyanı.
devamını gör...
yazarlar ilkokulda olsa açılacak başlıklar
bu hafta sabahçı olmam sorunsalı.
devamını gör...
dhkp-c
sol’un ülkü ocakları’dır.
hem de ülkü ocakları kadar da teröristtir.
hem de ülkü ocakları kadar da teröristtir.
devamını gör...
klasikleşmiş amerikan filmi replikleri
80 ve 90 larin aksiyon filmlerinin dublajlari ile kalıplaşmış replikler.
" hey! bunu bana yapamazsıniz ben vergisini ödeyen bir vatandaşım..''
" seni pazar günü kilisede görmedim john'
"hey iki blok ötede bildiğim çok iyi bir yer var belki bir kahveye ne dersin"
" ne cehennem dönüyor burada lânet olası!"
(olay yerine gelen fbı) tamam..burda neler oluyor biri bana anlatsın.
(olay yerine gelen fbı a trip atan yerel polis) lânet olası federaller! hey bu fbı in işi değil tamam mı?
" hey! bunu bana yapamazsıniz ben vergisini ödeyen bir vatandaşım..''
" seni pazar günü kilisede görmedim john'
"hey iki blok ötede bildiğim çok iyi bir yer var belki bir kahveye ne dersin"
" ne cehennem dönüyor burada lânet olası!"
(olay yerine gelen fbı) tamam..burda neler oluyor biri bana anlatsın.
(olay yerine gelen fbı a trip atan yerel polis) lânet olası federaller! hey bu fbı in işi değil tamam mı?
devamını gör...
korku
anlamlandırılamayan şeylere karşı geliştirildiği taktirde nefrete dönüşebilen duygu.
devamını gör...
beraat kararı verdiği zanlıyla içki masasına oturan hakim
tuz çoktan kokmuş zaten , hiç şaşırmadım, sizde şaşırmayın.
devamını gör...
neşet ertaş'ın ibo'ya verdiği ayar
üstteki link patlamış yenisini bırakalım. neşet ertaş türkü söylerken ibrahim tatlıses sürekli araya girip neşet ertaş'ı kızdırıyor. videonun sonlarına doğru neşet ertaş ibo'ya adeta toprak atıyor.
devamını gör...
yumurtalı ekmek
kesinlikle az miktarda( dilim başına iki küp şeker kadar olsa kâfi) tereyağında kızartılmalıdır.
sıvı yağda olunca tuhaf bir kokusu oluyor. üstelik çok yağ emiyor.
sıvı yağda olunca tuhaf bir kokusu oluyor. üstelik çok yağ emiyor.
devamını gör...
elia kazan
joseph mccarthy fırtınası esmeye başlamadan önce elia kazan ile arkadaşlığımız henüz yeni yeni şekilleniyordu. adam neticede anadolu çocuğu. bizim toprağın suyunu içmiş, havasını solumuş. dedik ki, bu adam delikanlı olur. anadolu irfanına sahiptir (!) yani memleketçilik yaptık biraz. kâh kayserili olması sebebiyle biraz cimriydi ama onu da çok önemsemedik. yediğimizin içtiğimizin faturasını hep bana kilitledi. önemsemedim. ırklarımız farklı olsa da köklerimiz aynıydı. birbirimizin dilinden anlardık. kendisine nerelisin diye sorulduğunda verdiği yanıt ''ben anadoluluyum!'' olurdu. bu tavrı da açıkçası bana samimi gelirdi. 1952 yılında ''viva zapata''yı çekmesi ile birlikte has adam olduğuna inancım iyice arttı. tabi filmin ilk gösterimini sinemada izlemiş olmak biraz gözümü boyamış olabilir. egom okşanmıştı. tavşana patisini ters gösterdiğim zamanlardan beri bu kadar onere edilmemiştim. tosbağalar bu konularda biraz iyimserdir. herkesi kendileri gibi sanırlar ama mevzu bu değil. hele 1950'lerin amerikasında o filmi çekmek kanımca büyük cesaret istiyordu. o kazan ben kepçe takılıyorduk işte, arkadaşlık böyle bir şey. birisi onun hakkında kötü bir kelam etti mi tak diye ağzının payını verirdim. işte en büyük yanlışımda o olmuş. görememişim adamın içindeki şeytanı. aslına bakarsanız onun şeytanı korkuydu. ne yaptı ise korktuğu için yaptı. inandığı her şeyden de o korkusu yüzünden vazgeçti. aslını inkar etti. haramzadenin hası oldu.
mccarthy dönemi soruşturmalarında, komiteye ifade vermeye gittiğinde beklentimiz diğerleri gibi dik durmasıydı. başka beklentimiz yoktu. zira arkadaşımız komünisttir, viva zapatayı çekmiştir, aynı zamanda komünist parti üyesidir. nazımın ''yatar bursa kalesinde'' şiiri gibi oldu bu kısım ama olsun. hem nazımı yeri geldikçe anmakta fayda var. nazımdan zarar gelmez. zarar dibi tutmuş kazandan gelir. kazanın cidden dibi tutmuş. biz bilmiyoruz tabi. beyzade komisyona bülbül gibi şakımış. suçlu suçsuz kim varsa herkesi ihbar etmiş. hele ki, orson welles'i ihbar etmesi dayanılacak şey değildi. tabiri caizse bu köylü kurnazı ''yurttaş kane''i ''vivazapata''ya peşkeş çekmişti. sadece o mu? ''great dictator'' ve ''modern times''ı da ''a streetcar named desire''a * peşkeş çekmiş. kendini kurtarmak adına pek çok güzel insanı tehlikeye atmıştı. artık sözleri de filmleri de umurumuzda değildi. istediği kadar büyük yönetmen olabilirdi. ama adam değildi!
bertolt brecht o komisyona ifade vermedi ve ülkeyi terk etti. charlie chaplin komünist olmadığı halde baskıcı sistemin istediğini vermek yerine, ''komünist olmak en doğal hakkımdır'' diyerek, duruşunu göstermişti. sonra o da bastı isviçre'ye gitti. rosenberg'ler idam edildiler. suçsuzlukları sonra anlaşıldı. ve bunun gibi yığınla örnek...
1989 yılında beyefendi oscarı kazandığında, mikrofona ''utanıyorum'' diye fısıldadı ama ne kadar samimiydi bilemem. onun samimiyeti, komisyonla birlikte yok olup gitmişti. o utançla, o sektörde o kadar boy gösterip, ödülleri toplamaya devam edip, keyfine bakıp nasıl yaşadın dibi tutmuş kazan? neyse sinirlerim tepeme çıktı yine. arkadaşlarınızı iyi seçin derim. memleketçilik yapmayın. sonra, benim dibi tutmuş kazanda yaşadığım acı tecrübeleri sizde yaşarsınız ve kurbağa misali kısık ateşte pişip, sonrasında sofraya servis edilirsiniz. şarlo'nun bu konuyla ilgili çok güzel analizleri vardır ama onları başka zaman anlatırım. bakın işte o güzel adamdı. tabi bizde akıllandığımız için yoğurdu üfleyerek yedik de, sonrasında adam gibi adamlarla muhatap olduk.
tanım: vicdan ve sorumluluk sınavından sınıfta kalan başarılı yönetmen.
mccarthy dönemi soruşturmalarında, komiteye ifade vermeye gittiğinde beklentimiz diğerleri gibi dik durmasıydı. başka beklentimiz yoktu. zira arkadaşımız komünisttir, viva zapatayı çekmiştir, aynı zamanda komünist parti üyesidir. nazımın ''yatar bursa kalesinde'' şiiri gibi oldu bu kısım ama olsun. hem nazımı yeri geldikçe anmakta fayda var. nazımdan zarar gelmez. zarar dibi tutmuş kazandan gelir. kazanın cidden dibi tutmuş. biz bilmiyoruz tabi. beyzade komisyona bülbül gibi şakımış. suçlu suçsuz kim varsa herkesi ihbar etmiş. hele ki, orson welles'i ihbar etmesi dayanılacak şey değildi. tabiri caizse bu köylü kurnazı ''yurttaş kane''i ''vivazapata''ya peşkeş çekmişti. sadece o mu? ''great dictator'' ve ''modern times''ı da ''a streetcar named desire''a * peşkeş çekmiş. kendini kurtarmak adına pek çok güzel insanı tehlikeye atmıştı. artık sözleri de filmleri de umurumuzda değildi. istediği kadar büyük yönetmen olabilirdi. ama adam değildi!
bertolt brecht o komisyona ifade vermedi ve ülkeyi terk etti. charlie chaplin komünist olmadığı halde baskıcı sistemin istediğini vermek yerine, ''komünist olmak en doğal hakkımdır'' diyerek, duruşunu göstermişti. sonra o da bastı isviçre'ye gitti. rosenberg'ler idam edildiler. suçsuzlukları sonra anlaşıldı. ve bunun gibi yığınla örnek...
1989 yılında beyefendi oscarı kazandığında, mikrofona ''utanıyorum'' diye fısıldadı ama ne kadar samimiydi bilemem. onun samimiyeti, komisyonla birlikte yok olup gitmişti. o utançla, o sektörde o kadar boy gösterip, ödülleri toplamaya devam edip, keyfine bakıp nasıl yaşadın dibi tutmuş kazan? neyse sinirlerim tepeme çıktı yine. arkadaşlarınızı iyi seçin derim. memleketçilik yapmayın. sonra, benim dibi tutmuş kazanda yaşadığım acı tecrübeleri sizde yaşarsınız ve kurbağa misali kısık ateşte pişip, sonrasında sofraya servis edilirsiniz. şarlo'nun bu konuyla ilgili çok güzel analizleri vardır ama onları başka zaman anlatırım. bakın işte o güzel adamdı. tabi bizde akıllandığımız için yoğurdu üfleyerek yedik de, sonrasında adam gibi adamlarla muhatap olduk.
tanım: vicdan ve sorumluluk sınavından sınıfta kalan başarılı yönetmen.
devamını gör...
geceye ingilizce bir söz bırak
"we stopped looking for monsters under our bed when we realized that they were inside us."
belongs to charles darwin, but shared with joker photos on social media.
belongs to charles darwin, but shared with joker photos on social media.
devamını gör...
aldatıcı yem
kamış olta ile avcılıkta kullanılan yapay yemlere denir. örnek olarak cansız balık, iskandil zoka, sahte böcek, balık görünümlü metal vb.
devamını gör...
yazarlar ilkokulda olsa açılacak başlıklar
alinin ata bakma sorunsalı.
devamını gör...
tokalaşmak isterken elin havada kalması
el sıkmayan dinci kesim ( şafiler ve bazı tarikatlar) , bu hareketiyle içlerinin ne kadar fesat olduğunu kanıtlamaktadır. el tutunca bile abdest kaçtığını düşünüyorsa, elini sıktığında tahrik oluyor demektir.
devamını gör...

