en iyi iki eurovision şarkımızdan genç olanıdır. diğeri için şebnem paker - dinle
devamını gör...

ulan her ay 1 haftamı sırf bu ağrı yüzünden çöpe atıyorum. ayda 1 hafta demek yilda 12 hafta eder yani 1 yılımın 3 koca ayı bu ağrı ile geçiyor. sonra hayatında regl sancısı çekmemiş biri gelip kadınların regl sancısını abartması diye başlık açıyor. ben de zaten hobi olarak 3 ay boyunca sancıdan dolayı yataktan çıkmıyordum.*
devamını gör...

bugün itibarı ile sözlük yazarlarına açılmış olan sözlük kütüphanemiz için, yazarların değerlendirmesine açılmış başlıktır.

(bkz: kütüphanemiz)

normaller.com/kutuphane
devamını gör...

özellikle butik sayfalarının başını çektiği dolandırıcılardır. bu hesapların en belirgin özelliği paylaşılan gönderilerin yorumlara kapalı olması yada hiç yorum yapılmaması, 10 gönderisi olup 30 bin takipçisinin olması ( parayla takipçi almış ) akla ilk gelen detaylardır. hesapları takipçi ve beğeni hilesi yapıp kasıyorlar. alacağınız bir ürün çok pahalıysa şeffaf kargoda gelip gelmediğini sorun. her gördüğünüz hesaptan alışveriş yapmayın tanınmış, güvenilir hesaplar var oralardan sipariş verin. dandik sayfalardan alınan ürün dar, bol vs geldiğinde geri iade etme şansınız da çok düşük. ürünün bedeni kalmadı gibi şeyler söylüyorlar.
devamını gör...

“hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum.. bilseydim, bu mutluluğu koruyabilir, her şey de bambaşka gelişebilir miydi? evet, bunun hayatımın en mutlu anı olduğunu anlayabilseydim, asla kaçırmazdım o mutluluğu.”
orhan pamuk masumiyet müzesi
devamını gör...

"bu şekilde ev işleri daha çabuk bitiyor ve sen ve eşin birbirinize daha fazla vakit ayırabiliyor olmalısınız. birbirini seven çiftlerin sevdiklerine vakit ayırmak için yapmayacağı şey yok doğrusu. harikasın. ayrıca çocuklarına da iyi örnek olarak cinsiyetçi davranış biçiminden uzak, bilinçli genç nesillerin yetişmesi için ön ayak olman da takdire şayan. tebrik ederim. " denebilir. neden olmasın?
devamını gör...

kaçınılmaz son.beni fazla uzak olmayan bir zamanda yakalamasını temenni ediyorum.
devamını gör...

zarafetin, inceliğin, sabrın sembolü olan ve yabani papatya ailesine mensup çiçek türü.


yıldızpatı olarak da bilinir. sonbahar da açtığı için sonbahar yıldızı diyenlerde mevcut. çiçek sonbaharın kasvetini dağıtan şahayane bir güzelliğe sahiptir. antik yunan'da kuduz olmuş köpekler tarafından ısırılan insanlar için tedavi amaçlı olarak kullanılıyordu. çiçeğin özü çıkarılarak merhem yapılıyordu. evde yetiştirilmek için gayet uygundur.


efsaneye göre;
tanrı jüpiter, dünyada savaş olduğunu görmüş, çok kızmış ve savaşan insanları yok etmek istemiştir. bunun için de yeryüzünü taşlarla döşemeye başlar. artık dünya'daki güzellikleri göremeyen göklerin kızı astraea ağlamaya başlar. gözyaşlarının düştüğü yerde, asteri/aster çiçeği yeşerir. daha sonra bu çiçekler birer birer yıldız olurlar.

ayrıca sonbahar aylarına ve başak burcuna ait olduğu bilinen bir çiçektir.
devamını gör...

öncelikle bu veledin burda ne işi var diyebilirsiniz istediğiniz kadar. 12. sınıfım şuan dershanenin olmadığı bir ilçede yaşıyorum, dershaneye gitmem için nakil istemem, nakilin çıkması ve okulun yurduna başvuru yapmam ve başvurumunda çıkması lazım. özel ders al diyenler var birde, benim lanet ettiğim tek ders kimya zaten. ne yapsam bilemiyorum. birde ailem dershaneye gitmemi desteklemiyor. öyle ki annem kendini öyle kaptırmış ki dershaneye gitme telefonunu değiştirelim diyor. telefon pek umrumda değil, sadece twitter whatsapp kullanıyorum zaten. şarjı bitmiş 2 gündür bulamıyorum. çok dağınık yazdım biliyorum ama fikir verin

edit:şuan benim için sınav senem bitmiş durumda. dershaneye gitmek istememe rağmen gidemedim. eğer gidip gitmemek sizin seçiminiz ise bazı önerilerim var.
derhaneye gitmeyip evde youtube üzerinden çalışacaksanız şunlara aşırı dikkat edin. ev ortamınızın huzurlu olduğundan emin olun. eğer evdesiniz diye aileniz sürekli size iş yıkıyorsa, yüksek ses varsa, ebeveynleriniz sorumsuzsa vs vs. evde çalışmamaya özen gösterin. bi zaman sonra sizide sınav psikolojisiyle birlikte aşırı etkiliyor. yaşam enerjim ailevi sorunlar ve sınavla birlikte çekildi. ölmüşümde toprak atanım yok haline geldim. umrumda olmaz, kafama takmam vs vs demeyin sakın. o kadar kafaya takıyorsunuz ki yaşayan anlar. ben bu sürecin aile içi sorunlarınız oldukça fazlaysa aile evinden uzakta yaşanması taraftarıyım.
ben sene boyunca sürekli geç kaldığım psikolojisindeydim. işte rakiplerim dershaneye gidiyor, özel ders alıyor ben sadece evden diyerek kendimi demoralize ediyordum. asla ama asla böyle düşünmeyin, sınav aynı sınav, konular aynı konular. onların ne kadar avantajı varsa sizinde aynı şekilde avantajınız var. belki az belki çok ama var. şuan geç kalmış değilsiniz vs vs diye paragraf paragraf yazsam bile anlamayacaksınız. çünkü bende asla anlamadım. sınava girince farkediyorsunuz. 1 sene çok uzun bir zaman. 6 ay çok uzun bir zaman. 1 ay çok uzun bir zaman. yetişir konular salak salak stres yapmayın.


edit2: 350 binden 19 bine çektim dershanesiz, özel derssiz. geride kalanlara allah kolaylık versin.
devamını gör...

ahmet ümit'in patasana veyahut kavim romanları kadar çarpıcı olmayan, "elimden bırakamadım!" diyeceğiniz kadar sürüklemeyen lakin keyifli zaman geçirmenize sebep olacak romanı.

spoiler vermeden ufak tefek detaylardan bahsetmek istiyorum, öncelikle mitoloji kısmı ciddi anlamda güzel bir özet biçimine yoğurulmuş, mitolojiye ilgisi olan lakin altyapısı olmayan biri için ideal bir özet mevcut.
sevgili yazar, kendi çapında sistemi eleştirdiği gibi ülkemizin de uzun yıllar belası olacak göç dalgalarını başka bir bakış açısı ile anlatmış, almanya'da yaşayan gurbetçilerin yaşadıklarından tutun, ülkemizde oy kullandıkları kısma kadar bir güzel eleştirip kendi yorumunu da katmış.

pergamon... pergamon antik kenti hakkkında bilgiler vermiş, o güzel zeus altarı hakkında bir güzel konuşmuş lakin doyucu olmasa da insanı merak ettirecek bir biçime eriştirmiş sevgili yazar lakin söylediğim gibi, eksik. insan eserlerin nasıl kaçırıldığı, nasıl sergilendiği hakkında daha doyurucu bilgiler bekiyor okurken, yazar da "balık yok, al sana olta!" demiş ve araştırmamızı istemiş belli ki.

daha da ilginç olan kısım ise karakterler. özellikle romanımızın baş kahramanı, başkomiser yıldız karasu o kadar tuhaf bir karakter ki, hem türk genlerini kaybetmemiş, hem de almanya'da doğup büyüdüğü için alman disiplininden nasibini almış, pratik türk zekası ile analitik alman zekası hoş bir biçimde birleşmiş gibi... ama n yazık ki çok sırıtıyor, yardımcısı bir alman ve ne yazık ki öyle bir durumda ilerliyor ki roman, yıldız'ın safkan alman, yardımcısının da tam anlamıyla türk olduğunu düşünebilirsiniz ki bu olabildikçe sırıtıyor.

hoş bir roman, okunmasa da olur. mitoloji-polisiye bezemeli çok daha iyileri mevcut zira, çok daha iyi doyuranlar da.
ama ahmet ümit yazmış, biz de okumuş olduk, güzel zaman geçirdik.
devamını gör...

şöyle üç beş bişey karalayalım bakalım. umarım dikkate alınır.

- son günlerde instagram usulü beğenme özelliği çalışmıyor. (ekrana vur vur helak oldum yeminle)

- eksi oy yok. bununla ilgili bir düşünceniz var mı? (olsa keşke)(06.03.2022 hala yok)

- mesajlaşma arayüzü çok kasıyor. özellikle de tüm mesajları göster diyince sorun yaşıyorum. (bekle babam bekle)

-mesajlaşma menüsünde arama yapamıyorum. (arayan belasını bulsun yani) (06.03.2022 hala yok)

-bide bazı sohbetleri sabitleyebilsek keşke.(başa tuttursak falan) (06.03.2022 hala yok)

- mesaj silme olayı sohbetin içinden mümkün. whatsapp gibi sohbeti sağa yada sola kaydırarak silme, birden fazla silme gibi özellikleri olsa çok güzel olurdu. (sosyal bir platform için olmazsa olmaz oldu bunlar) (06.03.2022 hala yok)

-sözlük içinde veya başlık içinde yazar arama yok galiba. yani arama bölümüne @son samuray yazıp arayamıyoruz. (gönlümüzün efendisini arayabilelim)

- profil sayfasını yetersiz buluyorum.* (06.03.2022 hala yetersiz)

a-özellikle vitrin (bizi tanımak isteyenlerin okuması için 10 kadar tanım koyabileceğimiz mucize kutumuz) olsa iyi olur.

b-yazarın bilgileri, beğenileri, favorileri karma karışık. biraz derli toplu olsa keşke. (06.03.2022 hala dağınık)

c-yazarın son bir gün, bir hafta, bir ay ve toplam tanımını yan yana görsek keşke. (06.03.2022 hala yok)

d- yazarın girdiği istatistikleri görsek güzel olur.
- gammaz staff yok. gizli bir müessese olan ispikçilik harika bir işleyiş sağlar. ispiklenen entry mod tarafından silinince kimse itiraz etmez. böylece mod/yazar kavgası yarı yarıya azalır. üstelik hiç bir yazar veya mod yıpranmamış olur. itibar suikastleri sona erer.

- sözlüğün genel istatistikleri de az geldi gözüme. şöyle bir el atılsa. şenlense oralar.

- bide yönetimde şeffaflık isteyenleri görüyorum ben çokça. artık şu modlogu yazarlara açsanız ne muhteşem olur. (06.03.2022 hala yok)

arkası gelebilir ama bunu insan okuyacak.
(06.03.2022 arkası gelmedi)
(01.02.2023 arkası gelirse şaşırmayın)*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

giyilmiş çorapları için alıcılar çıkması muhtemeldir.
devamını gör...

kendisine uyuyacağım dedikten bir saat sonra tanım girince* mesaj kutumu kibar* mesajlarla süslemiştir. bu yetmez gibi mesaj kutumu da kapatıyorum cevap veremeyip çatla diyerek pis insan gülüşü* de yollamıştır.
moderasyonun kendisine şirine yakıştırması yapmasını anlamak mümkün, zira bütün şirretliğini bizim üzerimizde kullanmaktadır. yine de daima var olsun, hep yazsın, seviyoruz kendilerini.*
devamını gör...

1901 yılında mekteb-i harbiye'de 2. sınıf öğrencisi iken çekilmiş olduğu fotoğraf. annesi zübeyde hanım'a hatıra olsun diye göndermiş.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hayatı ve kendisini seven insandır.
devamını gör...

altmetni dehşet verici bir şekilde gerçekçi, çekici ve bir o kadar da korkutucu dizi. hakikati bağırıyor! hele de 21. yüzyıl distopyasına... izlenmelidir. birkaç yüzyıl sonra anılacak dizilerden birisidir. şaheser! * oyunculuklar zaten mükemmel. anthony hopkins ve ed harris var daha ne olsun yahu!

devamını gör...

2000'li yillarda dini bütün dedemin şahininde kasetleri bulunan güzide sanatçı.

dedem dini konularda çok hassas bir adamdı, bir imamdı kendisi. yaşadığı küçük ilçenin (neredeyse köy kadar) hocasıydı o. hoca kelimesini vurguladım çünkü bu tarz küçük yerlerde hocalar pek "saygın" insanlardir. öyle ki bazen muhtar bile gölgelerinde kalır.*

bu dini hassasiyetlerinden pek haz etmezdim. yaşım küçüktü, rasyonel değildi bu antipatim. okuduğum okul, istanbul'da bulunan ve içine doğduğum muhafazakar bir gecekondu mahallesinin dibinde, mahalleme aşırı ters şekilde gelişmiş ve sekuler bir semtteydi. çoğu zaman öyledir zaten. parmakla gösterilen semtlerin hemen dibinde semtin gelişmişliği ile zıt ölçüde geri kalmış bir gecekondu semti bulunur.

ben de gittiğim bu okulun ve semtin kültürüne ozenirdim hep. o yüzden pek sevmezdim dedemi. halbuki sayesinde her yaz gittiğim o küçük ilçede "x hoca'nın torunuyum" jokerini kullanarak pek çok imtiyaz sahibi oluyordum.

dedem hakkında entrymin sonunda bağlamak üzere yazdığım cringe paragrafları bir kenara bırakalım. entry başında bahsettiğim kasetleri dayım çıkartmıştı. dedemden kim bilir ne dayaklar yemişti o kasetleri kabul ettirebilmek için.

nefret ederdim o kasetlerden. arkadaşlarım (bkz: tarkan) (bkz: gülben ergen) (bkz: duman) ve nicelerini dinlerken biz yazın her tarlaya, bahçeye, pikniğe gidiş-dönüsümüzde artık ezberledigim 3-5 izel şarkısını döndürür dururduk. öyle ki "müzik günah!" diyen dedemin bile çaktırmadan keyif aldığı müziklerdi artik. hayır bir de bunları dinlerken tribe falan girerdi sevgili araba ahalisi. yıl 2008 (örnek olarak, yoksa 2006'da aynı 2009'da), kavurucu güneşin altında uçsuz bucaksız sapsarı ayçiçek tarlalarının arasından süzülen incecik bir köy yolunda giden bir şahinin içinde hasret dinleyip tribe giren insanlar.

geçen gün kafamda durduk yere bir şarkı dönmeye başladı. başladı başlamasına da sözleri yok, bilirsiniz sadece tını ve ritim. yav diyorum bu nedir? takdir edersiniz ki bir izel parçasıydı. aylarca kafamın içinde dönen bu müziği sonunda bulmuştum. beynim nöron yerine afgan işçi calistiriyorsa demek.

buldum da pek keyif alamadım. keyif alamadığım şey müzikler değil, tersine o nefret ettiğim müziklerin bana artık keyifli gelmesini sağlayan nostalji hissiydi. bak şu an yok yere dinliyorum, sözlerini unutmuşum ama ritmi duyunca iki kelimeden biri geliyor.

müzik bomba da ne şu an beyaz bir şahinin icindeyim, ne tepesinde kavurucu güneş bulunan bir köy yolundayım, ne kuzenimle el kızartmaca oynuyoruz, ne o dönem ağır abi takılan liseli abim bize "şımarmayın lan" diyor ne de şoför koltugunda oturan bir dedem var.

(bkz: arkadan samanyolu müziği gelen entryler)
devamını gör...

unutamadıysanız kederlerden keder seçtirirken ümit besen'den nikah masası şarkısı ile sizi kanka eden, unuttuysanız mutluluklar diletip bir sigara yaktıran olaydır efendim.
devamını gör...

(bkz: okan suvari) savaşları ve tarihi etkilemiş olayları, özel efektlerle takipçilerine hem sesli hem görsel harika hizmetler sunuyor. aynı zamanda katıl üyesiyim.
(bkz: zeyrek) siyasesi
(bkz: ada) bir bayan arkadaşın kripto para hakkında çok anlaşılır ve öğretici bilgiler paylaşıyor.
(bkz: 321go soramazsın) değişik konukları ile herşeyi dobra sorulup cevaplanan bir kanal, sunucu rihanna abla gittikten sonra pek tadı kalmadı.
(bkz: bilgi otağı) tarihi olayları kısa kısa ele alıp harika anlatımı ile, faydalı bulduğum bir kanal.
(bkz: röportaj adam) sanırım hepimiz biliyoruzdur.
(bkz: geprgy kavkaz) adam tüm et ürünlerinden binbir çeşit mangal yapıyor, iştah kabartıyor.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim