şehrinde en sevdiğin yer
(bkz: basmane)
(bkz: buca)
(bkz: kuruçay)
(bkz: tenekeli mahalle)
(bkz: murteke)
şuralardan bana 100 tane adam bulun, istediğiniz ülkede devrim yapmazsak şerefsizim ahaha
(bkz: buca)
(bkz: kuruçay)
(bkz: tenekeli mahalle)
(bkz: murteke)
şuralardan bana 100 tane adam bulun, istediğiniz ülkede devrim yapmazsak şerefsizim ahaha
devamını gör...
köfteci yusuf
siyah eldiven giymiş lezzet katillerinden sadece birtanesidir. aslında böyle tiplere prim verilmemesi gerekir ama türk halkı olarak şov severiz, dayanamayız hiç.
devamını gör...
vurucu filmler ve film replikleri
devamını gör...
insanı en son bırakan şey
vicdan.
devamını gör...
instagram tipi tanım beğenme özelliğini kapatan yazarlar
bunlardan birisi benimdir.
sürekli bu durumla karşılaşıyordum:
(bkz: yanlışlıkla tanım beğenmek) #214312
sürekli bu durumla karşılaşıyordum:
(bkz: yanlışlıkla tanım beğenmek) #214312
devamını gör...
normal sözlük’ün eğlencesiz ve kasıntı olmasının sebebi
daha ne yapalım, havada şpagat mı atayım diye veryansın ettiğim başlıktır.
hayır, onu da yaparız sorun yok *
hayır, onu da yaparız sorun yok *
devamını gör...
başarılı insanların zamanla yalnızlaşması
kıskançlık ve çekememezlik sonucu gerçekleşen durum. özellikle ülkemizde her başarılı insanın kusuru aranır ve bulunduğunda yerin dibine sokulur.
bunu değiştirmek ise elimizde: başarıyı destekleyip, yanlışlarında dahi insanlari destekleyecek çocuklar yetiştirmek. kendimizi bu şekilde değiştirmek..
bunu değiştirmek ise elimizde: başarıyı destekleyip, yanlışlarında dahi insanlari destekleyecek çocuklar yetiştirmek. kendimizi bu şekilde değiştirmek..
devamını gör...
corona biterken sözlüğün entübe olması
parti propagandacılarının, siyasal islamcıların ve ülkcülerin akın akın gelmesi ve açtıkları başlıklar sayesinde sözlüğün nefes alamama durumudur.
devamını gör...
söyleme dostuna söyler dostuna
farklı ve kafiyeli bir versiyonu
"söylersen sırrını bir ferde sen,
dinle artık ummadık dillerde sen."
olan ve ağzı sıkı biri olunması gerektiğini hatırlatan söz.
"söylersen sırrını bir ferde sen,
dinle artık ummadık dillerde sen."
olan ve ağzı sıkı biri olunması gerektiğini hatırlatan söz.
devamını gör...
bağlama öğrenenlere tavsiyeler
herhangi bir enstrüman çalmadan tartımları öğrenmek gerekir. solfej çalışmaları da olsa harika olur. her enstrümanın bir tavrı vardır eğer tavır öğrenilmez ise dinlediğiniz icralardaki tadı alamayabilirsiniz. bol bol dinleme, egzersiz ve enstrüman ile arkadaş olabilmek iyi bir icracı olmanın temel şartıdır. aslında en önemli tavsiye sabırlı olup kademeli ilerleme olacaktır. enstrümanlar çok vefalıdır emeğiniz boşa gitmez. *
devamını gör...
sabah 9 dersi
8.30'da derse başlayanlar için sıradan olan bir derstir. ama arkadaşımızı anlıyorum.
devamını gör...
duygulandıran anlar
anneannemin vefatından sonra daha bir hafta olmamıştı bile 8 yaşındaki kuzenim umut, anneannemin bluzunu giyip gelip bana sarılmıştı ve bak babaannem sana sarılıyor şu an demişti. hayatımın en duygusal anlarından biriydi.
devamını gör...
çukur
(bkz: andrey platonov) romanıdır, muhteşemdir.
eylem kararlılığımızda herhangi bir eksilme yoktu aslında. çok devrimci çocuklardık yaşımıza göre. mahallede eşitsizliklere müsade etmeyen, kendi arasında bıçkın, yerine göre cesur, şartlar el verdiği müddetçe isyankar çocuklardık. kuyu her zaman yerinde durdurdu. yağmur sonrası günlerde ufak bir tadilat gerekse de çukur kendini korumayı bilirdi. cebimizde ışıl ışıl misketlerle çukura doğru dönüp oyuna başladığımız anda ruhumuzda kapitalizmin gümbürtülü adımlarını duymamamız tek hatamızdı belki de. çukurdaki misketleri bir “ kapital” olarak beklerken misketini çukura ilk sokan kazanırdı tüm varımızı yoğumuzu. o zamanlar hepimiz biraz kapitalist olurduk.
kimse gerçekten savaşmaya niyetli değildi aslında, komutanlar bile. biz marmara’da kendi halinde bir birlikte zaman geçirmeye gelmiş, mecburi turistlerdik. arada bir laf olsun diye geçmemiz gereken bir parkur vardı işte. o parkura ilk girdiğimde italyan çukuruna kadar her şey yolunda gibiydi. ama çukurun önüne geldiğimde eğer içeri girersem asla çıkamayacağımı anladım. kafamı uzatıp aşağıya baktığımda omuzlarında tıpkı benimki gibi domino taşı yüklenmiş bir halde ordulara hükmeden üç asker daha gördüm. biri çukura baş kaldırmaya niyetli bir şekilde tırmanmaya çalışıyordu. diğeri yenilgiyi kabul etmiş bir şekilde sigarasını tüttürüp ıslık çalıyor, sonuncusu ise isyankar küfürler mırıldanıp anın tadını çıkartıyordu. ben de cezayı göze alıp çukurun etrafından dolandım. çukurdaki herkes, çukurun etrafından dolananlar dahil, kendi devrimini yapıyordu ve dünya işte böyle bir yerdi.
“ bilerek mi yanına
almadın giderken
başının yastıkta
bıraktığı
çukuru
güveniyordum
oysa ben sevgimize
vapur iskelesi
ya da tren istasyonundaki
saatin doğruluğu kadar
beni senin gibi
bir de annem terketmişti
ki göbeğimde durur
onun yokluğundan
bana kalan
çukur “
türk şiirinin yaşayan en büyük şairlerinden biri olan(bkz: sunay akın) yazmış bu şiiri. bence insanın dünyada terk edilmişliğine uygun bir şiir olmuş tam anlamıyla. biz ne kadar mücadele edersek edelim önemsenmeyen bir saatin doğruluğuna güvenilecek kadar bile güvenilir değiliz ve bu yüzden acı vermiyor artık yalnız bırakılmışlığımız dünya üzerinde. mücadelemiz başarı getiremeyen bir deneme sadece, teslim olmayalım mı insanoğlunun muhteşem yalnızlığının getirdiği mağlubiyete?
platonov kapitalizme karşı kazılan bir çukuru anlatmış romanında. tabutlarda yaşayan tutunamayanları anlatmış. çukur yenilgimizin son sığınağı. herkes sığınaklara!
eylem kararlılığımızda herhangi bir eksilme yoktu aslında. çok devrimci çocuklardık yaşımıza göre. mahallede eşitsizliklere müsade etmeyen, kendi arasında bıçkın, yerine göre cesur, şartlar el verdiği müddetçe isyankar çocuklardık. kuyu her zaman yerinde durdurdu. yağmur sonrası günlerde ufak bir tadilat gerekse de çukur kendini korumayı bilirdi. cebimizde ışıl ışıl misketlerle çukura doğru dönüp oyuna başladığımız anda ruhumuzda kapitalizmin gümbürtülü adımlarını duymamamız tek hatamızdı belki de. çukurdaki misketleri bir “ kapital” olarak beklerken misketini çukura ilk sokan kazanırdı tüm varımızı yoğumuzu. o zamanlar hepimiz biraz kapitalist olurduk.
kimse gerçekten savaşmaya niyetli değildi aslında, komutanlar bile. biz marmara’da kendi halinde bir birlikte zaman geçirmeye gelmiş, mecburi turistlerdik. arada bir laf olsun diye geçmemiz gereken bir parkur vardı işte. o parkura ilk girdiğimde italyan çukuruna kadar her şey yolunda gibiydi. ama çukurun önüne geldiğimde eğer içeri girersem asla çıkamayacağımı anladım. kafamı uzatıp aşağıya baktığımda omuzlarında tıpkı benimki gibi domino taşı yüklenmiş bir halde ordulara hükmeden üç asker daha gördüm. biri çukura baş kaldırmaya niyetli bir şekilde tırmanmaya çalışıyordu. diğeri yenilgiyi kabul etmiş bir şekilde sigarasını tüttürüp ıslık çalıyor, sonuncusu ise isyankar küfürler mırıldanıp anın tadını çıkartıyordu. ben de cezayı göze alıp çukurun etrafından dolandım. çukurdaki herkes, çukurun etrafından dolananlar dahil, kendi devrimini yapıyordu ve dünya işte böyle bir yerdi.
“ bilerek mi yanına
almadın giderken
başının yastıkta
bıraktığı
çukuru
güveniyordum
oysa ben sevgimize
vapur iskelesi
ya da tren istasyonundaki
saatin doğruluğu kadar
beni senin gibi
bir de annem terketmişti
ki göbeğimde durur
onun yokluğundan
bana kalan
çukur “
türk şiirinin yaşayan en büyük şairlerinden biri olan(bkz: sunay akın) yazmış bu şiiri. bence insanın dünyada terk edilmişliğine uygun bir şiir olmuş tam anlamıyla. biz ne kadar mücadele edersek edelim önemsenmeyen bir saatin doğruluğuna güvenilecek kadar bile güvenilir değiliz ve bu yüzden acı vermiyor artık yalnız bırakılmışlığımız dünya üzerinde. mücadelemiz başarı getiremeyen bir deneme sadece, teslim olmayalım mı insanoğlunun muhteşem yalnızlığının getirdiği mağlubiyete?
platonov kapitalizme karşı kazılan bir çukuru anlatmış romanında. tabutlarda yaşayan tutunamayanları anlatmış. çukur yenilgimizin son sığınağı. herkes sığınaklara!
devamını gör...
pazar günü erken uyanıp pazartesi yastıktan ayrılamamak
#83452 şu tanımımda az da olsa bahsettiğim durum.
bilimsel olarak sebebi bilincimizin sorumluluklara karşı gösterdiği dirençtir. halk arasında garfield'a döndüm de derler. *
bilimsel olarak sebebi bilincimizin sorumluluklara karşı gösterdiği dirençtir. halk arasında garfield'a döndüm de derler. *
devamını gör...
saldıray abi
“üstündekileri çıkar ne dediğin belli olmuyor”
mikemmel insandı.
mikemmel insandı.
devamını gör...
anne babası boşanan çocuk
annemdir kendisi.. alkolik ve şiddet uygulayan bir kocadan 50 sene önce boşanmış anneannem.. o zamanlar 9 yaşında olan annem o kadar etkilenmiş ki zona olmuş, tüm vücudunu sarmış.. anneannem nişanlıyken dedemin nasıl biri olduğunu çözmüş aslında, babasına nişanı atacağını söylemiş ama babası "bir it bir deriyi nasılsa sürükler" demiş ama sürükleyememiş maalesef.. evlilik, insanları değiştiren mucizevi bir ilaç değildir..
devamını gör...
fedailerin kalesi alamut
insanların kendileriyle bile iletişimde olmadıkları dönemler de, (bkz: hasan sabbah) terörist yetiştirmiş, daha doğrusu kiralık katiller. saygı duyarak okuduğum kitaplardandır, insanoğlu böylesine zeki ve böylesine de aptaldır işte..
tarikat, biat, fedai..
bu durum ne yazıktır ki, günümüze çok uzak değil..
kitabın yorumu için sözlük çok uygun bir yer değil benim için.
(bkz: silivri soğuktur şimdi)
tarikat, biat, fedai..
bu durum ne yazıktır ki, günümüze çok uzak değil..
kitabın yorumu için sözlük çok uygun bir yer değil benim için.
(bkz: silivri soğuktur şimdi)
devamını gör...
patlak sokaklar gerzomat
2012 yapımı kerim barutçu filmidir.
en çok bana kitap al ve sütü seven kamyoncu videolarıyla tanınan ve bir dönem youtube alemini sarsım sarsım sarsan batesmotel pro ekibinin muhtemelen gaza gelerek yaptıkları bu film imdb’de 5.6 gibi bir puan alarak beni şaşkınlıklara düşürmüştür.

ekip senaryoyu da kendileri yazarak filmin kötü olmasındaki aslan payını sonuna kadar hak etmiştir.
youtube aleminde kısa videolarla komik olmakla bir film yaparak komik olmak arasına ne kadar büyük bir fark olduğunun bilincinde olmayan ekip zannederim dönem içinde sahip oldukları popülariteden faydalanmak istemek gibi bir gaflete düşmüştür ki bence bu sinema sanatına karşı bir hıyanete dönüşmüştür.
daha önce zengo filmi ile ilgili yazdıklarım bu film için de aynen geçerlidir ama en azından bu film zengoya göre daha tahammül edilebilir bir boyuttadır.

amerikan dedektiflik filmlerini alaya alan film bir bütünlüğe sahip olmak yerine sanki kısa videolardan bir araya gelmiş bir koleksiyon gibi bir hava vermektedir izleyenlere.
bu filmi ancak ve ancak uzun bir şehirlerarası otobüs seyahati esnasında izlemeye tahammül edebilirsiniz.
en çok bana kitap al ve sütü seven kamyoncu videolarıyla tanınan ve bir dönem youtube alemini sarsım sarsım sarsan batesmotel pro ekibinin muhtemelen gaza gelerek yaptıkları bu film imdb’de 5.6 gibi bir puan alarak beni şaşkınlıklara düşürmüştür.

ekip senaryoyu da kendileri yazarak filmin kötü olmasındaki aslan payını sonuna kadar hak etmiştir.
youtube aleminde kısa videolarla komik olmakla bir film yaparak komik olmak arasına ne kadar büyük bir fark olduğunun bilincinde olmayan ekip zannederim dönem içinde sahip oldukları popülariteden faydalanmak istemek gibi bir gaflete düşmüştür ki bence bu sinema sanatına karşı bir hıyanete dönüşmüştür.
daha önce zengo filmi ile ilgili yazdıklarım bu film için de aynen geçerlidir ama en azından bu film zengoya göre daha tahammül edilebilir bir boyuttadır.

amerikan dedektiflik filmlerini alaya alan film bir bütünlüğe sahip olmak yerine sanki kısa videolardan bir araya gelmiş bir koleksiyon gibi bir hava vermektedir izleyenlere.
bu filmi ancak ve ancak uzun bir şehirlerarası otobüs seyahati esnasında izlemeye tahammül edebilirsiniz.
devamını gör...
lovage
mike patton ve jennifer charles'ın vokalliğini yaptığı trip-hop , psychedelic türünde music to make love to your old lady by isimli tek albüme sahip müzik oluşumu.
düşük metronomlu seks esnasında dinlenebilecek türden şarkılar içeriyor bu albüm. seks esnasında siz susuyorsunuz onlar sizin yerinize konuşuyor resmen.
uyarı: uluorta yerde dinlemeyin.
birkaç öneri de bırakayım.
stroker ace
sex, i'm a..
book of the month
düşük metronomlu seks esnasında dinlenebilecek türden şarkılar içeriyor bu albüm. seks esnasında siz susuyorsunuz onlar sizin yerinize konuşuyor resmen.
uyarı: uluorta yerde dinlemeyin.
birkaç öneri de bırakayım.
stroker ace
sex, i'm a..
book of the month
devamını gör...
raynaud fenomeni
soğuk hava koşullarına maruz kalmanın sonrasında el parmakları, ayak parmakları gibi kan dolaşımının zayıf olduğu bölgelerde görülen ciltte solukluk veya morarma gibi belirtilerin ortaya çıkmasına verilen isimdir.
ataklar klasik olarak birbini takip eden 3 fazı vardır.
ilk soğukluk/solukluk
daha sonra siyanoz(morarma)
en son hiperemi(kızarıklık) ile karakterizedir.
raynaud fenomeninin görüldüğü en sık sekonder neden skleroderma'dır.
ataklar klasik olarak birbini takip eden 3 fazı vardır.
ilk soğukluk/solukluk
daha sonra siyanoz(morarma)
en son hiperemi(kızarıklık) ile karakterizedir.
raynaud fenomeninin görüldüğü en sık sekonder neden skleroderma'dır.
devamını gör...