senelerdir yapılan açıklamaların bir benzeri olan açıklamadır.
lanet ediyorsunuz, kınıyorsunuz ama aradan bir gün geçmeden başka bir kadın cinayeti ile karşılaşıyoruz. neden senelerdir bu açıklamalar dışında bir gelişme görmüyoruz? eğer varsa ve ben kaçırdıysam bunun için affınıza sığınıyorum ama bu boş konuşmaların artık benim için bir değeri yok. hayata geçirilmeyen hiçbir sözün bir anlamı yok. artık boş laflarla içimiz rahatlamıyor, "bir gün canı sıkılan bir adam beni öldürür mü" korkusu geçmiyor. icraat istiyoruz.

sadece kadınlar için de istemiyoruz bu icraatı. hayvanlar, çocuklar, bebekler için de istiyoruz. bu ülkede erkek çocuklara da tecavüz ediliyor; biz erkekler için de istiyoruz. biz nefes alan her şeyin, herkesin korunmasını istiyoruz; birkaç cümle ile yapılan açıklamalar değil.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

pan paniscus. ancak 1929 yılında neredeyse eş zamanlı olarak alman ve amerikalı iki anatomistin ayrı ayrı keşfedip dünyaya ilan ettikleri, bugün yaşayan canlılar arasında anatomik -ve yakın zamandaki araştırmalara göre genetik- olarak insana en çok benzeyen tür. şempanzelerle birlikte ortak kuzenimiz ve hatta yine bu üç türün ortak atası olan ardipithecus'a -ilk bipedal hominin- da anatomik olarak en yakın tür.

etolog ve psikolog robert yerkes; henüz bu türe bir ad verilmemişken yazdığı almost human adlı eserinde bonobolardan şempanze diye söz ederek onları uzun uzun anlatmıştır.

aslında bonoboları insanlar açısından özellikle önemli kılan bir nokta var. frans de waal'in de bir kitap (bkz. bonobo ve ateist) boyunca anlattığı üzere bonobolar şempanzelerle kıyaslandığında muazzam bir zıtlık ortaya çıkıyor. teşbihte hata olmaz notunu düşerek bonobolar melek ise şempanzeler şeytandır diyerek bu zıtlığı özetleyelim.

felsefi antropolojide de epey karşılık bulmuş olan insanın vahşi ve kötücül bir tür olduğu fikrine destek olurcasına yakın zamana dek haberdar olduğumuz en yakın akrabalarımız olan şempanzeler akıl almaz derecede şiddete eğilimli bir tür. de waal'in kitaplarında anlattığı sayısız örneklerden birine bakalım: biri alfa olma mücadelesi veren diğeri ise eskiden alfa olan iki şempanze, bir geceyarısı güçten düşmekte olan mevcut alfayı çıplak elleriyle cinsel organını parçalayarak öldürürler. işte insanın doğuştan savaşçı, vahşi ve hatta patriarkal düzende yaşamaya daha uyun bir tür olduğunu iddia edenler için böylesi örnekler her zaman destekleyici olmuştur.

bonobolara bakıldığındaysa çatışmaların çoğunlukla barışçıl bir biçimde çözümlendiği görülmekte. fiziksel temas ve seksin bonoboların yaşamının en önemli parçalarından olduğu bilinmekte. hatta bonobolar en yakın akrabalarının aksine matriarkal bir düzende yaşamaktalar.

en yakın akrabalarımızdan birinin şiddete meyilli diğerininse böyle barışçıl olmasından çıkaracağımız çok önemli bir ders var kanımca. bir türün örgütlenme/yaşama biçimi için biyolojik deterministik kurallar belirlemeye çalışmak ve buradan da meşruiyet devşirmeye çalışmak yersiz. biz insanlar için şempanzeler gibi yaşayabilmek kadar bonobolar gibi yaşayabilmek de mümkün. uzun lafın kısası, bizi bonobolar kurtaracak!

dipnot: belki belirtmeye gerek bile yok ama ne yazık ki nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan bir tür.
devamını gör...

bir kadın hastasına sende papiloma virüsü var, tedavi edilmezse kansere yol açar diyen doktordur.
tedavisinin ise aşılı birisiyle cinsel ilişkiye girmek olduğunu söyleyip kadını inandırmış ve hastasıyla cinsel ilişkiye girmiş.

kadın daha sonradan işe uyanıp sağa sola haber vermiş.
sapık jinekolog, farklı bir hastaya aynı muameleyi yaparken otelde suç üstü yakalanmış.

video ve haber
devamını gör...

sinan akçıl şarkıları..
devamını gör...

günaydın sözlükçüm,
kıpır kıpır, fıkır fıkır, fokur fokur bir güne uyandım, umarım sizlerin de gününüz twerk yapan dansçı kız enerjisinde olur!
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ona tanım girme, buna tanım girme, futbol başlığı açma, cinsellik başlığı açma, siyaset başlığı açma... yapma da etme de... şu da bu da... burası sözlük, sözlük. herkes kurallar çerçevesinde istediği başlığı açar, istediği tanımı girer, nedir bu sürekli yazarları bir kısıtlama anlayışınız, cidden anlamsız geliyor. o tarz başlık açmazsın, o tarz başlıklara tanım girmezsin ama insanları sürekli sizin gibi düşünmüyor diye yönlendirmeye ve kısıtlamaya çalışmaya hakkınız yok. burası sizin özel dünyanız değil, herkese açık bir dünya. bu tarz kuralları kendi açacağınız sözlükler de koyarsınız.

kraldan çok kralcı olmak (yöneticiden çok yönetici olmak).

(bkz: bundan bize ne olması)
devamını gör...

tuhaf insanlar.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

sahipleri de öyle, çay istiyorsun bunu veriyorlar, bir de "senin lohusa kız kapının önünde seni bekliyor, al abi şunları da besle istersen, diğerlerini ben doyurdum ama bu yabani seni bekliyor, yanaşmadı bile bana" diyerek dilimlenmiş sucuk..

yabani işte, babasının kızı.

edit : tavuk sucuğuna burun kıvırdı haspam, markete gidilip yaş mama alındı. önümü yolda kesti, bir kaba filan koymama bile izin vermedi, öyle aç.
şimdi iyiyiz ama.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

monday = moon’s day ( ay günü) = pazar(er)tesi

tuesday = tyr’s day = salı.
iskandinav tanrısı tyr’e adanmıştır.

wednesday = wodan’s day/otan/odin. her şeyin babası, en tepedeki tanrı anlamına gelen odin’e adanmıştır ( çarşamba ).

thursday : thor’s day. iskandınav tanrısı thor’a adanmıştır ( perşembe).

friday : 3 iskandinav tanrısından birine adanmıştır ama nereye baktığınıza göre değişiyor biraz. freya, freyr ve frigg üçlüsü.


saturday: saturn’s day. roma tanrısı satürn’e adanmıştır ( ilahi komedyada da çok fazla geçer).

sunday / sun’s day ( güneş günü). roma’da güneş-tanrı’ya adanmış gün.

edit : kendi ayrı başlığı olsun daha iyi. kim ilginç etimolojik bağlantılar adlı bir başlıkta ingilizce günlerinin kökenini arayacak? az mantık lütfen.
devamını gör...

uçup giderken hayat dediğin,
ne kadar umut?
ne kadar aşk?
ne kadar nefes çalabildim?
* *

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

dalga konusu bir kenarda, aksama kavga cikmasin dedigim durum. bilakis erkek yazarlar, yaptiginiz tanimlamalara aman diyeyim dikkat! esinizin ayar oldugu yorumunuz olursa eger, bilin ki kelimesi kelimesine onu zihnine kazir, intikaminida cok pis alir. bir ayaginiz cukurda olur, ruhunuz duymaz, benden soylemesi...
devamını gör...

bizim coğrafyamızın artık kangrene dönüşmüş sorunu.
halbuki beynin öğrenme biçimi hep aynıdır, bebekken, çocukken, yetişkin olduğumuzda.
bilgi parçacıkları birleşir, sentezleme yoluyla yorumlar. duyduklarını okuduklarını gördüklerini biriktirip sentezleyebilmek için yeterince bilgi biriktirmiş olmak gerekir. biriktirdiğin bilgiler arttıkça vardığın sentez doğruya yakınsar.

yoksa lozan'ın 2023'de süresinin dolduğuna da, hitler'in uzaylılarla temasta olduğuna da,
beethoven'un tamamen sağır olup o konçertoları bestelediğine de inanırsın.

okumadan, araştırmadan, bir kaç kaynaktan bilgiyi teyit etmeden üfürüyorsan bunun tek açıklaması ego mastürbasyonudur, o da kimseyi hiç bir yere taşımaz.
devamını gör...

çocuğa inanmayanlar intiharını duyduktan sonra geceleri nasıl uyuyorlar acaba?
devamını gör...

gündelik kötülüğün lüzumlu işlevi başlığını görünce bir tıklayıp bakayım dediğim başlık. meğer henüz açılışı yapılmamış. açılışı ben yapıyorum. vatana millete hayırlı olsun. *

bu kitap esasen tam bir türler arası diyalog. ütopya ögeleri barındırıyor. polisiye kurgu türünden esintiler veriyor. distopya'nın dibine vuruyor. bunları yaparken de, bilim kurguyu çıkış noktası olarak kullanıyor. robert sheckley'nin bunların üzerine bir de sistem eleştirisi eklemesi ve adalet kavramı üzerine düşündürmesi falan da var ki, yeme de yanında yat. tabi kitabın ilmek ilmek işlediği en güzel noktalardan birisi suç ve ceza kavramları üzerine getirdiği bakış açısı. hele ki medeniyeti ayrık otu olarak görülen ve suçlu olarak değerlendirilen bireylerden temizlemek için seçilen yol ve yöntem vicdani sorgulamalara yol açılıyor. tabi genelde insanlar bu sorgulamaları kurgular ve eserler üzerinden yapar sistemler üzerinden yapmaya paçaları pek yetmez. zira kitaplarda ve kurgularda anlatılanla yüzleşmek kolaydır. oysa gerçek olanla yüzleşmek biraz cesaret işidir. oysa tüm bu kurgular, içinde yaşanılan dünyanın suç, ceza ve adalet kavramlarına eleştiri geliştirmesine rağmen nedense kendilerini gerçekliğin dünyasına bir türlü atamazlar. bunun sebebi de sheckley'nin ''hiç kuşkum yok ki, yok olmakta olan tüm toplumlar sonuna dek sürekli oldukları hayalini yaşatırlar. sözünde saklıdır.

işte bu süreklilik aldatmacasına kapıldığınızda mühim olanın sistem menfaati olduğunu inanırsınız. sizin varlığınızın teminatının da bu süreklilik olduğunu zannedersiniz. sonrasında ise bu devamlılık için bir şeylerin feda edilmesi gerektiğine inanmaya başlarsınız. ve bu fedakarlıklar da aslında gündelik kötülüğün lüzumlu işlevi haline gelir. iyi ve kötü algınız darmadağın olur. ya da bu kavramlar sizin için öğretilenden ötesi bir anlam ihtiva etmez. neyse laf lafı açıyor uzadı gitti. güzel kitaptır. bir bilim kurgu klasiğidir. okuyunuz okutunuz.
devamını gör...

melodi23 ukdesi

aslında istemsizce de olsa yapılan en güzel şeydir.gözlerin ile hissetmek.. sonrasında belki alelade bir fotoğraf çekersin ve ona baktıkça bütün duygular içine dolar.
devamını gör...

french connection united kingdom baş harflerinden oluşan bir giyim markasıdır. içiniz fesat sizin hemen c ve u harfinin yerini değiştirdiniz ve öyle okudunuz değil mi?

c ve u harfinin yerini değiştirmek istiyorsanız sizi şu başlığa alalım. (bkz: fuck you)
devamını gör...

gönder gelsin !
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bazen sadece hayatında hiç sevgilisi olmamis olduğuna delalet eder. o kadardır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

pazartesi sohbetlerini çok özlediğimiz cenk'in arka bahçesi ile robnaja'nın böyle çat kapı çaya gelir gibi radyoya gelmeleriyle sevindiren bir kaçak yayın olmaktadır. elbette dinliyoruz.*
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim