adli tıp
tusta istediğim bölüm hadi bakalım inşallah.
devamını gör...
kadıköy
ileride param olursa yaşayacağım semttir. burada ya da beşiktaşta yaşayamadığım için istanbul'da yaşamayacağım.
devamını gör...
oylamayınca oylanmamak
birilerinin beni oylamasını beklemiyorum. gerek var mı buna gerçekten?
devamını gör...
organik yumurta
aklıma; "camı açılmayan plazada çalışıyorsun sen, gezen tavuğu g..... soksan sağlıklı yaşayamazsın." şeklindeki bir tweet'i getiren başlıktır.
devamını gör...
açılan başlığa kimsenin tanım girmemesi
anlattığınız fıkraya kimsenin gülmemesi, kestirdiğiniz/ boyattığınız saçlarınızı kimsenin farketmemesi, zayıfladığınız da kimsenin; “ aaa ne kadar zayıflamışsın.” dememesi ile eşdeğerdir benim nazarımda.
devamını gör...
amerikalı kibri
amerikan devletini hiç sevmem ama amerikan halkını da genellemeyin kardeşim.
tabiki ırkçı, kibirli, pislikleri vardır ama çok iyi insanlarda vardır.
cape town'da yaşıyorken bazen rastlıyorduk ve çoğu senin dediğinin tam tersi çok hoş, iyi insanlardı.
hatta bizim bazı türkler siyahlar hakkında kötü konuşunca, niye böyle konuşuyorsunuz diyen insanlardı. tabi bizimkiler hemen kıvırmaya başlıyorlardı.
tabiki ırkçı, kibirli, pislikleri vardır ama çok iyi insanlarda vardır.
cape town'da yaşıyorken bazen rastlıyorduk ve çoğu senin dediğinin tam tersi çok hoş, iyi insanlardı.
hatta bizim bazı türkler siyahlar hakkında kötü konuşunca, niye böyle konuşuyorsunuz diyen insanlardı. tabi bizimkiler hemen kıvırmaya başlıyorlardı.
devamını gör...
normal sözlük şikayet hattı
yazar ahalisinin dert serme mekanı.
diyecekler ki kafa sözlük için öneriler başlığına yaz. hayır efendim, buraya yazacağım. neden biliyor musun sevgili moderasyon? çünkü her şeyi, her entryi, her başlığı kafanıza göre taşımanızdan sıkıldım. eğer o işin cılkı çıkmamış olsa emin olun kafa sözlük için öneriler başlığına yazardım. dine karşı din.
rahatsız olmaya başladım. bakın, küfürsüz yazmayı artık hemen hemen herkes kabullendi ve onayladı. dahası zaten bunu kabul etmeyenin burada ne işi var? fakat benim ve benim gibi düşünenlerin takıldığı nokta argo ve hafif bel altı muhabbetlere adeta 35 yaşında çılgın bakireler gibi yaklaşmanız. arkadaşım ben buraya bir şeyler öğrenmek,okumak için geldiğim gibi biraz da makara yapmaya geliyorum. hatta ve hatta kız ayarlayacağım ulan. sana ne?
diyecekler ki kafa sözlük için öneriler başlığına yaz. hayır efendim, buraya yazacağım. neden biliyor musun sevgili moderasyon? çünkü her şeyi, her entryi, her başlığı kafanıza göre taşımanızdan sıkıldım. eğer o işin cılkı çıkmamış olsa emin olun kafa sözlük için öneriler başlığına yazardım. dine karşı din.
rahatsız olmaya başladım. bakın, küfürsüz yazmayı artık hemen hemen herkes kabullendi ve onayladı. dahası zaten bunu kabul etmeyenin burada ne işi var? fakat benim ve benim gibi düşünenlerin takıldığı nokta argo ve hafif bel altı muhabbetlere adeta 35 yaşında çılgın bakireler gibi yaklaşmanız. arkadaşım ben buraya bir şeyler öğrenmek,okumak için geldiğim gibi biraz da makara yapmaya geliyorum. hatta ve hatta kız ayarlayacağım ulan. sana ne?
devamını gör...
özlemek
"şurama batan" diyor şair,
"şurama batana özlem demeselerdi;bıçak derdim"..
- cemal süreya
"şurama batana özlem demeselerdi;bıçak derdim"..
- cemal süreya
devamını gör...
akraba
şu güne kadar pek yararını görmediğim hiçbir zaman iyiliğimizi istemeyen kan bağı olan kişilere verilen isim
devamını gör...
yalnızlığını tanımlamak
“ bunca yıldır yaşadıklarımdan, okuduklarımdan, tanıklıklarımdan öğrendiğim onca şeyden biri de şudur: yalnızlar, yalnız insanlar, yalnız yaşayanlar, yalnızlığı seçenler kendilerine ötekilerden daha iyi davranmalıdırlar.”
-murathan mungan.
-murathan mungan.
devamını gör...
neyzen tevfik
t: 1879'da bodrum'da doğmuş, 1953'te vefat etmiş, türk edebiyatının en özgün şairlerinden biri. en bilinen yönü ağır bir hicivci olmasıdır. zaten şiirinde kendisi de söyler: "kazanlara bir kulp takar geçerim." affı yoktur.
bir beytiyle başlayarak vira bismillah diyorum ve sözü üstada bırakıyorum: "ulu tanrım ölü müsün, diri mi? / isa gibi yoksa üçün biri mi?"
azab-ı mukaddes'ten kendi aktarımıyla:
"bir gün, kadıköy'den köprüye geçecektim. cebimde vapur bileti alacak kadar param yoktu. hamlet'i fenerbahçe'de beş kuruşa satarak yol parası edindim."
bir kıtası:
"kuru laflar ile endişemi ihmal etme,
kulak asmaz davula dinleyen elbette kösü.
bu mudur ahsen-i takvim* ile metheylediğin,
bu mu insan diye halk ettiğin eşek sürüsü." üstada çoğu zaman hak vermemek elde değil.
seyran adlı şiirinden:
"akıl dedikleri bu yırtık yelken
hava bekler, kim bu rüzgarı çeken?
sabahçılık, akşamcılık der iken
ayılmaya vakit, zaman kalmadı.
....
nuh gemiden vapura dedi peki,
duman tüttü attı yelken, küreği.
hacı bektaş bulut gibi dedi ki:
hangimizin işi duman olmadı?
ali deyip bir noktaya gittiler,
mevlana'nın neyzen'ine yettiler.
hepsi birden kalkıp sema ettiler
dediler ki: böyle devran olmadı."
bir şathiyesinden (değil mi? adlı):
"bozuktur düzenin, olmazsın akort,
tavşana kaç dersin tazıya aport*,
haham, papaz, hoca ettikçe zart zurt
alay eder güler, isyan edersin."
meşhur "sahne-i ömrümden nefsi-i emmareye hitabım" adlı şiirinden yine meşhur bir dörtlük:
"feleğin uğradımsa vartasına*,
sıçayım ağzının ta ortasına;
bunu yazsın cihan da hartasına*;
kıtaat* u biharını* s**eyim!"
hayatından enstantaneler:
"borç g**ümden akıyor, lutf u kerem* ağzımdan,
menba u munsabını* anlamayan bir lağımım!
bir elim ağzımı tutsa, bir elim de kıçımı
birleşirdi o zaman belki sürurumla* gamım!"
bir beytiyle başlayarak vira bismillah diyorum ve sözü üstada bırakıyorum: "ulu tanrım ölü müsün, diri mi? / isa gibi yoksa üçün biri mi?"
azab-ı mukaddes'ten kendi aktarımıyla:
"bir gün, kadıköy'den köprüye geçecektim. cebimde vapur bileti alacak kadar param yoktu. hamlet'i fenerbahçe'de beş kuruşa satarak yol parası edindim."
bir kıtası:
"kuru laflar ile endişemi ihmal etme,
kulak asmaz davula dinleyen elbette kösü.
bu mudur ahsen-i takvim* ile metheylediğin,
bu mu insan diye halk ettiğin eşek sürüsü." üstada çoğu zaman hak vermemek elde değil.
seyran adlı şiirinden:
"akıl dedikleri bu yırtık yelken
hava bekler, kim bu rüzgarı çeken?
sabahçılık, akşamcılık der iken
ayılmaya vakit, zaman kalmadı.
....
nuh gemiden vapura dedi peki,
duman tüttü attı yelken, küreği.
hacı bektaş bulut gibi dedi ki:
hangimizin işi duman olmadı?
ali deyip bir noktaya gittiler,
mevlana'nın neyzen'ine yettiler.
hepsi birden kalkıp sema ettiler
dediler ki: böyle devran olmadı."
bir şathiyesinden (değil mi? adlı):
"bozuktur düzenin, olmazsın akort,
tavşana kaç dersin tazıya aport*,
haham, papaz, hoca ettikçe zart zurt
alay eder güler, isyan edersin."
meşhur "sahne-i ömrümden nefsi-i emmareye hitabım" adlı şiirinden yine meşhur bir dörtlük:
"feleğin uğradımsa vartasına*,
sıçayım ağzının ta ortasına;
bunu yazsın cihan da hartasına*;
kıtaat* u biharını* s**eyim!"
hayatından enstantaneler:
"borç g**ümden akıyor, lutf u kerem* ağzımdan,
menba u munsabını* anlamayan bir lağımım!
bir elim ağzımı tutsa, bir elim de kıçımı
birleşirdi o zaman belki sürurumla* gamım!"
devamını gör...
mobbing
tanım: ıspatı zor, yıldırma eylemi.
genelde mobbinge maruz kalanlar, bunu farkeden iş yeri çalışanları tarafından yüzüne karşı desteklenir gibi görünüp yalnız bırakılarak arkasından hançerlenir. bunun için "kırık cam teorisi"ni okumanız önerilir. uzun süredir bu konunun mağduru olan ben, henüz ıspat edemeyeceğim noktada olduğum için harekete geçemiyorum.
dunning kruger sendromuna sahip yöneticilerin bu acımasız tavrına gözyuman astlar sebebiyle de katlanarak artıyor. aslında uzun süredir fırsat bulmak için sessiz durmam içimdeki öfkeyi de tehlikeli noktalara taşıyor. neyse, birazdan aynı ortama gitmek için bu kör karanlıkta yarı uykulu bir geceden sonra uyandım ve bu başlığı görüp biraz içimi döktüm. şimdilik cehennem gibi iş ortamına gitmek için hazırlanmalıyım.
bu gün okuduğum bir vakayı da buraya eklemek istedim:
buradan
genelde mobbinge maruz kalanlar, bunu farkeden iş yeri çalışanları tarafından yüzüne karşı desteklenir gibi görünüp yalnız bırakılarak arkasından hançerlenir. bunun için "kırık cam teorisi"ni okumanız önerilir. uzun süredir bu konunun mağduru olan ben, henüz ıspat edemeyeceğim noktada olduğum için harekete geçemiyorum.
dunning kruger sendromuna sahip yöneticilerin bu acımasız tavrına gözyuman astlar sebebiyle de katlanarak artıyor. aslında uzun süredir fırsat bulmak için sessiz durmam içimdeki öfkeyi de tehlikeli noktalara taşıyor. neyse, birazdan aynı ortama gitmek için bu kör karanlıkta yarı uykulu bir geceden sonra uyandım ve bu başlığı görüp biraz içimi döktüm. şimdilik cehennem gibi iş ortamına gitmek için hazırlanmalıyım.
bu gün okuduğum bir vakayı da buraya eklemek istedim:
buradan
devamını gör...
adile naşit
"uykudan önce" saatinde;
acaba benim ismimi de söyler mi ? * diye her akşam siyah beyaz itt schaub-lorenz tv nin karşısında bekleştiğim tonton teyzemiz.
acaba benim ismimi de söyler mi ? * diye her akşam siyah beyaz itt schaub-lorenz tv nin karşısında bekleştiğim tonton teyzemiz.
devamını gör...
ikiyüzlülük
unutmayınız ki
hiç beklemediğiniz şeyleri,
hiç beklemediğiniz insanlar yapar .
hiç beklemediğiniz şeyleri,
hiç beklemediğiniz insanlar yapar .
devamını gör...
the line
neom'da yer alacak olan; herhangi bir cadde, araba ve karbon emisyonu barındırmayacak olan yerleşim birimi, şehir. 170 km. uzunluğunda bir çizgi* şeklinde olacak ve 1 milyon insan yaşayacak.
proje üç katlı olacak şekilde tasarlanmış. buna göre yaşam alanı olan üst katta, yani yerde, insanların ihtiyaç duyacağı her şey 5 dakikalık bir yürüme mesafesinde olacak. böylece küçük komüniteler elde edilecek. yerin bir alt katı, yani "servis katı", bu komünitelerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere düşünülmüş. en alt kat olan "omurga katı" ise, adı üzerinde, şehrin servislerinin belkemiği olacak ve yapay zekâ tarafından kontrol edilecek ultra yüksek hızdaki ulaştırma ve kargo hizmetlerini sağlayacak. bu sayede de komüniteler arasındaki en uzun ulaşım süresi 20 dakika tutulabilecek.
bütün bu şehir doğayla iç içe bir şekilde, temiz enerjinin ve en gelişmiş teknolojilerin hâkimiyetinde olacak; bu yolla sürdürülecek.
kendisi şöyle bir şey:

katları da şöyle:

daha rahat anlamak için tanıtım videosu:
resmi internet sitesi
proje üç katlı olacak şekilde tasarlanmış. buna göre yaşam alanı olan üst katta, yani yerde, insanların ihtiyaç duyacağı her şey 5 dakikalık bir yürüme mesafesinde olacak. böylece küçük komüniteler elde edilecek. yerin bir alt katı, yani "servis katı", bu komünitelerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere düşünülmüş. en alt kat olan "omurga katı" ise, adı üzerinde, şehrin servislerinin belkemiği olacak ve yapay zekâ tarafından kontrol edilecek ultra yüksek hızdaki ulaştırma ve kargo hizmetlerini sağlayacak. bu sayede de komüniteler arasındaki en uzun ulaşım süresi 20 dakika tutulabilecek.
bütün bu şehir doğayla iç içe bir şekilde, temiz enerjinin ve en gelişmiş teknolojilerin hâkimiyetinde olacak; bu yolla sürdürülecek.
kendisi şöyle bir şey:

katları da şöyle:

daha rahat anlamak için tanıtım videosu:
resmi internet sitesi
devamını gör...
camın öteki yüzündeki leke
devamını gör...
erkekleri itici yapan detaylar
erkek olmaları. suratlarında kıl çıkması. kaba ayı gibi cinsiz biz erkekler.
devamını gör...
kullanıcı adın bir cevap olsaydı sorusu ne olurdu sorunsalı
nerelisin toprağım ?
devamını gör...
mustafa kemal'e sevgi duymama özgürlüğü
sevgi duymayabilir ama saygi duymak zorunda.
devamını gör...
kadın düşmanı başlıklara izin vermeyeceğiz
yok çirkin kadın yok evlenilmeyecek kadın nedir bu ya sürekli değerlendirin yargılayın. kırmadan üzmeden öldürmeden sevemiyor musunuz.
devamını gör...