vesta bakireleri
aslında vesta bakiresi olmanız bir evlilik akdine bağlıdır * tabi kulağa biraz enteresan geliyor ancak roma hukukuna göre durum bu şekilde gelişiyor. tanrı ile manus bu akdin taraflarıdır. yani vesta bakireleri 30 yıl boyunca roma hukukuna göre evli sayılırlar. aynı zamanda diğer hemcinslerine oranla da hukuki anlamda ciddi ayrıcalıklara sahiptirler. misal vasiyetname yazıp mirasçı tayin edebilirler. tanıklıkları mahkemelerce kabul görür. gerek hukuki gerekse sosyal statü anlamında öncelik tanınan bireylerdir. ayrıca onlara karşı yapılan cinsel saldırı suçlarının cezası ise direkt olarak ölümdür. bu cezanın infazı hususu ise vestaların ne kadar ayrıcalıklı bir konuma sahip olduklarını gösterir. misal bir ceza infaz edileceği sırada mahkumun önüne bir vesta bakiresi çıkarsa, bu ceza durduruluyor ve mahkum affediliyordu. yani af yetkisi sadece onlara tanınmıştı imparator bile bu noktada işlevsizdi.
hani olmaz ama merak eden olursa diye ben yine de not düşeyim; jean gaudumet'in yazdığı ve bülent tahiroğlu hoca tarafından çevrilmiş ''roma imparatorluğunda kadının hukuki durumu'' adlı çalışmaya göz atarsanız daha fazla ayrıntı bulabilirsiniz.
hani olmaz ama merak eden olursa diye ben yine de not düşeyim; jean gaudumet'in yazdığı ve bülent tahiroğlu hoca tarafından çevrilmiş ''roma imparatorluğunda kadının hukuki durumu'' adlı çalışmaya göz atarsanız daha fazla ayrıntı bulabilirsiniz.
devamını gör...
beğeni sınırlaması
(bkz: hayvan gibi şey yapıyorsunuz)
e öyle ama gerçekten.
ben anlamıyorum ki hangi entry çok iyi hangisi sıradan...
ne entryler var, 3-5 beğenide takılıp kalmış.
illa popülizmin everest tepesinde bakış açıları mı sergilemek gerekiyor, beğeni bombardımanına tutulmak için?
peki ya, takipçi sayısını artırmak için önüne geleni takip etmek?
doğru bir şey mi?
bir yazarı yeni keşfetmişsindir, entryleri dikkatini çeker, girersin profiline 5-10 entrysine basarsın beğeniyi, bu olur...
peki, sol frame'de bir başlığı açıp, önüne gelen entryyi beğenmek ne demek?
biraz prensipli olun lütfen.
e öyle ama gerçekten.
ben anlamıyorum ki hangi entry çok iyi hangisi sıradan...
ne entryler var, 3-5 beğenide takılıp kalmış.
illa popülizmin everest tepesinde bakış açıları mı sergilemek gerekiyor, beğeni bombardımanına tutulmak için?
peki ya, takipçi sayısını artırmak için önüne geleni takip etmek?
doğru bir şey mi?
bir yazarı yeni keşfetmişsindir, entryleri dikkatini çeker, girersin profiline 5-10 entrysine basarsın beğeniyi, bu olur...
peki, sol frame'de bir başlığı açıp, önüne gelen entryyi beğenmek ne demek?
biraz prensipli olun lütfen.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hissettikleri
bazı şeyleri unutmayacağım.
menfaatiniz için 2 3 saatimi ve kendinizi rezil ettiniz.
bu işler yapılır yani zor değil, kendiniz bir şey yapabilirsiniz o da yapılır, azcık mantıklı olabilirsiniz.
sabah yedide arayıp artık eve gel demeyebilirdiniz.
kendinizi insanların gözünde nasıl göründüğüne bi baksanız azcık utanırdınız.
ben 2 gün başka yerdeydim sınav için, arkadaşımla gittim, akşamleyin de diğer arkadaşımla kaldım, 2 3 saate gelecektim zaten, kahvaltı yapıp gelecektim.
çamaşır durabilirdi, diğer işler 2 3 saat durabilirdi.
ben arkadaşımla olsam, azcık rahat olsam size kaçtı mı bu?
sabahın köründe aramaya gerek var mıydı?
baktım yokmuş evdeyim çünkü.
ama söz lan size, bundan sonra ne öyle büyük tepkiler veririm ne de bir şey derim, yaparım, ses etmem ama bilin ki öyle güzel yalan söyleyeceğim ki hiç de pişman olmayacağım ruhunuz duymayacak.
anneymiş babaymış hiçç. özellikle ve sadece size. gram vicdan yapmam bunu da bir ömür ben ve arkadaşım unutmayacak.
çok güzel, insanlar üzerinde böyle izler bırakmaya devam edin bence de.
cidden gerek var mıydı?
ben tüm 2 yıl burdaydım, 2 aya yakın çalıştım bi de 2 3 gün sınav için gittim, 7 8 yılık arkadaşımla birgün uyudum, tanışalı beri bu 2. kez kalışımızdı.
siz de çok iyi tanıyordunuz ama sırf istediğiniz gibi olsun diye yok saydınız, kendi istediğiniz gibi düşünüp neyin ne olduğunu bilerek yaptınız ya helal olsun.
ben bunu unutmam.
size de çok güzel yalanlar söyleyeceğim hepsi de bazen gerekli olsa da işime nasıl gelirse ya da çıkarım neyse öyle yapıcam.
doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.
çok güzel saptandı.
sabah sabah sinirlendim, ağrıma gitti.
şimdi sizde bunu okuyacaksınız bana kimse şu bu bir şey demesin, deyin diye yazmıyorum, istediğim için.
aaa ne kadar ş*******z dersniz umrumda değil.
burda ne hissettiğimi ben bilirim, olayın içinde olan benim.
kimse kimseyi de anlamaz sevdiklerimiz yanımızda olur sadece.
aynı olayı yaşadıysa da kendi yaptığı şeyi der, fikri söyler bu kadar.
zaten anlaşılayım derdi yok ben de.
beklentim yok kimseden ama azcık değeri bilmek bu da insan evladı, bana yapılsa nasıl hissederdim demek önemli yaa.
çok güzel gün yaa, güneş ışıl ışıl.
mükemmelim sinirlerimle.
tatlı bakın kendinize, hiçbir şey için değmez, en önemli sizsiniz.
menfaatiniz için 2 3 saatimi ve kendinizi rezil ettiniz.
bu işler yapılır yani zor değil, kendiniz bir şey yapabilirsiniz o da yapılır, azcık mantıklı olabilirsiniz.
sabah yedide arayıp artık eve gel demeyebilirdiniz.
kendinizi insanların gözünde nasıl göründüğüne bi baksanız azcık utanırdınız.
ben 2 gün başka yerdeydim sınav için, arkadaşımla gittim, akşamleyin de diğer arkadaşımla kaldım, 2 3 saate gelecektim zaten, kahvaltı yapıp gelecektim.
çamaşır durabilirdi, diğer işler 2 3 saat durabilirdi.
ben arkadaşımla olsam, azcık rahat olsam size kaçtı mı bu?
sabahın köründe aramaya gerek var mıydı?
baktım yokmuş evdeyim çünkü.
ama söz lan size, bundan sonra ne öyle büyük tepkiler veririm ne de bir şey derim, yaparım, ses etmem ama bilin ki öyle güzel yalan söyleyeceğim ki hiç de pişman olmayacağım ruhunuz duymayacak.
anneymiş babaymış hiçç. özellikle ve sadece size. gram vicdan yapmam bunu da bir ömür ben ve arkadaşım unutmayacak.
çok güzel, insanlar üzerinde böyle izler bırakmaya devam edin bence de.
cidden gerek var mıydı?
ben tüm 2 yıl burdaydım, 2 aya yakın çalıştım bi de 2 3 gün sınav için gittim, 7 8 yılık arkadaşımla birgün uyudum, tanışalı beri bu 2. kez kalışımızdı.
siz de çok iyi tanıyordunuz ama sırf istediğiniz gibi olsun diye yok saydınız, kendi istediğiniz gibi düşünüp neyin ne olduğunu bilerek yaptınız ya helal olsun.
ben bunu unutmam.
size de çok güzel yalanlar söyleyeceğim hepsi de bazen gerekli olsa da işime nasıl gelirse ya da çıkarım neyse öyle yapıcam.
doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.
çok güzel saptandı.
sabah sabah sinirlendim, ağrıma gitti.
şimdi sizde bunu okuyacaksınız bana kimse şu bu bir şey demesin, deyin diye yazmıyorum, istediğim için.
aaa ne kadar ş*******z dersniz umrumda değil.
burda ne hissettiğimi ben bilirim, olayın içinde olan benim.
kimse kimseyi de anlamaz sevdiklerimiz yanımızda olur sadece.
aynı olayı yaşadıysa da kendi yaptığı şeyi der, fikri söyler bu kadar.
zaten anlaşılayım derdi yok ben de.
beklentim yok kimseden ama azcık değeri bilmek bu da insan evladı, bana yapılsa nasıl hissederdim demek önemli yaa.
çok güzel gün yaa, güneş ışıl ışıl.
mükemmelim sinirlerimle.
tatlı bakın kendinize, hiçbir şey için değmez, en önemli sizsiniz.
devamını gör...
ayın en kasıntı 5 yazarı
tam kendi adımı verecektim, sağ olsun ilbi vermiş. beni tanımadığı için kızmıyorum. tanısa zaten yazmazdı, eminim.
böyle belki de yaşım nedeniyle sürekli akıl verir modda olduğumdan genelde kasıntı sanılırım dışarıdan bakıldığında. genelde de troll başlıklarda bile ciddi ciddi yazar çizerim falan, onun da etkisi oluyor bazen. değilim. onu bilin, yeterli benim için.
böyle belki de yaşım nedeniyle sürekli akıl verir modda olduğumdan genelde kasıntı sanılırım dışarıdan bakıldığında. genelde de troll başlıklarda bile ciddi ciddi yazar çizerim falan, onun da etkisi oluyor bazen. değilim. onu bilin, yeterli benim için.
devamını gör...
sineklerin tanrısı
william golding’in 1954 yılında yazdığı ilk etapta hiç bir yayınevinin basmaya yanaşmadığı daha sonrasında kitapla birlikte golding’in de büyük bir üne kavuştuğu eser olarak adlandırılabilir.
kitap ıssız bir adaya düşen bir grup çocuktan bahsedilmekte. kitabın yarısına kadar neredeyse çocuk romanı gibi ilerler. ama kitap bittiğinde o durumdayken yetişkin bir insanın ne yapacağını düşündürdüğünü söylemeliyim. yazar, kötülüğün insanın içinde hep var olduğunu aile, yaşam şekli, öğretiler gibi durumlarla baskılandığını ama uygun bir zemin olduğunda tekrar ortaya çıkabileceği gerçeğini yansıtmıştır. içgüdülerin doğuştan varolduğunu ve bunların kötüye yönelimlerini engellemeye çalışarak uygarlık seviyesine ulaşabileceğini betimlemeye çalışmış. çocukların ilk etapta mantıklı düşünen, iyiyi, sevgiyi, eşitliği vermeye çalışan liderden, korku, açlık gibi dış etmenlerle karşılaşınca ahlak anlayışını düşünmeden avcılık yapmak isteyen, özgürlük adı altında şiddete yönelip her şeyi istediği gibi yapmaya çalışan, kabilesine katılanlara köle gibi emirler yağdıran bir zorbayı tercih etmelerinden anlaşılabilir. zorbalığa ve şiddete yönelince küçük-büyük herkesin içinden bir canavar çıkabileceğini anlatmak istemiş. kitapta genel olarak buna benzer iyi-kötü, şiddet-merhamet gibi zıtlıkların bulunduğu farklı düşünsel simgelerle dolu bir kitap.
kitap ıssız bir adaya düşen bir grup çocuktan bahsedilmekte. kitabın yarısına kadar neredeyse çocuk romanı gibi ilerler. ama kitap bittiğinde o durumdayken yetişkin bir insanın ne yapacağını düşündürdüğünü söylemeliyim. yazar, kötülüğün insanın içinde hep var olduğunu aile, yaşam şekli, öğretiler gibi durumlarla baskılandığını ama uygun bir zemin olduğunda tekrar ortaya çıkabileceği gerçeğini yansıtmıştır. içgüdülerin doğuştan varolduğunu ve bunların kötüye yönelimlerini engellemeye çalışarak uygarlık seviyesine ulaşabileceğini betimlemeye çalışmış. çocukların ilk etapta mantıklı düşünen, iyiyi, sevgiyi, eşitliği vermeye çalışan liderden, korku, açlık gibi dış etmenlerle karşılaşınca ahlak anlayışını düşünmeden avcılık yapmak isteyen, özgürlük adı altında şiddete yönelip her şeyi istediği gibi yapmaya çalışan, kabilesine katılanlara köle gibi emirler yağdıran bir zorbayı tercih etmelerinden anlaşılabilir. zorbalığa ve şiddete yönelince küçük-büyük herkesin içinden bir canavar çıkabileceğini anlatmak istemiş. kitapta genel olarak buna benzer iyi-kötü, şiddet-merhamet gibi zıtlıkların bulunduğu farklı düşünsel simgelerle dolu bir kitap.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden
eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak…
sular sarardı… yüzün perde perde solmakta
kızıl havaları seyret ki akşam olmakta…
ahmet haşim
eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak…
sular sarardı… yüzün perde perde solmakta
kızıl havaları seyret ki akşam olmakta…
ahmet haşim
devamını gör...
fakirleri avutmak için uydurulmuş şeyler
"amaan kim bilir onların ne dertleri var. azıcık aşım ağrısız başım." minvalde bir şeylerdir.
devamını gör...
cesaret ana ve çocukları
bertolt brecht tarafından ikinci dünya savaşı'nın patlak verdiği yıllarda yazılmış epik tiyatro. dilimize cesaret ana ve çocukları olarak çevrilmiştir. brecht, kapitalizm eleştirisini otuz yıl savaşı yıllarında geçen bir hikaye ve kendi çıkarları için savaşın devamlılığını isteyen mutter courage üzerinden aktarıyor. brecht bu savaş karşıtı oyunu sürgün yıllarında yazmıştır bunu da ek olarak belirtmek gerekir diye düşünüyorum çünkü sanatçının ruh hâli ve durumu muhakkak eserlerine yansıyor. izleyiciyi ve/veya okuyucuyu empati yapmaktan ziyade düşündürmek ve kendini sorgulatmak üzerine yazılmış bir eser ve açıkça bunu başarıyor olduğu da bir gerçek. izleyici ve/veya okuyucu bu oyunda ana karakter olan mutter courage'e empati duymak yerine oyun boyunca onun savaş yüzünden çocukları dahil her şeyini yitirmesine rağmen savaşı hâlâ bir kazanç kapısı olarak görmesine acıyor ve bunu açıkça gülünç buluyor ama dışarıdan son derece gülünç ve acınası gelen bu durumun mutter courage tarafından farkedilmemesi bize içinde dönüp durduğumuz düzeni en net hâli ile anlatıyor aslında. ben kendi adıma brecht'in çoğu eserine hayranlık duymamdan ötürü ve savaşı merkeze alıp savaş karşıtı görüş sunan eserlere ayrı bir ilgim olmasından dolayı okunması ve/veya izlenmesi taraftarıyım ama objektif bir şekilde yaklaştığımızda bile göz ardı edilemeyecek bir eser olduğu ortada. ülkemizde de sahnelenmiş bir oyun olduğunu belirtmek gerekir, zamanında semaver kumpanya tarafından sahnelenmiştir.
--- alıntı ---
so mancher wollt so manches haben
was es für manchen gar nicht gab:
er wollt sich schlau ein schlupfloch graben
und grub sich nur ein frühes grab.
--- alıntı ---
--- alıntı ---
so mancher wollt so manches haben
was es für manchen gar nicht gab:
er wollt sich schlau ein schlupfloch graben
und grub sich nur ein frühes grab.
--- alıntı ---
devamını gör...
kompleksli insan
kendine güvenmeyen, rahat hareket edemeyen, çekingen, alıngan, kendini çok beğenmiş davranan, çabuk sinirlenen, cinsel problemleri olan, ilişkilerinde sık problemler yaşayan vb hareketlerde bulunan insanlara atfettiğimiz tanımlamadır. *
devamını gör...
alaz (yazar)
tanışıklığımız olmamasına rağmen tanımlarına sık sık denk geldiğim ve sevdiğim bir yazar. umarım iyidir gittiği yerde.
ölümün var olduğu gerçeği yine kendini hatırlattı.
ölümün var olduğu gerçeği yine kendini hatırlattı.
devamını gör...
süksinilkolin
etkisi en çabuk başlayan asetilkolin türevi nondepolarizan blokördür.
kalpte muskarinik reseptör uyarısı ile önce bradikardi; yüksek dozda sempatik gangliyonlarda nikotinik etki ile taşikardi yapar.
masseter spazmı buna bağlı malign hipertermi oluşturabilir.
göz içi basıncı yükseltir,hiperkalemiye neden olduğu için ağır yanıklarda veya travmada kullanılmamalıdır.
kalpte muskarinik reseptör uyarısı ile önce bradikardi; yüksek dozda sempatik gangliyonlarda nikotinik etki ile taşikardi yapar.
masseter spazmı buna bağlı malign hipertermi oluşturabilir.
göz içi basıncı yükseltir,hiperkalemiye neden olduğu için ağır yanıklarda veya travmada kullanılmamalıdır.
devamını gör...
noel baba'nın hastalandığı için hediye dağıtmaya çıkamayan sekizinci ren geyiği
diğer yedi ren geyiğinin bu yıl hediye dağıtımını coşkusuz yapacağı durumdur.
geyik 1 :oğlum bizimkine kötü bi şey olmasın lan. geçen gördüm noel baba kocaman bi bıçağı bileyliyordu.
geyik 3 :ağzından yel alsın lan.
geyik 4 :yok be aga ne olacak, biraz üşütmüştür. baytar getiritir bi fitamin iğne miğne bi şey yapar, kalkar o.
geyik 5 :beyler muhabbetinizi bölmek istemezdim ama siz her yavaşladığınızda kırbacı biz yiyoruz. hatırlatayım dedim!!??!
geyik 7 :aynen beyler hediye bitsin konuşuruz, şimdi biraz tempolu gidelim
noel baba : bırrrrssssst!! durun hele ben bi şu bacaya atlayıverem.
geyik 2 : aman dikkat et babuş ya..
geyik 4 : sizce ne hediye verir dersiniz? şu koca paket mi?
geyik 5 : ben biraz yokladım o paketi. muhtemelen pleysteyşın var abi
geyik 4 : hep aynı şeyler.
geyik 1 :oğlum bizimkine kötü bi şey olmasın lan. geçen gördüm noel baba kocaman bi bıçağı bileyliyordu.
geyik 3 :ağzından yel alsın lan.
geyik 4 :yok be aga ne olacak, biraz üşütmüştür. baytar getiritir bi fitamin iğne miğne bi şey yapar, kalkar o.
geyik 5 :beyler muhabbetinizi bölmek istemezdim ama siz her yavaşladığınızda kırbacı biz yiyoruz. hatırlatayım dedim!!??!
geyik 7 :aynen beyler hediye bitsin konuşuruz, şimdi biraz tempolu gidelim
noel baba : bırrrrssssst!! durun hele ben bi şu bacaya atlayıverem.
geyik 2 : aman dikkat et babuş ya..
geyik 4 : sizce ne hediye verir dersiniz? şu koca paket mi?
geyik 5 : ben biraz yokladım o paketi. muhtemelen pleysteyşın var abi
geyik 4 : hep aynı şeyler.
devamını gör...
gök gürültülü kar yağışı
dünyada nadir görülen* (ama büyük ihtimalle mevsimlerin dengesizleşmesi nedeniyle gittikçe daha çok bölgede görülmeye başlanan) yağış türü. thunder snow diye geçiyor literatürde.
2 soğuk hava kütlesinin hareketi nedeniyle yaşanıyor olay. bu iki soğuk kütleden birinin sıcaklığı diğerinden de düşük. sıcaklığı daha düşük olan bu kütle yere doğru alçalırken diğeri atmosfere doğru yükseliyor. kar yağışına yetecek kadar soğuklar ve aynı zamanda elektrik yükleri de hava hareketi nedeniyle harekete geçerek şimşeklere neden oluyor.
2 soğuk hava kütlesinin hareketi nedeniyle yaşanıyor olay. bu iki soğuk kütleden birinin sıcaklığı diğerinden de düşük. sıcaklığı daha düşük olan bu kütle yere doğru alçalırken diğeri atmosfere doğru yükseliyor. kar yağışına yetecek kadar soğuklar ve aynı zamanda elektrik yükleri de hava hareketi nedeniyle harekete geçerek şimşeklere neden oluyor.
devamını gör...
feridun düzağaç şarkılarında geçen muhteşem sözler
benim için "kendimi kendimden çıkarsam, sıfır kalmaz!" sözüdür.
devamını gör...
sevgilinin avuç içini öpmek
eski sevgilimin sürekli yaptığı şeydi. avuç içimi öperken onu izlemek dünyanın en güzel duygusuydu sanırım. oyy (bkz: özledim) yine.
devamını gör...
akademik kariyer için evlenmeyi düşünmeyen insan
idealisttir. evlenip ne yapacak sanki? bırakın okusun yükselsin vatana millete hayırlı olsun.
devamını gör...
bir erkeği kırmadan ona tipsiz olduğunu söylemek
söylemeyiverin bu kadar iyi niyetliyseniz. içinizde kalsın. madem böyle bir şey düşünüyorsunuz çıkarın hayatınızdan daha iyi.
t: gereksiz eylem.
t: gereksiz eylem.
devamını gör...
endüljans
asıl çıkış noktası şudur, eski cağlarda kişiler suç işlediklerinde cezanın haricinde toplumsal olarak dışlanırdı. gerçekten yaptığı suçtan pişman olan kişi kiliseye gider ve tövbe etmek istediğini söyler belli bir süre dini eğitime ve ibadetlere tabi tutulur. (bunlar gün değil ay bazındadır) bunun sonucunda kilise kişinin gerçekten pişman olduğunu düşünürse artık toplum tarafından dışlanmaya maruz kalmaması için enduljans belgesini verir. asla katolik kilise doktrinini olarak para karşılığı günahların silinmesi gibi bir durum olmamıştır. çoğu şey gibi buda bazı din adamları tarafından suistimal edilmiş ve bu yüzden yine papa tarafından bu uygulamaya önce kısıtlama getirilmiş ardından tamamen kaldırılmıştır.
devamını gör...
gemiler
teoman tarafından da seslendirilen, hatta birçokları tarafından bir teoman parçası sanılan orhan atasoy eseri.
klibi şahanedir.
klibi şahanedir.
devamını gör...
