polisin alkol var mı sorusuna verilebilecek en iyi cevap
sana ne lazım? derdim.
devamını gör...
128 milyar dolar cebinden çıkmışçasına ağlayan kitle
başlığı açan arkadaşa kendi entrysi ile cevap veriyorum. kraldan çok kralcı olmak şu an senin yaptığın şey.
#615882
#615882
devamını gör...
aleksandr sergeyeviç puşkin
bugün doğumgünü olan büyük rus yazar ve şair.
"son çiçekler, hep en tatlısıdır,
ovaların süslü goncalarının.
onların da ardından anılar,
hep hüzünlü, ama canlı kalır.
bir acı ayrılığın anısının, bazen,
sevecen bir buluşmanınkinden,
çok daha canlı kalması gibi."
"son çiçekler, hep en tatlısıdır,
ovaların süslü goncalarının.
onların da ardından anılar,
hep hüzünlü, ama canlı kalır.
bir acı ayrılığın anısının, bazen,
sevecen bir buluşmanınkinden,
çok daha canlı kalması gibi."
devamını gör...
özgürlük
ne beşeri ne de toplum düzeni olarak olamayız, imkansızdır. olduğumuzu sanırız ama karıncanın kavanozdan çıkıp başka bir kavanozda olduğunu fark etmesi gibidir. sistem ele almıştır bizi.
devamını gör...
libido ve zeka ilişkisi
bu korelasyonun negatif olduğu, da vinci, newton, tesla gibi bilim adamlarına albert einstein’ ını da ekleyebiliriz ki bunun için evlilik ilişkisine bir göz atmak kafi. hepsinin bu hususta da bir bildiğinin olduğu aşikar.
doğu dünyasına bakarsak burada da bu görüşün yeri var. fiziksel ve zihinsel yüksek verim için libido enerjisinin yönlendirilmesi uzak asya öğretilerinde mevcut.
doğu dünyasına bakarsak burada da bu görüşün yeri var. fiziksel ve zihinsel yüksek verim için libido enerjisinin yönlendirilmesi uzak asya öğretilerinde mevcut.
devamını gör...
meja (yazar)
sınıfın arkasında öğrenciler okey çevirirken ders anlatmaya çalışan öğretmen gibidir kendisi. sözlükte dönen onca boş konuya kapılmayıp bilgi dolu başlıklarla ufkumuzu açmaktadır. en önde oturup öğretmeni dinleyen çalışkan öğrenci gibi zevkle okuyoruz tanımlarını.
devamını gör...
üç kelimeyle üniversite hayatı
giriş , gelişme , hüsran (pandemi).
devamını gör...
kendimle konuşuyorum
bu sıra en çok yapmam gereken şey olduğunu düşünüyorum zira kiminle konuşsam yanımda olmak yerine akıl veriyor. insanın kendinden başka dostu yok sözünün karşılığı da olabilir.
devamını gör...
güzel bir kadını çirkin gösteren detaylar
ınsanlari kadin erkek ayristirip belli formlara sokmaya calismak.
sayilanlarin hepsi sadece bir kadini degil ayni zamanda erkegide cirkin gosterir. yani bir kadini cirkin gosteren detay, bir erkegi cirkin gosteren detaydan farkli degildir. fircalanmayan dis, bakimsizlik (buna katiilmiyorum ayrica), yada sigara icmesi (sevmesemde buna da katilmiyorum) vs. aslinda insanlara kadin erkek diye ayri ayri bakmaktan vazgecmeliyiz. cinsiyetten bagimsiz insan olarak degerlendirmeliyiz.
sayilanlarin hepsi sadece bir kadini degil ayni zamanda erkegide cirkin gosterir. yani bir kadini cirkin gosteren detay, bir erkegi cirkin gosteren detaydan farkli degildir. fircalanmayan dis, bakimsizlik (buna katiilmiyorum ayrica), yada sigara icmesi (sevmesemde buna da katilmiyorum) vs. aslinda insanlara kadin erkek diye ayri ayri bakmaktan vazgecmeliyiz. cinsiyetten bagimsiz insan olarak degerlendirmeliyiz.
devamını gör...
hayatında hiç avrupa'ya seyahat etmemiş kültürsüz insan
gitmiş de kültürsüz kalmışsın o daha feci.
devamını gör...
hayatında hiç avrupa'ya seyahat etmemiş kültürsüz insan
edirne'ye gider gitmez savunacağım görüş.
devamını gör...
instagram'da tatil fotoğrafı paylaşmayan insan
fotoğraf paylaşmadan da tatil yapıldığını keşfetmiş insandır.
devamını gör...
the last samurai
*2004 şubat’ında piyasaya çıkmış savaş* filmi. malum her savaş aynı zamanda bir dramdır da aslında.
filmin başrolünde tom cruise oynuyor. ona japon oyuncu ken watanabe ve shin koyamada eşlik etmiş. iyi ki de etmiş. bu sayede harika bir film çıkmış ortaya.
filmi hiç izlemediysem 50 defa izlemişimdir. ilk izlediğimde, kimliğimi bırakarak kiraladığım orjinal* film cdsinden izlemiştim. nasılsa haftasonu bende diye üç dört defa izlemiştim.*
daha sonra defalarca izleyerek japon disiplini ve azmini takdir ettim. japonların eskiyi ve yeniyi bir arada tutmalarını hep hayranlıkla karşılamışımdır. günümüzde bu kadar modern ve gelişmiş bir toplum yaratmak sadece çalışmayla olmaz.
sadece çalışmak bir şeyler inşa etmenizi sağlar ama temeliniz sağlam değilse inşa ettiğinizin ömrü de uzun olmaz. onun için, geçmişin ışığında geleceğin peşinden koşmak gerekir. *
sadece koşmak da yetmez. yeni değerler var ederken bir diğer yandan varolan değerlerin korunması ve muhafazası da çok önemli. bir değeri var ederken mevcut değerleri örselemeden devam ettirmek gerek çünkü.
filmde mevcut değerlerin varlığı ve kıymeti vurgulanır, eski ile yeninin birlikte de güzel yaşayabileceği savunulur. hem savunulan mevcut değerler öyle üstün körü inanılmış dogmalara veya kulaktan dolma duyumlara dayanmaz.
öylesine güzel, sürükleyici bir anlatım ve akış yakalanmış ki geleneksel değerlerin mükemmelliği ve doğanın samuraylık geleneğiyle kusursuz uyumu izleyiciyi filme hayran bırakır.
her izlediğimde apayrı bir keyif ve tad alarak izler yeni bir detay farkederim.
neyse filmin içeriğine girmeden pazarınızı güzelleştirecek bir film önerimin sonuna geldim. iyi seyirler dilerim.
beyazperde.com dan konusunu alıntılayarak tanımıma son vereyim.
amerikan ordusunda, ukala ve aynı zamanda da kıdemli bir kaptan olarak bilinen nathan algren, 1870’lerde japonya’dan bir teklif ve davet alır. kendisinden, japon imparatorluğu’nun ilk ordusuna askeri eğitim vermesi talep edilmektedir. her ne kadar modern savaş yöntemleri açısından gelişim gösterseler de samuray kültürü de hem devam etmekte hem de önemsenmektedir. ancak algren, başına gelen bir kaza sonucu, samurayların lideri tarafından kurtarıldığı vakit, esas samuray kültürüyle tanışır ve bundan ziyadesi ile etkilenir. bir samuray savaşçısı gibi hareket etmeyi öğrenmesi onu son derece önemli bir kararın eşiğine taşıyacaktır. başrolde tom cruise’un oluşu filme ekstra bir cazibe katıyor.
filmin başrolünde tom cruise oynuyor. ona japon oyuncu ken watanabe ve shin koyamada eşlik etmiş. iyi ki de etmiş. bu sayede harika bir film çıkmış ortaya.
filmi hiç izlemediysem 50 defa izlemişimdir. ilk izlediğimde, kimliğimi bırakarak kiraladığım orjinal* film cdsinden izlemiştim. nasılsa haftasonu bende diye üç dört defa izlemiştim.*
daha sonra defalarca izleyerek japon disiplini ve azmini takdir ettim. japonların eskiyi ve yeniyi bir arada tutmalarını hep hayranlıkla karşılamışımdır. günümüzde bu kadar modern ve gelişmiş bir toplum yaratmak sadece çalışmayla olmaz.
sadece çalışmak bir şeyler inşa etmenizi sağlar ama temeliniz sağlam değilse inşa ettiğinizin ömrü de uzun olmaz. onun için, geçmişin ışığında geleceğin peşinden koşmak gerekir. *
sadece koşmak da yetmez. yeni değerler var ederken bir diğer yandan varolan değerlerin korunması ve muhafazası da çok önemli. bir değeri var ederken mevcut değerleri örselemeden devam ettirmek gerek çünkü.
filmde mevcut değerlerin varlığı ve kıymeti vurgulanır, eski ile yeninin birlikte de güzel yaşayabileceği savunulur. hem savunulan mevcut değerler öyle üstün körü inanılmış dogmalara veya kulaktan dolma duyumlara dayanmaz.
öylesine güzel, sürükleyici bir anlatım ve akış yakalanmış ki geleneksel değerlerin mükemmelliği ve doğanın samuraylık geleneğiyle kusursuz uyumu izleyiciyi filme hayran bırakır.
her izlediğimde apayrı bir keyif ve tad alarak izler yeni bir detay farkederim.
neyse filmin içeriğine girmeden pazarınızı güzelleştirecek bir film önerimin sonuna geldim. iyi seyirler dilerim.
beyazperde.com dan konusunu alıntılayarak tanımıma son vereyim.
amerikan ordusunda, ukala ve aynı zamanda da kıdemli bir kaptan olarak bilinen nathan algren, 1870’lerde japonya’dan bir teklif ve davet alır. kendisinden, japon imparatorluğu’nun ilk ordusuna askeri eğitim vermesi talep edilmektedir. her ne kadar modern savaş yöntemleri açısından gelişim gösterseler de samuray kültürü de hem devam etmekte hem de önemsenmektedir. ancak algren, başına gelen bir kaza sonucu, samurayların lideri tarafından kurtarıldığı vakit, esas samuray kültürüyle tanışır ve bundan ziyadesi ile etkilenir. bir samuray savaşçısı gibi hareket etmeyi öğrenmesi onu son derece önemli bir kararın eşiğine taşıyacaktır. başrolde tom cruise’un oluşu filme ekstra bir cazibe katıyor.
devamını gör...
kırmızı eti şarap ile marine etmek
evet malumunuz kırmızı eti bir şekilde marine etmek gerekiyor, şarap ise bu yöntemlerden sadee bir tanesi. benim tercihim eğer etin yumuşak kısmını kullanacaksanız fazla bekletmemeniz yönünde çünkü et helva kıvamına gelebiliyor.
devamını gör...
yakışıklı erkeği çirkin gösteren detaylar
kaba saba argo ve küfürlü konusması olabilir.
devamını gör...
eskortluk yapan kızın tecavüze uğrayıp ağlamasının bir anlamı yok
rıza olmadan gerçekleşen ilişkinin tecavüz olduğuna insanları nasıl ikna edebiliriz?
devamını gör...
türkiye'den umudunu kesmek
hem haklı hem haksız isyandır. evet çok yanlış şeyler oluyor. yurtdisinda yaşıtlarımiz hem çalışıyor hem de kalan vakitlerinde geziyorlar, eğleniyorlar. ben bunu görüyorum. biz çalışamıyoruz, çalışsak şartlar çok iyi değil. çalıştığımızda da bırak gezmeyi ancak hayatımızı minimal düzeyde idame ettirebiliyoruz. ancak durum kötü diye sadece buradan hayiflanmak neyi değiştirir? bu durumu düzeltmek için bilim üretiyor musun? sanat üretiyor musun? kendini ve ülkeni bir şekilde tanınır hale getirecek işlerin var mı ya da bu yolda misin? kendimize bu soruları sormamız gerek. evet belki almanya'da, singapur'da yaşayan gençler 1 adim atarken biz 10 adım atacağız. ama çare buysa buna odaklanacagiz. başka ülkemiz yok. başka türkiye yok.
ümidim gençliktedir demedi mi?
ümidim gençliktedir demedi mi?
devamını gör...
başarısız yemek yapma anısı
tarhana çorbası yaparken önce tarhanayı yıkamıştım. e tabi tarhana eriyince bir şok geçirdim. bir de mercimekle bulgur pilavı yapma deneyimim vardı onu sonradan çorbaya çevirdim de ziyan olmadı
devamını gör...
16 mayıs 2021 israil'in türkiye açıklaması
mehmetçik kudüs e diye böğüren, burada israil yıkılacak diye kafa açan arkadaşlara boru gibi kapak olan açıklamadır.
(bkz: giderken bana mı sordunuz?)
(bkz: mavi marmara)
(bkz: giderken bana mı sordunuz?)
(bkz: mavi marmara)
devamını gör...
tuhaf takıntılar
trafikte giderken, gördüğüm plakaların iki yanındaki rakamları, herhangi bir matematiksel işlemi kullanarak birbirine eşitlemeye çalışıyorum. sanırım çok eski bir yarışma olan bir kelime bir işlemden kalma bir alışkanlık. şöyle ki, plaka 34 xx 3948 olsun, 4-3=1, (9/3)-(8/4)=1 gibi.
devamını gör...