özgür demirtaş
başkalarının ezberlerini ve söylemlerini tekrar etmekten başka bir şey yapmayan akademisyen.
türkiye gibi hukukun bağımsızlığı kaybettiği, devletin tek adam rejimiyle yönetildiği, istenilen kuruma, şirkete, üniversiteye kayyum atandığı, kamu bankalarının ve merkez bankasının bağımsızlıklarını kaybettiği bir ülkede hiçbir siyasi analiz yapmaksızın, türkiye’nin sosyolojik, ekonomik ve siyasi yapısına, diğer ülkelerle olan iktisadi ve siyasi ilişkilerine değinmeksizin ekonomi ve finans yorumları yapmaktadır.
"bilime, akla, mantığa, eğitime, teknolojiye, yazılıma önem vermeliyiz." ve "endüstri 4.0'a, yapay zekaya yatırım yapmalıyız." tarzı herkes tarafından bilinen ve kabul gören gerçekleri sürekli tekrar etmekte fakat türkiye'nin mevcut sosyolojik, ekonomik ve siyasi yapısında bunların nasıl yapılabileceğinden söz etmemektedir. "hukuk devleti olmalıyız, şeffaf ülke olmalıyız, bilimin kutsal olduğu ülke olmalıyız." gibi yine herkes tarafından bilinen ve kabul gören gerçekleri tekrar etmektedir, bu söylediklerinin nasıl gerçekleştirilebileceğinden bahsetmemektedir.
sürekli olarak robotlar, 3 boyutlu yazıcılar, yenilenebilir enerji, elektrikli arabalar, yapay zeka, yazılım, blockchain, kripto paralar gibi popüler konularda herkes tarafından kabul edilen doğruları tekrarlayıp politik doğrucu cümleler kurmaktadır. sürekli olarak başkalarının ezberlerini ve söylemlerini tekrar etmektedir, denk geldiğim söylemleri arasında herhangi bir konuda yenilikçi ve dişe dokunur bir yorumu yoktur. denk geldiğim tüm söylemleri malumun ilamıdır.
not: son zamanlarda ego patlaması yaşamakta ve sürekli kendini övmektedir.
türkiye gibi hukukun bağımsızlığı kaybettiği, devletin tek adam rejimiyle yönetildiği, istenilen kuruma, şirkete, üniversiteye kayyum atandığı, kamu bankalarının ve merkez bankasının bağımsızlıklarını kaybettiği bir ülkede hiçbir siyasi analiz yapmaksızın, türkiye’nin sosyolojik, ekonomik ve siyasi yapısına, diğer ülkelerle olan iktisadi ve siyasi ilişkilerine değinmeksizin ekonomi ve finans yorumları yapmaktadır.
"bilime, akla, mantığa, eğitime, teknolojiye, yazılıma önem vermeliyiz." ve "endüstri 4.0'a, yapay zekaya yatırım yapmalıyız." tarzı herkes tarafından bilinen ve kabul gören gerçekleri sürekli tekrar etmekte fakat türkiye'nin mevcut sosyolojik, ekonomik ve siyasi yapısında bunların nasıl yapılabileceğinden söz etmemektedir. "hukuk devleti olmalıyız, şeffaf ülke olmalıyız, bilimin kutsal olduğu ülke olmalıyız." gibi yine herkes tarafından bilinen ve kabul gören gerçekleri tekrar etmektedir, bu söylediklerinin nasıl gerçekleştirilebileceğinden bahsetmemektedir.
sürekli olarak robotlar, 3 boyutlu yazıcılar, yenilenebilir enerji, elektrikli arabalar, yapay zeka, yazılım, blockchain, kripto paralar gibi popüler konularda herkes tarafından kabul edilen doğruları tekrarlayıp politik doğrucu cümleler kurmaktadır. sürekli olarak başkalarının ezberlerini ve söylemlerini tekrar etmektedir, denk geldiğim söylemleri arasında herhangi bir konuda yenilikçi ve dişe dokunur bir yorumu yoktur. denk geldiğim tüm söylemleri malumun ilamıdır.
not: son zamanlarda ego patlaması yaşamakta ve sürekli kendini övmektedir.
devamını gör...
agora meyhanesi radyo yayını
içerisi şampiyonlar ligi gibi konuklar şahane . dinlemedeyiz.
edit:şuan başladı ,konuda şahane.
edit:şuan başladı ,konuda şahane.
devamını gör...
timsah derisi
filipinli bir iş adamı, 1980'li yıllarda hafta sonu meşgalesi amaçlı bir tavuk çiftliği kurar, daha sonra tavuk sayısı artınca yumurtadan kesilen tavuklar için bir çare aramaya başlar. en sonunda bu tavukları yedirmek için devlete ait timsah çiftliğinden 1200 kadar timsah temin ederek timsah çiftliği kurar ve timsahları beslemeye başlar. daha sonra da timsah sayısı artmaya başlayınca bu sefer de timsahları öldürerek louis vuitton gibi dünya devi markalara ayakkabı, çanta, kemer yapma maksadıyla derisini, etlerini de macar salamı yapmak için gıda şirketlerine satar.
önce hayat veren sonra hayat sonlandıran adam, resmen timsah imparatorluğu kurarak paraya para dememiş. ticari amaçlı timsah çiftlikleri sadece bu değil. afrika'da nil timsahı, avustralya'da da tuzlu su timsahı çiftliklerindeki timsah sayısı, yabandakilerden fazla. para içinde yüzen sosyetik kadınların rağbet ettiği çantalar için de pahalı bir hammadde kaynağı oluşturuyorlar. bu deri çantalar için, ülkelerin farklı mevzuatları da olabiliyor. mesela, avustralya'ya timsah derisi ürünler sokulabiliyor yalnız 70 avustralya doları ( 379 tl) izin belgesi gerekiyor.
önce hayat veren sonra hayat sonlandıran adam, resmen timsah imparatorluğu kurarak paraya para dememiş. ticari amaçlı timsah çiftlikleri sadece bu değil. afrika'da nil timsahı, avustralya'da da tuzlu su timsahı çiftliklerindeki timsah sayısı, yabandakilerden fazla. para içinde yüzen sosyetik kadınların rağbet ettiği çantalar için de pahalı bir hammadde kaynağı oluşturuyorlar. bu deri çantalar için, ülkelerin farklı mevzuatları da olabiliyor. mesela, avustralya'ya timsah derisi ürünler sokulabiliyor yalnız 70 avustralya doları ( 379 tl) izin belgesi gerekiyor.
devamını gör...
türkiye'de binaların çok çirkin olması
yani, çok şükür, diğer ülkelere gidemesek de en azından elimizin altında internet var, diğer ülkelerin sokaklarında gezebiliyoruz. arkadaş, yemin ediyorum, ben bu kadar çirkin binalar görmedim, aradım taradım kendimi avutmak için, vallahi yok billahi yok. görebileceğimi de düşünmüyorum. hani, en çirkin binaları seçiyoruz diye bir yarışma yapsalar dünyada, açık ara farkla birinciyiz. hiçbir kuşkum yok. sonra da bununla övünürüz, buna da kuşkum yok.
bu kadar birbirinden alakasız, hiçbir dokusu olmayan, ne çevreye uyuma ne de kullanışlılığa sahip yapılar bütünü görmedim. özellikle istanbul, tam bir rezalet abidesi. atatürk dirilse baştan kurdurur şehri. şöyle olmuş sanki, bir kurul toplanmış, demiş ki: "abi, ne yaparsak memleketin içine edebiliriz?" bunun üzerine kafa yorup sonuç olarak da bu binaları ortaya koymuşlar gibi.
bu durumun tabii ki birçok sebebi var. diğer tanım yazan arkadaşlar açıklamışlardır. sonuç olarak üzücü.
bu kadar birbirinden alakasız, hiçbir dokusu olmayan, ne çevreye uyuma ne de kullanışlılığa sahip yapılar bütünü görmedim. özellikle istanbul, tam bir rezalet abidesi. atatürk dirilse baştan kurdurur şehri. şöyle olmuş sanki, bir kurul toplanmış, demiş ki: "abi, ne yaparsak memleketin içine edebiliriz?" bunun üzerine kafa yorup sonuç olarak da bu binaları ortaya koymuşlar gibi.
bu durumun tabii ki birçok sebebi var. diğer tanım yazan arkadaşlar açıklamışlardır. sonuç olarak üzücü.
devamını gör...
sözlükte kadın olmak
lilium’u okumak istemeyebilirsiniz, hoşunuza gitmeyebilir yazdıkları. ama tuhaf olan onu suçlamadan önce şansını deneyen insanlar. burda suçlanacak kişi lilium mu gerçekten?
sanki erişilemeyen ciğer kokusu geliyor ona bir yerlerden.
ben lilium ile yaptığım sohbetlerden her seferinde büyük keyif aldım. profil resminde ne olduğundan bağımsız olarak.
bakmayın efendim, şansınız deneyip başarısız olunca saldırıya da geçmeyin madem.
sanki erişilemeyen ciğer kokusu geliyor ona bir yerlerden.
ben lilium ile yaptığım sohbetlerden her seferinde büyük keyif aldım. profil resminde ne olduğundan bağımsız olarak.
bakmayın efendim, şansınız deneyip başarısız olunca saldırıya da geçmeyin madem.
devamını gör...
bağımlılık
bir maddeye ya da hisse sürekli ihtiyaç duyma hali.
devamını gör...
sözlük radyosu
şu an barış mançodan nane limon kabuğunu çalıyor ve o kadar dipteyken nasıl da yüzümü güldürdü. buralar değerlendikçe değerleniyor gözümde.
devamını gör...
yaşadığın şehri çekici yapan detaylar
işkembe
içli köfte
soğan kebabı
....
içli köfte
soğan kebabı
....
devamını gör...
bir insanın kendisine yapabileceği en büyük iyilik
ikinci bir dil öğrenmek olabilir. ne olduğu mühim değil çok. yine de genel kabul gören dillerden biri olursa işine daha çok yarar sanırım.
kitap okumayı veya spor yapmayı rutin hâline getirmek olabilir.
eğitimini ilerletmek de seçenekler arasında tabii ki.
kitap okumayı veya spor yapmayı rutin hâline getirmek olabilir.
eğitimini ilerletmek de seçenekler arasında tabii ki.
devamını gör...
meslek hayatınızda karşılaştığınız çarpıcı olaylar
lise yeni bitmişti üniversite sınavını kazanamadığımdan dolayı moralim inanılmaz bozuktu. eve minibüsle dönerken içimin sıkkınlığından indim evimizin alt tarafındaki parka oturup düşünmeye başladım. yarım paket kadar sigara içtikten sonra hiç tanımadığım bir adam gelip yanıma oturdu.
paltosu kafasındaki beresiyle yaşlı bir amcaya benziyordu. hiçbir şey demeden bir sigara da o uzattı. o sigarayla konuşmaya başladık. emir abi, bana ilk işimi veren adam bana sigara ikram ettikten yarım saat sonra iş teklif etti. bilgisayarlardan anlar mısın evlat diye başladığı lafla başlayan sohbetimizin sonunda bana ettiği iş teklifi hayatımı tamamıyla değiştiren olaydır. şu anda birkaç şey biliyorsam, elim iş tutuyorsa, dil öğrendiysem, kendimi geliştirdiğim kadar etrafımda bana soru soran insanlara da hiç tanımamama rağmen yardımcı oluyorsam, emir abinin bana uzattığı bir dal sigara sayesindedir. içtiğim o bir dal sigara hayatımın dönüm noktasıdır. (bkz: sigara)
paltosu kafasındaki beresiyle yaşlı bir amcaya benziyordu. hiçbir şey demeden bir sigara da o uzattı. o sigarayla konuşmaya başladık. emir abi, bana ilk işimi veren adam bana sigara ikram ettikten yarım saat sonra iş teklif etti. bilgisayarlardan anlar mısın evlat diye başladığı lafla başlayan sohbetimizin sonunda bana ettiği iş teklifi hayatımı tamamıyla değiştiren olaydır. şu anda birkaç şey biliyorsam, elim iş tutuyorsa, dil öğrendiysem, kendimi geliştirdiğim kadar etrafımda bana soru soran insanlara da hiç tanımamama rağmen yardımcı oluyorsam, emir abinin bana uzattığı bir dal sigara sayesindedir. içtiğim o bir dal sigara hayatımın dönüm noktasıdır. (bkz: sigara)
devamını gör...
asla bir sorunun mu var evladım demeyen ebeveyn
hayret ve kınayarak baktığım ebeveyn. sürekli suçlayıp asla sorunların özüne inmeye çalışmazlar. şefkatle çocuklarını dinlemeye, konuşturmaya çalışmazlar. onunla dayak yoluyla iletişim kurmaya çalışırlar. büyüyünce de bu çocuk niye böyle oldu diye içtenlikle hayret ederler.
devamını gör...
kendine nickaltı girmek
herkes'in dışardan kendi profiline bakıp sanki takip ettiği yazara yazıyormuş gibi yazması eğlenci olabilir aslında.tanımlar muhtemelen bu şekilde olacaktır;
sizi kendime çok yakın hissediyorum sanki ben yazmışım gibi*
ya da
çekilir gibi değilsin çok tutarsızsın bir yazdığın bir yazdığına uymuyor.
kendini istediğin gibi övüp istediğin gibi dövebilirsin. döverken çok ileri gitme ama dur ben şuna mesaj yazayım derdi neymiş'e bağlarsan sıkıntı.*
sizi kendime çok yakın hissediyorum sanki ben yazmışım gibi*
ya da
çekilir gibi değilsin çok tutarsızsın bir yazdığın bir yazdığına uymuyor.
kendini istediğin gibi övüp istediğin gibi dövebilirsin. döverken çok ileri gitme ama dur ben şuna mesaj yazayım derdi neymiş'e bağlarsan sıkıntı.*
devamını gör...
küfür
yaşama dahil olan her şey gibi küfür de bir kültürdür ve yeri geldiğinde insanlar kullanır ayrıca dünyanın her yerinde yeni bir dil öğrenmeye küfür öğrenerek başlamakla ilgili birtakım girişimler mevcuttur. konuya dair ufak bir de şiir..
en azından üç dil bileceksin
en azından üç dilde ana avrat dümdüz gideceksin
en azından üç dil
çünkü sen ne tarih ne coğrafya
ne şu ne busun
oğlum mernus
sen otobüsü kaçırmış bir milletin çocuğusun.
en azından üç dil bileceksin
en azından üç dilde ana avrat dümdüz gideceksin
en azından üç dil
çünkü sen ne tarih ne coğrafya
ne şu ne busun
oğlum mernus
sen otobüsü kaçırmış bir milletin çocuğusun.
devamını gör...
normal sözlük yönetiminin beni cehenneme yollaması
devamını gör...
mustafa kemal atatürk
emanetlerine tam anlamıyla sahip çıkamadığımız muhteşem insan.
devamını gör...
aşırı öz güven sahibi birey iticiliği
aşırı özgüven değil egodur o. kendi eksikliklerini,kırılmışlıklarını saklama yöntemi. bazen de sadece şımarıklık
devamını gör...
16 nisan 2021 kripto para ile ödemenin yasaklanması
papara ile yatırma/çekme işlemi yapmaya imkan sunan paribu'nun ve varsa ülkedeki bitcoin borsalarına yatırma/çekme imkanı sağlayan elektronik para kuruluşlarının patlaması anlamına gelen yasaktır. bir işiniz de millete taş koymak olmasın be.
devamını gör...
the theory of şu bardak
devamını gör...

