birisi, kabuk tutmuş yaralarımızı okşamaya başladığında, cırt diye açılıveriyor ve oluk oluk kanamaya başlıyor yeniden. birine teslim olduğumuzda ve içimizi döktüğümüzde, bedenimiz ve ruhumuz kan içinde kalıveriyor. o yüzden değil mi, içimizde tutmalarımız, birine teslim olmaktan korkmalarımız, ortalıkta tedirgin ve gergin dolanmalarımız?
"anlatsam mı, anlatmasam mı?" kararsızlığımız..
"bu sevgi beni acıtır mı?" kuşkularımız.. her zaman seni üzen birileri olacaktır. tek yapmamız gereken; sevginin bize vadettiklerine güvenmeyi sürdürmek, ama kime ikinci defa güveneceğimizi de iyi seçmek.
(bkz: closer (2004)
devamını gör...

yazım tarzını beğendiğim ve takip ettiğim sayılı kişilerden biri olan, 5 haziran doğumlu senarist/yazar.

kaybolan, ve sen kuş olur gidersin ve kekeme çocuklar korosu bayıla bayıla okuduğum kitapları arasındadır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

nefes almaktır. gerçekler boğuyor bir yerden sonra..
devamını gör...

bu meyvenin sırf popüler kültür öğesi haline gelmiş olmasına takılıp, zengin yiyeceği olarak görenlerin ve bu yüzden de yemeye önyargılı yaklaşanların, onun ne kadar kıymetli ve lezzetli bir meyve olduğunu anlayamayacak olması üzücü. keşke ülkede daha çok üretilip ucuzlasa da bolca alabilsem. kahvaltıda, meksika yemeklerinin yanında ve istediğiniz herhangi bir sosta kullanabileceğiniz inanılmaz bir nimettir avokado...
devamını gör...

öyle vurucu replikler yok aklımda ama her hatırladığımda güldüğüm birkaç sahne var.
1.
manti siparişi gidecektir: bölüm 39
zeliha: adresi bulabilecek misin meryem

meryem: aaa tabi canım burayı biliyorum ben zaten kaç defa gittim bakın  şimdi ilerdeki pasaja giriyom. sağdan üçüncü dükkana sokağı soruyom. onlar sana tarif edince sokağı buluyom. kunduracı amcaya gidiyom. kunduracı amca görür görmez: "allah cezanı versin, yine mi sen geldin !" diyo. sen : "hı" yapiyon. ondan sonra da apartmani tarif ediyo. asansöre biniyom. iki-üç kişi daha gelince asansör "fiyt" kalkıyo. ondan sonra lui...... ha sivali duvarı bekliyom. sivalı duvarı görünce "aaaaa ben burada inecektim. n'olur beni indirin!" diye bağırıyom. bu sefer herkes bi telaş, bi panik, asansörü durdurup seni aşağı kadar indiriyolar. tam karşındaki zile basıyon, işte orasi. bitti yani !

5:59

2.
vahit çocuğuna isim arıyordur*

vahit: değişik bir şey yok mu şöyle be
haydar: bizim sınıfta bi kız bi oğlan var ikisinin de adı okyanus
sabit: çok uzun emmi
haydar: deniz olsun
sabit: uzun uzun
haydar: göl
sabit: kısalt kısalt
haydar: su
sabit: daha kısalt
haydar: abooow kurudu çocuk be

28:05
devamını gör...

meraklısına bir kitap önerebilirim dostlar.
ural altay mitolojisinde arketipler ve semboller-andrey markoviç sagalayev
devamını gör...

telefonla kullanmak devamlı olarak sözlükle bir bağının olması demektir. yatarken aklına gelir eline alırsın, bi işle meşgulsündür "dur hemen bakıyım" dersin, dışarıdasındır telefonun yanındadır. yani telefondan girmek daha mı pratiktir bilemem ama bağımlılığı daha da arttırdığı kesin.
devamını gör...

kimse kimseye yazmak zorunda değil sonuçta. yazıyorsa gerçekten içinden geldiği için yazmıştır diye düşünüyorum. bu ince hareketi için de teşekkür mahiyetinde bir yıldız çakıveriyorum.
devamını gör...

karşıdakinin, ifade edilen şeyi anlamaması şeklindeki versiyonunu daha net hissettiğim kaygı.
devamını gör...

ne kiliseye faydan var
ne de manastıra!
aslında süryanice olan bu deyim-serzeniş, arapça bir kalıpmış gibi düşünülür.
annem, tembelliğimden şikayet etmek istediği her an, bu kalıba sarılır. inanır mısınız, neredeyse her gün*.
devamını gör...

(bkz: anksiyete)
devamını gör...

öncelikle şunu anlamak gerekiyor; köpekler yapay seçilim yoluyla insanlar tarafından kurtlardan ayrıştırılarak günümüze gelmiş hayvanlar. yaban köpeği gibi bazı istisnai türler haricinde doğada bulunmayan ve doğal ortama salındığında ekosistemi mahveden bir tür. kurt sürülerine kuduz bulaştırmak gibi örneğin. yani bu hayvanların doğal ortamı diye bir şey gerçek anlamda pek yok. ya barınaklarda ya da sahipli bir vaziyette yaşamaları hem insanlar hem de ekosistem açısından çok daha iyi ve faydalı. tam da bu nedenle, "siz buralarda yokken o hayvanlar vardı." gibi akıl tutulması ürünü argümanlar geçerli olmadığı gibi aynı zamanda akıl dışı da.

şehirlerin sokakları ise insanların yaşam alanlarının bir parçasını oluşturduğundan dolayı yine, köpeklerin buralarda başıboş bir şekilde dolaşması yetişkin ve sağlıklı insanlar için bile tehlike arz etmekte.
ayrıca sokakta yaşayan köpeklerin ve hatta genel olarak her türlü sokak hayvanının hangi şartlarda yaşadığı ve beslendiği ortada iken bu canlıların sokakta kalmasını istemek hayvanseverlik değil, art niyettir.
yapılması gereken ilk ve en önemli şey, barınakların iyileştirilmesi ve mümkün olduğunca çok hayvanın sahiplendirilmesidir.

ve evet, hem köpeklerin hem de insanların iyiliği için:
"köpeksiz sokaklar istiyoruz."

edit: ayrıca bu başlıkta, "hiçbir sokak köpeği size bıçak çekmez." şeklinde akla ziyan açıklamalar mevcut ki bu bir yönden doğru; köpekler size bıçak çekmez çünkü direkt parçalarlar. bu hayvanlara ne kadar sevgi ve ilgi gösterirseniz gösterin onlar yine de, doğal olarak içgüdüleri ile hareket eder. hayvanları insanlardan ayıran en önemli özellik de budur zaten. anlayın şunu artık.
devamını gör...

domatesin soyulmamasıdır.
behzat ç sahnesinde çok iyi açıklanıyor aslında. (bkz: akbaba).
devamını gör...

1. dünya savaşı sonunda abd başkanının dünya barışını korumak için çıkardığı ilkelerdir.

osmanlı için önemli olan iki madde şunlardır:
- her milletin kendi kaderini tayin etme hakkı.
- boğazlarda komisyon kurulması.
devamını gör...

omurgasız deniz sürüngenleridir. derisi dikenliler şubesine mensupturlar. genelde beş kolludurlar fakat beşten fazla kolu olan türleri de mevcuttur. kollarının altında bulunan çok sayıda tüp ayak denilen çıkıntılar sayesinde vakumlama sistemiyle yüzeye yapışıp vücutlarını çekerek hareket sağlarlar. tüp ayaklar hareket sağlamanın yanında beslenme ve boşaltım görevi de görmektedirler. dakikada altı kez atan minik bir kalpleri vardır. beyinleri yoktur onun yerine karmaşık bir sinir sistemine sahiptirler.

kol sayıları tutmasa da etrafımızda bir çok deniz yıldızı mevcut durumda..
devamını gör...

odaya kapanmak, uzunca müddet kapıyı çalan olmayınca odadan kendi kendine barışıp geri çıkmak.
devamını gör...

eski işim gereği tüm terör örgütlerinin mensuplarıyla muhatap olmuş biri olarak, bana kalırsa en tehlikeli grup bunlardır. üyelerindeki adanmışlık ve inanmışlık beni dehşete düşürmüştü. devlete karşı oldukları için, sadece devlet memuru olman (polis asker vs olmana gerek yok) sana düşman olmaları için yeterli. 'dava'larında her yolu mübah gören bu teröristler, sana iftira atabilir, yalan söyleyebilir, fırsatını bulursa hiç acıma duymadan öldürebilir. meslek gereği herhangi bir etkileşimde bulunma zorunluluğu varsa çok çok dikkatli olunmalıdır. seni beni geçtim kendi arkadaşlarını, hatta bizzat kendilerini 'yakarak' öldüren üyeleri mevcuttur. tüyler ürperticiler.

2000 yılından bir gazete haberi

haber metni:

adalet bakanı hikmet sami türk, dün sabah saatlerinde çanakkale cezaevi'ndeki isyan sona erdirilmeden önce yaptığı açıklamada, mahkûmların, ‘bir bayan arkadaşlarını yakarak öldürdüklerini’ belirtti ve ‘‘bir çılgınlık yapmalarından korkuyoruz’’ dedi. türk dün şu açıklamaları yaptı: operasyonda ölen tutuklu ve hükümlü sayısının 17'ye yükseldi. çok ciddi bir direnişle karşı karşıyayız. aslında bir saatte bitirilir ama güvenlik güçleri can kaybı olmaması için titiz davranıyor. 17 kişinin ölümü örgütünün kendi kendini imha etme planının sonucudur. örgüt kendisini kanıtlamak, güçlü olduğunu göstermek istemektedir. herhangi bir çılgınlık yapmalarından endişe edilmektedir. bizi böyle düşünmeye sevk eden neden, bir bayan arkadaşlarını yakarak öldürmeleridir. bu da ne kadar acımasız terör örgütleriyle karşı karşıya olduğumuzu göstermektedir. gençlerimiz, onların eline düşmüştür. devlet şimdi gençlerimizi kurtarmak istemektedir. bütün tutuklu ve hükümlü yakınlarının ya da insan hakları adına hareket ettiklerini düşünen insanların bu müdahaleye destek vermesi gerekir. sincan'a 259, edirne'ye 146 ve kocaeli'ye 19 olmak üzere f tipi cezaevlerine nakledilenlerin sayısı 524'e yükseldi. bayramdan önce f tipi cezaevlerinde kapalı görüş yapabilecekler. 2 kadın mahkûm kendini yaktı uşak e tipi cezaevi'nde, dhkp-c'li 2 kadın mahkûm kendini yaktı. hastanede tıbbi müdahaleyi reddedip yeniden cezaevine gönderilen kadın mahkûmlardan bazılarının durumu dün kötüleşti. jandarma kadınları hastaneye götürmek için koğuşa girmek isteyince ortalık karıştı. ölüm orucundaki dhkp-c'li berrin bıçkılar ile açlık grevindeki yasemin camcı, kolonyayla saçlarını tutuşturdu. vücutlarının büyük bölümü yanan kadınlar, ege üniversitesi hastanesi'ne götürüldü. vücutlarında yüzde 85 oranında yanık olduğu belirlendi.
devamını gör...

troll.
(bkz: engelle)
(bkz: başlıkları engelle)
(bkz: mesajları engelle)
devamını gör...

yıldız savaşları film serisinde imparatorluğun gerçek yüzünü yansıtan ve yarı mekanik yarı insan olan sith lordu darth vader seride gücün kötü yüzünü yansıtan bir karakterdir. galaktik imparatorluk'un yöneticisi imparator palpatine'in (darth sidious) üçüncü çırağı olan darth vader'ın eski adı anakin skywalker'dır.
devamını gör...

daha önce böyle bir düşünceye kapıldım ve kaç yıl uyku problemi çektim. yapmayın. ağlatır. uyumak mükafattır. en son sorgulayacağınız şey uyumak olsun.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim