portakal hamamı radyo yayını
logo çok güzel olmuş. isim rezalet olmuş. dinlenir mi tabii ki dinlenir.
hayırlı uğurlu olsun diyorum.
hayırlı uğurlu olsun diyorum.
devamını gör...
ağır roman
metin kaçan'ın türk yeraltı edebiyatına adını altın harflerle yazdırdığı, kolera mahallesinde çete savaşlarını ve yoksul roman halkını sınırları kaldırarak, açık açık kurgulayan eserdir.
daha sonraları mustafa altıoklar'ın yönetmenliğini yaptığı başrollerinde okan bayülgen (gıli gıli salih) ve müjde ar'ın (hayat kadını) devleştiği, müziklerini attila özdemiroğlu'nun yaptığı filme uyarlanmıştır. şahanedir.
daha sonraları mustafa altıoklar'ın yönetmenliğini yaptığı başrollerinde okan bayülgen (gıli gıli salih) ve müjde ar'ın (hayat kadını) devleştiği, müziklerini attila özdemiroğlu'nun yaptığı filme uyarlanmıştır. şahanedir.
devamını gör...
atatürk dirilse yapacağı ilk şey
atatürk çok akıllı bir insandır.öyle hemen meydana çıkmazdı ulu önder . kendinden sonra neler olmuş neler bitmiş en ince ayrıntısına kadar araştırır,analiz eder ona göre harekete geçerdi.bu vesileyle de saygı ve sevgiyle analım ulu önderimizi.
devamını gör...
güçlü kadınların ortak özelliği
bilemeyiz minik ponçikolar.
ben çok kolay ağlayabilen ama bunu çok zor gösteren biriyimdir. birilerinin yanında ağlamayı tercih etmem. mutlaka ağladığım insanlar oldu ama daha çok öyle insanlar olmadı. en böyle kırılıp gücendiğim anlarda gülerim. tek kaldığım an yüz üstü atarım yatağa kendimi ağlamak için. biri ölür, ya derim ölecek tabii çok acı çekiyordu kurtuldu, akşam odama geçer sabaha kadar ağlarım. çabucak ağlayan ya da toplum karşısında çekinmeden ağlayan kadınların benden daha güçlü olduklari aslında biraz düşününce ulaşılabilir bir gerçektir. birilerinin yanında ağlamak güç gerektirirken ben o kadar güçlü değilim.
ancak meseleye başka bir noktadan bakarsanız ağlamayı ertelemek farklı güç gerektiren bir mevzudur.
ya da mesela ben geri adım atamam. birileri karşıma geçip tehdit ederken inadına tahrik ederim o insanları, siz kimsiniz diye yıkarım ortalığı. karşımdan çekildikleri ana kadar durduramazlar. dışardan güçlü gibi görünen ben geri adım atabilecek kadar güçlü değilim. yaklaşan tehlikeyi önceden anlayıp geri çekilen, tamam güzel abicim haklisin diyen kadın kendini böylesi koruyacak güce sahiptir. meseleye başka yerden bakarsanız ben de geri adım atmayıp boga gibi kırmızıya koştuğum için güçlüyüm. ancak geri çekilen kadın benden daha akıllı. o çok net.
büyüdüğü ailenin içinden bir aşk uğruna çıkan, hiç tanımadığı başka insanlara ailem diyen, görümce elti kaynana falan acayip tiplerle uğraşırken bi yandan çocuk büyütüp çalışma hayatına devam etmek güç gerektirir. bunların hiçbiri ile uğraşamayacagını anlayıp aşık olduğun adamla vedalaşmak başka türlü güçlü olmak demektir. ya da sana daha dün boklu diyen teyzenin uzattığı eli öpebilmek güçlü bir affetme haliyse o kadına öpsün diye elini uzatmak daha kibirli bir güçtür. tüm gemileri yıkıp çekip gitmek güç ister, ne olursa olsun orada kalıp sevgi için mücadele etmek başka türlü güç ister.
yani bence her insanın kendine özgü güçlü tarafları var. ben çok uğraştım uslu, masum, söz dinleyen biri olayım, olamadım, gücüm yetmedi. ya da bizim özlem abla var, benim tam tersimdir, kim ne derse yapar, sorun çıkmasın diye hep uğraş halindedir, usludur, o da bana özeniyor. ben ona özeniyorum. çok özeniyorum. çünkü öyle biri olmanın ne kadar büyük bir çaba ve güç gerektirdiğini biliyorum. o da benim gibi olmanın çok güç gerektirdiğinin farkında.
bu nedenle sevgili minicikler, net bir şey söylemek zor diyebiliriz. biz zannediyoruz ki kendimizde olan özellikler olması gereken, oysa başka türlü olmak güç gerektirdiği için böyleyiz. düşündünüz mü bunu?
şimdi buradan gidiyorum. hoşşa ğalın.
ben çok kolay ağlayabilen ama bunu çok zor gösteren biriyimdir. birilerinin yanında ağlamayı tercih etmem. mutlaka ağladığım insanlar oldu ama daha çok öyle insanlar olmadı. en böyle kırılıp gücendiğim anlarda gülerim. tek kaldığım an yüz üstü atarım yatağa kendimi ağlamak için. biri ölür, ya derim ölecek tabii çok acı çekiyordu kurtuldu, akşam odama geçer sabaha kadar ağlarım. çabucak ağlayan ya da toplum karşısında çekinmeden ağlayan kadınların benden daha güçlü olduklari aslında biraz düşününce ulaşılabilir bir gerçektir. birilerinin yanında ağlamak güç gerektirirken ben o kadar güçlü değilim.
ancak meseleye başka bir noktadan bakarsanız ağlamayı ertelemek farklı güç gerektiren bir mevzudur.
ya da mesela ben geri adım atamam. birileri karşıma geçip tehdit ederken inadına tahrik ederim o insanları, siz kimsiniz diye yıkarım ortalığı. karşımdan çekildikleri ana kadar durduramazlar. dışardan güçlü gibi görünen ben geri adım atabilecek kadar güçlü değilim. yaklaşan tehlikeyi önceden anlayıp geri çekilen, tamam güzel abicim haklisin diyen kadın kendini böylesi koruyacak güce sahiptir. meseleye başka yerden bakarsanız ben de geri adım atmayıp boga gibi kırmızıya koştuğum için güçlüyüm. ancak geri çekilen kadın benden daha akıllı. o çok net.
büyüdüğü ailenin içinden bir aşk uğruna çıkan, hiç tanımadığı başka insanlara ailem diyen, görümce elti kaynana falan acayip tiplerle uğraşırken bi yandan çocuk büyütüp çalışma hayatına devam etmek güç gerektirir. bunların hiçbiri ile uğraşamayacagını anlayıp aşık olduğun adamla vedalaşmak başka türlü güçlü olmak demektir. ya da sana daha dün boklu diyen teyzenin uzattığı eli öpebilmek güçlü bir affetme haliyse o kadına öpsün diye elini uzatmak daha kibirli bir güçtür. tüm gemileri yıkıp çekip gitmek güç ister, ne olursa olsun orada kalıp sevgi için mücadele etmek başka türlü güç ister.
yani bence her insanın kendine özgü güçlü tarafları var. ben çok uğraştım uslu, masum, söz dinleyen biri olayım, olamadım, gücüm yetmedi. ya da bizim özlem abla var, benim tam tersimdir, kim ne derse yapar, sorun çıkmasın diye hep uğraş halindedir, usludur, o da bana özeniyor. ben ona özeniyorum. çok özeniyorum. çünkü öyle biri olmanın ne kadar büyük bir çaba ve güç gerektirdiğini biliyorum. o da benim gibi olmanın çok güç gerektirdiğinin farkında.
bu nedenle sevgili minicikler, net bir şey söylemek zor diyebiliriz. biz zannediyoruz ki kendimizde olan özellikler olması gereken, oysa başka türlü olmak güç gerektirdiği için böyleyiz. düşündünüz mü bunu?
şimdi buradan gidiyorum. hoşşa ğalın.
devamını gör...
american history x
senaryosunu david mckenna'nın yazdığı ve tony kaye'nin yönettiği 1998 senesinde vizyona girmiş bir dram filmi. filmin ismi türkçeye geçmişin gölgesinde olarak çevrilmiştir.
sevdiğimiz, sözlerine çok değer verdiğimiz birinin ufacık bir cümlesinin hayatımızda nasıl etkiler yaratabileceğini çok güzel bir şekilde işleyen filmdir. edward norton ile ilgili çok bir şey söylemeye gerek yok, bence gereğinden fazla güzel bir oyunculuk. ikinci sırada da tabii ki edward furlong geliyor. *
ırkçılığa dair bir şeyler anlatan filmlerin çoğu çok güzeldir ama bu film savaşsız olup da insana ırkçılığı bu kadar güzel anlatan tek film olabilir. * sadece filmde verilmek istenen mesaj "ırkçılık kötü bir şeydir" değil de "ırkçılığın da bir dozu olmalı, her şey kararında güzel" gibi geldi bana ama belki yanlış yorumladım.
inandığımız şeylerin bize ve çevremizdekilere uzun vadede ne gibi zararları olacağını öyle güzel anlatıyor ki bir şeye inanırken, bir şeyi savunurken birkaç kez düşünerek konuşmak gerektiğini anlıyorsunuz.
filmlerin bir kısmının siyah beyaz çekilmiş olması normalde beni çok rahatsız eden şeylerdendir * ama bu filmde öyle bir şeyi hiç hissetmedim. filmin güzelliğinden mi, geçişlerin süperliğinden mi onu bilemiyorum.
hep beklediğimiz o korkunç sonun derek değil de danny'nin başına gelmesi beni en çok etkileyen şey oldu sanırım.
sevdiğimiz, sözlerine çok değer verdiğimiz birinin ufacık bir cümlesinin hayatımızda nasıl etkiler yaratabileceğini çok güzel bir şekilde işleyen filmdir. edward norton ile ilgili çok bir şey söylemeye gerek yok, bence gereğinden fazla güzel bir oyunculuk. ikinci sırada da tabii ki edward furlong geliyor. *
ırkçılığa dair bir şeyler anlatan filmlerin çoğu çok güzeldir ama bu film savaşsız olup da insana ırkçılığı bu kadar güzel anlatan tek film olabilir. * sadece filmde verilmek istenen mesaj "ırkçılık kötü bir şeydir" değil de "ırkçılığın da bir dozu olmalı, her şey kararında güzel" gibi geldi bana ama belki yanlış yorumladım.
inandığımız şeylerin bize ve çevremizdekilere uzun vadede ne gibi zararları olacağını öyle güzel anlatıyor ki bir şeye inanırken, bir şeyi savunurken birkaç kez düşünerek konuşmak gerektiğini anlıyorsunuz.
filmlerin bir kısmının siyah beyaz çekilmiş olması normalde beni çok rahatsız eden şeylerdendir * ama bu filmde öyle bir şeyi hiç hissetmedim. filmin güzelliğinden mi, geçişlerin süperliğinden mi onu bilemiyorum.
hep beklediğimiz o korkunç sonun derek değil de danny'nin başına gelmesi beni en çok etkileyen şey oldu sanırım.
devamını gör...
kafa sözlük'ün kurulması
pek çoğumuz için "iyi ki" dedirten olay.
kafa sözlük nasıl kuruldu, merak etmekteyim...
kafa sözlük nasıl kuruldu, merak etmekteyim...
devamını gör...
kız yurdunda yaşanan tuhaf olaylar
biri çamaşır makinesine çamaşır suyu döktü diye sonradan çamaşırlarını yıkayanların herr şeyi mahvolmuştu..
devamını gör...
çok sevmek
çok seviyorsanız ve sadık kalıyorsanız hayırlı olsun aşık olmuşsunuz demektir. insanları çok sevin.
devamını gör...
yanlış zamanda tanıştık sözü
bunlar hep bahane aslında küçük sorunlar sebebiyle bitirilmek istenilen ilişkinin,
kıyıda bekleyen ve herşeye son veren sözlerindendir .
kıyıda bekleyen ve herşeye son veren sözlerindendir .
devamını gör...
fermantasyon
fermantasyon veya mayalanma bir maddenin bakteriler, mantarlar ve diğer mikroorganizmalar aracılığıyla, genellikle ısı vererek ve köpürerek kimyasal olarak çürümesi olayıdır. en bilinen örnek olarak yoğurdu verebiliriz.
devamını gör...
2 eylül 2021 fahrettin koca'nın yürek burkan tweeti
ne bileyim fahrettin, size sormak lazım. yediniz, bitirdiniz bizi.
devamını gör...
epsilon (yazar)
tanımlarını okumayı sevdiğim yazar. eğlenceli bir kişilik olduğunu düşünüyorum. pozitif basıyor bünyeye.
devamını gör...
ilkokulun vazgeçilmezleri
tahtaya yazılan "konuşanlar" yazısına, başkan ve başkan yardımcıları tarafında acımadan çarpı atılması ve bu çarpı sayılarının gürültüyü çıkarana göre uzayıp gitmesi.
(fatma xxxxxxx
ahmet xx. )
(fatma xxxxxxx
ahmet xx. )
devamını gör...
5 yıl sonraki kendine not
umarım artık insanların hakkında ne düşündüğünü kafana takmayı bırakmışsındır.
umarım hala kitap okuyorsundur.
umarım sevdiğin insan hala yanındadır.
umarım hala kitap okuyorsundur.
umarım sevdiğin insan hala yanındadır.
devamını gör...
supportgirl
ben bu sesi nerden tanıyorum? biraz daha uzun konuşsa bi evreka anı yaşıycak gibiyim.
devamını gör...
gece 02.30’da yakılan sigara
eğer aile evindeyseniz ve babanız sigara içtiğinizi bilmiyorsa genellikle sadece bu saatlerde icebilirsiniz. ve evet şu an sigara içiyorum.
devamını gör...
10 tanımı olan kadın yazarın sözlüğe emek veren yazardan fazla takipçisi olması
girdiği tanım 10 olan kadın yazarın takipçi sayısına bakıyorum sonra sözlüğe büyük emekler vermiş ,parmakları aşınmış emekçi yazarın takipçi sayısına bakıyorum resmen ikiye katlamış kadın yazarın takipçi sayısı. her ortamda vardır böyle tipler ,dişi sinek görse ona bile canım cicim diyen insanlar. neymiş tanımlarını çok anlamlı buldum “meh” geçin bu ayakları efenim. bir de bu yazarları turuncularlar vay efenim çok güzel tanımlarınız beğenerek takip ediyoruz yazarlar.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hissettikleri
süper hissettiğimi tüm sözlüğe haykırdığım başlıktır. evde olmak ve çalışmamak über süper mükemmel bir şey. bence kimse çalışmamalı. çalışmak diye bir şey olmamalı. yaşasın işsiz olmak.* evde kimse de yok. geniş deri rahat koltuğuma yayılıp yanıma bir sürü yemek ve abur cubur aldım. oturup birkaç film izleyeceğim. allah'ım çok mutluyum.
devamını gör...

