girdiğin tanımı silmek
ara sıra kendime katılmadığım durumlarda yaptığım harekettir.
bir tanım giriyorum ardından üç dakika geçiyor ve boş yapmışım deyip siliyorum. kendi fikrimi beğenmiyorum resmen. garip bir durumdur.
bir tanım giriyorum ardından üç dakika geçiyor ve boş yapmışım deyip siliyorum. kendi fikrimi beğenmiyorum resmen. garip bir durumdur.
devamını gör...
arkadaş olduğun kadınla sevişebileceğini sanmak
"arkadaş olduğun kadınla ilişkini sevişmeye doğru götürdüğünü zannederken aslında asla onunla sevişemeyeceğini anlamak" şeklinde açıklanabilir.
aslında başlık böyle açılacaktı ama karakter sınırına takıldı.
her sohbeti bir şekilde kendini övmeye ve cinselliğe getirirken karşıdaki kadının da gidişatı bozmadan flörtöz devam etmesi sonucunda arkadaşlık kısmını bırakıp tamamen onunla sevişmeye odaklanmayla sonuçlanan yanılsama. hiç gerçekleşmeyeceğini anlamak acı olsa gerek.
aslında başlık böyle açılacaktı ama karakter sınırına takıldı.
her sohbeti bir şekilde kendini övmeye ve cinselliğe getirirken karşıdaki kadının da gidişatı bozmadan flörtöz devam etmesi sonucunda arkadaşlık kısmını bırakıp tamamen onunla sevişmeye odaklanmayla sonuçlanan yanılsama. hiç gerçekleşmeyeceğini anlamak acı olsa gerek.
devamını gör...
an itibarıyla işsiz kalmam
zordur. o vaziyetleri bilirim. ama dahası dikkat edin dikişler yeni yeni patlamaya başladı. ülkede ekonomi falan kalmadı.
devamını gör...
annenin evlilikle ilgili laf dokundurması
yaşın 30 a doğru evrildiği senelerde iyiden iyiye artış gösteren durumdur. üzer.
devamını gör...
delik adamı
bizler dünya insanları olarak yedi milyar kişiyiz. daha fazla küsüratı var da, konu onlar değil.
bu milyarlarca insanın belki yüzlercesiyle gün içerisinde karşılaşıyoruz. bazılarımız daha fazlasıyla, bazılarımız daha azıyla. hiç dışarı çıkmayan bireyler dahi en az üç dört kişiyi görüyor. ne yalnızız, ne de tek başımızayız. etrafımız hep birileri ile dolu fakat yerli kabileler kendileri dışında hiç kimseyi görmüyorlar.
40 50 yıl öncesine kadar dünya üzerinde yaşayan birçok farklı kabile vardı. sayıları milyonlara göre azdı fakat bir şekilde yaşamaya devam ediyorlardı. şimdi ise o kabilelerden geriye 20 30 tane kaldı. 90'lı yıllarda onları korumak için birçok şey yapıldı ve funai isminde bir koruyucu daha çıktı. funai korumaya almak için kabileleri gezdiği zaman dünyanın en yalnız adamına rastladı *. diğer kabileler her ne kadar kabul görse de, açtığı 2 metre derinliği bulan deliklerle adını "delik adamı" diye duyurmuş şu kişi 7 milyar arasında tek başına.

funai 113 farklı kabileyi buldu ve korumaya aldı. himayesine alamadığı kişilerden biri ise bahsettiğim üzere delik adam. 50'li yaşlarını yaşadığı düşünülen bu adam, amazon ormanları'nın balta girmemiş derinliklerinde yaşam mücadelesi veriyor.
ne konuştuğu dil hakkında bir bilgi var ne adı ne de ailesi hakkında, yaşı bile tahminler üzerine söylenmiş.
funai yanılmıyorsa ailesi 90'lı yıllarda öldürülmüş.
••
şimdi şöyle düşünelim; bizler sandığımız kadar yalnız mıyız?
bu milyarlarca insanın belki yüzlercesiyle gün içerisinde karşılaşıyoruz. bazılarımız daha fazlasıyla, bazılarımız daha azıyla. hiç dışarı çıkmayan bireyler dahi en az üç dört kişiyi görüyor. ne yalnızız, ne de tek başımızayız. etrafımız hep birileri ile dolu fakat yerli kabileler kendileri dışında hiç kimseyi görmüyorlar.
40 50 yıl öncesine kadar dünya üzerinde yaşayan birçok farklı kabile vardı. sayıları milyonlara göre azdı fakat bir şekilde yaşamaya devam ediyorlardı. şimdi ise o kabilelerden geriye 20 30 tane kaldı. 90'lı yıllarda onları korumak için birçok şey yapıldı ve funai isminde bir koruyucu daha çıktı. funai korumaya almak için kabileleri gezdiği zaman dünyanın en yalnız adamına rastladı *. diğer kabileler her ne kadar kabul görse de, açtığı 2 metre derinliği bulan deliklerle adını "delik adamı" diye duyurmuş şu kişi 7 milyar arasında tek başına.

funai 113 farklı kabileyi buldu ve korumaya aldı. himayesine alamadığı kişilerden biri ise bahsettiğim üzere delik adam. 50'li yaşlarını yaşadığı düşünülen bu adam, amazon ormanları'nın balta girmemiş derinliklerinde yaşam mücadelesi veriyor.
ne konuştuğu dil hakkında bir bilgi var ne adı ne de ailesi hakkında, yaşı bile tahminler üzerine söylenmiş.
funai yanılmıyorsa ailesi 90'lı yıllarda öldürülmüş.
••
şimdi şöyle düşünelim; bizler sandığımız kadar yalnız mıyız?
devamını gör...
mülksüzler
ismi ile fyodor dostoyevski'ye daha doğrusu the possessed'a yaptığı güzel gönderme ile iki kitap üst üste okununca daha bir anlamlı hale gelen eser. üstte pek çok yazar konusundan ve içeriğinin neyi ifade ettiğinden bahsetmiş ben de yalnızca bir kaç alıntı bırakayım.
“you cannot buy the revolution. you cannot make the revolution. you can only be the revolution. ıt is in your spirit, or it is nowhere.”
"devrimi satın alamazsınız. devrimi yapamazsınız. devrim olabilirsiniz ancak. devrim ya ruhunuzdadır, ya da hiç bir yerde değildir."
“you can’t crush ideas by suppressing them. you can only crush them by ignoring them."
" düşünceler baskı altına alarak yok edilemez. onlar ancak dikkate alınmayarak yok edilebilir."
“and ı speak of spiritual suffering! of people seeing their talent, their work, their lives wasted. of good minds submitting to stupid ones. of strength and courage strangled by envy, greed for power, fear of change. change is freedom, change is life”
"bense ruhsal acıdan söz ediyorum! insanların yeteneklerinin, çalışmalarının, yaşamlarının boşa gittiğini görmelerinden. akıllıların aptallara boyun eğmelerinden. güçlülük ve cesaretin kıskançlık, güç hırsı ve değişme korkusu tarafından boğulduğunu görmelerinden. değişim özgürlüktür, değişim yaşamdır."
“ıt is our suffering that brings us together. ıt is not love. love does not obey the mind, and turns to hate when forced."
"bizi bir araya getiren şey, acı çekmemiz. sevgi değil. sevgi akla boyun eğmez, zorlandığında da nefrete dönüşür."
“you cannot buy the revolution. you cannot make the revolution. you can only be the revolution. ıt is in your spirit, or it is nowhere.”
"devrimi satın alamazsınız. devrimi yapamazsınız. devrim olabilirsiniz ancak. devrim ya ruhunuzdadır, ya da hiç bir yerde değildir."
“you can’t crush ideas by suppressing them. you can only crush them by ignoring them."
" düşünceler baskı altına alarak yok edilemez. onlar ancak dikkate alınmayarak yok edilebilir."
“and ı speak of spiritual suffering! of people seeing their talent, their work, their lives wasted. of good minds submitting to stupid ones. of strength and courage strangled by envy, greed for power, fear of change. change is freedom, change is life”
"bense ruhsal acıdan söz ediyorum! insanların yeteneklerinin, çalışmalarının, yaşamlarının boşa gittiğini görmelerinden. akıllıların aptallara boyun eğmelerinden. güçlülük ve cesaretin kıskançlık, güç hırsı ve değişme korkusu tarafından boğulduğunu görmelerinden. değişim özgürlüktür, değişim yaşamdır."
“ıt is our suffering that brings us together. ıt is not love. love does not obey the mind, and turns to hate when forced."
"bizi bir araya getiren şey, acı çekmemiz. sevgi değil. sevgi akla boyun eğmez, zorlandığında da nefrete dönüşür."
devamını gör...
her başlığa muhalefet olanlar
sağlıklı bir tartışma ortamı oluşuyorsa güzeldir. önemli olan hakaret etmeden argüman sunmak.
devamını gör...
biden'ın türkiye'yi savunmak bizim için kutsal sorumluluk demesi
sen türkiye'yi savundun!
devamını gör...
buzdolabı yoktu bu ülkede
yahu şimdi buzdolabı varda noluyor? içi tam takır kuru bakır!
devamını gör...
jakoben
jakobenizm:
ideolojisini genel kitle ideolojisinden daha yeğ gören ve dikte yolu ile bu ideolojiyi kabullendirmeyi amaçlayan politik akım. kelime anlamı itibarıyla keskin devrimci anlamına gelir. bu akım, fransız devrimi sonrasında kurulan jakoben demokratik klübü'nün fikirlerine dayanır. fransız devrimi' nin en radikal belirleyici unsurudur.
kaynak için buradan devam ediniz
ideolojisini genel kitle ideolojisinden daha yeğ gören ve dikte yolu ile bu ideolojiyi kabullendirmeyi amaçlayan politik akım. kelime anlamı itibarıyla keskin devrimci anlamına gelir. bu akım, fransız devrimi sonrasında kurulan jakoben demokratik klübü'nün fikirlerine dayanır. fransız devrimi' nin en radikal belirleyici unsurudur.
kaynak için buradan devam ediniz
devamını gör...
anlatabiliyomuyum
konuşma esnasında bir şeyler dile getirirken anladın mı ? sorusu yerine anlatabildim mi ? sorusu ile birlikte kullanması daha sağlıklı ve etkili olan soru öbeğidir.
kişinin kendi bilgilerini ne kadar aktif bir şekilde ibraz edebildiğini de sorgulayan bir sorudur.
aynı zamanda bir yazarmış. keyifli sözlükler.
kişinin kendi bilgilerini ne kadar aktif bir şekilde ibraz edebildiğini de sorgulayan bir sorudur.
aynı zamanda bir yazarmış. keyifli sözlükler.
devamını gör...
patates yiyenler tablosu

hollandalı ressam vincent van gogh'un 1885 yılında yapmış olduğu tablo.
dikkatle incelendiğinde, büyük ihtimal akşam yemeğinde, tek bir gaz lambası ışığının altında, beş kişiden oluşan ailenin yemek masasında yalnızca patates ve çay görülüyor. yani resimde , patates geldikten sonraki yüzyıl boyunca avrupalı ailelerin sefaletine değinilmiştir.
devamını gör...
vektörel büyüklük
başlangıç noktası, yönü ve doğrultusu olan nicelikler için kullanılan terim. hız, ivme, kuvvet, manyetik alan gibi...
devamını gör...
vergi alınmayan şey
var mı?
devamını gör...
yükselen burç
astrolojide diğer adı ascendant olarak bilinir. astolojik haritaya simgesi 'asc' olarak yansımıştır.
yükselen burç kişinin doğum anında doğu ufkunda yükselmiş olan burçtur.
natal haritada 1. ev çizgisini gösterir ve 1. evin yöneticisidir.
yükselen burcun hesaplanabilmesi için doğum saatinin bilinmesi gerekmektedir.
yükselen burç kişinin sosyal maskesini oluşturur. kişinin özellikle yeni tanıştığı insanlar onu yükselen burç özellikleriyle algılar.
kişinin hobilerini, yeteneklerini belirleme hususunda söz sahibidir.
zihinsel aktivitelerini ve bunu nasıl kullandığını, kendini ifade biçimiyle doğrudan ilişkilidir.
şansla yakından ilişkilidir. şans noktalarının hesaplanması için yükselen burcun derecesi kullanılır.
klasik astrolojiye göre 'yaşam evi' olarak adlandırılmaktadır.
bonatti kişiye verilen ilk şey olduğunu belirtmiş, lilly ise yaşam, sağlık, vücudun fiziksel yapısı ile ilgili olduğunu ileri sürmüş. firmicus ise karakterin temel yapı taşı olduğundan bahsetmiştir.
çocukluk yıllarını yönetmektedir. nasıl geçtiği ve geçeceği yükselen burçla yorumlanabilmektedir. hayatta yapılan tüm yatırımların başlangıçlarını bu burç ve derecesi sayesinde öğrenilebilmektedir.
özetlemek gerekirse yükselen burç güneş burcundan daha önemlidir. yükselen burcun bilinmesi ve yorumlanması kişinin yararına olacaktır.
çevrenizde astrolojiyle kafayı bozmuş bir arkadaşınız varsa yakasına yapışıp gerçekleri yalnızca gerçekleri öğrenebilirsiniz. aksi takdirde yükselenim ne? doğum haritamın yorumu acaba nasıl? diyorsanız bunların karşılığını baya yüksek meblağlarla öğrenebilirsiniz. fiyatlar 500 ile 2000 tl arasında değişim gösterir. eğer 'yuh o parayı vereceğime ölürüm' diyorsanız yüksek oranda oğlaksınız. ya da oğlak burcu haritanızda önemli bir konumda bulunuyordur. güneş burcu bir oğlak olarak söylüyorum hiç mantıklı bir hareket değildir. 'baktırmayın baktırana mani olun. bunlar nasıl saçma işler böyle?, doğum haritası da neymiş pehh! ' minvalinde cümlelerimi ardı arkası kesilmeden sıralayabilirim. oğlak olmak bunu gerektirir. hee biri çıkar kardeş gel ben sana beleş bakayım derse candır. hemen balık olan yükselenim devreye girer ve doğum haritasına tapar derecede inanırım. siz yine de benim gibi uçlarda dolaşmayın. neymiş ne değilmiş öğrenin. ama paranızı çar çur etmeyin. ya da edin durduk yere karşıma astroloji uzmanlarını almayayım size tavsiyede bulunacağım diye. yükselen, alçalan derken geçirdik günü. enerjiniz, modonuz yüksek olsun gerisi halledilir. keyifli sözlükler.
yükselen burç kişinin doğum anında doğu ufkunda yükselmiş olan burçtur.
natal haritada 1. ev çizgisini gösterir ve 1. evin yöneticisidir.
yükselen burcun hesaplanabilmesi için doğum saatinin bilinmesi gerekmektedir.
yükselen burç kişinin sosyal maskesini oluşturur. kişinin özellikle yeni tanıştığı insanlar onu yükselen burç özellikleriyle algılar.
kişinin hobilerini, yeteneklerini belirleme hususunda söz sahibidir.
zihinsel aktivitelerini ve bunu nasıl kullandığını, kendini ifade biçimiyle doğrudan ilişkilidir.
şansla yakından ilişkilidir. şans noktalarının hesaplanması için yükselen burcun derecesi kullanılır.
klasik astrolojiye göre 'yaşam evi' olarak adlandırılmaktadır.
bonatti kişiye verilen ilk şey olduğunu belirtmiş, lilly ise yaşam, sağlık, vücudun fiziksel yapısı ile ilgili olduğunu ileri sürmüş. firmicus ise karakterin temel yapı taşı olduğundan bahsetmiştir.
çocukluk yıllarını yönetmektedir. nasıl geçtiği ve geçeceği yükselen burçla yorumlanabilmektedir. hayatta yapılan tüm yatırımların başlangıçlarını bu burç ve derecesi sayesinde öğrenilebilmektedir.
özetlemek gerekirse yükselen burç güneş burcundan daha önemlidir. yükselen burcun bilinmesi ve yorumlanması kişinin yararına olacaktır.
çevrenizde astrolojiyle kafayı bozmuş bir arkadaşınız varsa yakasına yapışıp gerçekleri yalnızca gerçekleri öğrenebilirsiniz. aksi takdirde yükselenim ne? doğum haritamın yorumu acaba nasıl? diyorsanız bunların karşılığını baya yüksek meblağlarla öğrenebilirsiniz. fiyatlar 500 ile 2000 tl arasında değişim gösterir. eğer 'yuh o parayı vereceğime ölürüm' diyorsanız yüksek oranda oğlaksınız. ya da oğlak burcu haritanızda önemli bir konumda bulunuyordur. güneş burcu bir oğlak olarak söylüyorum hiç mantıklı bir hareket değildir. 'baktırmayın baktırana mani olun. bunlar nasıl saçma işler böyle?, doğum haritası da neymiş pehh! ' minvalinde cümlelerimi ardı arkası kesilmeden sıralayabilirim. oğlak olmak bunu gerektirir. hee biri çıkar kardeş gel ben sana beleş bakayım derse candır. hemen balık olan yükselenim devreye girer ve doğum haritasına tapar derecede inanırım. siz yine de benim gibi uçlarda dolaşmayın. neymiş ne değilmiş öğrenin. ama paranızı çar çur etmeyin. ya da edin durduk yere karşıma astroloji uzmanlarını almayayım size tavsiyede bulunacağım diye. yükselen, alçalan derken geçirdik günü. enerjiniz, modonuz yüksek olsun gerisi halledilir. keyifli sözlükler.
devamını gör...
portmanteau
birden fazla kelimenin çeşitli yollarla birleştirilmesiyle yeni bir anlama gelen sözcük türetme yöntemidir. kelimenin türkçe karşılığı olmadığı için bu yazıda ve başlıkta bunu kullandım. bizdeki bileşik kelimelerle karıştırılmamalı. bileşik kelimeler kelimelerin tamamı kullanılarak türetilir sadece bazı durumlarda ses düşmesi ya da ses türemesi gerçekleştiği için yazım farklılaşabilir. portmanteauda ise kelimelerin içinden bir bölüm alınıp ses olarak her iki kelimeyi de çağrıştıran yeni bir sözcük oluşturulur.
terimlerde sıkça karşımıza çıkar. genelde tamlama şeklinde olan bir kelime gurubunda kelimelerin başının ve sonunun, her ikisinin de sonunun ya da her bir kelimenin başlangıç hecelerinin alınıp birleştirilmesi yoluyla türetilebilir. bazı durumlarda kelimelerden biri olduğu gibi kalıp diğer kelimenin bir parçasıyla da türetme yapılabilir.
ingilizce örnekleri:
brunch: breakfast-lunch
bollywood: bombay-hollywood
modem: modulator-demodulator
podcast: ipod-broadcast
screenshot: screen-snapshot
genome: gene-chromosome
motorcycle: motorized-bicycle
cosplay: costume-roleplay
sitcom: situational - comedy
cyborg: cybernetic-organism
bu yöntemle ne mükemmel türkçe kelimeler türetilebilir. ama bu işi yapması gereken kurum içi boşaltılmış bir arpalık olunca, edebiyatçılar da yeni kelime bulup kullanma cesaretinden yoksun olunca türkçede çok önceden yerleşmiş birkaç sözcük dışında pek örneğine rastlanmaz (kahvaltı, cumartesi, pazartesi gibi). bu eksiklerden dolayı halk, farkında olmadan kendi diline uygun kelime türetme işini kendisi yapıyor. "motokurye" buna bir örnek. birçok yerde ayrı yazılıyor ama karakteristik bir portmonteau örneği olduğu için birleşik yazılması daha doğrudur. tdk'nın zahmet olmazsa türkçe sözlüğe eklemesini bekliyoruz.
terimlerde sıkça karşımıza çıkar. genelde tamlama şeklinde olan bir kelime gurubunda kelimelerin başının ve sonunun, her ikisinin de sonunun ya da her bir kelimenin başlangıç hecelerinin alınıp birleştirilmesi yoluyla türetilebilir. bazı durumlarda kelimelerden biri olduğu gibi kalıp diğer kelimenin bir parçasıyla da türetme yapılabilir.
ingilizce örnekleri:
brunch: breakfast-lunch
bollywood: bombay-hollywood
modem: modulator-demodulator
podcast: ipod-broadcast
screenshot: screen-snapshot
genome: gene-chromosome
motorcycle: motorized-bicycle
cosplay: costume-roleplay
sitcom: situational - comedy
cyborg: cybernetic-organism
bu yöntemle ne mükemmel türkçe kelimeler türetilebilir. ama bu işi yapması gereken kurum içi boşaltılmış bir arpalık olunca, edebiyatçılar da yeni kelime bulup kullanma cesaretinden yoksun olunca türkçede çok önceden yerleşmiş birkaç sözcük dışında pek örneğine rastlanmaz (kahvaltı, cumartesi, pazartesi gibi). bu eksiklerden dolayı halk, farkında olmadan kendi diline uygun kelime türetme işini kendisi yapıyor. "motokurye" buna bir örnek. birçok yerde ayrı yazılıyor ama karakteristik bir portmonteau örneği olduğu için birleşik yazılması daha doğrudur. tdk'nın zahmet olmazsa türkçe sözlüğe eklemesini bekliyoruz.
devamını gör...
paragraf kullanmayan yazar
göz kanatan kişiler.
ben ki uzun yazı okumaktan hiç kaçmam, hele o yazı ilgi alanımla paralelse... ama bu insanlar öyle bir kaçırıyor ki hevesimi, bir süre kısası dahil hiçbir yazıyı görmek istemiyorum. işin kötüsü gayet güzel yazanlar da var. yazık ediyorlar kendilerine.
bunun daha beteri, o tek paragrafta zinhar noktalama işaretlerini kullanmayanlar.
(bkz: bunu insan okuyacak)
ben ki uzun yazı okumaktan hiç kaçmam, hele o yazı ilgi alanımla paralelse... ama bu insanlar öyle bir kaçırıyor ki hevesimi, bir süre kısası dahil hiçbir yazıyı görmek istemiyorum. işin kötüsü gayet güzel yazanlar da var. yazık ediyorlar kendilerine.
bunun daha beteri, o tek paragrafta zinhar noktalama işaretlerini kullanmayanlar.
(bkz: bunu insan okuyacak)
devamını gör...
kendini eskisi kadar zeki hissetmemek
eskiden kendimi zeki hissederdim, sadece zekamla bir şeyleri değiştirebileceğime inanırdım. artık hiçbir şeyi değiştiremeyeceğimi biliyorum. şimdi, tesadüfen geldiğim şu dünyada lütufsuz yaşamaya devam ediyorum.
devamını gör...
necip fazıl kısakürek
üstada sormuşlar; neden sigarayı bu kadar çok seviyorsunuz diye, benim için yanan birtek o var demiş.
devamını gör...
