muzaffer izgü
1933 yılında adana doğumlu türk öğretmen ,yazar, ne yazık ki 2017 yılında vefat etmiştir nurlarda uyusun.kendisi ile tanışıklığım çocukken zıkkımın kökü kitabıyla oldu daha sonra sıpa ,bando takımı ve komunist leylek eserlerini okuma fırsatı buldum yazdığı her öykü bugünde geçerliliğini sürdüren tespitler içermektedir.kendisi 107 kitap ve iki yüze yakın radyo oyunu yazmıştır ayrıca üç halka yirmibeş isimli filmin öyküsünü kaleme almıştır. onu anlatmaya bence sözcükler yetmez çocuk ,genç ve gülmece eserleri denildiğinde akla gelen ve hala çok satan eserlerin yazarıdır.burada onun ile ilgili hiç kelam edilmemesi içimi rahatsız etti ,dilimin döndüğü kadarıyla merhumu anlatmaya çalıştım bana kattığı ufuk için kendisine minnettarım allah gani gani rahmet eylesin.
devamını gör...
kızların bir şey söylemeden önce bir şey söyleyeceğim demesi
önemli bir şey söylenilecekken karşındakine 'pat' diye söylemek yerine 'bir şey söylicemm' diyerek onu hazırlamakta bir sorun çıkabileceğini düşünmüyorum ya hatta böyle kızılacak bir şeyse daha sevimli hallere bürünerek o kızma duygusu bile hafifletilebilir (denendi onaylandı)
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
şu evrende değer verdiğim kadar değer verilseydim sanırım en azından dünyadaki en değerli varlıklardan biri olurdum.
evet o ironiyi hepimiz damarlarimizda hissettik değil mi? ne güzel.
evet o ironiyi hepimiz damarlarimizda hissettik değil mi? ne güzel.
devamını gör...
çocuk yaparak evliliği kurtarmak
bencil bireylerin çoğu zaman yaptığı bu olay: evliliği kurtarmaz, sadece mutlak sonucu geciktirir. sonrasında doğacak çocuğun hayatını düşünmeden alınmış en yanlış karardır. böyle bireylerin değil çocuk yapmak bir yana, evlenmeyi bile düşünmemesi gerekir.
devamını gör...
phoebe buffay
smelly cat, smelly cat,
what are they feeding you?
what are they feeding you?
devamını gör...
atatürk'ün en sevilen sözü
“çalışmadan, yorulmadan ve üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.” mustafa kemal atatürk.
devamını gör...
sohbet ederken keyif duyulan insan tipi
beyni olan insandır. zeki biriyle bir konu hakkında sohbet etmek o kadar keyifli ki çok büyük zevk alıyorum.
devamını gör...
penis motifli 2000 yıllık değirmen taşı
bir 37 bin yıllık porno değildir.
devamını gör...
zeno paradoksu
milattan önce 400 lü yıllarda italyan filozof zeno tarafından ortaya atılan bu paradoksa göre zeno hareket denen şeyin gerçekte olmadığı hareketin sadece bir ilüzyondan ibaret olduğunu savunur.
zeno, bu tezini ispatlayabilmek için ise şöyle bir örnek verir. siz a noktasından b noktasına gitmek istediğinizde her defasında kalan mesafenin yarısını adımladığınızda asla o hedefe varamayacaksınızdır dolayısıyla aslında gerçekte hareket etmemiş olacaksınızdır der.
10 metrelik yolun önce 5 ardından 2.5 sonra 1.25... metrelik kısmı derken o yolun asla bitmeyeceğini savunmuştur siz ne kadar hareket ettiğinizi düşünseniz de. dolayısıyla da hareketin olmadığını bunun aslında bir çeşit ilüzyon olduğuna inanır zeno. antik yunanda da benzer paradokslar var tabii ki de.
fakat binlerce yıl zaman geçtikten sonra planck sabiti ile bu paradoksun bir ayağı topal kalmıştır. zira planck sabitinde bir atomun minimum hareket değeri hesaplanmıştır.
yani işin aslı şuraya gelmiş olur ki siz aynı mesafeyi hep kalanın yarısı kadar ilerleyerek bitirmek isteseniz de artık adımlar planck sabitine kadar geldiğinde daha az bir ivme sağlayamazsınız ve bir şekilde hedefinize ulaşıyor olur zenonun o sonsuzluk sarmalinden çıkmış bulunursunuz.
tabii planck sabiti bu paradoksu çürütmek için hesaplanmadı o da başka konudur :)
zeno, bu tezini ispatlayabilmek için ise şöyle bir örnek verir. siz a noktasından b noktasına gitmek istediğinizde her defasında kalan mesafenin yarısını adımladığınızda asla o hedefe varamayacaksınızdır dolayısıyla aslında gerçekte hareket etmemiş olacaksınızdır der.
10 metrelik yolun önce 5 ardından 2.5 sonra 1.25... metrelik kısmı derken o yolun asla bitmeyeceğini savunmuştur siz ne kadar hareket ettiğinizi düşünseniz de. dolayısıyla da hareketin olmadığını bunun aslında bir çeşit ilüzyon olduğuna inanır zeno. antik yunanda da benzer paradokslar var tabii ki de.
fakat binlerce yıl zaman geçtikten sonra planck sabiti ile bu paradoksun bir ayağı topal kalmıştır. zira planck sabitinde bir atomun minimum hareket değeri hesaplanmıştır.
yani işin aslı şuraya gelmiş olur ki siz aynı mesafeyi hep kalanın yarısı kadar ilerleyerek bitirmek isteseniz de artık adımlar planck sabitine kadar geldiğinde daha az bir ivme sağlayamazsınız ve bir şekilde hedefinize ulaşıyor olur zenonun o sonsuzluk sarmalinden çıkmış bulunursunuz.
tabii planck sabiti bu paradoksu çürütmek için hesaplanmadı o da başka konudur :)
devamını gör...
william-adolphe bouguereau
1825-1905 yılları arasında yaşamış fransız ressam. monet ve degas'a göre 19. yüzyılın en başarılı fransız ressamıydı.
mitolojiyi ve dinsel konuları yoğun olarak işlemiştir. eserlerinde genelde kız çocuklarını ve kadın figürlerini görüyoruz. bazen çobanlık yapan bir kız çocuğunu young shepherdess standing,
veya örgü ören bir çocuğu the knitter (1884),
ya da hüzünle uzaklara bakan bir kızı alone in the world (1867).

song of the angels (1881)
bir de bu ressamın soyadına bayılıyorum ben. harfler mükemmel bir uyumla bir araya gelmiş. yazmadan edemedim.
eserlerinin tümüne göz gezdirmek isteyenler için buradan
mitolojiyi ve dinsel konuları yoğun olarak işlemiştir. eserlerinde genelde kız çocuklarını ve kadın figürlerini görüyoruz. bazen çobanlık yapan bir kız çocuğunu young shepherdess standing,
veya örgü ören bir çocuğu the knitter (1884),
ya da hüzünle uzaklara bakan bir kızı alone in the world (1867).
song of the angels (1881)
bir de bu ressamın soyadına bayılıyorum ben. harfler mükemmel bir uyumla bir araya gelmiş. yazmadan edemedim.
eserlerinin tümüne göz gezdirmek isteyenler için buradan
devamını gör...
normal sözlük'e veda
sözlüğün bir suçu yok.
sadece burası çok vaktimi alıyor ve kafa dağıtmak için açtığım bu hesaba çok uğramak istemediğimi farkettim.
herkes sevgiyle kalsın.
konuştuğum herkesten özür dilerim tek tek vedalaşmadığım için.
çok da kişi tanımıyorum zaten.
moderatörleri de son defa tebrik ederek gidiyorum.
umarım böyle güzel kampanyalarınız hep devam eder.
sevgiyle kalın.
*
sadece burası çok vaktimi alıyor ve kafa dağıtmak için açtığım bu hesaba çok uğramak istemediğimi farkettim.
herkes sevgiyle kalsın.
konuştuğum herkesten özür dilerim tek tek vedalaşmadığım için.
çok da kişi tanımıyorum zaten.
moderatörleri de son defa tebrik ederek gidiyorum.
umarım böyle güzel kampanyalarınız hep devam eder.
sevgiyle kalın.
*
devamını gör...
encyclopedia britannica
(bkz: ansiklopedi savaşları)
devamını gör...
bir kadın olarak yaşanılan en büyük erkek tacizi
hayatında hiç tanımadığı biri tarafından takip edilmemiş, acaba bana ne yapacak, niye takip ediyor korkusunu yaşamamış erkek açmış başlığı. ben senin o tanımı yazan zekana deyip kısa kesiyorum.
taciz konusunda en ufak rahatsız edici bakış bile kendimi iğrenç hissetmeme sebep oluyor. tacizin büyüğü küçüğü olmaz. hiçbiri asla unutulmuyor.
taciz konusunda en ufak rahatsız edici bakış bile kendimi iğrenç hissetmeme sebep oluyor. tacizin büyüğü küçüğü olmaz. hiçbiri asla unutulmuyor.
devamını gör...
sözlükçülerin ilgilendiği savunma ve dövüş sporları
karate ile ilgileniyordum. bir iki yıl kadar gittim. ama pandemi vs. yüzünden şimdilik ara verdim ama kaldığım yerden, kahverengi kuşaktan, devam etmek istiyorum enn kısa zamanda. o kadar özledim ki sporu anlatamam.
devamını gör...
küçük iskender
biri şu aşk'ın gece tarifesini kapatsın. geceleri daha fazla can yakıyor. *
devamını gör...
elem (yazar)
insanın ismi yaşantısına yapışır derler, umarım mahlasınızın manası gibi bir hayatınız yoktur.
neşeyle, huzurla yaşayınız, yazınız efendim.
elem hadiselerden uzak bir ömür dileğiyle...
neşeyle, huzurla yaşayınız, yazınız efendim.
elem hadiselerden uzak bir ömür dileğiyle...
devamını gör...
birinden vazgeçme eşiği
kendinden vazgeçme eşiğinden daha zor olan bir eşiktir.
devamını gör...
misafir odası
bizim evde hiç olmadı. misafir odası olan evlerde de hiç misafir odasında ağırlanmadık.
bir düşündüm de insanlar sanırım bizim için o odayı kirletmeyi gerek görmemişler.. samimi olduğumuz için mi yoksa bizi o kadar da önemsemedikleri için miii bilemeyeceğimm.*
t: evlerdeki gereksizz oda. daha güzel şeyler için kullanılabilir.
bir düşündüm de insanlar sanırım bizim için o odayı kirletmeyi gerek görmemişler.. samimi olduğumuz için mi yoksa bizi o kadar da önemsemedikleri için miii bilemeyeceğimm.*
t: evlerdeki gereksizz oda. daha güzel şeyler için kullanılabilir.
devamını gör...


