mois
sözlüğün eski rock'çı ağır abilerinden. üşenmese yazsa biraz da az okusak.
her gördüğümde bi yerlerden gözüm ısırıyor diyorum ama hala tam çıkaramadım. ankara falan diyor, belki de aynı barın birasını içmişizdir çokça. belki benim kağıt param bi şekilde döne dolaşa onun cebine girmiştir. olamaz mı?
her gördüğümde bi yerlerden gözüm ısırıyor diyorum ama hala tam çıkaramadım. ankara falan diyor, belki de aynı barın birasını içmişizdir çokça. belki benim kağıt param bi şekilde döne dolaşa onun cebine girmiştir. olamaz mı?
devamını gör...
dûrendiş
dûrendiş, farsça uzak anlamına gelen dûr ve düşünen anlamına gelen endiş kelimelerinden oluşur. dûrendiş; ileriyi gören, bir iş yaparken ölçüp biçen, temkinli olan kişilere denir. dûrendiş, öngörülü olandır ve muhakeme edebilendir.
devamını gör...
bugün gereksiz ne öğrendin sorunsalı
ust komsumuz surekli karnabahar yiyor,cozdum onu. yetmezmis gibi her seyi lavaboya dokuyor anlasilan. sanki birlikte karnabaharlaşmışız gibi kokuyo ev.
devamını gör...
renkleri farklı görüyor olma ihtimalimiz
renklerin kaynağından değil ama bunu algılayan insanların gözlerindeki reseptörlerinin ve beyindeki nöronlarının farklılığı ile olabileceğini düşündüğüm ihtimaldir.
mesela sizin kırmızı diye adlandırdığınız rengi ben başka bir renk olarak görüyor ama yine de adına kırmızı diyor olabilir miyim? uzak bir ihtimal ama yine de olabilir.
sadece farklı olarak da değil, kontrast olarak da farklı görüyor olabiliriz. mesela ben mavileri belki de daha soluk görüyorum, bir başkası daha koyu görüyor, bir başkası da daha da koyu görüyor olabilir.
sanırım hiç bir zaman tam olarak birbirimizin bakış açısıyla göremeyeceğiz dünyayı. zaten dünyadaki bütün problemler de buradan çıkmamış mıydı?
mesela sizin kırmızı diye adlandırdığınız rengi ben başka bir renk olarak görüyor ama yine de adına kırmızı diyor olabilir miyim? uzak bir ihtimal ama yine de olabilir.
sadece farklı olarak da değil, kontrast olarak da farklı görüyor olabiliriz. mesela ben mavileri belki de daha soluk görüyorum, bir başkası daha koyu görüyor, bir başkası da daha da koyu görüyor olabilir.
sanırım hiç bir zaman tam olarak birbirimizin bakış açısıyla göremeyeceğiz dünyayı. zaten dünyadaki bütün problemler de buradan çıkmamış mıydı?
devamını gör...
şeriat nizamının zuhur edecek olması
allah'ım onları da görüyorsun bizi de ..
aklediniz demişsin kutsal kitabın da..
bunların şerrinden sana sığınırım..
aklediniz demişsin kutsal kitabın da..
bunların şerrinden sana sığınırım..
devamını gör...
değişik isimleri olan müzik grupları
kadehi dolu şarabı ters tutup şarampole karşı patinaj çekerek acı içinde ağlayarak otsbir
devamını gör...
hapishane şarkısı
sabahattin ali'nin sinop cezaevi'ndeyken kaleme aldığı beş ayrı şiirin ortak adıdır.
hapishane şarkısı 1
göklerde kartal gibiydim.
kanatlarımdan vuruldum;
mor çiçekli dal gibiydim,
bahar vaktinde kırıldım.
yar olmadı bana devir,
her günüm bir başka zehir;
hapishanelerde demir
parmaklıklara sarıldım.
coşkundum pınarlar gibi,
sarhoştum rüzgarlar gibi;
ihtiyar çınarlar gibi
bir gün içinde devrildim.
ekmeğim bahtımdan katı,
bahtım düşmanımdan kötü;
böyle kepaze hayatı
sürüklemekten yoruldum.
kimseye soramadığım,
doyunca saramadığım,
görmesem duramadığım
nazlı yarimden ayrıldım.
hapishane şarkısı 2
ey gönül, kuşa benzerdin,
kafesler sana dar gelir;
bir yerde durmaz gezerdin,
hapislik sana zor gelir.
ey gönül, acaip huyun,
boğazından geçmez tayın,
acır testindeki suyun;
aklına nazlı yar gelir.
gözlerin uzağa bakar,
kimden ne beklediğin var?
yar semtinden gelen rüzgar
'seni unuttu! ' der gelir.
bakmazsa senin yüzüne
çok görme elin kızına;
dışarda serbest gezene
hapiste yatan hor gelir.
ayağında gezen itler,
başının üstünden atlar;
hapise düşen yiğitler
yari dışarda kor gelir.
hapishane şarkısı 3
burda çiçekler açmıyor
kuşlar süzülüp uçmuyor
yıldızlar ışık saçmıyor
geçmiyor günler geçmiyor.
avluda volta vururum
kah düşünür otururum
türlü hayaller görürüm
geçmiyor günler geçmiyor.
dışarıda mevsim baharmış
gezip dolaşanlar varmış
günler su gibi akarmış
geçmiyor günler geçmiyor.
gönülde eski sevdalar
gözümde dereler bağlar
aynadan hayalin ağlar
geçmiyor günler geçmiyor.
yanımda yatan yabancı
her söz zehir gibi acı
bütün dertlerin en gücü
geçmiyor günler geçmiyor
hapishane şarkısı 4
ey yar, bu acı demlerde
sen koru benim aklımı...
karardım kaldım damlarda,
aydınlat benim yolumu...
nefesin esen rüzgarda,
saçların savrulan karda,
yerde, gökte, bulutlarda,
ararım nazlı gülümü...
karanlık göklerde aysın,
kurak ovalarda çaysın,
bir tek inandığım şeysin,
uzattım sana elimi...
düşmanlar gülüp sevinsin.
dostlar arkasını dönsün...
benim güvendiğim sensin,
kırmazsın benim gönlümü...
bir gün şu damlardan çıksam,
gelip önüne diz çöksem...
ağlayıp içimi döksem...
anlatsam sana halimi...
hapishane şarkısı 5
başın öne eğilmesin
aldırma gönül, aldırma
ağladığın duyulmasın,
aldırma gönül, aldırma
dışarda deli dalgalar
gelip duvarları yalar;
seni bu sesler oyalar,
aldırma gönül, aldırma
görmesen bile denizi,
yukarıya çevir gözü:
deniz gibidir gökyüzü;
aldırma gönül, aldırma
dertlerin kalkınca şaha
bir küfür yolla allah'a
görecek günler var daha;
aldırma gönül, aldırma
kurşun ata ata biter
yollar gide gide biter;
ceza yata yata biter;
aldırma gönül, aldırma
hapishane şarkısı 1
göklerde kartal gibiydim.
kanatlarımdan vuruldum;
mor çiçekli dal gibiydim,
bahar vaktinde kırıldım.
yar olmadı bana devir,
her günüm bir başka zehir;
hapishanelerde demir
parmaklıklara sarıldım.
coşkundum pınarlar gibi,
sarhoştum rüzgarlar gibi;
ihtiyar çınarlar gibi
bir gün içinde devrildim.
ekmeğim bahtımdan katı,
bahtım düşmanımdan kötü;
böyle kepaze hayatı
sürüklemekten yoruldum.
kimseye soramadığım,
doyunca saramadığım,
görmesem duramadığım
nazlı yarimden ayrıldım.
hapishane şarkısı 2
ey gönül, kuşa benzerdin,
kafesler sana dar gelir;
bir yerde durmaz gezerdin,
hapislik sana zor gelir.
ey gönül, acaip huyun,
boğazından geçmez tayın,
acır testindeki suyun;
aklına nazlı yar gelir.
gözlerin uzağa bakar,
kimden ne beklediğin var?
yar semtinden gelen rüzgar
'seni unuttu! ' der gelir.
bakmazsa senin yüzüne
çok görme elin kızına;
dışarda serbest gezene
hapiste yatan hor gelir.
ayağında gezen itler,
başının üstünden atlar;
hapise düşen yiğitler
yari dışarda kor gelir.
hapishane şarkısı 3
burda çiçekler açmıyor
kuşlar süzülüp uçmuyor
yıldızlar ışık saçmıyor
geçmiyor günler geçmiyor.
avluda volta vururum
kah düşünür otururum
türlü hayaller görürüm
geçmiyor günler geçmiyor.
dışarıda mevsim baharmış
gezip dolaşanlar varmış
günler su gibi akarmış
geçmiyor günler geçmiyor.
gönülde eski sevdalar
gözümde dereler bağlar
aynadan hayalin ağlar
geçmiyor günler geçmiyor.
yanımda yatan yabancı
her söz zehir gibi acı
bütün dertlerin en gücü
geçmiyor günler geçmiyor
hapishane şarkısı 4
ey yar, bu acı demlerde
sen koru benim aklımı...
karardım kaldım damlarda,
aydınlat benim yolumu...
nefesin esen rüzgarda,
saçların savrulan karda,
yerde, gökte, bulutlarda,
ararım nazlı gülümü...
karanlık göklerde aysın,
kurak ovalarda çaysın,
bir tek inandığım şeysin,
uzattım sana elimi...
düşmanlar gülüp sevinsin.
dostlar arkasını dönsün...
benim güvendiğim sensin,
kırmazsın benim gönlümü...
bir gün şu damlardan çıksam,
gelip önüne diz çöksem...
ağlayıp içimi döksem...
anlatsam sana halimi...
hapishane şarkısı 5
başın öne eğilmesin
aldırma gönül, aldırma
ağladığın duyulmasın,
aldırma gönül, aldırma
dışarda deli dalgalar
gelip duvarları yalar;
seni bu sesler oyalar,
aldırma gönül, aldırma
görmesen bile denizi,
yukarıya çevir gözü:
deniz gibidir gökyüzü;
aldırma gönül, aldırma
dertlerin kalkınca şaha
bir küfür yolla allah'a
görecek günler var daha;
aldırma gönül, aldırma
kurşun ata ata biter
yollar gide gide biter;
ceza yata yata biter;
aldırma gönül, aldırma
devamını gör...
itici gelen hitap şekilleri
güzelim,tatlım,yavrum vs. karşı cinsten gelen ve aşırı irite olduğum kelimeler .öylelerine inadına kanka derim(maksat o da rahatsız olsun).
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en yaşlı özelliği
durduk yere derin nefes alıp allah diyerek vermek
devamını gör...
güne bir söz bırak
yarını inşa edebilecek olanlar yarını hayal edenlerdir.
-sinan canan
-sinan canan
devamını gör...
sevgi soysal
her insanın kendi aptallıkları durmadan gülebilmesi için yeterli bir kaynaktır diyen kadın.
devamını gör...
türk kahvesi
filtre kahve gibi yapmasını da içmesini de çok ama çok sevdiğim kahvedir.
şunu da eklemeden geçmek istemiyorum açıkçası: türk kahvesi türkiye’de üretildiği için ‘’türk kahvesi’’ adını almamış, yapılış tarzından dolayı ‘’türk kahvesi’’ ismini almış.
şimdi efendim her kahvenin tadı tabii ki aynı olmuyor, galiba çekirdek özelliklerine bağlı bu durum. neyse ben o kadar anlama çekirdekmiş, aromaymış falan ama illaki bir damak tadımız da var. her kahve aynı tadı bırakmıyor her insanda olduğu gibi bende de…
şu yaşıma kadar çok fazla türk kahvesi markası denemedim açıkçası ama denediklerim için yapacağım yorumlar şöyle:
kurukahveci mehmet efendi’nin mağazalarından aldığım kahvenin tadı bence gayet güzel lakin biraz acımsı bir tadı var. belki de benim yapma tarzımdan dolayı oluyor diyeceğim ama diğer kahveleri de aynı şekilde yapıyorum ve bu kadar acı olmuyor.
yine kurukahveci mehmet efendi’ye ait paketli türk kahvesi ise taze olmadığı için bence oldukça kötü bir tada sahip. acımsılığı var ancak mevzu acı olup olmaması değil, tadı. çok değişik bir tadı var.
kahve dünyası’nın paketli türk kahvesi ise kurukahveci mehmet efendi’nin paketli türk kahvesine oranla daha güzel bir tada sahip ancak tabii ki taze çekilmiş türk kahvesi gibi değil.
şimdi gelelim en sevdiğim türk kahvesine. artuk bey kahve kuruyemiş mağazalarının türk kahvesi benim en sevdiğim türk kahvesidir. tadı da içimi de oldukça yumuşak ve mağazalarından direkt gözünüzün önünde taze taze çekiyorlar aynı kurukahveci mehmet efendi gibi. ama tadı dediğim gibi kurukahveci mehmet efendi’nin kahvesine oranla çok daha yumuşak ve lezzetli.
neyse bu kadar yorumlama, vedat milor’luk yeter. biraz da yapılışını anlatayım.
malzemeler:
iki çay kaşığı türk kahvesi
bir buçuk kahve fincanı ılık veya soğuk su
isteğe bağlı olarak şeker veya tatlandırıcı
yapılışı:
öncelikle cezvemize iki çay kaşığı kahvemizi koyuyoruz.
ardından soğuk veya ılık suyu ekliyoruz. burası çok önemli sevgili yazarlar. su sıcak olmamalı kesinlikle.
ardından eğer kullanıyorsak şeker veya tatlandırıcıyı ekliyoruz. burası da çok önemli. önce kahve, sonra su ve en sonda da şeker veya tatlandırıcı. bu sıralamayı tük kahvesi yaparken aklınızdan çıkarmayın.
daha sonra bu malzemeleri türk kahvesi suyun içinde eriyinceye kadar karıştırıyoruz ve ocağın üstüne koyuyoruz. yani ocağın üstüne koymadan önce de karıştırmamız gerekiyor hem de iyice.
ocağın üstüne koyduktan sonra da bir dakika kadar karıştırıyoruz ve kahvemizin pişmesini bekliyoruz.
kahvemiz taşmaya başlayınca köpüğünü bardağımıza koyuyoruz. daha saonra bir taşma daha olunca bardağımızın yarısına kadarını dolduruyoruz ve yine pilmeye bırakıyoruz. yine taşına bu sefer kalan tüm kahveyi bardağımıza boşaltıyoruz.
kahvemiz hazır.
afiyet olsun.
şunu da eklemeden geçmek istemiyorum açıkçası: türk kahvesi türkiye’de üretildiği için ‘’türk kahvesi’’ adını almamış, yapılış tarzından dolayı ‘’türk kahvesi’’ ismini almış.
şimdi efendim her kahvenin tadı tabii ki aynı olmuyor, galiba çekirdek özelliklerine bağlı bu durum. neyse ben o kadar anlama çekirdekmiş, aromaymış falan ama illaki bir damak tadımız da var. her kahve aynı tadı bırakmıyor her insanda olduğu gibi bende de…
şu yaşıma kadar çok fazla türk kahvesi markası denemedim açıkçası ama denediklerim için yapacağım yorumlar şöyle:
kurukahveci mehmet efendi’nin mağazalarından aldığım kahvenin tadı bence gayet güzel lakin biraz acımsı bir tadı var. belki de benim yapma tarzımdan dolayı oluyor diyeceğim ama diğer kahveleri de aynı şekilde yapıyorum ve bu kadar acı olmuyor.
yine kurukahveci mehmet efendi’ye ait paketli türk kahvesi ise taze olmadığı için bence oldukça kötü bir tada sahip. acımsılığı var ancak mevzu acı olup olmaması değil, tadı. çok değişik bir tadı var.
kahve dünyası’nın paketli türk kahvesi ise kurukahveci mehmet efendi’nin paketli türk kahvesine oranla daha güzel bir tada sahip ancak tabii ki taze çekilmiş türk kahvesi gibi değil.
şimdi gelelim en sevdiğim türk kahvesine. artuk bey kahve kuruyemiş mağazalarının türk kahvesi benim en sevdiğim türk kahvesidir. tadı da içimi de oldukça yumuşak ve mağazalarından direkt gözünüzün önünde taze taze çekiyorlar aynı kurukahveci mehmet efendi gibi. ama tadı dediğim gibi kurukahveci mehmet efendi’nin kahvesine oranla çok daha yumuşak ve lezzetli.
neyse bu kadar yorumlama, vedat milor’luk yeter. biraz da yapılışını anlatayım.
malzemeler:
iki çay kaşığı türk kahvesi
bir buçuk kahve fincanı ılık veya soğuk su
isteğe bağlı olarak şeker veya tatlandırıcı
yapılışı:
öncelikle cezvemize iki çay kaşığı kahvemizi koyuyoruz.
ardından soğuk veya ılık suyu ekliyoruz. burası çok önemli sevgili yazarlar. su sıcak olmamalı kesinlikle.
ardından eğer kullanıyorsak şeker veya tatlandırıcıyı ekliyoruz. burası da çok önemli. önce kahve, sonra su ve en sonda da şeker veya tatlandırıcı. bu sıralamayı tük kahvesi yaparken aklınızdan çıkarmayın.
daha sonra bu malzemeleri türk kahvesi suyun içinde eriyinceye kadar karıştırıyoruz ve ocağın üstüne koyuyoruz. yani ocağın üstüne koymadan önce de karıştırmamız gerekiyor hem de iyice.
ocağın üstüne koyduktan sonra da bir dakika kadar karıştırıyoruz ve kahvemizin pişmesini bekliyoruz.
kahvemiz taşmaya başlayınca köpüğünü bardağımıza koyuyoruz. daha saonra bir taşma daha olunca bardağımızın yarısına kadarını dolduruyoruz ve yine pilmeye bırakıyoruz. yine taşına bu sefer kalan tüm kahveyi bardağımıza boşaltıyoruz.
kahvemiz hazır.
afiyet olsun.
devamını gör...
kadıköy’de donarak ölen evsiz
bugün bu ülkede bir insan donarak öldü.nasıl engel olamadık. gece hep aklımda bu vardı, bugün bir muhtaca zeval gelmese diye. olmadı, başaramadık.
geçmem bir daha kadıköyden.
geçmem bir daha kadıköyden.
devamını gör...
kafa sözlük’ün twitter'a dönmesi
aslında çözümü olan sorundur.
engelle seçeneği görmeme seçeneği gibi seçenekler mevcut.
şimdi bir kaç kişi çıkıp ben o tarz başlıklardan keyif alıyorum neden modaretörler buna bir çözüm bulacak arkadaşım derse ne diyeceğiz.
bence sözlüğü kafamıza göre veya görmek istediğimiz gibi evirip çevirmek biraz bencillik oluyor.
bize sağlanan avantajları kullanarak kişisel sözlük haline getirebiliriz.
o tarz başlık açan yazarları engelleyelim beğenmiyorsak.
neyse ben gideyim kafa sözlük' ün facebook'a dönmesi başlığı açacağım.
engelle seçeneği görmeme seçeneği gibi seçenekler mevcut.
şimdi bir kaç kişi çıkıp ben o tarz başlıklardan keyif alıyorum neden modaretörler buna bir çözüm bulacak arkadaşım derse ne diyeceğiz.
bence sözlüğü kafamıza göre veya görmek istediğimiz gibi evirip çevirmek biraz bencillik oluyor.
bize sağlanan avantajları kullanarak kişisel sözlük haline getirebiliriz.
o tarz başlık açan yazarları engelleyelim beğenmiyorsak.
neyse ben gideyim kafa sözlük' ün facebook'a dönmesi başlığı açacağım.
devamını gör...
aynı evde yaşıyormuş gibi entryler
benim şarj aletimi kim aldı alooo
devamını gör...
maske yakında hayatımızdan çıkacak
asla inanmadığım ifadedir.
devamını gör...
intihar etmemek için sebepler
benim bir kızım var.
devamını gör...
yazarların şu an dinledikleri şarkı
cem adrian - kül.
devamını gör...
