six day war
altı gün süren arap - israil savaşının etkisiyle yazılmış bir şarkıdır.
devamını gör...
çizim yapan birini görünce beni çizsene diyen tipler
ben genel olarak karikatür çiziyorum. çizimlerimi gören çoğu kişi ilk önce "beni de çizsene" diyor. karakalem ya da portre çizemediğimi söyleyince de "hmmmm" diyorlar. o hmm'da "yeteneksiz" demek.
devamını gör...
gelen moderatörlük teklifini reddetmiş olmam
bana da gel sözlüğü üzerine tapulayalım dediler. benjamin, iko allah ne verdiyse herkes bir yerden teklif ediyor.
olmaz efenim dedim ben de.
tapu vs işleri, burs durumumu etkileyebilir.
olmaz efenim dedim ben de.
tapu vs işleri, burs durumumu etkileyebilir.
devamını gör...
nur sürer'in ödülünü ali ismail korkmaz'a adaması
usta sanatçı nur sürer, eskişehir film festivali'nde, sinema onur ödülü'ne layık görüldü ve ödülü ali ismail korkmaz'a adadı.

bu ödülü bu şehrin karanlık sokaklarında sinsice öldürülen ali ismail korkmaz için alıyorum.
buradan

bu ödülü bu şehrin karanlık sokaklarında sinsice öldürülen ali ismail korkmaz için alıyorum.
buradan
devamını gör...
yazarların en büyük keşkesi
hiçbir şeyi içimde bırakmadım belki pişman oldum ama iyi ki de yapmışım dedim. keşkelerle yaşamak zordur.
devamını gör...
kung fu panda
2008 yapımı yönetmenliğini mark osborne ve john stevenson'in yaptığı, yapımcısı melissa copp olan ve senaristliğini jonathan aibel ve glenn berger'in üstlendiği komedi, çocuk, macera türlerinde bir animasyon filmdir.
hayalleri olan bir panda. öyle böyle değil o hayal, duyan herkesi gülümseten ve onunla alay edilmesine neden olan bir hayal. pandamız po sevimli, şaşkın, sakar ve bir o kadarda şapşik. aynı zaman da kung fu öğrenmek ve ustaların arasına girmek istiyor. o bir nuddle çırağı babasıyla birlikte yemek yapıp satıyorlar. bir gün bir rüya görüyor ve kendisinin bile kabul etmekte zorlandığı bir adım atıyor hayaline ulaşabilmek için.
ejderha savaşçısı olacak ve tai lung'a kafa tutacaktır. usta şifu onu vazgeçirmek için elimden geleni yapar ama başaramaz. daha sonra usta ugvey'in hislerine ve po'nun inadına boyun eğer. başlar macera.
tai lung bilindiği üzere usta şifu'nun oğlu gibi yetiştirdiği bir kung fu ustası. aldığı eğitim ve edilen iltifatlar doğrultusunda kendini ejderha savaşçısı olarak görüyor. fakat ugvey onun kalbinde bir kötülük kıvılcımı görüp bunu onaylamıyor. kim bilir belki tai'nin canını bu kadar sıkan ve ustalarına bile kafa tutmasına neden olan durum ejderha savaşçısı olmayışı değilde baba yerine koyduğu şifu tarafından desteklenmeyişidir.
bu film kişisel bir başarı hikayesi tadında. içinde bir çok yğreklendirici cümle ve mesaj var.
filmin ilk mottosu 'kendine inan'.
'güç senin içinde' ve 'asla vazgeçme' ek olarak 'hiçbir şey tesadüf değildir'.
karakterlerin hepsi kendi içinde şaheser. iyi kurgulanmış ve hazırlanmışlar.
film bir çok övgü almış ve iyi bir gişe hasılatı toplamıştır. devam filmleride çekilmiş ve dünyada yankı bulmuştur.
animasyon severlerin ve çocukların beğenisini kazanmıştır.
ailecek seyredilebilecek keyifli bir filmdir.
iyi seyirler.
seslendirme kadrosu;
po (okan yalabık)
ogwey (müşfik kenter)
shifu (köksal engür)
tai lung (mazlum kiper)
tigress (deniz uğur)
monkey (murat aydın)
mantis (kadir çermik)
viper (deniz çakır)
crane (altan erkekli)
mr. ping (ahmet eres)
zeng (yiğit özşener)
commander vachir (tarkan koç)
gang boss (bekir çiçekdemir
hayalleri olan bir panda. öyle böyle değil o hayal, duyan herkesi gülümseten ve onunla alay edilmesine neden olan bir hayal. pandamız po sevimli, şaşkın, sakar ve bir o kadarda şapşik. aynı zaman da kung fu öğrenmek ve ustaların arasına girmek istiyor. o bir nuddle çırağı babasıyla birlikte yemek yapıp satıyorlar. bir gün bir rüya görüyor ve kendisinin bile kabul etmekte zorlandığı bir adım atıyor hayaline ulaşabilmek için.
ejderha savaşçısı olacak ve tai lung'a kafa tutacaktır. usta şifu onu vazgeçirmek için elimden geleni yapar ama başaramaz. daha sonra usta ugvey'in hislerine ve po'nun inadına boyun eğer. başlar macera.
tai lung bilindiği üzere usta şifu'nun oğlu gibi yetiştirdiği bir kung fu ustası. aldığı eğitim ve edilen iltifatlar doğrultusunda kendini ejderha savaşçısı olarak görüyor. fakat ugvey onun kalbinde bir kötülük kıvılcımı görüp bunu onaylamıyor. kim bilir belki tai'nin canını bu kadar sıkan ve ustalarına bile kafa tutmasına neden olan durum ejderha savaşçısı olmayışı değilde baba yerine koyduğu şifu tarafından desteklenmeyişidir.
bu film kişisel bir başarı hikayesi tadında. içinde bir çok yğreklendirici cümle ve mesaj var.
filmin ilk mottosu 'kendine inan'.
'güç senin içinde' ve 'asla vazgeçme' ek olarak 'hiçbir şey tesadüf değildir'.
karakterlerin hepsi kendi içinde şaheser. iyi kurgulanmış ve hazırlanmışlar.
film bir çok övgü almış ve iyi bir gişe hasılatı toplamıştır. devam filmleride çekilmiş ve dünyada yankı bulmuştur.
animasyon severlerin ve çocukların beğenisini kazanmıştır.
ailecek seyredilebilecek keyifli bir filmdir.
iyi seyirler.
seslendirme kadrosu;
po (okan yalabık)
ogwey (müşfik kenter)
shifu (köksal engür)
tai lung (mazlum kiper)
tigress (deniz uğur)
monkey (murat aydın)
mantis (kadir çermik)
viper (deniz çakır)
crane (altan erkekli)
mr. ping (ahmet eres)
zeng (yiğit özşener)
commander vachir (tarkan koç)
gang boss (bekir çiçekdemir
devamını gör...
yayın önerisi
buraya bir şöyle olsa güzel olurdu dediğim bir program önerisiyle geliyorum. bir dizi veya filmin gidişatı, finali farklı olsa nasıl olurdu(tahminler yürütülerek) şeklinde tartışma yapılabilecek gerek yazalar gerek sözlük dışından konuklar katılabilecek şekilde.
devamını gör...
go oyunu
trevanian, altı bölümden oluşan meşhur romanı şibumi (kitap)’ yi go oyununun aşamalarına oturtarak kurgulamıştır. sezgi ve denge felsefesiyle çin’ in antik çağlarından günümüze uzanan bu geleneksel oyun, şibumi romanıyla dünyada olduğu gibi ülkemizde de meraklısını arttırdı. oyuncuların bir araya geldiği dernekler kuruldu.
devamını gör...
çocukluğun geçtiği sokaklarda yıllar sonra yürümek
zamanda yürümek gibidir.
devamını gör...
boğa burcu kadını
anaç, evcimen, iyi bir aşçı.
*kokulara karşı çok hassas.
*geleneksel, zaman zaman sabit fikirli.
*kilo almaya yatkin.
*sanatkârane... dans, müzik ve resim ile uğraşıyor olabilirler. (mutlaka sanatın bir dalı ile yakından ilgili olur. )
*zaman zaman önyargılı.
*kıskançlığı ile cümle aleme nam salmış.
( bunlarin kıskanmayanları da hiç kiskanmiyor, sööliiim. )
*oglaklarla ya hep ya hiç! ama olduğu zaman kavgalı, gürültülü, daha da önemlisi tutkulu!
*kimisinin hayatı gerçek aşkı aramakla geçer, kimisi ise öğrenme budalasidir.
* evliliğe ikna etmem zordur. bırakın evliliği, bu kadınlar sevgiliyken bile zordur.
* çok zor guvenirler. ama güvenirlerse göğü ayaklarınızın altına serip, yeri ayaklarınızın altından çekip alabilirler.
*dokunsaldirlar. sadece dokunsal değil isitseldir de aynı zamanda. çünkü onlar 5 duyu organını çok etkin bir şekilde kullanırlar.
( örneğin yürürken burnuna kötü bir koku geldiğinde yüzünü eksiten ya da trafikte beklerken bir yerden bir müzik sesi duyup dikkatle kulak kesilen biri varsa bunlardan biri olabilir. )
* içten içe alıngan ve naiftirler. küstüklerinde kolay kolay barismaz, tripleriyle saçınızı başınızı yoldurabilirler. ( size küsüyor, trip atıyorsa, size gerçekten değer veriyordur. )
*ilgi budalası değildirler. ama ilgiye actirlar. ne kadar ilgilenirseniz ilgilenin sıkılmaslar.
*finansal arası iyidir. bu yüzden kazanmayi da biriktirmeyi de bilir. kaliteye de önem verdiğinden, taktir edersiniz ki harcamayı da bilir.
*hayattan zevk almayı bilirler. sıkça söylenen tabiriyle "sefa pezevengidirler" demek yanlış olmaz.
( nerde bir müzik ziyafeti, dans, tiyatro vb. orda boğalar. )
*olumsuz anlamda: zaman zaman önyargılı oluşları söylenebilir. dik kafalı veya özgürlüğüne düşkün insanlar olduğunu da eklemek lazım. kolay kolay kendilerini ezdirmezler. ( erkekler için olumsuz. ikili ilişkilerde baş etmesi güç bir kadın haline gelebiliyorlar bu yüzden. )
*soğuk oluşları ukalalik, kendini beğenmişlik ya da kibir olarak nitelendirilebilir. mesafeli insanlar oldukları için, ilk bakışta sevmeyebilirsiniz.
*bu kadınların arkadaşlarına çok önem verdiğini ve kötü gün dostu olduklarını rahatlıkla söyleyebilirim. hele ki yıllardır yaşamında ona eşlik eden birisiyseniz.
*bu kadınların dertlerini paylaşmayan, içine atan bir tarafı vardir. bu yüzden de afrodit'in aforizma tanrıçası boğa kadınlarını anlamak hayli güç... "
canım burcumdur. pamuklara sararak seviniz.
*kokulara karşı çok hassas.
*geleneksel, zaman zaman sabit fikirli.
*kilo almaya yatkin.
*sanatkârane... dans, müzik ve resim ile uğraşıyor olabilirler. (mutlaka sanatın bir dalı ile yakından ilgili olur. )
*zaman zaman önyargılı.
*kıskançlığı ile cümle aleme nam salmış.
( bunlarin kıskanmayanları da hiç kiskanmiyor, sööliiim. )
*oglaklarla ya hep ya hiç! ama olduğu zaman kavgalı, gürültülü, daha da önemlisi tutkulu!
*kimisinin hayatı gerçek aşkı aramakla geçer, kimisi ise öğrenme budalasidir.
* evliliğe ikna etmem zordur. bırakın evliliği, bu kadınlar sevgiliyken bile zordur.
* çok zor guvenirler. ama güvenirlerse göğü ayaklarınızın altına serip, yeri ayaklarınızın altından çekip alabilirler.
*dokunsaldirlar. sadece dokunsal değil isitseldir de aynı zamanda. çünkü onlar 5 duyu organını çok etkin bir şekilde kullanırlar.
( örneğin yürürken burnuna kötü bir koku geldiğinde yüzünü eksiten ya da trafikte beklerken bir yerden bir müzik sesi duyup dikkatle kulak kesilen biri varsa bunlardan biri olabilir. )
* içten içe alıngan ve naiftirler. küstüklerinde kolay kolay barismaz, tripleriyle saçınızı başınızı yoldurabilirler. ( size küsüyor, trip atıyorsa, size gerçekten değer veriyordur. )
*ilgi budalası değildirler. ama ilgiye actirlar. ne kadar ilgilenirseniz ilgilenin sıkılmaslar.
*finansal arası iyidir. bu yüzden kazanmayi da biriktirmeyi de bilir. kaliteye de önem verdiğinden, taktir edersiniz ki harcamayı da bilir.
*hayattan zevk almayı bilirler. sıkça söylenen tabiriyle "sefa pezevengidirler" demek yanlış olmaz.
( nerde bir müzik ziyafeti, dans, tiyatro vb. orda boğalar. )
*olumsuz anlamda: zaman zaman önyargılı oluşları söylenebilir. dik kafalı veya özgürlüğüne düşkün insanlar olduğunu da eklemek lazım. kolay kolay kendilerini ezdirmezler. ( erkekler için olumsuz. ikili ilişkilerde baş etmesi güç bir kadın haline gelebiliyorlar bu yüzden. )
*soğuk oluşları ukalalik, kendini beğenmişlik ya da kibir olarak nitelendirilebilir. mesafeli insanlar oldukları için, ilk bakışta sevmeyebilirsiniz.
*bu kadınların arkadaşlarına çok önem verdiğini ve kötü gün dostu olduklarını rahatlıkla söyleyebilirim. hele ki yıllardır yaşamında ona eşlik eden birisiyseniz.
*bu kadınların dertlerini paylaşmayan, içine atan bir tarafı vardir. bu yüzden de afrodit'in aforizma tanrıçası boğa kadınlarını anlamak hayli güç... "
canım burcumdur. pamuklara sararak seviniz.
devamını gör...
gazze blues
bir etgar keret ve samir el-youssef kitabıdır.
bu kitap müthiş bir öykü kitabı ama yazılma amacı sadece edebi değeri yüksek bir kitap ortaya çıkarmak değil. elbette iki yazar da edebi kaygılarına sırtlarını dönmeden yazmışlar öykülerini ama çok daha büyük, çok daha ulvi bir amaç var arka planda.
yazarlardan biri dünyanın her yerinde tanınan, tanrı olmak isteyen otobüs şoförü, nimrod çıldırışları gibi kitapların büyük yazarı ve altını çizerek söylüyorum ki israilli bir yazar olan etgar keret.
ikinci yazarımız ise türkçeye çevrilen bundan başka bir kitabı olup olmadığını bile bilemediğim ama bu kitaptaki öykülerini okur okumaz hayran kaldığım, yine altını çizerek söylüyorum filistinli yazar samir el-youssef.
peki neden altını çizdim bu iki sıfatın. çünkü onlar çok iyi iki arkadaş ve israil - filistin olayına bir son vermek için sırt sırta vermeye karar vermişler. fikir samir’den çıkıyor ve iki tarafın da insanlıktan çıkmaya meyilli olduğunu düşündüğü bir konuda tarafları insancıllaştırmak için bir kitap yazmayı öneriyor. elbette bu öneri keret tarafından hemen kabul ediliyor. iki nedenden ötürü: birincisi keret artık imza toplamaktan yorulmuş ve sıkılmış, ikinci neden ise samir az tanınan, keret çok tanınan bir yazar olması.
ikili, insanlara insan olduklarını hatırlatmak için muhteşem bir öykü kitabı yazmışlar. okuyalım.
bu kitap müthiş bir öykü kitabı ama yazılma amacı sadece edebi değeri yüksek bir kitap ortaya çıkarmak değil. elbette iki yazar da edebi kaygılarına sırtlarını dönmeden yazmışlar öykülerini ama çok daha büyük, çok daha ulvi bir amaç var arka planda.
yazarlardan biri dünyanın her yerinde tanınan, tanrı olmak isteyen otobüs şoförü, nimrod çıldırışları gibi kitapların büyük yazarı ve altını çizerek söylüyorum ki israilli bir yazar olan etgar keret.
ikinci yazarımız ise türkçeye çevrilen bundan başka bir kitabı olup olmadığını bile bilemediğim ama bu kitaptaki öykülerini okur okumaz hayran kaldığım, yine altını çizerek söylüyorum filistinli yazar samir el-youssef.
peki neden altını çizdim bu iki sıfatın. çünkü onlar çok iyi iki arkadaş ve israil - filistin olayına bir son vermek için sırt sırta vermeye karar vermişler. fikir samir’den çıkıyor ve iki tarafın da insanlıktan çıkmaya meyilli olduğunu düşündüğü bir konuda tarafları insancıllaştırmak için bir kitap yazmayı öneriyor. elbette bu öneri keret tarafından hemen kabul ediliyor. iki nedenden ötürü: birincisi keret artık imza toplamaktan yorulmuş ve sıkılmış, ikinci neden ise samir az tanınan, keret çok tanınan bir yazar olması.
ikili, insanlara insan olduklarını hatırlatmak için muhteşem bir öykü kitabı yazmışlar. okuyalım.
devamını gör...
şu an yapmak istenen şey
kış mevsimine geri dönmek istiyorum. soğuktan nefes alamıyordum ama hava şimdiki gibi bunaltıcı değildi.
devamını gör...
google akademik
google arama motorunun sadece akademik araştırmalar içerisinden araştırma yapmanızı sağlayan arama bölümü.
devamını gör...
sakladığın bir şeyler var
gecen ay cikmis bir dedublüman sarkisi. grup yine yapmis yapacagini. sahsen ben sarkiyi cok sevdim. belli olmaz belki sizde...
devamını gör...
sevilmeyen yazar mesaj atınca oluşan yüz ifadesi
arasıra rastgele yazarım günaydın, iyi akşamlar, hal hatır sorarım.
kimin ne olduğu, nasıl olduğu, ne düşündüğü umrumda değil ben beni sevenide sevmeyenide sever sayar saygı duyarım.
beni en sevmeyenle bile sohbet ederim kimbilir belkide eksik kalan bilgimi onunla tamamlarım.
her insan bir rehberdir, her rehber bir bilgedir benim için.
kimin ne olduğu, nasıl olduğu, ne düşündüğü umrumda değil ben beni sevenide sevmeyenide sever sayar saygı duyarım.
beni en sevmeyenle bile sohbet ederim kimbilir belkide eksik kalan bilgimi onunla tamamlarım.
her insan bir rehberdir, her rehber bir bilgedir benim için.
devamını gör...
moderatörlerin açtığı başlıklarda özgürce görüş belirtmekten çekinmek
modlar olarak sizi fişlemek adına bu tarz başlıklar açtığımızı, bilgilerinizi girilerinizle beraber yaşadığımız illerdeki kgb ve mossad il başkanlıklarına sunduğumuzu belirtmek istediğim başlıktır. bunlar hep danışıklı dövüşüklü işler. arkamızda rıza baba var.
ekleme: şu an bu satırları soros’un fordladığı izmir buca'daki kafa sözlük çalışma ofisimde frappemi yudumlayarak yazıyorum.
ekleme: şu an bu satırları soros’un fordladığı izmir buca'daki kafa sözlük çalışma ofisimde frappemi yudumlayarak yazıyorum.
devamını gör...
sözlüğün ağır trolleri deyince akıllara gelenler
ilki benden olsun.. lucifer..
devamını gör...
yengeç burcu erkeği
ailesine bağlı bir burç. biraz fazla boğuyor insanı. aceleci ve sabırsız bir burç. ama tatlı dilli oluyorlar genelde. hemen kandırıyorlar. çok ayıp ediyorlar*.
devamını gör...
çayın anlamsız bir içecek olması
yorgun olduğum zamanlarda bol karanfilli bir çay pamuk gibi yaptığından ötürü katılmadığım başlık.
devamını gör...
