en iyi dostlarımdan biriydi. neden gittin hidanoooo?
geri gellll.
devamını gör...

müthiş bir soundtrack'i olan filmdir. filmin müziği youtube'daki illuminati temalı saçma sapan videoların vazgeçilmez müziğidir aynı zamanda.

devamını gör...

ekonomi almış başını gitmiş.
her gün her şeye zam geliyor.
pandemi desen milletin içinden geçti zaten.
fakirlik açlıktan kırılan bir halk var.
işsizlikten intihar eden vatandaşlar var.
her gün kadın cinayeti haberleri alınan ülke
hayvanlara tecavüz edilen bir ülkedeyiz.
yolsuzluk, adam kayırmada rakip tanımıyoruz.
bir üniversitede rektör kendini her yere dekan olarak atamış.
araştırma görevlisi alımı yapılırken sınavdsa sonuncu olan kişi atanmış.
yaptıkları sarayın bir günlük gideri asgari ücretlinin %20’sini karşılayabiliyorken,
ülkedeki tek sorun alkoldü zaten.
aferin amg
devamını gör...

acı biber tarlarıyla ünlüydüler. mazoşizm dinine inanırlardı.
devamını gör...

psikolojik siddete maruz kalmakla, manipule edilmekle, umutlarin hayallerin elinden alinmasiyla mumkun olan durumdur...psikolojik siddete maruz kalanlar bilir, darp edilmis gibi hissedersin ama karsi tarafi elle tutulur bir sekilde suclayamazsin da. ozellikle narsist kisiler, cok buyuk ustalikla yapar ve gun sonunda kisiye kendini bile sorgulatir. en hakli davanizda "acaba gercekten ben miyim yanlis olan?" dedirtirler mutlaka. siddetsiz siddet diyoruz biz bu duruma kisaca. insanin ruhunu bedeninden yavas yavas ceker, o yuzden cok can acitir. olum gibi bir sey olur ama olunmez, yasamak denilen sey de olur ama insan nefes aldigini da hissetmez, oyle bir arafta kalmaktir iste...
devamını gör...

kartalgiller familyasından, küçük memeliler ile beslenen yırtıcı bir kuş.
devamını gör...

aşılara güvenmiyorum. en azından yan etkileri hala kanıtlanmadi bu yüzden geeekirse bir yıl daha kalırım evde.
ben canımı yolda bulmadım.
devamını gör...

off, boş yapmayın. iki güzel şey dedik diye kimseye yürümüş olmuyoruz. bu nasıl bir sığlıktır.
devamını gör...

türkçe'nin hard core bir mizaha sahip olduğunu gösteren başlık.
devamını gör...

zift karası kalpli damadı başta olmak üzere kaba davranışlara maruz kalan iyi niyetli bir dede, sığ düşünceli bir üvey nine ve belli belirsiz birkaç akrabayla birlikte küçük,belirsiz bir köy bozması beldede yaşayan, annesi ve babası tarafından öylece bırakılmış yapayalnız, kayalarla arkadaşlık yapan, her zaman ilerideki beyaz gemide babasına kavuşmayı hayal eden bu uğurda canından olan bir çocuğun hikayesi.
duzeltme: geyiklere karşı dedesiyle birlikte ayrı hayranlık besliyorlar.
devamını gör...

italyanca kökenli bu kelime ; iki kişinin birbirine şahitler önünde yaptığı bir tür silahlı meydan okuması manasındadır.
devamını gör...

estağfurullah onlar bana tavsiye versin. ben kimim ki?
devamını gör...

o mavilik derdi isimli şiiri ile insanın içini keskin bir ustura gibi oyan şair.

--- alıntı ---

bir süre bakışıyoruz karşılıklı
ben uykudan uyanır uyanmaz
benimle şiir gibidir bu
tam karşımda ama yazılmamış
durmadan bileniyor aklımda.

seni unutarak baktığımda bile
dünyanın her yerlerinden geçiyorsun
yayılıyorsun kalabalıklara
yalnız yayılmak mı
aşkın en büyüğü, en dayanılmazı demeli buna.


--- alıntı ---
devamını gör...

[[duyuru mode on]]
işi ve gücünün çoğunu çaylakları yazar olması için yönlendirmeye adayan moderatördür efenim. arta kalan vakitte elbette yazarların soru ve sorunlarıyla da her mod gibi ilgilenecektir.
[[/duyuru mode off]]

duyurum bu kadardı hoççagalın.
devamını gör...

yiyin efendiler yiyin...
devamını gör...

modern kimyanın babasıdır. kütlenin korunumu yasasını bulmuştur. bu yasaya göre bir tepkimese girenler ve ürünlerin kütlesi eşittir.
devamını gör...

kalpsiz, materyalist ve eleştiri kabul edemeyen insanların burcu.
devamını gör...

frank sinatra'nın new york, new york ve strangers in the night şarkısı ile birlikte en bilinen üç şarkısından biridir. bana sorarsanız en güzel şarkısıdır. şarkıyı frank sinatra'nın muhteşem sesinden dinlemek ayrı bir keyiftir ama sözleride muhteşemdir. "hem ses, hem müzik, hem de söz bir araya aynı anda gelirse işte böyle muhteşem bir şarkı çıkar" dedirtir.

şarkının orjinali 1967 yılında çıkan comme d'habitude isimli bir fransız şarkısıdır (tanımın sonunda peşpeşe orjinalini ve frank sinatra yorumunu ekleyeceğim). orjinal şarkıda evliliğinin sonuna gelmiş bir adamın hikayesi anlatılır.

bu şarkıyı esas keşfeden ve meşhur eden ise kendiside bir şarkıcı olan paul anka'dır. fransa'da iken bu şarkıyı duymuş ve new york'a döndüğünde ingilizce olarak muhteşem sözlerini yazmıştır. kendi tabiri ile "sözler kendisine yağmurlu bir gecede sabaha karşı 03:00 de gelmiş". şarkının sözlerinde bir adam hayatta yaşadıklarını dürüstçe itiraf eder ve her şeyi "bildiği gibi, kendi tarzı" ile yaptığını söyler. orjinal sözler ve naçizane benim çevirim aşağıdadır, çeviride hata varsa lütfen uyarınız (kelime kelime çeviri yerine birazda yorum kattım):


and now, the end is near (ve şimdi, son yakın)
and so i face the final curtain (ve bu yüzden son perdeyle yüzleşiyorum)
my friend, i'll say it clear (olanları açıkça söyleyeceğim)
i'll state my case, of which i'm certain (emin olduğum durumumu belirteceğim)

i've lived a life that's full (dopdolu bir hayat yaşadım)
i've traveled each and every highway (her otoyolda seyahat ettim-herşeyi yaptım-)
but more, much more than this (ama bundan çok daha fazlası)
i did it my way (ben her şeyi bildiğim gibi yaptım)

regrets, i've had a few (pişmanlıklar? tabii ki birkaç tane var)
but then again, too few to mention (ama bahsedilmeyecek kadar az)
i did what i had to do (yapmam gereken neyse onu yaptım)
and saw it through without exemption (ve hepsine istisna olarak baktım)

i planned each charted course (attığım her adımı planladım)
each careful step along the byway (yol boyunca her dikkatli adım)
and more, much more than this (ve bundan çok daha fazlası)
i did it my way (ben her şeyi bildiğim gibi yaptım)

yes, there were times, ı'm sure you knew (evet, bazı zamanlar oldu, eminim biliyorsun)
when i bit off more than ı could chew (çiğneyebileceğimden fazlasını ısırdım)
but through it all, when there was doubt (ama bir an bile şüphe duyduğumda)
i ate it up and spit it out (hemen yuttum o lokmayı ve tükürüverdim dışarı)
i faced it all and i stood tall (hepsiyle yüzleştim ve dik durdum)
and did it my way (ben her şeyi bildiğim gibi yaptım)

i've loved, ı've laughed and cried (sevdim, güldüm, ağladım)
i've had my fill my share of losing (kaybetmekten payımı fazlası ile aldım)
and now, as tears subside (ve şimdi, gözyaşlarım dinerken)
i find it all so amusing (hepsini gülümseyerek hatırlıyorum)

to think i did all that (düşündüm de bütün bu yaptıklarım…)
and may i say - not in a shy way (utanç duymadan anlatılır mı?)
oh no, oh no, not me (hayır , hayır , bu ben değilim)
i did it my way (ben her şeyi bildiğim gibi yaptım)

for what is a man, what has he got (bir adamın fikri neyse zikride o olması gerekir)
if not himself, then he has naught (eğer öyle değilse zaten hiçbir şeyi yok demektir)
to say the things he truly feels and not the words of one who kneels (gerçekten hissettikleri ise söylediği şeyler, birinin diz çökerek söylediği kelimeler değildir o zaman)
the record shows i took the blows (zaten her şey darbeleri aldığımı gösteriyor)
and did it my way (ben her şeyi bildiğim gibi yaptım)

yes, it was my way (evet, ben her şeyi bildiğim gibi yaptım)




orjinal fransızca şarkı:


ve frank sinatra'nın muhteşem yorumu:
devamını gör...

hiç kimsenin izlemediği(!) ama nedense hâlâ yaşayan sektör.
devamını gör...

küfürsüz, reklamsız devam edebilecekse, trol başlıklar, provokatif entry'ler denetlenecekse, kendisinden ümitvar olduğum platformdur.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim