seo
türkçesi arama motoru optimizasyonudur. peki nedir bu seo? arama motorlarının kullanıcıya daha alakalı daha iyi bir içerik sunmak için tasarladığı bir algoritma vardır. bu algoritmayı uygun içerikler yapmak demek paylaşımlarınıza seo uygulamak yani paylaşımlarınızı arama motoruna göre optimize etmek demektir.
peki ne işe yarar diye sorarsanız, bir yazınıza seo uygulamak, kullanıcıların arama sonuçlarında daha üst sıralarda yer almak demektir. google'ın bu konuda 200 adet seo kriteri vardır. bunların başında sayfa açılma hızı ( 3 saniyeden uzun olmamalı), mobil uyumu ( aramaların %50 si artık mobilden yapılıyor ve sayıları daha da artıyor), domain yaşı ( alan adınızın ne kadar köklü ve istikrarlı olmasıdır), başlıklarda yazıların ilk 100 kelimesinde meta açıklamasında anahtar kelimelere yer vermek... diye gidiyor. şimdilik bunlar aklıma geldi aklıma gelmeyenler de aşırı önemli değilmiş ki aklımda kalmamış.
genel olarak google'ın yaptığı sunumlarda paylaşımlarınız kullanıcı odaklı olsun diye belirtiyor. yani paylaştığınız yazıları laf olsun diye veya oradan buradan toplayarak alakasız konulardan yazarsanız google botları yazınızın kalitesinin düşük olduğuna karar verecek ve sıralamada ilk sıralara çıkarmayacaktır. google okuyucuların sitenizde ne kadar zaman geçirdiğini, başka yazılarınıza bakıp bakmadığını, aradığı şeyi bulup bulmadığını hepsini analiz edip öğrenebiliyor. eğer google'da ilk sıralara çıkmak istiyorsanız yazılarınızı gerçekten birilerine faydalı olacak şekilde kaliteli üretmelisiniz.*
peki ne işe yarar diye sorarsanız, bir yazınıza seo uygulamak, kullanıcıların arama sonuçlarında daha üst sıralarda yer almak demektir. google'ın bu konuda 200 adet seo kriteri vardır. bunların başında sayfa açılma hızı ( 3 saniyeden uzun olmamalı), mobil uyumu ( aramaların %50 si artık mobilden yapılıyor ve sayıları daha da artıyor), domain yaşı ( alan adınızın ne kadar köklü ve istikrarlı olmasıdır), başlıklarda yazıların ilk 100 kelimesinde meta açıklamasında anahtar kelimelere yer vermek... diye gidiyor. şimdilik bunlar aklıma geldi aklıma gelmeyenler de aşırı önemli değilmiş ki aklımda kalmamış.
genel olarak google'ın yaptığı sunumlarda paylaşımlarınız kullanıcı odaklı olsun diye belirtiyor. yani paylaştığınız yazıları laf olsun diye veya oradan buradan toplayarak alakasız konulardan yazarsanız google botları yazınızın kalitesinin düşük olduğuna karar verecek ve sıralamada ilk sıralara çıkarmayacaktır. google okuyucuların sitenizde ne kadar zaman geçirdiğini, başka yazılarınıza bakıp bakmadığını, aradığı şeyi bulup bulmadığını hepsini analiz edip öğrenebiliyor. eğer google'da ilk sıralara çıkmak istiyorsanız yazılarınızı gerçekten birilerine faydalı olacak şekilde kaliteli üretmelisiniz.*
devamını gör...
çağrı merkezinde çalışmak
çekilmez çiledir-zorunluluktan çekilebilir o ayrı-siz başka işler hayali kurarken cv'ye yazdığınız için sürekli seni çağıran iş koludur bir tek buralardan iş teklifi gelir zaten. çoğunluğu da geçici iş gözüyle bakar. uzun süreli kalamazsın kafayı yedirtir çünkü. en güzel tarafı iş görüşmesinde kariyer hedefi diyolağuna hiç girilmez, karşıdaki de hiç sormaz. üniversiteli işsizlerimizi kapış kapış alırlar bir bir hayallerini söndürürler.
devamını gör...
profiline kendi fotoğrafını koyan sözlük yazarı
her koşulda yazdıklarımın arkasında durabileceğim için çekinmem, gocunmam koyarım fotoğrafımı. anonim kalmak fıtratımda yoktur bir kere.
kendimi severim ben, klavyemden dökülenler saçımdaki beyazların, göz altlarımdaki mor halkaların emeğidir.
istersem kapak fotoğrafımı da yine kendimle süslerim, kime ne?
geçiniz bunları efendim geçiniz, güzel güzel yazınız.
asap bozmayınız, vesselam.
kendimi severim ben, klavyemden dökülenler saçımdaki beyazların, göz altlarımdaki mor halkaların emeğidir.
istersem kapak fotoğrafımı da yine kendimle süslerim, kime ne?
geçiniz bunları efendim geçiniz, güzel güzel yazınız.
asap bozmayınız, vesselam.
devamını gör...
iyi geceler sözlük
iyi geceler sözlük. bugün kendime bir şey katmadığım için kendimden özür diliyorum. umarım yarın daha iyi bir gün olur.
devamını gör...
maske takmamıza rağmen koronavirüs neden yayılıyor sorunsalı
tek kelimeyle lebalep yayılıyor.
devamını gör...
al kırdın kırdın
ilk karşılaşmamda sözlükten silinmiş olma ihtimalimi düşünüp ufak çaplı bir kalp krizi geçirmeme sebep olan uyarı. silinmiş bir tanıma girmeye çalışıldığında veya taslağınızı yayınlarken karşınıza çıkabiliyor. birde kırık ekran görüntüsüyle gösterilmesi insanın daha da hoşuna gidiyor. çok iyi düşünülmüş. artık her gördüğümde gülümsemeden edemiyorum.
devamını gör...
gülümseten normal sözlük yazarları
(bkz: romada roman okuyan roman)
(bkz: kafası kendinden güzel)
(bkz: merdivenaltı_müzisyeni)
(bkz: balkoninsanı).
(bkz: kafası kendinden güzel)
(bkz: merdivenaltı_müzisyeni)
(bkz: balkoninsanı).
devamını gör...
hiç kazıklı maria izlememiş insan
kazıklı maria'nın ne olduğunu sözlükten öğrenenler olarak bir örgüt kuralım diyorum. *
devamını gör...
kek
yapmayı da yemeği de çok sevdiğim unlu mamül. her çeşidini pofuduk pofuduk yapabildiğim fakat tariflerimi paylaşmaya çekindiğim şekerlilerimdendir. herşeyin olduğu gibi kek yapmanın da bir usulü bir adabı vardır. malzemeleri sırasıyla koymaz, usulünce çırpmazsanız kek kabarmaz.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
bir beşiktaşlı için " sergen attı şampiyonluk geldi " ne demekse,
bir galatasaraylı için "uefa kupası galatasaray'ın " ne demekse,
bir fenerbahçeli için " hakeme bakıyorum verdi golü, 6 oldu " ne demekse,
kafa sözlük için de senin "merhabalar sevgili kafa sözlük ailesi " demelerin o kadar mühim, önemli ve de kıymetli güzel insan.
şansın, bahtın, yolun açık,
yol şarkıların hep güzel olsun.
bir galatasaraylı için "uefa kupası galatasaray'ın " ne demekse,
bir fenerbahçeli için " hakeme bakıyorum verdi golü, 6 oldu " ne demekse,
kafa sözlük için de senin "merhabalar sevgili kafa sözlük ailesi " demelerin o kadar mühim, önemli ve de kıymetli güzel insan.
şansın, bahtın, yolun açık,
yol şarkıların hep güzel olsun.
devamını gör...
buddenbrooklar
olay örgüsünde bulunan bir kırılma anından ziyade her bölümünde yavaş yavaş çatlayan ve hanno'nun ölümü ile tamamen tuzla buz olan bir cam etkisi bırakan thomas mann eseri. mann oldukça genç yaşta yazmaya başlıyor bu yarı otobiyografik eseri. esasında yarı otobiyografik denmesinin sebebi eserde mann ailesinin köklü geçmişinin ve yaşantısının yansımaları olması ama birebir olduğunu da söylemek doğru sayılmaz. titizlikle işlenmiş karakterleri ile sakince okunup herhangi bir aksiyon beklemeden dönemi ve getirilerini anlamaya yönelik bir roman esasında buddenbrooks. burjuvazinin keskin bir yansıması ve kimine göre yıkılışı kimine göre başkalaşımının iyi birer örneği. türk edebiyatı'na kadar uzanan bir etkisi var eserin edebiyat dünyasında. sadece burjuvazinin başkalaşımı değil alman edebiyatının da değiştiği dönemlere denk geliyor eser. 1830'ların ortalarına ve 1870'lerin sonlarına doğru kronolojik bir biçimde ilerliyor bu yüzden bu döneme ilgi duyan insanlar için kaynak görevi görecek kadar iyi bir dönem tasviri var eserin ki zaman zaman daha eski dönemlere de ufak geri dönüşler yapılıyor. mekan tasvirleri, karakterlerin her birinin titizlik ile yazılması ve her karakterin kitabın sonundan başına burjuvazinin bir yönünü temsil etmesi o kadar genç yaşta bir yazar için üst düzey bir kabiliyetin ürünü. zaten oldukça temiz bir zaman akışı olduğu için karakterlerden başka bir şeye odaklanmaya izin vermiyor mann ve belki de bu yüzden zaten eser boyunca belirli bir kırılma anı yaşamaktansa bütünün çatırdamalarını duyuyoruz sadece.
"wußtest du nicht, daß man auch in einer kleinen stadt ein großer mann sein kann? daß man ein cäsar sein kann an einem mäßigen handelsplatz an der ostsee? freilich, dazu gehört ein wenig phantasie, ein wenig ıdealismus… und den besaßest du nicht, was du auch von dir selbst gedacht haben magst." (küçük bir kentte bile büyük bir adam olunabileceğini bilmiyor muydun? baltık denizi kıyısında sıradan bir ticaret firmasında da sezar olunabileceğini hiç düşünmedin mi? elbette bunun için biraz hayalgücü biraz da idealistlik gerekirdi... ne düşünürsen düşün, sen bunlara sahip değilsin.) p. 216
"wußtest du nicht, daß man auch in einer kleinen stadt ein großer mann sein kann? daß man ein cäsar sein kann an einem mäßigen handelsplatz an der ostsee? freilich, dazu gehört ein wenig phantasie, ein wenig ıdealismus… und den besaßest du nicht, was du auch von dir selbst gedacht haben magst." (küçük bir kentte bile büyük bir adam olunabileceğini bilmiyor muydun? baltık denizi kıyısında sıradan bir ticaret firmasında da sezar olunabileceğini hiç düşünmedin mi? elbette bunun için biraz hayalgücü biraz da idealistlik gerekirdi... ne düşünürsen düşün, sen bunlara sahip değilsin.) p. 216
devamını gör...
karanlıkta 33 yazar korku öyküleri antolojisi
ithaki yayınları taraıfndan yayımlanan, içerisinde korku- gerilim türünü oldukça çekici hale getirmiş, öyküleriyle bizleri gece vakti korkutmuş yazarların öykülerini topladıkları, dahası da bu yazarların bilinen öykülerinden çok kenarda köşede kalan, pek bilinmeyen öykülerinin yer aldığı, çeviri kısmında ayşe gorbon ve barış emre alkım'ın bulunduğu, korku-gerilim seven insanların kütüphanesinde *bilgisayarı-telefonu da olur, bazı kötü siteler yayınlamışlar... hehe* mutlaka ama mutlaka bulunması gereken dev bir eser.
bu güzel korku-gerilim, kara fantezi türlerine en büyük emeği vermiş ünlü yazarlar allan poe, lovecraft, stephen king gibi ustaların dışında, en az onlar kadar mükemmel yazan ama okuma fırsatımızın olmadığı *çünkü ne yazık ki yayımlanan türkçe eserleri olmayan...* yazarları da bulundurmasıyla gerçekten bu konuda belki de eşi benzeri olmayan bu hoş kitapta hangi yazarlar var, bir göz atalım mı sahi?
ama öncesine, bir şey daha kelam etmek istiyorum. bu güzel kitabın belki de en hoş kısımlarından bi tanesi, oldukça kısa ve tadında öyküler barındırması, aynı zamanda öyküden hemen önce yazar hakkında bizi oldukça hoş bir biçimde bilgilendirmesi.
öykülerin kısa ve tadında olması ile sıkılmadan bir oturuşta 4-5 yazar okuyabiliyorsunuz.
hadi gelin yazarlara hep birlikte göz atalım.
joseph sheridan le fanu, amelia ann blanford edwards, bram stoker, william wymark jacobs, saki, ambrose bierce, guy de maupassant, montague rhodes james, david herbert lawrence, algernon blackwood, carl jacobi, ernst theodor amadeus hoffmann, edgar allan poe, arthur machen, thomas burke, seabury quinn, howard phillips lovecraft, clark ashton smith, manly wade wellmann, robert ervin howard, august derleth, robert bloch, frank belknap long, raymond douglas bradbury, robert aickman, richard burton matheso, charles beaumont, harlan ellison, ramsey campbell, dan simmons, clive barker, stephen king ve david niall wilson.
bu güzel korku-gerilim, kara fantezi türlerine en büyük emeği vermiş ünlü yazarlar allan poe, lovecraft, stephen king gibi ustaların dışında, en az onlar kadar mükemmel yazan ama okuma fırsatımızın olmadığı *çünkü ne yazık ki yayımlanan türkçe eserleri olmayan...* yazarları da bulundurmasıyla gerçekten bu konuda belki de eşi benzeri olmayan bu hoş kitapta hangi yazarlar var, bir göz atalım mı sahi?
ama öncesine, bir şey daha kelam etmek istiyorum. bu güzel kitabın belki de en hoş kısımlarından bi tanesi, oldukça kısa ve tadında öyküler barındırması, aynı zamanda öyküden hemen önce yazar hakkında bizi oldukça hoş bir biçimde bilgilendirmesi.
öykülerin kısa ve tadında olması ile sıkılmadan bir oturuşta 4-5 yazar okuyabiliyorsunuz.
hadi gelin yazarlara hep birlikte göz atalım.
joseph sheridan le fanu, amelia ann blanford edwards, bram stoker, william wymark jacobs, saki, ambrose bierce, guy de maupassant, montague rhodes james, david herbert lawrence, algernon blackwood, carl jacobi, ernst theodor amadeus hoffmann, edgar allan poe, arthur machen, thomas burke, seabury quinn, howard phillips lovecraft, clark ashton smith, manly wade wellmann, robert ervin howard, august derleth, robert bloch, frank belknap long, raymond douglas bradbury, robert aickman, richard burton matheso, charles beaumont, harlan ellison, ramsey campbell, dan simmons, clive barker, stephen king ve david niall wilson.
devamını gör...
salça
ev yapımı olanını yedikten sonra bir daha asla fabrikasyon olanını beğenmeyeceğinız ve ikisi arasındaki bariz lezzet farkını anlayacağınız gıda maddesi türü.
devamını gör...
apartheid
güney afrika ve namibya'da 1948-1994 yılları arasında beyaz ırkın üstünlüğü ve siyah ırkın da hayvandan bile daha aşağı görülmesine dayanan ırkçı bir ideoloji.
devamını gör...
düdüklü tencere fobisi
nisan ayında kendi düdüklümü patlattığım halde yenisini alıp hala kullandığım için sahip olmadığımı varsaydığım korku.
düdüklü tencerenin içerisindeki basınç maksimum 0,6 bar iken, kendi ellerimle 8 bar basınçta buhar geçen boru hattındaki vanayı kapatmışlığım var. 10 bar basınçta saatte 5000 kg buhar üreten buhar kazanının yanında durabiliyorken, 0.5 bar basınçta 7 kiloluk düdüklü tencereden korkamam. saçma olur.
tabi hiç buhar kazanı kapağının uçtuğuna şahit olmadım o yüzden düdüklüye biraz daha temkinli yaklaşıyorum *
edit: düdüklü tencere üreticisi bir firmadan aldığım bilgiye göre, düdüklü tencereler bomba yapımı için de kullanıldığından, artık patlamaması için tüm güvenlik önlemlerinin alınmasını gerektiren yönetmelikler varmış. ama patlayan yine patlıyor tabi.
düdüklü tencerenin içerisindeki basınç maksimum 0,6 bar iken, kendi ellerimle 8 bar basınçta buhar geçen boru hattındaki vanayı kapatmışlığım var. 10 bar basınçta saatte 5000 kg buhar üreten buhar kazanının yanında durabiliyorken, 0.5 bar basınçta 7 kiloluk düdüklü tencereden korkamam. saçma olur.
tabi hiç buhar kazanı kapağının uçtuğuna şahit olmadım o yüzden düdüklüye biraz daha temkinli yaklaşıyorum *
edit: düdüklü tencere üreticisi bir firmadan aldığım bilgiye göre, düdüklü tencereler bomba yapımı için de kullanıldığından, artık patlamaması için tüm güvenlik önlemlerinin alınmasını gerektiren yönetmelikler varmış. ama patlayan yine patlıyor tabi.
devamını gör...
astral seyahat
bazı insanların yaptığını söylediği ancak benim pek inanmadığım değişik bir aktivitedir.
eğer gerçekse denemek isterim açıkçası.
eğer gerçekse denemek isterim açıkçası.
devamını gör...
eski sevgiliyle arkadaş olmak
bir yerde okumuştum ve gayet mantıklı bulmuştum. tam sözlerini hatırlayamıyor olsam da şöyle açıklayabilirim;
"eski sevgiliniz ile halen arkadaşsanız ya birbirinizi unutamamışsınızdır ya da birbirinizi hiç sevmemişsinizdir."
"eski sevgiliniz ile halen arkadaşsanız ya birbirinizi unutamamışsınızdır ya da birbirinizi hiç sevmemişsinizdir."
devamını gör...
80 tl'ye normal sözlük hesabını satan yazar
10 yıl sonra 800 liraya bile zor geri alır, en azından neden olmasındı swh.
düzeltme: 800 lira çok bir para değil artık. keza para da değil. hoş bu yazıyı yazarken de değilmiş zaten.
düzeltme: 800 lira çok bir para değil artık. keza para da değil. hoş bu yazıyı yazarken de değilmiş zaten.
devamını gör...
türklere özgü davranışlar
trafikte yeşil ışık yanar yanmaz kornaya basmak.
devamını gör...
