her öğleden sonra eve gelince kahve ve kurabiyelerimi alıp pencerenin kenarındaki koltukta,yağmurun, gri gökyüzünün ya da rüzgarın bir sağa sola salladigi ağaç dallarının eşliğinde bitirdiğim kitap. sanırım üzerinden yıllar geçse de uzun yıllardır yakalayamadiğım bu sessizliği, evde yalnız kalabilmeyi, saatin tik taklarını ve trond'un ince bir tül gibi üzerimizde gezinen hüznünü hep hatırlayacağım.

1940'lıyillar ile 1999 yillar arasında gidip gelirken trond'un babası ile olan ilişkisi üzerinden yaşamını ucundan kıyısından öğrendiğimiz kitap sanki uzun, çok uzun bir romanın kısa bir bölümünü okumuş gibi hissetmeme sebep oldu.

babası ile geçen son yazın ardından neler oldu? babası ile annesinin ilişkisi neden bu kadar belirsizdi ve koptu? bu soruları her okur kendi hayalgucu ile doldurmak zorunda kalacak. filme cekilmeli, dizisi yapılmalı dediğim ender kitaplardan birisiydi benim için.

babası ile geçirdiği son yaz mevsimini, o yaz şahit olduğu olayları, bunun kalbinde açtığı onarılmaz yaraları ve kendini kandırmasını, babasının kendisine olan umursamazlığı gibi kendisinin de kızına olan soğukluğu kitapta en çok dikkatimi çekenlerdendi.

norveç manzarasını gözler önüne sermesi, her mevsimin olay örgüsü ile uyumlu gidiyor olması, sanki durağan ilerliyormus gibi görünse de her bölümde merak uyandıracak bir unsur içermesi, hem dili hem de çevirinin sadeliği kitabın en beğendiğim özellikleri oldu.

erkeklik ve kadınlık rolleri, evlilik ve sadakat kavramı, bencillik, anne baba olmanın önemi, ailenin ruhsal sağlamlıktaki önemi hakkında çok güzel bir eser.


ve son olarak hiç kimse böyle terk edilmeyi hak etmiyor bence.
devamını gör...

vatikan müzesi'nde, halılar galerisi’nde (gallery of tapesteries) bulunan bir duvar halısının temasıdır.

raphael tarafından 1516 yılında on iki adet halı tasarlanmış, çizimleri yapılmış ve halılar pieter van aelst’in atölyesi’nde dokunmuştu. halılar, içinde isa’nın dirilişi temasının da işlendiği halı da dahil olmak üzere isa’nın yaşamını kronolojik olarak tasvir eder. ilk altısı isa’nın çocukluğuna, diğerleri isa’nın çarmıha gerilmesinden sonrasına dairdir. raphael halıları başlangıçta sistina şapeli için tasarlamıştı.

picasso’nun “ispanya iç savaşı”’nı tasvir ettiği ve 1937'de yaptığı "guernica" adlı resminde "masumların katli" halısından esinlendiği iddia edilir. malum resim sanatı tarihi ustalarının, kendilerinden önceki ustalardan kopya/yorum kopya/etüt yapmaları neredeyse geleneğin bir parçasıdır ve bugün dahi eğitimin bir parçası olarak uygulanır. van gogh’un millet’den, balthus’un piero della francesca’dan yaptığı yorum kopyalar bunlara örnek gösterilebilir.

masumların katli halısı, kral herod’un tüm küçük erkek çocukların öldürülmesi emrini vermesi ve onları kurtarmak için çabalayan annelerinin trajik durumunu tasvir eder. halı 1531 yılında vatikan’a asılmıştır.

canan elçioğlu, "masumların katli" ve "guernica" arasındaki benzerliği fark etmiş, bunun üzerine tezini hazırlamış, devlet güzel sanatlar akademisi’nden 1973’te mezun olmuş bir isim.

her iki kompozisyonu kıyaslayan canan elçioğlu’nun tespitleri şöyle:
1. her iki kompozisyonda da ışıklı alanın sahnenin orta bölümünde yer alan bir üçgeni oluşturuyor olması.
2. masumların katli’nde en sağdaki figür, guernica’da kollarını kaldırmış figür olarak yer almış.
3. masumların katli’nde üstteki askerin kolu, guernica’da lamba tutan kol olarak var.
4. masumların katli’nde kolun hemen altındaki çocuğunu korumaya çalışan figürün yüzündeki dehşet ifadesi guernica’da aynı yerde ve aynı şiddette.
5. masumların katli’nde çocuğu öldürülen kadının yüzündeki şaşkın ve dehşet ifadesi guernica’daki kadının ifadesi ile benzeşiyor.
6. masumların katli’nde bıçak/kama tutan el, guernica’da kılıç tutan ele dönüşmüş.
7. masumların katli’nde sahnenin solunda kalan çocuğunu kucağında tutan kadın figürü, guernica’da aynı yerde ve ölü çocuğunu kucaklayan kadın figürü olarak var.

picasso’nun özellikle ispanya ile ilgili olarak kullandığı iki figür; at ve boğa onun simgelerinden iki tanesidir. bu iki figürden boğa olanı kaba kuvveti, at ise kurbanı temsil eder.

iki görselin kıyaslanmasıyla çıplak gözlerin de bu benzerlikleri fark etmesi mümkün esasen.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

“picasso’yu etkilemesi normal. çünkü çok güçlü, müthiş bir deseni var. bunu görür görmez zihnindeki müzede yerini almış olmalı”
“picasso’nun beni çok etkileyen bir sözü var: ‘ben başkalarını değil, kendimi kopya etmekten korkarım.’ yani başka sanatçıların resimlerini reenkarnasyona uğratıyor...”



kaynak
devamını gör...

(bkz: başlıkta adını arayıp bulamayıp sessizce çıkan yazarlar) benim favorim onlar.
devamını gör...

kendileri dışındaki herkes için yaşamı idame ettirecek temel şeyler* dışındakiler lüks zaten. kendileri milyonluk arabalara biner, son model telefon kullanırlar, çiftçi ya da halktan başka biri günümüzde neredeyse zorunlu hale gelen akıllı telefonu kullandığında ise lüks olur. tabi onlar da haklı; biz onlar için, onların zevkleri için hayatımızı yaşayamıyor, sürünüyoruz sonuçta.
devamını gör...

çünkü cinlerin sınıf kini vardır.
devamını gör...

kimin kurduğu devletin sınırları içinde yaşayıp çalıştığını unutan bir oluşumun başına gelen durumdur. nutuk engellemek nedir? hem de vahdettin'e hakaret gerekçe gösterilerek. vahdettin kimdir? bu adamlar kimi savunmaktadır?
her gün birinizi, bir gün hepinizi ya.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

henüz çaylak olduğumdan olduğunu düşünüyorum. ama burada yenilerin sevildiği aşikar o yüzden moral bozmadan yazmaya devam ediyorum.
devamını gör...

fena halde benmerkezci olması. yoruyor...
devamını gör...

eli çükünde gezinen yurdum erkeği beyanı. hormonlarının kurbanı olmuş hayatı sanal alemden ibaret sanan silik tiplerin ağzından salyaları aka aka yazdığı bir adet kısa mesaj.
gerçekten rezilsiniz.
devamını gör...

seyyar tarla projesi. yazdım bunu, tutar bu proje.
devamını gör...

dönemin sivas belediye başkanı, temel karamollaoğlu' dur.
devamını gör...

alvina
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
apelsinka
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ona kötü örnek olmaktır. çocuklar ebeveynlerini taklit ederek büyürler.
devamını gör...

bu kadar ağır ilerleyip gümbür gümbür vuran film bulmak zor. carol ile birlikte hop oturup hop kalkıyorsunuz. kanımca @revolutionary girl utena'nın söylediğinde abartı yok. resmen insanın nevrini döndürüyor. ablanın gidişiyle birlikte carol ile baş başa kalınca hay bin kunduz! demeye başlıyorsunuz. onun içini siz doldurun zira bayağı bir sin kaflı sövgüler dönemi başlıyor izleyici için. özellikle evden gelen seslerin kullanımı acayip güzel. canlı bir organizma gibi. olmadık anda sizi yakalayıp vurduğu için bir müddet sonra tedbiri elden bırakmıyorsunuz * adam resmen psikolojimizin üzerine oynamış. ters köşede yakalanmayayım diye sürekli tetikte kalıyorsunuz. metaforlar anlamında da bu böyle. yani filmi izlerken sizi her manada zinde ve dinamik tutmayı başarıyor deli manyak polanski * kutsal üçlemenin en güzel filmidir. o pişemeyen tavşana da lanet olsun! bu kadar söylüyorum. allahsız adam!

şu fotoğraf mevzusu da en sonda muazzam bağlıyor. yani saygı duyulası. beynimizi ruhumuzu hiç ettikten sonra en azından mesajı bayağı zarif bir şekilde veriyor. * catherine deneuve içinse söylenecek söz yok. gözler ruhun aynasıdır der geçerim * izlemediyseniz muhakkak izleyin ama yine şerhimi koyar sorumluluk kabul etmem bu da böyle biline! eski filmler konusunda bunu yapmakta fayda var. sonra kabuğumuzu topa tutarsınız falan. gelemem ben öyle şeylere. *
devamını gör...

biz bunları söyledik.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tercih edilmiş yalnızlık ile mecburi yalnızlık arasındaki fark bu noktada ortaya çıkıyor. insanlardan nefret etmemek için onlardan uzaklaşıyorsanız o kadar delirtici olmayacaktır. bu dünyada yalnızlığı seven insanlar vardır yine de ona sonsuza kadar katlanabilecek kimse olduğunu düşünmüyorum.
devamını gör...

gerçek yaşam öyküsüne dayanan filmde çoklu kişilik bozukluğu yaşayan birinin hayatı anlatılıyor.
bu bana biraz da sınır sadece insanın zihnindedir sözünü hatırlattı. psikoloji ile ilgilenenler için bence izlenmesi gereken gerilim dolu bir film.
devamını gör...

şiddete meyilli,başkalarının haklarını hiçe sayan kişilerde görülen kişilik bozukluğudur.

dürüst olmayan davranışlarda bulunur,yalan söylerler.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

biraz efektle harmanlanıp ortaya çıkan fotolardir aynı zamanda.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim