aynen.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hata yapmaktan keyiflenen insandır(utanmaz).
devamını gör...

urfalı olan benim takibe aldığım başlık. *

öncelikle balıklıgöl, urfa kalesi, harran evleri, karagül. daha sonrasında ise, bu saydıklarımın gölgesinde kalan birçok yapı var. mesela göbeklitepe veya çatak ikinci planda akıllara düşen yerlerden.

nevali çori, kapalı çarşı, haşimiye meydanı, şanlıurfa müzesi, cevahir konağı... bunlar ise gidilmesi gereken diğer yerlerdir. urfa'nın tadı buralar görülünce çıkar.
••
çatak için örnek isteyen olursa;
#332375
devamını gör...

vallahi sözlüğün en çok beğendiğim olayıdır.

hemen okurlar ve artı oy verirler derim ki içimden ulan ne çok online kişi var hemen gördüler.
basit ama etkili mutlu olma yöntemidir.
devamını gör...

bir dağın tepesinde rüzgarla selamlaştığım an.
devamını gör...

yayın pek çok hissime tercüme olmuş ancak bu şarkı ile beni feth etmiştir.

ilk aşk acımı bu şarkıyla yaşamış, bağıra bağıra söylemişliğim vardır. aşk geçti gitti üzerine çok daha güzelleri geldi ama bu şarkı hep bir başka oldu. bu kadar güzel denk gelirdi.

gecenin bu saatinde yine bu şarkıya eşlik etmek ama bu sefer keyifle etmek..

teşekkürler bu güzel yayın için. *
devamını gör...

devletin dini adalettir.

breh bu nasıl bir öngörüdür ey güzel insan ?
devamını gör...

bandırma ve ayvalık en güzel ilçeleridir.
devamını gör...

bu benim. kahkaha da atıyorum. ağlamam gerekirken kahkahalar atıyorum. schindler'in listesi'ni izledikten sonra kahkaha atmıştım. gülmem gereken yerde ağladığım da oldu. hatta o kadar komik bir şeydi ki gülmem gereken konu, ağlamıştım. bu kadar ürperticilik yeter.

geçmiş işte...

(bkz: histeri)
devamını gör...

ağır içerledim.
edit: bu sondaki ''sözü'' gibi ayrıştırıcı kelimeyi ben eklemedim moderasyon ekledi. bilinmesini isterim dostlar.
devamını gör...

benim için sakarlıktır. beynim resmen bir şeyleri dökme komutu veriyor. bir gün buraları okutacağım sana 'e ama sakarsın' diyeceğine eminim. ama inan bana değilim sevgilim, yanında dikkatim dağılıyor sadece *
devamını gör...

belediyelerin çözmesi gereken sorundur.
ben bu kadar çözebiliyorum
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bumahado'nun yazdığı #339284 tanimda, üstü kapalı olarak bahsettiği entrikaların arkasında hafızam beni yanılmıyorsa dukas ailesi vardır. diyojen ordudan yetişen ve ordu içinde çok sevilen bir asker, askerin baskısıyla dul kalan imporotirice ile evleniyor ve imparator oluyor. dukas ailesi ise, merkezde ciddi nüfuz sahibi olmuş, bürokraside epeyi guclenmistir. malazgirt savaşı aslında hem diyojen'i iktidara taşıyan askerin, hem de diyojen'in önemli bir sınavı olacaktı. bu sınav başarıyla sonuçlanirsa, dukas ailesine neler olabileceğini söylememe gerek yok sanırım. her neyse, savaş esnasında dukas hizibinin ajanları "diyojen esir düştü, diyojen öldü" gibi şayialar yayıyor. bu esnada beklenmedik bir şekilde, hristiyan türkler selçuklular tarafına geçiyor ki, bunun hikayesi ilginçtir. ordu panik halinde geri çekilmeye başlıyor ki, bu bozguna panik neden oluyor. sonrası diyojen'e olanlar malum.

hristiyan türklerin karşı tarafa geçmesi söyle oluyor, savaştan önce selçuklu komutanları, avarlar ve kumanlar'ın - hristiyan turkler-komutanlarıyla konuşma yapıyorlar. ne konuştukları bilinmiyor çünkü türkçe konuşuyorlar, aktaran bizans kaynakları olduğu için ve türkçe kaynaklarda sessiz olduğundan içerik bilinmiyor. fakat selçuklu komutanları, ayrılırken masaya ok ve tuz bırakıyor ki, oğuz adının buradan türedigi iddia edilir. artık ok ve tuz için mi taraf değiştiriyorlar, para mı teklif ediliyor, bilemiyorum*
devamını gör...

hiç katılmadığım şeyler. arkadaş arkadaştır, sevgili de sevgili. mesela baba da babadır. hem insan arkadaşıyla, töbe töbe.
devamını gör...

öfke ateş ise sen su ol ama sakın harlatma ateşi yoksa ikiniz de yanarsınız.

bazen ateşi,ters ateşle de söndürmek olasıdır* lakin her şeyin bir ortamı ve zamanı vardır.
haliyle, su olmayı seçin sakin sakin akın karşı taraf yansın kussun öfkesini su gibi dingin olun. deşarj olsun biraz. eğer sürekli gelişen bir durum değilse su olun. bırakın o da serinlesin.

susmak bir nimettir.en güzel tepkidir yeri geldiğinde..
devamını gör...

fyodor mihayloviç dostoyevski için; insanlığın kurtarıcısı olabilecekken, o gardiyanı olmayı seçti diyen isimdir.
bildiğimiz gibi; dostoyevski’nin milliyetçiliği ve koyu dindarlığı, eserlerinde bulunan evrensellikle çatışır. hatta yazarın tanrıtanımaz ya da sosyalist olmayışına şaşırır; bunu en sonunda çok pencereli düşünmeye, filozofça sorgulamaya, yüksek empatiye, çok boyutlu bakış açısına vs. bağlarız. freud burada mükemmel bir tanım yapıyor: dostoyevski’yi “peygamberlikten alıkoyan ve zayıflaştıran” o şeyin, baba’nın yerine koyduğu çar ve hz. isa olduğunu söylüyor. dostoyevski, baba eksikliğini devlet ve tanrı’yla telafi etmeye çalışıyor.
devamını gör...

osmanlı imparatorluğu döneminde, sosyal yardım ve destekler vakıflar aracılığı ile yapılıyordu.
vakıflar genellikle istanbul'da bulunurken, eski başkentler bursa ve edirne'de de vakıflar bulunmaktaydı.
kudüs,mekke, medine gibi osmanlının önemsediği şehirlerde vakıf bulunmazken; osmanlı bu üç şehre bu vakıflardan yardım aktarmaktaydı.
bu yardım , ödenek adına her ne derseniz, her sene hiç aksatılmadan surre adı verilen askeri alaylarla bu şehirlere gönderilirdi.
osmanlı vakıfları, devlet adına gönderilecek parayı her yıl düzenli olarak toplar, merkezden mekke, medine ve kudüs'e aktarılır. o zamanlar banka havalesi yok tabe... bu nedenle surre alayları organize edilir, gidecek kervanlar hazırlanır, yol boyunca ihtiyaçların giderilmesine yönelik önlemler alınırdı efem...
bu kervanların giderleri vakıflardan sağlanırdı.

medine'ye ayrılan bütçe; kudüs ve mekke'ye ayrılandan çok fazlaydı.
bu sebeple, medine de bulan ve bu sosyal yardımdan faydalanmak isteyenler gerçek fakirler ve elbisesini, fistanını parçalayan, üstüne başına karalar sürme suretiyle , ''fakir görüntüsü'' yaratan uyanıklar sıraya girerlerdi.
bu görüntüyü yaratan uyanık kesim o kadar başarılı olmuştur ki; medine dilencisi kavramı ortaya çıkmıştır efem.
perperişan üstü başı dökülen kişilere '' medine fukarası'' denmeye başlanmıştır.
devamını gör...

tebrikler tinerciler, ay pardon kara kartallar.*
devamını gör...

şiirlerine aşık olduğum kadın bir röportaj da şöyle diyor
“hayatımla ve kadın oluşumla ilgili çözemediğim bazı meselelerim var. bütün bunlar yokmuş gibi davranıp kitabi şiirler yazamam. şiirlerim ütüsüz ve buruşuk gezdirdiğim ruhumun diyeti bence. bu yüzden hepsi benden parçalarla dolu. bu yüzden, biraz kadınsı, durup dururken bağıran şiirler.”
devamını gör...

ani geliyorsa ani gider. ara ara geliyorsa düşenceli sürekli oluyor ise tehlikeli. her an her dakika ne oluyor bana? ben insan değil miyim? benim amacım ne? nereye kadar böyle? ve daha bir sürü sorularla karşılaşıp kendinizi sorguya çekmektir bu. basite almayın çok fena bir şey öyle böyle değil, hayat boyu peşinizde.. ben suçsuzum polis bey tribine sokar insanı üstelik polis te sensin şüpheli de. büyüklerimiz çok düşünme evladım hasta olursun, her şey olacağına varır derken küçüklerimiz toka dan başka bir şey takma kafana diyerek ortak noktada buluşturmuştur bizi. bu cevaptan tatmin olmayanlar, üç beş tur atıp gezecek,iki lafın belini kıracak, okuyacak,yazacak. (bkz: bu sefer tamam) ha oldu ha olacak derken gece yatarken yine derin bir of çekecek. sıkıntın ne diye soranlara da yoo öylesine içimden geldi diyecek. yok geçmiyor diyenlerle toplaşıp ağlayalım önerisini sunabilirim. kafadan defetme yöntemini bilen varsa da dinlerim ama üzerine yine güzel bir offf çekerim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim