oscar diaz adlı sanatçının gözünden.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

'kişiyi yansıtan şey yaptığı işlerdir laflarının kıymeti yoktur, kişinin akıl seviyesi eserleriyle belli olur' anlamına gelen ziya paşa'ya ait veciz söz.
devamını gör...

halay başı olsan nereye giderdin sorusu sorulası kişidir.
devamını gör...

bahar gelmiş kesin emin oldum. az önce balkona çıktım, nasıl buram buram iğde kokusu geliyor anlatamam.
içime çektim, ohh misss, kokusunda cennet gizli heralde. sıkıntımı bir anda alıp götürdü.
hayatı sevdiren minicik bir andı. paylaşmak istedim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: tümdengelim).
devamını gör...

başlığı "ilk işime girdim" diye okudum, "ayıp bir şey değil" yazısını da, "bu işsizlikte nispet yapar gibi, ne paylaşıyorsun"'a savunma sandım.

ah, masum ben.
devamını gör...

güzel ama sorumluluk yükleyen bir durum. kararın büyüklüğüne göre verdiğim cevabın netliği değişiyor. önemli bir konu değilse çok net cevap veririm ama önemli bir konuysa 100 cümle kurup neredeyse hiçbir yönlendirme yapmadan kararı kişinin kendisine bırakırım.
devamını gör...

yürüyedur merve. allah ayağına taş degdirmesin.
devamını gör...

anlasa da inanır mı sevginize? iste burasi düsündürdü..
devamını gör...

incik boncuk hediye edilen canlılardan biridir.


-komşu komşu

-hu, hu!

-oğlun geldi mi?

-geldi

-ne getirdi?

-inci, boncuk.

-kime, kime?

-sana, bana.

-başka kime?

-kara kediye

-kara kedi nerede?

-ağaca çıktı

-ağaç nerede?

-balta kesti

-balta nerede?

-suya düştü.

-su nerede?

-inek içti.

-inek nerede?

-dağa kaçtı.

-dağ nerede?

-yandı, bitti kül oldu.
devamını gör...

saygıdan çok, arka planda mabadı sağlama alma cümlesidir. ama kurtarmaz, sanmam, yemezler.

zamanında erdoğan bayraktar da her şeyi başbakanın talimatıyla yaptık demişti. kurtardı gerçi, demek ki yeniyormuş.
devamını gör...

t: ilk kez 1995 yılında çıkmış web tarayıcısı. c++ ile yazılmıştır
hem telefonda hem de bilgisayarımda kullandığım tarayıcı.
türkiye'de google chrome yüklü olmayan tek bilgisayar benimki olabilir.
ailecek seviyoruz.
devamını gör...

ışığı beklerken kafası geliyor. herhangi bir edit olmadan yurdum trafik lambası.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

insanın tüm çabası varolmak üzerinedir. hayatta kalmak, devam etmek, yaşamayı sürdürmek. ölüm kaçınılmaz olunca, insan varoluşunu sürdürmek için iz bırakmak istiyor. kimisi bırakıyor kimisi bırakamıyor. iz'in iyi-kötü olması önemli değil bu noktada. derinliği önemli. sevmek, çocuk sahibi olmak ya da insanlığı bir şekilde etkilemek bu izlerin bazıları. büyük iskender de hitler de atatürk de tesla da. bizler o kadar büyük olmadığımızdan belki, insanlarda iz bırakmaya uğraşıyoruz. unutulmamak hep hatırlanmak için. halbuki bunun süresi de en fazla bir ömür. hoş sadalar bırakmak lazım. bizim gibi sıradan insanlar en fazla bir kaç nesil hatırlanır çünkü. diğer yanda hatırlayan olmak var. hep hatırlayan, hiç hatırlanmayan. ömür bunun için de kısa. yani hatıralarla yaşamak, hep hatırlamak için. o yüzden belki de izlere tuz basmamak lazım, derinleştirmemek. güzel hatırlanmaya emek vermek lazım.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yönetmen koltuğunda alfred hitchcock'un oturduğu, oyuncu kadrosunda cary grant, eva marie saint, james mason gibi 50'ler - 60'ların yıldızları bulunan, 1959 yılında vizyona girmiş, ülkemizde 1962 yılında gizli teşkilat ismiyle yayınlanmış müthiş ötesi bir film.

bu filmin konusuna spoiler vermeden gelecek olur isek, cary grant'ın canlandırdığı roger tornhill isimli, oldukça zengin bir reklamcı, hiç olmaması gereken bir yerde bulunur ve daha da komik olan kısım, başka birinin adı olan georg kaplan diye seslenildiği vakit tarafa doğru bakınca, kendisinin kaplan olduğu sanılır ve kaçırılır.

kaçırıldığı vakit de karşısındaki insanlar onunla pazarlık yapıp her şeyi unutmasını söylerler, sonrası mı? bir şekilde oradan kurtulan sevgili tornhill'in ilk yaptığı şey polise gitmek olur ama bırakın polisi, annesi dahi onun bu anlattıklarına inanmaz. bu işlerin peşini bırakmayan tornhill, hiç olmaması gereken bir yerde işlenen cinayetin de üzerine yıkılması sonucu hem polisten kaçması, hem de onu kaçıran adamlara tekrar yakalanmadan olayları çözmesi gerekmektedir.

senaryo olarak olağanüstü biçimde güzel, oyunculuk olarak cary grant ciddi anlamda yardırmış, eva marie saints ise bakmaya doyulamayacak kadar güzelmiş filmde, izlerken hitchcock filmi izlediğinizi anlıyorsunuz ister istemez.

birçok sahne o döneme oranla çok üst düzey bir performans gösteriyor, "nasıl 1959 yapım bu lan?!" diye soruyorsunuz kendinize.

filmin renkleri olsun, ışıklandırmaları olsun, inanılmaz biçimde sizi içine çekiyor, zekice hazırlanan diyalogların yanında oldukça komedi tadı bırakan diyaloglar da hakim filme, izlerken ciddi anlamda eğlendiğimi fark ettim.

filmin belki de tek kötü kısmı bazı kısımların çok fazla göze batacak derecede birkaç klişe barındırması ama tarihe bakar isek o klişelerin atası olacağı için bunu da görmezden gelmek mümkün.

seviyorum seni hitchcock. bana en güzel filmleri izletmişsin...
devamını gör...

tecavüzün kelime anlamı saldırıdır. yani karşılıklı rıza yoksa evlilikte de tecavüz vardır.
devamını gör...

halka açık alanlarda "velev ki ibneyiz" pankartlarıyla gezerek onur(!) yürüyüşü yapanların, ortada normalmiş gibi tavır sergilemesi beni rahatsız ediyor. başkalarına örnek olduğunu mu sanıyorlar nedirse, onlar istediğini yapacak dışarda ama biz istemediğimizi bile yazmaktan aciz mi kalacağız? bu özgürlük sadece size mi var,sadece sizin için tolerans geçip limitsiz mi kılınmış arkadaş? bazıları yazım hakkında eleştiride bulunmuş. ama eleştiri yaparken kendileri çok düzgün ve benim şahsımı tanıyormuş gibi saldırmış. ne de olsa içindekileri kusmuş. beni tanımadan etmeden kendini kandırma demek kendini kandırmasıdır. kimsenin kalbini ve dini inancını hayatına yaşantısını bilemezsiniz. bol keseden kendi gibi düşünülmüyor diye kendilerini haklı sanmak, kendi yobazlıklarıdır. benim düşüncem bu, seninki de kendi yaşantına göre. kalkıp sen ve türevlerine dini inancımı ve yaşantımı anlatamam. kimsenin cinsel hayatına karıştığım da yok. eşlerini bırakıp kimle ne yaptıkları umrumda değil. fıtrata ters bana göre kadınlar yalnızlaştırılıyor ve bu üremeyi de psikolojiyi de toplumu da etkiliyor. gelecek nespi tehlikeye sokuyor. dini inancım gereği de bana bu durumlar yasak ve haram kılındı. eğer aksini iddia etseydim o zaman inancımla çelişmiş olurdum. ki zaten dini inancım bana ve yaşantımda iyiliği ve güzelliği emrediyor. ister inanın ister inanmayın. benim düşüncelerime sizinkiler saygı duyduğum gibi saygı duymak zorundasınız. mahalle kavgası yapıyormuş gibi saldırmayın sizden farklı düşünülüyor diye. bundan sonra yazdıklarınıza da zaman ayırıp okuyacak boş insan değilim ne de olsa sadece kin kusulup kendi dedikleri sadece doğruymuş gibi güya haklılığını yazmaya çalışacak... bana göre çocuklar etkilenir. onlar öyleler diye çocukların ve ilerde çocuklarım olursa onlar gibi olmalarını istemiyorum. yok sigara içermişim de kutsal kitaba sanki saygım yokmuş bilmem ney zırvalamışlar. beni bilen bilir. kimseye kanıtlama ihtiyacı da gütmem hayatımı dini yaşantıma göre yaşayamayacaksam bunu nerde yaşayacağım. sırf düşüncelerimi kendince ütopik bulup inanmayanlar/rahatsız olanlar var diye yalan yere sigara içiyorum, rutin olarak şu dini vecibelerimi yerine getirmiyorum istediğinizi dışarda yapın diyemem. bu işi sırf yapıyorlar diye doğrudur ve halka açık alanlarda çocukların ya/ da dini değerlerin önünde tepinin de diyemem. kafa sözlükte de zaten özgür bir platform değil(!) ya, bazılarının düşüncesiz saldırıları sonucu yazdığımdan vazgeçmem.sonuna kadar arkasındayım (öğrenin artık; herkes sizle aynı düşünmek zorunda değil bu kendinizce onları ve yaşantıları hakkında ileri geri konuşma hakkı da size tanımıyor. ne de olsa herkes kendinden bilirmiş bu nedenle bu tarz kendi bildiğini dikte etmeye çalışanların yazdıkları gözümde çöp mahiyetinde...) . kimseyi de benim düşüncelerim ve yaşantım "alâkadar " etmez. yaşantımda uygulamadıklarımı da tavsiye etmem.şov peşinde olsaydım herkesle yani seninle aynı fikirden olanların yazdıklarını yazar bu şekilde bol oy da alırdım. başkalarının kalbini ve hayatını biliyormuş gibi de ön yargılı davranırdım.
kadının yalnızlaştırılması, işlevi bakımından fıtrata ters durumların oluşumuna zemin hazırlaması ve inançların gereği bu tür durumları aşırı normal bir durummuş gibi toplumda sergileyenlere karşı tavrım nettir. nasıl ki onların da bana karşı tavırları ve söylemleri hoş olmasa da benim de onları sevmek gibi bir zorunluluğum yok. ne yapıyorsan yap dersek kendi özgürlüğümüze ve gelecek nesle karşı saygısızlık olur. kendi evinde kendin gibilerle hangi ortamda ne yaptığın ilgilendirmez de beni, çocukların camiinin veya hiç olunmadık yerlerde marifetmiş ve yayılması, duyulması isteniyor gibi hareketleri kabul etmek zorunda değiliz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim