yalnızlık
kimsenin konuşmadığı bir dil gibiyim...
kimsenin inanmadığı bir deli...
yazarının bile okumadığı bir kitap...
hiç çalmayan bir şarkı..
hiç vatandaşı olmayan bir ülke...
hiç sorulmayan bir soru gibiyim...
kalabalıklar içinde varım ama yok gibiyim...
(bkz: murathan mungan)
kimsenin inanmadığı bir deli...
yazarının bile okumadığı bir kitap...
hiç çalmayan bir şarkı..
hiç vatandaşı olmayan bir ülke...
hiç sorulmayan bir soru gibiyim...
kalabalıklar içinde varım ama yok gibiyim...
(bkz: murathan mungan)
devamını gör...
marangoni etkisi
iki sıvının arasındaki kesit boyunca, yüzey gerilimi nedeniyle ortaya çıkan madde aktarımına verilen isim.
devamını gör...
sözlüğün en sevilen yazarı
haklısınız... zorla sevdiremeyiz ki... ii gclr.
devamını gör...
hazall
kahve ve kurabiye ile bir gün misafir etmek istediğim, henüz sadece entrylerde başlamış olan arkadaşlığımızın mesaj kutusuna taşınmasını ümit ettiğim, sözlüğün gece emniyet müdiresi*, adalet timsali, anaç ruhlu, duyarlı olduğunu hissettiğim, çok uzaklardaymışçasına özlem duyduğum ama entrylerini okudukça hasret giderdiğim, hayran olunası insan.
sana bir şarkı armağan etmek istiyorum.
sana bir şarkı armağan etmek istiyorum.
devamını gör...
şeker hastalığı belirtileri
bende çok susama ve susuzluğa dayanamama şeklinde çıkmıştı.
devamını gör...
liberalizm
devlet elini eteğini çeksin her şeyden, piyasa kendi akışını bulur zaten der bunlar teoride. serbest rekabet sayesinde en iyi ürün üretilip en ucuza satılabilir böylece.
teoride tabi.
pratikte mis gibi sömürü düzeni kurulacağını, güçlünün piyasayı ele geçireceğini, kamu hizmetleri ticari meta haline gelince yoksul vatandaşların ölüme terkedilmis olacağını falan ön görmek zor değil.
liberallere göre sağlık hizmetleri de satılsın, eğitim de ozellestirilsin. zenginin gittiği hastane ile fakirin (bulursa o da) 10 liraya muayene olacağı hastane arasındaki devasa uçurum oluşmuş kime ne. zenginin çocuğunu gönderdiği özel okul ile fakirin üstüne para verip yine yüksek ihtimalle şu andaki devlet okulu seviyesini bile belki tutturamayacak okul arasındaki uçurum da önemli değildir. nihayetinde piyasa talep ölçüsünde arz yaratacaktır.
bütün bunları geçtim bunların öyle her hıyar tutana tuzla koşmak gibi de bir huyu vardır. piyasaci ise eğer siyasal islamciyi da destekleyebilir misal. çünkü piyasaci insan kesin özgürlükçüdür. hiç öyle diktatorlesmez piyasaci insan. piyasa önemli.
dünya genelini bilmem de bunların yerli versiyonlarının sağ siyaset ile aralarındaki mesafenin sol siyaset ile olandan daha kısa olması da işin ekonomik boyutunun hak ve özgürlüklerden önce tutulduğunun güzel bir işaretidir. ülke 100 yaşına geldi, bu kadar siyasi tarih birikti, hala daha sağın özgürlük vaatlerine her seferinde ağızları sulana sulana atarlar. çünkü bilirler ki soldan ekonomi alanında istediklerini alamayacaklarken sağın başbakanı " ülkeyi pazarlamak benim görevim" diyecektir.
teoride tabi.
pratikte mis gibi sömürü düzeni kurulacağını, güçlünün piyasayı ele geçireceğini, kamu hizmetleri ticari meta haline gelince yoksul vatandaşların ölüme terkedilmis olacağını falan ön görmek zor değil.
liberallere göre sağlık hizmetleri de satılsın, eğitim de ozellestirilsin. zenginin gittiği hastane ile fakirin (bulursa o da) 10 liraya muayene olacağı hastane arasındaki devasa uçurum oluşmuş kime ne. zenginin çocuğunu gönderdiği özel okul ile fakirin üstüne para verip yine yüksek ihtimalle şu andaki devlet okulu seviyesini bile belki tutturamayacak okul arasındaki uçurum da önemli değildir. nihayetinde piyasa talep ölçüsünde arz yaratacaktır.
bütün bunları geçtim bunların öyle her hıyar tutana tuzla koşmak gibi de bir huyu vardır. piyasaci ise eğer siyasal islamciyi da destekleyebilir misal. çünkü piyasaci insan kesin özgürlükçüdür. hiç öyle diktatorlesmez piyasaci insan. piyasa önemli.
dünya genelini bilmem de bunların yerli versiyonlarının sağ siyaset ile aralarındaki mesafenin sol siyaset ile olandan daha kısa olması da işin ekonomik boyutunun hak ve özgürlüklerden önce tutulduğunun güzel bir işaretidir. ülke 100 yaşına geldi, bu kadar siyasi tarih birikti, hala daha sağın özgürlük vaatlerine her seferinde ağızları sulana sulana atarlar. çünkü bilirler ki soldan ekonomi alanında istediklerini alamayacaklarken sağın başbakanı " ülkeyi pazarlamak benim görevim" diyecektir.
devamını gör...
de'lerin yazımına takmış güruh
haklı olan güruhtur. de'yi da'yı ayırmak zor bir iş değildir.
devamını gör...
yazarların normal sözlük’te yazma nedenleri
çok heves edip gelmiştim buraya, çünkü okumayı seven birisiyim bu yüzden bir şeyler yazmak beni çok cezbediyordu. ayrıca günlük hayatımda bazen bir şeyler anlatmak istiyorum ya da anlatıyorum ancak beni kimsenin dinlemediğini görüyorum ve açıkçası bu benim hevesimi kırmıyor da değil. buraya geldikten sonra yazdıklarıma değerli zamanlarını ayırarak tanımlarımı okuyan insanların olması beni çok mutlu etmişti ve etmekte. tabi bazı zamanlar hiçbir şey yazmadığım zamanlar oldu da kişisel sebeplerden ötürüydü.
şimdi düşünüyorum burada yazmamın asıl nedenini, internet ortamı da olsa bir şekilde yazmaya, çizmeye ve kendimi ifade etmeye çalışıyorum. zaten günlük hayatımda konuşarak kendimi pek ifade edebildiğimi düşünmüyorum. sanırım bazı insanlar konuşarak bazı insanlar da yazarak daha iyi anlaşılırmış. benim içinde bulunduğum durum da sanırım bundan mütevellit. derslerimde öğrendiğim ya da ekstra öğrendiğim bilgileri buraya aktarmaktan keyif alıyorum. ya da herhangi bir konuda yazmaktan... farklı bir deneyim kazanmak istemiştim ve bundan memnunum.
şimdi düşünüyorum burada yazmamın asıl nedenini, internet ortamı da olsa bir şekilde yazmaya, çizmeye ve kendimi ifade etmeye çalışıyorum. zaten günlük hayatımda konuşarak kendimi pek ifade edebildiğimi düşünmüyorum. sanırım bazı insanlar konuşarak bazı insanlar da yazarak daha iyi anlaşılırmış. benim içinde bulunduğum durum da sanırım bundan mütevellit. derslerimde öğrendiğim ya da ekstra öğrendiğim bilgileri buraya aktarmaktan keyif alıyorum. ya da herhangi bir konuda yazmaktan... farklı bir deneyim kazanmak istemiştim ve bundan memnunum.
devamını gör...
nickaltı
yazar,
- aşağılandığında alçaltı,
- laf sokulduğunda penaltı,
- ima kullanıldığında dilaltı,
- sol framee çok düştüğünde ayakaltı,
- öznickaltı kelamında bilinçaltı,
- cancişlikte kaymakaltı muamelesi gösterilen başlık.
- aşağılandığında alçaltı,
- laf sokulduğunda penaltı,
- ima kullanıldığında dilaltı,
- sol framee çok düştüğünde ayakaltı,
- öznickaltı kelamında bilinçaltı,
- cancişlikte kaymakaltı muamelesi gösterilen başlık.
devamını gör...
ergonlone
tanım yorumlama çok keyfli olmuş. başarılı buldum, devamı gelmeli.
devamını gör...
cafede yalnız başına oturan insanın yalnızlık sebebi
tercih ediyorum. ha arada kimse beni date'e çıkarmadığı için kendimi date'e çıkarıyorum o başka bir mevzuu. kalabalık da sevmiyorum, çok az arkadaşım olduğu için tercih ya da mecburi sebeple oturuyorum öyle. okul zamanı ders çalışmaya giderim, harici dediğim gibi date'e çıkarıyorum kendimi. ama çok iyi tanıyorum he, nokta atışı yapıyorum kahve tercihinde hahahahahahaha
editcik : yazmayı unutmuşum ben kendime yeterim. *
editcik : yazmayı unutmuşum ben kendime yeterim. *
devamını gör...
normal sözlük'ün 35 yaş istilasına uğramış olması
ne yaparsak yapalım onlar bizden her daim üstün olacaklar. ben çoktan teslim oldum. onların gözüne batmamak için ortalıkta gözükmüyorum.
devamını gör...
15 şubat 2021 tüik başkanı'nın görevden alınması
biri gider biri gelir sonuçta atayan kişi, emir veren kişi aynı dediğim haber.
gelen de palavraya devam edecek sonuçta.
gelen de palavraya devam edecek sonuçta.
devamını gör...
orhan veli dizeleri
hislerime tercüman olmuş şu dizeleri bırakıyorum buraya.
bilmem ki nasıl anlatsam;
nasıl, nasıl, size derdimi!
bir dert ki yürekler acısı,
bir dert ki düşman başına.
gönül yarası desem…
değil!
ekmek parası desem…
değil!
bir dert ki…
dayanılır şey değil.
bilmem ki nasıl anlatsam;
nasıl, nasıl, size derdimi!
bir dert ki yürekler acısı,
bir dert ki düşman başına.
gönül yarası desem…
değil!
ekmek parası desem…
değil!
bir dert ki…
dayanılır şey değil.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
of of başlangıçta bu kadar uzağa götürebildiyse, yolculuğun sonunda nereye varmış olacağız acaba. efsane başladı.
devamını gör...
yeşilin kızı anne
yeşilin kızı anne 1908 yılında kanadalı yazar lucy maud montgomery tarafından yazılmıştır.
kitaptan bir alıntı;
"benim hayatım gömülü umutlarla dolu bir mezarlık."
kitaptan bir alıntı;
"benim hayatım gömülü umutlarla dolu bir mezarlık."
devamını gör...



