hiç bir biber "acı" değildir, yakıcıdır. acı tat bambaşka bir şeydir. örneğin, kabak çekirdeklerinden birinin çürük veya kurtlu çıkması, işte o tat acıdır.
(bkz: kapsaisin)
devamını gör...

en tatlı şarkısı
konuşamıyorum olan, benim cenerasyondan bile eski olan müzisyen.
e hadi dinleyelim.
open.spotify.com/track/1smX...
devamını gör...

ağır roman.

şimdi yine izleyeceğim. kaç kez izlediğimi ben de bilmiyorum.*
devamını gör...

bir kitabın sizi dindar yapması için okuyorsunuz ama. (bkz: kur'an - ı kerim, incil, tevrat, zebur.)

ateist yapmaya gelince, okumazdım demek kolay. dindar yapsın diye okuyorsun ama.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kimse kimseyi kandırmasın. çocuk sahibi olmak istemeyen insan yoktur. ben bir kadın olduğum için konuyu annelik üzerinden ele alacağım. anne olmayı tercih etmeyen, duruma göre tercih edemeyen kadın vardır. sebepleri ise başka başkadır. bazen kendiyle ilgili bazen kendinden bağımsız sebepler. tek tek yazılamayacak kadar çok ve çeşitliler. yine de birkaçı aşağıda.

karşısındaki adamla kurduğu ilişkinin yeterince sağlam olmadığını düşünüyor olabilir.
kendine güvenmiyor, iyi bir anne olabileceğine inanmıyor olabilir.
çocukla birlikte hayatına girecek sorumlulukları istemiyor olabilir.
bu dünyaya çocuk getirip ne yapacağım diye düşünen biri olabilir.
tehlikeli bir aile ortamında ya da çevrede bulunuyor olabilir.
kaybetme korkusu olan biri, bu duyguyu sağlıklı bir şekilde yönetemeyeceğini bilen biri olabilir.
maddi sorunları olan biri olabilir.
aile kurumuna inancı olmayan biri olabilir.
ruhsal ya da fiziksel rahatsızlıkları olan biri olabilir.
vazgeçmiş, bıkmış, mutsuz biri olabilir.
yaşamı, işi, vazgeçemediği ya da "sadece" vazgeçmek istemediği şartları, bir çocuk dünyaya getirmeye uygun olmayan biri olabilir.
ve daha başka birçok kişi olabilir...

çocuk sahibi olmak kendinden çok çocuğu düşünmek demek. mutsuz, sorunlu bir ebeveyn olacağına, ebeveyn olmamayı tercih etmenin denklemini kurabildin mi? doğurmadığın çocuğu düşünüyorsun. yep. günaydın.

anne olmak istenecek/istenmeyecek bir şey değil. doğal akışında anne olmayan her kadının bunu gerçekleştirmemeyi tercih etmesinin bir sebebi olur kısacası.

ne yapacaktı, sana mı soracaktı?
devamını gör...

mario karakteri, ünlü olmadan önce nintendo’nun birçok oyununda hakemlik yapmıştır.
devamını gör...

1964 yapımı bir metin erksan filmi başrollerde tamer yiğit, ekrem bora ve belgin doruk oynar.

suçlular aramızda filminin konusuna gelecek olursak;

istanbul'un zengin bir ailesinin konağında oldukça kıymetli olduğu söylenen bir kolye çalınır. hırsızın evin içinden bir kişi olduğu düşünülmektedir. ancak şüphelerde sınıf farkları hemen göze çarpar. işin ilginci kolye sahtedir. bu öğrenildikten sonra olan sınıf farklılıklarının çatışması diyebiliriz.
hırsızların kolyenin sahte oldukları anda aileyi tehdit etmesi ayrı bir ironi ve aile şerefine leke gelmemesi için oluşan cinayet örgüsü filme ayrı bir hava katmaktadır.
hele final sahnesinde güce tapanların kural tanımazlığının, gücü kaybettiklerinde ellerinde yaşamaya değer bir şey kalmayıp canlarının bile değersizleşmesini anlatır.
filmde olan bir çılgın siyahi abimiz var ki... alakasız dansları ile renk katar.

rahmetli ekrem bora'nın bu filmde olan oyunculuğu efsaneden de ötedir. tamer yiğit acemiliği belli olsa da sırıtmaz. belgin doruk ise pek bir güzeldir bu filmde.

izmir uluslararası fuarı 1. film şenliğinde en iyi yönetmen ödülü almıştır.
milano film festivali(1965) en iyi sosyal konulu yabancı film ödüllerini almıştır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir başkasına bağımlı olmak için kendisine izin vermesidir. eroine bağımlı olmanız bile bundan iyidir. bulabildiğiniz sürece, eroin sizi düş kırıklığına uğratmaz; eğer varsa sizi mutlaka mutlu edecektir.
ama bir başka insanın sizi mutlu etmesini umarsanız, sürekli olarak düş kırıklığına uğrarsınız.
devamını gör...

klip patladıxd
devamını gör...

başlık başına kalmış spawn, güle güle kullan.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

koğuşunda makatına tornavida sokulması sonucu kan kaybından gebermesi dileğiyle...
devamını gör...

bir insan kaç kez dibe vurup da yaşamayı sürdürebilir?
devamını gör...

sanırım bu aralar bu tarz dizilere çok takıldım. ama eve geldikten sonra böyle sıcak bir olay örgüsü olan diziyi izlemek iyi geliyor. geçen sene, yani 2020 senesinde çıkmış, 12 bölümlük dizidir. jung ha-in ve chae soo bin başrollerindeki çifti canlandırıyor. klasik bir romantizm gibi görünse de bu insanların arasında ilişkinin betimlenmesi ve olayların örgüsü çok tutarlı anlatılıyor.

seo woo isimli kadın karakterimiz bir ses mühendisidir ve müzisyenlerin kayıtlarını yapar. sisli bir günde aldığı haber üzerine kayıt stüdyosunu kapatmak zorunda kalmıştır ancak o gün hayatını değiştirecek biri ile tanışır. o günden sonra o kişinin hayatına bilmeden dahil olur. bu kişi ha won'dur.

ha won, yapay zeka yazılımcısıdır. yaptığı son yazılım ürünü ise insanların sesini ve kişiliğini kopyalayan bir cihazdır. bununla asıl amacı hayatındaki ailesi olarak gördüğü tek kişi olan ji soo adlı kadını bu cihaza aktarmaktır. ji soo, ha won ile birlikte oslo'da büyümüş ancak sonradan başkasıyla evlenmesiyle aralarına mesafe girmiştir. on seneye yakın bir zamandır görüşmeden hayatlarını idame ettiriyorlardır ancak ikisinin de hatırası birbirlerinde unutulmamak üzere zihinlerine kazılıdır.

yaşanan olaylar ve kahramanların duyguları sonucu olayın çıktığı yokuşlar başta mantıksız ve can sıkıcı görünse de empati yaptığınızda gerçekten anlayabiliyorsunuz. diziyi izlerken her duygu halini kendi içimde anlamlandırabildim ve nedense bu bana çok tuhaf geldi. belki çerezlik bir dizi sayılabilir ancak benim için öyle değildi. insanların birbirleri ile olan bağı ve buna olan sadakatleri, bakış açıları beni oldukça etkiledi. yaşanan her duygu değişiminin kendi içinde bir sebebi ve bu sebebin yadırganmaması gerektiğini gösterdi.
devamını gör...

bir lev nikolayeviç tolstoy kitabıdır.

büyük yazar tolstoy’un küçük okurlar için yazdığı bir kitaptır. ama bu kitabı küçük çocuklar eğlensin, bir şeyler öğrensin diye mi yazmıştır, yoksa korkusun ve hizaya gelsin diye mi yazmıştır, emin olamadım.

ben çok küçükken bu kitaba adını veren erik çekirdeği öyküsünü annem bana anlatmıştı. benim en sevdiğim meyve açık ara ile eriktir. ve genellikle de çekirdeklerini yutarım, en azından bu hikayeyi dinleyene kadar çekirdekleri yutmakta bir sakınca görmemiştim.

annem bana bu hikayeyi anlatınca içime bir kurt düştü. içimde erik ağacı çıkma ihtimalini ciddi ciddi düşünmeye başladım. ancak kafası farklı çalışan tuhaf bir çocuk olduğum için erik ağacının içimde büyümesi iyi mi yoksa kötü mü emin olamadım.

erik ağacı beni öldürebilirdi. bu kötüydü elbette. ama ya içimde bir erik ağacı çıkar da beni öldürmezse? işte o zaman efsane olurdum. hem tüm dünyadaki en havalı çocuk ben olurdum, hem de komşu bahçelere erik basmaya gitmek derdinden kurtulur, ne zaman istersem kendi ağacımdan erik yiyebilirdim.

ama bu riske girmedim. hala erik yediğimde çekirdeklerini çıkarıyorum ama içimdeki erik ağacı içimde bir ukde olarak kaldı.
devamını gör...

ne seçimi, kaç!!
devamını gör...

karşılıklı olup olmamasıdır. başka kriter yok.
devamını gör...

beauitifuuuul :)

snoop dogg - pharrell williams
beauitiful

devamını gör...

üşenmesem tarardım.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim