evlenmeden çocuk sahibi olmaktır. veled-i zina değil efendim, tövbeee tövbeeee.
örnek teşkil ettiğiniz için hele bir de eğitim konusunda başarılıysanız, aileniz sürekli sizin yanınıza paslar.
bir küçük kardeşimi lisedeyken yolladır, okusun dediler. tabi ablası o sırada üniversitede probation durumlarında asla yeni ders alamıyor, ama aileye de hiç belli etmemeye çalışıyor.
dayanamadım, açık açık söyledim ama dinletemedim. her neyse efem, kardeşim şu an üniversite mezunu olacak, yaza inşallah, hiç uzatmadı*.
ben mi? hala okuyorum. arada diyorum, hadi oğlum ben seni okuttum, yemeğini yaptım, arkanı topladım, yemedim yedirdim, kız arkadaşlarına hediye aldım. artık sen çalış ve bana bak. çocuk ticaret yapmak için doğmuş. artık akp gençlik kollarına da üye olursa, gelsin hayat bildiği gibi.....
bir küçük kardeşim daha yolda, üniversite için ankara'yı istiyor.
belki cahil bir insanım fakat mükemmel bir ablayım*.

ciddili bir bilgi vereyim; ailede büyük çocuk olduğunuz zaman yaptığınız hataları kardeşleriniz yapmasın diye rehber oluyorsunuz.
büyüyorsunuz, saçma hareketlerinizi otomatik olarak yapmamaya başlıyorsunuz.
onlardan bir çok şey öğreniyorsunuz. öğretici siz gibi görünseniz de, nice hayat derslerini ve insan ilişkilerini yakından inceliyorsunuz.
en yakın arkadaşınız oluyor kardeşiniz. bence çok şanslıyız, biz büyük çocuklar.
devamını gör...

ağrı dağını’in, sınırın ötesine bakan yüzüne yaptırdığı ışıklı türk bayrağının, ağrı dağının tepesinde eriyen buzullardan zarar görüp görmediğini incelemesi gereken kişidir.
ve fakat birazcık haklıdır, halkın yeni bir istiklal marşına değil de yeni bir bağımsızlık bilincine ihtiyacı var gibi…
devamını gör...

evet artık bu derneği kurmanın zamanı gelmişti. toplumda kereviz sevdiğinizi linç korkusuyla ifade edemiyor musunuz? iste overlok makinesi pardon fırsat ayağınıza geldi. hadi buyurun.
devamını gör...

tanımlarını akışta yakalayamayıp profiline girip tüm tanımlarını okuduğum yazardır. kendisi zeka küpü olmakla beraber gerçekten cok akıcı anlatış betimleme tarzı var. pohpohlamak için demiyorum girin bakın sadece tanımlarına. gerçekten bilgiyi nasıl aktaracağını bilen bir yazar. eksiklerimi çok güzel kapatır ayrıca müteşekkirim. kalemin güzelliklerle, başlıkların dolu dolu bilgilerle taşsın sevgili yazar.
devamını gör...

bunlar hep dış güçlerin oyunları.
devamını gör...

neva buselik makamı neva makamına buselik beşlisi veya tam dizisinin eklenmesiyle meydana gelmiş klasik türk müziği birleşik makamıdır.
devamını gör...

denk gelinse sayfaların arasında,
güzel düşlü, hem de kitaplar kadar.
tutulsa elleri dolaşırken raflarda,
güzel yüzlü, hem de hayallerim kadar.

t: uğruna bir ömür şiirler yazdıracak kişiyle evlenmektir..
devamını gör...

gönül kimi severse aşk onda güzeldir.
devamını gör...

eva green'in cüretker sahneleriyle boy gösterdiği bertolucci yapımı.
türkçe'ye düşler,tutkular ve suçlar olarak çevrilmiştir.
devamını gör...

bu kadar illet bir şey yok herhalde. bir yazarın tanımını sadece herhangi bir nedenden beğeniyorum. bir dakika sonra tık bir bildirim geliyor, bir tanımım artı oy alıyor. neyse diyorum, profilimi beğenim nedeniyle görüp ziyaret etmiş ve o tanımım hoşuna gitmiş olabilir. aradan bir hafta geçiyor ve o yazarın bir tanımına rastlıyorum yine, hoşuma gidiyor beğeniyorum. bir iki dakika sonra yine tık, bir beğeni bildirimi.

al gülüm ver gülüm tipinde oylamalar beni hiç hoşnut etmiyor. benim de beğenisi sayesinde okumaya başladığım yazarlar var lakin böylesi hiç çekilmiyor. sizin benden haberiniz olmasa da ben yine beğendiğim tanımınızı seve seve oylarım. bu geri beğeni bir çeşit teşekkür veya dönüt olsa bile bende hiç sempatik bir etki bırakmıyor. tanımı beğenmek başka, beğeni karşılığı vermek başka. ben karşılık talep etmiyorum.
devamını gör...

eğer kalemi kaliteliyse, yazdığı her şey okunduğu için içi rahat olan yazardır.
devamını gör...

biraz da "homofobik" kelimesini nasıl tanımladığınıza bağlı. eşcinsellerin kendi yönelimlerine saygı duymakla beraber, ben ne yazık ki çok da sevmiyorum bu eşcinsellik olayını. n'apayım, hoşuma gitmiyor yani zorla mı sevdireceksiniz? illa gay çift gören straight kızlar gibi "ayy çok tatlı" diye çığlık mı atayım. siz ne tür bir faşistsiniz lan. her homofobik de eşcinselleri katledelim ya da dövelim gibi şeyler demiyor ve düşünmüyor da, şunu anlayın artık.
devamını gör...

10 dakika içinde gelen ilk 3 yazara çorba ısmarlanır.
şaka lan şaka, 5 dakika önce çıktım ben, hem çorbalara da zam gelmiş piii..

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çok saçma denmiş ancak ben aynı fikirde değilim. eğer çeyiz derken kastımız, züccaciye tarzı mutfak eşyası ise; insanların alım gücü olmadığı için yavaş yavaş,dişinden tırnağından artırdıkca alabildiği şeylerdir. ben de en az üç kız evlendirebilecek kadar çok olan çeyizimi alan anneme yıllarca soylendim durdum. "heves ettiğim hiç bir mutfak eşyasını evde olduğu için alamıyorum, keşke benim zevkime göre seçseydik" diye. ancak şimdilerde ekonomik durumlar, sürekli yenilenen zamlar ile birlikte tüm eşyalarımın daha da bir uzerine titriyorum kirilmasinlar diye. bu nedenle baba evinde iken alabiliyorlarsa bırakın alsınlar. evliliğin ilk yıllarını taksit ödemekle geçirmemiş olursunuz. hem
ne güzel demiş cemil meriç; "insanlar sevilmek, eşyalar kullanılmak içindir. " yemek tabaklarınızin annenizin zevkini yansıtıyor olması, size değer veren, sizi seven, size bir yadigar bırakan anneniz olduğunu gösterir. annesiz olsaydınız bunun ne büyük bir nimet olduğunu daha iyi anlardınız. alt tarafı bir tabak takımı ve inanın sevdiğiniz insanla evliyseniz tabaktaki desen umrunuzda bile olmaz.


ceyizin diğer ana unsuru olan el işleri danteller mevzusu ise biraz karışık. bu biraz tarz ve tercih meselesi. örneğin annelerin ördüğü salon takımı dantelleri kasnaklara geçirip ucuna püsküller takıp duvar süsü yapanlar,birleştirip pareo ya da çanta yapanlar var. yine orada bir el emeği söz konusu. iğne oyalarindan küpe, kolye yapıp sığacık'ta dünyanın parasına satanlar varken, sizin ceyizinizde bulunan bir iğne oyasını ipek bir fulara takip bir düğünde kullanmanız da şık bir tercih olabilir.

her bir modelin bir hikayesi, her bir modelde kullanılan rengin bir anlami varken ve yazılı olmayan kültür mirasını oluştururken tüm evi ikea'dan donatmak bana biraz özenti geliyor açıkçası. ne yazık ki bir zamanlar üniversitede olan nakış ogretmenligi ve çiçek örgü dokuma bölümleri insanımızın teknoloji bağımlısı olması nedeniyle yavaş yavaş azaldı ve kapandı. internette rahibe işi, antep işi, telkari, gümüş kırma gibi aramalar yaptırırsanız bu işlerin halen yaygın olduğunu,artık bir gereklilik değil rafine bir zevk meselesi olduğunu görebilirsiniz. ha bu arada çarşaf ve havlu kenarına dantel olayına ben de tamamen karşıyım. *
devamını gör...

"ülkem yok, cinsim yok, soyum yok, ırkım yok; ve bunlara mal ettirici biricik güç, inancım yok. hiçlik tanrısının kayrasıyla kutsanmış ben yalnızca buna inanabilirim, ben."

yıllar önce bir dergide bu sözüne denk gelmiş, tam olarak anlayamamıştım neden böyle dediğini. şimdi o kadar iyi anlıyorum ki; hiçbir yere ait olamama duygusunu, varoluş sancılarını, içine düştüğü boşluğu. başta tatlı gelen o özgürlük hissinin yerini zamanla yalnızlığa bırakmasını ve artık o sancıları çekmiyormuş gibi yaşamanın ne kadar zor olduğunu.
devamını gör...

beğeni çok olursa shopier hesabı açar ticarete başlarım *

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yarim saate her yerdeyim
devamını gör...

küçükken karınca yiyordum.
devamını gör...

bodrum eski belediye başkanı mustafa kocadon'u rüşvet yediği iddiasıyla görevden alan akepe susuyor.
mustafa kocadon'un yediği iddia edilen rüşvet de şu: bir otel sahibi kendisini otele çağırıyor, görüşüyorlar, görüşmede yemek yiyorlar ve kocadon'un bu yemeğin parasını ödememesi rüşvet sayılıyor ve tutuklanıyor.
adam bodrumun en büyük ailelerinden birisinin ferdi. ulan yemek bu.
kamu görevlileri, basın mensupları aranan bir adamın otelini mesken tutmuşlar, içişleri bakanı iddiaya göre aranan adamı çağırıp kaç diyor, rüşvet alıyor.
ülkede tık yok.
adalet muhalefete mi çalışıyor. siz her türlü suç isnadından münezzeh misiniz?
seçilmiş elitler adaletten münezzeh midir?
kamu memurlar, basın mensupları için adalet çalışmaz mı?
öğrenci evi basıp, terörist muamelesi yaptığınız öğrencilerden de utanmaz mısınız?

sedat peker'in bir tek iddiasını boşa düşürün... biz de diyet olarak elini isteyelim kendisinden.
aksi halde bu devlet çökecektir.
devamını gör...

benim bu dünyadaki ulvi görevim nedir diye sorgulamakla geçiyor zaman,kendini keşfetmek aydınlanmak istiyorsun ama yok yani normal hayat içinde bu sorular çok komik duruyor,sıkışıp kalıyorsun arada.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim