severnoe siyanie'nin elleri böyle kesin.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ben de şimdi bırakıyom sabah 6 da gelirim.
devamını gör...

cinsiyetçi başlık örnekleri.
zamanında bir kadın vardı' dışarı çıkarken yanıma cüzdanımı değil, erkek arkadaşımı alırım' diyen. kadınlık, erkeklik bu değil arkadaşlar. bu bir görev dağılımı da değil. önemli olan ekmeği de hesabı da paylaşmak. ya da örneğin ; herhangi biri yemeği ödedi ise diğerinin kahve ısmarlaması . paylaşabilmek önemli. sonra aynı evin içerisinde bir şeyleri paylaşamayıp çoğu şeyi bitiriyorsun.
bir düşünce , sevgiler.
devamını gör...

bill gates demiş ki: sınavlara çalışmaya daima geç başlayın. bu size zaman yönetimini ve acil durumlarla başa çıkmayı öğretir. "

ama sınav haftası için pek uygun bir söz değil sanki.* sınavları olanlara da başarılar dileyeyim buradan...
devamını gör...

melek gibi melektir, tanımlarımı okumasa da olur ne de olsa artı oy, artı oydur. bir artı oy da 0,75 karma puana eşittir.
devamını gör...

esmerin tadı, canımız nükhet duru'muzun 1985 yılında çıkardığı albümünün açılış parçasıdır sevda...
sözleri pembe saçlı ve ölümsüz ve çılgın kadın aysel gürel'e müziği ise attila özdemiroğlu'na aittir.

sevda şarkısı çok sevmiş, hala da sevmeye devam eden bir kadının kendi ile dertleşmesi, kendi kendine telkinidir.
unut onu der, dinsin gönlünde fırtına, bilir çünkü değmez ona ağlamaya...
en sevdiğim nükhet duru şarkısıdır,
ceylan ertem ile beraber söyledikleri hali de gerek kullanılan enstrümanlar, gerekse yorum olarak çok güzeldir. sakin sakin delip geçerler sizi efendim demedi deneyin.
günümüzde her şeyin böylesine abartıldığı bir dünyada aşk acısını bu kadar nahif şekilde çekip de bunu bize bu duygularla geçirebilmek neresinden bakarsanız bakın kolay bir şey değildir.

insanlar çok sevebilirler, karşılığında çok güzel de sevilirler belki. bazen de çok sever ama ne yapsalar da sevilmezler.
rica edeceğim bu şarkıyı çok sevilip sevilmediğiniz o mutsuz, o bedbaht, o dibe vurduğunuz zamanlarda dinlemeyin sadece.
bu şarkı bize her şartta ve durumda güzel kalabilmeyi öğretir sayın dinleyen.
sevilmezsiniz belki ama hatırlandığınız sürece güzel hatırlanırsınız.


şimdi yavaşça bırakın o hüznü yerine, onun yerine güneşli güne bakın, pastırma yazı var dışarıda, kuşlar, çiçekler, böcekler... hem belki yeni bir sevdaya çıkıyordur yollar kim bilebilir?

elbette ki sizin için hem tek başına söylediği bu halini;

hem de ceylan ertem ile olan bu halini iletmekten onur duyarım ben.


iyi dinlemeler olsun efenim...
devamını gör...

iki şehrin hikayesi
devamını gör...

daha okula başlamamış bir çocukken bir iki kez kaybolmuştum. her seferinde de bulanlar karakola götürmüşlerdi. tabi çocuğum ya polisler de para, çikolata vs verip başımı okşamışlardı. bu durum hoşuma gittiği için evden uzaklaşıp yoldan geçen birisine "abi kayboydum beni kayakola götüyüymüsün" diyerek kendimi karakola atıyordum. sonra da sezercik gibi "paya vay mı? çikolata vay mı?" diyordum.

bu zamanda kaldı mı böyle iyi polisler bilmem ama babam bir daha karakola gidersen seni almayacağım diye tehdit etmişti. yazık adama çikolata sevdasına her seferinde işini bırakıp beni almaya geliyordu onca yoldan.
devamını gör...

gereksiz kalabalık olayına girilmeden baş başa yenilen bir yemek sırasında teklif edilebilir. çok da güzel olur.
devamını gör...

bedava terapidir. bugünüm barut gibi geçti! müdürlerle tartışmalı toplantılar, bana yapılan onca haksızlığa haksızlık ekleme çabaları, ben anya derken onların konyadan konuşmaları, tartışmaktan iş çıkışı servisi kaçırıyordum. eve sinir krizine ramak kala attım kendimi. sonra buralara daldım bir kaç gündür yazamıyordum, yazdım okudum, yazdım okudum ve fark ettim ki ciddi manada sakinlemişim. güzeldir hoştur, faydası çoktur!
devamını gör...

1969 yılında kurulan gelmiş geçmiş en efsanevi progressive rock grubu. arşivde mutlaka bulundurulması gereken, çok deli anlarda sarılacak albümler icra etmiş olan grubun epitaph parçasını dinlerken kulaklıkları kulak zarıma kadar sokasım geliyor.
devamını gör...

sözlük lobisi olmayan yazarlardandır. (bkz: tüm şehir uyurken ıslık çalarak şehri terk etmek) gibi başlıkları nedensizce silinmektedir. sözlüğü başladığından beri bir kez bile terk etmeyen yazara sen biraz dinlen mesajı verilmektedir belki de kim bilir.
devamını gör...

zamanında çok grup vitamin dinlemiş olabilir.

senin derdin dert mi ki a canım
benim derdim yanımda
senin epik sorunun var
benim kepek sorunum
*
devamını gör...

gençliğim eyvah.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hiç bir kararsızlığım yok bu konuda. kendimden yaşça ve kariyer olarak büyük olan herkese siz derim. yeni tanıştığım ve yakınlaşma ihtimalim olmayan herkese de siz derim. sen diyebildiklerim ya yakın aile çevresidir * ya da epeydir tanıdığım kimseler; arkadaşlarım; dostlarım; yakın görüştüklerim. genellikle "siz" diyerek ilişkiye başladığım kişiye "sen" diyerek devam etmek çok zor benim için.
sevmek bir ön koşul olmaktan çıkıyor sen demek için, insan sevdiği birine de sonuna kadar siz diyebiliyor.
devamını gör...

yeşil - murat
mavi - umut.
devamını gör...

ben daha çok benimle konuşurken başkalarıyla konuşuyor mu, konuşuyorsa kimlerdir acaba, onlarla konuşurken daha çok mu keyif alıyordur gibi sorulara gark oluyorum.

ana konuya gelirsek seviştiyse geçmişte kalmıştır. yeni bir gelecek için geçmişe odaklanamayız.
devamını gör...

benimki uykusuzluktan. az önce öğretmenin yüzüne bakarak uyudum sanırım.*
devamını gör...

pame'de bu hafta biraz masal, biraz mitoloji var.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yunan müziğinde mitolojik karakterlerden ve olaylardan esinlenilmiş şarkılardan, masalsı diyarların öykülerini anlatan ezgilere doğru zamansız, müzikal bir yolculuğa çıkacağız yaklaşık bir buçuk saat boyunca. pazar gününü gerçeğin biraz ötesinde tamamlamak isterseniz, yeni hafta için moral bulmak adına müziklerden medet umanlardansanız, ya da sadece arkada çalsın diyorsanız bu akşam pame'ye bekleniyorsunuz.

pame radyo yayını, saat 22:30'da sözlük radyosunda yayında!
devamını gör...

bir roman polanski filmi (dram/komedi). başrolde kate winslet, jodie foster, christoph waltz, john christopher reilly oynamaktadır. zaten tek mekan filmiydi. 4 karakter üzerinden ilerliyor hikayemiz. yasmina reza'nın vahşet tanrısı isimli oyunundan uyarlamadır.

ben christoph waltz ve john c. reilly için izledim tabii bu filmi, yoksa roman polanski umrumda değildi açıkçası.

oyunculuklar müthişti yine. christoph waltz'u ağzım açık izliyorum her seferinde. *

kısacası hikayemiz şöyle: ortada iki aile var, bu iki ailenin erkek çocukları kavga eder ve ikisinden birinin dişi kırılır. bunun üzerine aileler münakaşa etmek üzere bir araya gelir. güya orta yol bulacaklar. fakat yaşananlar neticesinde durum içler acısı bir hal alır. çocukların kavgası ailelerin kavgasına, ailelerin kavgası eşlerin kavgasına dönüşür. adı üstüne carnage. türkçeye acımasız tanrı olarak çevrilmiş.

aslında böyle bir tek mekan filmi insanı sıkabilirdi ama beni sıkmadı. zaten süresi de epey kısa: 1 buçuk saatten azdı.

film eğlenceliydi çünkü karakterleri güzel tanıtmışlardı ve psikolojilerini hatta felsefelerini anlayabiliyorduk. iyilik melekleri, iyilikten bıkmış iblislere karşıydı gibi bir şey söyleyebilirim bu bağlamda. fakat nihayetinde insana özgü o değişmez yasaları güzel tarif etmişlerdi.



kimse kendinden başkasını umursamaz. elbette ki her birimiz bencillikten uzak insanlar olmamızı sağlayacak bir değişime uğramayı ümit ederiz.



notum: 3,5/5
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim