normal sözlük yazarlarının karalama defteri
bildiğin gibidir o,
istediğin gibi değil!
ve bazen bilmek iyi değildir...
istediğin gibi değil!
ve bazen bilmek iyi değildir...
devamını gör...
kadınların öz saygısı var mıdır
bu arada başlıkların tamamında özsaygı şeklinde yanlış yazılmış. öz saygı olmalı.
devamını gör...
düşün ki kedin bunu okuyor
annecim çiceklerimi yemez misin onların da bi canı var.. kâğıt havlu ve tuvalet kağıtlarını da rahat bırak.. o mandalina burnunu da ısırırım. ben uyurken üstüme atlayıp beni yoğurmana ayrı bi aşığım da mevzu bu değil. evden kaçıp te komşunun balkonuna atlaman, kapıya hunharca koşup üstlere çıkmanın amacı ne? sen benim bu evin kedisisin unutma bunu. kuyruğunu da öyle pıt pıt hızlı sallama anneye kuyruk sallanmaz çok ayıp 2 senedir öğrenemedin bunu. son olarak köfte patilerini yiyerim sevgilerle.
devamını gör...
adobe photoshop
dünyanın gelmiş geçmiş en çok kullanılan grafik tasarım programıdır. yapabileceklerinizin sınırı hayal gücünüze ve biraz da bilgisayar donanımınıza bağlıdır. basılı veya basılı olmayan her türlü (resim formatlı) reklamlar, çizimleriniz, internet gönderileri, e-mail tasarımı, web tasarımı, üç boyutlu görünen iki boyutlu görseller, fotoğraf manipülasyonu, rötuş ve daha sayamayacağım seçenek için kullanılabilir.
adobe firması tarafından geliştirilmiştir.
adobe firması tarafından geliştirilmiştir.
devamını gör...
yevgeni zamyatin
biz adlı eseriyle, tarihin ilk distopya romanını yazmış yazardır. rivayetler odur ki cesur yeni dünya, fahrenheit 451 ve 1984 gibi eserlerin yazımına esin kaynağı olan yazardır.
devamını gör...
en çok para harcanan hobi
aksesuar. alıp alıp birbiriyle birleştiriyorum. amacım hep daha güzel ve dayanıklısını yapabilmek. bunu her yaptığımda elim sanayide çalışıp gelmiş gibi kokuyor.bu arada iyi ki varsin pense.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
bled gölü slovenya
buradan
buradan
devamını gör...
yazarları korkutan unsurlar
imansız ölmekten.
aksini ispat edemeyeceğim iftiradan.
kırdığım birini kaybetmekten.
yapayalnızlıktan.
ve daha bir sürü şey...
aksini ispat edemeyeceğim iftiradan.
kırdığım birini kaybetmekten.
yapayalnızlıktan.
ve daha bir sürü şey...
devamını gör...
metalci gençliğin tarihe karışması
metal müziğin klasik batı müziğine dayanmasındandır. şimdiki gençler isyanını rap ile yapıyor, yapsın tabii ergenlik zor. ama maalesef kalitesizlik moda.
devamını gör...
yadigar ejder
özellikle kemal sunal ile beraber birçok filmde rol almış oyuncu.
(bkz: mazlumu getirin bana)
(bkz: mazlumu getirin bana)
devamını gör...
asosyal yaşam tarzı
bir süre önce birçok arkadaşımla arama duvar örmemle başlayan süreçtir. ablamın beni zorla psikiyatriste götürmesiyle sonuçlanmıştır.
psikiyatristin söylediklerini aktarıyorum: kendine gayet iyi bir yol çizmişsin. bu ülkede çok herkesin destekleyeceği yollar değil tabi ki.*en son sen buraya neden geldin ki? diye sormuştu.
yani şov olsun diye veya zorunluluktan değil* tamamen tercihen asosyalim.
t. insanlar arasına karışmaktan hoşlanmayan yaşam tarzı.
psikiyatristin söylediklerini aktarıyorum: kendine gayet iyi bir yol çizmişsin. bu ülkede çok herkesin destekleyeceği yollar değil tabi ki.*en son sen buraya neden geldin ki? diye sormuştu.
yani şov olsun diye veya zorunluluktan değil* tamamen tercihen asosyalim.
t. insanlar arasına karışmaktan hoşlanmayan yaşam tarzı.
devamını gör...
ağlayan bebeğin toplu taşımada verdiği rahatsızlık
insanı gerçekten canından bezdirecek seviyeye gelebilen durum.
şimdi şunu bir kenara koyalım; bebeğin laftan anlamadığını hepimiz biliyoruz ama bu, sesten rahatsız olmamayı sağlamıyor ne yazık ki. anne baba bazen ne yaparsa yapsın susturamıyor bebeği ve kendileri de rahatsız oluyor durumdan, farkındayız. onlara lafım yok ama bizim de suçumuz yok, rahatsız olduğumuz için. şu alıntıyı da buraya bırakayım:
"85 desibelin üstü insan kulağı için zararlı iken bebeklerin ağlaması 100 desibelin de üstündedir."
130 desibele varabildiği de görülüyormuş bu arada...
***
iş bebek değil de, laf anlaması biraz daha muhtemel olan çocuklara gelince... evet, çocuktur ağlayabilir tabi ki ama çocuk ağlarken hiç mi hiç umursamayan anne babalardır, insanın sinirini esas bozanlar. eğer büyük bir sağlık problemi falan yoksa ve tamamen vurdumduymazlığından ilgilenmiyorsa çocuğuyla, böylesi her lafı hak eder. zira hemen hemen her çocuğu oyalayabilmenin bir yolu vardır. önemli olan ebeveyn olarak onu bulmak/bilmek.
***
ben kendi tedbirimi mp3 çalar ve kulaklık ile alıyorum. böylece kimseyle sıkıntı yaşamıyorum. müzik dinlemek istemeyen ama sesten korunmak isteyene de silikon kulak tıkaçlarını öneririm.
şimdi şunu bir kenara koyalım; bebeğin laftan anlamadığını hepimiz biliyoruz ama bu, sesten rahatsız olmamayı sağlamıyor ne yazık ki. anne baba bazen ne yaparsa yapsın susturamıyor bebeği ve kendileri de rahatsız oluyor durumdan, farkındayız. onlara lafım yok ama bizim de suçumuz yok, rahatsız olduğumuz için. şu alıntıyı da buraya bırakayım:
"85 desibelin üstü insan kulağı için zararlı iken bebeklerin ağlaması 100 desibelin de üstündedir."
130 desibele varabildiği de görülüyormuş bu arada...
***
iş bebek değil de, laf anlaması biraz daha muhtemel olan çocuklara gelince... evet, çocuktur ağlayabilir tabi ki ama çocuk ağlarken hiç mi hiç umursamayan anne babalardır, insanın sinirini esas bozanlar. eğer büyük bir sağlık problemi falan yoksa ve tamamen vurdumduymazlığından ilgilenmiyorsa çocuğuyla, böylesi her lafı hak eder. zira hemen hemen her çocuğu oyalayabilmenin bir yolu vardır. önemli olan ebeveyn olarak onu bulmak/bilmek.
***
ben kendi tedbirimi mp3 çalar ve kulaklık ile alıyorum. böylece kimseyle sıkıntı yaşamıyorum. müzik dinlemek istemeyen ama sesten korunmak isteyene de silikon kulak tıkaçlarını öneririm.
devamını gör...
blue öyster cult
devamını gör...
hazar devleti
merhabalar sevgili yazarlar.
şimdi yazacağım şeylerin bazıları belki üstteki arkadaşlarım tarafından yazılmış olabilir lakin ben bu tanımımda özellikle benim gibi yükseköğretim kurumları sınavı'na girecek olan arkadaşlarıma yönelik, fazla detay içermeyen bilgiler paylaşmak istiyorum. bilgileri çeşitli kaynaklardan topladığım için kaynak olarak ''tarih notlarım'' yazacağım.
sabarların devamı olarak bilinen hazarlar, önceleri karadeniz’in kuzeyi ile kafkaslar arasında 1. göktürk devleti’ne bağlı olarak yaşamışlardır.
bu devletin yıkılmasıyla 630 yılında hazar kağanlığı’nı kurmuşlardır.
göktürkler ile aynı soydan gelmektedirler.
bizans, sasani ve araplarla ilişkiler kurmuşlar; bizans- sasani savaşlarında bizans devleti’ni destekleyerek sasani devleti’nin zayıflamasında ve yıkılmasında etkili olmuşlardır.
üçüncü halife hz. osman dönemi’nde araplarlarla savaşmışlar ve arapları yenilgiye uğratmışlardır. arapları yenilgiye uğratmalarrı sonucu islamiyet’in kafkasya bölgesinde yayılmasını engellemişlerdir.
işlek ticaret bölgelerinin merkezlerinde yer almaları hazarların ekonomik ve siyasi açıdan güçlenmesini sağlamıştır.
diğer dinlere mensup insanlar ile kurdukları ilişkiler sonucu ülkelerinde hristiyanlık, museveilik ve islamiyet dinleri yayılan hazarlar; musevilik dinini benimseyen ilk türk devleti olma özelliine sahiptirler.
dinlere karşı oldukça hoşgörülüdürler hatta halkın farklı dinlere bağlı insanları arasındaki davalara iki müslüman, iki musevi, iki hristiyan ve bir şamanist’ten oluşan yedi kişilik hakimler kurulu bakmıştır.
oldukça güçlü orduya sahip olduklarından dolayı 7. ve 9. yüzyıllar arasında bulundukları bölgede huzuru, barışı ve güvenliği sağladıkları için bu dönem ‘’hazar barış çağı’’ olarak adlandırılmıştır.
rusların devlet teşkilatlanmalarında ve ordu teşkilatlanmalarında etkili olmuşlardır.
10. yüzyılda peçenek akınlarıyla zayıflamışlar ve rus knezliği tarafından yıkılmışlardır.
edit: ayrıca hazarlar, ordularında paralı asker bulunduran ilk türk devletidir.
edit: sayın is düşüm'ün uyarısı üzerine "diğer dinlerle kurdukları ilişkiler" ifadesi değiştirildi.
şimdi yazacağım şeylerin bazıları belki üstteki arkadaşlarım tarafından yazılmış olabilir lakin ben bu tanımımda özellikle benim gibi yükseköğretim kurumları sınavı'na girecek olan arkadaşlarıma yönelik, fazla detay içermeyen bilgiler paylaşmak istiyorum. bilgileri çeşitli kaynaklardan topladığım için kaynak olarak ''tarih notlarım'' yazacağım.
sabarların devamı olarak bilinen hazarlar, önceleri karadeniz’in kuzeyi ile kafkaslar arasında 1. göktürk devleti’ne bağlı olarak yaşamışlardır.
bu devletin yıkılmasıyla 630 yılında hazar kağanlığı’nı kurmuşlardır.
göktürkler ile aynı soydan gelmektedirler.
bizans, sasani ve araplarla ilişkiler kurmuşlar; bizans- sasani savaşlarında bizans devleti’ni destekleyerek sasani devleti’nin zayıflamasında ve yıkılmasında etkili olmuşlardır.
üçüncü halife hz. osman dönemi’nde araplarlarla savaşmışlar ve arapları yenilgiye uğratmışlardır. arapları yenilgiye uğratmalarrı sonucu islamiyet’in kafkasya bölgesinde yayılmasını engellemişlerdir.
işlek ticaret bölgelerinin merkezlerinde yer almaları hazarların ekonomik ve siyasi açıdan güçlenmesini sağlamıştır.
diğer dinlere mensup insanlar ile kurdukları ilişkiler sonucu ülkelerinde hristiyanlık, museveilik ve islamiyet dinleri yayılan hazarlar; musevilik dinini benimseyen ilk türk devleti olma özelliine sahiptirler.
dinlere karşı oldukça hoşgörülüdürler hatta halkın farklı dinlere bağlı insanları arasındaki davalara iki müslüman, iki musevi, iki hristiyan ve bir şamanist’ten oluşan yedi kişilik hakimler kurulu bakmıştır.
oldukça güçlü orduya sahip olduklarından dolayı 7. ve 9. yüzyıllar arasında bulundukları bölgede huzuru, barışı ve güvenliği sağladıkları için bu dönem ‘’hazar barış çağı’’ olarak adlandırılmıştır.
rusların devlet teşkilatlanmalarında ve ordu teşkilatlanmalarında etkili olmuşlardır.
10. yüzyılda peçenek akınlarıyla zayıflamışlar ve rus knezliği tarafından yıkılmışlardır.
edit: ayrıca hazarlar, ordularında paralı asker bulunduran ilk türk devletidir.
edit: sayın is düşüm'ün uyarısı üzerine "diğer dinlerle kurdukları ilişkiler" ifadesi değiştirildi.
devamını gör...
hayatınızın mottosu olan sözler
çaresiz durumlarda kaldığımda zihnimden hep o söz geçer ve bana çıkış yolu mutlaka buldurur.
" şayet bir gün çaresiz kalırsanız, bir kurtarıcı beklemeyin, kurtarıcı kendiniz olun." der mustafa kemal. hem sözden hem de söyleyenden olsa gerek üstümde etkisi oldukça büyüktür.
" şayet bir gün çaresiz kalırsanız, bir kurtarıcı beklemeyin, kurtarıcı kendiniz olun." der mustafa kemal. hem sözden hem de söyleyenden olsa gerek üstümde etkisi oldukça büyüktür.
devamını gör...
lgbt'li ve hdp'li tayfanın haklı olan her muhalif hareketi baltalaması
eşcinsellerin ve diğer lgbti mensuplarının kendisine bir gıcığım yok yanlış anlaşılmasın, ama bilhassa lgbt topluluğunun her şeyin suyunu çıkarmada üstüne yok gerçekten. en son boğaziçi eylemlerinde de sıklıkla ve rahatlıkla görebildiğimiz üzere.
en başta rektörün atanmasına tepki olarak başladı eylemler, sonrası zaten malum. gidip lgbt bayraklarıyla olaya tamamen alakasız bir şekilde dahil oldular. ya arkadaşım yürüyün gidin, siz niye her şeye salça oluyorsunuz sanki. gayet haklı başlayan bir eyleme maydanoz olup, üstüne bir de muhafazakar kitleyi kışkırtıp adamları haksız durumuna düşürdünüz. basın gidin yahu size ne?
en başta rektörün atanmasına tepki olarak başladı eylemler, sonrası zaten malum. gidip lgbt bayraklarıyla olaya tamamen alakasız bir şekilde dahil oldular. ya arkadaşım yürüyün gidin, siz niye her şeye salça oluyorsunuz sanki. gayet haklı başlayan bir eyleme maydanoz olup, üstüne bir de muhafazakar kitleyi kışkırtıp adamları haksız durumuna düşürdünüz. basın gidin yahu size ne?
devamını gör...



