bu gece melankolik miyiz? evvet. o zaman şerefine karalayalım bir şeyler.***

bu gece aklıma kahkaha atmak takıldı nedense. bir insan neden kahkaha atar?
çok mutlu olduğu için?
aşırı komik bir şeyle karşılaştığı için?
sevincinden öldüğü için?
yoksa sadece ses çıkartmak için mi yapıyor?
hepsi olabilir. ama ben bunlara bir madde daha eklemek istiyorum.
bir insan duygularını ifade edemediğinde ya ağlar ya da kahkaha atar, öyle değil mi? bir bebeğin konuşamadığı için ağlaması buna örnektir. normal bir birey için düşünecek olursak; eğer üzgünse büyük ihtimal ağlayacak, mutluysa da neşeli kahkahalar atacaktır.
peki canı gerçekten acıdığında ne yapar? daha mı çok ağlar? bence bu durumda duygularını ifade ediş şekli değişir. üzgünken kahkaha atması gibi..

"bazen canınız gerçekten yandığında kahkaha atarsınız. insanlar biraz delidir, konuşamazsın sadece gülersin. ameliyattan sonra çok güldüm. sevdiğimden değil, konuşamadığımdan."
-min yoongi-

hissettiklerini normal insanlardan farklı şekilde ifade etmeye başladıysan tebrikler çok canın yanıyor demektir.
bazen ağlamak yetmiyor.
bazen sadece ağlamak yetmiyor.
tiz kahkahalarını da ekliyorsun bu tabloya.
kahkaha atarak ağlayan insanlar, gerçekten kırılmışlardır. ama ben onların dünyanın en güçlü insanları olduklarına inanıyorum. acı insanı güçlendirir, canın acıyorsa bil ki artık eskisi gibi olmayacaksın.*
devamını gör...

köleleştirmek için işkence etmek mânâsına geldiğini düşündüğüm kelime.
devamını gör...

can yücel diyor ya
"gitmek gerekir bazen. fazla yormadan, daha çok bıktırmadan. eğer vaktiyse ardına bile dönüp bakmadan. " bu sözün üstüne söylenebilecek en uygun şeyi sanırım oğuz atay 'ın satırlarında buldum.
"gitmek çözüm değil de insan kaçmanın diğer türlüsünü bilmiyor ki."
devamını gör...

zaman..
devamını gör...

son dakika gelişmesi.

bir başlık altında linç edilen ukdeciler grev kararı aldı, ayrıca ukdeleri de siz doldurun çok bilmişler dediklerinin haberini aldık.
devamını gör...

eyi bayramlar gençler.
devamını gör...

seksenlerde çocuk olan şebnem ferah hayranı bıyıklı idare müdürleri grubuna davet ediyii... pııffsstt amaaann... ne biçim bi grup yaa buu!
devamını gör...

türkiye'deki eğitim kalitesizliği.
devamını gör...

korkunç bir cümle.

bu cümleyi duymaktan acayip tırsıyorum. bir yakınımdan bir sevdiğimden duyarım da buz gibi soğurum diye korkuyorum. lan bu nasıl bir kalıp. herhalde kafamda kurdum o***pu çocuğu. yani beynim var, düşündüm sana da söylüyorum. sen de ''kafanda kurmuşsun'' diyorsun. evet ya ne olacaktı? yani istediğini anlamıyorum karşıdaki kişinin. konu hakkında beynimi durdurmam mı gerekiyordu. her konuda olduğu gibi o konuda da bir düşüncem var ve doğal olarak bunu kurup sana söylüyorum. sende bu doğal süreci yüzüme vurmaya çalışıyorsun. ya bi s***ir git a***a koyayım. umarım duymam bunu. allah belamı versin yazarken sinir hastası oldum.
devamını gör...

mustafa sandal'ın 1996 çıkışlı albümü.
ismi kalıcı olmuş, 90'lar popun sembolü haline gelmiştir.
devamını gör...

bekardan korkan ev sahiplerinin
kapıda kızlık heykelleri...


cahit zarifoğlu.
devamını gör...

üç figürle savaşmış peygamberdir.
1. figür; siyasi iktidar, firavun dur.
2. figür; dini otorite, bel'am baura dır.
3. figür; sermayenin sembolü, karun dur.

musa peygamber in(as) mücadelesi her kesim tarafından tek yönüyle ele alınır. eğer sadece sermaye düşmanı olsa idi, yani dini bir sorumluluğu ve siyasi bir kaygısı olmasa idi, iddia edilen hususlar dikkate alınırdı.

siyasi bir iddia için mücadele etmiş olsa idi, sermaye ve dini otoriteyi karşısına almak mantıksız bir hamle olurdu.

sadece dini bir iddia için mücadele etmiş olsa idi; sermaye ve siyasi figürlerin desteğini alarak bunu daha kolay başarması muhtemeldi.

neden bu üç figürü karşısına almış olsun ki?

eğer pagan bir ruhban ise; siyasi otoriteye ve sermayeye düşmanlığı, geleneksel ruhbanlığın önündeki engel olmaz mı? amaç sadece sermaye gücünü eline almak ise; siyasi ve dini figürler ile anlaşması daha mantıklı değil midir? yada geleneksel sermayeye sahip olmak için dini ve siyasi otorite ile hareket etmek daha mantıklı bir yol değil midir? (sarayda iyi bir konumda yaşadığını varsayıyoruz?)
devamını gör...

başka bir sansimiz mi kaldi.. zorunluluk gibi görünsede benim sevdiğim eylem..
arkadaşlıktan dostluğa..
kimbilir.. neden olmasın..
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

geçmiş olsun izmir. bu sene başına gelmeyen kalmadı yahu kesin göz var. *
devamını gör...

11 yaşlarında falanken cnbc-e'de denk geldiğim, birkaç hafta içinde eve yeni yeni girmiş internette aratıp bulacak ve gıdım gıdım akan internetin acı çektirmelerine katlanarak izleyecek kadar sevdiğim, şu an beni ben yapan, bana ingilizceyi öğreten, yabancı dizi izleme alışkanlığını kazandıran, özellikle steven moffatın başa geçtiği 5.sezondan itibaren ivme kaybederek ilerleyen, ama yine de piyasadaki birçok yapımdan daha kaliteli olan bbc yapımı bir ingiliz dizisi.

gallifrey'li bir zaman lordu olan doctor, torunu susan'ı da yanına alarak bir tardis (uzay ve zamanda yolculuk yapabilen, içinde birçok boyut bulunduran bir zaman makinesi) çalar ve yolculuğu başlar. 1963'te yayınlanmaya başladığında amacı minik ingiliz bebelerine tarih öğretmek olan dizi, zamanla beklenenden çok daha fazla sevilir. dönemin doctor'ı william hartnell'ın çok yaşlanması ve oyunculuktan emekli olmak zorunda kalması, kanalı karakteri değiştirmeye iter ve rejenerasyon fikri doğar. artık zaman lordlarının 12'şer adet rejenerasyon hakkı vardır :)

(tamamen kendi fangirllüğümle söylüyorum ki, bu dizinin modern serideki zirvesi russell t.davies'in yapımcılık ve başyazarlığını yaptığı ilk 4 sezonudur (2005-2010). bu dönemde dizinin evrenine eklenen spin-off'ları torchwood ve the sarah jane adventures da aynı yazardan çıkmıştır ve yapbozun parçaları takır takır yerine oturmaktadır. ne yazık ki sonrasında gelen steven moffatt, ve ondan da beteri chris chibnall bu devamlılıkları da, evreni de bir güzel bozmuştur. yine de napalım, hayat işte...)
devamını gör...

ahhh onu bir yapabilsem.. bipolarim ben.. basaramiyorum..
devamını gör...

hep giderler.
devamını gör...

yangtze dev yumuşak kabuklu kaplumbağa’sı trionychidae familyasından bir türdür. dünyada toplam üç tane kaldığı düşünülmektedir. yaşayan yangtze kaplumbağası ise çin'de bir doğal yaşam parkında koruma altındadır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

üstat kadir mısıroğlu *
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim