yakın zamanda züğürt ağayı arazilerin başına atayacak olması muhtemeldir.

tanım: bill gates'in aldığı tarım arazilerini tartıştığımız ve yorumladığımız başlıktır.
devamını gör...

ne olduğunu açıklayalım;

bildiğiniz gibi telefonların işletim sistemleri ayrıdır. (bkz: android) (bkz: ios) (bkz: symbian)

bu işletim sistemlerinin dosyalarına rom ismi verilir.

aldığınız telefonun bölgesine göre bu rom'lar değişiklik gösterebilir. mesela global rom'lar olduğu gibi, çin rom'u, abd verizon rom'u gibi örnekler çoğaltılabilir.

bir telefonun resmi rom'unu değiştirip piyasadaki bir çok modifiye rom'u kullanmak mümkündür. bu telefonunuza bir sürü ekstra özellik kazandırır, cihazınızdan maksimum verimi almanızı sağlar ve cihazın yüzde yüz kişiselleştirilebilmesini sağlar.

buna telefonu root etmek denir.

ancak root konuya aşina olanlar tarafından yapılmalıdır. kolay bir işlem değildir. teknik bilgi ve yeterlilik ister.

konuya dönelim.

root etmek nedir?

root etmek, cihazın tüm özelliklerini kullanıma açma eylemidir ve varsayılan rom'u değiştirmek için şart olan ilk adımdır. bu özel yazılımlar ve bilgisayar bağlantısı ister.

telefonu root ettikten sonra (unlocked device diyoruz buna), başka yazılımlar sayesinde telefona yeni rom yüklerken (buna da flushing diyoruz) işlemde bir hata yaparsanız;

mesela belirli bir adımı atlarsanız ya da desteklenmeyen bir rom kullanmayı denerseniz, telefonun donanımı (bkz: hardware) yazılımıyla (bkz: software) haberleşemez. bu genelde kernel hatalarından kaynaklandığı gibi, rom'un kendisinden ya da desteklenmeyen rom kullanılmasından olabilir.

bir yerde bir şeyler yanlış giderse bu telefon "bricked" olur.

(brick: ingilizce; "tuğla")

bricked durumuna gelen telefonlar ikiye ayrılır;

(bkz: soft brick) ve (bkz: hard brick)

cihazınız soft bricked olduysa şanslısınızdır. genelde soft bricked telefonlar boot loop dediğimiz duruma girerler. yani telefonu açmaya çalıştığınızda sonsuz defa kendini açılıp kapanma döngüsüne sokar.

soft bricked cihazların tamiri kolaydır. sadece telefonun orjinal rom dosyasını flush etmeniz yeterlidir.

ama eğer telefon hiç açılmıyorsa ve tepki yoksa, buna hard brick denir, ve cihazınız hard bricked olduysa boku yediğinizin resmidir. donanımı tamamen sağlam olsa da cihaz ulaşıma kapanmıştır. artık bir kağıt ağırlığından farksız bir hale gelmiştir telefonunuz.

marka ve modele bağılı değişiklikler gösterse de, hard bricked telefonların tamiri oldukça zordur ve profesyonel alaka isterler. çoğu durumda bu tamir imkansızdır.

o yüzden işinizi bilmeden root yapmayınız efendim.
devamını gör...

metallica'nın aynı ismi taşıyan, metallica albümünde yer alan şarkısıdır. metallica severlerin, favori parçalarından biridir.

dux isimli yazarın ukdesidir.
devamını gör...

güzel bir plan kurgusu içinde ablamın yanına gidiyorum diye sevdiceğimin yanına gideceğim.yol bizim ordan 15 saat. ablam da arkadaşlarımla gezeceğim diye biliyor, sevdiğim kişinin yanına gittiğimi bilmiyor. otobüse çarşamba günü bineceğim. çarşamba günü babam öğlene kadar evde olmayacak. bu fırsat bir daha ele geçmez. babam olsa izin vermez, o yokken gideceğim. tabi akşamdan ablam diyecek. ablam onlara da ucuz bilet buldum, gelsin, çalışsın, kafası dağılsın diyecek. sevdiğim, bir arkadaşım ve ben biliyoruz sadece. allah izin verirse hastalık, ölüm vs olmazsa gideceğim. oraları gezeceğim, iki yarım gün ve 2 tam günümüz var. sonra ablamın yanına gideceğim.
...
sevmek her şeye rağmen çok güzeldir.
devamını gör...

kainatın, yaradandan bir parça olduğu düşüncesinden ve varlığın birliğine özlemden ileri gelir. bu gözle bakıldığında "ben tanrıyım" söylemi, kişinin egolarından sıyrılıp içindeki öze yani tanrıdan olan parçaya ulaştığını belirtmektedir.

bu ruh haline ulaşmak elbette incelik istemektedir fakat bu durumun şirk olarak değerlendirilmesindeki sebep, yaradan ve yaradılan ikiliğinin reddedilmesidir. basite indirgemeye çalışırsak; ayna karşısındaki gerçek (tanrı) ve yansıma (yaradılan) gibi düşünülebilir. gerçeğin ayna karşısındaki yansıması, aynı kainat ve yaradılan gibi bir illüzyondur. evet yansımanın kaynağı birdir yani gerçek olandır ama yansıma, gerçek olanın bir parçası değil , bir tezahürüdür. bu durumda "ben tanrıyım" demek, 2 boyutlu olan siluetin kendini 3 boyutlu olan gerçekle bir tutması olmaktadır ki bu da şirk olmaktadır ancak hallac-ı mansur'u müşrik ilan edenler, bu düşünce sistemi ile mi etmişlerdir onu bilemedim.
devamını gör...

pegasus takımyıldızı içinde yer alan kuasar.

uzaklığı yaklaşık 8 milyar ışık yılı olan bu kuasara bakarken, kendisini doğrudan göremiyoruz çünkü önünde bir galaksi var. fakat kütle çekimsel mercek etkisi nedeniyle, kuasarın ışığı farklı yollardan bükülerek galaksinin etrafını dolaşmış ve kuasarın 4 ayrı görüntüsünü çıkarmış ortaya. hiç görmüyor olmamız gerekirken 4 tane görüyoruz.

kütle çekimsel mercek etkisi, albert einstein tarafından öngörülmüştü. ayrıca ortaya çıkan şekil de bir haçı andırdığından cisim bu ismi almış.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

şaka maka eskiden dünyada yaşam olması.
devamını gör...

ülkemizde diyanet personeli sayısı 130 bini bulmuş durumda. neredeyse doktor sayısını yakalamak üzere. kaynak hiçbir üretim faaliyetine katılmayan, devletten memur maaşı alan 130 bin kişi. camilerin zaten cuma haricinde bomboş olduğunu biliyoruz.

iktidar imam hatipleri desteklemeye devam etmek için diyanet istihdamını sürekli arttırıyor. muhalefetin ise olası bir zaferde söz konusu modele geçmesi on binlerce imamın ve müezzinin işsiz kalması anlamına gelir.

eğer muhalefet bu diyanet personelini üretime, ekonomik faaliyetlere katmanın yolunu bulursa alman modeli en adil yöntem olacaktır. diğer türlü kapanan camiler ve işsiz kalan imamlar, siyasal islamcılar için yeni bir mağduriyet kapısı açmaktan öteye gitmeyecektir.
devamını gör...

(bkz: seni seviyorum). hayır ne ara ?
devamını gör...

ben bu başlığın halen neden burada olduğunu algılamış değilim. sanırım idrak yollarımda ciddi tıkanma var. yahu millet başka bir sözlükteki olaylar yüzünden burada birbirine giriyor. şunu aklıselim ile izah edebilecek bir insan evladı var mıdır?

şu başlık nasıl kafa sözlüğün gündemi olabiliyor? başlığı açan arkadaş sinirlenmiş, kızmış vesaire bu duygularını anlıyorum lakin tüm bunların yeri burası mı? artı kafa sözlüğün böyle bir başlığa ihtiyacı yok. burada üyeliği olmayan bir insan nefret suçu işlemişse bununla ilgilenmesi gerekenler malum sözlüğün yöneticileridir. bu başlık burada durduğu müddetçe kafa sözlüğün kendi mecrasında ve yolunda gitmekte olduğu düşüncesi zarar görecektir. bu sözlük kendi gündemini yaratamayacaksa yada buradaki yazarlar sürekli malum sözlüğe göre reaksiyon verecekse, yandı gülüm keten helva...
devamını gör...

evet, o zevksiz benim, az şekerli içmek hoşuma gidiyor.
devamını gör...

oğuz atay'ın dediği gibi..

"bir tek trafik kazalarında birinciyiz. buyrun bakalım. binde dört onda iki. gururumuza dokunuyor. selim kadar olamıyoruz. ayrıca, büyük şehirlerde bir bakıma yüksek görünen bu oran, köylere doğru gittikçe azalıyor. milli gelirin dağılımı gibi."
devamını gör...

hooopps!
*asya - beni aldattın çıktı...
şarkı güzel, hava güzel; denk gelişler kötü. ne deyim, olur öyle arada. şarkılar da doğruyu bilip söylüyormuş demek ki. bu gecenin dersi bu.
teşekkürler sayın yazarımız ve yayıncımız. emeklerinize sağlık.
devamını gör...

tam kapanamama öncesiyle aynı. ne değişmiş?
devamını gör...

yazayım. herkes bilsin nasıl bir ruh hastası olduğumu.

- kesinlikle düzgün şekilde oturamıyorum. çocukken koltuğun tepesine ayaklarımı atar başı halının üzerine sermiş şekilde otururdum. beynine kan gidecek diyip düzeltip dururlardı beni. beyne niye kan gitmesin zaten? cinli diyip uzun süre okuyup üflediler. kesinlikle işe yaramadı.

şimdi güya oturuşu düzelttim ama rahat edemiyorum. ayakları kendime çekiyorum, beli kırılmıs gibi bir köşeye atıyorum, kafa diger tarafta, kollar orada burada. beni sandalyeye oturtuyorlar, bir süre sonra özür dileyip cekiyorum bacakları kendime. bazen bir bakarlar bacak ve kalça yerde sadece kafam koltukta, öyle uzanmışım. asla normal değilim. sori.

- koltuğu yatağı sahiplenemiyorum. en ucunda yatıp en ucunda otururum. o yüzden sürekli düşerim oturup uyurken falan. ortalayamam kendimi.

- merdivenden inemiyorum. tanıdık merdiven değilse işim bitiyor. çocukken merdivenin çizgiler yer değiştirirdi disleksi nedenli, sürekli ayağın arkasını vururdum ya da düşerdim. şimdi de yer değiştiriyor muhtemel ama büyüdükçe alıştım bu görüntüye farkında değilim. mesela merdivene ayağı bi atıyorum inmek için, behlül'ün peşinden koşan nihal gibi kıç baş açılmış şekilde takır takır düşüyorum. çok şükür herkesten fazla gülüyorum da rezil olmuyorum.

- gece uyanınca bir şey yapamıyorum. sahiden bir şey yapamıyorum ama. mesela üşüdüğüm için uyanırım, bakarım battaniye yerde, uzanamam ona. uzanmak aklıma gelmez. sokak çocuğu gibi titreye titreye uyurum. telefon çalar, uyandırıldım diye ağlarım ama çoğu zaman telefonu açmak aklıma gelmez. öyle sakince ağlarım. çok susadıysam birini uyandırırım o getirir. çünkü bildiğim tek şey o an susadım demek. kalkıp getirmeyi akıl edemiyorum. susuzluktan ölsem alamam kalkıp.

- tek bir iş yapmak. mümkün değil. oturup bir şeyi öylece izleyemem. bir şey izlerken aynı zamanda bir seyler okumam ya da dinlemem gerekir. resim cizerken diğer elimle başka resim boyar, yemek yaparken bir şey karıştırıyorsam diğer elimle bulaşıkları yerleştirim. çocukken dersi dinlemem için etrafta yürüyüp bazen çıkıp gitmeme izin veriyorlardı. çünkü katiyen oturup dinleyemezdim. aynı anda iki şey yaparsam dinleyebilirdim. şimdi çalırken aynı anda 3 4 işi birden yapıyorum da o şekilde idare ediyoruz. kıpır kıpırım arkadaş, çok yorgunum.

- doktor öksür diyince öksüremiyorum. ne oluyor bilmiyorum ama ayarlayamıyorum o öksürüğü. höh falan yapıyorum. ayrıca hiç değişmeyen bir konuda anlaşmazlık yaşıyoruz. sırt üstü yat diyor, yatıyorum, yanlış diyor. nasıl yanlış sırtımın üstünde yatıyorum işte. yok diyor.

- yalandan aglayamıyorum. çok istiyorum ha. bakıyorum halama gözden yaş gelmiyor ama hıçkırıklar çığlıklar. müthiş bir kaçış yöntemi. ben deniyorum, veremiyorum o şu an ağlıyorum peşimi bırak lütfen algısını. olmuyor.

sahiden zor. kendimle yasamak konusunda zorlaniyorum.
devamını gör...

çok sinirlensen de asla kıyamazsın. bir kere bağırsan anında pişman olur, peşinde koşarsın. kardeş dünyanın en güzel şeyi. hayatta en sevdiğin kişi o olur. ne anne ne baba, kardeş herkesi sollar. bilmiyorum belki sollamaz.* hele anne baba çalışıyorsa bir yerden sonra onun ebeveyni sen oluyorsun.*
devamını gör...

nickaltının neden bu kadar boş olduğunu merak ettiğim yazar ağabey. sesin tam da tahmin ettiğim gibi hocam. derinden, pes ama etkileyici.
devamını gör...

ulanbator-moğolistan
devamını gör...

az önce istemeden yaptığım şeydir. çok gıcık oluyor farkındayım ama boş boş otururken elime telefonu almışım, mesajı görmüşüm yani ne diyebilirim ki. o anda koltukta oturup telefona bakıyorum. bunu mu yazayım aynen. aramda samimiyet olmayan kişilere cevap olarak iyiyim demek daha kestirme geliyor. yoksa samimi biri olsa anlatırım bol bol ne yaptığımı.
devamını gör...

1943 de yazılıp yeni yeni meşhur olması içler acısıdır ayrıca harika bir kurgusu vardır odanızda usulca okuyun story atmadan okuyun bide .
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim