sinema-tv kulübü
herkese selamlaar, bu hafta perşembe günü saat 21.30'da "midnight ın paris" filmini yorumlayacağız. izleyen herkesi beklemekteyiz*. harika afişi için etik dinleyiciteşekkür ederiz. buyrun buradan gelebilirsiniz
devamını gör...
insanı deli eden sesler
televizyonda çıkan malum ses
devamını gör...
kedilere sokağa çıkma yasağı ilan edilmesi
-miyaav.
+come here damn cat.
-miyav miyav miyav.
+shut the fuck up and dont move.
-miyaaaaaav.
+come here damn cat.
-miyav miyav miyav.
+shut the fuck up and dont move.
-miyaaaaaav.
devamını gör...
normal sözlük’te tanıdık birilerine rastlamak
ay hayır cidden hayır bunu kaldıramam midem bulanır bi kere.
devamını gör...
elmalı çocuk istismarı davası
adli rapor desteklemiş, tanıklar var kanıtlanmış ne diye salmışlar? çocuklar geri verilmemiştir inşallah.
devamını gör...
esnaf lokantası sözlük olsa alınabilecek nickler
devamını gör...
hastanede seks skandalı
(bkz: hani marjinal bizdik)
devamını gör...
gökkuşağı yılanı
gökkuşağı yılanı avusturalya'lı aborjinler'in mevsimsel geçişlere ve insanın suya olan bağlılığına işaret eden bir mitidir. daimi su kuyularında yaşayan bu yılan hayatın kaynağını kontrol eder. bu mit, farklı isimler ile farklı avusturalya kaynaklı kültürlerde de görülür.
su ile bağlantısı, hayatın kaynağını temsil etmekle birlikte yıkıcı bir güç olarak da düşünülebilir. yaşadıkları su kaynakları arasında seyahat ederken mükemmel özellikte şeyler yaratan varlık kendisine gerekli saygı gösterilmediği taktirde kuraklık, fırtına veya sel getirebilir. aborjinler için önemli olan bu motif de şunu da belirtmek gerekir ki atasal olan her varlık bir gökkuşağı yılanı ile bağdaştırılmaz ama genelde mitin içinde su, yağmur gibi semboller olur. gökkuşağındaki renk geçişleri, mevsimlerin birbirini izlemesi ile bağlantılıdır bu mitte. gökkuşakları, bu yılanın bir su kaynağından diğerine geçmesini sağlar. bazı su kuyularının hiçbir zaman kuraklığa uğramaması da buna yorulur. dediğimiz gibi yılan, su temsili ile hayatın kaynağı motifine oturmuştur.
sadece yılan olarak kalmayıp bazı kültürlerde farklı hayvanlar şeklinde görülen bu efsanenin bazı versiyonlarda evrendeki her şeyi yarattığı da söylenir. cinsiyeti belli değildir. bazı mitlerde penis şekline bir benzerlik sebebi ile erkek denir ve bu doğurganlık ile eşleştirilir; bazılarında ise gögüsler ile tarif edildiği için kadındır. cinsiyeti muğlak olan yılanın hiçbir organ ile tasvir edilmediği veyahut hermafrodit kimliğe sahip olduğu kültürler de vardır.
gökkuşağı yılanına duyulması gereken saygıdan bahsetmiştik. insanlar özellikle bir su kuyusuna yaklaşacakları zaman bu saygıyı göstermelidirler. söyledikleri şarkıda su kuyusuna geldiklerini, amaçlarının ne olduğunu, iyi bir sebeple geldiklerini, bir kötülük yapmayacaklarını, kendisinin gücünü tanıdıklarını; ona söylerler. bunu dinleyen yılan insanların kuyuyu ve kendisini bildiklerini; onların buralı olduklarını anlar.
insanlar kuyuya yaklaşıp yılan ile konuşacakları zaman üzerlerine bir miktar toprak sürerler. bu, yılanın onların kokusunu alabilmesi içindir. ritüeli tamamlayan kişi su içmek için birikintiye yaklaşabilir.
kaynakça ve daha fazlası için: wikipedia, national museums scotland, signs and symbols: an ıllustrated guide to their origins and meanings kitabı, japingkaaboriginalart.com
su ile bağlantısı, hayatın kaynağını temsil etmekle birlikte yıkıcı bir güç olarak da düşünülebilir. yaşadıkları su kaynakları arasında seyahat ederken mükemmel özellikte şeyler yaratan varlık kendisine gerekli saygı gösterilmediği taktirde kuraklık, fırtına veya sel getirebilir. aborjinler için önemli olan bu motif de şunu da belirtmek gerekir ki atasal olan her varlık bir gökkuşağı yılanı ile bağdaştırılmaz ama genelde mitin içinde su, yağmur gibi semboller olur. gökkuşağındaki renk geçişleri, mevsimlerin birbirini izlemesi ile bağlantılıdır bu mitte. gökkuşakları, bu yılanın bir su kaynağından diğerine geçmesini sağlar. bazı su kuyularının hiçbir zaman kuraklığa uğramaması da buna yorulur. dediğimiz gibi yılan, su temsili ile hayatın kaynağı motifine oturmuştur.
sadece yılan olarak kalmayıp bazı kültürlerde farklı hayvanlar şeklinde görülen bu efsanenin bazı versiyonlarda evrendeki her şeyi yarattığı da söylenir. cinsiyeti belli değildir. bazı mitlerde penis şekline bir benzerlik sebebi ile erkek denir ve bu doğurganlık ile eşleştirilir; bazılarında ise gögüsler ile tarif edildiği için kadındır. cinsiyeti muğlak olan yılanın hiçbir organ ile tasvir edilmediği veyahut hermafrodit kimliğe sahip olduğu kültürler de vardır.
gökkuşağı yılanına duyulması gereken saygıdan bahsetmiştik. insanlar özellikle bir su kuyusuna yaklaşacakları zaman bu saygıyı göstermelidirler. söyledikleri şarkıda su kuyusuna geldiklerini, amaçlarının ne olduğunu, iyi bir sebeple geldiklerini, bir kötülük yapmayacaklarını, kendisinin gücünü tanıdıklarını; ona söylerler. bunu dinleyen yılan insanların kuyuyu ve kendisini bildiklerini; onların buralı olduklarını anlar.
insanlar kuyuya yaklaşıp yılan ile konuşacakları zaman üzerlerine bir miktar toprak sürerler. bu, yılanın onların kokusunu alabilmesi içindir. ritüeli tamamlayan kişi su içmek için birikintiye yaklaşabilir.
kaynakça ve daha fazlası için: wikipedia, national museums scotland, signs and symbols: an ıllustrated guide to their origins and meanings kitabı, japingkaaboriginalart.com
devamını gör...
gençlerde işsizlik diye bir kaygının bulunmaması
görece okumuş etmiş (varsayıyorum) insanların burda böyle gençler şöyle böyle demesi sinirime dokunuyor.
ulan siz gençliğinizde aynı görüşten değilsiniz diye sokak ortasında arkadaşınızı vuruyordunuz. devrim saçmalığı peşinde senelerini yediniz bu ülkenin.
ülkenin kaymağını yiyip ev bark sahibi oldunuz genç yaşınızda. ulan benim ev satın almak için para biriktirmem çalışmaya başladıktan en az 3 sene sonra başlayacak çünkü dünya kadar kyk borcum var.
gençlerin en büyük hayali "işim olsun, evden işe gideyim netflix, internet bide sevdiğim insan " başka hayali yok gençlerin. zaten başka hayal kuracak ne güçleri ne de paraları var. ömürlerinin sonuna kadarda olmayacak büyük ihtimalle. onları eleştiren aptal büyüklerin onlara bıraktıkları borçları, ve iflasın eşiğine gelmiş ülkeyi ayakta tutmakla uğraşacaklar. çünkü çok bilmiş büyükler kendilerine lider seçmede çok başarılılar.
dünya üzerinde gençler dışında hiçkimsenin küçük akıllarıyla gençleri eleştirme hakkı yok.
ulan siz gençliğinizde aynı görüşten değilsiniz diye sokak ortasında arkadaşınızı vuruyordunuz. devrim saçmalığı peşinde senelerini yediniz bu ülkenin.
ülkenin kaymağını yiyip ev bark sahibi oldunuz genç yaşınızda. ulan benim ev satın almak için para biriktirmem çalışmaya başladıktan en az 3 sene sonra başlayacak çünkü dünya kadar kyk borcum var.
gençlerin en büyük hayali "işim olsun, evden işe gideyim netflix, internet bide sevdiğim insan " başka hayali yok gençlerin. zaten başka hayal kuracak ne güçleri ne de paraları var. ömürlerinin sonuna kadarda olmayacak büyük ihtimalle. onları eleştiren aptal büyüklerin onlara bıraktıkları borçları, ve iflasın eşiğine gelmiş ülkeyi ayakta tutmakla uğraşacaklar. çünkü çok bilmiş büyükler kendilerine lider seçmede çok başarılılar.
dünya üzerinde gençler dışında hiçkimsenin küçük akıllarıyla gençleri eleştirme hakkı yok.
devamını gör...
çocukluğu hatırlatan yiyecekler
rahmetli anneannemin yaptığı ekmekarası zeytinyağlı soğanlı domates.
*
*
devamını gör...
marka sadakati
kapitalizm adını gururla taşıyan sevimli ama tehlikeli canavarın üzerimize toksik bir salya gibi püskürttüğü ve tenimize değdiği andan itibaren aidiyet duygumuzu ve tüketme arzumuzu harekete geçiren bir kavramdır.
kendimizi ifade etmekte, kendimizi gerçekleştirmekte ve konumlandırmakta çok özgür olduğumuzu sandığımız ama uzuna vadede köleleşme tehlikesiyle karşı karşıya olduğumuz bu dönemde marka sadakati bizi tektipleştirme konusunda bir arpa boyundan çok daha uzun bir yol alarak kişisel masallarımızın içindeki kötü kurt karakterinin hakkını layıkıyla veriyor.
satın alarak kendi ihtiyaçlarımızı karşıladığımızı düşündüğümüz markalara yavaş yavaş ait olmaya başlamamız nedense kimseye tuhaf gelmiyor. sanki hep aynı yeni nesil kahve dükkanına giderek, ya da aynı yayınevinin kitaplarını alarak, aynı gazlı içeceği tüketerek, hep aynı televizyon kanalını izleyerek, aynı marka arabaya binerek, aynı markanın kozmetik ürünlerini kullanarak bir nevi sadakat gösterisi sunarak kapitalizm kraliçesinin kılıcını omzumuza dokundurup bizi şövalye ilan etmesini umuyoruz.
halbuki marka sadakati bizi sıradanlığa mahkum ederek, zorunlu bir tüketici haline getirerek sürekli bir kar sağlama amaçlı güden üreticilerin üzerimize yağdırdığı bir lanettir.
bu lanetten kurtulmanın yegane yolu lanetin farkına varmak ve kaynağına inerek yok etmekten başka bir şey olamaz.
kendimizi ifade etmekte, kendimizi gerçekleştirmekte ve konumlandırmakta çok özgür olduğumuzu sandığımız ama uzuna vadede köleleşme tehlikesiyle karşı karşıya olduğumuz bu dönemde marka sadakati bizi tektipleştirme konusunda bir arpa boyundan çok daha uzun bir yol alarak kişisel masallarımızın içindeki kötü kurt karakterinin hakkını layıkıyla veriyor.
satın alarak kendi ihtiyaçlarımızı karşıladığımızı düşündüğümüz markalara yavaş yavaş ait olmaya başlamamız nedense kimseye tuhaf gelmiyor. sanki hep aynı yeni nesil kahve dükkanına giderek, ya da aynı yayınevinin kitaplarını alarak, aynı gazlı içeceği tüketerek, hep aynı televizyon kanalını izleyerek, aynı marka arabaya binerek, aynı markanın kozmetik ürünlerini kullanarak bir nevi sadakat gösterisi sunarak kapitalizm kraliçesinin kılıcını omzumuza dokundurup bizi şövalye ilan etmesini umuyoruz.
halbuki marka sadakati bizi sıradanlığa mahkum ederek, zorunlu bir tüketici haline getirerek sürekli bir kar sağlama amaçlı güden üreticilerin üzerimize yağdırdığı bir lanettir.
bu lanetten kurtulmanın yegane yolu lanetin farkına varmak ve kaynağına inerek yok etmekten başka bir şey olamaz.
devamını gör...
düopson
bir piyasada aynı malın iki alıcısının bulunması durumudur.
devamını gör...
tez yazmak
geride bıraktığımız akademik yılın sonu itibariyle kurtulduğum kanser edici süreç.
wuhuuuuuu.
wuhuuuuuu.
devamını gör...
türk dizilerindeki gerçekçi olma takıntısı
dizi yapımcılarının konuşmalarında sıkça gözlemlediğim bir unsur. adamlar inatla bunu vurguluyor, "gerçekçi olsun istedik" diyorlar. gerçekçiliğe verdikleri önemden bahsediyor, insanların kendilerinden birer parça bulmalarını umut ediyorlar. bu cidden çok enteresan. zira türkiye fantastik, bilim kurgu içeren dizilerle boğuşuyordu da böyle bir akım mı başladı diye düşünmeden edemiyoruz. zaten 80 yıldır dizilerimiz inanılmaz gerçekçi, bu yüzden iğrençler. ne bir bilim kurgu, ne de fantastik bir yapımımız mevcut. kalas gibi aşk hikayelerini kendimizi bildik bileli yapıştırıp geçiyorsunuz. bize sürekli aşk anlatıyorsunuz, sürekli basit klişe olayları senaryolaştırıp ısıtarak tekrar önümüze koyuyorsunuz. bunun da üzerine gerçekçiliğe önem veriyoruz diyorsunuz. gerçeğimiz çok mu güzel de diziniz güzel olsun? üç aşağı 5 yukarı hepimizin kereste gibi bir hayatı var zaten. ev iş okul, çocuk vs. gerçekçi olunca ne oluyor? bizi bize yansıtarak gösterince ne oluyor? çok mu kıymetli bir iş yapmış oluyorsunuz? bunu cidden anlayamıyorum.
devamını gör...
yazarların sevmediği kitaplar
wattpad'ten çıkan kitaplar.
hiçbir vasfı olmadan önüne gelenin yazarlığa kalkıştığı kitaplar. (şeyma subaşı, barış murat yagci)
popüler diye çok satan kitaplar. genelde bunların birçoğu "okumasaydım da olurdu" dedirtir.
hiçbir vasfı olmadan önüne gelenin yazarlığa kalkıştığı kitaplar. (şeyma subaşı, barış murat yagci)
popüler diye çok satan kitaplar. genelde bunların birçoğu "okumasaydım da olurdu" dedirtir.
devamını gör...
yazarların duymuş olduğu en garip isim
yetiş ve imdat'tır.
devamını gör...
charles ponzi
dolandırıcıların tanrısı, ponzi sistemi denmesinin sebebi.
devamını gör...


