günde en az iki yüz elli dört kez kullandığım sözdür. her duruma uygun bulduğum için gereksiz zahmetlere katlanmadan söyleyebildiğim bu sözün esnek anlamsal yapısı da her duruma uyar ve beni filtreli dertlere gark olmaktan kurtarır.

birisi bana saçma bir şey söylediğinde ona söylediği şeyin saçma olduğunu anlatmak için uzun uzun konuşmaktansa te allahım ya derken kafamı alaycı bir şekilde sallayarak konudan uzaklaşabilirim.

birisi bana güzel bir şey söylediğinde ya da iltifat ettiğinde utangaç bir tavırla, başımı biraz öne eğerek daha alçak bir sesle te allahım ya derim ve iltifatı göğsümde yumuşatırım. utangaç bir adamım ben çünkü.

ya da karşımdaki insan komik, eğlenceli bir şey söylediğinde dişlerimin arasında tıslayarak ve elbette yüzümde bir gülümseme ile te allahım ya dediğimde hem karşındakinin sözünü güzel bir tepki vermiş hem de beğendiğimi belli etmiş olurum.

bu sözü başka birçok durumda kullanmamın yanı sıra kendi kendime de kullandığım çok olur. aklımdan geçen düşüncelere tepki verirken sesli bir şekilde te allahım ya dediğime çoğu kez şahit olmuşumdur.

son sözlerim te allahım ya olabilir benim ve muhtemelen şöyle bir an olacak bu:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

cinsel yönelimleri yüzünden sürekli mental ve fiziki şiddete maruz kalan topluluk.
devamını gör...

ölüm olmasa yaşam, siyah olmasa beyaz, keder olmasa sevinç olmazdı.
devamını gör...

arkadaşla kendi arabamızı uçuruma itmiştik, erzurum'da, palandöken'de. kafalar votkalı.. saatlerce şarkı dinlemekten arabada akü makü hiçbir şey kalmamış. dedik ki: ''vurdururuz biz bunu, çalışır''.
ben arkaya geçtim, arkadaş şoför tarafına geçti, var gücümüzle itmeye başladık arabayı. ama nasıl itiyoruz.. kendimi o kadar odaklamışım ki araba itmeye, arkadaşın ayağı kaymış yere düşmüş, hiç farketmemişim. arabanın direksiyonu uçuruma doğru kırmış. ben hala arkada son gücümle itiyorum.. araba uçuruma doğru gidiyor.. sola bi baktım, arkadaşım yanımdan ''vınnnn'' diye uçarak geçti önüme, arabaya koşuyor, o an işte şok oldum bıraktım ellerimi.. öylece kaldım. arkadaş arabanın dışından uzanıp freni kökledi ve araba son saniyede durdu. uçurumda askıda kaldı. çekici çağırdık çıkarmak için. 1 saniye geç bassa frene, 50 metre yüksekten iterek atmıştık kendi arabamızı..
biraz uzakta çocuklar vardı yanımıza geldiler, ''abi'' diyorlar ''napıyorsunuz emenike?''
az daha kendi arabamızı uçurumdan atıyorduk..
devamını gör...

işte gerçek yüzünü görmüş oluyorsunuz insanların böylelikle.
devamını gör...

hipimiz giçminiz diyen angutlar da geldiğine göre dağılabiliriz.

aynen mq. açalım sınırları herkes girsin. ağzını açan da yabancı düşmanı şerefsiz zaten; sonuçta hepimiz moleküler halinde uzaydan geldik di mi amünyüm.

t: göçmen-mülteci-sığınmacı ayrımını bilmeyenlerin yazmamaso gereken başlık. daha bunun geçici ve uluslararası koruma zımbırtıları var ama onlara girmeye gerek yok; zaten yakında ülkeye giren çıkan belli olmayacak.
devamını gör...

arnold schwarzenegger, sharon stone gibi isimlerin rol aldığı 1990 yapımı bir film. film 1991 yılında oscar ödülüne layık görülmüştür. film 2084 yılında geçiyor. arnold schwarzenegger'in canlandırdığı quaid'in beynine farklı bir hayat yükleniyor. beyninde canlanan hayata göre sharon stone'un canlandırdığı lori ile evlidir ve inşaatta çalışıyordur.

quaid bir gün rüyasında mars gezegenine gittiğini görür. bunun üzerine insanları sanal olarak mars tatiline yollayan bir şirketten tatil satın alır. fakat bir arıza gerçekleşir ve quaid şirketten ayrılır. daha sonra bir takside uyanan quaid, aslında tamamen bir rüya gördüğünü sanır. taksiden indiğinde iş arkadaşı harry ve diğer birkaç arkadaşı yolunu keserler. arkadaşları quaid'i sorgulamaya başlayınca quaid aniden hepsine saldırıp öldürür. daha sonra eve dönüp her şeyi karısına anlatır. karısı lori ise ona tuzak kurup öldürmeye çalışır. fakat quaid, lori'yi köşeye sıkıştırıp sorgulamaya başlar. bu sırada birkaç adam onu yakalayıp öldürmek için gelir. fakat quaid kaçıp gizlenir. daha sonra kendisini eskiden beri tanıyan biri onu arar ve belgelerle dolu bir çanta verir. çantanın içinde para, sahte kimlik belgeleri ve beynine yüklenen vericiden kendisini kurtaracak küçük bir cihaz vardır.

film büyük bir başarı elde etmiş ve bu yüzden devam filmi de (total recall 2) çekilmiştir.
devamını gör...

(bkz: domestic hıyar)

evet evet, aslan burcu mütevaziliği?
devamını gör...

dalış ekiplerinin çok seyrek olarak rastladıkları yapraklı deniz ejderhaları - leafy sea dragon son derece zariflerdir. phycodurus cinsinin tek üyesi olan bu canlılar güney ve batı avustralya sularının yerlisidir. uzun yaprak görünümlü çıkıntılar tüm vücutlarından çıkmaktadır. sırt ve göğüs kısmındaki şeffaf yüzgeçlerle kendilerini garip bir şekilde iterek yüzerler. mükemmel kamuflajları sayesinde balıkların saldırılarından korunurlar.

bir dişi 250'ye kadar pembe yumurta üretip erkeğin kuyruğuna bırakarak döllenmelerini sağlar. erkek yaklaşık 9 hafta boyunca yumurtalara özenle bakar. görünümlerinden dolayı ve esaret altında yaşayamamaları nedeni ile yapraklı deniz ejderhaları denmiştir.
devamını gör...

doğum günü çocuğu olan yazar.
yeni yaşın keyif, sağlık, mutluluk getirsin sana.
devamını gör...

boşuna linçlenen burçtur. her şeyi abartmayı seviyoruz.
devamını gör...

kalbiniz ne kadar iyi olursa olsun, sonunda insanlara onların davrandığı gibi davranmak zorunda kalıyorsunuz... *
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

komik gözüküp değerler söz konusu olunca aniden fazlasıyla ciddi olmak.
gidip gelmek de diyebiliriz.
hangisi gerçek, onu allah bilir.
riyakarlık mı denge mi, onu da allah bilir.
devamını gör...

belirli bir görevi ya da görevler bütününü yapan, sınırları kesin olarak belirlenmiş doku grubudur.

aynı zamanda, belirlenmiş bir görevi olan ve bu görevi yerine getirmekle yükümlü kuruluşlar * içinde kullanılır.
devamını gör...

kimilerine göre alkolizmin başlangıcı olsa da en sevdiğim tek kişilik aktivitelerden biridir. ışığı kapatıp, sevdiğin türküler, şarkılar eşliğinde geçmişi düşünmek, geleceğin hayalini kurmak paha biçilemez.
devamını gör...

daha çabuk gideceğe yere varması ve geri dönmesi adına yolcuların arkasından yapılan uğurlama durumu. özellikle ben küçükken bayramlarda anneannemlerin yanıma gittiğimizde biricik anneannemin gözyaşlarıyla ve etraftaki komşularımızın uğurlamalarıyla çok yaparlardı bunu arkamızdan, o zaman anlamazdım pek ama daha sonradan sebebinin en kısa sürede geri dönmek olduğunu anlamıştım. tatlı bi şey ya bence*.
devamını gör...

hangi birini anlatayım sözlük?

zeynep bastık'ın "niye baktın dargın dargın?" demesini mi, sezen aksu'nun " beni hoyrat bir makasla,
ah eski bir fotoğraftan oydular." demesini mi, yoksa ahmet kaya'nın "hep sonradan gelir aklım başıma, hep sonradan," demesini mi? hepsi de acımasız.
devamını gör...

helal kesim ise neden olmasın? islam fıkıhına göre eti yenebilecek hayvanın müslüman biri tarafından kesim işlemine helal kesim deniliyor. bildiğim kadarıyla dinazor etinin haram olduğu ile ilgili bir bilgi yok. hatta osmanlı imparatorluğunda padişahlar tahta çıkarken bir adet dinazor kurban edilir ve o dinazorun kanı padişahın alnına sürülürmüş. rivayetlere göre alnına dinazor kanı sürülen padişah çıktığı her seferi kazanırmış. ıv. mehmet'in viyana'da bozguna uğramasının sebebinin kendisini kan tutması ve alnına dinazor kanı sürdürtmemesiymiş. tahta çıkacağı günün bir gece öncesinde örfi hukuk kurallarını güncellemiş ve dinazor kesimini yasaklamış ve osmanlı imparatorluğu böylece duraklama süreci ve ardından yıkıma kadar gitmiştir.
devamını gör...

çok yapıyorum bunu ben. nasıl kurtulabilirim?*
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim