16 mayıs 2010 fenerbahçe trabzonspor maçı
ama ne gülmüştük diye hatırlatan başlık. 19 kez şampiyon olup 20 kez kutlayan bir takımla 80li yıllardan beri şampiyon olamayan iki loser takımın maçıdır.
devamını gör...
kız istemenin kadınları aşağılaması
yine gelenekselciler toplanmış. kız tarafı kilo kilo altın isteyince yine en çok bunlar ağlıyor. ben anlamıyorum bu ikiyüzlülüğü.
- kızınızı oğlumuza istiyoruz.
- verdik gitti.
arkadaşlar neyi veriyorsunuz? bunun feminist olmakla ya da cihangir solcusu olmakla ilgisi yok. mal mı kadınlar?
bir kadın kiminle evleneceğine kendisi karar verir. sizlerin ya da sizlerin ailesinin o kadının kararına saygı duymuyor gibi bi de ailesinin onayını almanıza zaten gerek yoktur. kız istemiş ama o kim ya bi de size soralım istedik demeye gerek var mı? kızınız beyinsiz o yüzden bi de ailemize biz anlatalım, onun aklı yok çünkü o anlamaz, bakalım siz ne diyeceksiniz der gibi. bi de kızımıza soralım falan diyip biraz medeniyet gördüğünü sanıyor insanlar. sen kızının isteyip istemedigini bilmiyor musun da kızına soruyorsun ayrıca.
bu kadar şova gerek yok. iki aile biraraya gelip tanışabilir çiftler isterse. aileleriniz size saygı duyup oturup bir gün planlayıp yemek organize edemiyorsa ve birbirlerini bu tür cümleler olmadan tanışmıyorsa bunun adı gelenek değil, medeniyet bilmemektir.
hâlâ ben şeyi anlamıyorum. neden gidip aileler efendi gibi oturup tanışamıyor da bunu böyle gürültülü, tuzlu kahveli, gümüş tepsili falan yapıyor. sen çikolatayı gümüş tepsinin içinde götürmediğin için o aile tarafından lanetleniyorsun. bu gelenekse o zaman bu geleneği sorgulamak gerek. bu kadar şova gerek yok evlenmek için dediğim gibi.
kadınların eşlerini seçip ailelerinden izin almadan gidip evlendiği bir ailenin içinde büyüdüm. büyükannem, kızı ve birkaç farklı kadın böyle evlendi. 1980 yılında bile gayet normal görülüyormuş bu durum. hatta büyükannemden başka yılları hesaplayın. ben 5-6 yanındayken o 90 ortalarındaydı. ikinci eşiyle çok uzun yıllar flört edip evlenmiş.
ben mesela şimdi evlenmeye karar versem ailemden izin almadan gidip evlenebiliyorum ve dilersem evlendikten sonra getirip tanıştırıyorum adamı. ve o adam bana ailem seni istemeye gelecek diyor. 40 kişi eve gelecekmiş beni istemeye. ben bunu kabul etmek zorunda olmadigim gibi bir erkeğin benim kadar cesur olmasını istiyorum. benim evliliğim üzerinde herhangi bir insanın söz sahibi olmadığını, beni kimsenin kimseye veremeyeceğini, daha önemlisi bir mal gibi ailemden istenmeyecegimi düşünüyorum. bunu gelenektir diye önüme getiren insanların önüne ailem uzun bir liste koymayı konusuyor. madem gelenek al bakalım bunlar bizim göç ettiğimiz yerin adetleri diye. çünkü insanlar gelenektir geleceğiz diye tutturuyor ve başka kültürlere saygı duymuyor. saçma saçma inatlasiliyor sonra. ne gereksiz şeyler.
kendileri beni isteyince gelenek ama benim ailemin madem öyle al bakalım diyip önce sürdükleri gelenek değil. bu mantıklı geliyor mu size?
yani ikiyüzlülüğe gerek yok. bir insanla 50 yıl beraber yaşamayı planlıyorsunuz ama ailenizi her şeyin içine sokuyorsunuz. biraz dik durun, biriyle evlenmek istiyorsanız evlenin, aileleri çağırın evinize gelsin tanışsın. ailelerin anlaşması o kadar önemli değil. aşiret gibi yaşamanıza gerek yok.
valla bu gelenek diye tutturanlar sahiden az değil. kadın 18 yaşında ailesinin evinden cıkmış, kendi ailesini kurmuş, 6 çocuk doğurmuş, başka şehirde olan ailesini beş yılda bir görmüş ama kendi oğlunun aile kurmasını korku filmi gibi görüyor. gelip oğluyla yaşıyor resmen evliliği. ne kadar ucuz, ne kadar kötü şeyler. aile içinde aile. yemin ediyorum yoruyor bu ülke beni. 50 yıl önce millet görücü usulü evleniyormuş, bunların aileleri 5 yıldır sevişen çift için hâlâ böyle günler planlıyor. valla komiksiniz.
- kızınızı oğlumuza istiyoruz.
- verdik gitti.
arkadaşlar neyi veriyorsunuz? bunun feminist olmakla ya da cihangir solcusu olmakla ilgisi yok. mal mı kadınlar?
bir kadın kiminle evleneceğine kendisi karar verir. sizlerin ya da sizlerin ailesinin o kadının kararına saygı duymuyor gibi bi de ailesinin onayını almanıza zaten gerek yoktur. kız istemiş ama o kim ya bi de size soralım istedik demeye gerek var mı? kızınız beyinsiz o yüzden bi de ailemize biz anlatalım, onun aklı yok çünkü o anlamaz, bakalım siz ne diyeceksiniz der gibi. bi de kızımıza soralım falan diyip biraz medeniyet gördüğünü sanıyor insanlar. sen kızının isteyip istemedigini bilmiyor musun da kızına soruyorsun ayrıca.
bu kadar şova gerek yok. iki aile biraraya gelip tanışabilir çiftler isterse. aileleriniz size saygı duyup oturup bir gün planlayıp yemek organize edemiyorsa ve birbirlerini bu tür cümleler olmadan tanışmıyorsa bunun adı gelenek değil, medeniyet bilmemektir.
hâlâ ben şeyi anlamıyorum. neden gidip aileler efendi gibi oturup tanışamıyor da bunu böyle gürültülü, tuzlu kahveli, gümüş tepsili falan yapıyor. sen çikolatayı gümüş tepsinin içinde götürmediğin için o aile tarafından lanetleniyorsun. bu gelenekse o zaman bu geleneği sorgulamak gerek. bu kadar şova gerek yok evlenmek için dediğim gibi.
kadınların eşlerini seçip ailelerinden izin almadan gidip evlendiği bir ailenin içinde büyüdüm. büyükannem, kızı ve birkaç farklı kadın böyle evlendi. 1980 yılında bile gayet normal görülüyormuş bu durum. hatta büyükannemden başka yılları hesaplayın. ben 5-6 yanındayken o 90 ortalarındaydı. ikinci eşiyle çok uzun yıllar flört edip evlenmiş.
ben mesela şimdi evlenmeye karar versem ailemden izin almadan gidip evlenebiliyorum ve dilersem evlendikten sonra getirip tanıştırıyorum adamı. ve o adam bana ailem seni istemeye gelecek diyor. 40 kişi eve gelecekmiş beni istemeye. ben bunu kabul etmek zorunda olmadigim gibi bir erkeğin benim kadar cesur olmasını istiyorum. benim evliliğim üzerinde herhangi bir insanın söz sahibi olmadığını, beni kimsenin kimseye veremeyeceğini, daha önemlisi bir mal gibi ailemden istenmeyecegimi düşünüyorum. bunu gelenektir diye önüme getiren insanların önüne ailem uzun bir liste koymayı konusuyor. madem gelenek al bakalım bunlar bizim göç ettiğimiz yerin adetleri diye. çünkü insanlar gelenektir geleceğiz diye tutturuyor ve başka kültürlere saygı duymuyor. saçma saçma inatlasiliyor sonra. ne gereksiz şeyler.
kendileri beni isteyince gelenek ama benim ailemin madem öyle al bakalım diyip önce sürdükleri gelenek değil. bu mantıklı geliyor mu size?
yani ikiyüzlülüğe gerek yok. bir insanla 50 yıl beraber yaşamayı planlıyorsunuz ama ailenizi her şeyin içine sokuyorsunuz. biraz dik durun, biriyle evlenmek istiyorsanız evlenin, aileleri çağırın evinize gelsin tanışsın. ailelerin anlaşması o kadar önemli değil. aşiret gibi yaşamanıza gerek yok.
valla bu gelenek diye tutturanlar sahiden az değil. kadın 18 yaşında ailesinin evinden cıkmış, kendi ailesini kurmuş, 6 çocuk doğurmuş, başka şehirde olan ailesini beş yılda bir görmüş ama kendi oğlunun aile kurmasını korku filmi gibi görüyor. gelip oğluyla yaşıyor resmen evliliği. ne kadar ucuz, ne kadar kötü şeyler. aile içinde aile. yemin ediyorum yoruyor bu ülke beni. 50 yıl önce millet görücü usulü evleniyormuş, bunların aileleri 5 yıldır sevişen çift için hâlâ böyle günler planlıyor. valla komiksiniz.
devamını gör...
birçok yazarın başlıkların altına edebi ve biraz da depresif tanım girme sebebi
bir çeşit arınma. günlük yaşantımda anlatamadığım ama anlatmak istediğim birçok şeyi burada ifade etme fırsatı buluyorum. normalde insanlara gösterdiğimden çok daha karamsar bir yanım var. açıkçası çevremdeki kimsenin bunları dinlemek istemeyeceğini de biliyorum. yani hem anlatmış oluyorum hem de direkt olarak bir kişiye anlatmış olmuyorum.
devamını gör...
şarkılarda geçen şiir tadında cümleler
şiir gibi keyif veren şiire benzeyen şarkı sözleridir.
biz bu son baharda buluşacaktık
bahar geldi geçti, sen gelmez oldun
biz bu son baharda buluşacaktık
bahar geldi geçti ah, sen gelmez oldun .
biz bu son baharda buluşacaktık
bahar geldi geçti, sen gelmez oldun
biz bu son baharda buluşacaktık
bahar geldi geçti ah, sen gelmez oldun .
devamını gör...
alttaki yazara bir mesaj bırak
an'dayım çok teşekkürler. iyilikler dilerim kuzguncuktaki vişne. bir sonraki yazara bulutlar dilerim bembeyaz hayal dolu , güneş dilerim aydınlık yılları/yolları aydınlatan ve kalbini ısıtan. gönlünce yaşamanı dilerim gönülden. *
devamını gör...
öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler
eskiden renklerin yön ifade etmesi
kara=kuzey, kızıl=güney, gök=doğu, ak=batı
küçükken atatürk neden ilk hedefiniz akdeniz diyor da egeye gidiyor diye kafayı kurcalardım öğrendik ki
akdeniz batıdaki deniz manasındaymış, ege denizi ismi pek geçmezmiş o vakitler.
kara=kuzey, kızıl=güney, gök=doğu, ak=batı
küçükken atatürk neden ilk hedefiniz akdeniz diyor da egeye gidiyor diye kafayı kurcalardım öğrendik ki
akdeniz batıdaki deniz manasındaymış, ege denizi ismi pek geçmezmiş o vakitler.
devamını gör...
8 mart dünya emekçi kadınlar günü
kadın tanrının insan halidir...
kırılgan, hassas ve kendini bildiğinden beri yüreğinde bitmek tükenmek bilmeyen bir sorumluluk duygusunu taşıyan, ana olan, kardeş olan, yar olan ve yardımcı olan varlığıyla hayatımızı önemli kılan tüm kadınların kadınlar günü kutlu olsun. hayatı bize biraz daha katlanılabilir kıldığınız, görmediklerimizi gördüğünüz, bizim olmaz dediğimizi oldurduğunuz, bırakıp gittiğimizde arkamızı topladığınız için sonsuz teşekkürler. siz ki kurtuluş savaşında cepheye mermi taşıdınız, siz ki sıcağın altında tarlada çalışıp çocuğunuza baktınız, usanmadan bıkmadan hayat mücadelenize bize rağmen devam etmek hırsını gösterdiniz, dünyadaki bütün çiçeklerden daha güzel ve ışıl ışılsınız. kırılgan kalplerinizden özgür güvercinler havalanması umuduyla, yanımızdan hiç eksik olmayın…
saygılarimla.
kırılgan, hassas ve kendini bildiğinden beri yüreğinde bitmek tükenmek bilmeyen bir sorumluluk duygusunu taşıyan, ana olan, kardeş olan, yar olan ve yardımcı olan varlığıyla hayatımızı önemli kılan tüm kadınların kadınlar günü kutlu olsun. hayatı bize biraz daha katlanılabilir kıldığınız, görmediklerimizi gördüğünüz, bizim olmaz dediğimizi oldurduğunuz, bırakıp gittiğimizde arkamızı topladığınız için sonsuz teşekkürler. siz ki kurtuluş savaşında cepheye mermi taşıdınız, siz ki sıcağın altında tarlada çalışıp çocuğunuza baktınız, usanmadan bıkmadan hayat mücadelenize bize rağmen devam etmek hırsını gösterdiniz, dünyadaki bütün çiçeklerden daha güzel ve ışıl ışılsınız. kırılgan kalplerinizden özgür güvercinler havalanması umuduyla, yanımızdan hiç eksik olmayın…
saygılarimla.
devamını gör...
hi my i run
girmiş olduğum başlığın kategorisini düzeltir misiniz diye yazdım, tabi hocam diye yazdı.
hem ilgili hem saygılı.
(bkz: ideal moderatör)
sevdim onu.
hem ilgili hem saygılı.
(bkz: ideal moderatör)
sevdim onu.
devamını gör...
covıd-19'u yok eden eldivenler
koronavirüs dahil olmak üzere virüsleri ve bakterileri öldüren eldivenler hayal edin. şimdi böyle eldivenlerin gerçekten var olduğunu hayal edin. *
elephantskin, avusturyalı rafael reifeltshammer (34 yaşında) tarafından tasarlanan bir eldivenin adıdır. tek kullanımlık eldivenlere bir alternatif haline gelmeli ve covıd-19 virüsü dahil bakteri ve virüslerin bulaşmasını etkili bir şekilde azaltmalıdır. eskiden profesyonel bir futbolcu olan genç bir girişimci, geçen ilkbaharda, koronavirüs salgınının başlangıcında eldiven fikrini aldı: "pek çok insan, virüsün yüzeylerden bulaşmasını önlemek için tek kullanımlık eldiven kullanıyor - dükkanlarda, toplu taşıma araçlarında," diyor reifeltshammer. bu nedenle, yüzeyindeki virüs sayısını azaltan yeniden kullanılabilir bir eldiven geliştirdi: “elephantskin eldivenleri dezenfekte etmek için kullanılan teknoloji, geçen yıl başarıyla geliştirildi. bu benzersiz bir teknolojidir. "
pamuk eldivenin yüzeyine bakteri yok edici etkiye sahip gümüş iyonları uygulanır. eldiven bu etkiyi kaybetmeden en az 30 defa yıkanabilir.
teknolojinin etkinliği, hohenstein tekstil test enstitüsü tarafından test edilmiş ve onaylanmıştır. elephantskin'e göre eldiven yüzeyindeki virüs ve bakterilerin% 95'inden fazlası sadece birkaç dakika içinde yok oluyor. böyle bir icadın fiyatı küçük - 13 €. dezenfektan etkisi olan eldivenler yakında alman süpermarketlerinde görünecek.
kaynak.
elephantskin, avusturyalı rafael reifeltshammer (34 yaşında) tarafından tasarlanan bir eldivenin adıdır. tek kullanımlık eldivenlere bir alternatif haline gelmeli ve covıd-19 virüsü dahil bakteri ve virüslerin bulaşmasını etkili bir şekilde azaltmalıdır. eskiden profesyonel bir futbolcu olan genç bir girişimci, geçen ilkbaharda, koronavirüs salgınının başlangıcında eldiven fikrini aldı: "pek çok insan, virüsün yüzeylerden bulaşmasını önlemek için tek kullanımlık eldiven kullanıyor - dükkanlarda, toplu taşıma araçlarında," diyor reifeltshammer. bu nedenle, yüzeyindeki virüs sayısını azaltan yeniden kullanılabilir bir eldiven geliştirdi: “elephantskin eldivenleri dezenfekte etmek için kullanılan teknoloji, geçen yıl başarıyla geliştirildi. bu benzersiz bir teknolojidir. "
pamuk eldivenin yüzeyine bakteri yok edici etkiye sahip gümüş iyonları uygulanır. eldiven bu etkiyi kaybetmeden en az 30 defa yıkanabilir.
teknolojinin etkinliği, hohenstein tekstil test enstitüsü tarafından test edilmiş ve onaylanmıştır. elephantskin'e göre eldiven yüzeyindeki virüs ve bakterilerin% 95'inden fazlası sadece birkaç dakika içinde yok oluyor. böyle bir icadın fiyatı küçük - 13 €. dezenfektan etkisi olan eldivenler yakında alman süpermarketlerinde görünecek.
kaynak.
devamını gör...
asla yapamam dediğiniz meslekler
olmaz olmaz demem hiç , 3 yıl iç çamaşırı bile sattım. babam her gece anneme , ben kendime oğlu don satıyor dedirtmem , sen söyle ben söylersem kalbini kırarım kendine başka iş bulsun demişliği bile vardır.
devamını gör...
hayattaki en büyük motivasyon kaynağı
(bkz: ölüm)
arabesk edebiyatı bağlamında yapmadım bu tanımı. bir gün öleceğinin bilinciyle yaşamanın belli açılardan insanları hayata daha fazla bağladığını düşünüyorum.
arabesk edebiyatı bağlamında yapmadım bu tanımı. bir gün öleceğinin bilinciyle yaşamanın belli açılardan insanları hayata daha fazla bağladığını düşünüyorum.
devamını gör...
mutfakta sinir eden durumlar
hamam böceği ile karşılaşmak.
devamını gör...
olmak istenen cansız varlık
sandalye olmak isterdim. düşünsene üstüne oturan tüm ...lere rağmen ayakta duruyorsun.
devamını gör...
ismet özel
şair-i azam.
'gelin bir pazarlık yapalım sizinle ey insanlar! bana kötü bana terkettiğiniz düşünceleri verin o vazgeçtiğiniz günler, eski yanlışlarınız ah, ne aptalmışım dediğiniz zamanlar onları verin, yakınmalarınızı artık gülmeye değer bulmadığınız şakalar ben aştım onları dediğiniz ne varsa bunda üzülecek ne var dediğiniz neyse onlar boşa çıkmış çabalar, bozuk niyetleriniz içinizde kırık dökük, yoksul, yabansı verin bana verin taammüden işlediğiniz suçları da. bedelinde biliyorum size çek yazmam yakışık almaz bunca kaybolmuş talan parayla ölçülür mü ya?'
ideolojik söylemleri nedeniyle şairliğine büyük haksızlık edilen, 'büyük türk şairi.'
'gelin bir pazarlık yapalım sizinle ey insanlar! bana kötü bana terkettiğiniz düşünceleri verin o vazgeçtiğiniz günler, eski yanlışlarınız ah, ne aptalmışım dediğiniz zamanlar onları verin, yakınmalarınızı artık gülmeye değer bulmadığınız şakalar ben aştım onları dediğiniz ne varsa bunda üzülecek ne var dediğiniz neyse onlar boşa çıkmış çabalar, bozuk niyetleriniz içinizde kırık dökük, yoksul, yabansı verin bana verin taammüden işlediğiniz suçları da. bedelinde biliyorum size çek yazmam yakışık almaz bunca kaybolmuş talan parayla ölçülür mü ya?'
ideolojik söylemleri nedeniyle şairliğine büyük haksızlık edilen, 'büyük türk şairi.'
devamını gör...
harley davidson
harley-davidson amerika merkezli motorsiklet şirketi olup,
iki kurucusunun william harley ve arthur davidson'ın soy isimlerinden marka oluşturulmuştur.

merkezi milwaukee de bulunan şirket
dünyanın en büyük motor üreticisi haline gelmiştir.abd ordusuyla yapmış olduğu anlaşmalar sonucu yüksek kazançlar elde etmiştir.

şirket ceo su james l. ziemer dır.
ziemer 30 nisan 2005 tarihinde şirketin ceo'su olmuş,
görevine başlamadan önce aralık 1990'dan nisan 2005'e kadar şirketin başkan yardımcısı ve finans direktörlüğünü yapmıştır.
harley-davidson 1918'den 1920'ye kadar yıllık 20.000'in üzerinde motor üretmiş ve 1921'de 11.000'e düşen üretimini
1929 yılında 24.000'e kadar çıkarmıştır.
1936 yılında firmanın kurucuları tarafından tasarlanan 1000cc'lik el modeline
hog adı verilmiştir.

[[alıntı]]
1933 yılında kartal tasarımı, büyük benzin depolarına yapılmıştır bu, harley davidson grafik tasarımlarının başlangıcını belirledi (özel sipariş boya işçilikleri hariç olarak).
bu stil kararı, büyük buhran'ın sebep olduğu düşük satış rakamlarını canlandırmak için yapılsada
artık firmayı temsil edecek, insanlar baktıkları zaman karşısındakinin bir harley davidson olduğunu anlayacakları bir simgeye gereksinim duymaya da başlamıştı.

günümüzde harley davidson'ların ayırt edici özelliklerinden biri olan 'bar and shield' logosu, bu kurumsallaşma arayışlarının bir sonucu olarak 1910 yılında doğmuştur.
45 derecelik v-çift silindirli motor ve kendine has çalışma ritmi,
1909'dan beri firmanın imzası oldu.
1935'de sunulan knucklehead'den beri her motor,
silindir kafasının görünümüne göre isimler aldı.
bunların aralarında en bilinenleri 1952 flathead, 1957 ıronhead, 1966 shovelhead, 1984 blockhead ve 1999 fathead bulunmak.
son yılların en popüler bilgilendirmesi ise
harley-davidson, h-d1 ile kişiselleştirmeyi standartlaştırdı ve sürücülerin fabrika çıkışlı custom motosikletler alabilmesini sağladı.
eddie krawiec, 2011 sezonunda harley-davidson'un beşinci drag yarışı ünvanını kazandı.

[[/alıntı]]
kültürünü tarhini tanıtmak amacıyla
harley davidson parçaları ve eşyalarından oluşturulmuş rakipsiz bir koleksiyon meydana getirmiştir.
koleksiyon internet sitesi üzerinden de incelenebilir.
bir dönemin efsanesi olarak kalmadan her kuşağa hitap ettiği tasarımları ile özünde klasik haline gelmiş markadır.
devamını gör...
yazarların bıktığı durumlar
sıkılmaktan, beklenen değişimin gelmemesinden, dönüp dolaşıp aynı yere gelmekten, aynı şeyleri yapmaktan, aynı kelimeleri kullanmaktan, şu an bunları yazmaktan...
devamını gör...
örnek vatandaş (yazar)
sözlüğün kütüphane beyni olduğunu düşündüğüm, öğretici ve öğrenici kişidir. aynı zamanda çok da hoşsohbet bir arkadaş ve galatasaraylı, daha ne olsun. bir mahlasın hakkı bu kadar güzel verilemezdi. var olsun. tanımları bol olsun.
devamını gör...
kediler konuşabilse sorulacak sorular
neden mart?
devamını gör...
kadıköy’de donarak ölen evsiz
haber yapmak için cehapenin adamları koymuştur.
sokakta kalan kimse yok.
çöpte yemek arayan da yok.
hepsi cehapenin oyunu.
sokakta kalan kimse yok.
çöpte yemek arayan da yok.
hepsi cehapenin oyunu.
devamını gör...
