fizik sınavından 01 almıştım. o kadar soruyu cevaba geçirip ismimi de doğru bir biçimde yazmıştım oysa ki.
devamını gör...

her yazarın ezberlemesi gereken and.

kafa sözlük yazarlık andı

kafa sözlük formatı ve kurallarına ve yoldaş benjamin franklin'in ilke ve inkılaplarına sadakatla bağlı kalacağıma, tanımlarımın sonuna nokta koyacağıma, entry değil tanım gireceğime, kafa sözlük'e karşı görev ve sorumluluklarımı bilerek bunları davranış halinde göstereceğime namusum ve şerefim üzerine yemin ederim.
devamını gör...

bu akşam itibarı ile sözlüğün yol ayrımına geldiğini düşünüyorum. açılan başlıklar yüzünden insanların birbirlerine düşmanca yaklaşımları bugün ki kadar ayyuka çıkmamıştı.

gördüğüm kadarı ile iki grup var. bunlardan birincisi dini kendi tekeline almış sağa sola hakaretler yağdıran eblehler oluşumu.

ikinci grup ise kendini ilim irfan sahibi zannederek, dinlere ve inançlı insanlara saldırmakta beis görmeyen moronlar sürüsü.

hiç birinin incir çekirdeğini doldurabilecek bir tartışma ortamının içinde olmaması ise cabası. bir tane elle tutulacak konuda tartışmıyorlar. insanlara değer katabilecek karşıt bir tartışmanın altına imza atamıyorlar. varsa yoksa hakaret. varsa yoksa birbirlerine kin kusma ritüelleri.

yahu bu kadar kini içinizde nasıl taşıyorsunuz siz ? ağır gelmiyor mu ?

neyse asıl mevzu şu; eğer gidişat bu olursa ve tek bildikleri birbirlerine kin kusmak olan bu iki ebleh sürüsü, sözlüğün akışını domine etmeye başlarsa, ne yazık ki, kafa sözlük teslim bayrağını çeker.

bu olanları izlemek sözlüğün malum sözlüğe dönüşmesinin taşlarını itina ile döşemekten başka bir şey olmaz. insanların birbirini aşağılaması, birbirlerine hakaretler yağdırması vesaire ''özgürlük'' falan değil. bunun arkasına saklanıp, ağız ishali olmuşçasına içinizdeki nefreti dökmeye çalışmanız da, inanın mide bulandırıcı.

burası inanan/inanmayan insanların, inanç/inançsızlık üzerine tartışmalarını düzgün bir biçimde kendi birikimleri ve üsluplarına göre yaptığı bir mekan olamayacaksa, kimse kusura bakmasın malum sözlüğün küçük bir klonu olmaktan öteye gidemez.

bu saçma işe soyunan arkadaşlara da şunu söylemek istiyorum; zaten sizin gibilerin her gün birbirine küfürler yağdırdığı bir platform var. neden buradasınız ? neden burayı da oraya benzetme çabası içerisindesiniz ? derdiniz ne ki ? gidin pisliğinizi orada ortaya dökün. nasıl olsa o mecranın alameti farikası bu. hem orada sizi kimse yadırgamaz. aslanım, koçum der sırtınızı sıvazlarlar.

uzun lafın kısası sözlüğün şirazesi kayıyor. umarım görmesi gerekenler durumu görür ve önlem alır. yoksa yandı gülüm keten helva.
devamını gör...

pazartesi günü bundan güzel bir haber olamazdı. teşekkürler azrailll.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

-devlet sanatçısı" teklifi almadınız mı?
-devlet benim ödülümü sıkıyönetim dönemlerinde tırnaklarımı çekerek verdi!
-kaç yıl yattınız?
-peyder pey beş yılın üstünde.
-çok işkence gördünüz mü peki?
-çook. benim mesela gördüğüm iskenceden
dolayı on tırnağımın onu da düştü.
-çektiler mi?
-falakalardan tabanlarıma vurdukları o sert
cisimle tümden uldu!
-uldu’mu?
-uldu tabir ederiz.
-çürüdü tırnaklarım, çekmek zorunda kaldılar.
-başka?
-ayağımdan asılmalar, cereyan vermeler, gözü bağlı olarak her türlü hakaretlere maruz kaldım. ama bir gün ben kalkıp o sopadan bahsetmedim.
-neden?
-çünkü o bahsetmem gereken sopa devletin kendi sistemiydi.
-daha sonra türkülerinizden etkilenip özür dileyen işkenceci oldu mu?
-hayır. aksine o kadar işkence çekmeme rağmen özür dilemesi gerekenler benim devletten özür dilemem gerektiğini söylediler!
-pişmanlık duydunuz mu hiç?
-eğer pişmanlık duysaydım aşık mahzuni şerif olmazdım.
-ne soruyorlardı..?
-en çok alevilerin hangi örgüte bağlı olduklarını soruyorlardı. alevi oluşum suçumu daha çok arttırıyordu benim. bir de deniz gezmiş’lerin dönemindeki yürüyüşlere sazımla katılmama bozuluyorlardı.
-peki bunca acı, işkence, dışlanma korkusu sizi "uslandırma" dı mı?
-aksine daha da bileyledi. çünkü eğer gerçekten halk ozanıysanız yasadığınız toplumsal gerçeklere dikkat çekmek ve o acıları paylaşmak zorundasınız.
aşık mahzuni şerif
yaşadığımız çağın pir sultan'ı aşık mahzuni şerif'in anısı önünde saygıyla eğiliyorum ..
devamını gör...

çene kaslarım zayıf olduğu için*, şeklinde cevaplayacağım sorudur.

sevmemekten öte konuşmaktan çenem yoruluyor.*
devamını gör...

aklımın kalbime sürekli söylediği sözlerden biridir.
devamını gör...

sid: ben anne oldum. (ama le harfi içten söylenecek)
devamını gör...

sabahul hayr pıtırcıklar*

neymiş efendim kişi geceleri sebepsiz yere uyanıyorsa(kabus vs.degil) spiritüel* uyanıştaymış.

manyak mısın ruhum sen? uyanmak değil uyumak istiyorum belki ben.dış minnaklara gözümü kapalı tutmak istiyorum.ama yok! 3-4 dedin mi o gözlerin kepengi* açılacak.

neyse yine çiçek gibiyiz.*
güzel günler.

devamını gör...

şimdikinden farksız. ulan sanki son 1 senedir yaşadığımız hayat hayattı da bu 17 günde hayatımız kayacak.
devamını gör...

bu kadar az kadın yazar yok biliyorum.
hihihi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yeni dönemin ilk yayını, bekliyoruz, iştirak edeceğiz, dinliyeceğiz, sorgulayacağız, güzel vakit geçirip güzel şarkılara kulak kabartacağız.

(bkz: ne mutlu bize)

ve şimdiden iyi yayınlar, başarılar.
devamını gör...

tabi o zamanlar ön dişler yok
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kafa sözlük değişir, okuyucusu da değişir, hatta bir gün olur yazarları da değişir, ama kafa sözlük bağımlılığı değişmeyen tek şey olur. yaklaşık 7 ayımı verdiğim kafa sözlük'ün aynı bağımlılıkla yeni nesil gençlerin ilgisini çektiğini görmek bir anlamda sevinçlerin en güzeli ve özeli.
devamını gör...

fransızca'da 80 sayısı için bir kelime yoktur. bunun yerine kabaca dört-yirmi anlamına gelen quatre-vingts kelimesi kullanılır.
devamını gör...

bir düşüncem yüzünden idam ediliyorsam "fikirlerime iyi bakın" derdim.
devamını gör...

çoğu zaman kendi kanında boğulmak gibi hissettirir ama alışıyor insan bir süre sonra. kötü olan da bu ya! insan her şeye alışıyor, ölüm fikrine bile.
devamını gör...

en zayıf anında bırakıp gideceğini düşünerek yaşa.
devamını gör...

on birinci mektup

"korkuyorum. ölmekten mi? hayır, yokluktan. ölmek nihayet birkaç dakikalık mesele. yürümek, uyumak gibi basit bir şey. ama yokluk; ölüm. evet, ölmek ve ölüm ayrı şeyler bence. biri sonun başlangıcı biri de son ve yokluk. ölmekte şiir var, duygu var, anlam var. ölüm, sadece karanlık, boşluk, anlamsızlık.

doğmak başlangıcı yaşantımızın ve çilemizin. ölmek sonu. ölümse; öldükten sonraki zaman. o dizgin vuramadığımız at, o asla sahip olamadığımız kadın.

ölmek elimizde, ölüm tanrının sırrı, bedeli var oluşumuzun.

ölümsüz olmalıydı ölmek dünyada. insan dilediği anda ölmeli, dilediği anda yaşamalıydı.

ölümün gelmesini bekleyenler, ölmeyi bilmeyenlerdir. yaşamamız tanrının bileceği bir şey, zamana hükmeden o, ölüme hükmeden de o. yalnız ölmek bizim.

bu tek hakkımızı da suç saymış bizden önce gelenler. suç işlemişler, günah demişler. yaşatmışlar yaşamışız, öldürmüşler ölmüşüz. nerede kaldı bizim üstünlüğümüz? insanlığımız, zekâmız nerede kaldı?

bitkiler, hayvanlar diledikleri zaman ölemiyorlarsa insan olmadıkları içindir. ölmek asla şerefsizlik değil, hele korkaklık hiç değil. yalnız yaşamaktan korkanlar, yılgınlar mı ölmek isterler sanıyorsun?

cesaret başkalarına kötülük etme pahasına da olsa yaşamak mı? cesaret, sürekli bir aldanmaya boyun eğmek mi? durmadan aldatmak mı cesaret?

kötü, korkunç bir dünya üzerinde yaşıyoruz. bütün çabamız kendi kendimizi bitirmek ve son vermek insan nesline. öyleyse bir adam eksilmiş olsa bu şuursuz kalabalıktan ne çıkar?

hatırlıyor musun? bir şiirimde:

"bir yere kadar yaşamak güzel
ama bir yerde ölüm güzel oluyor"

demiştim.

işte bu gün, ölümün o güzel olduğu yerdeyim... *


seslendirme olarak da bulunca eklemek istedim...
buradan
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim