dijital ayak izi, internet kullanımında geride bıraktığınız tüm izleri ifade eder. yaptığınız her işlem bir iz bırakır ve bu izler saklanıp paylaşılabilir. herkesin ama özellikle çocukların bilgilendirilmesi gereken bir konudur.
devamını gör...

diğer narenciye türlerinin aksine güney ve doğu asya kökenli olmayıp karayip kökenlidir. 17. yüzyılda avrupa'ya karayipler'den getirilmiştir.
devamını gör...

en sevdiğim yunan tanrısı.
ah pelgas cigoladalı bastamm.
devamını gör...

küçükken, önce kenarlarındaki bisküvisini kemirip jöleli kısmını sona saklamaya bayıldığım, güzel mi güzel, yılların eskitemediği lezzet.
devamını gör...

hz. isa'nın, göze göz inancı bütün dünyayı kör bırakır, sözü.
devamını gör...

ayna grubunun solisti erhan güleryüz gibi meçhul bir şarkıcı olarak ortaya çıkmış ardından patlama yapmış gökçe kırgız şarkısıydı.

devamını gör...

yanında olduğum güzel yürekli esnaftır.
yapabileceğimiz ne varsa...
devamını gör...

çok net bir şekilde yorucu kitaptır. ben zaten joyce'a takığım. abicim tamam çok büyük yazarsın falanda oradan oraya, oradan oraya derken bildiğiniz balataları sıyırıp, motoru yakma moduna geliyorsunuz. irlanda meselesi zaten değişik yani bu konuda notları falan sonraki görüşlerinden biraz farklı. o farklı görüşleri algılamak içinde 3-5 takla atıp sonra allah seni bildiği gibi yapsın bu muydu diyorsunuz ki ben irlanda direniş tarihine de ilgiliyimdir. mevzu hakkında hiç bir şey bilmesek adam bizi sulu götürüp susuz getirecek. kaldı ki bu görüşleri ile sonraki görüşleri arasında ciddi fark var. benim bağrım irlanda mevzusundan ötürü yandığı için direkt konuya oradan daldım.* yani o dönem bazında kendisini dil bilim, felsefi karmaşa ve estetik kaygılara kaptırdığı için sağlıklı analiz yapamadığını düşünüyorum.* yoksa şu garip tosbağaya ''hadi oradan be! sen de mi brütüs !''dedirtmezdi.* bir de mangan'dan ne istedin be abicim? neyse kapatalım şu irlanda mevzusunu tüylerim diken diken olacak. netice olarak sonrasında doğru yolu buluyor. **

bunun dışında özellikle şiir ve felsefe ile ilgili tespitler, rönesans'a bakış açısı falan artı değer katıyor. hakkını yiyemem. ve özellikle en sevdiğim tespiti hayal gücü ile ilgili olan tespiti oldu ki o noktada işte budur diyerek, ayağa kalkıp, ellerim patlayana kadar alkışladım kendisini. bizim gibi kurgu eserleri seven ve varlığına şükreden insanların baktığı zaviyeden meseleye bakmasıyla irlanda konusunu biraz affettirmiş olabilir. özel dikkat isteyen bir kitap özetle. insanolunbiraz'da bahsetmiş zaten. benim naçizane tavsiyem okuma disiplinine sahip değilseniz methini falan duyup hiç bulaşmayın. öbür türlüsünde muhakkak okuyun derim bir şekilde heybenize bir şeyler atmış olursunuz.
devamını gör...

sürekli kendinden veya sahip olduğu bir şeyden bahseden insanlar. bozup da kalbini kırmayayım diye aynı ortamda bulunmayı tercih etmem böyleleriyle.
devamını gör...

emlakçı..
devamını gör...

2 tane büyük savaşa rağmen ayakta kalmayı başarıp şu an dünyanın 4. en büyük ekonomisi olan ülke. sömürgesi de yoktu bu ülkenin. ingiltere, fransa gibi ulkeler sömürmesine rağmen almanya ekonomisini geçemedi.

bilemiyorum altan. evet.
devamını gör...

kişiye pek bir kazanç sağlamayacak işlerin peşinden gitmek, gerçekçi olmayan hedefler peşinde koşmak gibi anlamlara gelen ifade.

pumalar avlarını kovalarken, avın çeşidine göre, onu kaybederken harcayacakları enerjiyi ayarlarlar. bu da onların avlanırken aklını etkili bir şekilde kullanan hayvanlar olduğunu gösterir. eğer aptalca davranan bir puma görseydik, bunun tam tersini yapıyor olurdu. işte bu nedenle bu tabir bu şekilde isimlendirilmiş.
devamını gör...

normal sözlük kitap edebiyat kulübü ile sohbetini gerçekleştirdiğimiz 7. kitap.

ayrıntılı bir inceleme girebilmek için kitabı bir kez daha okumam gerekiyor, tam odaklanamamıştım çünkü. yine de biraz uzun bir tanım olacak fakat bu esere değer.

fyodor mihayloviç dostoyevski'nin yazdığı kitap iki bölümden oluşuyor. ilk kısmı felsefik iken ikinci kısmı öykü türünde.

kitaptaki anlatıcının bir ismi yok, asla öğrenemiyoruz. dostoyevski, bu ismini bilmediğimiz karakter aracılığıyla hayattaki neredeyse her şeyi sorguluyor. karakterin ismi yok çünkü o karakter sensin, benim, biziz, onlar! hepimizin karanlık tarafı yani gölgesi/shadow'u yok mu? hepimiz yeraltından daha doğrusu bilinçdışımızı temsil eden mahzenimizden sorgulayarak, acı çekerek çıkmaya çalışmıyor muyuz? hatta yorulup pes ediyoruz. kimi zaman bunun farkında bile değiliz. karakter birçok şeyin farkında olduğunu söylese de o da bazı şeylerin farkında değil aslında.

pek ciddiye alınmayan, görmezden gelinen biri karakterimiz. gözlem yeteneği gelişmiş bu yüzden. insanlarla fazla iletişim kurmadığından genelde gözlemleyip onları fazlaca eleştiriyor. aslında kendisini eleştiriyor. siniri de bundan. fark edilmek, dikkate alınmak, birkaç tatlı söz duymak istiyor. herkesi eleştirirken aslında kendinde sevmediği şeyleri o kişilerde gördüğü için dayanamadığını fark etmiyor. ayrıca, küçümsendiğini, kendisine tiksintiyle bakıldığını söylüyor fakat o da insanlara küçümseyen gözler ve fikirlerle bakıyor. buna psikolojide projection yani yansıtma diyoruz. kısaca, kendimizde sevmediğimiz şeyleri başkasına atfetmek anlamına geliyor. tam bir savunma mekanizması yani. bu mekanizmayı bizimle tanıştırdığın için teşekkürler sigmund freud! yukarıda shadow demişken seni anmazsak olmaz carl gustav jung!

ilk bölümde dikkatimi çeken kısım, anlatıcının duvar ile ilgili söyledikleri oldu. ''şüphesiz böyle bir duvarın hakkından gelmeye gücüm yetmezse boşu boşuna yırtınacak değilim, ama karşımda gücümün yetmediği bir taş duvar var diye büsbütün boyun eğmeye de razı olamam.''

bu kısım tam bir sistem eleştirisi. hatta haruki murakami, gazze- israil çatışması zamanında israil'de ödül konuşması yaparken yumurta-duvar metaforunu kullanarak yaptığı konuşmasında ''yüksek taş bir duvar ile o duvara çarpıp kırılan bir yumurta varsa, ben her zaman yumurtadan yanayım. evet, duvar ne kadar doğru, yumurta ne kadar yanlış olursa olsun ben yumurtanın yanındayım. çünkü her birimiz bir yumurtayız. her birimiz kırılgan kabuğumuzun içinde nadide birer ruhuz... ve hepimizin karşısında bir duvar var. bu duvarın adı sistemdir.'' derken öncesinde kesinlikle dosto'nun yeraltından notlar'ından etkilenmişti. söz konusu konuşma.

keyifli okumalar, fakat bu kitap da okunmak için doğru zamanı bekleyen eserlerden. yoksa ilk bölümde sıkılıp bir kenara atabilirsiniz*. bunu hak etmiyor olsa da ilk bölümü okurken sıkılan kişileri de asla eleştiremem.
devamını gör...

tab edilmemiş yaslardan geçiyoruz kaç zamandır
adettir çünkü yazıldığı gibi ölünür burada
ışık şiirden yükselirse
yanık kokuları yusufiye'dir
doğudan gelenlerin hepsi bize hatıra
bir ölünün ardından bakakalmak gibiyiz
bazı ikindiler hep böyledir, sen bize aldırma

adımızı tahtaya yazıyorlar, pek konuşmuyoruz oysa
yine de çok yakışıyoruz tahtaya
bazı ikindiler hep böyledir
yazıldığı gibi ölünür, sen bize bakma

gösterdiğin yolda hiç durmadan yürüyeceğime

güven adıgüzel - holosko artı bir miktar yara
devamını gör...

kimse sevdiği için birşey yapmak için gocunmaz. asıl sorun aynı tas çorbayı bir kadının önüne koymaya gocunmaktır.
devamını gör...

hiç bisikletim olmadı. içimde kaldı zaten. her bisiklet hikayesini okurum.
devamını gör...

beynin her iki hemisferini * birbirine bağlayan anatomik bölgedir. hemisferler arasında bir duble yol, bir ara bulucu gibi görev yapar. oldukça fazla nöral liflere sahiptir.
devamını gör...

bu dünya için fazla iyi bir adamsın.
devamını gör...

cenaze evi yemeği. annem ölecek ve yalandan taziyeye gelen akbabaların pardon akrabaların karnını doyuracağım öyle mi? s..tirin gidin evinizde yiyin yemeğinizi. bir de her cenaze evinde böyle kenarda köşede toplanıp sohbet ederken gülüşen, bambaşka meselelerden bahseden puştlar vardır. öyle geleneğin de kültürün de akrabanın da eşin dostun da ta a..na koyayım. gelmeyin lan cenazeye.
devamını gör...

havuçlu soda'nın saçları uzamıştır. kafasının tepesinde kıl bitmeyen babasına döner ve sohbete başlar:

- baba, berbere gideyim diyorum da...
+ git tabi, papaz gibi oldun iyice.
- nasıl kestireyim peki?
+ nasıl kestirmek istiyorsun?
- senin gibi kestiririm diye düşündüm...
+ benim gibi nasıl oluyor?
- üstler boş, yanlar az.

babam o arada anneme dönerek:
+ büyüdü de dalga geçiyor p.zevenk!
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim