zaman tüneli
yazarların kırmızı çizgileri
dudaklarım. kırmızı renkte
devamını gör...
müzik
nimetlerdendir.
devamını gör...
yazarların kırmızı çizgileri
çay için kelle alır, kelle veririz.
devamını gör...
aziz cuthbert incili
insan yazımı hadis kitabıdır ve gerçek incil ile hiçbir alakası yoktur.
bilindiği üzere şu an için elimizdeki tek gerçek kutsal kitap kuran'dır: (bkz: kuran'ın piyasadaki incilleri düzeltmesi)
bilindiği üzere şu an için elimizdeki tek gerçek kutsal kitap kuran'dır: (bkz: kuran'ın piyasadaki incilleri düzeltmesi)
devamını gör...
kadın
devamını gör...
dünya hassas kalpliler için cehennemdir
yıllardır sosyal medyada gördüğüm bu söz beni başta fazlasıyla itiyordu kendinden. çünkü sosyal medyada kendini “tatlı, ‘ponçik’, ‘minnoş’” gören insanlar vardır ve böyle olmanın “havalı” olduğunu savunurlar. bu sözü genellikle onlar kullanırlardı ve gerekçelerinin altı fazlasıyla boştu. “canım tatlı çekti ama sevgilime kıyamadığım için almaya göndermedim, bu dünya hassas kalpliler için cehennem” tarzı kullanımlara şahit oldum bolca…
gelgelelim son birkaç yıldır bu cümlenin aslında ne kadar doğru ve incitici olduğunu fark ettim. çünkü insan yaş aldıkça ve deneyimledikçe anlıyor bazı duyguları. ben çok fazla düşünen, irdeleyen, kendimde hata arayan, öz beğenisi olmayan biriyim. dolayısıyla aynı ortamda olduğum birinin yüzü düşse “acaba ben mi bir kusur işledim, fark etmeden kıracak bir şey mi söyledim” diye haftalarca kendimi yiyip bitiriyorum. bu ufak bir örnek. ve yalnızca insan ilişkilerinde değil, genel mânâda her konuyu ayrıntılı düşünmek, enine boyuna tartmak, gece geç saatlere kadar bu nedenlerle uyuyamamak (aslında cehennem hissiyatının yanından bile geçmeyecek belki kötünün iyisi olan hayatımızı) cehennem gibi hissetmemize neden oluyor. kendi suni cehennemimizi yaratıyoruz daha doğrusu. ama ben yine de sevimli sosyal medya kızları gibi “hassas kalp” kavramını kullanmak istemiyorum. kalbimin ne kadar hassas olduğuna ben kadar veremem çevremdekiler verebilir. herkes kendine göre iyidir çünkü. “fazla düşünenler için” olarak değiştirmek istiyorum.
gelgelelim son birkaç yıldır bu cümlenin aslında ne kadar doğru ve incitici olduğunu fark ettim. çünkü insan yaş aldıkça ve deneyimledikçe anlıyor bazı duyguları. ben çok fazla düşünen, irdeleyen, kendimde hata arayan, öz beğenisi olmayan biriyim. dolayısıyla aynı ortamda olduğum birinin yüzü düşse “acaba ben mi bir kusur işledim, fark etmeden kıracak bir şey mi söyledim” diye haftalarca kendimi yiyip bitiriyorum. bu ufak bir örnek. ve yalnızca insan ilişkilerinde değil, genel mânâda her konuyu ayrıntılı düşünmek, enine boyuna tartmak, gece geç saatlere kadar bu nedenlerle uyuyamamak (aslında cehennem hissiyatının yanından bile geçmeyecek belki kötünün iyisi olan hayatımızı) cehennem gibi hissetmemize neden oluyor. kendi suni cehennemimizi yaratıyoruz daha doğrusu. ama ben yine de sevimli sosyal medya kızları gibi “hassas kalp” kavramını kullanmak istemiyorum. kalbimin ne kadar hassas olduğuna ben kadar veremem çevremdekiler verebilir. herkes kendine göre iyidir çünkü. “fazla düşünenler için” olarak değiştirmek istiyorum.
devamını gör...
yazarların aldığı en güzel iyi geceler mesajı
olmadı be dayı.
devamını gör...
yazarların kırmızı çizgileri
fenerbahçe sadece. tek sinirlendiğim kırmızı çizgimdir.
devamını gör...
normal sözlük dertleşecek yazarlar veri tabanı
bu gece dertlerin gecesi, hüzünlerin, pişmanlıkların, yalnızlığın gecesi.
selam olsun dertlilere...
selam olsun dertlilere...
devamını gör...
vefa
sokak köpeğinde bile bulunan ama insanlarda pek rastlanmayandir. özellikle bu devirde.
devamını gör...
öpüşürken içimize mi çekiyoruz yoksa üflüyor muyuz sorunsalı
ilk önce sol bacağınızı havaya kaldırıp sağ elinizle göbeğini kaşırken partnerinizin sol üst köpek dişine masaj yaptıktan sonra bir süre aynı anda nefesinizi tutarak boştaki elinizle birbirinizin kulaklarına asılıp burun deliklerinizden karşılıklı hava alış verişinde bulunmanız gerek. yoksa kabul olmaz o öpücük. anlamsızlaşır ve ziyan olur. bunlar mühim detaylar, bilmelisiniz.
devamını gör...
güne bir gerçek bırak
güve kelebeği aslında kelebek değildir. kelebek olduğunu düşünen bir böcektir. böcek familyasına aittir. güve böceklerine selamlar!!
devamını gör...
sözlük yazarlarının aldığı en güzel hediye
şarkı.
devamını gör...
hayat boyu aranılan şey
insanoğlunun temel arayışı, fırlatılmış olduğu dünyada karşılaştığı kaosa düzen getirmektir. yeryüzü ve vanlılarla barış içinde yaşama isteği..
devamını gör...
şu an okuduğun kitaptan bir alıntı bırak
"iyi arkadaşlar, iyi kitaplar ve başını yastığa koyunca uyuyabilen bir vicdan..işte ideal hayat!"
(bkz: insan, kendinde olmayanı arar)
(bkz: insan, kendinde olmayanı arar)
devamını gör...
evlat edinmek
bekarsanız 35 yaşından sonra evlat edinebiliyorsunuz
devamını gör...
evlat edinmek
bir dönem kesin kararlı olduğum, ancak yavaş yavaş şüphe duymaya başladığım konu. hâlâ aklımın bir köşesinde, gizli saklı bir kuytuda, bir ihtimal kutusunda duruyor. fakat yapabileceğime olan inancımı giderek yitiriyorum. çünkü devletten daha iyi bir maddi bakım sağlayabileceğimden artık emin değilim. o çocuklar devlette kalıp okudukları takdirde direkt olarak devlet kadrolarında görev alıyorlar. benim ise böyle bir imkanım olmayacak o çocuk için. bunca dayıların işler çevirdiği bir ülkede, hiçbir suçu olmayan bir çocuğun hakkını elinden alamam. evet, ona her gün bıkmadan kitap okuyabilir, bir gülüşü için şekilden şekile girebilirim. iyi bir insan olması için elimden gelen her şeyi yapabilir, onun varlığının dünyayı daha da yaşanabilir bir yer yaptığını anlatabilirim. ailesi olabilirim. fakat halihazırda devletin bizzat okutup yetiştirdiği bir insan olan ben, aynı devlet için bu kadar kıymetsizken, benden azıcık da olsa daha fazla şansı olabilecek bir çocuğun şansını elinden alamam. evet, hayatı boyunca hep bir noktadan eksik kalacak ve o noktayı ben doldurabilirim. fakat ben bunu yaptığımda ona sunulan belirli haklardan mahrum kalmasına da sebep olamam.
çok üzücü. üzerine benim için fazlasıyla kırıcı bir durum.
çok üzücü. üzerine benim için fazlasıyla kırıcı bir durum.
devamını gör...


