zaman tüneli

"he loves me so much" (o beni çok seviyor ve ben bundan memnunum)
"he loves me too much" (o beni çok seviyor ve ben bundan memnun değilim)
devamını gör...

eskisi gibi huzur da vermiyor.
devamını gör...

müslümanların putudur. ellerini yüzlerini sürerler, arap parfümlü örtüsündeki kokuyu cennetin kokusu sanırlar, duvarlarını kemirirler. inanışa göre beytullah yani allah'ın evi orası olduğundan içeridekini görmeye can atarlar. ama zebellah gibi saudi polislerin kalın zopalarından allahtan bile çok korktukları içini içeri girmeye çalışmazlar.
'lan allah'ın evi mi olur, hani o zamandan ve mekandan münezzehti' demeyin. bu tanrı'nın varlığını, cismini soyutlama düşüncesi islam'da bile yüzyıllar içinde gelişmiştir.

ilk islam kaynaklarına bakınız, allah bir yerde ne olduğunu görmek için meleklerini gönderiyor. yani hem kendi gitmiyor hem de meleklerini (yani eski dinlerdeki tanrıları)gönderiyor. yine kuran ayetlerinde gözünden,kulağından söz ediyor. hatta yemin ediyor, tehdit ediyor, hakaret ediyor. tevrat'a göre ise, yorulup istirahat ediyor.
dolayısıyla allah'ın evi yanında,eli olur (yedullah) , gözü olur (aynullah), aslanı olur (esedullah), partisi olur (hizbullah)... çayı şekeri de varsa ben giderim o eve.
devamını gör...

(bkz: şıpıdık kokarca)
devamını gör...

§ gördüğüm hâlde vermiyorsam ciddi bir sıkıntı yaratılmıştır karşı taraftan. çünkü ben genelde direkt yazarım. ve görüldüden nefret ederim. evet bu yüzden yapmam da genel olarak.
§ bildirim geldiği hâlde dönmemişsem daha önemli veya daha çok istediğim bir şeyle meşgulümdür. (yakın değilsek ciddi bir şey olmadan muhatap alınmayı sevmem. bu yüzden genelde önceliği kitaplara veya o tarz başka şeylere tanırım.)
§ uzun süre cevap vermiyorsam bu "çok boş yaptın/ yapıyorsun. seni hiç çekemem." demek.
§ konuşmayı bitirdikten sonra atılan mesajlara da dönmem. sonuçta kestik. bir anlasan mı acaba? bitmediyse bitirtme. böyle saçma sapan olaylara gelemiyorum. bu tipler misafirlikten ayrılırken kapıda 10 dk' dan fazla muhabbet eden tipler bence. kapıda muhabbet etme süren varsa neden bunu oturarak yapmıyorsun ki? (insanları çoğu zaman anlayamıyorum.)
devamını gör...

gelmez, çıkar bir kere. düzeltirsek sevinirim...
halk dışında çoğu şeye inanabiliyorum. ve bu çoğu şeyin içinde bu da var.
kurtarıcı beklemek yerine kurtarıcı kendiniz olun diyen biri kendisi.
o yüzden ben de ilk kendimi kurtarmaya çalıştım. neyden mi, onun yoluna ters düşen her şeyden deyince anladığınız kadarsınız.
günümüzdeki yol uzaktan belli olsa bile daha varılmamış olduğu için hala umut vaad ediyor. kader mi, mucize mi bilemem her şey olabilir bir anda.
bütün ümidini gençliğe bağlamış güneş saçlımın yüzünü kara çıkarmamaya çalışmaya ben gençken değil çocukken başlamıştım. dünyanın atatürk'ü olmayı herkes ister ama herkes başarabilir mi bilmiyorum. malum kendisi çok üst bir seviye. insanın ötesinde duruyor. bazı insanlar bana öyle geliyor evet.

gözüm yükseklerde değil ama başarmak için imkanımın olduğu yerlerde başarısızlık pek tercihim olmaz. mükemmelliyetçiliğime rağmen galibiyetsiz değilim mesela ama bu beni rahatsız etmiyor. çünkü ben sonuna kadar giden ve haddinden fazla çabalayıp sonra bırakan, bazen yine başlayan yine bırakan ama asla pes etmeyecek biriyim. (evet size diyorum sayın başarısızlıklarrr, siz geçici başarısızlıklarsınız...)
başkalarına ümit bağlamak için ilk önce kendimiz ümit vaad eden biri miyiz diye sorsak.
veya "biz kendimiz için çabalamazken başkası niye kendi için çabalarken ortaya bizi de katsın?" desek,
"biz istediğimiz hayatı yaşamak uğrunda ne yaptık, neler başardık, neler verdik?" ( başarma olayında parayla bir yer edinme gelmesin aklınıza, verme olayında da rüşvet veya torpil yapmayı düşünmezseniz sevinirim.)
sen bu hayata niye geldin, nereye gidiyorsun, nereye varacaksın, öleceksin ve hayatında kendin için bile çabalamadan mı çok yazık.
kendini düşünmeyenden başkasını düşünmesini hiç beklemiyorum, ihtimalde vermem. bu kendine saygı duymayı bilmeyen/duymayan birinin başkasına da aynı şekilde davranması gibi.

güzel değişim için güzel insanlık tercihe bırakılamaz, şart... biz daha insanlığı doğru bir şekilde öğrenmemişiz. tv'lerle de öğretmekten çok aslını unutturmaya çalışmıyoruz zaten(!). haberlere bakınca toplumunda uzakta olduğu belli. gerçeğin ve asıl olanın peşine düşme isteğiniz yok mu? ne bileyim merakta mı yok? "elde bu var." denmiş ve siz de "tamamdır." demiş gibisiniz.
"ama istediğim eldeki gibi değil, kalsın. kendim hallederim." gibisinden bir şeyler demek zor mu? kendinizin atılması, başkasından yana beklentiye girmekten daha zor olmamalıydı. asıl utanç verici kısmı yanlış biliyorsunuz...
devamını gör...

hiçbir doktor bana sen diye hitap etmedi bu zamana kadar. hep bey dendi bana. bnc bey..
sizlere nasıl doktorlar denk geliyor öyle ya.
devamını gör...

kimsenin anlamadığı, kendi içine kapanan yaşamayan ama yaşayan insan.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gidip de kalamamak en zoru; hiçbir yerde, hiçbir kimsede. tek bir adres var o da yol, yolu belli.
devamını gör...

ınstagramda gönderilen komik videoları ve whatsapp mesajlarını açmıyorum bazen. görüldü atmıyorum, mesajı hiç açmadan öylece bırakıyorum. altlara iniyor da iniyor sonra aradan çok zaman geçtiği için kaldığımız yerden de devam edemiyorum. konuşma ilerlerken ruh halim cevap yazmaya, sohbeti sürdürmeye elverişli olmayabiliyor. aradan üç dört gün geçince mesaj sahibine nasıl olduğunu sorarak telafi etmeye çalışıyorum. kabalık farkındayım. karşımdaki insana kötü hissettiyor olabilirim. bana yapılmasını ister miyim? çok da umrumda olmuyor artık. insanların bazen konuşacak enerjisi olmaz biliyorum. bir de mesajına çok sevindiğim, aslında konuşmayı çok istediğim insanlara hemen cevap yazamıyorum, yeterince iyi bir cevap bulamadığım için.
devamını gör...

gel-mez-it'li taksi.
şakam bu kadar.
devamını gör...

günlük konuşma dilindeki "formality" toplumun ortalama eğitim seviyesi ile ilişkili. bunu doktor veya başka bir mesleğe yormak anlamsız.
öte yandan bazı hastaneler var ki doktorlar "ana bacı dümdüz gitse" yeridir. hasta başına ayrılan zaman 3 dakika civarında.
bence zamirlere kafa yormak yerine hizmet kalitesi nasıl artırılabilir diye düşünmek daha mantıklı sanki.
yine de siz bilirsiniz, benlik bir durum yok.
devamını gör...

mersinde bir taksi durağı cep telefonları ile rahat rahat çağırabilirsiniz gece de olsa. şehir dışındaki otogara epey yazar da gar a az mı yazar sanki. iyidir esnafı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kadın üstte olmalı bazen evet.
devamını gör...

baskın biriyse izne ihtiyacı olduğunu sanmıyorum. ortada izin diye bir şey söz konusuysa o da karşı cinsin kendini rahatlatma ihtiyacıdan ötürüdür büyük ihtimalle. çünkü genel anlamda bunu kendilerine yediremezler. ve bu yüzden denge olayına baskınlık gözüyle bakarlar. (:
denge olayı hep ortada kalmak değil veya hep kadının ya da hep erkeğin baskın olması değil; yerine göre davranmak. bazen yönetim veya karar kadının bazen de erkeğin olabilir. denge bence bu. alt üst ilişkisi kurmak değil.
ve çevremdeki gözlemlerime baktığımda "bir kadın beni yönetemez.", "bir kadın sözümün üstüne söz söyleyemez." diyen tipler maalesef ki gerçeği kabullenmek istemiyor.
bence bunun da sebebi kadını altta kendilerini de üste görme saçmalığından ötürü. problem ilişkiden çok cinsiyete bakış açısında. buna nereden mi geldim, bir eşya tamiri olsun ustasına gidersin bu sana batar mı hayır, tam tersi çırak varken sen işini riske atmamak için özellikle usta hallettsin istersin. ama ilişkiye gelince sen 4/4'lük bir ustasın, hiç eksiğin yok. eşinde hep çırak asla usta olamaz değil mi? (:
daha alta inince bu tarz insanların problemli bireyler olduğunu görebiliriz hem de çok büyük ihtimalle.
o yüzden şu tek taraflı baskınlık olayına kafayı takanlar kendi sorunlarını ilk halledip sonra ilişki kurma seviyesine atlayabilir mi?..
teşekkürler.
devamını gör...

tıkla gelsin , ara gelsin anında yanında. mersintaksiadresiniz.com/ca...
devamını gör...

"kamal" sunal halkın sanatçısı da, mr gencebay kimin sanatçısı?
orta direk devlet memuru halk da, tekstil atölyesinde, inşaatta çalışan gençler halk değil mi?
torbacılar, cg sürücüleri ne mesela?
...
delilik çağından mülhem, idealizm öldü..
kolpacılık, piç zekalılık artık sizlere ömür, toplumunla yüzleşme zamanı.
10+ milyon peshtuni, afghani, assyrian ve bilimum yedi kollu canavarın kol gezdiği coğrafyada şehirli elitlerinin bembeyaz kıçını ultra lüks güvenlikli siteler ne kadar koruyabilir?
devamını gör...

hiç bilmeden karşılaşılabilir mi acaba? karşılaşılsa tesadüf mü olur tevafuk mu ? ya mal mısın ne alaka, 80 milyon kişinin arasında o da gelecek burada yazacak hemi ? asla yazamaz bu da bir nevi sosyal medya sadece ben yazarım. yazıyordur tabi aşko. ney ya ney.
devamını gör...

pişmanlıktır. önü sonu pişmanlıktır. sonucu ağırdır. gereksizidir. ne yapıyorsan yap, ama öfke ile değil. hayatım, işim gücüm, çevrem öğrenciliğim hep öfkeli insanlar ile çevriliydi. sırf bunun için 5 dakika mola verip bir hesap yapıp tekrar yazmaya başlayacağım.

- türkiye nüfusu an itibariyle 84,78 milyon
- benim iş sektörümde, çalışan insan sayısı ülke nüfusunun %0,58 ini oluşturuyor.
(tam olarak %0,5897617362585515451757489974050483604623732)
- işim dolayısıyla maruz kaldığım kişi sayısı meslek hayatım boyunca (değil de ben 20 yıl olarak hesapladım) , nüfusun %0,84 ünü oluşturuyor ve bu %0,84 ün tamamı, yüzdeye bile katılmasına gerek olmayan birkaç istisna ile öfkeli insanlardan oluşuyor. (tam olarak %0,849256900212314225053078556263269639065817408)
- bunların dışında ortalama 60 sene toplam ömrüm olsa okulda, evde, sosyal çevremdekiler ve hayatta karşılaşacağım yukarıdaki kişilerin oranı ise nüfusun %1,52 sini oluşturuyor. ( tam olarak %1,5286624203821656050955414012738853503184713344)

matematikçiler için de sosyologlar içinde tahmin yürütecekleri bir problem oldu bu.
velhasıl; ben o kadar öfkeli gördüm ki hepsinin küpüne zararı var, öyle keskin sirkeler yani. ben, ya ben. bende çok öfkeliydim. cahildim (ki hala devam eden cahilliklerim var). baktım olmuyor bıraktım. zararı hep bana. bu niye biliyor musun. cehalet tamam, yetiştirilme, maruz kalma felan eyvallah ta en önemlisi ekonomi. istersen onu da oranlayalım ama sıkar artık hesaplamalar. örnek vereyim.. enerji sinerji diye gülen gözler, demir bilezik takılınca kollarına. öfkelenmeye başladılar. musluklar kapandı, şatafat bitti, rüya son buldu ya.
rüyası devam edenler hala öfkesiz aaaa dostlar.
bu arada ben de istisnayım benim öfkem de malı vurduğumdan değil. hala mülkiyete karşıyım , hala bir baltaya sahip değilim, hala ücretle çalışanım ama. farkındalık oldu bir yerde. aydınlanma geldi herhalde, allah ilmi dileyene, zenginliği ise dilediğine verdi galiba. ilim istemekle hata mı yaptım o da başka bir entry konusu.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim