zaman tüneli

burhan altıntop'un çikosuna çevirmeseydi iyiydi. veya üvey baba dizisindeki lamia'yı da andırıyor gibiyim. yapay zekanın bile kafa karışık. victor hugo'nun sefiller kitabından fırlamış gibiyim adeta.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

-"whiçko bebişim ağla bağaa, bağa ağlaa, hep kendine ağliyısın birazda bağa ağlaa"
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

insan biten bişeymiş..
devamını gör...

bu memleketten cacık olmaz net.
devamını gör...

#3553492
gelmiş yine özbeöz türk insanlara yavudi, dönme diyen bir arkadaş.
bütün sırrı bozdun ama yahu.

bunların kafa böyle çalışıyor ama kızamıyorum da.
adamın çapı bu.

bakın yedi sülalesi türk, hatta baba tarafından yörük olan ben de sol görüşlü olduğum için kripto yavudi, ermeni, pontus falanım bu kafaya göre.

ulan ocaklarda bütün gün tesbih sallayıp, kafa tokuşturarak turan kuracak tipler sözlükte tespit yapıyor.

neyse ya boşver. bana neyse. kendi hallerinde takılsınlar.
devamını gör...

ebru gündeş - fırtınalar
mirkelam - her gece
yıldız tilbe - sana değer
nazan öncel - aşk beklemez
demet sağıroğlu - kınalı bebek
levent yüksel - zalim
yaşar - kumralım
candan erçetin - yalan.
devamını gör...

tam bir kraliçeymiş, zira:

"pkk sempatizanlığı solculuk değildir. siz kesin benden çok biliyorsunuzdur. ateş düştüğü yeri yakar. benim ateş dediğim şehit evlerine düşmüştür." gibi çok cesurane bir açıklamada bulunmuştur.
devamını gör...

gün boyunca sıkılmadan izleyebilirim.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

radyo yayınları.
ben de o zamanlar fazla çocuktum tam hatırlamıyorum ama 2000'lerde de devam edenler vardı. evde arabada sokakta walkman'den müzik setinden vs. dinlenirdi.
şarkı çaldıklarında boş kasetlere kaydedilirdi.

(bkz: kaybedenler kulübü)
(bkz: müebbet muhabbet)
(bkz: cem ceminay)
(bkz: bay j)
(bkz: nihat'la sivrisinek)
devamını gör...

şu fotoğrafta görülen muhalif ünlü isimlerdir ve akp faşizimine karşı yaptıkları gurur vericidir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hoş geldi, boş geldi
rte girdiği yerden de bir daha da çıkmaz
bak 25 senedir, ne yapıyorsak gitmiyor.
birazda siz düşünün.............................
devamını gör...

güneydeki komşuları ab üyesi. işleri tıkırında.
kıbrıs türkü ne halde peki?

ulan, türki cumhuriyetler bile güney kıbrıs'ı tanıdı.
biz ada insanının hamisiyiz diye geçinip, saray yaptırıyoruz adaya.

adamlar ne dese yeridir. ayrıca kuzey kıbrıs halkı bize bayılmıyor zaten.
bizi orada işgalci olarak görenler var içlerinde.

durum bu. fazla söze de gerek yok aslında.
devamını gör...

alparslan türkeş tarafından kurulan komando kampları, milliyetçi hareket partisi'nin sivil gençlik kurumudur. komando kamplarında genç komandolara çeşitli konularda eğitim verilirdi.
ilgili link:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
belki de 5 dk arayla,
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
çay, kahve.... kahve, çay çıkmazı..
devamını gör...

türkiye cumhuriyetinin ilk gününden beridir mevcut olan lakin türk olmayan kendilerine türk süsü verip istedikleri olunca kimi kilisede kimi havrada bu ayrılığı takdis edecek zavallılardır. osmanlı zamanından beri bölünme hep batıdan olmuştur bugün de vaziyet böyledir. izmir'de bir anket yapılsa sadece izmir avrupa birliğine girse türkiye girmese siz avrupa şehri olsanız kabul eder misiniz diye izmir'in yüzde kaçı kabul eder bunu düşünmek lazım. aynı durum diğer şehirlerde de taraftar bulur ancak ülkenin düzenli ordu tarafından kurtarılmış kısmında bu ayrılık fikri ziyadedir. bunun sebebi de öyle çok gizli saklı değildir. sakarya meydan muharebesi ile büyük taarruz arasında geçen bir senede yavaş yavaş geri çekilen yunan askeri türk köylerini ellerinden geldiği kadar yakmışlardır türkleri öldürebildikleri kadar öldürmüşlerdir. işte bugün bu fikri savunan izmir avrupa şehri olsun diyen suyun öteki yakasına sürekli öpücük gönderenler yunan askerinin bunlar bizden diyerek öldürmedikleri kişilerin torunlarıdır.

(bkz: büyük taarruzda yunan askerinin denize dökülmesi)
devamını gör...

rüyanın içine girdiğimi hissettiğim anda kendimi okyanusun ortasında bir ağaç evin sundurmasında oturup bira içip etrafı izlerken buldum. sallanan sandalyemde oturup alkol oranı düşük biramı içerken bir yandan da lucky strike sigaramdan nefesler alıyordum. yanımda dikine bıraktığım tüfeğim de vardı.

aslında çok güzel bir rüya başlangıcı idi benim için. huzurlu bir ortamdı. biraz esinti vardı ama hava da güzeldi. sonra birden bir kayıt sesi gelmeye başladı. ve tüfeğin hemen yanında bir kasetçaların ortaya çıkmış olduğunu gördüm. kayıt şöyle bir cümle ile açıldı:

- collins picture dictionary unit 1 recording 1.

bu cümleden sonra da ingilizce sözcükler belli aralıklarla peş peşe gelmeye başladı. ama ben bu kaydı 12 yaşındayken defalarca dinlemiştim. o yüzden kulak asmadım fazla. biramı bitirdim ve hemen sehpanın üzerinde yeni bir bira belirdi. açtım onu da. ses kaydı devam ediyordu ama ben dinlemeyi ilk cümle ile bırakmıştım bile.

göz egzersizleri yapmak için kendime bir nokta seçmeye çalıştım uzakta. namütenahi bir boşluk içinde bunu başarmak zordu. ama bir anda ileride hızla büyüyen bir nokta gördüm. bana doğru geliyordu. göz egzersizinden vazgeçtim. bu nokta yaklaştıkça bunun iki kişinin pedal çevirdiği bir deniz bisikleti olduğunu anladım.

ama içindekilerin kim olduğunu bir türlü çözemedim. iyice yaklaşmalarını beklemekten başka çarem yoktu. ben de öyle yaptım. okyanusun ortasında yalnız başıma iken ve hele de bir rüyanın içindeyken şartları zorlamanın bir anlamı yoktu.

deniz bisikleti yaklaşınca içinde biri epey yaşlı biri nispeten genç iki adam olduğunu gördüm. yaşlı olan adam sanki ağzını kullanmadan sadece bıyıkları ile selam verdi bana. hemen tanıdım. süleyman seba idi gelen. yanındaki adam ise bana pek bakmadı. ama onun da recep çetin olduğunu anladım.

sağ bacağımda galatasaray dövmesi vardı. süleyman seba onu görür görmez ayağa kalktığımda bu dövmeyi gördü ve anlayışla gülümsedi. ben zaten büyük bir saygı ile ne sorsa cevap vermeye hazır bekliyordum. ama recep çetin hiç bakmadı bana.

süleyman seba bana nevzat demir tesislerine nasıl gideceklerini sordu. ben de dilim döndüğünce anlattım. recep çetin hemen pedallara yüklendi ve gözden yitip gittiler.

sonra biri ışıkları kapatmış gibi aniden bir karanlık çöktü. artık göz gözü görmez bir karanlık içinde okyanusun ortasında sundurmada oturmuş bir halde durdum. kaset çalar yeniden başladı. ama bu sefer farklı bir ses kaydı çaldı:

- halil pazarlama, halil pazarlama, halil pazarlama kapınızda.

hemen boynuzu kırılacak bir iblis aramak için sağa sola baktım. açıkçası derinden bir korku da hissetmeye başlamıştım. müziğin kesilmesini bekledikten sonra allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te'huzühu sinetün velâ nevm diye başladım. içim biraz rahatlar gibi oldu ama sonra hem kendimi hem tanrı'yı kandırmaya meyleder gibi hissettim. okumayı bitirdim yine de. peşine bir de fatiha ekledim.

ve bir anda yeniden aydınlık oldu. ancak bu sefer yüz metre ileride kara göründü. ve içinde olduğum ağaç evin bir kayığa dönüştüğünü fark ettim. okyanustaki hareketi de bu esnada gördüm. suyun üzerinde boğulur gibi hareketler yapan bir ahtapot vardı. hain kostok dedim içimden. yukarıdaki paragrafta aradığım iblis kostok'tu.

ama kostok ortalarda yoktu. ahtapot da bir iki çırpınıp boğuldu zaten. hayatımda ilk defa boğularak ölen bir ahtapot görmenin heyecanını yaşarken ses kaydı bir kez daha başladı:

- sayın yolcularımız, kapı kapanma sinyali duyulduktan sonra trenlere binmeye çalışmayınız , kapılara müdahale etmeyiniz , müdahale edenleri uyarınız.

sorumlu ve de sorunlu bir vatandaş olarak uyarmak için birilerini aradım ama yoktu. ben de mecburen kızılay'da indim ve yüksel caddesi çıkışından çıkarak kendimi ankara sokaklarına attım.

okyanustan ankara'ya olan muhteşem yolculuğum bir rüya gibi geçti.
devamını gör...

la casa del vajina
devamını gör...

babaannem halıların arasına naftalin koyardı. ben de üstüne atlar, koklardım.
sonradan yemeye alıştım. çocuk aklı işte, meth zannederdim onu. kafam çiçek gibi olurdu.
"sar beni bunun içine banaanne, kışa kadar burada dururum" derdim.
"oynağın piçi" derdi bana ama özünde bizi severdi. zehirli gazlarla şakalardı hep beni küvette. çamaşır suyu ile tuz ruhunu karıştırmayı o öğretti bana.

babamın annem yüzünden alkole başladığını savunurdu. fakat amcam evde kaçak rakı yaptığı için hiç kızmazdı ona. aksine, migros'ta sucuk tattıran kızlar gibi, "verin şu koca kafaya da bir yudum, anlasın neyin ne olduğunu” derdi. "ölün ikiniz de" derdi bana ve kardeşime. net kadındı babaannem, lafını hiç saklamazdı.

peynir reçeli diye bir şey yapardı piyaza koymak için. bahçemizde reyhan yetiştirirdik. onu kutururdu banaannem. kurutulmuş reyhanı gözlerime döküp "şaka yaptım" derdi. çoğu akrabam ve gülden teyze, şakacılığımı babaannemden aldığımı söyler.

bir keresinde çeyiz sandığını açıp bana "bu gelinlik bir gün senin olacak top kılıklı" dedi ve güldü. şaka yaptım dedi hep olduğu gibi. sandığa minik beyaz ellerimi daldırdığımda, içinden 1988 yerel seçim broşürü, traşsız ismet inonü büstü biblosu ve giyilmiş bir külotlu çorap çıktı. "komşudan çaldım, amcana vercem" dedi babaannem. "bu koku seni hayatta tutacak, bu kokuya sarıl, okuma zaten beynin az" dedi. onu dinlemedim okudum. ilim öğrendim, insan oldum. matematik öğrendim ben. yine de o çorapları hala saklıyorum. biraz naftalin, biraz gülden teyze kokuyor. yalıyorum orta kısmını. ayak kısmını öpüp ağzıma sokuyorum. tıpkı o günler gibi. bazen insan, kokusunu kaybettiği birini hatırlamak için deliliğe sarılır. ben unutmadım seni gülden teyze. ilk çorabımsın. metin amcanın yetersizliğini gözlerinden anlardım. ilk yengemsin sen. gülünce geçmiyor artık bazı şeyler. çok özledim o toprak ve rakı kokan seneleri, gözümde reyhan ile ağlamayı.

saatlerce sinek ilacı sıkan arabanın peşinde koşardım. naftalin sonrası cila gibi olurdu o. umuda koşuyormuşum meğer pırıl pırıl kafamla.
devamını gör...

rte ve avanelerinin zort olduğu ilgili olaydır. açgözlü hergele, buraya da bir saray dikmek istemiş.
devamını gör...

kendine yabancılaşma da oluyor. ben hiç memnun kalmadım bu işten. nicki değiştirdim ama hala trevor.
devamını gör...

#3553219 oğlum bunu fikir diye paylaştın mı lo? bak şimdi eleman diyor ki;


cihattan arındırma camileri kontrol etmekten ya da dış görünümü modernleştirmekten daha derinlere inmelidir. cihadı, üstünlüğü ve yayılmacılığı kurumsallaştıran kutsal metinleri ve tarihi gelenekleri feshetmeye, itibarsızlaştırmaya ve yeniden yazmaya odaklanmalıdır.


yani diyor ki kur'an-ı kerim feshedilmeli, itibarsızlaştırılmalı ve yeniden yazılmalı.


kuran, hadis ve muhammed'in siyerinin köküyle, içeriğiyle yüzleşmeyen cihattan arındırma her zaman kaybedecektir.


aynısını tevrat/tora, talmud ve midraş için de geçerli mi pampa? misal yahudilerin amalek inanışları ne olacak?


kutsal olan yeniden yazılana ya da yeniden tanımlanana kadar, orta doğu her zaman bir ölüm, bir boşluk ya da cihada geri dönmekten uzak karizmatik bir imam olarak kalacaktır.


yhvh (yahve/yehova) kutsal metinlerde orduların rabbi ve savaş adamı olarak anılır (burası hristiyanlığı da ilgilendiriyor) israiloğullarının amalekleri, moavları, edomları, kenanlıları, fenikelileri (saydalılar), hititleri nasıl öldürmesi gerektiğine dair tavsiyeler var. yhvh bizatihi midyanlılar arasından kendine genç kurbanlar, ganimetler alıyor (bu nedenle bir ejderha kültünden evrildiği de iddia edilir) "kenanlıların iğrenç ilahı molek" gibi söylemler kutsal kitapta mevcut. şimdi dini siyonistler başımıza laik mi kesildi? islamcı değil de siyonist olunca laik olunmuyor pampa. ayriyeten


orta doğu'nun cihattan arındırılması ancak zor kullanılarak, atatürk modeline benzer bir diktatörlüğün demir iradeli laikliği ile gerçekleşecektir.


atatürk'e diktatör demen de gözümden kaçmadı. atatürk'ün türkiye'si laiktir, devlet ateizmi değildir. atatürk de vladimir lenin, josef stalin veya mao zedong değildir ne naziler gibi yeni bir din yaratmaya çalıştı ne de komünistler gibi devlet ateizmi uyguladı. diyanet işleri kuran adam yani.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim