zaman tüneli
normal sözlük yazarlarının 2026 okuma listesi
kız durun daha bismillah anca girdik yeni yıla. ne ara liste yapacak fırsatı buldunuz.
devamını gör...
normal sözlük'te sürekli islam'ı kötüleyen başlık ve tanımlara müsaade etmek
bir papanın türkiyede ayin yapmasına müsaade etmek değildir.
devamını gör...
terapi
tekniği, metodu, türleri, sistemi ve eğitimi olan bir şey.
sosyal medyada bedavaya yağmur gibi bilgi var hakkında, neredeyse hepsi çöp. algoritmanın insanlığı en çok mağdur ettiği konulardan biri bu bence. cep telefonu aradığında sürekli onun reklamı çıkar, en kötü ne olur? ihtiyacın olmayan bir telefon alır, maddi olarak kendini külfete sokarsın ama psikoloji, terapi ve sair hassas alanda yanlış bilgilendirmenin maliyetini çıkarmak, hesaplamak mümkün değil. bilen, bilmeyen herkes travma konuşuyor, terapi konuşuyor, herkes tanı koyuyor. iki video izleyip bu aynı benim babam, "kral kaybederse" izledim abim narsist, acı çekiyorum çünkü bunlar suçlu. oh ne ala memleket. sen sağ ben selamet. annem kötüydü, babam narsistti. sonrası inanılmaz bir meşrulaştırma. bne böyleyim çünkü ebveynim... bu videoları çekip oraya koyanların, izlenme sayıları ve dolayısıyla kazançlar yerinde. o videoyu izleyip karşı tarafa o yanlış bilgiyi aktarıp, o hayatları nasıl etkilediği umurunda bile değil. halbuki klinik psikoloji asla bu değil. aşırı makyajlı birinin (biografisinde yaşam ve anlayış gurusu! yazıyor mesela) " susuyorsanız, yenildiğinizden değil, size yapılanları gören gözlerinizin bilgeliğindendir!" dediği aptal bir içerik üreticisinin ürettiği şey klinik psikoloji değil. travma onun anlattığı şey değil. hatta travma öyle yaşamın çok uzağında, bir tek sizin başınıza gelen şey de değil. terapi de öyle bir koltuktan mottolar saçılan bir şey değil. bunları en iyi ne zaman anlıyoruz biliyor musunuz? gerçek bir terapistten terapi alınca, klinik psikologların makalelerini, kitaplarını okuyunca... "yücelen ruh, şifalanan zihin, enerjisel alanı temizleme" gibi lafların literatür ve tekniğin hiçbir yerinde olmadığını görünce.
terapinin şöyle bir etkisi oluyor insanda; kendin de dahil kimseye tanı koymuyorsun. o mertebede olmadığını anlamış, idrak etmiş oluyorsun. hatta başkalarının durumu ile hiç ilgilenmiyorsun artık. onların tanısını koymak değil, davranışlarının kök nedenini bulmaya bile uğraşmyorsun. terapi kendinle kendin arasında bir ilişki tesis ediyor. kendi öz değerini başkalarının davranış ve tutumlarından koparıp, bağımsızlaşıyorsun. bir insan ne kadar gerçek klinik psikoloji ile temas ederse, psikoloji konusunda ahkam kesmesi o kadar azalıyor. canını sıkan, yoran, üzen bir başkasını tedavi etmek, onu şifalandırmak yerine, iletişimle çözemediğinde, o kişiyi hayatından çıkarıyor. bakın neden diye bile sorulmuyor artık. bırakın o başkasına tanı koyup, onu iyileştirmek için saçını süpürge etmeyi, konuştum, çözülmedi "bunun benimle ilgisi yok" deyip hayatını temizliyor. gerçek terapi hayatımızın merkezine kendimizi koymamızla ilgili. sosyal medyada merkezde başkalarının olduğu, başkalarına laf sokma sanatının dayatıldığı o slogan paylaşımlar en hafif tabirle dolandırıcılık.
sosyal medyada bedavaya yağmur gibi bilgi var hakkında, neredeyse hepsi çöp. algoritmanın insanlığı en çok mağdur ettiği konulardan biri bu bence. cep telefonu aradığında sürekli onun reklamı çıkar, en kötü ne olur? ihtiyacın olmayan bir telefon alır, maddi olarak kendini külfete sokarsın ama psikoloji, terapi ve sair hassas alanda yanlış bilgilendirmenin maliyetini çıkarmak, hesaplamak mümkün değil. bilen, bilmeyen herkes travma konuşuyor, terapi konuşuyor, herkes tanı koyuyor. iki video izleyip bu aynı benim babam, "kral kaybederse" izledim abim narsist, acı çekiyorum çünkü bunlar suçlu. oh ne ala memleket. sen sağ ben selamet. annem kötüydü, babam narsistti. sonrası inanılmaz bir meşrulaştırma. bne böyleyim çünkü ebveynim... bu videoları çekip oraya koyanların, izlenme sayıları ve dolayısıyla kazançlar yerinde. o videoyu izleyip karşı tarafa o yanlış bilgiyi aktarıp, o hayatları nasıl etkilediği umurunda bile değil. halbuki klinik psikoloji asla bu değil. aşırı makyajlı birinin (biografisinde yaşam ve anlayış gurusu! yazıyor mesela) " susuyorsanız, yenildiğinizden değil, size yapılanları gören gözlerinizin bilgeliğindendir!" dediği aptal bir içerik üreticisinin ürettiği şey klinik psikoloji değil. travma onun anlattığı şey değil. hatta travma öyle yaşamın çok uzağında, bir tek sizin başınıza gelen şey de değil. terapi de öyle bir koltuktan mottolar saçılan bir şey değil. bunları en iyi ne zaman anlıyoruz biliyor musunuz? gerçek bir terapistten terapi alınca, klinik psikologların makalelerini, kitaplarını okuyunca... "yücelen ruh, şifalanan zihin, enerjisel alanı temizleme" gibi lafların literatür ve tekniğin hiçbir yerinde olmadığını görünce.
terapinin şöyle bir etkisi oluyor insanda; kendin de dahil kimseye tanı koymuyorsun. o mertebede olmadığını anlamış, idrak etmiş oluyorsun. hatta başkalarının durumu ile hiç ilgilenmiyorsun artık. onların tanısını koymak değil, davranışlarının kök nedenini bulmaya bile uğraşmyorsun. terapi kendinle kendin arasında bir ilişki tesis ediyor. kendi öz değerini başkalarının davranış ve tutumlarından koparıp, bağımsızlaşıyorsun. bir insan ne kadar gerçek klinik psikoloji ile temas ederse, psikoloji konusunda ahkam kesmesi o kadar azalıyor. canını sıkan, yoran, üzen bir başkasını tedavi etmek, onu şifalandırmak yerine, iletişimle çözemediğinde, o kişiyi hayatından çıkarıyor. bakın neden diye bile sorulmuyor artık. bırakın o başkasına tanı koyup, onu iyileştirmek için saçını süpürge etmeyi, konuştum, çözülmedi "bunun benimle ilgisi yok" deyip hayatını temizliyor. gerçek terapi hayatımızın merkezine kendimizi koymamızla ilgili. sosyal medyada merkezde başkalarının olduğu, başkalarına laf sokma sanatının dayatıldığı o slogan paylaşımlar en hafif tabirle dolandırıcılık.
devamını gör...
psikoterapi
#3839270 bence sorun sağlık değilse gitmek amaçsız her türlü işe yaramıyor çünkü
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının 2026 okuma listesi
ekşi sözlük okuyacağım bol bol. bir de mecburi aöf kitapları var. yeter de artar.
devamını gör...
keriz silkeleme odaklı geliştirilmiş şeyler
tarikatlar.
devamını gör...
keriz silkeleme odaklı geliştirilmiş şeyler
düğün yan giderleri.
kendisi değil ama damatlığın yakasına takılan metal gül gibi bir şey var mesela..
damat tıraşı var.. nişan bohçası.. normal şartlarda kız seni deri-kösele terlikle görse o dakika terk eder ama kendi rızası ve hiç bir baskı altında kalmadan gidip onu satın alıyor.
mesela gelin başına atılacak sim diye bir sektör var. veya düğünde sallamalık yelpaze.. mesela düğün dış mekan çekimleri. o an, hayır selamet şu nikah kavgasız dövüşsüz kıyılsın diye “aga bu nedir?” diyemiyor insan ama şahit olanlar için utanç kaynağı..
bunu bir kenara bıraktım; yıllık bir moda çıkıyor bu ülkede..
bir sene izmir bombası, bir sene dalmaçyalı köpek, bir sene dubai çikolatası, bir sene kokina, bir sene air fryer, bir sene kahve köşesi, bir sene lokma.. ama dikkat ediyorum, her sene eylül dedin mi moda bir halt peyda oluyor, nisanda adını anan yok..
bir de imitasyon takı olayını hatalı ve sağlık yönünden çok da sakıncalı buluyorum.
kendisi değil ama damatlığın yakasına takılan metal gül gibi bir şey var mesela..
damat tıraşı var.. nişan bohçası.. normal şartlarda kız seni deri-kösele terlikle görse o dakika terk eder ama kendi rızası ve hiç bir baskı altında kalmadan gidip onu satın alıyor.
mesela gelin başına atılacak sim diye bir sektör var. veya düğünde sallamalık yelpaze.. mesela düğün dış mekan çekimleri. o an, hayır selamet şu nikah kavgasız dövüşsüz kıyılsın diye “aga bu nedir?” diyemiyor insan ama şahit olanlar için utanç kaynağı..
bunu bir kenara bıraktım; yıllık bir moda çıkıyor bu ülkede..
bir sene izmir bombası, bir sene dalmaçyalı köpek, bir sene dubai çikolatası, bir sene kokina, bir sene air fryer, bir sene kahve köşesi, bir sene lokma.. ama dikkat ediyorum, her sene eylül dedin mi moda bir halt peyda oluyor, nisanda adını anan yok..
bir de imitasyon takı olayını hatalı ve sağlık yönünden çok da sakıncalı buluyorum.
devamını gör...
programming pearls
jon bentley tarafından yazılmış, bilgisayar bilimi ve yazılım geliştirme dünyasının klasik eserlerinden biridir. kitap, programlamaya bir “zanaat” ve problem çözme sanatı olarak yaklaşır.
devamını gör...
psikoterapi
tarafı olduğunuzda hakkındaki yorumlarınızın mutlaka değiştiği şey.
terapi almadan mucize yaratacağına inanıyorsanız, öyle olmadığını anlarsınız.
terapi almadan önce, birinin karşısına geçip 1 saat konuşup para verip çıkmak olduğunu düşünüyorsanız, öyle olmadığını anlarsınız.
terapistin bir otorite olup size doğrudan dikte edip durumu değiştireceğini sanıyorsanız, öyle olmadığını anlarsınız.
terapistin sadece çocukluğunuza ineceğini zannediyorsanız, yanıldığınızı fark edersiniz.
terapistin komşunuz gibi sen de ne çektin be, çekip vursan en haklı sensin gibi sürekli size hak verip, öfkelendiğiniz insanları yerin dibine sokacağını sanıyorsanız, hiç öyle olmadığı ile yüzleşirsiniz.
terapinin "ay ben ne çekmişim, herkes kötü bir ben iyiyim" fikri ile bitip sizi sonsuz huzura kavuşturacağını umuyorsanız, hayal kırıklığına uğrarsınız.
terapi alınca ilaç ihtiyacı olmadığını düşünüyorsanız, yanılırsınız.
terapide konuşamayacağınızı, zaten konuşayan bir insan olduğunuzu düşünüyorsanız, kendinize inanamazsınız.
bütün bunların olabilmesi için terapiyi denemek gerek, o koltuğa oturmak gerek, bazen karmakarşık, bazen ferahlayarak, bazen allak bullak, bazen suçlu, bazen pişman ama mutlaka her seferinde "yoğun ve yorgun" terapi odasından çıkmanın ne demek olduğunu tecrübe etmek gerekir.
demem o ki, terapiye gitmeden önceki psikoterapi yorumlarımız, çöptür.
terapi almadan mucize yaratacağına inanıyorsanız, öyle olmadığını anlarsınız.
terapi almadan önce, birinin karşısına geçip 1 saat konuşup para verip çıkmak olduğunu düşünüyorsanız, öyle olmadığını anlarsınız.
terapistin bir otorite olup size doğrudan dikte edip durumu değiştireceğini sanıyorsanız, öyle olmadığını anlarsınız.
terapistin sadece çocukluğunuza ineceğini zannediyorsanız, yanıldığınızı fark edersiniz.
terapistin komşunuz gibi sen de ne çektin be, çekip vursan en haklı sensin gibi sürekli size hak verip, öfkelendiğiniz insanları yerin dibine sokacağını sanıyorsanız, hiç öyle olmadığı ile yüzleşirsiniz.
terapinin "ay ben ne çekmişim, herkes kötü bir ben iyiyim" fikri ile bitip sizi sonsuz huzura kavuşturacağını umuyorsanız, hayal kırıklığına uğrarsınız.
terapi alınca ilaç ihtiyacı olmadığını düşünüyorsanız, yanılırsınız.
terapide konuşamayacağınızı, zaten konuşayan bir insan olduğunuzu düşünüyorsanız, kendinize inanamazsınız.
bütün bunların olabilmesi için terapiyi denemek gerek, o koltuğa oturmak gerek, bazen karmakarşık, bazen ferahlayarak, bazen allak bullak, bazen suçlu, bazen pişman ama mutlaka her seferinde "yoğun ve yorgun" terapi odasından çıkmanın ne demek olduğunu tecrübe etmek gerekir.
demem o ki, terapiye gitmeden önceki psikoterapi yorumlarımız, çöptür.
devamını gör...
code complete
steve mcconnell tarafından yazılmış, yazılım geliştirme alanının en kapsamlı ve en çok referans verilen kitaplarından biridir. genellikle yazılım geliştirme pratiğinin ansiklopedisi olarak kabul edilir.
devamını gör...
clean code
robert cecil martin tarafından yazılan, yazılım geliştirme alanında klasikleşmiş bir kitaptır. kitap, kod yazımında “temiz kod” (clean code) ilkesini merkezine alır; okunabilir, sürdürülebilir ve bakımı kolay kod üretmenin önemini vurgular.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
daha yeni yılın ilk gününden durumum böyleyse sonunu hiç merak etmiyorum. ben elendim, kalan yarışmacılara başarılar diliyorum.
devamını gör...
vedaları beceremeyen insan
vedaların illa bir seremoniye dönüştürülüp anıtsallaştırılmasına inanmıyordur. veda hak edilecek bir şey değil çünkü. veda bir son.. olmamalı aslında.. ama biliyoruz ki var ve olacak.. o zaman bize düşen vedaya da veda etmeden gitmek olmamalı mı..
devamını gör...
white rabbit
matrix'in ikinci filminde izleyip yıllarca dinlemiştim. sonra saian kullanmıştı sample olarak, takdir ettim.
devamını gör...
leblebi gibi allah'a küfredilen bu mecrada, benim hesabımı durduk yere sınırsız banlamıştır.
devamını gör...
modern insanın anlam arayışı
matrix'i izlediğim 2000 yılından beri hep bir ''simülasyonda mıyız'' sorusunu sordum kendime. sanırım 2-3 yıl uykusuzluk çektim. lâkin bu anlamın beyhude olduğu, yalnızca dünyayı bu haliyle kurtarmanın zorlaştığını anladım.
devamını gör...
müslümanlardaki başkalarının hayatına aşırı karışma merakı
bir çeçen’e türküm dediğinde seni müslüman sanması kadar doğal bir şey yoktur.
adamın müslüman sandığı arkadaşa dostane bir şekilde “namaz kılıyor musun” gibi bir soru sorması da öyle anormal bir soru değil bence.
ne var bu kadar sinirlenecek?
kılmıyorum bro dinle diyanetle işim yok benim deyip kesip at gitsin.
bu kadar büyütmeye, stres yapmaya gerek yok bence.
adamın müslüman sandığı arkadaşa dostane bir şekilde “namaz kılıyor musun” gibi bir soru sorması da öyle anormal bir soru değil bence.
ne var bu kadar sinirlenecek?
kılmıyorum bro dinle diyanetle işim yok benim deyip kesip at gitsin.
bu kadar büyütmeye, stres yapmaya gerek yok bence.
devamını gör...

