zaman tüneli
tadı damakta kalan çocukluk yiyecekleri
on onbir yaşlarında babam yurtdışından gelmişti. annem bahçede falan olsa gerek evde yoktu. baba kasaptan kıymayı almıs böyle soğanlı biberli domatesli sulu sulu bi menemen tadında bir yemek yapmış kerata. ben merdivenden çıkarken kokusu geldi hala burnumda. artık açlığımamı denk geldi bilemiyorum. kara fırın ekmeğinide almış taze taze çıtır çıtır. mutfağa bi girdim gel len kerata dedi. oturduk bi abandık bi abandık. benim en sevdiğim yemektir. annemin yemeğide güzel olur ama o günkü yediğim yemeği unutamam.
devamını gör...
kargoyla dua gönderen insanın milyoner olması
umrede bir yer var, oraya giden not kağıdı fotoğrafı paylaşıyor işte x ailesine dualar selamlar falan yazan, herkes görmüştür mutlaka. herifin biri oranın tablosunu yaptırmış, eline aldığı kağıdı tabloya yanaştırıp sanki oradaymış gibi fotoğraf çekip millete satıyordu.
yine bir tanesi kabe toprağı diye bahçesindeki toprağı fahiş fiyattan geçirdi millete.
daha bunun bir dünya cin çıkaranı, muska yazanı, büyü bozanı var.
velhasıl din en büyük ticaret malzemesidir bu topraklarda. her zaman silkelenecek keriz vardır.
yine bir tanesi kabe toprağı diye bahçesindeki toprağı fahiş fiyattan geçirdi millete.
daha bunun bir dünya cin çıkaranı, muska yazanı, büyü bozanı var.
velhasıl din en büyük ticaret malzemesidir bu topraklarda. her zaman silkelenecek keriz vardır.
devamını gör...
saç kesmeyi beceremeyen kuaför
yaklaşık yedi senedir saçımı kendim kesiyorum, ufak bi istisna yapmıştım onda da hayal kırıklığına uğradım. kesen kadın saçlarımın çok güzel olduğunu söyleyip başlamıştı kesime, ağzına sıçtı sonra bu yüzden güvenmiyorum.
devamını gör...
bir avuç gözyaşı
benim için vedalar bir gözyaşıdır
farkında olmadan gözlerimin çevresinde belirirler
söylemeye cesaret edemediğim sözler akıyor
ve pişmanlık yavaşça yüzümde geziyor
sen bir zamanlar benim canımdın
ama artık sadece acı bir gerçek gibisin
kendime olan gecikmiş nefretimle kirlenmiş kalbim
geçen rüzgarla boşaldı
sondaki ayrılık bir yalandı
biri bana benim için zamanı geri döndürebileceğini söyleseydi
o zaman biraz daha dürüst olabilir miydim?
tek bildiğim surat
içimdeki zavallı ve çirkin eski kirlenmis gerçekler
beni eskisi gibi sevebilir miydin
bana bakarken yüzünde oluşan gülüşünle?
hepsinin sonunda, son gerçekleşiyor
eğer bir başı varsa, dinlemek bile istemiyorum
sözler ya çok doğru ya da tamamen avuntu
bunları dinlemek bile istemiyorum, çok korkmuştum
çünkü seni hiç sevmemişim gibi görünüyordu yalandı
geç olsa bile doğru olan sendin
sadece sen beni çok sevdin
sen benim gözyaşımsın, sen benim, sen benim gözyaşımsın
aynı yöne doğru yürüdük
ama bu yer bizim sonumuz oldu
önceden sonsuz hakkında konuştuysak bile
şimdi acımasızca birbirimizi kırıyoruz
aynı rüyayı görmüş olsak bile
o rüya tam olarak hayal oldu
kalbim parçalara ayrıldı, o yüzden nolur yak gitsin
böylece acının ve pişmanlığın kırıntısı bile kalmasın
sen benim gözyaşımsın, sen benim, sen benim gözyaşımsın
daha ne söyleyebilirim? sen benim...
vedalar gözyaşıdır, çünkü gözyaşları lükstür
güzel vedalar gibi bir şey yoktur
o yüzden şimdiden başla
ağırdan al ve yavaşla kalbimi oy
doğru, doğru
parçaların üstüne nazikçe bas
böylece pişmalık, pişmanlık diye bir şey kalmasın
lütfen parçalara ayrılmış kalbimi yak gitsin
tam, tam orası, neyden çekiniyorsun?
senin istediğin son zaten buydu
hadi, hiç tereddüt etmeden beni öldür
evet, evet, yak gitsin
külleri bile kalmasın
senin gerçek halin bu, benim de gerçek halim bu
şimdi sonu gördük ve dargınlık bile kalmadı
tatlı bir rüyadan uyandım ve gözlerimi kapattım
senin gerçek halin bu, benim de gerçek halim bu
aynı yöne doğru yürüdük
ama bu yer bizim sonumuz oldu
önceden sonsuz hakkında konuştuysak bile
şimdi acımasızca birbirimizi kırıyoruz
aynı rüyayı görmüş olsak bile
o rüya tam olarak hayal oldu
kalbim parçalara ayrıldı, o yüzden nolur yak gitsin
böylece acının ve pişmanlığın kırıntısı bile kalmasın
sen benim gözyaşımsın, sen benim, sen benim gözyaşımsın
daha ne söyleyebilirim? sen benim...
ne söylemeliyim ki
ikimiz de biliyoruz
cevap belli
ama cevabı vermesi her zaman zor
neden döküyorsun, neden parçalıyorsun
hiçbir faydası yok, vedalar benim için sadece
sözlerin ağzından çıktığı an
odağımızın bir anlamı kalmadığı an
her şeyin tehlikeli olduğu an
sonumuz elimize tutuşturulan iki kelimeden ibaret
ağlamayacağım, paramparça etmeyeceğim
ayrılık, çaresiz bir hastalık
sen benim başlangıcım ve sonumsun, hepsi bu
benim tanışmam ve vedamdın
her şeyimdin, korkularından vazgeç
tekrar söyleyeceğim, gözyaşlarımın sorumlusu sensin
farkında olmadan gözlerimin çevresinde belirirler
söylemeye cesaret edemediğim sözler akıyor
ve pişmanlık yavaşça yüzümde geziyor
sen bir zamanlar benim canımdın
ama artık sadece acı bir gerçek gibisin
kendime olan gecikmiş nefretimle kirlenmiş kalbim
geçen rüzgarla boşaldı
sondaki ayrılık bir yalandı
biri bana benim için zamanı geri döndürebileceğini söyleseydi
o zaman biraz daha dürüst olabilir miydim?
tek bildiğim surat
içimdeki zavallı ve çirkin eski kirlenmis gerçekler
beni eskisi gibi sevebilir miydin
bana bakarken yüzünde oluşan gülüşünle?
hepsinin sonunda, son gerçekleşiyor
eğer bir başı varsa, dinlemek bile istemiyorum
sözler ya çok doğru ya da tamamen avuntu
bunları dinlemek bile istemiyorum, çok korkmuştum
çünkü seni hiç sevmemişim gibi görünüyordu yalandı
geç olsa bile doğru olan sendin
sadece sen beni çok sevdin
sen benim gözyaşımsın, sen benim, sen benim gözyaşımsın
aynı yöne doğru yürüdük
ama bu yer bizim sonumuz oldu
önceden sonsuz hakkında konuştuysak bile
şimdi acımasızca birbirimizi kırıyoruz
aynı rüyayı görmüş olsak bile
o rüya tam olarak hayal oldu
kalbim parçalara ayrıldı, o yüzden nolur yak gitsin
böylece acının ve pişmanlığın kırıntısı bile kalmasın
sen benim gözyaşımsın, sen benim, sen benim gözyaşımsın
daha ne söyleyebilirim? sen benim...
vedalar gözyaşıdır, çünkü gözyaşları lükstür
güzel vedalar gibi bir şey yoktur
o yüzden şimdiden başla
ağırdan al ve yavaşla kalbimi oy
doğru, doğru
parçaların üstüne nazikçe bas
böylece pişmalık, pişmanlık diye bir şey kalmasın
lütfen parçalara ayrılmış kalbimi yak gitsin
tam, tam orası, neyden çekiniyorsun?
senin istediğin son zaten buydu
hadi, hiç tereddüt etmeden beni öldür
evet, evet, yak gitsin
külleri bile kalmasın
senin gerçek halin bu, benim de gerçek halim bu
şimdi sonu gördük ve dargınlık bile kalmadı
tatlı bir rüyadan uyandım ve gözlerimi kapattım
senin gerçek halin bu, benim de gerçek halim bu
aynı yöne doğru yürüdük
ama bu yer bizim sonumuz oldu
önceden sonsuz hakkında konuştuysak bile
şimdi acımasızca birbirimizi kırıyoruz
aynı rüyayı görmüş olsak bile
o rüya tam olarak hayal oldu
kalbim parçalara ayrıldı, o yüzden nolur yak gitsin
böylece acının ve pişmanlığın kırıntısı bile kalmasın
sen benim gözyaşımsın, sen benim, sen benim gözyaşımsın
daha ne söyleyebilirim? sen benim...
ne söylemeliyim ki
ikimiz de biliyoruz
cevap belli
ama cevabı vermesi her zaman zor
neden döküyorsun, neden parçalıyorsun
hiçbir faydası yok, vedalar benim için sadece
sözlerin ağzından çıktığı an
odağımızın bir anlamı kalmadığı an
her şeyin tehlikeli olduğu an
sonumuz elimize tutuşturulan iki kelimeden ibaret
ağlamayacağım, paramparça etmeyeceğim
ayrılık, çaresiz bir hastalık
sen benim başlangıcım ve sonumsun, hepsi bu
benim tanışmam ve vedamdın
her şeyimdin, korkularından vazgeç
tekrar söyleyeceğim, gözyaşlarımın sorumlusu sensin
devamını gör...
zorba insan
zorbalamasyon bu benim misyon şarkısını dinler ve zorbalayarak dinlettirir
devamını gör...
flow360
ebo yapımı bir reality show'dur.
jüri kadrosunda allame, cash flow, khontkar gibi benim bile tanıdığım isimleri barındırıyor. bir rap yarışması. ve de en son popstar aday seçmelerinde ajdar'ı gördüğümüz o epik bölümden beri bu kadar kepaze bir şey izlememiştim galiba.
khonnkar benim dinlediğim bir isim değil zaten ama önüne gelene bok gibisin, bir verdim gibi çıkışlarda bulunması ile bi nebze sempatimi kazanmıştı. son bölümde canlı performansını dinleyince ne düşüneceğimi gerçekten bilemedim.
9 bölüm süren bir beyin ve kulak sınavı idi. niçin devam ettin o zaman derseniz, ben böyle biriyim maalesef. buna başkaca açıklamam yok.
final bölümde çocukları toplamışlar konser diye, su vericez demişler su vermediler çocuklara 1 saat :d. eleman "gibicem suyunuzu" diyo "sucu muyum ben" diyo, sahnede diyor. gen z kardeşlerimin bön olanları toplanmış herhalde oraya. yani ben vandalizmden çok taraf değilim ama canlı konser interaktif bir alandır. seyirci sahneye bir şeyler fırlatmak olsun, hiç olmadı yuhalamak olsun gibi reaksiyonlarla ufak ayar çekebilir oradaki insanlara. bunu buradan gen z kardeşlerime bildirmek isterim. lüzumsuz yere yapmayın ama orada elinde mikrofonla hırtın biri size giberim miberimli konuşuyorsa bence çok okey bir tepki. bi dahakine aklınızda olsun. toplaşıp dövseydiniz de olurdu ama suç sayılabilirdi o yüzden onu yapmadığınız iyi olmuş yine de.
bu zırcahil acayip tipleri tepemize kim getiriyor anlamıyorum ben. kim bu eleman mesela? fenomen ve yapımcıymış. 0000'la konuşuyorduk, müzikal cinnetlerimi onunla paylaşıyorum bazen. "ibrahim tatlıses gibi bir şey" dedi adam için. muazzam tespit, tebrik ediyorum kendisini gerçekten.
allah herkese akıl fikir versin derken, orada performans sergileyen rap sanatçıları (?) niçin zahmet edip şarkı söylemedi onu da anlamadım. abicim konserin olayı bu değil mi? ben buumır olduğum için tam hakim değilim konuya ama bizim zamanımızda konsere parçaları sanatçıdan dinlemek için gidiliyordu genel olarak. baştan sona parçalarını seslendiren isimler olduğu gibi, nakaratları biraz mırıldanıp "eöööy vuuuy" dışında pek bir katkı sunmayan isimler de oldu. onu da yapmasaydın hocam ya, çocuklar 3'e kadar sayıp play'e basar spotiden beraberce dinlerlerdi senin şarkını :d. sen hiç zahmet etmeseydin? :d
gerçekten inanılmaz bir deneyimdi benim için.
emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
jüri kadrosunda allame, cash flow, khontkar gibi benim bile tanıdığım isimleri barındırıyor. bir rap yarışması. ve de en son popstar aday seçmelerinde ajdar'ı gördüğümüz o epik bölümden beri bu kadar kepaze bir şey izlememiştim galiba.
khonnkar benim dinlediğim bir isim değil zaten ama önüne gelene bok gibisin, bir verdim gibi çıkışlarda bulunması ile bi nebze sempatimi kazanmıştı. son bölümde canlı performansını dinleyince ne düşüneceğimi gerçekten bilemedim.
9 bölüm süren bir beyin ve kulak sınavı idi. niçin devam ettin o zaman derseniz, ben böyle biriyim maalesef. buna başkaca açıklamam yok.
final bölümde çocukları toplamışlar konser diye, su vericez demişler su vermediler çocuklara 1 saat :d. eleman "gibicem suyunuzu" diyo "sucu muyum ben" diyo, sahnede diyor. gen z kardeşlerimin bön olanları toplanmış herhalde oraya. yani ben vandalizmden çok taraf değilim ama canlı konser interaktif bir alandır. seyirci sahneye bir şeyler fırlatmak olsun, hiç olmadı yuhalamak olsun gibi reaksiyonlarla ufak ayar çekebilir oradaki insanlara. bunu buradan gen z kardeşlerime bildirmek isterim. lüzumsuz yere yapmayın ama orada elinde mikrofonla hırtın biri size giberim miberimli konuşuyorsa bence çok okey bir tepki. bi dahakine aklınızda olsun. toplaşıp dövseydiniz de olurdu ama suç sayılabilirdi o yüzden onu yapmadığınız iyi olmuş yine de.
bu zırcahil acayip tipleri tepemize kim getiriyor anlamıyorum ben. kim bu eleman mesela? fenomen ve yapımcıymış. 0000'la konuşuyorduk, müzikal cinnetlerimi onunla paylaşıyorum bazen. "ibrahim tatlıses gibi bir şey" dedi adam için. muazzam tespit, tebrik ediyorum kendisini gerçekten.
allah herkese akıl fikir versin derken, orada performans sergileyen rap sanatçıları (?) niçin zahmet edip şarkı söylemedi onu da anlamadım. abicim konserin olayı bu değil mi? ben buumır olduğum için tam hakim değilim konuya ama bizim zamanımızda konsere parçaları sanatçıdan dinlemek için gidiliyordu genel olarak. baştan sona parçalarını seslendiren isimler olduğu gibi, nakaratları biraz mırıldanıp "eöööy vuuuy" dışında pek bir katkı sunmayan isimler de oldu. onu da yapmasaydın hocam ya, çocuklar 3'e kadar sayıp play'e basar spotiden beraberce dinlerlerdi senin şarkını :d. sen hiç zahmet etmeseydin? :d
gerçekten inanılmaz bir deneyimdi benim için.
emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
devamını gör...
dünyanın en büyük acısı
geçen tanımadığım bir amca gelip durup dururken hayat kalan için mi zor yoksa giden için mi zor? diye sordu anlık dona kaldım tesadüf mü bu diye düşündüm şaşırdım cevap veremedim çünkü geçen gece kalanın benim olduğum bir ayrılık yaşamıştım. sorudan sonra uzun bir sessizlik oluştu cvp veremedim çünkü yaşadığım şeyler aklıma geldi.. o gece öldugumu sandim ya da bir rüya olmasını cok isterdim çünkü o giderken kırıp gitti beni, hiç bir şey diyemedim kalakaldım içimde tarif edilemez bir his vardı. kalbimden göğsüme sıcaklık, tenimde soğukluk, tüylerim diken diken olmuştu. kabullenemedim. hani biz hep beraberdik diyordu bı yanım hani olmayacaktı böyle bir şey hani sevmek yetiyordu hani küs uyumayacaktik.. haniler, keşkeler havada uçuşurken bir yanım ne oluyor anlamıyorken diğer yanım hayal kırıklığı içerisinde bir duvar kenarına yıkılmışti. içimde hayal kırıklığı sancısı varken biliyorum tarifi zor, cevap veremedim..
sonuçta hayal kırıklığı yatıyor her şeyde, yaşayıp sonunda ölmek gerçeği, birine alışıp kaybetmek, kayıplar her zaman hayal kırıklığıdir.. hiç bir şeyin sonsuz oldugu yerde her şeyin pek söyleyeceği bir şeyi yok.. ve dünyanın en acı hissi bu.. kendimizi kandırdığımiz o yalancı ebedilestirdigimiz hikayelerin bitmeyeceğine inanmak ve bunun doğrultusunda hayal kırıklığı yaşamak.. sevdiğimiz kadar üzülüruz, önemsediğimiz kadar hayal kırıklığı yaşarız..
vee sen öylece gittin..
ama ben hâlâ senden geçemiyorum
kusura bakma, özledim ama söyleyemiyorum..
sonuçta hayal kırıklığı yatıyor her şeyde, yaşayıp sonunda ölmek gerçeği, birine alışıp kaybetmek, kayıplar her zaman hayal kırıklığıdir.. hiç bir şeyin sonsuz oldugu yerde her şeyin pek söyleyeceği bir şeyi yok.. ve dünyanın en acı hissi bu.. kendimizi kandırdığımiz o yalancı ebedilestirdigimiz hikayelerin bitmeyeceğine inanmak ve bunun doğrultusunda hayal kırıklığı yaşamak.. sevdiğimiz kadar üzülüruz, önemsediğimiz kadar hayal kırıklığı yaşarız..
vee sen öylece gittin..
ama ben hâlâ senden geçemiyorum
kusura bakma, özledim ama söyleyemiyorum..
devamını gör...
hafızam silinse de tekrar izlesem denilen diziler
eşeko ve keko
devamını gör...
saç kesmeyi beceremeyen kuaför
saç tıraşınızı kendiniz yapın. çok kolay zaten. makineyle 3'e vurup geç.
devamını gör...
zorba insanın ağzı torba değil ki büzesin
hayat felsefelerimden biridir.
devamını gör...
zorba insan
(bkz: zorba the greek) dansını seven insandır.
devamını gör...
enfeksiyon
temel olarak 3 grupta toplanabilecek çeşitlere sahip olan hede.
endojen enfeksiyonlar zaten bizimle birlikte yaşayan mikropların bir yolunu bulunca hastalık yapması durumu. mesela akut apandisit ile barsakta yaşayan bakteriler steril dokulara geçti diyelim. ya da daha basiti elime kıymık battı derideki bakteriler içeri girdi. bu tarz şeyler.
eksojen enfeksiyonlar dışarıdan aldığımız enfeksiyonlar. mesela tüberküloz kessssssinlikle eksojen bir enfeksiyondur. hastane enfeksiyonları eksojendir. normalde bizimle bir alakası olmayan, bizim üstümüzde içimizde vs yaşamayan bakterinin virüsün enfeksiyon tablosudur. mesela sağlık bilimlerinde bir alanda öğrencisin diyelim. biz laboratuvarı ayarlayıp farklı mikroskoplara farklı şeyleri koyuyoruz, siz de gelip mikroskoplara bakıp geçiyorsunuz ya hani. heh işte senden önceki arkadaşının gözünde ne var bilmiyorum ben, sen de bilmiyorsun. belki gözü kızarıktı, akıntısı vardı, gözünü kaşıyıp oküleri ayarladı. al sana adenoviral keratokonjunktivit.
fırsatçı enfeksiyonlar ise özel bir grup. bunlar herkes olabilir. bizim içimizde yaşayan bakterisi de olabilir, 500t'deki öksüren adamın ağzından saçılan virüs de olabilir. tek şart şu, enfeksiyonun oluştuğu birey bağışıklığı kısıtlanmış (immunocompromised) olmalı. mesela transplant hastaları, kemoterapi alanlar, immün yetersizliği olanlar, aids hastaları vs. toplumun neredeyse yarısı polyoma taşıyıcısı mesela. sağlıklı adama bir şey yapmaz, böbrekte ömür billah latent yaşar ama immün sistem zayıfladığında (mesela aids tablosunda) progresif multifokal lökoensefalopatiye çevirebilir. tam olarak fırsatçı enfeksiyondur bu. ya da mesela normalde barsakta yaşayan bizim zararsız dediğimiz e.coli bakterisi kemoterapiye bağlı nötropeni sonrası bakteriyel epitelyal katmanı geçip steril dokulara geçebilir, hatta kana bile sıçrayabilir (bakteriyemi). normal bireyde böyle bir şey olmaz da, hadi oldu diyelim o e.coliyi nötrofiller peynir ekmek gibi yer. kemoterapi alan hastada nötropeni (nötrofil azlığı) olduğu için sayısal olarak yetersiz kalıp enfeksiyonu kontrol altına alamayabilir bağışıklık sistemimiz. bu da yine fırsatçı bir enfeksiyondur.
tus dus falan böyle antin kuntin şeyleri sormayı sever. konu değil de bakış açısı biraz öyle. fırsatçı enfeksiyonla endojen enfeksiyon farkını bir vakayla sorarlar.
endojen enfeksiyonlar zaten bizimle birlikte yaşayan mikropların bir yolunu bulunca hastalık yapması durumu. mesela akut apandisit ile barsakta yaşayan bakteriler steril dokulara geçti diyelim. ya da daha basiti elime kıymık battı derideki bakteriler içeri girdi. bu tarz şeyler.
eksojen enfeksiyonlar dışarıdan aldığımız enfeksiyonlar. mesela tüberküloz kessssssinlikle eksojen bir enfeksiyondur. hastane enfeksiyonları eksojendir. normalde bizimle bir alakası olmayan, bizim üstümüzde içimizde vs yaşamayan bakterinin virüsün enfeksiyon tablosudur. mesela sağlık bilimlerinde bir alanda öğrencisin diyelim. biz laboratuvarı ayarlayıp farklı mikroskoplara farklı şeyleri koyuyoruz, siz de gelip mikroskoplara bakıp geçiyorsunuz ya hani. heh işte senden önceki arkadaşının gözünde ne var bilmiyorum ben, sen de bilmiyorsun. belki gözü kızarıktı, akıntısı vardı, gözünü kaşıyıp oküleri ayarladı. al sana adenoviral keratokonjunktivit.
fırsatçı enfeksiyonlar ise özel bir grup. bunlar herkes olabilir. bizim içimizde yaşayan bakterisi de olabilir, 500t'deki öksüren adamın ağzından saçılan virüs de olabilir. tek şart şu, enfeksiyonun oluştuğu birey bağışıklığı kısıtlanmış (immunocompromised) olmalı. mesela transplant hastaları, kemoterapi alanlar, immün yetersizliği olanlar, aids hastaları vs. toplumun neredeyse yarısı polyoma taşıyıcısı mesela. sağlıklı adama bir şey yapmaz, böbrekte ömür billah latent yaşar ama immün sistem zayıfladığında (mesela aids tablosunda) progresif multifokal lökoensefalopatiye çevirebilir. tam olarak fırsatçı enfeksiyondur bu. ya da mesela normalde barsakta yaşayan bizim zararsız dediğimiz e.coli bakterisi kemoterapiye bağlı nötropeni sonrası bakteriyel epitelyal katmanı geçip steril dokulara geçebilir, hatta kana bile sıçrayabilir (bakteriyemi). normal bireyde böyle bir şey olmaz da, hadi oldu diyelim o e.coliyi nötrofiller peynir ekmek gibi yer. kemoterapi alan hastada nötropeni (nötrofil azlığı) olduğu için sayısal olarak yetersiz kalıp enfeksiyonu kontrol altına alamayabilir bağışıklık sistemimiz. bu da yine fırsatçı bir enfeksiyondur.
tus dus falan böyle antin kuntin şeyleri sormayı sever. konu değil de bakış açısı biraz öyle. fırsatçı enfeksiyonla endojen enfeksiyon farkını bir vakayla sorarlar.
devamını gör...
aşk
tek bir tanımı oldugunu dusunmuyorum.
hayatta yalnız bir defa asık olunduguna da inanmıyorum.
yerkuredeki en guclu duygulardan biri.
sizin aska inanmamanız, askın olmadıgı anlamına gelmez, sizin asık olmadıgınız anlamına gelir.
ama hayatta bes on defa asık olunduguna da inanmıyorum. birdir, ikidir, uctur ama dort degildir.
ha birinden hoslanmak deseniz, o sık sık olabilir.
hayatta yalnız bir defa asık olunduguna da inanmıyorum.
yerkuredeki en guclu duygulardan biri.
sizin aska inanmamanız, askın olmadıgı anlamına gelmez, sizin asık olmadıgınız anlamına gelir.
ama hayatta bes on defa asık olunduguna da inanmıyorum. birdir, ikidir, uctur ama dort degildir.
ha birinden hoslanmak deseniz, o sık sık olabilir.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
hiçbir fikrim yok, sakin birine benziyor, -mu'ları ayrı yazsa daha tatlı olur gibi.
devamını gör...
korsan cd satıldığı dönem
oyun kuramazdık cd arızalı çıkardı geri verir başka oyunu alırdık en son 2018 de korsan cdci gördüm bir de o zamanlar 5 cdli satıyorlardı 140-150 tl idi
devamını gör...
nuray dilmaç cinayeti
boşanmayı bilmeyen, kadını malı sanan heriflerin diyarında yine bir kadın öldürülmüş.
boşandığı kadınla başka biriymiş gibi sosyal medyada yazışıyor, kadın fotoğraf isteyince ikna edebilmek için arkadaşını konuşturuyor. buluşma planı yapılınca buluşma noktasına gidip oğluyla birlikte kadını öldürüyor. çuvala koyuyor, götürüp gömüyor. bir de oğlu her ay gidip başında dua ediyormuş sözde. gördükleri arsayı da satın almış, sözde mezar yapacakmış, para biriktiriyormuş. 10 milyon biriktirme çabası da mahkeme yalanları pişkinliğinin daniskası. boğarak öldürülen annesine villa dikecekti herhalde o paraya.
hadi eski eşi anladık da doğurup emzirip büyüttüğün çocuğun tarafından öldürülmek. 5 çocuk annesiz kaldı, üstelik bizzat babaları ve kardeşleri tarafından. ben kadın olsam bu memlekette evlenmez, mümkünse yaşamazdım bile.
haber linki: buradan
boşandığı kadınla başka biriymiş gibi sosyal medyada yazışıyor, kadın fotoğraf isteyince ikna edebilmek için arkadaşını konuşturuyor. buluşma planı yapılınca buluşma noktasına gidip oğluyla birlikte kadını öldürüyor. çuvala koyuyor, götürüp gömüyor. bir de oğlu her ay gidip başında dua ediyormuş sözde. gördükleri arsayı da satın almış, sözde mezar yapacakmış, para biriktiriyormuş. 10 milyon biriktirme çabası da mahkeme yalanları pişkinliğinin daniskası. boğarak öldürülen annesine villa dikecekti herhalde o paraya.
hadi eski eşi anladık da doğurup emzirip büyüttüğün çocuğun tarafından öldürülmek. 5 çocuk annesiz kaldı, üstelik bizzat babaları ve kardeşleri tarafından. ben kadın olsam bu memlekette evlenmez, mümkünse yaşamazdım bile.
haber linki: buradan
devamını gör...
ikna edilmeyi bekleyen insan
karar alınmışsa ne yaparsan yap döndüremezsin. herkes kendi yolunda ilerliyor
devamını gör...
aşk
ahmet hamdi tanpınar diyormuş ki
"vücutlarımız, birbirimize en kolay verebileceğimiz şeydir; asıl mesele, hayatımızı verebilmektir. baştan aşağı bir aşkın olabilmek, bir aynanın içine iki kişi girip, oradan tek bir ruh olarak çıkmaktır."
gel de şimdi konuş ey tanpınar.
"vücutlarımız, birbirimize en kolay verebileceğimiz şeydir; asıl mesele, hayatımızı verebilmektir. baştan aşağı bir aşkın olabilmek, bir aynanın içine iki kişi girip, oradan tek bir ruh olarak çıkmaktır."
gel de şimdi konuş ey tanpınar.
devamını gör...
ikna edilmeyi bekleyen insan
henüz vazgeçmemiştir… doğru yerden, doğru tonda dokunulması için dua ediyordur.
devamını gör...