zaman tüneli

duman - aman aman
ece seçkin - aman aman.
devamını gör...

bak bu oğlan işi bilir, önce öpüp koklayacak, sonra yapamadım deyip, valizini toplayacak..

ne çektik bu oğlanlardan!
devamını gör...

levi. dileyen livay diyor, rivay diyor, yeri geliyor leviçita diyor. bizim her okunuşa saygımız var.
devamını gör...

gsnin okandan daha büyük bir problemi var dursun efendi.

ben ali koça teklif götürelim diyorum. bizi senelerdir şampiyon yaptı.
ali koç gs başkanı olsun. yahut aziz yıldırımda olur. mevcut vasıfsızlardan ikiside daha iyidir.
ali koç gs başkanı ve gs şampiyon!
ali koç gs başkanı gs şampiyon!
devamını gör...

meyhaneler, plaj masalarını örtülemişse bilinki yaz gelmiş demektir..
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bazı süper mola saatleri.
devamını gör...

yüzyıllar önce ozan
geldi geçti ömrüm benim
şol yel esip geçmiş gibi.. demiş.(yunus emre)
ve dünya halâ bir koca yangın yeri..
hiç iki satır yeter mi dert anlatmaya..
devamını gör...

#3850739 katılıyorum.

eleştirilecek 2 yanı var.

1) her maça final havasında çıkması. örneğin dün fethiye karşısında bir kaç genç atabilirdi. gençlere yeterli imkanı vermiyor.

2) final maçlarında hata yapıyor. kopenhag, s.prag.. geçen yıl kievi yensek ilk 8deydik. bu sene st.gilliois midir ne karın ağrısıdır, yenmemiz gerekirdi.

3 sene üst üste şampiyon yapıp bu kadar eleştirilen başka hoca duymadım. tr ligi tırtsa hadi diğerleri olsun şampiyon.
devamını gör...

taşla yiyişmek, ağaçla sevişmek, toprakla elleşmek, dalla kerkinmek üzerine derin felsefik sohbetlerin derlendiği kitaptır.
devamını gör...

(muhtemelen) hintli trol kardeş, normal sözlük'ü okuyan, gören bilen kişi sayısı 20'yi geçmez. yapay zekayla türkçe'ye çevirip paylaştığın propaganda yazılarının burada pek bir etkisi olmuyor. mesai ücretin düşük olabilir ama yine de ömür geçip gidiyor. başka mecralarda daha verimli işlere imza atabilirsin.
devamını gör...

bir jean-louis fournier kitabı. nefis bir anlatı.

zaten bu beyefendinin daha önce okuduğum 2 kitabına da bayılmıştım. dün akşam bir çırpıda okudum bunu da.

yine odaklandığı konu, yalnızlık.
yine yaklaşımı alaycı, şakacı. *
devamını gör...

öksürük için özgür, ekmek için ekrem adına;
cumhuriyet folk partisiyle kadir beyin ayni fikirde olduğu bir nokta bulmuşsunuz. hayırlı olsun.
devamını gör...

olaylara da karışmayın tabi.
devamını gör...

yol vermesini geçtim yolunda gitsin yeter. trafik sıkışınca bu taksici, minibüsçü terör örgütü karşı şeride gidip ordan gelenle kafa kafaya gelene kadar basar, yolun bittiği yerde senin önüne dalar. kaynak yapmada bunlardan âlâ şeref yoksunu yoktur. başkası yapsa gene dersin ki buranın yabancısı yolu bilmiyordu falan, hergün defalarca aynı güzergahı giden minibüsçü yolu gayet iyi biliyor. hak yemek onlar için dert değil. trafik polisleri ne iş yapıyor esas soru o.
devamını gör...

dış dünyanın gürültüsün azaldığı yerde insanın içe dönüşü başlar, kendi içine eğilmesi mümkün hale gelir... yalnızlık, sessizlik ve yaratıcılık arasında ilişki kuran yazarlar/düşünürler bu konuyu kendi cümleleriyle ele almışlardır.

carrel'de bu mesele öncelikli olarak hakikati kavramak şeklinde temsil bulur, o, hakikatin kavranması için 'iç dünyadaki denizin durulması' gerektiğini söyler.

tam hali,
"hakikati seyretmek isteyen kişi önce kendi içinde içsel sükûneti kurmalıdır. zihni, bir gölün durgun suyu gibi olmalıdır."

carrel'e göre, hakikat/gerçek, dışsal fenomenlerden ziyade bireyin kendi zihnindeki sükûnetle kavranır.

insan zihnindeki düşünce ve duygusal karmaşa, gerçek bilgiye ulaşmayı engeller.
dolayısıyla kişi önce içsel dinginlik oluşturmalıdır; bu, carrel’e göre hakikat arayışının ilk şartıdır.

carrel’e göre zihinsel sükûnet yaratıcılığın kaynağı değildir. ama yaratıcılığın ortaya çıkmasının şartıdır.
yani,
sükûnet yaratıcılığı üretmez
sükûnet yaratıcılığı mümkün kılar.

carrel’de yaratıcılık şudur,
insanın kendini aşabilme kapasitesi
yeni bir düzeni fark edebilme yetisi
alışılmış düşünce kalıplarının ötesine geçme gücü

bu yüzden carrel, özellikle modern insanı,
refleksif, aceleci, duygusal taşkın olarak eleştirir. bunlar yaratıcılığın düşmanlarıdır.

sükûnet neyi değiştirir?

*dikkati derinleştirir
*algıyı inceltir
*sezgiyi keskinleştirir
bu hâlde zihin, yalnızca bildik olanı değil
henüz fark edilmemiş olanı da görmeye başlar.

carrel, "sükûnet yaratıcılığı artırır” gibi slogan cümleler kurmaz,
ama yaratıcı insan tipini tarif ederken
sükûnet, disiplin ve iç düzeni vazgeçilmez koşul olarak gösterir.

alexis carrel’e göre insanın yaratıcı gücü,
zihnin karmaşasından değil, zihnin düzeninden doğar.

carrel, modern insanın zihnini tarif ederken sık sık şu fikre döner,
zihin, dış dünyanın ritmine teslim olduğunda
derinlik kaybolur; yalnızca yüzeysel işlevler kalır. bu zihin iş görür, ama yaratamaz.

son cümle,
carrel’e göre sükûnet, insan yaratıcılığının sebebi değil,
fakat onun açığa çıkabileceği zemindir.
tekrar edelim,
sükûnet yaratıcılığı üretmez
sükûnet yaratıcılığı mümkün kılar.

gürültülü bir zihin de üretebilir,
ama yaratıcı olamaz.

edit, tanım üzerinde eklemeler, değişiklikler yapılmıştır.
devamını gör...

az önce nickini vermekten imtina ettiğim bir yazarın peş peşe entrylerini gördükten sonra önemle vurgulanması gerektiğini düşünerek açtığım başlık. kısacası, kaldırmış saplayacak birini arıyor. dikkat edelim.
devamını gör...

çocukluğumda zar zor hatırlayabildiğim tüm konser etkinlikleri, babam tarafından götürüldüğüm cso veya opera etkinlikleri veya o yılların ankarasındaki trt konserleridir. bir iki arkadaşla ailelerden habersiz gittiğimiz aşık ihsani konserinde de derdest edilip yaşımız gereği ailelerimize teslim edildik. (zaten o da konser değil mitingmiş.)
kısaca kişisel konser hafızam sanırım biraz vukuatlı olduğundan, net hatırlayamıyorum.
devamını gör...

kabul etmem zor olacak ama taş koymam ben senin yoluna
nasıl susturayım ben kendimi, söyle bana?
devamını gör...

bence eleştirildiği konuların kökeni otoriter yapısı olmaması. hoca transfer istemiyor değil, söyleyip sivrilemiyor. hani işyerlerinde olur bu tipler, birşeylerden şikayet eder ama yöneticiye söyleyemez. bence okan oyuncu yollamak istemiyor, adam satmalı denilince yok diyemiyor. adam almıyoruz denirse olur mu öyle şey diyemeyeceği gibi. eldeki malzemelerle yemek yapmaya çalışıyor ama ana malzemelerden biri eksikken lan bu olmadan bu yemek olur mu diyemiyor.

bence orta sahasında kaan olmasına o da bayılmıyordur ya da kanata ahmet'i koymaya. 10 kişiyle takım döndürüyor.

o kadro şunda olsa bunda olsa deniliyor. bir bakıma doğru. ligde diğer takımlardan üstün bir kadrosu var. yalnız şampiyonluk kapıştığı takımın da bizden altta kalır yanı yok. onlar neden şampiyon olamadı. jesus, mourinho sanki sivas kadrosuyla mı oynuyor. şu söylemleriyle gıcık etmese gs taraftarı mou isterdi. e o mou başarısız oldu, üstelik alt eden okan ama okan sürekli gömülüyor. okan avrupa'da kötü maçlarıyla anılıyor hep, mou harikalar mı yarattı. 10 kişi takıma tur vermedi mi sahasında yeri gelince.

ben okan hocaya genel bakınca başarılı görüyorum. sırf yabancı diye yeni torrentler mı gelsin. fatih hoca diyenler oluyor, severim ama yaşlandı sanki. ona başkanlık falan yakışır artık.

okan hocaya geniş, alternatifli kadro verilmeli. 1.5 forveti var takımın. zaten biri varsa biri yok. sane, yunus, barış toplasan 2 kanada 3 adam var. hele bir çoğalt, adam oyuncularını dinlendirebilsin, rekabet ortamı da olsun sonra gene yereriz.

zaman zaman oyunu eleştirmediğim anlamına gelmiyor bu. bazen değişikliklerde geç kalıyor. bu konuda eleştiriyorum. ama sezon ortasında lider hocayı yollamak takıma fayda falan getirmez, şampiyonluk gider, saçmalamayın.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim