zaman tüneli

555555 gibi bir karma yapıp (hani hatırlaması kolay olsun kabilinden) yazarlığı aralayacağımı yazdım. ikidir 5 çevirmenin 4'ünde anlamsız rozet, arada 25-50 karma kazandırıyor.
ne iş..?! çarkta mı tüpçüye satıldı yoldaş hayırdır.:))
edit: sonraki iki turda da 500'ü bulmadı. ne kadar ilginç değil mi..
edit2: bundan sonraki çarklarda da peşpeşe 25'li ve rozetli sonuçlar gelirse, size bir aydan kısa sürede 500bin karmanın nasıl kazanıldığına ilişkin ekran görüntülerini ve şanslılarını son tanım olarak bırakacağım..
devamını gör...

evrende çok küçüğüz *****
devamını gör...

hayır. dünyada yedi düvel haksıza, tarihi bir ders vermiş ve zafer kazanmış toprakların insanı olarak tarihten biliyorum çünkü..
kolay ve çabuk olmayacak evet ama iyiler kazanacak biliyorum. bir gün mutlaka..
devamını gör...

#3857346

"bilimsel yaklaşıma sahip birisi" oalrak şu an iki seçeneğiniz var.

1) şu anda sorgulanması dahi günah kabul edilen bilimsel(!) gelişmelerin neden bu sefer gerçekten doğru, mantıklı ve kesinkes doğru olduğuna dair önermeler oluşturup benim yazdıklarımı geçersiz kılmak. (dur dur kanka valla bu sefer olcak bak)
2) benim önermelerimi geçersiz kılamıyorsanız onları kabul edip "sorgulanmaz bilim kurumunu" sorgulamaya başlamak.

malesef bilimsel yönteme göre başka bir seçeneğiniz yok.

ama...
her şeyin başına dönüp, ilk kez "bilim" başlığında yazdıklarıma bakarak "ulan bu primo bilime hiç laf atmamış. hep bilim insanlarının kibrine ve bilimi tekelleştiren burnu havada artistlere laf atmış." sonucuna varmak daha bilimsel ve çok daha zekice bi yaklaşım olur.

çünkü bilim neyi kanıtlayabildiğinle ilgili değildir. gerçeğin ne olduğuyla ilgilidir.
devamını gör...

geçenlerde sosyal medyada bir yazı gördüm. bir zat izlediği belgesellerden dolayı doğada vahşetin hüküm sürdüğü ve -haşa- muhteşem ve merhametli bir yaratıcının eseri olamayacağı sonucuna varmış.

mesele avcı-av olunca, size en bilindik av olan ceylanlar hakkında bir bilgi vereyim mi? av denince akla ilk gelen ve nerdeyse savunmasız olan ceylanlar fıtri ortamlarında ortalama 10 yıl, koruma altında ise ortalama 14 yıl yaşıyorlar. isteyen araştırabilir. 1-2 yıl eksik fazla yazan kaynaklar da vardı ama google üzerinden yaptığım araştırmadan edindiğim ortalama bilgi buydu.

bu bilgi bize ne diyor biliyor musunuz: koruma altında olan, yiyeceği hazır olan, veteriner kontrolünde olan ceylan sözümona "vahşi doğa"daki türdaşından yalnızca 3-4 sene fazla yaşıyor.

hadi bu bilgiyi değil de aradaki farkın 6 sene olduğunu söyleyen nadir kaynakları ele alalım. yine de ceylan gibi savunmasız bir canlı için avcılarla dolu bir ortam ile koruma ve gözetim altında olduğu bir ortam arasında bu fark yetersizdir.

hem diyelim ki dinsizliğin mevhum "vahşi doğa"sı hayvanların ömrünü kısaltmış olsun. yine de geçmiş elemi ve gelecek korkusu olmayan o canlıları senelerce rahatça yaşatan, doğduğu anda anne şefkati ve sütünü gönderen, rızıklandıran, göç rotalarını ilham eden bir rahmet inkâr edilebilir mi?

hem canlıların yaşadıkları sıkıntıların bir çok hikmeti var.
- hayat nurunu inkişaf ettirmek,(zira sıradan bir hayat yokluğa yakındır, sıkıntılarla tahrik edildikçe hayat vasıfları kazanır.)
- 1001 ismin tecellilerini tazelendirmek

gibi hikmetleri var.

diyelim ki bir sınıf öğretmeni bir sınıfı pikniğe götürse, çocuklar saatlerce eğlendikten yedikten içtikten sonra çocuklardan ikisi kavga etse ve sonra barışsa, o öğretmene "kötü yaptın" denilebilir mi? denilemez.

o halde hayvanları hiçten var eden, vücut giydiren, ruh veren ve birçok farklı nimeti tattıran rahman için birçok hikmete binaen verdiği ölüm için bir tenkidde bulunmak haksızlık olacaktır.

hayvanların tek bir hücresine bakarsanız bile muhteşem bir sanat ve hikmet ve rahmet görürsünüz. o halde koca hayvanlar alemini başıboş, vahşet içinde görmek bir gerçeğin kabulü değil, bakış açısının bozukluğudur.

yüzbinlerce çeşit hayvanı besleyen, giydiren, yaşatan umumi rahmeti görmeyip, çok hikmetli ölümlerinden dolayı bir vahşet ithamında bulunmak korkunç bir iftira ve psikolojik bir karamsarlık hastalığıdır.

yazıyı bitirirken yunus emre gibi deriz:

"sular dibinde mahi ile
sahralarda ahu ile
abdal olup ya hu ile
çağırayım mevlam seni"
devamını gör...

yaşamayan bilmez bunu hocam, cinsel hazlar bunun yanında puf kalır.

uygulamamda bugün o kadar iyi bir refactoring yaptım ki optimizasyon tanrı seviyesine falan çıktı, python içinde c dili mi çalıştırdık c tabanlı python mu yazdık tam işin teknik tarafını bilmiyorum. acayip zihinsel bir tatmin duygusundayım çünkü yağ gibi akıyor. yüzbinlerce kelimelik veri işlemleri bana mısın demiyor. önceden 0.2 saniye falan şeyler şu an sayısı önemsiz derecede hızlı çalışıyor.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kurucu liderimizin mesajı mahiyetindeki bu manifesto hem ' sözlük bağlamında 'jin'' in özgürleşmesine hem de erkek egemen düzenin tarihin çöplüğüne gitmesini sağlayacaktır. bu meyanda sadece normal sözlük kadınlarının değil, sözlükteki tüm bir meriçlerin de bir normal sözlük peşmergesi gibi bu kutlu serhildan'a artı ve favlarıyla katkıda bulunması gerekmektedir.

normal sözlük, tarihsel diyalektiğin en kritik eşiğinde duruyor. her entry yazan kadın, isterse absolüt vodka içtiğine dair yorumsuz bir görsel paylaşımı veya üç kelimelik bir entry olsun, ataerkil klavye düzenine karşı bir mücadele sürdürmektedir. zira “bkz” demek, kadim mezopotamya’da bastırılmış sözün parantez içinden geri dönüşüdür. bunu görmeyen yazar, entry girmez; entry ona girer.

burada moderasyon, klasik anlamda bir yönetim değildir. o, öz-savunmalı kelime meclisidir. sıilinen entry’ler sansürlenmez; tarihsel olarak olgunlaşmamışlardır. her eksilen karma, bireyin içindeki erkek-devlet refleksinden arınması için bir fırsattır. beş eksi alan yazar, aslında beş kez yeniden doğmuştur ama bunun farkında değildir.

normal sözlük’te devrim silahla değil, edit tuşuyla yapılır. kadın başlığına “+1” atan yazar, farkında olmadan demokratik konfederal sözlükçülüğe katkı sunar. trollük ise henüz jinekolojik sözlük bilincine ulaşamamış red ve black pill hastalığından muzdarip bireylerce yapılır. kadim normal sözlük kültürü, on bin senelik gerici erkek nihilizmini sağaltacaktır.

yaşasın jinlerin demokratik, ekolojik ve jinekolojik özgürleşme mücadelesi.
devamını gör...

bu diziyi izlerken karakterlere o kadar çok bağlandım ki diziyi bitirdiğim günden beri hayatımdan bir şeyler eksilmiş gibi hissediyorum.

kulağımda sedef'in güçücük yüreği şarkısı eksik, yine ğayy doğuyorrrğğ sesi eksik, ferhunde'nin hırsı eksik, oğuz şerefsizinin sonu a harfi ile biten insanlara* olan muhteşem* sevgisi eksik, şevket'in her konudaki başarısızlığı eksik, ali rıza beyciğimin alınganlığı eksik...

biri beni tutsun yoksa diziye tekrardan başlayacağım.
leyla'nın bütün salaklıklarını ve hatta mobese sedefciğimi bile özledim.
devamını gör...

şunu baştan yazıpta vakit kaybetmeseydiniz iyiydi primo arkadaş.. peki neye güvenelim diye de sormayacağım. çünkü o konuda da asıl düşüncenizi açıklamakta gecikeceksiniz kanımca.
siz düşüncenizi söylediniz.
ben de bilime güvenin diyorum.
bırakalım hayat herkese doğruyu göstersin.
(verdiğiniz örnekler için uğraşmayıp "reklamlardaki isviçreli bilim adamları" da deseniz olurdu. nasılsa ikimizde gerçek bilim ve bilim insanlarından neyin kastedildiğini biliyoruz.)
devamını gör...

"imkanlarımız eşit doğmuyoruz ama haklarımız eşit olmalı."
devamını gör...

vine ve ali biçim’in hayatımıza zorla soktuğu kişi. komik bulanlara bir şey diyemem bana komik gelmiyor.
devamını gör...

bu ekonomik koşullarda kira varsa 100 bin tl'den aşağı olmamalı diye düşünüyorum.
devamını gör...

yalnız dikkat: 1700'lü yılların 'bilim'! akademisinin, yanlışını çağdaş bilime şüphe gerekçesi kılmadan önce, ondan bile binlerce yıl öncesinin masalları ve dogmalarına gülebilmemiz gerekiyor.. aksi halde komik duruma düşeriz..
devamını gör...

çok hayati bazı konularda buz gibi haklı sayılacak isyandır.

bilim'in geçmişine bi bakalım;

(bkz: lobotomi)
beynin bir kısmını kesip alarak zihinsel hastalıkları tedavi etme yöntemi.
bak bu ekstradan bombadır, çünkü bu yöntemi keşfeden antonio egas moniz isimli dengeis nobel ödülü kazandı (1949'daymış bu bak. öyle eski de değil).
zamanın devrim niteliğindeki psikiyatrik tedavisi'dir lobotomi.
amerika'da baya esnaf gibi kasaba kasaba gezen seyyar lobotomi'ciler falan vardı lan.

(bkz: radyum kızları)
bunda başlık detaylı dolu olduğu için bunu açıklamaya gerek duymuyorum.
ama ekleme yapabilirim.
radyum içeren içecekler, radyumlu diş macunları ve radyumlu el yüz kremleri satıldı da satıldı.
o zamanlar "bilim" bu elementi tam oalrak tanıdığına çok emindi. hatta dönemin npc'leri yüksek bir kibirle 'ben buna güvenmiyıorum" diyenleri alaya almıştır muhtemelen.

(bkz: cıvanın ilaç olarak kullanılması)
aynen bildiğimiz sıvı metal olan ve ağır metal zehirlenmesi yapan cıva, her derde "devaydı".
sivilce mi çıktı? cıva sür.
karnın mı ağrıyo? cıva iç.
kabız mı oldun? makattan cıva enjekte et.
noldu sayın bilim? içer miyiz birer cıva shot?

(bkz: kozmetik)
1800'lerde, bilimin altın çağındaki bazı güzellik ürünleri şöyle;
- arsenikli yüz kremi
- kurşunlu pudra
- siyanürlü göz kremi

(bkz: eugenics)
1800lerin ikinci yarısından 1940'lara kadar en saygın bilim insanları ve kurumlar bu alanda ciddi çalışmalar aptı.
eugenics, "insan ırkını ıslah edelim" gibi psikopatça bir fikrin hastalıklı beyinlerden çıkmış bir ürünüydü. uzun yıllar boyunca binlerce insan zorla kısırlaştırıldı, birçoğuna bilinçli düşük yaptırıldı. çünkü genlerin düzgün olanlarının aktarılması, çöp olanların yok edilmesi gerekiyordu.
her şey bilim için!!
hitler denen ruh hastasının siyasi kampanyaları ve ari ırk sapıklığı bilimsel temel olarak eugenics'e dayandırılmıştır.

daha önceden yazdığım bazı olaylara bu başlıkta yer vermedim.
daha da araştırsam bulurum. çünkü bilim'in sabıkası pek kabarık bu konularda. öyle nadir olaylar değil yani bunlar.

gelelim meseleye;
ben bugün bilim'e, daha doğrusu bilim fetişizminden muzdarip saygın bilim adamlarına neden ve nasıl güveneyim ? o yüzden başlıktaki cümle çatır çatır haklıdır.


"dediydi" dersiniz; elektrikli arabalar, yapay zeka ve nesnelerin interneti dedikleri muazzam ilerlemeler de aynen bunlar gibi "kara leke" oalrak anılacak bi süre sonra...
devamını gör...

kadının çalışması sırf para için olmamalı. ancak konu para kazanmaksa orda da işler öyle yürümüyor geri kalmışlıkta. maalesef toplumlar asgari ücret alırken yine de karısını evde oturtan adamlarla dolu.

çalışma hakkının , çalışabilme özgüveninin cinsiyeti olmaz.
garipseyen önce kendine baksın kendini garipsesin.
devamını gör...

einstein’a görelilik diye bir kavram ortaya atmıştır. konu ile eksik ya da yanlış bildiğim şeyler olabilir. altı çiziyorum burada.

ve bu görelilik kavramına göre her şey birbirine göre değerlendirilmeli gibi bir şey savunmuştur. bununla birlikte mutlak doğru vardır diye bir şeyin kabul edilmesi de çok mümkün olmadığı da düşünülmektedir.

bu da demek oluyor ki bilim bunu böyle açıkladı bu kesin bilgi yayalım, bilimden sapmayın bakın taş olursunuz falan derken yarın bir gün bilim ışığında değişebilecek doğruların savunulması durumu olarak açıklayabilirim kendi süzgecimden geçirerek.

teknoloji ilerledikçe şartlar ilerledikçe gözlem yetenekleri ilerledikçe sorular değiştikçe zamanında bu bilim değil diyerek bokladığınız şeyler götünüzde patlayabilir.

atomda eskiden en küçük yapı birimi çekirdek çekirdekte proton nötron var denirken şimdi atomaltı parçacıklar kuarklar falanlar filanlar konuşuluyor mesela. örnek.

hadi ben de kendi baktığım pencereyi açıklamış olayım.
devamını gör...

yıl 2018, yaş 14, telefon j2
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

anaaa set aldık. gümbür gümbür geliyoruz :d
durum 1-2 febe önde.
devamını gör...

böyle bir özellik olduğu için gerektiğinde kullanmakta bir sakınca görmeyen arkadaştır. ben severim ses kaydı ile muhabbet etmeyi. mesaj gibi duygusal salınımın yanlış aktarılma ihtimali olmadığı gibi, arama gibi insanı kilitleyen bir yönü de yok. 24 saate yayılabilir. yeter ki zihinler ve gönüller bir olsun.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim