zaman tüneli
yine yeşillendi fındık dalları
bazen hep yeşildi finduk dalları şeklinde devam eder.
devamını gör...
sözlüğün en efendi yazarı
devamını gör...
influencers
bir kurtis david harder filmidir.

filmin senaryosunu da yönetmen kurtis david harder yazmıştır. film 2022 yılında yine yönetmen kurtis david harder tarafından çekilmiş olan influencer (film)inin devamı niteliğindedir.
filmde tıpkı ilk filmde olduğu gibi cassandra naud rol almıştır. filmde ayrıca veronica long, paulo saraiva, lisa delamar, georgina campbell, andrew barber ve jonathan whitesell gibi isimler rol almıştır.
adada yaşanan olaylardan sonra kendini kurtaran cw kız arkadaşı ile birlikte bir avrupa tatili yapmaya karar verir. ancak güzel zaman geçirme umutları karşılarına çıkan ve cw'nin kız arkadaşı ile yakınlaşmaya başlayan bir influencer yüzünden kaybolur gider.
bu olayla yine tetiklenen cw adadaki suçlarına devam etmeye başlar. kız arkadaşı ile arasının bozulmasına ek olarak o adadan kurtulan bir başka insan daha vardır. bu kişi cw'nin peşini bırakma niyetinde değildir.
cassandra naud hem her zamanki gibi çok güzeldi hem de oldukça başarılı bir performans sergilemişti filmde. film de beklentiyi düşük tutarak izlendiğinde gayet sürükleyici bir filmdi bence.

filmin senaryosunu da yönetmen kurtis david harder yazmıştır. film 2022 yılında yine yönetmen kurtis david harder tarafından çekilmiş olan influencer (film)inin devamı niteliğindedir.
filmde tıpkı ilk filmde olduğu gibi cassandra naud rol almıştır. filmde ayrıca veronica long, paulo saraiva, lisa delamar, georgina campbell, andrew barber ve jonathan whitesell gibi isimler rol almıştır.
adada yaşanan olaylardan sonra kendini kurtaran cw kız arkadaşı ile birlikte bir avrupa tatili yapmaya karar verir. ancak güzel zaman geçirme umutları karşılarına çıkan ve cw'nin kız arkadaşı ile yakınlaşmaya başlayan bir influencer yüzünden kaybolur gider.
bu olayla yine tetiklenen cw adadaki suçlarına devam etmeye başlar. kız arkadaşı ile arasının bozulmasına ek olarak o adadan kurtulan bir başka insan daha vardır. bu kişi cw'nin peşini bırakma niyetinde değildir.
cassandra naud hem her zamanki gibi çok güzeldi hem de oldukça başarılı bir performans sergilemişti filmde. film de beklentiyi düşük tutarak izlendiğinde gayet sürükleyici bir filmdi bence.
devamını gör...
sözlüğün en efendi yazarı
(bkz: eyluling)
devamını gör...
kendine bir not bırak
gül nedir ki senin can alıcı güzelliğin karşısında sen çiçekler arasında dikenler içindeki gül gibisin ey şifa kaynağı mücevher hastalarına bir bak merhem elinde fakat bizi yaralı bırakıyorsun
bir ömür daha lazım ölümümüzden sonra
çünkü bu ömrümüzü sadece umutlanarak geçirdik
bir ömür daha lazım ölümümüzden sonra
çünkü bu ömrümüzü sadece umutlanarak geçirdik
bu akşam, bu şarkıyı sana boşuna göndermedi. iyice dinle, yarın yolculukta, hafta içi okulda, akşamları evde… her yerde onun ruhunu hisset.
devamını gör...
sözlüğün en efendi yazarı
devamını gör...
nick vermeden bir yazara seslen
vaktiyle bir konu üzerine deneyimlerini ve araştırmalardan elde ettiğin bilgileri kapsamlı biçimde yazmıştın. hasbelkader tanımlarından birine rastladım. üşenmedim okudum. kendimle ilgili “acaba?” fitilini ilk kez sen ateşledin. o acaba sorusu kendime daha fazla soru sormamı ve kendimi daha iyi anlamı sağladı. yazdığın bir tanımla hayatıma etki ettin. sana minnettarım.
devamını gör...
yatak kırmak
o yüzden yer yatağı candır
gıcırdama yok
kırılacak korkusu yok
gıcırdama yok
kırılacak korkusu yok
devamını gör...
sultangazi'ye gelin gitmek
aynalı körük olmadan olmaz.
devamını gör...
sultangazi'ye gelin gitmek
damat gideceksin deseler yeminle o iş orada bozulur. etiler, nişantaşı filan dururken..
yok ben mutluyum papa evinde. tamam mutlu değilim ama yine de sultangazi'ye damat gitmem. yaşanmaz orada abi.
yok ben mutluyum papa evinde. tamam mutlu değilim ama yine de sultangazi'ye damat gitmem. yaşanmaz orada abi.
devamını gör...
konuşulması en güzel dil
ispanyolca ve arapça fonetik açıdan baya cazip geliyor bana.
devamını gör...
umut nayir
28 haziran 1993 kayseri doğumlu futbolcu. konyaspor'dan trabzonspor'a transfer olmuş.
kaynak: sozcu.com.tr
kaynak: sozcu.com.tr
devamını gör...
sevmek
artık zordur. bireyselleşmenin yüceltildiği bir çağda bunu iddia etmek dahi ciddi bir ispat gerektirir. çünkü çağımız insanının en çok sevdiği, çoğu zaman kendisidir. bunu anlamak için kişinin kendisiyle sevdiğini iddia ettiği kişi arasında tercih yapabilmesi yeterlidir. zira günümüz insanı için istekleri, arzuları ve konforu, sevdiğini söylediği kişiden önce gelmektedir.
“sevmenin zorlaşması” duygusal bir yoksunluktan değil, önceliklerin yer değiştirmesinden kaynaklanıyor. yani insanlar sevmeyi bilmediğinden değil; kendilerini her şeyin merkezine koydukları için sevmenin bedeline yanaşmıyorlar.
burada sevginin turnusolü nedir?
bir arzudan vazgeçemiyorsan, konforundan ödün veremiyorsan, “ben” ile “biz” arasında kalınca refleks olarak “ben” diyorsan bil ki, sevmemişsin.
üstelik bu ifadeler, romantik sevgiyle sınırlı kalmayıp insanın ötekine tahammül ve yönelme kapasitesine dair bir teşhis. o zaman şunu rahatça söyleyebiliriz: “sevmek zorlaştı” derken, duygunun azlığını değil, merkez kaymasının altını çiziyorum.
romantik ilişkilerde bu; “beni besliyor mu?”, “bana iyi hissettiriyor mu?”, “beni kısıtlıyor mu?” sorularına indirgeniyor. yani sevgi, bir bağ olmaktan çıkıp kişisel deneyim kalitesine dönüşüyor. deneyim düştüğü an, sevgi de düşüyor. e buna nasıl sevgi diyebiliriz?
insani düzlemde ise mesele daha da sert:
empati, fedakârlık, sabır gibi kavramlar “kendini ihmal” gibi algılanıyor. oysa geçmişte bunlar, insan olmanın doğal bedelleriydi. şimdi ise bedel ödemeyen, ama sevdiğini iddia eden bir insan profili var. belki bu tanımı tek bir cümlede özetlemek gerekse, söylediklerimin ruhu şuna çok yakın:
çağımızda sevgi, kendinden vazgeçebilme iradesiyle değil; kendini ne kadar koruyabildiğinle ölçülüyor. bu da sevginin neden bu kadar 'iddialı ama kırılgan' olduğunu açıklıyor.
hülasa; bireyin kendini merkeze aldığı çağımızda, sevgi çoğu zaman ötekini seçme cesaretini gösteremediği için iddiadan öteye geçemiyor.
“sevmenin zorlaşması” duygusal bir yoksunluktan değil, önceliklerin yer değiştirmesinden kaynaklanıyor. yani insanlar sevmeyi bilmediğinden değil; kendilerini her şeyin merkezine koydukları için sevmenin bedeline yanaşmıyorlar.
burada sevginin turnusolü nedir?
bir arzudan vazgeçemiyorsan, konforundan ödün veremiyorsan, “ben” ile “biz” arasında kalınca refleks olarak “ben” diyorsan bil ki, sevmemişsin.
üstelik bu ifadeler, romantik sevgiyle sınırlı kalmayıp insanın ötekine tahammül ve yönelme kapasitesine dair bir teşhis. o zaman şunu rahatça söyleyebiliriz: “sevmek zorlaştı” derken, duygunun azlığını değil, merkez kaymasının altını çiziyorum.
romantik ilişkilerde bu; “beni besliyor mu?”, “bana iyi hissettiriyor mu?”, “beni kısıtlıyor mu?” sorularına indirgeniyor. yani sevgi, bir bağ olmaktan çıkıp kişisel deneyim kalitesine dönüşüyor. deneyim düştüğü an, sevgi de düşüyor. e buna nasıl sevgi diyebiliriz?
insani düzlemde ise mesele daha da sert:
empati, fedakârlık, sabır gibi kavramlar “kendini ihmal” gibi algılanıyor. oysa geçmişte bunlar, insan olmanın doğal bedelleriydi. şimdi ise bedel ödemeyen, ama sevdiğini iddia eden bir insan profili var. belki bu tanımı tek bir cümlede özetlemek gerekse, söylediklerimin ruhu şuna çok yakın:
çağımızda sevgi, kendinden vazgeçebilme iradesiyle değil; kendini ne kadar koruyabildiğinle ölçülüyor. bu da sevginin neden bu kadar 'iddialı ama kırılgan' olduğunu açıklıyor.
hülasa; bireyin kendini merkeze aldığı çağımızda, sevgi çoğu zaman ötekini seçme cesaretini gösteremediği için iddiadan öteye geçemiyor.
devamını gör...
yönetişim
yönetilenlerin de yönetim sürecine katılması, ortak olması
devamını gör...
konuşulması en güzel dil
önce insanın ana dilidir. güzel türkçemizin tınısına, özellikle istanbul türkçesine bayılırım. keşke ülkemizdeki her vatandaş buna istekli ve yetkin olsaydı. yabancı diller içinse ben de oyumu ispanyolcadan yana kullanıyorum. duyduğumda direkt ilgimi çekip büyülüyor beni
devamını gör...
sözlüğün en efendi yazarı
(bkz: hristiyanismail hepinizi seviyor (yazar))
baksanıza şu tatlılığa şey yani efendiliğine.
edit: ben tanımı yaparken kendisi yukarda yoktu.
ahahahahhaha
bir de kulakları çınlasın (bkz: devotus atheus (yazar))
baksanıza şu tatlılığa şey yani efendiliğine.
edit: ben tanımı yaparken kendisi yukarda yoktu.
ahahahahhaha
bir de kulakları çınlasın (bkz: devotus atheus (yazar))
devamını gör...
sevgi anlaşmak değildir nedensiz de öpülür
çok tatlı biri kendisi. insanın hoşuna gidiyor, öptükçe öpesi geliyor. herkes tuttuğunu öpsün hayrına.
devamını gör...


