zaman tüneli

akp daha 20 yıl bu ülkeyi yönetir biz de sefil oluruz.
devamını gör...

itiraf etmesen de vicdanın huzurunu kaçırır.
devamını gör...

komik ve zeki olmaktan başka şansı kalmamıştır .
devamını gör...

her şeyin bedelini ödeyen, ancak hiçbi masada yeri olmayan sınıftır
yıllarca "erdemli olun, çok çalışın, kurallara uyun" dediler
biz ne yaptık? itaat ettik
kırmızı ışıkta durduk, beyannamemizi gününde verdik, banka borcumuzu namus bildik
kavga etmedik, sıraya girdik, doktor dövmedik, polise molotof atmadık
vergi kaçırmadık

peki, karşılığında ne gördük?
bi yanımızda; sosyal yardımlarla geçinmeye alıştırılmış, üretmeden tüketen, faturası size kesilen devasa bi kütle
diğer yanımızda; lüks yatlarına mazotu vergisiz alan, milyarlık vergi borçları tek bi imza ile silinen, servetine servet katan dokunulmaz elitler
biz ne bi sübvansiyon aldık ne de vergi borcumuz affedildi
ikisi arasında ezilen biz
maaşımız daha yatmadan kesildi
ne ucuz kredi olarak bize döndü, ne adam gibi hizmet alabildik
bu devasa çarkı tek başına döndüren bizlere bunu reva gördüler
sustukça, yük arttı
"aman tadımız kaçmasın" dedikçe, soframızdaki ekmek küçüldü
hayallerimiz bizden uzaklaştı, sadece hayatta kalmak ister olduk
zevklerimiz hobilerimiz ellerimizden kaydı gitti
sistem, en büyük cezayı en dürüst olana kesti
zengin "yatırımcıyı koruyalım" diye kurtarıldı
fakir "sosyal devlet" adı altında senin cebinden sübvanse edildi
bize ise sadece "sabret" dendi
en çok vergi verenler en az yardım edilenler oldu
dürüstlüğümüz, uysallığımız, sistemin teminatıydı

ama şimdi görüyorum ki; dürüstlük ve uysallık, yasalara uymak sadece prangaymış
kanunlara olan sadakat, beni sömürmek için kullandıkları en büyük silahmış

sen, orta gelirli kardeşim
atlas gibi; gök kubbeyi omuzlarında taşıyorsun ama kimse senin dizlerinin titrediğini görmüyor
ama artık şunu anla; sen yoksan biz yoksak, sistem yok
biz o market raflarını dolduranlarız, biz o çocukları eğitenleriz, biz o hastaları iyileştirenleriz, biz o kodları yazanlarız
avm'lerde alışveriş yapanlarız, ne üretiliyorsa bizim için üretilir, kolejler bizim için açılır, özel hastaneler bizim için açılır
stanley termoslarında starbucks kahvelerini biz içeriz, iphone'lar için sıraya biz gireriz

ve artık orta sınıfın ortası kalmadı
ya köleliğe düşeceğiz ya da onurumuzla yükseleceğiz
bi ev, bi araba, insanca bi tatil hayali elimizden alındı
artık toplumsal sözleşme yırtılıp atılmıştır, uysallık yok kanun yok
sen, sadece vergi matrahı değilsin
sen, kredi kartı asgarisini ödemek için yaşayan bi bordrolu değilsin
dürüstlüğünün cezalandırıldığı, kuralsızlığın ödüllendirildiği bu düzeni kabul etme
uysal vatandaş gömleğini yırt at
çünkü tarih göstermiştir ki;
toplumların kaderini ne en alttakilerin çaresizliği ne de en üsttekilerin kibri değiştirir
tarihi, kaybedecek çok şeyleri olan ama artık kaybetmekten korkmayanlar yazar!
devamını gör...

kendi vatandaşlarını da kullanıyorlardır, özellikle sermaye, makam mevki sahibi olanları ama mossad'ın temel insan kaynağı daha ziyade ajanlaştırılmaya müsait kitlelerden oluşuyor. mesela son yıllarda türkiyede birkaç dalga mossad operasyonu yapıldı, yakalananların neredeyse tamamı filistinli mültecilerdi. bu da eşyanın tabiatı; hamas'ın istanbul'daki faaliyetleri ile ilgili bilgi toplamak istiyorsan bunu etiler'de oturan granül plastik tüccarı davut'tan değil, zeytinburnu tekstil atölyesinde yarı asgari ücret alıp karnını zor doyuran filistinli ahmet'ten alabilirsin; çünkü ahmet'in hem ilgili topluluğa erişimi hem de paraya ihtiyacı vardır. mesela iran'da da molla rejiminin üst düzey komutanlarının evlerinde uyurken öldürüldüğü saldırıları düzenleyen sabotaj şebekelerinin, afgan ve paki mültecilerden teşekkül ettiği ortaya çıkmış, sonra iran apar topar onbinlerce mülteciyi sınırdışı etmişti.
devamını gör...

atılan ciritten korunmaktan daha çok isabet ettirmek hüner gerektirirdi.
devamını gör...

gergedan derisi kaplı fil kulağına tüfek ve okun işlemeyeceği iddiası eskiden yaygındı.
devamını gör...

kitabın yerini tutmaz. ayrıca, kağıttan okumak sağlık için de yararlı.
devamını gör...

nedenini anlamıyorum ama, kapalı havaları sevenler, neredeyse hastalıklı bir ruh taşıyormuş gibi bir algıya maruz kalıyorlar. kapalı havaların insanın ruh sağlığı açısından bazı olumsuz etkileri olabilir elbette ancak en azından, kapalı hava seviyorsa kesin bir sorunu vardır gibi mutlak bir düşünceye sahip olunmamalı diye düşünüyorum.

benim kapalı havalarda enerjim düşmüyor, hatta günümün kötü geçmesine neden olan spesifik bir olay yoksa tam tersi kapalı havalarda kendimi daha iyi ve canlı hissediyorum. dolayısıyla kapalı hava sevenler tarafındayım. öte yandan gökyüzünün açık olduğu havalarla da bir problemim yok. üşümek mi pişmek mi deseler üşümeyi tercih ederim. maksimum sıkıntım, fizyolojik açıdan bu. sıcak havalar rahatsız ediyor beni.

başta dediğim gibi havaların insan psikolojisi üzerinde etkilerinin olması normal. zira fizik, kimya gibi ölçülebilir değerler söz konusu. ancak bir insanın ruh sağlığını etkileyen sayısız faktör varken, hava durumunu bu faktörler arasında ilk 5 e sokmam ben.
yani bok gibi geçen günlük güneşlik bir gün geçirmektense, herşeyin yolunda gittiği, gökyüzünün gri bulutlarla kaplandığı bir havayı tercih ederim.
devamını gör...

allah çirkin şansı versin demişler bence hüzünlenmeyin, yeterince çirkin değilsiniz sevinin.
devamını gör...

muhtemelen islamiyet'i iğdiş etmek isteyen siyonist, evangelist veya her ne bok püsür odaksa onlarca devşirilmiş, altın çağlarını 90'larda yaşayan, ahir ömründe saba tümer'e kadar düşen müslüman görünümlü agnostik ciguli. haccı belli bir aya sabitlemek, muayen günündeki kadının oruç tutup, namaz kılabileceği gibi bombalarının yanı sıra, tarihte yaşamış kuşadalı ibrahim halveti isminde bir sufinin, ebced hesabıyla mehdi aleyhisselamın doğum tarihini hesapladığını ve bu doğum tarihinin miladi olarak 1945'e tekabül ettiğini açıklamıştı. bilin bakalım 1945'te doğan kimdir ?
devamını gör...

bana gel gitar severiz, gelirken şarkı da getir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

şöyle hissettiriyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

başka neresi tercih edilmeli ki zaten diye sorgulatır.
devamını gör...

daha pratiktir. bende binlerce kitap var çok nadir kitaplar da var her türlüsünden tableti satsam çok pahalıya patlar.
devamını gör...

geçenlerde bir kadınla konuşuyorum. karşımdaki kadın… objektif konuşalım: sözlüğün kapak fotoğrafına konur.

normal bir adam böyle bir kadınla konuşurken ne yapar? cümlelerini törpüler. emoji hesaplar, cephanesindeki en sempatik görünecek emojileri kendi belirlediği sıraya göre ateşler. "acaba ne yazsam cevap verir" diye üç kez okur, bir kez siler. yavşak bir ruh hâline bürünür. ama ben böyle şeylerle zamanımı harcamayı sevmem.

neyse mesajlaşma fena gitmiyordu. o bir şey yazıyor, ben okuyorum. hoşuma gidiyor, saygıyı hak ediyor yazdıklarıyla.

ve bir an geliyor ve cevap yazıyorum:

"eyvallah bacım."

ne bir panik. ne bir pişmanlık ne de gereksiz bir açıklama. çünkü mesele kelime değil, duruş. sözlüğün en güzel kadını da olsa samimiyetin adı bende nettir.

flört etmek için şekle girmem. etkilemek için rol kesmem. kaçar gider diye endişelenip "canım, güzelim, çamur zıpzıpım, çokomelim, portobello mantarım" gibi samimiyetsiz kelimeleri cümlelerimde pazarlamam. o ister gülsün, ister şaşırsın. benim tarafım belli.

herkes güzel olana ayrı konuşur. ben herkesle aynı yerden konuşurum. yeri geldiğinde sözlüğün en güzel kadınına bile "bacım" çekerim.

işte ben de böyle bir erkeğim.
devamını gör...

herkes batiatus'tan nefret etmişti. kötü müydü? evet..
ama sistemin kurallarına göre oynuyordu..bence asıl korkunç olan senatörlerdi.. elleri temiz, cümleleri oldukça zarif, vicdanları yoktu ama.
batiatus’un ludusu dizinin en zeki hamlesiydi.. roma'nın hiyerarşik düzenini geniş açıdan almadan izleyiciye anlatıyordu..
sınıf farklılıkları
iktidar oyunları
güç kontrollü yükseliş için erkeklere dayatılan savaşları
ve alt sınıftaki kadınların meta oluşlarını..

kişisel olarak başlayan bir intikamın, tüm köle sınıfına yayılarak başkaldırıya dönüşmesini anlatıyor..
ve şunu da söylemek istiyorum,
kimsenin "mahremi" yoktu, herkesin "sahibi" vardı..
devamını gör...

allah rahatlık versin arkadaşlar ben yatıyorum. gözlerimi açamıyorum..
bu da geçer yahu. bir iki haftaya belki biraz toparlarım.
devamını gör...

belki dinlere ihtiyaç yok ama onlarda güzelliklerden bahseden sözlerine ihtiyaç var. benim mesela bir sürü dinim var. hiçbirinin hiçbir istediğini yaomiyorum ama seviyorum.
devamını gör...


ne yazık ki dansözler burs almalı


devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim