zaman tüneli

kaz uçar laz uçmaz misali tanımım çok. deyim ne alaka derseniz anlamadığım ve son derece saçma bulduğum için kullandık.
devamını gör...

uyku getirdiği için özellikle yatmadan önce içilmesini tavsiye ettiğim ilaç. bu ilaçlar amerika'da night nurse olarak biliniyor. yani gece hemşiresi.bizim topluma böyle bir imâda bulunsak şişme kadın önerisi olarak algılanır.
devamını gör...

vadi, zambak gibi ögelere değinerek anadolu rock'a selam çakmış ama o işte para olmadığını bildiği için hiç uğramadan devam etmiştir.
devamını gör...

kürk torku sineması izleyicisiyim ben. kürkümü giyip torku bisküvi eşliğinde izlemeyi seviyorum.
devamını gör...

10 bin tanımın yarısından fazlası saçmalıklardan oluşuyor. şikayetçi miyim? hayır. saçmalama şeklimi seviyorum.
devamını gör...

sabırlar diliyorum sevgili pictorem. bir dostu kaybetmek çok ağır gelir.
devamını gör...

ahanda tam olarak bu kadardır;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kimseye saçmalamicam demedim
devamını gör...

tanımlarımın yüzde biri. o kadar saçmalamaya da hakkımız olsun. belki yüzde iki. o da kadı kızında da olur. hadi bilemedin yüzde on. herkes hatalar yapabilir. tamam lan yüzde doksandan fazladır. az bile bana.
devamını gör...

bir cin gelir herkesi çarpar sonunda birisi kurtulur veya cini yener size korku film örneği .
devamını gör...

ailenin başına bela olmaktan sorumlu kişi. bazen amcada olabilir bu. mutlaka vardır.
devamını gör...

köydeki halam bileziklerini bozdursa anında tepetaklak olacak olan bir ekonomidir.

yeni ekonomik zorlamalarla türkiye kapalı pazar haline de gelmiştir. kapalı pazar şu demektir; dış pazarın fiyatlarından bi haber olduğu için sömürgeciler tarafından devamlı kandırılan ucuz köleler. mesela afrika sömürgeleştirildiğinde kartacalılar ticareti kapalı hale getirmişlerdi. sebebi değersiz oyuncak ve boncuklar karşılığında afrikalı yerlilerden kıymetli doğal ürünler ve altın söğüşleyebilmekti. afrikalıların böylece altının ve emeğin ne kadar değerli olduğunu dış pazardan öğrenmeleri ve rekabet doğurup gözlerini açmaları engellenmiş oldu.
devamını gör...

çiçeğin özündeki cevhere selam olsun*
devamını gör...

havandan tavandan geçilmez ne yazık.
devamını gör...

tam bir hayal kırıklığıyım hayallerimin.
devamını gör...

balzactan bahseden son derece kaliteli şarkıdır. kültür seviyesi arttırır.
devamını gör...

malazgirt zaferi ile birlikte anadolu kapılarının türklere açıldığı tarih.

aynı zamanda şu anki karmam.
bana da bazı dondurulmuş kapılar açılır belki…
devamını gör...

son on yıl içinde milyon cin filmi çekildi ve hala çekiliyor. o kadar çok film yapıldı ki hepsini aklında tutmak için isimlerini bir yere yazıp ezberlemen gerekli. çoğu da çok düşük puan alıyor aşırı kalitesiz rezalet filmler. köyden kente göç oldu ve bu insanlar malum nedenlerle birden refah gördü ama kültürel gelişimleri hala askıda. bu filmlere bu tipler gidiyor işte. berbat haldedir.
devamını gör...

" ten ruhu bulur
bütün canlı varlıklarda,
bense ancak ölü elde ettim seni...
"

1880/ 1918 yılları arasında yaşayan italyan asıllı fransız şair ve yazar guillaume apollinaire imzalı eser; türkçe'ye 1'den fazla isim tarafından çevrilmiş iken türkçe baskısı ise ilk olarak 2006 yılında yayınlanmıştır.

kitabın son bölümünde ise şairin yaşamına ve sanatına dair bilgilere yer verilmiştir.

kitabımızın adı aşk şiirleri olsa da aşkın farklı evrelerini yansıtıyor bence guillaume apollinaire bu kitabında, kitabın ilk sayfalarındaki şiirlerde aşkın ne muazzam bir duygu olduğunu hissettirir iken ilerleyen sayfalarda ise aşkının ayrılığa evrilişinin verdiği acıyı derinden hissettiriyor.

aşk ne kadar büyükse acısı da o kadar büyük olur fikri üzerine düşündüren bir yapıda olan şiirlerdi bazı şiirleri benim için,
aşkı tatmış olmanın verdiği gücü de hissettiriyor, aşkın bitiminde yaşanan ayrılığın kahredici yanlarını da kendine özgü bir şiirle aktarıyor.

kaderine sitem eder gibi olduğu da oluyor, vuslatın mahşere kaldığını düşündüğü dizeleri de karşımıza çıkıyor, sevdiği insanın her şeyini sevdiğini hatırlatıyor, anılarının silindiğini de hissettiriyor, âşık olduğu insanı yaşamla bir tuttuğu zamanlar da oluyor, bu kadar bağlandığı insanın yokluğunda ölümü arzular gibi olduğu da seziliyor.

severek okuduğum bir kitaptı,
en can alıcı bulduğum dizelerden biri ise; " seni düşünerek ağlayacağım,
kim bilir öleceğim belki de
" dizesi oldu.

okurken seçtiğim bazı dizeleri bırakarak burada bitiriyorum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kapılar da üstüne kapanıyor aşkın
zaten hiç tanımış mıydım seni?

ben kalıyorum, günler gidiyor sessizce.


bir fundalıktan kopardım bu dalı sonbaharın geçtiğini hatırla
bir daha buluşmak mahşere kaldı.

başkası versin cezasını
beni büyüledin sen.


mektupların geliyor aklıma
sanki bana bütün dünyadan
haber veren mektupların
denizciler geçiyor
deniz ölüyor ayaklarının dibinde
resmine bakıyorum da
bedelsin bütün evrene.


sen benim için
sürüp giden yaşamsın.


seviyorum öksürüğünü bile.

yitirdim elimden, ayrıldık
bıldır alaman diyarında.
bir daha da göremem artık..

aşk yürüyüşe geçmiş,
işimiz bitik.


ten ruhu bulur
bütün canlı varlıklarda
bense ancak ölü elde ettim seni..

-silinir ya bu anı­-

ne tuhaf gömüt yazısı bu:
sevmeyi bildi.


aklına gelmezdi elbet
yazsın bizi felek ayrı.

hiç gülmedi yüzüm
ilkin üzülmeden...


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

benim gibi mfö seven bir yazar.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim