zaman tüneli
perfin
mektuplarda, posta kartlarında, zarflarda, resmi belge veya evraklarda, posta pullarında sahteciliği önlemek için kullanılan delikli damga. isteğe göre şekiller, baş harfler, metinler delikler halinde kağıttan yapılmış efemera nesnelere basılabiliyor.
bu yöntem, filateli alanında yaygın olarak kullanılmıştır.
bu yöntem, filateli alanında yaygın olarak kullanılmıştır.
devamını gör...
geceye bir türk sanat müziği şarkısı bırak
devamını gör...
chilly scenes of winter
bir joan micklin silver filmi.
1979 yılında head over heels adıyla vizyona giren fakat orijinaline sadık kalınmayıp mutlu sona zorlanmasına sonrasında film ekibi tarafından itiraz edilmiş, neticede orijinal adıyla 1982'de tekrar kurgulanıp vizyona girmiştir. bana kalırsa charles'ın hayatın devam ettiğine dair bir aydınlanma yaşamasıyla sonuçlandığı için aslında bu hâliyle de mutlu sonla bitmiş. hem kavuşmak eziyet olurdu; en başta ikisine sonra izleyiciye.
bazı filmlerde karakterleri incelemekten filmin hikâyesine odaklanamıyorum. kimi zaman bu karakterleri çok şey vadettiği için; kimi zaman ise hiçbir şey vadetmediği hâlde yalnızca kendime yakın hissettiğim için inceliyorum. düşünüyorum da bu filmde her ikisi de var, bununla beraber yormayan bir film.
doğru bir ifade olur mu bilmiyorum fakat kusurlu kelimesini kullanmak durumundayım filmdeki ilişkiler için. anne oğul, romantik ilişki veya arkadaşlık ilişkileri; bütün olarak kusurlu. kusursuz olan bir şey yok zaten diyecek oluyoruz ama temeli yanlış olanına kusurlu denir, gerisi kusurlarıyla beraber normal olandır.
ne zaman kusurlu ilişkilerin ele alındığı bir yapım izlesem muhakkak ilişkiyi yaşayan taraflardan biri olarak buluyorum kendimi. yakın hissetmek değil bahsettiğim; karakteri izlerken, tüm güzel taraflarıyla ve ondan da belirgin olan kusurlarıyla bütün olarak kendimi görüyorum. bu, burada kalsın.
kusurlu ilişki diye bahsettiğim şey aslında tarafların psikolojik sorunları sebebiyle ortaya çıkan katlanılmaz toksikliği kastediyorum. burada romantik tarafta ilişki yaşamaya uygun olmayan bir kadın ile ilişki yaşamaya uygun olmayan bir erkeği izliyoruz.
her şey yolunda giderken, hiçbir şeyin yolunda olmadığına dair bazı hislerin dürtmesiyle bir anda bavulunu hazırlayıp gidebiliyor insan. boğulmuş hissedebiliyor, ruhu bedeninden çıkıp nefes alsın istiyor bazen, çözümü ise gitmekte buluyor. sonra yaptığına mantıklı bir gerekçe sunmak istiyor, hareketine anlam vermeye çalışıyor ama yok, bulamıyor. huzursuz eden hisler, yerini tuhaf bir pişmanlığa bırakıyor. o çokça bahsedilen kaçıngan bağlanma stili bu olsa gerek.
diğer taraftan; her şeyin yolunda olduğunu, kusurlarıyla güzelleşen bir ilişki yaşadığını zannederken bir anda terk edilebiliyor insan. bir gün gideceğini bildiği hâlde o an neden gittiğini anlamadığı için döneceğine dair umutları diri tutunca takıntılı bir ruh hastasına dönüşebiliyor. hayal ile gerçeği birbirine karıştırıp dış dünyadan ziyade kafasındaki dünyada yaşayınca "elinde ne var?" sorusuna çikolata veya sigara demek yerine umutlarını ya da hayal kırıklıklarını cevap olarak verebiliyor. yaşamın sıradanlığını oğlunun hayatını sabote ederek aşmaya çalışan, kontrol edilmeye muhtaç bir annesi varsa insanın, sağlıklı olma ihtimali pek düşük oluyor zaten.
çok hoşlandığım bir ifade değil ama ne derler bilirsiniz, çerezlik bir film.
1979 yılında head over heels adıyla vizyona giren fakat orijinaline sadık kalınmayıp mutlu sona zorlanmasına sonrasında film ekibi tarafından itiraz edilmiş, neticede orijinal adıyla 1982'de tekrar kurgulanıp vizyona girmiştir. bana kalırsa charles'ın hayatın devam ettiğine dair bir aydınlanma yaşamasıyla sonuçlandığı için aslında bu hâliyle de mutlu sonla bitmiş. hem kavuşmak eziyet olurdu; en başta ikisine sonra izleyiciye.
bazı filmlerde karakterleri incelemekten filmin hikâyesine odaklanamıyorum. kimi zaman bu karakterleri çok şey vadettiği için; kimi zaman ise hiçbir şey vadetmediği hâlde yalnızca kendime yakın hissettiğim için inceliyorum. düşünüyorum da bu filmde her ikisi de var, bununla beraber yormayan bir film.
doğru bir ifade olur mu bilmiyorum fakat kusurlu kelimesini kullanmak durumundayım filmdeki ilişkiler için. anne oğul, romantik ilişki veya arkadaşlık ilişkileri; bütün olarak kusurlu. kusursuz olan bir şey yok zaten diyecek oluyoruz ama temeli yanlış olanına kusurlu denir, gerisi kusurlarıyla beraber normal olandır.
ne zaman kusurlu ilişkilerin ele alındığı bir yapım izlesem muhakkak ilişkiyi yaşayan taraflardan biri olarak buluyorum kendimi. yakın hissetmek değil bahsettiğim; karakteri izlerken, tüm güzel taraflarıyla ve ondan da belirgin olan kusurlarıyla bütün olarak kendimi görüyorum. bu, burada kalsın.
kusurlu ilişki diye bahsettiğim şey aslında tarafların psikolojik sorunları sebebiyle ortaya çıkan katlanılmaz toksikliği kastediyorum. burada romantik tarafta ilişki yaşamaya uygun olmayan bir kadın ile ilişki yaşamaya uygun olmayan bir erkeği izliyoruz.
her şey yolunda giderken, hiçbir şeyin yolunda olmadığına dair bazı hislerin dürtmesiyle bir anda bavulunu hazırlayıp gidebiliyor insan. boğulmuş hissedebiliyor, ruhu bedeninden çıkıp nefes alsın istiyor bazen, çözümü ise gitmekte buluyor. sonra yaptığına mantıklı bir gerekçe sunmak istiyor, hareketine anlam vermeye çalışıyor ama yok, bulamıyor. huzursuz eden hisler, yerini tuhaf bir pişmanlığa bırakıyor. o çokça bahsedilen kaçıngan bağlanma stili bu olsa gerek.
diğer taraftan; her şeyin yolunda olduğunu, kusurlarıyla güzelleşen bir ilişki yaşadığını zannederken bir anda terk edilebiliyor insan. bir gün gideceğini bildiği hâlde o an neden gittiğini anlamadığı için döneceğine dair umutları diri tutunca takıntılı bir ruh hastasına dönüşebiliyor. hayal ile gerçeği birbirine karıştırıp dış dünyadan ziyade kafasındaki dünyada yaşayınca "elinde ne var?" sorusuna çikolata veya sigara demek yerine umutlarını ya da hayal kırıklıklarını cevap olarak verebiliyor. yaşamın sıradanlığını oğlunun hayatını sabote ederek aşmaya çalışan, kontrol edilmeye muhtaç bir annesi varsa insanın, sağlıklı olma ihtimali pek düşük oluyor zaten.
çok hoşlandığım bir ifade değil ama ne derler bilirsiniz, çerezlik bir film.
devamını gör...
sürekli insanlara evlenmeyin diyen tip
yanlıştadır..
ben bekarların evlilik konusunda sürekli tavsiye istemelerine de ayar oluyorum. işyerinde de var böyle tipler.. tavsiyeden öte adaylarla çöpçatanlık yapmamızı bekliyorlar. bu devirde kimin sorumluluğunu alıp birine tavsiye edebilirsiniz ki..? zaman ve zemin kayık. o nedenle dış etkilerden bağımsız kendi göbeğinizi kendiniz kesin bekarlar. muhtaç olduğunuz kudret damarlarınızdaki asil kanda mevcuttur
ben bekarların evlilik konusunda sürekli tavsiye istemelerine de ayar oluyorum. işyerinde de var böyle tipler.. tavsiyeden öte adaylarla çöpçatanlık yapmamızı bekliyorlar. bu devirde kimin sorumluluğunu alıp birine tavsiye edebilirsiniz ki..? zaman ve zemin kayık. o nedenle dış etkilerden bağımsız kendi göbeğinizi kendiniz kesin bekarlar. muhtaç olduğunuz kudret damarlarınızdaki asil kanda mevcuttur
devamını gör...
en sevilen modern talking şarkıları
modern talking'in benim açımdan nostaljik değeri çok büyüktür. yani çocukluğumu bana en çok hatırlatan müzikal şeyler bu alman ikilinin 80'lerdeki kimi şarkılarıdır. zaten mt'nin başlığında da bunları yazmışımdır. grubu 2000'lerde pek de iyi takip ettiğimi söyleyemem. gene de bu dönemlerinden de bildiğim ve sevdiğim birkaç parçaları var. onları da listeme ekleyeceğim. bir ara belki grubun 2000'lerdeki albümlerine de eğilirim iyice ve beğendiğim başka şarkıları çıkarsa bu tanıma edit geçip onları da ekleyebilirim. belki de bununa uğraşmam. hiç bilemiyorum şu anda. haha.
brother louie
cheri cheri lady
you're my heart you're my soul
geronimo's cadillac
do you wanna
you can win if you want
the night is yours - the night is mine
lucky guy
locomotion tango
with a little love
atlantis is calling
don't give up
diamonds never made a lady
angie's heart
stranded in the middle of nowhere
jet airliner
in 100 years
win the race
rouge et noire
anything is possible
sexy sexy lover
no face no name no number
ready for the victory
mystery
brother louie
cheri cheri lady
you're my heart you're my soul
geronimo's cadillac
do you wanna
you can win if you want
the night is yours - the night is mine
lucky guy
locomotion tango
with a little love
atlantis is calling
don't give up
diamonds never made a lady
angie's heart
stranded in the middle of nowhere
jet airliner
in 100 years
win the race
rouge et noire
anything is possible
sexy sexy lover
no face no name no number
ready for the victory
mystery
devamını gör...
ezhel vs barış manço
ikiside fav ama ezhel derim "bul beni , allahından bul,yavrum neredesin, felaket, sakatat, wie sind kral, pavyon " yalnız bu liste böyle devam eder eskiden ritmi hoşuma giderdi yaşanmışlıklar arttıkça anlamlandırmaya başladım.
devamını gör...
yaya ışıklarına uyan yaya
(bkz: çakar çakmaz çakan çakmak)
devamını gör...
sağcı erkeklerin eş cinsel olmaya yatkın olması
#3893146 adam sadece ölmüş sözlüğü canlandırmaya çalışıyor. yüzü iğneli ve domalıklar kaçtı, kalanlar ya obez ya alkolik. kelavlar radyo yayını yapmadığı için meriçler sap gibi kaldı. dalaşacak yer arıyorlar. adam sözlüğü kalkındırmaya çalışıyor.
başlığa katkı vereyim. solcular sosyopat veya gay olabilir ama sağcılardan o bile olmaz. genel anlamda sağcıdan bir şey olmaz.
başlığa katkı vereyim. solcular sosyopat veya gay olabilir ama sağcılardan o bile olmaz. genel anlamda sağcıdan bir şey olmaz.
devamını gör...
roy jacobsen
görülmeyenler serisini okuyabilmek için yapı kredi yayınları dördüncü kitabı çevirsin diye bekleyeceğiz. enselerine bir şaplak atıp acele edin diyesim var.
kitaplar görülmeyenler, beyaz deniz ve rigel’in gözleri olarak basılmış. acele ediiinnnn.
kitaplar görülmeyenler, beyaz deniz ve rigel’in gözleri olarak basılmış. acele ediiinnnn.
devamını gör...
zamanla biten şeyler
devamını gör...
normal sözlük
fahrettin altun iletişim başkanlığından alındığından beri burası sahra çölü gibi olmaya başladı. bir de gereğinden fazla reklam dayamışlar siteye öğrendiğim kadar. maaşları mı kesildi diye düşünmekten alamıyor kendini insan.
devamını gör...
trump'ın gümrük tarifelerinin iptali
adam köpürdü. haklı da. sen bütün ülkelere gümrük tarifeleri koy. onlarla özel ticaret anlaşmaları yap. iki ayda kazanılan para 175 milyar dolar. hakimler sen gümrük belirleyemezsin deyip. iptal etsinler. anayasa mahkemesine kendi atadığı hakimlerden 3'ü de kendisine karşı oy kullanmış. en çok ta bunlara kızmış.
şu sözü tarihe geçecek sanırım:''istediğim ülkeyi yok edebilecek yetkim var ama gümrük tarife oranı belirleyemiyorum. bu nasıl olabilir. ben buna saygı duymuyorum. bu hakimlerden utanıyorum. aileleri de utanıyor onlardan.''
abd başkanı donald trump'ın küresel gümrük vergilerine yönelik önemli bir gelişme yaşandı.
abd yüksek mahkemesi, bu vergilerin federal yasaları aykırı olduğuna hükmetti.
mahkeme, uluslararası acil ekonomik yetkiler yasası'nın başkana tarife uygulama yetkisi vermediğine hükmetti.
buradan
şu sözü tarihe geçecek sanırım:''istediğim ülkeyi yok edebilecek yetkim var ama gümrük tarife oranı belirleyemiyorum. bu nasıl olabilir. ben buna saygı duymuyorum. bu hakimlerden utanıyorum. aileleri de utanıyor onlardan.''
abd başkanı donald trump'ın küresel gümrük vergilerine yönelik önemli bir gelişme yaşandı.
abd yüksek mahkemesi, bu vergilerin federal yasaları aykırı olduğuna hükmetti.
mahkeme, uluslararası acil ekonomik yetkiler yasası'nın başkana tarife uygulama yetkisi vermediğine hükmetti.
devamını gör...
sağcı erkeklerin eş cinsel olmaya yatkın olması
lan hala sol sağ meselesindesiniz, sağ sizi silkerken solda ona yardım ediyordu ama siz bunu anlamadığınız için ısrarla silkilmeye devam ediliyorsunuz. benim gibi merkeziyetçilerde sizin yüzünüzden arada kaynıyor. sonuç olarak halkça silkeleniyoruz.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
anladığım kadarıyla kendisinin memleketi dolaylarında gezindiğim yazar.
buralar hep sarı, hep turuncu,
hani ağaçlar, güzel kuşlar,
anca kayak takımları, kızaklar.
cıks.
buralar hep sarı, hep turuncu,
hani ağaçlar, güzel kuşlar,
anca kayak takımları, kızaklar.
cıks.
devamını gör...
o du lieber augustin
ilk olarak 1800'de viyana'da ortaya çıkmış almanca çocuk şarkısıdır. insanın ağzına sakız gibi yapışır, bırakmak zordur. şarkıcı marx augustin için yazıldığı düşünülmektedir.
o, du lieber augustin,
augustin, augustin,
o, du lieber augustin,
alles ist hin!
geld ist weg, mädl ist weg,
alles ist hin, augustin!
o, du lieber augustin,
alles ist hin!
o, du lieber augustin,
augustin, augustin,
o, du lieber augustin,
alles ist hin!
rock ist weg, stock ist weg,
augustin liegt im dreck.
o, du lieber augustin,
alles ist hin!
o, du lieber augustin,
augustin, augustin,
o, du lieber augustin,
alles ist hin!
und selbst das reiche wien,
hin ist's wie augustin;
weint mit mir im gleichen sinn,
alles ist hin!
o, du lieber augustin,
augustin, augustin,
o, du lieber augustin,
alles ist hin!
jeder tag war ein fest,
jetzt haben wir die pest!
nur ein großes leichenfest,
das ist der rest.
o, du lieber augustin,
augustin, augustin,
o, du lieber augustin,
alles ist hin!
augustin, augustin,
leg nur ins grab dich hin!
o, du lieber augustin,
alles ist hin!
o, du lieber augustin,
augustin, augustin,
o, du lieber augustin,
alles ist hin!
geld ist weg, mädl ist weg,
alles ist hin, augustin!
o, du lieber augustin,
alles ist hin!
o, du lieber augustin,
augustin, augustin,
o, du lieber augustin,
alles ist hin!
rock ist weg, stock ist weg,
augustin liegt im dreck.
o, du lieber augustin,
alles ist hin!
o, du lieber augustin,
augustin, augustin,
o, du lieber augustin,
alles ist hin!
und selbst das reiche wien,
hin ist's wie augustin;
weint mit mir im gleichen sinn,
alles ist hin!
o, du lieber augustin,
augustin, augustin,
o, du lieber augustin,
alles ist hin!
jeder tag war ein fest,
jetzt haben wir die pest!
nur ein großes leichenfest,
das ist der rest.
o, du lieber augustin,
augustin, augustin,
o, du lieber augustin,
alles ist hin!
augustin, augustin,
leg nur ins grab dich hin!
o, du lieber augustin,
alles ist hin!
devamını gör...
ezhel vs barış manço
biz böyle trolleri 5-6 yıl önce yapıyorduk yiğidim.
devamını gör...
ai se eu te pego
yakalarsam muck muck'un portekizce ve erotik versiyonu
devamını gör...
coup de grace (yazar)
biraz daha yazın ya da meraklısı olduğu kötü stand upçı esprisiyle kışın geri gelir zaten istediği o
devamını gör...
1.0 ecoboost
abd'deki motor hacimlerini duyduktan sonra komik gelen motor.
devamını gör...
istemem dana mana dana yaramaz bana ben ne derim anama
devamını gör...