zaman tüneli

umutlu.
devamını gör...

önemsediğiniz insanların sizlere söyledikleri yalanlar ölçüsünde hayatı tanıma imkanınız var.
ve kendi söyledikleriniz de cabası.
tek gerçek "bir yaşa kadar" para.
hepimize ggod morning...
"şu kız size hasta" değil..
devamını gör...

günaydııınnnn kebirelerrr

insan mıyız?
devamını gör...

punch o gün mutluysa ben de mutluyum. şöyle özetleyeyim punch genelde mutsuz.


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

güzel bir güne uyanmak dileklerimizle, günaydın herkese.
devamını gör...

günaaaayydddıığğğğnnnn.

aslında sensin günaydın gibi bir sabah. sanki hiç uyumadan devam ediyormuşum gibi de zaten saat orta uyku süresi çıkardı.. bazı gerçekler.. hala çok güzel gibiyim yalnız.. dünya güzel kafam güzel ben güzelim..

şöyle bir maşallah yazayım da okumak zorunda kalın..

evet uykum var ve bir yandan hayatı sorguluyorum, şu an yatağımda bir de öbür tarafa dönmüş uyuyor olabilirdim. neyysee… akşamı düşünüp mutlu olayım.. bazı niyetler yolunu buluyor yolu açılıyor. tanrım teşekkür ederim ben de seni seviyorum.

çok uykum var..



şu tarz şarkılara taktım.. akıyor maşallah.

ne diyordum.. güzel bir gün olsun.. dünden daha güzel olsun.. kolay geçsin… hatırlayınca iyi hissettiren anılar biriksin. ben sonra dump yapacağım onları.

öptüm. bye.
devamını gör...

kuran'daki sureler çeşitli kanıtlar ve mucizeler içermektedir:

www.mucizeler.com/

www.miracles-of-quran.com/
devamını gör...

günaydınlar efenim.
güne kahveyle başladım, ağzım kuru ve zihnim kapalı ama halledeceğim.
hayatımdan memnun değilim ama o da halledilir.

neyse işte o şarkıyla kahve içmeye devam ediyorum. bi de sigara ne yazık ki.
onun dışında kırmızı günlüğüm ile aşk yaşıyorum, bir defter ancak bu kadar seksi olabilirdi.
deftere yükseliyorum resmen, doğrudur.

birazdan da tırnaklarımı törpüleyerek hayatsızlığıma devam edeceğim.
tırnakları törpüsüz bir hayatsız olmaktansa tırnakları yapılı bir hayatsız olmak daha cazip geliyor.
bu ışıltısız hayatı tabii ki ben seçiyorum, ışıklar gözümü alıyor napalım.
devamını gör...

pek sevdiğim şarkıcı karen carpenter'ın ölümüne sebebiyet veren rahatsızlık.
devamını gör...

hafif makyaj,
hafif kahvaltı,
işe gidiş.
devamını gör...

bir zamanlar hayatımın içine eden lanetli yeme bozukluğu.
yeme bozuklukları hâlâ peşimi bırakmış değil gerçi, sadece anoreksiya değilim uzun zamandır.

günde 200 kaloriden fazla aldığım günlerde kendime ceza olarak saatlerce ip atladığımı, ip atlarken bilincimi kaybedip hastaneye kaldırıldığımı, hastanede verilen fişte suyunu da sırf 200 kalorinin üzerine daha fazla çıkmamak için içmediğimi bilirim.

şu an anlatınca komik geliyor açıkçası ama ergenlik işte diyerek kapatıyorum konuyu.
sonuç olarak bir hayvanoğlu hayvan kilosunda hayatıma devam ediyorum.
devamını gör...

ben senin delinim,
kimsenin olamam.
devamını gör...

günaydınnn.
hafta sonunda işe gidenlere daha çok günaydın.

hislerime tercüman olduğunuz için teşekkür ederim haluk bey.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ülkemizde hayvancılığın bilerek bitirildiği şu günlerde ithal et ile ceplerini doldurup insanları bu kurum önünde sıra beklemeye mahkum edenlerin daha iyi anlaşılması için yapılması gerekendir.

her sabah uzun kuyrukların oluştuğu bu kurumun önünden geçerken camları açıp son ses ilgili müzik tüm coşkusuyla dinlenmelidir.
devamını gör...

uyandım ama yine uyuyacam.
devamını gör...

sütlü peçete hâlini ben de sevmiyorum ama geçen sene sosyal medyada gördüğüm videolara daha fazla direnemeyip çikolatalısını oktay usta'nın tarifiyle denemiştim, onu çok beğenmiştik. yalnız videodan farklı olarak sürülebilir çikolata yerine kare çikolata koymuştum, yedi bardak süt ile üç kaşık kakaoyu da beş yaprak için kullanmıştım. araya da yarısına ceviz, yarısına fındık koymuştum deneme amaçlı, cevizli kısım daha iyiydi bence.
çikolatalı sütlü peçetem:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

benimki figendi.

doğu karadeniz’in kör itin öldüğü yerdeki bir dağ köyünde 57 mevcutlu bir ilk okulun birleştirilmiş bir sınıfında çok da birleştirilememiş bölük pörçük bir hikayesidir bu.

benden 1 yaş büyüktü figen. bilenler bilir o çağlarda 1 yaş 1 koca asır gibiydi sanki. her şeyi biliyordu figen benim gözümde, 2. sınıftı çünkü boru değil. 2. sınıf ulan. kız cayır cayır okuyup yazabilirken senin gözünde harfler rakamlar anlamsız şekillerden ibaret. kalem dahi tutamıyorsun doğru düzgün. figen öyle değil, kalemi baş işaret ve orta parmakların arasında tutturmaya çalışıyor güzel eliyle. eli değerken eline kalbin yerinden çıkacak gibi oluyor yüzünü bir ateş basıyor sanki.

ama kast sistemi var figenle senin aranda. figen okul müdürünün kızı. figenin defterindeki o kırmızı satırbaşı çizgisi fabrikasyon, sen cetvelle yampiri yumpiri çizmişsin. bir de figen’in önlüğünün yakası ipeğimsi saten. üstünde a b c ve 1 2 3 nakışları var senin yakan ise etamin.

yerli malı haftası kutlanıyor. figenin annesi fındıklı un kurabiyesi yapmış. hani üstüne telveli kahve fincanı bastırılıp ortasına fındık konulan ve yerken dilin damağına yapışıp zerre haysiyet koymayan kurabiyelerden. hani yerken birşey diyecek olsan ağzının içinde dil çevirmek mümkün olmaz ya hebele hübele edersin öyle bir izzetinefissiz kurabiye.

senin başında anan bile yok. nenen kete yapmış, hiç kete fındıklı un kurabiyesine eş mi?

yıllar yıllar sonra istanbul’a atanıyorsun, figen de istanbul’da doktor. koltuğunun altında un kurabiyesi figen’i görmeye gidiyorsun. salak işte sanki geçmişin intikamını alacak benim başıma. olm karı yoğunluktan dününü unutmuş 20 sene öncesini nerden hatırlasın, kurabiye ne alaka diyor.

bir de evlenmiş zaten, küçük kalmış ama boydan. nasıl desem 1.45 filan. küçükken bak bak bitmezdi.

yarım yamalak köyden okuldan eskilerden filan konuşup olaysız dağılıyoruz. figen eski zerafeti kalmayan tombik elleriyle ağzından unlar saça saça bunu saymam ama bi daha beklerim gibisinden bişeyler geveliyor. he olur deyip telefonlarımızı alıp vedalaşıyoruz.

aylar sonra gecenin bir yarısı arıyor. kafandaki tüm saçma senaryoları def edip açtığında ağlayan sesiyle acil gel diyor. acil gidiyorsun tabi. figen bir yandan da kıyısından köşesinden senin akraban.

tatk tak tak tak seriye bağlayıp kapıyı çalıyorsun. ağzı burnu dağılmış bir vaziyette kapıyı açıyor. kocası dövmüş, kocası da 1.63 filan. allah’ın vitaminsizi.

o an başın dönüyor, kulakların çınlıyor, gözlerin kararıyor, şakakların atıyor. hani cinnet hali olur ya öyle birşey varsa o an yaşadım sanki.

kendime geldiğimde kocasını altıma almışım ağzını yüzünü hoşaf etmişim, figen dur öldüreceksin deyip bileklerime yapışınca durumun ciddiyetini anladım.

bir süre sonra da boşanıyorlar zaten. birkaç kez arasa da açmaya elim gitmiyor.

nasıl derler bazen bir tel kopar ahenk kaybolur!
devamını gör...

netflix dizisi.
aldatmayı romantize eden, takıntı olmayı aşk olarak göstermeye çalışan bir dizi.
30 yaşındaki kemal, nişan arifesinde nişanlısını 18 yaşına yeni basmış bir kızla defalarca aldatıyor ve adına da aşk diyor. bu mu aşk? bu mu masumiyet?
bu düpedüz ahlaksızlık.

bana garip gelen bir konu daha var. füsun fakir bir ailede yaşıyor ama ne hikmetse kemal son seviştiklerinde füsun'un giydiği ayakkabıyı çorabı donu saklayabiliyor. fakir olan füsun nasıl oluyor da o kadar kıyafeti eşyayı kemal'in evinde bırakıyor?
devamını gör...

iran'daki soykırımcı molla rejimi tarafından öldürülen ali karami:

eğer köpeğimden önce ölürsem, lütfen cesedimi görmesine izin verin. o ölümü anlar. benim için yas tutabilir. eğer cesedimi görmezse, gittiğimi düşünecek ve geri dönmemi bekleyecektir.”

köpeği ve kendisi

eurovision 2024'te israel'i temsil eden, eden golan ve kuçusu düet yapıyor: video

dostları tarafından karşılanan amerikan askerleri: video

*** *** ***

insanların tarih boyunca kendi türü dışındaki en iyi dostu. onlara düşmanlık besleyen ve hatta onları öldürmek isteyenler, aslında doğrudan insan türüne, hayatın kendisine, yaşamın tamamına düşmanlar.
devamını gör...

şarkının güçlü ezgisi kazım koyuncunun inişli çıkışlı yorumuyla birleşince sanki çok eski bir müzik kutusunun kapağını açınca çıkan ezgilere benziyor.

sanki arkaplandaki melodilerin müzik kutusunun içindeki o dönen iğneli silindirin metal şeridinden tek tek kopardığı notalar gibi bir tınısı var.

sanki kalan tek anı bir müzik kutusuymuş da yıllar sonra açınca hıçkırarak ağlatmış gibi.

sanki o parlak zeminin üzerindeki tozu eski ışıltılı halini görmek için parmağınla silmişsin de sildiğin yerde dokunuşundan kaynaklanan kılcal çatlaklar artık eski pürüzsüz ışıltısını alıp götürmüş gibi.

işte öyle bir şarkı.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim