zaman tüneli
iyi geceler sözlük
mutlu, huzurlu bir gece olması dileğiyle herkese iyi geceler, uyuyanlara tatlı rüyalar..
devamını gör...
şu anda olmasını istediğin şey
hiç bir şey olmaması
devamını gör...
terliğin içindeki karanlık dehliz
tanım: burnu kapalı kışlık terliklerde ayağı taktığımız yerleşke.
bir çok yaşam formunun fesat karmaşmalarla kıvrandığı, ışık girmediği için karanlık olan bir çeşit 'gayya kuyusu' dur.
destursuz, abdestsiz ayak koyarken içine düşen kadersizlerin ruhlarının 'ebcenliler' tarafından emildiği rivayet edilir.
bir çok yaşam formunun fesat karmaşmalarla kıvrandığı, ışık girmediği için karanlık olan bir çeşit 'gayya kuyusu' dur.
destursuz, abdestsiz ayak koyarken içine düşen kadersizlerin ruhlarının 'ebcenliler' tarafından emildiği rivayet edilir.
devamını gör...
sözlükteki kız yazarların seri katili
günahsız, kendi halinde sözlük yazarı kızları ağına düşüren bir yazar… bu kişi zeki, zeki olduğu kadar da manipülasyon ustası. önce sözlükteki kızları kafalıyor, güven veriyor, kelimelerle bir dünya kuruyor. sonra bir şekilde onları sözlükten uzaklaştırıp ortadan kayboluyor.
derken feyk hesaplarıyla sözlüğe geri geliyor… başka biri gibi, bambaşka bir karakter gibi. aynı kızlarla bu kez başka maskelerle konuşuyor. 1 bilemedin 2 hafta oynuyor onların psikolojileriyle, zihinlerinde küçük küçük çatlaklar açıyor.
sonra hiçbir şey olmamış gibi sözlüğe dönüp yeniden kurban arıyor.yine her zamanki gibi sakince, acele etmeden. cümlelerini özenle seçerek, samimiyet dozunu milim milim ayarlayarak. kim daha kırılgan, kim biraz ilgiye aç, kim iki güzel kelimeye kanar… hepsini tartarak ilerliyor.
sonra yine aynı döngü başlıyor; tanışma, yakınlaşma, güven, derken görünmez bir ip gibi yavaş yavaş içine çekiyor karşısındakini. ne olduğunu anlayana kadar çoktan iş işten geçmiş oluyor.
katil hiç utanman yok değil mi? hoş olsa zaten böyle adice davranmazdın.
edit: yazar arkadaşlarım yazdıklarım asla kurgu değildir. birebir tespit ettiğim, emin olduğum bir durumdur. hayatımda kimseye iftira atmadım. atmam da. isim veremiyorum ama ileri giderse isim de veririm. kimsenin burada kendi halindeki genç kızları manipule etmeye, onların duygularıyla oynamaya hakkı yok.
edit 2: bu bahsettiğim kişi kızları kandırıp üzdükten sonra feyk hesaplarla gelip kendini farklı biri gibi gösterip onlarla alay ediyor bilmem anlatabildim mi? bunun anlaşılmayacak nesi var ben de bunu anlamadım . yazı çok açık halbu ki.
derken feyk hesaplarıyla sözlüğe geri geliyor… başka biri gibi, bambaşka bir karakter gibi. aynı kızlarla bu kez başka maskelerle konuşuyor. 1 bilemedin 2 hafta oynuyor onların psikolojileriyle, zihinlerinde küçük küçük çatlaklar açıyor.
sonra hiçbir şey olmamış gibi sözlüğe dönüp yeniden kurban arıyor.yine her zamanki gibi sakince, acele etmeden. cümlelerini özenle seçerek, samimiyet dozunu milim milim ayarlayarak. kim daha kırılgan, kim biraz ilgiye aç, kim iki güzel kelimeye kanar… hepsini tartarak ilerliyor.
sonra yine aynı döngü başlıyor; tanışma, yakınlaşma, güven, derken görünmez bir ip gibi yavaş yavaş içine çekiyor karşısındakini. ne olduğunu anlayana kadar çoktan iş işten geçmiş oluyor.
katil hiç utanman yok değil mi? hoş olsa zaten böyle adice davranmazdın.
edit: yazar arkadaşlarım yazdıklarım asla kurgu değildir. birebir tespit ettiğim, emin olduğum bir durumdur. hayatımda kimseye iftira atmadım. atmam da. isim veremiyorum ama ileri giderse isim de veririm. kimsenin burada kendi halindeki genç kızları manipule etmeye, onların duygularıyla oynamaya hakkı yok.
edit 2: bu bahsettiğim kişi kızları kandırıp üzdükten sonra feyk hesaplarla gelip kendini farklı biri gibi gösterip onlarla alay ediyor bilmem anlatabildim mi? bunun anlaşılmayacak nesi var ben de bunu anlamadım . yazı çok açık halbu ki.
devamını gör...
james graham ballard
1930/ 2009 yılları arasında yaşayan ve çin halk cumhuriyeti'nde dünyaya gelen ingiliz asıllı yazar olarak bilinir; eserlerinin bazılarının sinemaya da uyarlandığı bilinmekte iken kendisi ise 78 yaşında hayatını kaybetmiştir.

bazı kitapları
merhaba amerika
kristal dünya
kadınların şefkati
beton ada
milenyum insanları
ben orada kendimi arıyordum fakat onun yaşamında bir rolümün olmadığı gayet açıktı.

bazı kitapları
merhaba amerika
kristal dünya
kadınların şefkati
beton ada
milenyum insanları
ben orada kendimi arıyordum fakat onun yaşamında bir rolümün olmadığı gayet açıktı.
devamını gör...
mutlu musunuz
gibi gibi yaşam boyunca dert asla bitmez diye düşünürsek kendimizi harika avutmuş oluruz
devamını gör...
vibe coding
nerden alırsan al proje ortasında krediler biter
nasıl ayarlıyolarsa
nasıl ayarlıyolarsa
devamını gör...
baba ve oğul diyalogları
(bkz: eli eli lema şevaktani)
devamını gör...
hayali arkadaşlar
yapay zeka
devamını gör...
kadınların sarışın olma takıntısı
bazıları dolapta kalan yarım limona dönğyo
devamını gör...
yazarların itiraf edemediği şeyler
124 sayfa ne itiraf ettiniz lan o zaman
devamını gör...
kadınların sarışın olma takıntısı
doğal sarışınlığın az olduğu ülkelerde sıkça görülebilen takıntı. böyle ülkelerde doğal sarışın az olduğu için o kadınlar fazla ilgi çeker, ve kadınların egosu şişebilir. ama doğal sarışınların bol olduğu ülkelerde durum öyle değil. o yüzden türkiye gibi ülkelerin erkekleri sarışınlardan hoşlanıyorsa böyle ülkelere seyahat etmeyi severler. çünkü türkiye'de egosu tavan yapmış sarışın kız ayarındaki kızların mesela kuzeybatı avrupa ülkelerinde gayet yaygın olduğunu, haliyle iletişim kurmanın kolay olduğunu görürler. tecrübeyle sabittir. işin ilginç tarafı o ülkelerdeki beyaz tenli sarışın kızlar da solaryuma gidip bronzlaşırlar. onun güzel göründüğünü düşünürler. az olan değerli sanılıyor sanırım.
şahsi fikrim saçını sarıya boyayan esmer kızlar hiç güzel görünmüyorlar. kumrallar bir nebze kotarıyor durumu, ama esmerlere yakıştıramıyorum. hele dümdüz simsiyah saçları olan anadolu yada orta asya kadını en az doğal sarışın güzeller kadar güzel bence.
şahsi fikrim saçını sarıya boyayan esmer kızlar hiç güzel görünmüyorlar. kumrallar bir nebze kotarıyor durumu, ama esmerlere yakıştıramıyorum. hele dümdüz simsiyah saçları olan anadolu yada orta asya kadını en az doğal sarışın güzeller kadar güzel bence.
devamını gör...
hayali arkadaşlar
acıtırlar ama çoğu zaman sevimlidirler.
başkalarının tasarladığı versiyonları ise insanı param parça eder.
siz siz olun, tanımadığınız, hayal gibi arkadaşlar edinmeyin! *
başkalarının tasarladığı versiyonları ise insanı param parça eder.
siz siz olun, tanımadığınız, hayal gibi arkadaşlar edinmeyin! *
devamını gör...
altı kelime fırlatma oyunu
bira
whiski
buz
sigara
kuru et
meyve tabağı
whiski
buz
sigara
kuru et
meyve tabağı
devamını gör...
dünya klasiklerini türkler yazsaydı alacakları isimler
dava: silivri'de sıcak saatler.
genç werther'in acıları: bir asgari ücretlinin acıları..
genç werther'in acıları: bir asgari ücretlinin acıları..
devamını gör...
altı kelime fırlatma oyunu
evet. kelimeler, sevdiğim ve benim için değerli olan bir yazardan geldi. (bkz: ölüm (yazar))
(bkz: tablo)
(bkz: şeytan)
(bkz: kulak)
(bkz: vicdan)
(bkz: yaşam)
(bkz: müzik)
çünkü iki müzik arasında şeytan saklıdır. tabloları devirin ve kulak kabartın o saniyelik sessizlikte vicdanınızı ele geçirip yaşamınızı bir paçavraya çevirenlerin şimdilerde kristal bardaklarda içtikleri yıllanmış viskilerin renginde gizli tarihsel süreçlerin müziğine. bazı müzikler bilmeseniz de dilini aktarır başka bir diyarda başka bir ruhun yaşadığı o eşsiz ve biricik acıyı. ve bazen üç piyano tuşu arasında gidip gelen ritimleri arka plan yapan o kadının sesindeki hüzün beyaz masanızın üzerinden seker ve sizin devirmeye çekindiğiniz tabloların yüzeylerinden girip boyaların içinde kaybolur.
kalkın.
müzik çalıyor.
kulak kabartın.
yaşam akıyor.
bakın.
renkler oynuyor.
(bkz: tablo)
(bkz: şeytan)
(bkz: kulak)
(bkz: vicdan)
(bkz: yaşam)
(bkz: müzik)
çünkü iki müzik arasında şeytan saklıdır. tabloları devirin ve kulak kabartın o saniyelik sessizlikte vicdanınızı ele geçirip yaşamınızı bir paçavraya çevirenlerin şimdilerde kristal bardaklarda içtikleri yıllanmış viskilerin renginde gizli tarihsel süreçlerin müziğine. bazı müzikler bilmeseniz de dilini aktarır başka bir diyarda başka bir ruhun yaşadığı o eşsiz ve biricik acıyı. ve bazen üç piyano tuşu arasında gidip gelen ritimleri arka plan yapan o kadının sesindeki hüzün beyaz masanızın üzerinden seker ve sizin devirmeye çekindiğiniz tabloların yüzeylerinden girip boyaların içinde kaybolur.
kalkın.
müzik çalıyor.
kulak kabartın.
yaşam akıyor.
bakın.
renkler oynuyor.
devamını gör...
baba ve oğul diyalogları
türkçe ezan söyleyerek
ben: tanrı uludurrr tanrı uludurrr...
babam: tantrum suludurrr tantrum suludurrr...
tarif edilen yeri bulamadıktan sonra
ben: ya baba ne biçim tarif etmişin binayı atlas sinemasının çaprazı demişin ne alakası var? hemen karşısında lc waikiki varmış onu söyleseydin ya?
babam: ama benim lc waikikiyle bir işim yok ki?
ben : ulen ben yemek sipariş edip de kurye arayıp bina yerini sorduğu vakit yandaki kadın kuaförünün yanını söylediğimde o kuaförde saçımı mı yaptırdığımdan söylüyorum?
ben: tanrı uludurrr tanrı uludurrr...
babam: tantrum suludurrr tantrum suludurrr...
tarif edilen yeri bulamadıktan sonra
ben: ya baba ne biçim tarif etmişin binayı atlas sinemasının çaprazı demişin ne alakası var? hemen karşısında lc waikiki varmış onu söyleseydin ya?
babam: ama benim lc waikikiyle bir işim yok ki?
ben : ulen ben yemek sipariş edip de kurye arayıp bina yerini sorduğu vakit yandaki kadın kuaförünün yanını söylediğimde o kuaförde saçımı mı yaptırdığımdan söylüyorum?
devamını gör...


