zaman tüneli
korku filmlerinde hayatta kalma rehberi
gözlük yerine lens tak ve kilo ver. ilk ölen olmazsın en azından.
bodruma inme bi de. hep iniyon ölüyon
bodruma inme bi de. hep iniyon ölüyon
devamını gör...
majör gam
ezberlemek için kullanılan formüllerden bazılarını dönercide de duyabileceğiniz ses dizisi.
(bkz: 2 tam 1 yarım, 3 tam 1 yarım)
(bkz: 2 tam 1 yarım, 3 tam 1 yarım)
devamını gör...
ıstakoz yiyen fakir
yıl sonu toplantılarını well-being adı altında otelde yapan bir yerde çalışıyor olabilir.
bir de o varoş kokunu hemen alıyorlar ya. neyse ki utanmaz ve de arlanmazız da "yemek için bu kadar ugrasilmamali rörörö" tarzında beyanlarda bulunabiliyoruz.
bir de o varoş kokunu hemen alıyorlar ya. neyse ki utanmaz ve de arlanmazız da "yemek için bu kadar ugrasilmamali rörörö" tarzında beyanlarda bulunabiliyoruz.
devamını gör...
hüsamettin cindoruk
metin akpınar'ın o zamanlar güldüren devekuşu kabare repliğine bile özne olmuş ( hüsamettin cintonik) çarpmada 1, toplamada 0'a tekabül eden siyasi figürü. süleyman demirel'in siyasi hayattan çekilmesi ve ölümüyle o da zaten ölmüştü. adeta demirel'in gölgesi olmak için doğmuş bir canlı türüydü. kemal paşa'nın sağlığındaki inönü, inönü'nün başbakanı recep peker dahi, cindoruk'a nazaran napoleon gibi parlıyordu. artık amellerinden başka gölgesine sığınacağı bir kudret kalmadı.
not: ölümünden sonra ekşi veya benzeri mecralarda yassıada'da adnan menderes'in avukatıydı diye yazılacaktır. bu doğru değil. menderes'in avukatı burhan apaydın'dı. zaten demirkırat belgeseli'nde de konuştuğu kısımlarda isminin altında ''yassıada'da avukat'' ibaresi geçer.
not: ölümünden sonra ekşi veya benzeri mecralarda yassıada'da adnan menderes'in avukatıydı diye yazılacaktır. bu doğru değil. menderes'in avukatı burhan apaydın'dı. zaten demirkırat belgeseli'nde de konuştuğu kısımlarda isminin altında ''yassıada'da avukat'' ibaresi geçer.
devamını gör...
narin güran cinayeti
katilleri kürd olduğu için ne kamuoyunda, ne sosyal medyada, ne de onun minik bir prototipi olan normal sözlük'te jin jiyan tarraki taifesinin hakkında bir şeyler söylemeyip, ölüye yattığı cinayettir.
devamını gör...
narin güran cinayeti
diyarbakır'da işlenen cinayetten çok insanlığa karşı suçtur.
günahsız bir yavruyu acımasızca hayattan kopardılar.
sebepleri hala meçhul, hala olayların fena halde saptırıldığını düşünüyoruz.
malum kesimin bu mesele için değil ses çıkarmak gıklarını bile çıkarmaması ise hafızalarda.
günahsız bir yavruyu acımasızca hayattan kopardılar.
sebepleri hala meçhul, hala olayların fena halde saptırıldığını düşünüyoruz.
malum kesimin bu mesele için değil ses çıkarmak gıklarını bile çıkarmaması ise hafızalarda.
devamını gör...
somali
türkiye’nin somali’de giderek artan etkisi ve rolü, uganda ordusu komutanı general kainerugaba’yı rahatsız ediyor. general, uganda’nın türkiye ile ilişkilerini gözden geçirebileceğini söylüyor.
iki ülke, somali’de yakın ortak.
mogadişu havalimanının updf’nin korumasına neredeyse %100 bağlı olduğunu belirtmek gerekir. liman ve havalimanını işleten türk şirketlerinin kritik güvenlik kontrol noktalarında çok sayıda ugandalı personel görev yapmakta.
ugandalı güvenlik personeli yüksek itibara sahip ve profesyonel olarak kabul ediliyorlar. mogadişu'nun kritik tesislerinin güvenliğini sağlamak için updf kadar çaba gösteren başka hiçbir yabancı ordu yok.
türkiye'yi somali'nin yeni kurtarıcısı olarak gösterip afrika ordularının fedakarlıklarını küçümsemek utanç verici bir nankörlüktür.
rashid abdi
anlaşılan türkiye bu ülkede parayla satın alabildiği kişileri koruyup kolluyor ve ön plana çıkarıyor, somali'nin çıkarlarını savunanları ve somalili olmasa da orada emek harcayanları yok sayıyor. türkiye'de ne yapıyorlarsa sömürgeci oldukları ülkelerde de aynı yöntem ve anlayış devam ediyor.
devamını gör...
yapay zeka
insanların %90 i tarafından yanlış kullanılıyor.
devamını gör...
zorla çiçek satmaya çalışan deniz kenarı çingeneleri
şimdi başlığı görünce aklıma geldi. dünyanın en büyük manipülasyonu bu ablalarda.
geçen sene kuzenimle* sahilde yürüyoruz ve hararetli bir sohbet de akıyor. kendisinin neden hiçbir kızla dikiş tutturamadığını, neden karşısına sürekli saçma sapan insanların çıktığını falan sorguluyoruz.
arada bana "senin mis gibi ilişkin var tabi ondan böyle rahatsın" diye sitem ediyor.
ben de tövbe haşa ama "kızlar için yanlış olan oğlan sen olabilir misin" diye bir aydınlatma yaşatıyorum.
o diyor "ben iyi biriyim güzel yaklaşıyorum sevgimi veriyorum",
ben diyorum "her ilişkinin başında galiba bu doğru kişi diyosun senin kafana sçym".
baya baya hararetli bir konuşma yani.
çiçek satan roman vatandaşı* hanım da bizi sevgiliyiz ve kavga ediyoruz sanmış. koşa koşa geldi nerdeyse. döndü kuzenime,
"bu güzel gözlü ablama bağırmaya utanmıyon mu sen şu gözlere bak maşallahı var güzelliğinden şükredeceğine bir de kavga mı ediyon sen" dedi.
iltifatları hoşuma gitmedi desem yalan olur şimdi ama olay çok yanlış anlaşıldı derken kuzenim başladı hemen açıklamaya,
"ablacım biz kardeşiz kardeş, kuzeniz biz. bağırmadım ayrıca niye bağırayım canım o benim. tartışıyoruz sadece bak ben aldatıldım onu anlatıyordum."
"bir tane gül alacan diye güzelim kızı kardeşim diye yalanlıyon be abim sana yazıklar olsun" derken elinde gülü yapraklarından ayırdı biriktirdi avcunda ve başımdan aşağı döktü. neye uğradığımı şaşırdım. dünyanın en hızlı lav bombingini bir çiçekçi abladan yedim resmen.
neyse baktım olacak gibi değil, "valla doğru söylüyor ablacım dayımın oğlu bu benim, kuzeniz biz." dedim. bana inandı ama bu sefer de,
"elin kızlarına alacağına alasın kardeşine bi gül o zaman ne kadar cimri çıktın sen" dedi. ya sabıırrrr.
baktım kuzenim baya baya manipüle olmak üzere elini attı cebine ben de başladım hapşırmaya. ben de az değilim yani bakmayın..
nasıl hapşırıyorum ama var ya art arda ıpçı ıpçı diye.
"abla benim *ıpçı* alerjim var çiçeklere *ıpçı* nolur uzak tut bak teşekkür *ıpçı* ederiz ama gidelim biz" diyip kuzenimi de çekiştirdim arkamızdan bir şeyler diyordu hâlâ ama koşar adım gittik ve ben hapşırmaya devam ettim bir süre.
sahil boyu devam ettik tabi yine onun ilişkilerinin berbatlığından falan.. sonuna gelince de geri yürüdük aynı yolu.
bir de ne göreyim
aynı abla, bir başka kızın başından aşağı gül döküyor ve "ne kadar güzel gözlerin var senin şu güzel gözlerinin hürmetine bi çiçek alsın sana bu abim" diyor.
abla? senin tek güzel gözlün ben değil miydim? sana yazıklar olsun. inanmıştım ben sana..
geçen sene kuzenimle* sahilde yürüyoruz ve hararetli bir sohbet de akıyor. kendisinin neden hiçbir kızla dikiş tutturamadığını, neden karşısına sürekli saçma sapan insanların çıktığını falan sorguluyoruz.
arada bana "senin mis gibi ilişkin var tabi ondan böyle rahatsın" diye sitem ediyor.
ben de tövbe haşa ama "kızlar için yanlış olan oğlan sen olabilir misin" diye bir aydınlatma yaşatıyorum.
o diyor "ben iyi biriyim güzel yaklaşıyorum sevgimi veriyorum",
ben diyorum "her ilişkinin başında galiba bu doğru kişi diyosun senin kafana sçym".
baya baya hararetli bir konuşma yani.
çiçek satan roman vatandaşı* hanım da bizi sevgiliyiz ve kavga ediyoruz sanmış. koşa koşa geldi nerdeyse. döndü kuzenime,
"bu güzel gözlü ablama bağırmaya utanmıyon mu sen şu gözlere bak maşallahı var güzelliğinden şükredeceğine bir de kavga mı ediyon sen" dedi.
iltifatları hoşuma gitmedi desem yalan olur şimdi ama olay çok yanlış anlaşıldı derken kuzenim başladı hemen açıklamaya,
"ablacım biz kardeşiz kardeş, kuzeniz biz. bağırmadım ayrıca niye bağırayım canım o benim. tartışıyoruz sadece bak ben aldatıldım onu anlatıyordum."
"bir tane gül alacan diye güzelim kızı kardeşim diye yalanlıyon be abim sana yazıklar olsun" derken elinde gülü yapraklarından ayırdı biriktirdi avcunda ve başımdan aşağı döktü. neye uğradığımı şaşırdım. dünyanın en hızlı lav bombingini bir çiçekçi abladan yedim resmen.
neyse baktım olacak gibi değil, "valla doğru söylüyor ablacım dayımın oğlu bu benim, kuzeniz biz." dedim. bana inandı ama bu sefer de,
"elin kızlarına alacağına alasın kardeşine bi gül o zaman ne kadar cimri çıktın sen" dedi. ya sabıırrrr.
baktım kuzenim baya baya manipüle olmak üzere elini attı cebine ben de başladım hapşırmaya. ben de az değilim yani bakmayın..
nasıl hapşırıyorum ama var ya art arda ıpçı ıpçı diye.
"abla benim *ıpçı* alerjim var çiçeklere *ıpçı* nolur uzak tut bak teşekkür *ıpçı* ederiz ama gidelim biz" diyip kuzenimi de çekiştirdim arkamızdan bir şeyler diyordu hâlâ ama koşar adım gittik ve ben hapşırmaya devam ettim bir süre.
sahil boyu devam ettik tabi yine onun ilişkilerinin berbatlığından falan.. sonuna gelince de geri yürüdük aynı yolu.
bir de ne göreyim
aynı abla, bir başka kızın başından aşağı gül döküyor ve "ne kadar güzel gözlerin var senin şu güzel gözlerinin hürmetine bi çiçek alsın sana bu abim" diyor.
abla? senin tek güzel gözlün ben değil miydim? sana yazıklar olsun. inanmıştım ben sana..
devamını gör...
yapay zeka
öğrenme gibi uzun sürebilen, etkin bir süreci daha pasif ve kısa bir sürece indirgeyebiliyor. bu durum da iyi yönetilmediğinde öğrenme - anlama yanılgısına yol açıyor. sonuçta hiç veya çok az anladığımız konuları anladık sanma hatasına düşebiliyoruz. çok temel bazı tanım veya kavramların bile gerçekte ne olduklarını sürekli maruz kalarak, bilgiyle boğuşarak, hatalar yaparak anlamaktan başka yol yok. insan böyle öğrenir. bir şey üzerine hatırı sayılır bir zaman harcandığında o şeyin başkası tarafından ne kadar anlaşıldığını da yavaş yavaş sezmeye başlarız.
yapay zeka birçok kişiye terminoloji kullanma yeteneği kazandırdı. ağır bir konuyu öğrenmek üzere asla disiplinli, yorucu bir sürece katlanmayacak birçok insan, o süreç olmaksızın anlamanın imkansız olduğu terimlerle dolu yazılar yazmaya başladılar. bu gerçekten de oldukça cazibeli bir yetenek kazanımıdır çünkü artık başka dilden konuşabiliyorsunuz ve etrafınızda takdir görmeye başladınız bile. az insanın anladığı, sizinse ustalıkla kullandığınız bazı araçların olmasındaki keyfi kimse inkar etmez. yetkinlikler insana gerçekten değer hissi verir, hayata anlam ve güzellik katar.
yazık ki bu yetkinliklere sadece terminoloji kullanarak sahipmişiz gibi sanmak kişiye bir özgürlük sunmaz. kişinin gelecekteki halini yansıttığı o bazı psikolojik çapalama eylemlerini hariç tutuyorum, işte bir lise öğrencisinin odasının kapısıma prof.dr bilmemne yazısı asması falan gibi şeyler. anlatmaya çalıştığım yeni eksik yetkinlik ise esasında dikkatli olunması gereken bir tuzaktır çünkü öğrenmenin gerçek sürecine başlamak üzere başta sahip olunan birazcık gayreti de kolaylığa iyice alışmışlıktan dolayı kaybetmiş olabiliriz.
iyi bir hocanın en önemli özelliği size iyi kaynaklar önermesi ve kaynaklarda zorlandığınız meseleler hakkında yardım edecek yetkinlikte olmasıdır, size kaynaklarda gördüğünüz teknikleri nasıl rahatça uygulayabileceğiniz öğretecek kabiliyette olmasıdır. biz hep ders derste öğrenilir diye düşünürüz oysa bence çoğu ders dersten önce öğrenilir, hoca ile pekiştirilir. yapay zeka botlar bize iyi kitaplar öneren, iyi kitapları okurken görseller, özetler ve grafikler hazırlayarak anlamamıza yardım eden bir asistan olarak kullanıldığında muhteşem bir yardımcı ama birilerinin gözünü boyamak üzere kendimizi dahi aldatarak içerik üretmeye başladığımızda yapılan kötülük de kendimizle sınırlı olur.
yapay zeka birçok kişiye terminoloji kullanma yeteneği kazandırdı. ağır bir konuyu öğrenmek üzere asla disiplinli, yorucu bir sürece katlanmayacak birçok insan, o süreç olmaksızın anlamanın imkansız olduğu terimlerle dolu yazılar yazmaya başladılar. bu gerçekten de oldukça cazibeli bir yetenek kazanımıdır çünkü artık başka dilden konuşabiliyorsunuz ve etrafınızda takdir görmeye başladınız bile. az insanın anladığı, sizinse ustalıkla kullandığınız bazı araçların olmasındaki keyfi kimse inkar etmez. yetkinlikler insana gerçekten değer hissi verir, hayata anlam ve güzellik katar.
yazık ki bu yetkinliklere sadece terminoloji kullanarak sahipmişiz gibi sanmak kişiye bir özgürlük sunmaz. kişinin gelecekteki halini yansıttığı o bazı psikolojik çapalama eylemlerini hariç tutuyorum, işte bir lise öğrencisinin odasının kapısıma prof.dr bilmemne yazısı asması falan gibi şeyler. anlatmaya çalıştığım yeni eksik yetkinlik ise esasında dikkatli olunması gereken bir tuzaktır çünkü öğrenmenin gerçek sürecine başlamak üzere başta sahip olunan birazcık gayreti de kolaylığa iyice alışmışlıktan dolayı kaybetmiş olabiliriz.
iyi bir hocanın en önemli özelliği size iyi kaynaklar önermesi ve kaynaklarda zorlandığınız meseleler hakkında yardım edecek yetkinlikte olmasıdır, size kaynaklarda gördüğünüz teknikleri nasıl rahatça uygulayabileceğiniz öğretecek kabiliyette olmasıdır. biz hep ders derste öğrenilir diye düşünürüz oysa bence çoğu ders dersten önce öğrenilir, hoca ile pekiştirilir. yapay zeka botlar bize iyi kitaplar öneren, iyi kitapları okurken görseller, özetler ve grafikler hazırlayarak anlamamıza yardım eden bir asistan olarak kullanıldığında muhteşem bir yardımcı ama birilerinin gözünü boyamak üzere kendimizi dahi aldatarak içerik üretmeye başladığımızda yapılan kötülük de kendimizle sınırlı olur.
devamını gör...
mal sevkiyatı
türkiyede çoğu işletmede uygun şekilde yapılmayandır. ünlü bir soslu tavuk döner markasının patates teslimatı az önce çektim.

yapay zekaya göre
görseldeki teslimat koşulları, türkiye'deki mevcut gıda hijyeni yönetmeliği ve ilgili gıda güvenliği standartlarına göre uygun görünmemektedir.

yapay zekaya göre
görseldeki teslimat koşulları, türkiye'deki mevcut gıda hijyeni yönetmeliği ve ilgili gıda güvenliği standartlarına göre uygun görünmemektedir.
devamını gör...
sevgiliyle aynı evde kalıp hiç cinsel bir şey yaşamamak
ilişkinin süresine ve evresine bağlı durum, garipsenecek durum yok. herkes her gün si***** dur herhalde. (şüpheli)
devamını gör...
sevgiliyle aynı evde kalıp hiç cinsel bir şey yaşamamak
bence gayet de mümkün. kadın kendini hazır hissetmiyordur, evlenmeden olmaz diyordur erkek de saygı duyuyordur. olabilir yani, evet.
devamını gör...
bir mekanın tuvaletini kullanmak
çıkarken ufak da olsa bir şey satın almak lazım, öteki türlü biraz garip duruyor.
devamını gör...
spider web ve cobweb arasındaki fark
çoğu kimsenin bilmediği farktır.
(bkz: örümcek ağı)
spider web örümcek tarafından aktif olarak kullanılırken, cobweb terkedilmiş, atıl örümcek ağıdır.
(bkz: örümcek ağı)
spider web örümcek tarafından aktif olarak kullanılırken, cobweb terkedilmiş, atıl örümcek ağıdır.
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
devamını gör...
majör gam
öncelikle kısaca gamın tanımını yapayım: bir notadan başlayıp aynı notanın bir üst oktavına kadar olan dizilimdir. bu dizilim belirli kurallara göre yapılır. bu kurallar da notalar arasındaki tam ve yarım ses aralıkları ile belirlenir. aralıklar konusu "müzikte aralıklar" başlığından incelenebilir. her gam, ismini aldığı başlangıç notasına bağlıdır. örneğin do majör gamı do notasıyla başlar ve biter. gam ismi, farklı kaynaklarda dizi ya da skala olarak da karşımıza çıkar. ingilizce kaynaklarda hemen her zaman scale olarak görürüz.
majör gamları anlamak için zıttıyla, yani minör gamlarla kıyaslamak yerinde olacaktır. minör gamlar hüzünlü ve melankoliktir, majör gamlar ise neşeli, parlak ve pozitiftir. batı müziğinin en temel ve en çok kullanılan gam yapısıdır.
majör gamın yapısına bakacak olursak, neşeli ve kararlı bir yapısı vardır. batı müziğinde ionian modu olarak da bilinir. gamın içerisinde yer alan notaların aralıkları tam - tam - yarım - tam - tam - tam - yarım şeklindedir. örneğin hiçbir arıza almayan do majör gamını ele alacak olursak, bu gam do-re-mi-fa-sol-la-si-do seslerinden oluşur.
do – re arası tam
re – mi arası tam (işte bu tam ses majör duygusunu veren aralıktır)
mi – fa arası yarım
fa – sol arası tam
sol – la arası tam
la – si arası tam
si – do arası yarım
bu formül ile hangi notadan başlarsanız, o notanın majör gamını elde edersiniz. bir gamı majör yapan en kritik nota, o gamın 3. notasıdır. minör gamda 3. nota ile kök nota arası küçük üçlü (3 yarım ses) iken, majörde bu mesafe büyük üçlüye (4 yarım ses) denk düşer. majör gamın o karakteristik parlak rengini veren temel fark bu 1 yarım seslik genişlemedir. aralıklar konusunun detaylarını müzikte aralıklar başlığında görebilirsiniz.
majör gamın minörlerdeki gibi (harmonik, melodik) alt türleri yoktur. yapısı itibarıyla zaten bitiş hissi (kadans) için gerekli olan 7. sesin tizliği kendiliğinden formülün içindedir. si ve do arasındaki o yarım seslik çekim, gamı ekstra bir değişikliğe gerek duymadan kararlı kılar. hem çıkarken hem de inerken aynı notalar kullanılır.
do majör (çıkış): do - re - mi - fa - sol - la - si - do
do majör (iniş): do - si - la - sol - fa - mi - re - do
majör gamları anlamak için zıttıyla, yani minör gamlarla kıyaslamak yerinde olacaktır. minör gamlar hüzünlü ve melankoliktir, majör gamlar ise neşeli, parlak ve pozitiftir. batı müziğinin en temel ve en çok kullanılan gam yapısıdır.
majör gamın yapısına bakacak olursak, neşeli ve kararlı bir yapısı vardır. batı müziğinde ionian modu olarak da bilinir. gamın içerisinde yer alan notaların aralıkları tam - tam - yarım - tam - tam - tam - yarım şeklindedir. örneğin hiçbir arıza almayan do majör gamını ele alacak olursak, bu gam do-re-mi-fa-sol-la-si-do seslerinden oluşur.
do – re arası tam
re – mi arası tam (işte bu tam ses majör duygusunu veren aralıktır)
mi – fa arası yarım
fa – sol arası tam
sol – la arası tam
la – si arası tam
si – do arası yarım
bu formül ile hangi notadan başlarsanız, o notanın majör gamını elde edersiniz. bir gamı majör yapan en kritik nota, o gamın 3. notasıdır. minör gamda 3. nota ile kök nota arası küçük üçlü (3 yarım ses) iken, majörde bu mesafe büyük üçlüye (4 yarım ses) denk düşer. majör gamın o karakteristik parlak rengini veren temel fark bu 1 yarım seslik genişlemedir. aralıklar konusunun detaylarını müzikte aralıklar başlığında görebilirsiniz.
majör gamın minörlerdeki gibi (harmonik, melodik) alt türleri yoktur. yapısı itibarıyla zaten bitiş hissi (kadans) için gerekli olan 7. sesin tizliği kendiliğinden formülün içindedir. si ve do arasındaki o yarım seslik çekim, gamı ekstra bir değişikliğe gerek duymadan kararlı kılar. hem çıkarken hem de inerken aynı notalar kullanılır.
do majör (çıkış): do - re - mi - fa - sol - la - si - do
do majör (iniş): do - si - la - sol - fa - mi - re - do
devamını gör...
dövme yaptırmak
bana garip gelendir. kardeşimde var çok saçma geliyor bana.
devamını gör...


